logo
23 MART 2026


ARAŞTIRMA: Bir Hıristiyanlaştırma aracı olarak Noel kutlamaları

29.12.2002 00:00:00
hazırlayan: ali rıza bayzan / www.bayzan.net/ www.bayzan.org/ arbayzan@hotmail.com

Yılbaşı kutlamaları ve Noel ayinleri:

Yılbaşı ve Noel kutlamaları Hıristiyan aleminde iç içe geçmiştir. Bu nedenle ikisi arasında bir ayrıma gitmenin pratik olarak yararı olmadığını düşünüyoruz.

Noel/Doğuş Bayramı, geleneksel olarak İsa Mesih'in doğumu 24 Aralık'ı 25 Aralık'a bağlayan gece olarak alınır. Gerçekte Hz İsa'nın tam doğuş tarihi bilinmemektedir. MS. 4. yüzyılda Batı kiliseleri (merkezi Roma'dakiler), 25 Aralık tarihini İsa'nın doğumunu kutlamak üzere benimserken, Doğu kiliseleri (merkezi Kudüs ve İstanbul'dakiler) 6 Ocak tarihini seçmişlerdir, bazı Ortodoks kiliseleri halen 6 Ocak'ta kutlamaktadır. 'Doğuş Bayramı' ya da Noel, İsa Mesih'in bugünkü İsrail/Filistin topraklarında bulunan Beytlehem kasabasında bundan 2000 yıl önce bakire Meryem'den doğumunun kutlamasıdır.

Noel ayinlerinde Müslümanlar ne arıyor?

Yılbaşı/Noel kutlamaları da Hıristiyanlık Propagandası açısından bulunmaz fırsatlardır. 2000 yılı kutlamaları bu konuda çarpıcı örnekler sunmaktadır.

Hürriyet gazetesinin "Noel hoşgörüsü" başlıklı haberinden izleyelim: "Hıristiyan dünyası önceki akşamdan itibaren Hazreti İsa'nın 2000'inci doğum gününü kutlamaya başladı. İstanbul ve Anadolu'nun çeşitli kentlerindeki ayinlere Müslümanlar da büyük ilgi gösterdi...

İstanbul'da kutlamaların en görkemlisinin yaşandığı St. Antuan Katolik Kilisesi'nde bu yıl gece yarısı ayini yapılmadı. Kilise Noel'i, 20.00-21.30 saatleri arasındaki ayinle karşıladı. Ancak, Katolik dünyasının İstanbul'daki en büyük ruhani temsilciliği olan Saint Esprit Katedrali'nde Noel kutlaması saatler 24.00'ü vurduğunda başlayan ayinle gerçekleşti.

Ortodoksların katıldığı Fener Rum Patrikhanesi'ndeki Noel ayini ise dün sabah yapıldı. Noel kutlamaları, dün evlerde hediyelerin açılması ve ailece yenen öğle yemekleriyle sürdü.

İzmir Alsancak'taki Santa Maria Kilisesi'nde saat 23.30'da başlayan ayine İzmirlilerin gösterdiği yoğun ilgi, konukların bir bölümünün töreni ayakta takip etmesine neden oldu. Selçuk Meryemana Evi'ndeki ayine 30'u Müslüman 150 kişi katıldı. Mardin'deki Süryani cemaati de Noel kutlaması yaptı. Kent merkezindeki Kırklar kilisesinde sabah saat 09.00'da başlayan Noel kutlamaları sona erdikten sonra kiliseye gelen Mardin Valisi Fikret Güven, Hıristiyanların Noel'ini kutladı.

Bir zamanlar Yahudi, Keldani, Ermeni, Süryani nüfusunun oldukça fazla olduğu Diyarbakır'da kalan 10 Süryani, 2 Ermeni, 2 Keldani ailesi Meryemana kilisesinde Noel nedeniyle bir araya geldiler.

Fener Rum Patrikhanesi'nden yapılan açıklamada, Noel bayramını kutlayan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e cemaat ve Patrikhane adına teşekkür edilerek, "Noel, sevgi, sulh, barış bayramıdır. Bu anlamlı günümüzde tüm Hıristiyanların yanı sıra biz Hıristiyan Türk vatandaşlarına da tebriklerini ve iyi dileklerini esirgemeyen Sayın Demirel'e müteşekkiriz" denildi. Yılbaşı Ayini Ortodokslar, Hz. İsa'nın doğuşunu, Yunanistan'ın Selanik'teki Makedonya ve Trakya Bakanı Maugriotis'in katıldığı törenle, Fener Rum Patrikhanesi'nde kutladılar. Ayini Patrik Bartholomeos yönetti.

Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nin içindeki Saint Esprit Katedrali'ndeki kutlamada vaftiz edilenlere, takdis edilmiş şarap ve ekmek sunulmasıyla sona erdi." (1)

Hıristiyanların Noel'i ayinlerle kutlamalarına diyecek bir sözümüz yok, ancak Noel ayinleri bir Hıristiyanlaştırma aracı olarak kullanılması kabul edilemez elbette. Medyanın bu konuda kullandığı özendirici dil ise ayrı bir problem. Eren Abdullahoğlu'nun 27 Aralık 2001 tarihli Star Gazetesi'ndeki, "Sosyetenin Noel Kutlaması" başlıklı haberi, her iki durumu da yansıtan ilginç bir haber. Haberde "Harbiye'deki Glora Crieus Kilisesi, Noel kutlamaları nedeniyle sosyetenin akınına uğradığı" belirtiliyordu. Söz konusu haberde Zaza Enden, Mehmet Günyeli, Selim Hamamcıoğlu, Kaya Olgar, Ahmet-Ayşegül Hotiç, Zeynep Çarmıklı gibi isimlerin kiliseyi ziyaret edip dua edenler arasında bulunduklarını belirtiliyordu.

Özellikle 1990'dan itibaren yılbaşı ve Noel kutlamalarının yapıldığı zamanlara ait gazetelerde yapılacak bir taramada bunun gibi yüzlerce örnek bulmak mümkündür. Bunun çarpıcı örneklerinden birisini Star gazetesi vermişti. Star gazetesi Türkçe Noel Ayini başlıklı haberi propagandacı bir üslupla kalem alınmıştı: "Noel, yani İsa'nın doğum günü. Katolik ve Protestanlar'da 24 Aralık gecesi kutlanıyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki kiliselerde önceki gece Türkçe dualar edildi, Yunus'la coşuldu..." (2)

Mensubu olmadığı için artık kullanılmayan kiliselerin Noel vesilesiyle ihya edilmesi ayrı bir taktik. Bunun bir örneği İznik Ayasofya'daki Noel kutlaması idi: Anadolu Ajansı kutlamayı "İznik'te tarihi buluşma..., 15 "Hıristiyan alemi açısından kutsal sayılan İznik, Ortodoks patriğinin katıldığı Noel ayinine ev sahipliği yaptı.

İznik Ayasofya'da ekümenik şov:

Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos tarafından yönetilen ve Ayasofya Müzesi'nde düzenlenen ayine, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Kıbrıs Rum Kesimi, Polonya, Arnavutluk, Slovenya, Gürcistan, Finlandiya, Suriye, Ukrayna, Rusya, İskenderiye ve Yugoslavya Ortodoks patrikleri ile pek çok din adamı ve yerli yabancı Ortodoks mezhebi mensubu katıldı. (Böylece Patrik'in ekümeniklik iddiasını fiilen onaylamış olmuyor muyuz? Bayzan)

Ayinin ruhani havasının bozulmaması için güvenlik önlemleri sivil polisler tarafından alınırken, saat 10.30'da başlayan ayin yaklaşık 3.5 saat sürdü.

Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos, ayinden sonra Türkçe ve Rumca yaptığı konuşmada, Hıristiyan alemi açısından bağlayıcı nitelikle kararların alındığı iki konsülün toplanmasından dolayı İznik'in büyük önem taşıdığını söyledi. Noel ayininin İznik'te yapılmasının "Ülkemizin" derin hoşgörüsünün bir simgesi olduğunu kaydeden Bartholomeos, "Biz ruhani liderlerin Noel ayinini İznik Ayasofya'da yapmasına müsaade eden ülkemizin yetkililerine canı gönülden teşekkür ederiz" dedi. "(3)

Okullarımızda Noel aracılığıyla misyonerlik:

Noel kutlamaları aracılığı üniversitelerimizde ve liselerimizde bile Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır. İstanbul Erkek Lisesi'nde görev yapan Alman hocalar da zaman zaman öğrencilerini Noel kutlamalarını fırsat olarak kullanarak kiliseye götürmektedir. Almanca bölüm başkanı olan Bert Bagert'in okul yönetiminin şifahi izniyle okula Noel ayinine davet ilanı asması medyaya da yansımıştı. Bagert, ilan yoluyla öğrencilerini Evangelsh Krische ve Saint Antuan kiliselerine davet ediyordu.(4) Boğaziçi Üniversitesi'nde de Amerikalı bir hoca bir sınıfı toptan Beyoğlu'ndaki bir Protestan kilisesinde ayine götürebiliyor. Öğrencilerden birisi olan A. Haluk Dursun yaşadıklarını esefle anlatıyordu bir yazısında.(5)

Noel Baba Vakfı kimden yana?Şu anda hiçbir Hıristiyan'ın yaşamadığı Antalya Demre'de Aralık 1981 yılından beri kutlanan Uluslararası Noel Baba Şenliği'nin temel işlevi, varlığı Hıristiyan kaynaklarında bile tartışılan(6) Noel Baba efsanesi aracılığı ile Hıristiyan kültürünü aşılamaktır. Nitekim şenliğe katılan Papa'nın İstanbul temsilcisi Pierre Dubois, törenlerinin kendileri açısından bir ayin olduğunu belirtmiştir.(7)

1987'deki düzenlenen 5. Uluslararası Noel Baba Sempozyumu'nda Atatürk'ün "Yurtta sulh cihanda sulh" sözünün Noel Baba'ya ait olduğu da iddia edildi.

Şenlikler Myra Kilisesi'nde yapılan bir ayinle sona eriyor. 1987'deki anma programlarına İtalya Bari Başpiskopos yardımcısı Padre Kauec başta olmak üzere yurt dışından 150 civarında Hıristiyan din görevlisinin katılması, Myra Kilisesi'ndeki ayinin Amerikan CBS TV'si tarafından 40 dakikalık bir program olarak yayınlanması organizasyonun çapı hakkında bir fikir vermektedir.(8)

A. Nicolas Kilisesi (Demre) Myra (Demre), Hıristiyan dünyasında Noel Baba diye bilinen A. Nicolaus'un piskoposluk ettiği yer olarak tanınmaktadır. Kilise, ölümünden sonra A. Nicolaus'un anısına 6. yüzyılda inşa edilmiştir.

Yüzyılımızın ikinci yarısında, İtalyan denizcilerince kırılarak Bari kentine kaçırılan A. Nicolaus lahdinden kalan bir kaç parça Antalya Müzesinde sergilenmektedir. Her yıl 6 ve 8 Aralık tarihleri arasında Demre ve Kaş'ta düzenlenmekte olan "Uluslararası Noel Baba Festivali" son yıllarda Antalya'da yabancıların da katıldığı bir sempozyum şekline dönüşmüştür.(9)

Bu faaliyetlerin bir Hıristiyanlık propagandasına dönüştüğü muhakkaktır. Zaman gazetesinin bu türden etkinliklere sahip çıkması ise artık sürpriz olmasa gerek.(10)

Üstelik bizimkiler bununla yetinmiyor Noel Baba ile Türkiye'yi güya dünyaya tanıtmaya kalkışıyor.(11)

Bu arada Noel Baba Vakfı'nın son bir etkinliğinden söz etmeden geçmek haksızlık olur. Noel Baba Vakfı tarafından her yıl düzenlenen geleneksel "Noel Baba Barış Ödülü", bu yıl "Düzenli Ordularda Görev Yapan Dünya Askerleri" adına, NATO'da görevli Yunan Tümgeneral Christos Vafiadis'e verildi. Vafiadis, ödülü, "Barış için çalışan NATO askerleri" adına aldığını ve komutanına teslim edeceğini söyledi.(12)

Noel Baba ile ilgili etkinlikler de Bahailiğin de köken olarak ilahi bir din gibi sunulduğunu da belirtmeliyiz. Zaman gazetesinin bu noktaya bile dikkat çekmeden "Üç bayram birlikte kutlandı" başlığı ile konuyu haber yaptığını da belirtmeliyiz.(13)

Yıl 2002 değişen bir şey yok. Noel kutlamaları yine bir Hıristiyanlaştırma aracı olarak kullanılıyor. Sabah gazetesinin Günün İçinden sayfasının manşeti yeterince fikir veriyor: "Anadolu'da Noel Coşkusu Yaşandı" Sanırsınız ki Ramazan ya da Kurban Bayramı'ndan söz ediliyor.(14) Vatan gazetesi de Günün İçinden sayfasında manşete çıkarmış Noel kutlamalarını:

"Savaşan Dünyaya Barış Duası Ettiler"(15) Vatan gazetesi Noel kutlamalarına katılan Müslümanlara özellikle dikkat çekiyor.

Dipnotlar:

1) 26 Aralık 1999 tarihli Hürriyet, "Noel hoşgörüsü" başlıklı haber.

2) 26.12.2001 tarihli Star. Alman Kültür Merkezi'nin Noel kutlamaları aracılığı ile Hıristiyanlık propagandası yaptığına dair bir haber için bkz., 10 Aralık 1988 tarihli Milli Gazete.

3) 26.12.2000

4) 16 Aralık 1988 tarihli Türkiye.

5) 28 Aralık 1987 tarihli Zaman.

6) Yrd. Doç. Dr. Mehmet Katar, Hıristiyanlık'ta İsa'nın Doğumu ile İlgili Kutlamaların Ortaya Çıkışı, İslamiyat, sayı 4, s. 131. Ayrıntılı bilgi için bkz., Hidayet Işık,, 'Dinî Kökeni Açısından Noel ve Yılbaşı', Selçuk Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dergisi, Konya-1997.

7) Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri, İst.-1999, Beyan yay., s. 17.

8) Bkz., 8 Aralık 1987 tarihli Zaman.

9) www.turizm.gov.tr/faith/hristiyanlik/iller/antalya.html.

10) Bkz., 28.12.1999 tarihli Zaman'ın,"Demre'de Barış Duası"

başlıklı haberi.

11) 20 Ekim 1999 tarihli Hürriyet.

12) AA 7/12/2001.

13) 28.12.2000 tarihli Zaman.

14) 26 Aralık 2002 tarihli Sabah.

15) 26 Aralık 2002 tarihli Vatan.

Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı

Konya'nın Seydişehir ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 15 kişi yaralandı

23.03.2026 16:00:00 / Güncelleme: 23.03.2026 16:02:51
İHA
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Kaza, Seydişehir Antalya kara yolunun 14'üncü kilometresi Madenli Mahallesi yol ayrımı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya'dan Konya istikametine seyir halinde olan Metro Turizm'e ait 42 ALM 699 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak refüj bariyerlerine çarpıp yan yatarak sürüklendi.



Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada otobüste bulunan yolculardan 15'i yaralandı.



Yaralılar ambulanslarla Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan 4'ünün sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

Katar şehitlerine hüzünlü tören

Katar'da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can, Ankara'da son yolculuklarına uğurlandı

23.03.2026 15:30:00 / Güncelleme: 23.03.2026 15:32:59
AA
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar'da düşen helikopterde şehit olan Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için Çankaya'daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi.

Şehitlerin ailesi ve yakınları taziye dileklerini kabul ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da aileleri yanlarında bulunarak teselli etti.

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, bazı kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Kürşad Zorlu ve Ömer İleri, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, Katar'dan askeri yetkililer ve çok sayıda vatandaş da katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği çelenk de Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nin avlusunda yer aldı.

Şehitlerin cenazesi, cenaze namazının ardından tekbirler eşliğinde cenaze arabasına konuldu.

Polislerden oluşan bando eşliğinde cenaze arabasına taşınan şehitlerden Kahraman'ın cenazesi toprağa verilmek üzere Cebeci Şehitliğine, Can'ın cenazesi ise Güdül'e götürüldü.

Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı

Fatih'te doğalgaz patlamasıyla çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı

23.03.2026 13:46:00 / Güncelleme: 23.03.2026 13:49:11
İHA
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te çöken binaların çevresinde hasar tespiti yapıldı
Fatih'te dün Ayvansaray Mahallesi'nde dün doğalgaz patlamasında bitişik olan iki bina çökmüştü. Enkaz altından 10 kişi yaralı olarak kurtarılırken, mahalleli tarafından pamuk teyze olarak tanınan 65 yaşındaki Semra Urunca ise hayatını kaybetmişti.



Fatih Belediyesi Arama Kurtarma (FARK) ekipleri, bugün çevrede hasar tespit çalışması başlattı.



Hasar gören binalarda detaylı inceleme yapılıyor. Evlerine giremeyen vatandaşların barınma ihtiyaçlarının karşılanması için destek sağlandığı öğrenildi.



Mahalle sakini Erkan Karabiga "Yatıyorduk, gürültü sesine kalktık. Baktık bina yıkılmış. Enkaz altında kalan insanlar da oldu. Allah yardımcısı olsun. İçerde tanıdık vardı. Bir tanesi kötü halde, yaşam mücadelesine bağlıymış. Kendisini tanırım mahalle insanıydı. İyi insandı Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun" dedi.



Yetkililer, olayın kesin nedeninin yapılacak teknik incelemelerin ardından netlik kazanacağını belirtti.

"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"

İstanbul Fatih'te doğalgaz patlaması nedeniyle iki binanın çöktüğü olayla ilgili konuşan mahalleli, büyük panik yaşadıklarını anlattı

22.03.2026 20:28:00
İhlas Haber Ajansı
"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"
"Patlamayı duyduk, bomba zannettim"
İstanbul Fatih'te doğalgaz patlaması nedeniyle iki binanın çöktüğü olayla ilgili konuşan mahalleli, büyük panik yaşadıklarını anlattı.
Ayvansaray Mahallesi'nde, doğalgaz patlaması sonrası iki binanın çökmesi sonucu 11 kişi enkaz altına kalmıştı. Yürütülen çalışmalar sırasında 1 vatandaşın cansız bedenine ulaşılmıştı. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucu tüm vatandaşlar enkaz altından çıkarıldı. Ekiplerin enkazdaki çalışmaları tamamlanırken, konuya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sürüyor. Patlama sonrası yaralanan vatandaşların tedavileri devam ediyor.

"Patlamayı duyduk, ben bomba zannettim"
Olayla ilgili konuyan mahalleli Necat Cankurtaran ise, "Uyuyordum sese kalktım. Geldik baktık, her taraf yıkılmış halde gördük. Benim dayım oturuyor bir tanesinde de. Hastanedeymiş, durumu iyiymiş, haberini aldık da" dedi.
Patlamanın yaşandığı mahallede oturan Reyhan Özçalışkan isimli vatandaş, "Patlamayı duyduk, ben bomba zannettim. Öyle bir yüksek patlamaydı. Sonra herkes kapıya çıktı. Herkes birine bakıyor. Bir de kuşlar böyle gökyüzünde sesli bir şekilde uçmaya başladı. Sonra buraya geldik, herkes geldi. Doğalgaz patlaması olduğunu söylüyorlar" şeklinde konuştu.İHA

Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor


 
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. 

21.03.2026 22:52:00
MURAT ÇORBACI
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor
 Yalnızlık pek çok hastalığı tetikliyor

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2025'te yayımladığı "Yalnızlıktan Sosyal Bağlantıya: Daha Sağlıklı Toplumlar İçin Bir Yol Haritası" başlıklı raporu, yalnızlığın küresel ölçekte yaygın bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu, konuya ilişkin açıklamasında, yalnızlığın beyinde sürekli bir tehdit algısı oluşturduğunu belirterek, "Kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" ifadelerini kullandı. Yalnızlığın sadece ruhsal bir durum olmadığını ifade eden Zahmacıoğlu, "Kalp hastalıkları, diyabet, demans ve erken ölüm riskini ciddi biçimde artırıyor. Yalnızlık beyinde sürekli bir tehdit algısı yaratıyor, kortizol yükseliyor, bağışıklık sistemi baskılanıyor ve vücut uzun süreli bir stres hali içinde kalıyor" değerlendirmelerinde bulundu.

Zahmacıoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinin tek kişilik hane sayısının 5.5 milyonu aştığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısındaki artış yüzde 60'ın üzerinde. En yüksek oranlar İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde görülüyor. Bu artış, toplumsal dönüşümün kaçınılmaz bir sonucu. Bireyselleşme sosyal bağları zayıflatıyor. Yalnızlık artık istisna değil, gündelik hayatın bir parçası haline geliyor." Öte yandan araştırmalar, 18-25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60'a ulaştığını gösteriyor. Bu, 'kimsem yok' yalnızlığı değil, kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik."

İsrail'in gözü Anadolu'da


 
Çin-Kanada asıllı eğitimci, yorumcu ve Youtuber Ciang Şüeçin, "İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" dedi.

21.03.2026 22:43:00
Haber Merkezi/AA
İsrail'in gözü Anadolu'da
İsrail'in gözü Anadolu'da

Youtuber kimliğiyle ön plana çıkan eğitimci Ciang Şüeçin, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği mülakatta, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

İsrail'in gözü Anadou'da

Söz konusu savaşın en çok "İsrail'in lehine olduğunu" söyleyen Ciang, "Çünkü İsrail'in 'Büyük İsrail Projesi' adı verilen bir hedefi var. Haritanın tamamına bakıldığında bu, Anadolu'ya, Türkiye'nin güneyine ve hatta Suudi Arabistan'a kadar uzanıyor" ifadelerini kullandı. Ciang, oyun teorisine göre İsrail'in "Büyük İsrail Projesi"ni gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engelin İran değil ABD olduğunu savunarak, şu ifadeleri kullandı: "İsrail baskın hale gelirse, Orta Doğu'nun egemen gücü olur. ABD'yi denklemden çıkarmanın bir yolunu bulması gerekiyor. Ve açıkçası bu savaş, ABD'nin gücünün sınırlarını da ortaya koydu."

ABD halkı savaşı istemiyor

ABD halkının savaş istemediğini söyleyen Ciang, ne olursa olsun ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmek zorunda kalma ve İsrail'in projesini gerçekleştirme ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.

ABD ordusu çok hantal

İsrail'in, ABD'yi Orta Doğu'dan çıkarabilmek için bu savaşa sürüklediği görüşünü paylaşan Carlson, İsrail'in bu hedefinde başarılı olup olmayacağını sordu. Ciang ise bu soruyu, "Savaşın gidişatına bakılırsa, bu plan işe yarayacak gibi görünüyor. Bunun nedeni ise ABD ordusunun yıllardır gerçek bir savaşta yer almamış olması" şeklinde yanıtladı.
İran'daki durumun 2003'teki Irak'tan çok daha farklı olduğunu vurgulayan Ciang, ABD ordusunun da bu savaşı istemediği değerlendirmesinde bulundu.

İran dronlarla devasa gemileri püskürttü

Ciang, ABD'nin "yıkıcı güce" sahip çok sayıda gemiyle İran'ı tehdit ettiğini ancak bu gemilerin dronların hedefi olmamak için İran'a çok yaklaşamadığını ve bu yüzden "işe yaramadığı"nı savundu. İran'ın 20 yıldan fazla süredir hazırlandığını ve ABD'nin hamlelerini bildiğini ifade eden Ciang, "ABD ordusu çok hantal ve İran ordusu kadar çevik ve dirençli değil." dedi.

İsrail rasyonel davranmıyor

ABD'nin İsrail'i kontrol altına almasının mümkün olup olmadığı sorusuna Ciang, İsrail'in "rasyonel" davranmadığı yanıtını verdi. Ciang, "İsrail'den gelen videolarda din insanları, savaşın Tel Aviv'i yerle bir etmesine rağmen iyi olduğunu çünkü bu sayede Mesih'in geleceğini söylüyorlar. İsrail'in en büyük baskı altında olduğunda ve varlığı tehdit edildiği zamanda Tanrı'nın müdahale edeceğine inanıyorlar" diye konuştu. Ciang, "Amerikalıların dörtte biri Evanjelik ve bu kişilerin çoğu da Hristiyan siyonist. Dolayısıyla, İsrail'in, Tanrı'nın planının gerçekleşmesi ve İsa'nın geri dönüşü için hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyorlar." dedi. Milyonlarca üyesi olan "İsrail İçin Birleşen Hristiyanlar Örgütü"nü (CUFI) hatırlatan Ciang, "Bu kişiler, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini ve Orta Doğu'daki çatışmaların büyük kısmını finanse eden kişiler" ifadesini kullandı. Ciang ayrıca, "Hristiyan siyonizminin" ABD'de çok önemli bir siyasi güç olduğunu dile getirdi.

Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı

Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, adada şap hastalığı salgını nedeniyle greve giden Midilli çiftçilerin başlattığı eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı

21.03.2026 19:40:00 / Güncelleme: 21.03.2026 19:59:08
İHA
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Türk tatilciler Yunanistan'ın Midilli Adası'nda mahsur kaldı
Midilli Adası'nda şap hastalığı salgını nedeniyle çiftçiler greve gitti. Limanın içinde de eylem yapan çiftçiler, limanın girişini ellerinde sopalarla kapatarak, Ayvalık ve Aliağa'ya dönmek isteyen feribotların iskeleden ayrılmasına engel oldu.



Ramazan Bayramı tatilini Yunanistan'ın Midilli Adası'nda geçiren Türk tatilciler, eylemler nedeniyle adada mahsur kaldı.



Edinilen bilgilere göre, çiftçilerin liman içindeki Türk tatilcilerinin sadece iki feribotla geri dönmesi şartıyla Türkiye'ye dönmelerine izin verdikleri, ancak liman dışında kalan Türk tatilcilerin ise limana sokulmamalarına yönelik eylemlerini sürdürdükleri öğrenildi.

Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu

Ordu'nun Ünye ilçesinde sahilde insansız deniz aracı (İDA) bulundu

21.03.2026 16:25:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:30:12
İHA
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Ordu'da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
Olay, ilçeye bağlı Yüceler Mahallesi sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sahilde bir cismin bulunduğunu fark eden vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.



Yapılan incelemede cismin insansız deniz aracı (İDA) olduğu değerlendirildi.



Bölgede jandarma ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alınırken, çevre güvenlik çemberine alındı. Yapılacak detaylı incelemenin ardından İDA'nın yaklaşık 2 mil açığa çekilerek imha edileceği öğrenildi.



Olayla ilgili inceleme sürüyor.

Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu

İstanbul'da trafik yoğunluğu bayramın ikinci gününde yağışında etkisiyle arttı. Trafik yoğunluğu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik verilerinde öğlen saatlerinde yüzde 62 olarak ölçüldü

21.03.2026 16:22:00 / Güncelleme: 21.03.2026 16:25:23
İHA
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Bayramın ikinci gününde İstanbul'da trafik yoğunluğu
Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde yağmurun da etkisini göstermesiyle birlikte İstanbul'da trafik yoğunluğu yaşanıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluğu Haritası verilerine göre, trafik yoğunluğu saat 13:28 itibarıyla yüzde 62'ye ulaştı.



Öğle saatlerinde Hacıoğlu E-5 Ankara istikametinde her uzun araç kuyrukları oluştu.

Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram

Kahramanmaraş'ta depremzede vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nın ilk günü yakınlarının kabirlerini ziyaret etti

20.03.2026 14:55:00 / Güncelleme: 20.03.2026 14:58:15
İHA
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Deprem şehitliğinde hüzünlü bayram
Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden binlerce kişi, Dulkadiroğlu ilçesi Kapıçam Şehir Mezarlığı'na defnedilmişti. Ramazan Bayramı'nın birinci gününde depremzedeler, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Vatandaşlar, sevdiklerinin mezarlarında Kur'an-ı Kerim okuyarak, dua etti. Bayramı yakınlarından ayrı geçirmenin acısını yaşayan depremzedeler, bu yıl da bayram sevincinin yerini derin bir hüzne bıraktığını dile getirdiler.



Sultan Güzel, depremde hayatını kaybeden kızını ziyarete geldiğini kaydederek, "Duygularımız acı ve acımız da taze. Böyle yaşamaya çalışıyoruz" dedi.



Depremde yakınını kaybeden İsmail Nacar, "Unutamıyoruz, aynı gün gibi 6 Şubat hiç geçmiyor. Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.

Hatice Nacar ise, "2 aylık gelindi kızım. Daha kınası elinde duruyordu rahmetli oldu. Onun yanına geldik. Allah rahmet eylesin" dedi.



Devlet Daşçal da depremde yakınlarını kaybettiğini söyleyerek, "Yanımda hissediyorum. Gelip gidiyoruz, dualarımızı yapıyoruz ne yapalım. Hepsine rahmet olsun" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.