HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Ankara'da tantana

07.06.2001 00:00:00
Mesut Yılmaz, birkaç gün önce toplum huzurunda yanaklarından makas alarak sevgisini izhar ettiği Sadettin Tantan'ı, henüz yanağındaki parmak izleri kaybolmadan gümrüklere çekerek politik galerisine ilginç bir strateji daha eklemiş oldu... Önce makas sonra kızak. Buna oldukça içerleyen Tantan ise, hem partisinden hem de bakanlıktan istifa etti. Yılmaz'ın bu yeni yöntemi, kongre sürecindeki ANAP'ta kendisine karşı oluşabilecek muhtemel muhalefetleri belki azaltamaya yönelik olarak da uygulanmaktadır. Ama parti içi muhalefet sadece Tantan'la sınırlı olmaması sebebiyle Yılmaz'ın başarılı olmak için delegeler başta olmak üzere herkesin yanağından bir makas alıp istifa ettirmesi gerekmektedir. Bu bakımdan ANAP'ta asıl tantana dönemi şimdi başlıyor.

Yılmaz, İçişleri Bakanlığı döneminde Tantan'dan oldukça istifade etti. AB'nin her alandaki pervasızca dayatmalarına ve dinlerarası diyalog adı altında ülkedeki çağdaş misyonerlik faaliyetlerine karşı çıkan sivil toplum kurumlarını Tantan'ın onayı ve müfettişleriyle cendereye almaya çalıştı. Zira Tantan'ın Fatih Belediye Başkanlığı döneminde Fener Patrikhanesi ve diğer bazı azınlıklara yakınlığı biliniyordu. Yılmaz, Tantan'ın bu yönünü masum insanlara karşı devreye soktu.

Ama bu sivil toplum kurumlarına yönelik her türlü metodun devreye konmasına rağmen bir netice alınamaması Yılmaz'ı hırçın hale sokmuştu. Tantan bir yandan Yılmaz'ın bu neviden isteklerini karşılıyordu, öte yandan da artık çuvala sığmayan Beyaz Enerji ve Mavi Akım dosyaları konusunda özel şartlar gereği duyarsız davranması mükün değildi. İpler işte bu noktada oldukça gerildi. Telefonların dinlenmesi ise işin cabası oldu.

Aslında Yılmaz, yanağından makas alırken Tantan'ın defterini dürmüştü ama Yüksel Yalova'nın sürpriz çıkışını beklemiyordu. Yalova'nın beyanatları karşısında küçük dilini yutan Yılmaz, 'Bu adam ne diyor yahu' diyebilmişti. Yalova, hesapları altüst etmişti.

Yılmaz, Tantan'ın artık görevde kalmasına razı değildi fakat görevden alınması halinde Yalova'nın beyanatlarıyla zaten hasas çizgide seyreden piyasaların sarsılması sözkonusuydu. Bu süreçte Tantan'ı görevden almak yerine en akılcı yol, piyasaların sarsılma faturasını Tantan'a çıkaracak 'içinde istifa gizli' bir görev değişikliğiydi. Böylece Yılmaz, adı Yüksel Yalova'nın istifasıyla boşalan Devlet Bakanlığı olan ama tüm işlevleri diğer mutemet bakanlara aktarılmış bir 'gümrük sorumluluğu'nu uygun buldu.

Yılmaz, Tantan'dan boşalan İçişleri Bakanlığı'na ise son günlerdeki AB kampanyalarıyla ünlenen, AB ile ilgili yaptığı nabız toplantılarına şehit aileleri dernekleri ve AB'nın dayatmalarına karşı çıkan sivil toplum kurumları gibi aykırı sesleri sümenaltı etmek konusunda son derece başarılı bir performans gösteren Devlet Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'i getirdi.

IMF'ye sunulan niyet mektuplarındaki tahhütlerde önemli yer tutan özelleştirmeyi ise kardeşi Turgut Yılmaz'ın şirketlerinden tanıdığımız Yılmaz Karakoyunlu'yu atayarak özelleştirme konusunda IMF'nin işini de garanti altına aldı. Bundan da herhalde ençok Kemal Derviş memnun kaldı.

Tantan'ın görevden alınmasına herhalde ençok Süleyman Demirel üzülmüştür. Koalisyonun kuruluşu aşamasında İçişleri Bakanlığı için Tantan ve Yücelen'in isim geçmişti. Yılmaz, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e hem Rüştü Kazım Yücelen'in hem de Sadettin Tantan'ın isimlerini sunmuş, tercihi Demirel'e bırakmıştı. Demirel de tercihini Tantan'dan yana kullanmıştı.

Önceki gece DSP'den Hüsamettin Özkan'ın yanısıra MHP'den Ahmet Çakar ve Nazif Okumuş, 'Piyasalar allak-bullak olur, bari Cuma gününden sonra istifanı ver' kabilinden cümlelerle hiçbir ANAP'lının kendisine uğramadığı Tantan'i istifadan caydırmak için sabahlara kadar uğraştılar. Aynı saatlarda Mesut Yılmaz, telefonları dinlendiği için Tantan'dan yana dertli Cavit Kavak ve Etibank hortumu dosyasının ucu kendisine doğru uzanmaya başlayan Güneş Taner'le puro tüttürmekteydi. Bu tablo bile Ankara'daki siyaset ahlakının politikacılarımız eliyle geldiği seviye bakımından son derece dikkat çekicidir.

Bu manzara ile Yılmaz, sadece kendi partisinin değil, ülkenin tüm ipuçlarını suya vermiş bir politikacı tavrı sergilemektedir. Dolayısıyla bu tablo, sadece ANAP için değil, her bakımdan çok riskli bir görüntüdür. Tantan'a gelince, beklendiği üzere paraşütünü Ağrı'da kendilerine tahsisat çıkardığı Ermenicilik tezgahtarı lobilerin veya onların ABD'deki uzantılarından icazet alarak siyasete soyunan çok köşeli yeniyetme muhafazakârların ya da Fener Patrikhanesi ile hemhal olan zamane aydınların yanına indirirse; bu yaştan sonra kendisine çok ama çok yazık edecek.

Anlaşılan; yaşanan bu gelişmelerden sonra sadece koalisyon ortaklarında, Meclis'teki partilerinde değil, tüm ülkede tantana başlayacaktır.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.