logo
27 HAZİRAN 2026

Arda Güler'in patlamasının sırrı

Dünya Kupası'na erken veda eden A Milli Takım'da Arda Güler’in turnuva şifresi çözüldü. Hakan Çalhanoğlu ile birlikte oynadığı Paraguay ve Avustralya maçlarında oyun kurma yükü altında ezilip 100’ün üzerinde topla buluşan ve skora etki edemeyen genç deha; Hakan’ın olmadığı ABD maçında ceza sahasına yakınlaşarak kelepçelerinden kurtuldu. Topla daha az buluşup tek şutta attığı golle saf verimliliğin ve galibiyetin mimarı oldu

27.06.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
Arda Güler'in patlamasının sırrı
Arda Güler'in patlamasının sırrı
A Milli Takımımızın 3 puanla son sırada kalarak erken veda ettiği Dünya Kupası'nda, Arda Güler'in sergilediği bireysel performanslar ve taktiksel dönüşümü çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu. Genç yıldızın kaybettiğimiz Paraguay ve Avustralya maçlarındaki aşırı yükü, kazandığımız ABD karşılaşmasında yerini saf bir verimliliğe bıraktı. Bu keskin değişimin arkasındaki ana şifre ise Hakan Çalhanoğlu'nun sahada olup olmamasıydı.

300 METREDEN FAZLA TOP TAŞIDI

Hakan Çalhanoğlu'nun ilk 11'de yer aldığı Paraguay ve Avustralya maçlarında Arda, oyun kurma yükünü tamamen sırtına aldı. Avustralya'ya karşı 105, Paraguay'a karşı 99 kez topla buluşan genç oyuncu, kaleden uzak bölgelerde 300 metrenin üzerinde top taşıdı.






11 ŞUTTAN SKOR ÇIKARAMADI

Merkezdeki rol çatışması ve statik set oyunu nedeniyle enerjisini derine inerek harcayan Arda, bu iki maçta toplam 11 şut çekmesine rağmen skora katkı sağlayamadı. Kaptanın olmadığı ABD maçında ise saha parselasyonu tamamen değişti ve Arda Güler üzerindeki kelepçelerden kurtuldu.






TÜM DRİPLİNGLERİ BAŞARILIYDI

Hücum yönetimini tek başına devralmak yerine ceza sahası çevresine yerleşen Arda, topla buluşma sayısını 67'ye düşürerek daha ekonomik oynadı. Pasör kimliğinden sıyrılıp doğrudan bitirici rolüne bürünen yıldız oyuncu, maçı %100 başarı sağladığı 3 dribbling ve çektiği tek şuttaki tek golüyle süsleyerek 3-2'lik galibiyeti getirdi.






TAKIM SAVUNMASI TEMPOSU ARTTI

Hakan'ın yokluğu takım savunmasının temposunu artırırken, Arda'nın topsuz oyundaki agresifliğini de yukarı çekti. ABD karşısında 12 zeminde ikili mücadelenin 7'sini kazanan, havada 3'te 3 yapan ve 4 top geri kazanan Arda, defansif olarak turnuvanın en diri performansını gösterdi. Kaptanın eksikliğiyle açılan alan, Arda'yı kahraman olmaya çalışan bir pasörden, doğrudan tabelayı değiştiren sistem içi bir bitiriciye dönüştürdü.

Fenerbahçe Beşiktaş'a el verdi! Galatasaray yalnızlığa itildi

EuroLeague’in takım sayısını 24’e çıkarma kararıyla Beşiktaş 13 yıl sonra devler ligine dönerken, en büyük destek ezeli rakibi Fenerbahçe’den geldi. "Gelecekte NBA bizi kurtarır" kumarını oynayarak şubeyi ihmal eden Galatasaray ise Avrupa basketbolunun elit vitrininde tamamen yalnızlığa itildi.
 

27.06.2026 15:50:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe Beşiktaş'a el verdi! Galatasaray yalnızlığa itildi
Fenerbahçe Beşiktaş'a el verdi! Galatasaray yalnızlığa itildi
Avrupa basketbolunun zirvesi EuroLeague, tarihi bir genişleme hamlesiyle takım sayısını 24'e çıkarma kararı alırken, Türk basketbolunda da kartlar yeniden dağıtıldı. Ekonomik krizle boğuşan Monaco'nun yerine 20. takım olarak organizasyona davet edilen Beşiktaş, 13 yıllık hasretine son verdi.






BEŞİKTAŞ'A ÇİFTE DESTEK VERİLDİ

Bu tarihi kararın arkasındaki en büyük sürpriz ise ezeli rakip Fenerbahçe Beko'nun, Beşiktaş'ın katılımı yönünde kullandığı güçlü destek oyu oldu.

Fenerbahçe'nin bu stratejik hamlesi, sadece bir fair-play adımı değil, EuroLeague'in yıpratıcı takvimini hafifletecek akılcı bir lojistik planlamaydı.






YAYIN VE SPONSORLUK GELİRİ ARTACAK

Siyah-beyazlıların lige girmesiyle birlikte Fenerbahçe ve Anadolu Efes, çift maç haftalarında zorlu Avrupa deplasmanlarına uçmak yerine, İstanbul içinde yolculuk ederek dinlenme fırsatı bulacak.

Ayrıca Türkiye pazarının genişlemesi, EuroLeague havuzundan Türk kulüplerine aktarılan yayın ve sponsorluk gelirlerini de uzun vadede yukarı taşıyacak.






MÜTEVAZI VE İSTİKRARSIZ BİR MODEL

Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin Avrupa arenasındaki bu stratejik iş birliği, basketbolda gözünü NBA Avrupa projesine diken Galatasaray'ı ise tamamen ofsaytta bıraktı.

Sarı-kırmızılı camia, futboldaki dev bütçeli vizyonuna rağmen basketbol şubesinde mütevazı ve istikrarsız bir model tercih etmenin bedelini, Avrupa'nın en elit vitrininin dışında kalarak ödedi.






GALATASARAY DEV SAHNENİN DIŞINDA KALDI

EuroLeague'in 24 takıma çıkarak tüm kıtayı parsellemesi, aslında NBA'in Avrupa pazarını tek başına ele geçirme planına karşı yapılmış devasa bir karşı hamle olarak görülüyor.

EuroLeague bu genişlemeyle NBA'i "savaşmak yerine ortaklığa" zorlarken, gelecekteki olası bir NBA-EuroLeague birleşmesinde de yine masada Beşiktaş, Fenerbahçe ve Efes olacak.

Mevcut yapıyı bypass edip "Gelecekte NBA bizi kurtarır" kumarını oynayan Galatasaray ise basketbolda çok uzun sürecek bir yalnızlığa ve itibar kaybına mahkum olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Hakan Çalhanoğlu bu hale böyle geldi

Süper Lig’de "Üç Büyükler" defterini kendi elleriyle kapatan Hakan Çalhanoğlu, kendi transfer hüsranını bizzat hazırladı

27.06.2026 15:34:00
Haber Merkezi
 
Hakan Çalhanoğlu bu hale böyle geldi
Hakan Çalhanoğlu bu hale böyle geldi
Süper Lig'de "Üç Büyükler" defterini kendi elleriyle kapatan Hakan Çalhanoğlu, kendi transfer hüsranını bizzat hazırladı. Inter'in kapısını çalan Galatasaray'a "Osimhen'e var, bana yok mu?" diyerek yıllık 9 milyon Euro maaş dayatan, ardından yönetici Abdullah Kavukçu'yu hedef alan milli futbolcu, mali krizin ötesinde Okan Buruk'un "Karakter analizi ve aile ortamını dinamitler" vetosuna takıldı. Aynı süreçte Fenerbahçe ve Beşiktaş'a da mavi boncuk dağıtarak güven kıran yıldız oyuncunun, teknik heyetler üzerinde baskı kurmaya çalışan "güç zehirlenmesi" profili, Milli Takım kariyerini de riske attı.






Bir dönem transfer piyasasının en gözde ismi olan Hakan Çalhanoğlu, Süper Lig'in üç devine de kapıları kendi elleriyle kapattı. Önce Galatasaray ile yürütülen müzakereleri çıkmaza sokan, ardından Fenerbahçe ve Beşiktaş ile ipleri koparacak hamleler yapan yıldız oyuncunun, yüksek mali talepleri ve takım içi dengeleri zorlayan tavırları nedeniyle Türkiye defteri tamamen kapandı.






KAVUKÇU'YA TAVRI OLDUĞU KONUŞULDU

Sarı-kırmızılı kulübe transferi "çocukluk aşkı" olarak nitelendirilen Hakan, yönetim ve teknik direktör Okan Buruk'un sert duvarına çarptı. Kulübün kendisi için yürüttüğü transfer stratejisini eleştiren ve yönetici Abdullah Kavukçu'yu hedef alarak "Abdullah Kavukcu gidecek, ben geleceğim" dediği yüksek sesle konuşulan tecrübeli oyuncu, iplerin kopmasına neden oldu.






GALATASARAY HİÇ YÜZ VERMEDİ

Inter'in 40 milyon Euro'luk talebine karşılık, "Osimhen'e 75 veriyorsanız, bana da 40 vereceksiniz" çıkışı yaptığı iddia edilen ve yıllık 9 milyon Euro maaş isteyen Hakan'a Galatasaray yönetimi, "Maksimum bonservisimiz 10 milyon Euro" diyerek kapıyı kapattı.






OKAN BURUK "AİLE" DİYEREK İSTEMEDİ

Mali anlaşmazlıkların ötesinde, teknik direktör Okan Buruk'un hazırlattığı karakter analizi transferi tamamen sabote etti. Buruk; oyuncunun geçmişte Gökhan Töre ve Lautaro Martinez ile yaşadığı krizleri, ayrıca etrafına biat ettirme eğilimini gerekçe göstererek yönetime kesin veto verdi. Deneyimli teknik adamın, "Hakan'ın yapısı, Galatasaray'ın en büyük gücü olan aile ortamını kökünden dinamitler, takım içi huzuru bozar" uyarısı üzerine kapılar bir daha açılmamak üzere kapandı.






HEM ALİ KOÇ HEM HAKAN SAFİ

Galatasaray'da aradığını bulamayan Hakan Çalhanoğlu'nun aynı süreçte diğer ezeli rakiplere de "mavi boncuk" dağıtması bardağı taşıran son damla oldu. Geçen sezon Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile görüşüp ardından bunu yalanlaması, bu sezon ise başkan Hakan Safi'ye evet demesi güvensizlik yarattı. Benzer şekilde Beşiktaş ile yürütülen temasların da ciddiyetten uzaklaşması üzerine her iki kulüp de transferi tamamen rafa kaldırdı.






İSTANBUL HAYALLERİ BİTTİ

Kulüp düzeyinde yaşanan bu krizler, futbol kamuoyunda Hakan'ın Milli Takım'daki geleceğini de tartışmaya açtı. Yıldız oyuncunun ciddi bir güç zehirlenmesi yaşadığı, teknik direktör üzerinde "O oynasın, bu oynasın" baskısı kurmaya çalıştığı iddia edildi. Hakan Çalhanoğlu, Süper Lig'de "istenmeyen adam" ilan edilerek büyük bir transfer hüsranı yaşadı. Aynı şekilde milli takımın dışında kalması da muhtemel.

Beşiktaş'ta Kassoum Ouattara sorunu

Beşiktaş bir süredir Monaco'nun genç sol beki Kassoum Ouattara için pazarlık yapıyor

27.06.2026 15:08:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ta Kassoum Ouattara sorunu
Beşiktaş'ta Kassoum Ouattara sorunu
Beşiktaş bir süredir Monaco'nun genç sol beki Kassoum Ouattara için pazarlık yapıyor. Kartal, satın alma opsiyonlu kiralama formülü düşünüyor. Monaco'nun kafasında ise farklı bir ayrıntı var.

Sol bek konusu, Beşiktaş'ta çok uzun bir süredir sıkıntı çıkarıyor. Kartal şu anda Monaco'dan Kassoum Ouattara konusunda temaslarını sürdürüyor. 21 yaşındaki genç savunmacının satın alma opsiyonuyla birlikte kiralanması planlanıyor. Monaco da kiralama seçeneğine açık. Ancak çok önemli bir ayrıntı var...







ZORUNLU MADDE BEKLİYORLAR

Ligue 1 temsilcisi, satın alma opsiyonu yerine zorunlu satın alma maddesi talep ediyor. Beşiktaş ise buna mesafeli yaklaşıyor. Çünkü Fransız futbolcunun sakatlık geçmişi, kafaları bir hayli karıştırıyor. Kassoum Ouattara'nın şu anda da dizinde bir sorun var. Temmuz başında ise düzelmesi bekleniyor.







BALDIR VE DİZ BÖLGESİNDE

1.84 boyundaki futbolcu, geride bıraktığımız sezonda Ligue 1'de 15 karşılaşmaya çıktı. Sahada 970 dakika kaldı. 3 asist üretti. Kassoum Ouattara, baldır ve diz bölgesinde sakatlık problemleri yaşadı. Eğer Monaco, "zorunlu satın alma" maddesinden vazgeçerse iş çözülecek. Aksi halde süreç içinden çıkılmaz bir hal alabilir.

Hakan Çalhanoğlu'na veda

Paraguay ve Avustralya facialarının ardından Hakan Çalhanoğlu’nu kulübeye çekip Radikal bir sistem değişikliğine giden Montella, A Milli Takım’da devrim yaptı. Sahadaki sahte baskıyı çöpe atıp ABD’yi deviren yeni sistem, kaptanın milli takımdaki dokunulmazlığına da son verdi

27.06.2026 15:01:00
Haber Merkezi
 
Hakan Çalhanoğlu'na veda
Hakan Çalhanoğlu'na veda
Dünya Kupası'na başlar başlamaz Paraguay ve Avustralya karşısında alınan üst üste yenilgiler ve sahada yaşanan taktiksel facia, A Milli Takım'da radikal bir devrimin kapısını açtı.






Eleştirilerin odak noktasındaki kaptan Hakan Çalhanoğlu'nun ABD maçında kulübeye çekilmesi, sadece bir isim değişikliği değil, Türkiye ve Vincenzo Montella için yepyeni bir dönemin miladı oldu.






TOPU TUTAN AMA BOŞA TUTAN

Sahadaki "Hakan merkezli" durağan yapı, ay-yıldızlıları sahte bir baskı ve verimsiz bir topa sahip olma oyununa mahkum ediyordu. İlk iki maçta topu ayağında tutan ancak üretkenlikten uzak kalan milli takım, 62 şut çekmesine rağmen kalesinde gördüğü gollerle turnuvaya erken veda etti.






SAHTE BASKI ALGISI YIKILDI

Hakan'ın ağır kalan temposu, set oyununda tıkanmaya ve hücumun ceza sahası dışında erimesine neden oluyordu.

Montella, ABD karşısında Hakan'ı kenara alıp 4-2-3-1'den 3-4-2-1 sistemine dönerek adeta kumar oynadı ve kazandı. Kaptan olmadan sahaya yayılan milliler, "sahte baskı" algısını tamamen yıktı. Topu rakibe bırakarak daha direkt, hızlı ve dikey oynayan Türkiye; çok daha az pasla, çok daha net pozisyonlar üreterek pragmatik bir oyun kimliği kazandı.






9 ŞUTTA 3.21 GOL BEKLENTİSİ

Hakan'sız yeni sistem, Türkiye'yi turnuvanın en "bitirici" ve "efektif" takımlarından birine dönüştürdü. ABD karşısında çekilen sadece 9 şuttan 3.21 gibi muazzam bir gol beklentisi (xG) ve 3 gol çıktı.






Paraguay ve Avustralya'yı rahat geçen ABD'nin havasını 3-2'lik skorla söndüren bu yeni çehre, millilerin gelecekte nasıl bir karakter sergilemesi gerektiğinin de kanıtı oldu.






HAKAN ÇALHANOĞLU'NA TEŞEKKÜR

Bu keskin viraj, İtalyan teknik adam Vincenzo Montella'nın elini fazlasıyla güçlendirdi. ABD karşısında alınan galibiyet ve sergilenen iştahlı oyun, Hakan Çalhanoğlu'nun milli takımdaki dokunulmazlığını resmen bitirdi.






Montella'nın bundan sonraki süreçte tecrübeli oyuncuya hizmetleri için teşekkür ederek, bu dinamik ve direkt yeni sistemle yola devam etmesi bekleniyor.

Dursun Özbek çok terleyecek!

Galatasaray'da gözler Cumartesi günkü tarihi genel kurula çevrildi

27.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek çok terleyecek!
Dursun Özbek çok terleyecek!
Galatasaray'da gözler Cumartesi günkü tarihi genel kurula çevrildi... Dursun Özbek yönetimi, gayrimenkulden altyapıya tam 11 kritik proje için onay beklerken; kongrede asıl fırtına, üyelerin en büyük endişesi ve kırmızı çizgisi olan 'Sportif AŞ hisselerinin satışı' maddesinde kopacak!

Galatasaray Kulübü, yarın (27 Haziran Cumartesi) tarihi günlerinden birini yaşamaya hazırlanıyor. Başkan Dursun Özbek ve yönetimi, kulübün geleceğini şekillendirecek dev projeler ve kritik hamleler için genel kurul üyelerinin karşısına çıkarak tam 11 maddelik devasa bir yetki paketi talep edecek.







TESİSLEŞME KONULARI SORUNSUZ

Gündemdeki maddelerin ağırlığı ve çeşitliliği, salonda oldukça hararetli tartışmaların yaşanacağını gösteriyor. Yönetimin yetki isteyeceği listenin başında kulübün çehresini değiştirecek gayrimenkul ve tesisleşme hamleleri yer alıyor.







ARAZİLER KONUSU DA GÜNDEME GELECEK

Florya Metin Oktay Tesisleri'nde yeni spor tesisi inşası, Kemerburgaz'ın ikinci fazının bitirilmesi ve Aslantepe Vadisi projesi gibi futbolun yeni yuvalarını kuracak adımların yanı sıra; Mecidiyeköy Leo Residence, Beyoğlu'ndaki eski kulüp binası, Riva'daki 28 dönümlük ticari alan ve Büyükçekmece'deki 106 dönümlük çok branşlı altyapı arazisi için de üyelerden onay istenecek.







ÜYE AİDATLARINA YÜZDE 25 ZAM

Ayrıca Basketbol AŞ ile GS Mağazacılık'ın çoğunluk hissesi korunarak halka arz edilmesi ve üye ödentilerine %25 zam yapılması da oylanacak. Ancak kongrede Dursun Özbek yönetimini en çok zorlayacak ve tabiri caizse terletecek olan madde, Sportif AŞ hisselerinin geleceğiyle ilgili olanı.







YÜZDE 60'IN ALTINA DÜŞÜLMEYECEK

Yönetimin, Sportif AŞ hisselerinin satın alınması veya mevcut yüzde 60'ın altına düşmemek kaydıyla satılması yönünde yetki istemesi, genel kurulun en hassas damarına dokunuyor. Kulübün kalbi ve en büyük vitrini olan futbol şubesinin hisseleri üzerinde tasarruf talep edilmesi, muhalefetin ve üyelerin radarına girmiş durumda.







SALONDA SERT RÜZGARLAR ESECEK

Bu maddenin salonda sert rüzgarlar estirmesinin temel nedeni, "kulübün geleceğinin kontrolsüz el değiştirebileceği" endişesi. Genel kurul üyeleri ve sarı-kırmızılı taraftarlar, kısa vadeli borçları kapatmak uğruna, uzun vadede kulübe sürekli gelir getiren Sportif AŞ hisselerinin feda edilmesinden büyük rahatsızlık duyuyor.

Yönetime bu konuda esneklik tanınmasına karşı en sert muhalefetin yapılması ve kürsüde Dursun Özbek'e çok detaylı, köşeye sıkıştırıcı soruların yöneltilmesi bekleniyor.

Oğuz Çetin topun ağzında

Aziz Yıldırım’ın futbol aklı olarak Fenerbahçe'nin başına getirdiği Oğuz Çetin, geçmişteki "Aziz Yıldırım 90’larda kaldı" çıkışı ve Aykut Kocaman cephesinde yaşanan son gelişmelerle şimdiden topun ağzında

27.06.2026 14:53:00
Haber Merkezi
 
Oğuz Çetin topun ağzında
Oğuz Çetin topun ağzında
Aziz Yıldırım'ın futbol aklı olarak Fenerbahçe'nin başına getirdiği Oğuz Çetin, geçmişteki "Aziz Yıldırım 90'larda kaldı" çıkışı ve Aykut Kocaman cephesinde yaşanan son gelişmelerle şimdiden topun ağzında.

Eski futbolcuların devre dışı kalmasıyla Semih Şentürk ve Bülent Uygun'un isyan bayrağını açtığı kulislerde, Çetin'in Yıldırım ile nasıl bir ortaklık yürüteceği ve camiadaki konumunu koruyup koruyamayacağı büyük merak konusu.







Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım'ın Hakan Safi karşısında seçimi kazanarak yeniden başkanlık koltuğuna oturması, Aykut Kocaman beklenirken İsmail Kartal'ın teknik direktör seçilmesi yeni futbol aklı Oğuz Çetin'i tartışmaların odağına yerleştirdi.

Yıldırım'ın göreve gelmesiyle Çetin'in pozisyonu güçlenmiş gibi görünse de, camia içindeki kriz ve geçmişte söylenen ağır sözler taraflar arasındaki sıkıntının büyüyeceğine işaret ediyor.







AZİZ YILDIRIM'A AĞIR SALVOLAR

Gündeme bomba gibi düşen asıl mesele, Oğuz Çetin'in geçmişte Aziz Yıldırım'a yönelik sarf ettiği sert eleştiriler. Çetin o dönem, "Aziz Yıldırım yanında olan insanları düşmanlaştırmakla meşhurdur. Soyunma odasına giren başkan profili otoriteyi bitirir. Dünya değişiyor ama Yıldırım'ın yöntemleri 1990'larda kaldı" ifadelerini kullanmıştı.

Kocaman'ın yaptığı açıklamalar ise 40 yıllık dostu Çetin'e olan kırgınlığını açık seçik ortaya koydu. Sanki Çetin, Yıldırım'ın yaptığını Kocaman'a yapmış gibi hissettirdi.







ARŞİV KAYITLARI ORADA DURUYOR

Bu ağır arşiv kayıtları, "Çetin, sert tepki verdiği Yıldırım ile nasıl çalışacak?" sorusunu sormayı kaçınılmaz kılıyor. Son ana kadar teknik direktör olacağına inanan Kocaman'ın açıklamaları Çetin'i bir açıklama yapmak zorunda bıraktı.

Daha önce "Fenerbahçe'nin hocası yerli olmalı, en güçlü isim Aykut Kocaman'dır" diyerek açıkça tarafını seçen Çetin, yaşanan son gelişmelerin ardından hedef tahtasına oturdu. Camiada şimdiden "Fenerbahçe'nin futbol aklı Oğuz Çetin değildir. Aziz Yıldırım'dır" sesleri yükselmeye başladı.







ESKİ FUTBOLCULARA DANIŞMAK YOK

Başkan Yıldırım'ın seçim döneminde "Eski futbolcuların kurduğu dernekten fikir alacağız" vaadine rağmen, Oğuz Çetin'in bu isimlerle hiçbir bağ kurmaması da kulisleri gerdi.







Çetin'in bu mesafeli tutumuna ilk isyan edenler Semih Şentürk ve Bülent Uygun olurken; Yıldırım'ın yıllarca en güvendiği isimler olan Kemalettin Şentürk ve Müjdat Yetkiner'e de hiçbir konuda danışılmadığı öğrenildi. Sürecin güçlü aktörlerinden Rıdvan Dilmen ise sağlık sorunları nedeniyle şimdilik sessizliğini koruyor.

'Milli takımı, Merih ve Hakan kuruyor' iddiaları

2026 Dünya Kupası faciasının ardından Türk futbolunda kazan kaynıyor

27.06.2026 14:48:00
Haber Merkezi
 
'Milli takımı, Merih ve Hakan kuruyor' iddiaları
'Milli takımı, Merih ve Hakan kuruyor' iddiaları
2026 Dünya Kupası faciasının ardından Türk futbolunda kazan kaynıyor! ABD galibiyetine rağmen dinmeyen fırtınanın ortasındaki isim, Merih Demiral ve Kerem Aktürkoğlu'nun menajeri Cenk Melih Yazıcı oldu.

"Milli takımı Merih ve Hakan kuruyor" iddialarına "Öyle olsa Mert Kömür ve Ümit Akdağ kadroda olurdu" sözleriyle sert çıkan Yazıcı, asıl bombayı ise perde arkasındaki "fonlanan" gazeteciler ve algı operasyonu yapan gizli bir menajer için patlattı.







Türk Milli Takımı'nın 2026 Dünya Kupası'na 6 günde sıfır çekerek erken veda etmesi, son maçtaki 3-2'lik ABD galibiyetine rağmen büyük bir krizin fitilini ateşledi.

Turnuva sonrası eleştirilerin odağı haline gelen, Merih Demiral ve Kerem Aktürkoğlu'nun menajeri Cenk Melih Yazıcı, "Milli takımı Merih ve Hakan Çalhanoğlu yapıyor" iddialarına sert bir dille yanıt verdi.

MERT KÖMÜR VE ÜMİT AKDAĞ SÖZLERİ

Yazıcı, "Bu kadar saçma bir şey olabilir mi? Eğer iddia edildiği gibi takımı ben yapsaydım, portföyümdeki Mert Kömür ve Ümit Akdağ şu an kadroda olurdu. Bu iki ismi milli takıma seçtirsem kim itiraz edebilirdi?" diyerek kendini savundu.







KEREM KONUSUNA AÇIKLIK GETİRDİ

Kadro mühendisliği ve saha içi tercihlerindeki adaletsizlik iddialarına değinen Yazıcı, Kerem Aktürkoğlu üzerinden yapılan eleştirilere cevap verdi. Kerem'in santrfor pozisyonunda oynatılmasına yönelik tepkilere, "Bir kanat oyuncusu olan Kerem neden santrfor oynamak istesin?" sorusuyla karşılık verdi.







FENOMENLERİN ARKASINDAKİ MENAJERLER

Milli takımdaki hiyerarşinin iddia edildiği gibi olmadığını vurgulayan Yazıcı, Merih Demiral'ın EURO 2024'te Samet Akaydin'ın yedeği olduğunu hatırlatarak, oyuncularının takım üzerinde bir baskı kurmadığını belirtti.

Krizin perde arkasına dair çarpıcı ithamlarda bulunan Yazıcı, hedef tahtasına Fenerbahçeli kimliğiyle bilinen bir sosyal medya fenomenini ve arkasındaki "gizli" menajeri koydu.







HANGİ GAZETECİYİ HANGİ MENAJER FONLUYOR

Söz konusu hesabın, "Bir iki menajerle görüştüm, içeride büyük kriz ve forma adaletsizliği var. İçeriyi iki kişi organize ediyor" şeklindeki iddialarının tamamen manipülasyon olduğunu savundu.

Yazıcı, bu açıklamaları yapan sosyal medya hesaplarının hangi menajer tarafından fonlandığını herkesin bildiğini ileri sürdü.







NE KADAR BÜYÜK PARALAR DÖKÜLÜYOR

Bahsi geçen menajerin, kendi oyuncularının transfer reklamını yaptırmak ve milli takım üzerinden algı operasyonu yürütmek için bu gazeteci/fenomen hesaplarına çok kadar büyük paralar döktüğünü iddia eden Yazıcı, asıl krizin saha içinde değil, bu çıkar ilişkilerinde olduğunu ima etti.

Merih Demiral'dan Ozan Kabak'a geçişin önemi

Dünya Kupası'na ilk 2 maçta gol atamadan veda eden Türkiye, son maçta lider ABD’yi 3-2 yenerek teselli buldu

27.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
 
Merih Demiral'dan Ozan Kabak'a geçişin önemi
Merih Demiral'dan Ozan Kabak'a geçişin önemi
Dünya Kupası'na ilk 2 maçta gol atamadan veda eden Türkiye, son maçta lider ABD'yi 3-2 yenerek teselli buldu...

Turnuvanın kaderini savunma merkezindeki tercih belirledi. İlk iki maçta havadan geçit vermemesine rağmen zeminde çökerek 0 çeken Merih Demiral'ın yerine ABD karşısında sahne alan Ozan Kabak; sıfır çalım yeme, yüksek ikili mücadele başarısı ve geriden tetiklediği hücum geçişleriyle geç kalmış galibiyetin mimarı oldu.

Türkiye, Dünya Kupası serüvenin son maçında farklı bir çehreye büründü. Turnuvaya klasik 4-2-3-1 dizilişiyle başlayan Ay-Yıldızlılar, Avustralya ve Paraguay karşısında gol dahi atamadan sahadan yenik ayrıldı ve kupaya erken veda etti.







KADRO VE SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ

Ancak grubun son maçında, liderliği garantileyen ABD karşısında sahaya çıkan 3-4-2-1 sistemi ve radikal bir kadro değişimi, millilerin gerçek potansiyelini ortaya koydu. Prestij maçında ABD'yi 3-2 mağlup eden Türkiye, rakibinin namağlup unvanını elinden alarak turnuvayı teselliyle kapattı.







MERİH HAVADAN GEÇİT VERMEDİ AMA

Bu dramatik iki perdelik oyunun arkasında savunma merkezindeki felsefe değişimi yatıyor. İlk iki maçta defansın göbeğinde yer alan Merih Demiral, tam anlamıyla bir "havacı" profili çizdi. Avustralya maçında 7'de 5, Paraguay karşısında ise 10'da 6 hava topu kazanarak gökyüzünde geçit vermedi.







MERİH'LE YERDEN DELİK DEŞİK OLDUK

Ancak Merih'in bu üstünlüğü, yerdeki zafiyetleri kapatmaya yetmedi. Özellikle Paraguay maçında zemindeki 7 ikili mücadelenin hiçbirini kazanamayan ve 2 de çalım yiyen Merihli savunma çizgisi, rakiplerin yerden akınlarında adeta delik deşik oldu.







ZEMİNDE ABD'LİLERE GEÇİT VERMEDİ

Merih'in kulübeye çekildiği ABD karşılaşmasında ise sahne, savunmayı bir hücum silahına dönüştüren "tetikçi" Ozan Kabak'ındı. Ozan, 3'te 3 hava topu isabetiyle havada kusursuz bir grafik sergilerken, asıl farkı Merih'in çöktüğü yerde, yani zeminde yarattı. Zemindeki 9 ikili mücadelenin 5'ini kazanan ve maçı sıfır çalım yeme istatistiğiyle tamamlayan başarılı stoper, ABD forvetlerine adım attırmadı.







2 MAÇTA SADECE 2 KEZ İLERİ OYNADI

Ozan Kabak'ı Merih'ten ayıran en radikal fark ise takımı hücuma kaldırma becerisi oldu. Merih Demiral, Paraguay maçında topla 88 kez buluşup 276 metrelik mesafe katetmesine rağmen takımı sadece 2 kez ileriye taşıyabildi ve verimsiz bir pas trafiğinde kaldı.

OZAN 7 KEZ DOĞRUDAN İLERİ OYNADI

Buna karşın Ozan, ABD karşısında topla 52 kez buluşmasına rağmen 7 kez doğrudan ileriye doğru isabetli ilerleme kaydetti ve geçiş hücumlarını arkadan tetikleyen ana dinamik oldu. Sistem ve isim değişikliği, Türkiye'nin geç kalmış ama ders niteliğindeki galibiyetinin şifresiydi.

Can Uzun için operasyon başladı

Galatasaray, teknik direktör Okan Buruk’un daha önce transfer listesinde olduğunu doğruladığı Can Uzun için resmi girişimlere başladı

26.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Can Uzun için operasyon başladı
Can Uzun için operasyon başladı
Teknik direktör Okan Buruk'un transfer listesinde olduğunu açıkladığı Can Uzun için Galatasaray'da büyük operasyon başladı. Dünya Kupası'nın ardından Frankfurt ile temas kurmaya hazırlanan sarı-kırmızılılarda, Alman ekibinin yüksek bonservis duvarını yıkmak için Başkan Dursun Özbek bizzat devreye girdi.






Galatasaray, teknik direktör Okan Buruk'un daha önce transfer listesinde olduğunu doğruladığı Can Uzun için resmi girişimlere başladı. Buruk, daha önce yaptığı açıklamada milli futbolcuyla ilgilendiklerini belirtmiş ancak hamle için Dünya Kupası sonrasını işaret etmişti. Turnuvanın tamamlanmasıyla birlikte sarı-kırmızılı yönetim, genç yetenek için düğmeye bastı.






OPERASYONU BAŞKAN ÖZBEK ÜSTLENDİ

Transfer operasyonunu bizzat Galatasaray Başkanı Dursun Özbek yürütüyor. Süreci yakından takip eden ve masada güçlü bir el bulundurmak isteyen Özbek, bu hamleyle hem takıma doğrudan katkı sağlayacak hem de kulübün geleceğine yatırım olacak bir ismi kadroya katmayı hedefliyor.






FRANKFURT'TA DEĞİŞİKLİK SÖZ KONUSU

Sarı-kırmızılıların şu anki öncelikli hedefi, Can Uzun'un kulübü Eintracht Frankfurt ile resmi temas hattını kurmak. Ancak Alman ekibinde şu sıralar idari bir bekleyiş hakim.






Transfer görüşmelerinin resmiyet kazanması ve somut adımların atılması için Frankfurt Sportif Direktörü Markus Krösche'nin kulüpteki durumunun netleşmesi bekleniyor.






60'DA YOK 30-35'DE MÜMKÜN DEĞİL

Görüşmelerin önündeki en büyük bariyer ise Frankfurt'un bonservis beklentisi. Alman kulübünün kapıyı açtığı 60 milyon Euro'luk rakam şu an için imkansız görünürken, oyuncunun 30-35 milyon Euro bandındaki rakamlara bırakılmasına da kesinlikle sıcak bakılmıyor. Başkan Dursun Özbek, bu yüksek bonservis duvarını aşmak ve orta yolu bulmak için bizzat devrede.

İlkay Gündoğan kalıyor mu gidiyor mu? İşte karar

Galatasaray'ın tecrübeli yıldızı İlkay Gündoğan'ın, sözleşmesinin son senesinde teknik ekibe katılabileceği konuşuluyordu. 35 yaşındaki oyuncunun geleceği netleşti.
 

26.06.2026 11:46:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan kalıyor mu gidiyor mu? İşte karar
İlkay Gündoğan kalıyor mu gidiyor mu? İşte karar
Galatasaray geride bıraktığımız sezonun başında İlkay Gündoğan'ı kadrosuna katmıştı. Tecrübeli futbolcu, Manchester City'den bedelsiz olarak geldi. 35 yaşındaki yıldız aslında Galatasaray kariyerine iyi bir başlangıç yaptı. Fakat sonrasında geçirdiği sakatlıkla birlikte ivme tersine döndü...






FORMASINI GİYECEK

İlkay'ın sözleşmesi 30 Haziran 2027 tarihine kadar sürüyor. Yönetimin ona futbolu bırakarak teknik heyete katılmasını teklif edebileceği konuşuluyordu. Konuyla ilgili karar verildi. 1.80 boyundaki merkez orta saha, yeni sezonda da formasını sırtına geçirecek...






YERLİ KONTENJANINDA

İlkay, Türkiye Futbol Federasyonu'nun kuralına göre; Almanya A Milli Takımı'nı 15 Haziran 2015'ten önce seçtiği için Süper Lig'de yerli oyuncu statüsünde kabul ediliyor. Yani tecrübeli isim, yabancı kontenjanında yer kaplamıyor. Önümüzdeki sezonun ardından ise oyuncunun kariyerine devam edip etmeyeceği ortaya çıkacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.