logo
17 EKİM 2026

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi

14.09.2026 13:14:00
Haber Merkezi
 
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
 Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi
Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Kültür Bakanı Ersoy keşifle ilgili "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor." dedi.
Ankara'da 66 milyon yıllık fosil bulundu.

Ankara'da dikkat çekici keşif: 'Külhöyük sakinleri taşımış olabilir'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosilinin keşfine ilişkin, "Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor" ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy açıkladı
Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'daki Külhöyük'te dikkat çekici bir keşif daha yapıldığını belirtti.

Sevgi Çiçeği'nden sonra fosil
Geçen günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohum kalıntılarına Külhöyük'te ulaşıldığını ve bu kez Külhöyük'te Ankara'nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutulduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:
"Gölbaşı Oyaca'daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu'yu kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük'ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz."

Orta Anadolu'nun milyonlarca yıl öncesinden bir iz
Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından bacaklı bir salyangoza ait olduğu belirtiliyor. Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu'yu da kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.

Fosil Külhöyük'e binlerce yıl önce taşınmış olabilir
5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.
Külhöyük'teki arkeolojik kazılar, 2021'den itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.
Ankara'nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor.

Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’

Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün damadı Esat Palazoğlu gündemde

16.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Fon şüphelisi Cübbeli’nin damadı: ‘nefsimize yenildik’
Yatırım fonu soruşturmasında bu kez kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü'nün damadı Esat Palazoğlu gündemde. Mal varlığı dondurulan, banka hesapları bloke edilen ve soruşturmada şüpheli sıfatının sürdüğü bildirilen Palazoğlu, fona para yatırdığını kabul ederken kendisinin de mağdur olduğunu savunuyor. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'ın sorularına verdiği yanıtlar, dinî hassasiyet söylemiyle yüksek kazanç arayışı arasındaki çelişkiyi yeniden tartışmaya açıyor.

Palazoğlu, Pusula'nın PCS adlı kapalı fonuna mayıs ayında yatırım yaptığını, haziran, temmuz ve ağustos aylarında hesabında sırasıyla yüzde 30, yüzde 20 ve yüzde 10 artış gördüğünü anlattı. Üç ayda ana parasının yaklaşık dörtte üçü kadar kazanç oluştuğunu aktaran Saymaz'ın, "Neden böyle bir kazanç yolunu seçtiğini" sorması üzerine Palazoğlu şu yanıtı verdi:

"Dini anlamda çok uygundur diye iddia etmiyorum. Yanlışsa yanlışımız var, eyvallah. Ama hepimiz bunları yapıyoruz. Herkesin girdiği fonlar da bu kazancı verdi. Nefsimize yenildik diyebiliriz. Tabii böyle olsun istemezdik."

"ALLAHTAN PARAMIZ BATMIŞ" DİYOR

Palazoğlu, şirketinin giderleri için 31 Temmuz'da fondan bir miktar para çektiğini, ağustos sonunda yeniden para çekmek istediğinde ise kendisine "Şu an sıkışıklık var, bir iki hafta bekleyebilir misiniz?" denildiğini söyledi. 16 Eylül itibarıyla ana parasının dörtte üçünü kaybettiğini öne süren Palazoğlu, fondan zamanında çıkmadığını ve içeriden bilgi alarak parasını kurtarmadığını savundu.

Saymaz'ın, temmuz ayında para çekmesinin şüpheli görülmesine neden olup olmadığını sorması üzerine Palazoğlu, sebebini bilmediğini belirtti. Ardından şu ifadeleri kullandı:

"Ben mağdur tarafım. Kazandığımız bir bedel yok, niye şüpheliyim, bilmiyorum, öyle bir durumdayız ki, Allahtan paramız batmış diyoruz. Para alsaydım içeride olurdum muhtemelen."

Palazoğlu ayrıca, "Bu parayı 5-10 Eylül'de çeksem ne olacaktı? 'Esat kaçtı, sen bu bilgiyi kimden aldın' diyeceklerdi" diyerek kendisini savundu. Fonun patronu Serdar Turhan'ı tanıdığını, ağabeyi Ahmet'in Turhan'la bir şirkette ortak olduğunu da söyledi. Ancak ağabeyinin faaliyetlerinden dolayı kendisine haksız suçlama yöneltildiğini savundu.

Palazoğlu'nun anlatımı, soruşturmadaki konumunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini gösteriyor. Bir kişinin fonda zarar ettiğini söylemesi, tek başına suç işlediğini kanıtlamadığı gibi şüpheli sıfatı da suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Bununla birlikte, kısa sürede olağan dışı kazançlar oluştuğu belirtilen bir yatırımda hangi koşullarda karar verildiği ve para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği de soruşturmanın yanıtlaması gereken sorular arasında.

CÜBBELİ NE DEMİŞTİ? "ÇOK BÜYÜK KUL HAKLARI YENDİ"

Cübbeli Ahmet, ekim ayındaki sohbetinde fon soruşturmasına değinerek "Şu fon vurgunlarında çok büyük bir kul hakları geçti, yendi" dedi. Borsada spekülasyonla hisse fiyatlarının yükseltildiğini savundu; "Bir defa burada yalan var. En büyük haram nedir? Yalan" ifadelerini kullandı. Ayrıca muhafazakâr çevrelerden de bu işlere karışanlar bulunduğunu belirterek, "Hacı hoca var mı? Var. Namazlı abdestli var mı? Var" diye konuştu.

Öte yandan Cübbeli, aynı konuşmasında "Burada bir kuruşumuz yok, biz bir şey kaptırmadık" dedi. Damadının fonda yatırım yaptığının ve mağdur olduğunu ileri sürdüğünün gündeme gelmesiyle birlikte, kamuoyunda şu soru öne çıkıyor: Dinî çevrelerde yüksek kazanç arayışı ve finansal riskler konusunda yıllardır yapılan uyarılar, bu çevrelerin kendi yakınları için de aynı ölçüde geçerli miydi?

FADIL AKGÜNDÜZ VE CAPRICE GOLD HAFIZASI



Cübbeli Ahmet'in geçmişte Fadıl Akgündüz'ün Caprice Gold projesiyle ilgili tutumu da yeniden hatırlanıyor. Projeden devre mülk alan çok sayıda kişinin mağduriyet iddiaları ve açılan davalar kamuoyunda tartışılırken Cübbeli, 2016'da yaptığı açıklamada kendisine yöneltilen eleştirilere şu sözlerle yanıt vermişti:

"Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim, sadece fetva soranlara caiz dedim. Ben dünya işinden anlamam. Sen bunları duymayıp enayilik ettiysen ben de enayilik ettim. Benim de birkaç dairem gitti."

FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?

Türkiye’nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu

16.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
Türkiye'nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu.

Diğer şüpheliler hakkında peş peşe tutuklama kararları verilirken Kaya çiftinin tutuklanmaması, "Aynı soruşturmada herkese aynı hukuk mu uygulanıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

TUTUKLAMALAR, DONDURULAN MAL VARLIKLARI…

Fon soruşturmasında eylül ayının sonlarında tutuklu sayısının 51'e yükseldiği, ekim ayının ilk haftasında ise 85'e ulaştığı bildirildi. 13 Ekim'de Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin de aralarında bulunduğu 141 kişinin mal varlığına yönelik dondurma tedbiri uygulandığı haberleştirildi.

Kamuoyunun yanıt beklediği sorular ortada: Diğer şüpheliler hakkında tutuklama kararı verilirken Kaya çifti yönünden hangi hukuki ölçütler dikkate alındı? Delil durumu ve tutuklama nedenleri bakımından ne gibi farklılıklar bulunuyor?

MİLYARLIK HİSSE İŞLEMİ İDDİASI VE SPK RAPORU

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya'nın 8 Nisan 2026'da 250 bin hisseyi yaklaşık 255 liradan aldığını, eylül ayında ise yaklaşık 4.482 liradan sattığını ileri sürdü. Açıklanan rakamlar üzerinden milyar lirayı aşan satış tutarı ve yüksek kazanç iddiası gündeme geldi. İşlemlerin gerçek tutarı ve hukuki niteliği ise mali kayıtlarla belirlenmeli.

Kaya çifti soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. SPK'nın çift hakkındaki denetim raporu da savcılığa gönderildi. Kaya'nın AKP'deki görevlerinden ayrılması ve ardından partiden ihraç edilmesi siyasi sonuçlar doğurdu; ancak bu gelişmeler hukuki soruşturmanın yerine geçmiyor.

Yüksek kazanç tek başına suç kanıtı olmadığı gibi, siyasi görevlerden ayrılmak da varsa hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

ASIL SORU: HUKUKİ TEDBİRLERİN ÖLÇÜTÜ NE?

Fon dosyasında tutuklanan diğer şüphelilerle Kaya çifti arasında hangi hukuki farklılıkların bulunduğu açıklığa kavuşturulmalı. Savcılık, her şüphelinin durumunu deliller, isnat edilen fiiller ve tutuklama koşulları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirmek zorunda.

Kamuoyunun yanıt beklediği başlıca sorular şunlar:

Kaya çifti hakkında tutuklama tedbiri uygulanmamasının somut hukuki gerekçeleri neler?

SPK raporunda hangi tespitler yer alıyor ve savcılık bu tespitler doğrultusunda hangi adımları atacak?

Fon soruşturmasındaki bütün şüphelilere aynı hukuki standartların uygulandığı nasıl gösterilecek?

Fon krizinde kamuoyu yalnızca milyarlık işlemlerin nasıl gerçekleştiğini değil, sorumluların kim olduğunun hangi delillerle belirleneceğini de bilmek istiyor. Siyasi kimliklerden bağımsız, şeffaf ve eşit uygulanan bir hukuk süreci, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından belirleyici olacak.

Şiddetli yağış geri dönüyor

Metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi rekor yağışın ve sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan İstanbul için Meteoroloji ve AKOM’dan son dakika uyarısı geldi. Ara veren yağışlı sistem, yeni bir dalga halinde kente geri dönüyor. Valilik, suya doymuş toprak nedeniyle sel, su baskını ve heyelan riskinin en üst seviyede olduğu konusunda vatandaşları kritik bir dille uyardı

16.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Şiddetli yağış geri dönüyor
Şiddetli yağış geri dönüyor
Hafta ortasında son onlarca yılın en ağır sel felaketlerinden birini yaşayan ve 4 vatandaşını kaybeden İstanbul, yeni bir yağışlı dalganın eşiğinde. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kenti etkisi altına alacak yeni kuvvetli sağanak yağış sistemi için peş peşe sarı kodlu alarmlar yayınladı.


Önce kuzey ilçeleri, ardından tüm kent etkilenecek


Meteoroloji Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nin verilerine göre, ara veren yağışlar güneyli rüzgarların da etkisiyle yeniden canlanıyor. Sistem ilk etapta İstanbul'un kuzey kesimleri ile Avrupa Yakası'nda ağırlığını hissettirecek. Özellikle Arnavutköy, Çatalca, Sarıyer, Beykoz, Şile ve Çekmeköy ilçelerinde yağışların yer yer şiddetlenmesi bekleniyor.

Cuma gecesinden itibaren vites artıracak olan sağanak dalgası, 17 Ekim Cumartesi günü itibarıyla tüm İstanbul genelinde çok kuvvetli bir şekilde etkisini sürdürecek. AKOM, cumartesi günü metrekareye düşecek yağış miktarının 30 ila 60 kilogram arasında olabileceğini tahmin ediyor.


Toprak suya doydu, risk çok yüksek!


Yetkililerin en çok dikkat çektiği konu ise geçtiğimiz günlerde düşen ekstrem yağışlar oldu. 14 Ekim'de metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi yağışların ardından İstanbul'da altyapı yükünün henüz hafiflemediği ve toprağın tamamen suya doyduğu belirtildi.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"14 Ekim tarihinde gerçekleşen şiddetli yağışların sebep olduğu olumsuz şartların halen devam ettiği göz önüne alındığında; yeni yağışlı sistemle birlikte sel, su baskınları, yıldırım ve heyelan riski üst seviyededir. Vatandaşlarımızın ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir."


Sıcaklıklar mevsim normallerinin altında


Yeni sistemle birlikte sadece yağış değil, soğuk hava da kentte kalmaya devam edecek. Rüzgarın poyraz ve güneyli yönlerden zaman zaman fırtına hızına (50-80 km/sa) ulaşması beklenirken, hava sıcaklıklarının 14 ila 17 derece arasında, yani mevsim normallerinin altında seyredeceği duyuruldu.


Trafiğe çıkacaklar dikkat


Yetkililer, zorunlu olmadıkça vatandaşların özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını, özellikle riskli alt geçitler, dere yatakları ve su birikintisi oluşabilecek çukur alanlardan uzak durulmasını önemle rica etti. Cumartesi gece yarısına (23.59) kadar geçerli olan alarm durumu süresince AFAD ve İBB ekipleri de sahada 7/24 teyakkuz halinde olacak. Pazar gününden itibaren ise yağışların geçici olarak kenti terk etmesi bekleniyor.

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

16.10.2026 13:07:00
Haber Merkezi
 
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin hazırlığına başladı.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan 13. Yargı Paketi ile Anayasa Mahkemesinin "süresiz nafakaya" ilişkin iptal kararının ardından yeni düzenlemeye gidilecek.

Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesinde yapılacak değişiklikle, "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ifadesinde "süresiz" ibaresi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde çıkarılacak.

Maddeye eklenecek yeni fıkraya göre de nafaka süresi, 3 yıldan az olmamak ve evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını geçmemek üzere "boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre", "nafaka alacaklısı eşin yaşı", "eğitim ve sağlık durumu", "ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme imkan ve kabiliyeti" ile "nafaka yükümlüsünün boşanma sonrası hayatına etkisi" gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından belirlenecek.

Nafaka yükümlüsünün haksız fiili sebebiyle nafaka alacaklısının çalışamayacak bir duruma düşmesi veya evlilikte geçen süreye bağlı olarak yaşı ilerlemiş olan nafaka alacaklısının düzenli bir gelirinin bulunmaması halinde, evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süreye bakılmaksızın durumun gereklerine göre hakim daha uzun bir nafaka süresi belirleyebilecek.

Değişiklik, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kanun yolu incelemesinde olanlar dahil olmak üzere, görülmekte olan davalarda da uygulanacak.

Ayrıca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmiş nafaka alacakları bakımından ilamın kesinleştiği tarihten düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen nafaka süresi, yapılan değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresiyle karşılaştırılacak.

Karşılaştırma üzerine, daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden fazla ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erecek.

Daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden az ise de kalan bu süre 1 yıl veya daha az ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş olacak.

Kalan bu süre 1 yıldan daha fazla ise değişikliğe göre hesap edilen sürenin dolmasıyla nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş sayılacak.

Temyiz düzenlemesi
Teklifle, nafaka düzenlemesinin yanı sıra boşanma davalarıyla ilgili bazı değişikliklere de gidilecek. Bu düzenlemelere göre, boşanma ve boşanmanın ferilerine ilişkin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar temyiz edilemeyen kararlar arasına alınacak.

Gerek boşanma davalarında verilen ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına gerekse boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılan boşanmanın ferisi niteliğinde olan velayet, nafaka ve tazminata ilişkin ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacak.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi halinde bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilecek. Böylece, tarafların adil yargılanma hakkı korunacak, boşanma gibi kişinin yaşamını son derece etkileyen bir konuda makul sürede davaların bitirilmesi amaçlanacak.

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

16.10.2026 13:06:00
AA
 
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla sosyal medya platformlarında karşılaşılan siber zorbalık ve internet üzerinden işlenen suçlar, özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli riskler oluşturuyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalığa maruz kalan kişilerin hakaret veya tehditle karşılık vermelerinin kendileri açısından da hukuki sorumluluk doğurabileceğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yapabildiğini ve bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini aktaran Ünsal, "Siber zorbalığa maruz kalan çocuk ve gençler bazen karşılık olarak hakaret veya tehdit içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu tür tepkiler de suçu doğuruyor." dedi.

Ünsal, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemesi, ilgili hesabı sosyal medya platformu üzerinden şikayet ederek engellemesi gerektiğini vurguladı.

Hakaret, tehdit veya şantaj gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulmasının önemine işaret eden Ünsal, internet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde hangi davranışların suç oluşturduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

İnternet ortamındaki eylemler de suç oluşturabiliyor
İnternet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirten Ünsal, hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal, yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini söyledi.

Dijital ortamda gerçekleştirilen eylemlerin hukuki sonuçlarına dikkati çeken Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti kullanırken bilinçli hareket etmelerinin, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçların hukuki açıdan hiçbir farkının olmadığını vurguladı.

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül'ün de gözaltına alındığı, Emir Sarıgül için ise gözaltı kararı olduğu öğrenildi

16.10.2026 11:13:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla aklandığı iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda gazeteci Murat Ağırel, Aylin Kotil, Ömer Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Cavidan Tanrah Artuner gözaltına alındı. Emir Sarıgül hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar ayrı değerlendirmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıca yürütülen soruşturmanın, Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli iki müştekinin başvuruları üzerine başlatıldığı belirtildi. Müştekilerin, 80 milyon Euro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiğini ve 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ileri sürdükleri kaydedildi. Ayrıca 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddiası da soruşturma dosyasında yer aldı.

Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdükleri belirtildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunları kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli müştekilerin, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği iddiasında bulunmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.

Müştekiler tarafından; 80 milyon Euro tutarında bir sözleşme düzenlendiği, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiği, 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği ve 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.

Müştekilerin ayrıca, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki beyanları ile sundukları ses ve görüntü kayıtları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek şüpheliler Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar, ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir.

Soruşturma işlemleri devam etmektedir."

22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı

DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarma ekiplerince 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli gözaltına alındı

16.10.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı
22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı
DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarma ekiplerince 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "22 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli yakalandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca 22 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; DEAŞ terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı

Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı. Karayalçın, daha önce Özgür Özel'e destek ziyaretinde bulunmuş, mutlak butlan kararı için ise "CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti

15.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, CHP'den istifa ederek YENİ Parti'ye katıldı
Eski Başbakan Yardımcısı ve eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın CHP'den istifa etti ve YENİ Parti'ye üye oldu.

Karayalçın, 18 Ağustos 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki makamında ziyaret ederek YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e desteğini iletmişti.

Karayalçın, ziyaretin ardından gazetecilere "Kucaklamaya geldim. Sadece merhaba demek için geldim" demişti. Karayalçın, parti tüzüğüne ilişkin bir çalışma yürüttüklerini de belirtmişti.

Karayalçın, Özel'i geçen hafta YENİ Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etmişti.

Karayalçın, mayıs ayında ise CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için verilen mutlak butlan (yok hükmünde) kararının ardından Odatv'ye yaptığı açıklamada, "Bunu çok yanlış buluyorum. CHP'ye haksızlık yapılıyor" demişti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Bakan Fidan, "Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı" (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak için Bakü'ye gitti

15.10.2026 15:27:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı. Bakan Fidan ve beraberindeki heyet, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konuşması başladığı anda İran, Pakistan, Filistin ve Kuveyt temsilcilerinin de aralarında olduğu 10'dan fazla ülkenin temsilcileriyle birlikte salonu terk etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen Bakü'deki CICA 7. Zirvesi'ne katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ve ihlallerine uluslararası alanda en sert yanıtı verdi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un zirvenin öğle oturumunda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı anda Bakan Fidan ve 10'u aşkın ülke temsilcisi yerlerinden kalkarak salonu boşalttı.

'BAĞLILIĞI SÜRDÜREMEYİZ'
Zirvedeki hitabında Filistin meselesine özel vurgu yapan Bakan Fidan, barış ve karşılıklı güven prensiplerinin tüm üyeler için geçerli olması gerektiğini kaydetti. Fidan, "CICA üyesi olan İsrail, sistematik baskı politikası izleyerek Filistin halkının temel haklarını ihlal ederken bu bağlılığı sürdüremeyiz. Üyemiz Filistin'in haklarını desteklemek ve devam eden zulüm ile ağır ihlallere karşı durmak konusunda kararlı bir tutum sergilemeliyiz. Kalıcı çözüm, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulmasını gerektirmektedir" dedi.

ALİYEV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 1

Bakü'deki temasları kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul edildi. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklık, Güney Kafkasya'daki barış ve istikrar süreçleri ile bölgesel güvenlik konuları ele alındı.

LAVROV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 2

Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü.

ÇİNLİ MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 3

Fidan daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.