logo
11 EKİM 2026

Asala-PKK ittifakı sürüyor

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, Asala-PKK ittifakının 1980'li yıllardan beri var olduğunu ve hala devam etmekte olduğunu belirtti

06.09.2012 00:00:00
 


Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yardımcı Doç. Dr. Savaş Eğilmez, terör örgütlerinin
dış güçler tarafından yönetildiklerini kaydederek, “Türkler, Türkiye
Cumhuriyeti tarihinde önce Ermeni Asala terör örgütünü, hemen ardından bölücü
terör örgütünü tanıdı. Onların cinayetlerine maruz kaldı. Sonraki gelişmeler
gösterdi ki, aslında bu iki örgüt kolektif çalışmalar yürüten bir yapıya sahip.
Kuruluş amaçları, hedefleri ve beslendikleri odaklar aynıydı. Çünkü bu
örgütleri kuranlar ve yönlendirenler aynı merkezlerdi" dedi. Ermeni terör
örgütü Asala'nın 20 Ocak 1975'de Lübnan'da kurulduğunun tahmin edildiğini dile
getiren Dr. Eğilmez, şunları söyledi: "Ancak kesin bilgi olduğunu
söyleyebilmek zordur. Lideri Agop Agopyan'dır. Ancak lideri hakkında da çeşitli
spekülasyonlar vardır. Bu onun gerçek ismi midir, bu bile belli değildir. Sol
görüşlü bir örgüttür. Sovyetler Birliği tarafından kurdurulduğu da iddia
edilmektedir. Bu görüşe göre örgütü kurmak ve eğitmek için Filistinli sol
fraksiyonlar kullanılmıştır. Türkiye ve Türklere yönelik terör örgütleri,
çoğunlukla aynı kaynaklardan besleniyor ve gerektiğinde işbirliği yapıyorlardı.
PKK ve Asala terör örgütleri, 8 Nisan 1980 tarihinde Lübnan'ın Sidon kentinde
ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, Türkiye'ye karşı bir deklarasyon
yayınlamışlardı. Ancak bu olayın tepki çekmesi üzerine ilişkilerin gizli olarak
sürdürülmesi kararlaştırıldı. Toplantı'nın ardında 9 Kasım 1980'de Türkiye'nin
Strazburg Başkonsolosluğu, 19 Kasım 1980'de ise Roma'daki Türk Hava Yolları
bürosu saldırıya uğramış ve bu eylemler PKK ve Asala tarafından ortaklaşa
üstlenilmişti” diye konuştu.

Ermenistan'dan
PKK'ya destek

30 Kasım 1980 tarihinde Tahran'da Asala
- PKK ortak bildirisi dağıtıldığını kaydeden Eğilmez, “1987 yılında PKK ile
Ermeniler arasında bir anlaşma yapılmış ve şu maddeler belirlenmişti: Ermeniler
PKK terör örgütü içinde eğitim faaliyetlerinde bulunacaklar. PKK terör örgütüne
her yıl militan başına 5 bin dolar ödenecek. Ermeniler küçük çaplı eylemlere
katılabilecek.

18 Nisan 1990 tarihinde yapılan bir
sonraki anlaşmaya göre ise şu ilkeler belirlenmişti: PKK ve Asala yönetimde
işbirliğine gidecekler. Türkiye'de güvenlik kuvvetlerine yönelik eylemlerin
istihbaratı Ermeniler tarafından yapılacak. Devrimden sonra elde edilecek
topraklar eşit olarak bölüşülecek. Kamp masraflarının yüzde 75'i Ermeniler
tarafından karşılanacak. Eylemler Türkiye'nin diğer metropol kentlerine de
yayılacak. PKK ve Asala sadece Türkiye konusunda değil Kafkasya'da da ortak
eylem kararına varmışlardı. 19-20 Mayıs 1992 tarihinde bir grup PKK terör
örgütü mensubu, 3 araçla İran'ın Urumiye kentinden Ermenistan'a geçmişler ve
Azeri Türklerine karşı savaşmışlardı. Yani Asala - PKK ittifakı yeni bir şey
değildir. Bu işbirliği çok 1980'lerden beri vardır ve hala devam etmektedir”
dedi. HABER MERKEZİ

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ

İstanbul’da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı

10.10.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
İstanbul'da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı. Para el değiştirmeden düzenlenen operasyonda milyonlarca liralık mal varlığına el konuldu. Peki, kamuoyunda tartışılan trilyonluk fon işlemleri ve yüksek tutarlı para hareketlerine ilişkin iddialar ne aşamada?

İstanbul'da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında yasa dışı bahis ve dolandırıcılık ağına operasyon düzenledi. Emniyet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, yaklaşık 150 milyon liralık suç geliriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen para hareketleri mercek altına alındı.

Soruşturmada, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edildiği öne sürülen paranın Arnavutköy'de faaliyet gösteren bir kuyumcuya ait banka hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Para transferleriyle bağlantılı 378 bin 350 doların elden teslim alınacağı tespit edilince ekipler harekete geçti.

PARA EL DEĞİŞTİRMEDEN OPERASYON

Dolarların el değiştireceği sırada başlatılan operasyonun ilk aşamasında bir şüpheli yakalandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle para transferlerine aracılık ettikleri ve suç gelirlerinin aktarımında kullanılmak üzere banka hesapları temin ettikleri öne sürülen 11 kişi daha gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında suç gelirleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 daire, 11 araç ve 3 motosiklete el konuldu. Şüphelilerin banka hesapları ve dijital materyalleri de incelemeye alındı.

Toplam 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin suçluluğu ise yargılama sonucunda belirlenecek.

KÜÇÜK PARA TRAFİĞİNE OPERASYON VAR, BÜYÜK İDDİALARIN HESABI NE OLDU?

Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında yapılan operasyon, suç gelirlerinin izinin sürülmesinin ve para hareketlerinin incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak kamuoyunda tartışılan yüksek tutarlı fon işlemleri ve milyarlarca liraya ulaşan para trafiği iddiaları da yanıt bekliyor. Bu dosyalardaki işlemlerin kimler tarafından gerçekleştirildiği, para hareketlerinin nasıl oluştuğu ve varsa hukuka aykırılıkların hangi aşamada bulunduğu konusunda şeffaf bilgilendirme yapılması gerekiyor.

150 milyon liralık olduğu belirtilen bir para trafiğine yönelik operasyon düzenlenmesi, elbette suçla mücadele açısından önemli. Peki kamuoyuna yansıyan çok daha büyük tutarlı fon iddiaları hangi aşamada?

Burada mesele, bir soruşturmayla diğerini karşı karşıya getirmek değil; hukukun her dosyada aynı titizlikle uygulanıp uygulanmadığını sorgulamak. Suç gelirlerinin kaynağı araştırılıyorsa, yüksek tutarlı finansal işlemlere ilişkin iddialar da somut deliller üzerinden incelenmeli.

VATANDAŞIN BEKLENTİSİ: HER DOSYADA AYNI HASSASİYET

Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş, bir yandan yüksek fiyatlar ve borçlarla mücadele ederken diğer yandan büyük para hareketlerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını bekliyor. Kamuoyunun güveni, yalnızca operasyon haberleriyle değil, soruşturmaların sonuçlarının açıklanması ve hukuka aykırılık tespit edilirse sorumluların hesap vermesiyle güçlenir.

Asıl ölçü, operasyonun kaç kişiyi kapsadığı değil; suç iddialarının ne kadarının delillerle aydınlatıldığı ve hukukun herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik "suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma", "rüşvet", "irtikap" ve "resmi belgede sahtecilik" iddialarıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 12 şüpheliden 10'u tutuklandı

10.10.2026 09:00:00
AA
 
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı
İzmir'de Çeşme Belediyesine yönelik soruşturmada 10 şüpheli tutuklandı

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan 12 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B'nin de bulunduğu 10 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G. ile büro memuru D.S.Y. ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan şüpheliler, Aliağa Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Operasyondan

Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların 5 Ekim'de, belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince temizlik işçisi suçüstü yakalanmış, evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği iddia edilmişti.

B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ile "suç örgütü kurma ve yönetme" suçlarından devam eden başka bir soruşturmanın da bulunduğu tespit edilmiş, bunun üzerine Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D, Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y, Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ve Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B. ile eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G'nin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 7 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, dün adliyeye sevk edilmişti.

Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı


 
AK Parti iktidarında Türkiye'nin nüfusu yüzde 23 artarak 70 milyondan 86.3 milyona çıktı. Cezaevlerindekilerin sayısı ise 59 bin 512'den 434 bin 337'ye tırmandı. Artış oranı yüzde 722...

10.10.2026 00:10:00 / Güncelleme: 10.10.2026 00:18:30
Ömer Nezir
 
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı
Türkiye'nin nüfusu yüzde 23, cezaevindeki nüfus ise kat kat arttı

Türkiye'nin cezaevi nüfusu son yıllarda dikkat çekici biçimde büyüdü. Adalet Bakanlığının resmi istatistiklerine göre ceza infaz kurumlarında 31 Aralık 2024 itibarıyla 383 bin 663 kişi bulunuyordu. 2025 sonunda ise sayı 401 bin 519'a ulaştı. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, 1 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 434 bin 337... Bunların 362 bin 538'i hükümlü, 71 bin 799'u tutuklu... Toplam cezaevi kapasitesi ise 304 bin 278...
Doluluk oranı da yaklaşık yüzde 143...

2002'de rakam neydi?

2002 yılında Türkiye'de toplam cezaevi nüfusu 59 bin 512 kişiydi. Ülke nüfusu 70 milyondu, aradan geçen 23 yılda nüfus yalnızca yüzde 23 artarak 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişiye ulaştı. Lakin cezaevinde bulunanların sayısı 434 bini aşarak 7.2 katına yükseldi.

Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol kararı verildi

09.10.2026 22:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler hakkında yürütülen adli işlemler tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı

Kamuoyunda "Güllü" adıyla tanınan ünlü sanatçı Gül Tut'un 6. kattan şüpheli düşüşüne ilişkin görülen davada mahkeme nihai kararını verdi. Annesini tasarlayarak pencereden aşağı attığı suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki Tuğyan Ülkem Gülter, hiçbir indirim uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı

09.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Şarkıcı Güllü davasında karar çıktı
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye gündemine oturan olayda, sanatçı Gül Tut ("Güllü"), evinin penceresinden beton zemine düşerek trajik şekilde hayatını kaybetmişti. Yürütülen titiz soruşturmanın ardından açılan davanın ikinci duruşmasında karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan kızı Tuğyan Ülkem Gülter'i "Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" ve "Kadına karşı kasten öldürme" suçlarından en ağır cezaya mahkûm etti.

Kan donduran deliller ve "Hadi Görüşürüz" ses kaydı

Davanın seyrini değiştiren en önemli unsurlar, teknik incelemeler ve sanığın geçmiş mesajlaşmaları oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından incelenen olay gecesine ait kamera ve ses kayıtlarında, Güllü'nün düşmesinden hemen önce genç bir kadının "Hadi görüşürüüüz" dediği belirlenmiş, bilirkişi raporuyla bu sesin sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanıtlanmıştı. İddianamede, sanığın bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından kavrayarak pencereden aşağı ittiği ileri sürülmüştü.

Ayrıca dosyaya giren mesaj dökümlerinde sanık Gülter'in eski sevgilisi ve yakınlarına annesi hakkında, "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün, ne zaman ölecek?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler gönderdiği ortaya çıkmıştı.

"Malkata" şarkısı kasıtlı mı açıldı?

Karar celsesinde maktulün kardeşi Kader Tut'un avukatları mahkemeye çarpıcı bir kamera ses analizi raporu daha sundu. Raporda, Güllü'nün lavaboya girdiği sırada kızı Tuğyan'ın evdeki arkadaşı Sultan'a, "Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın" dediği, Güllü'nün lavabodan çıkınca Roman havası olan bu parçaya eşlik ettiği duyuldu.

Müşteki avukatları, Güllü'yü odaya çekip planı uygulamak için bu şarkının kasıtlı olarak açıldığını belirterek, evde bulunan ve "yalan tanıklık" ile yargılanan Sultan Nur Ulu'nun da cinayete iştirakten sanık olması gerektiğini talep etti.

Sanık avukatları: "Olay kaza, DNA izi yok"

Sanık müdafileri ise savunmalarında olayın bir kaza olduğunu öne sürdü. Avukatlar, Güllü'nün olay anında 3.53 promil alkollü olduğunu, gözlüklerini takmadığını ve evdeki zeminin kaygan olduğunu belirtti.

Savunmada, "Müvekkilim annesini tutup aşağı atmış olsaydı maktulün üzerinde mutlaka müvekkilimin DNA'sı veya tırnaklarında swap izi olurdu. Ancak dosyada böyle bir somut delil yok" denilerek beraat talebinde bulunuldu.

Gözyaşları içinde son savunma: "İlahi adalete inanıyorum"

Karar açıklanmadan önce son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, mahkeme salonunda gözyaşlarına boğuldu. Suçlamaları reddeden sanık, "Arkam dönüktü, annemin düştüğünü görseydim tutardım. Ben iftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete güveniyorum, öbür dünyada annemle el ele hesap soracağız" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti verilen kısa bir aranın ardından kararını ilan ederek sanık Tuğyan Ülkem Gülter'e, hiçbir ceza indirimi uygulamaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Kararın okunmasıyla birlikte sanık kürsüsünde hıçkırıklara boğulan Gülter, cezaevine geri gönderildi.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek

Uyuşturucu, suç örgütü ve cinsel saldırı iddialarıyla 286 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan eski Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un yargılandığı davada ikinci duruşma tamamlandı. Mahkeme, Ersoy'un tutukluluk halinin devamına karar verirken; duruşmaya mağdurların şikayetçi olmadıklarını beyan etmesi ve salon karıştıran "gizli tanık" krizi damga vurdu

09.10.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
Gazeteci Mehmet Akif Ersoy tutuklu kalmaya devam edecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 11 Aralık 2025'te tutuklanan gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile birlikte toplam 8 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün yapıldı.

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ersoy ve Mustafa Manaz, tutuksuz sanık Ufuk Tetik ile avukatlar katıldı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Ersoy, suç örgütü olmadığını ve adli durumu nedeniyle kaçma ihtimalinin bulunmadığını belirtti.

Mağdur beyanları ve gizli tanık krizi

Duruşmada mağdur sıfatıyla dinlenen Elif Kılınç ve Meltem Acet, iddia edilen olaylarla ilgilerinin bulunmadığını, cinsel saldırıya uğramadıklarını ve kimseden şikayetçi olmadıklarını ifade ederek dosyadan isimlerinin çıkarılmasını talep etti.

Ayrıca salonda gizli tanığın daha önceki celseyi izlediğinin anlaşılması üzerine mahkeme başkanı, usul gereği bu kişiyi tanıklıktan çıkardı. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz ise mağduriyet yaşadığını belirterek tahliyesini istedi.

Mahkeme kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Mehmet Akif Ersoy'un tutukluluk halinin devamına, Mustafa Manaz'ın ise ev hapsi şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı 28 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı

09.10.2026 14:15:00
AA
 
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), ASELSAN'ın geliştirdiği MORFOZ Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirdiği ilk atış testini başarıyla tamamladı.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA, yerli ve milli alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan AKINCI'da, ASELSAN tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ile ROKETSAN ve STM'nin ortak geliştirdiği Alpagut mühimmatları yer aldı. Saros Körfezi'nde gerçekleştirilen atış testinde belirlenen hedef, MGK ile tam isabetle imha edildi. AKINCI, testin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'ne sorunsuz şekilde geri döndü.

Yüksek hassasiyet ve uzun menzil
ASELSAN'ın özgün mühendislik gücüyle geliştirdiği MORFOZ Kanatlı Güdüm Kiti, bombayı güdümlü mühimmata dönüştürerek kritik hedeflerin yüksek hassasiyetle vurulmasını sağlıyor.

Açılır kanat yardımı ile uzun menzil yeteneğine sahip olan kit, her türlü hava şartında görev yapabilme, GNSS karıştırmasına karşı dayanıklılık ve seçilebilir vuruş açısı ve bütünleşik ANS/KKS tabanlı olma özellikleriyle öne çıkıyor.

Milli mühimmat çeşitliliği stratejik güç katıyor
Geliştirme ve entegrasyon faaliyetleri kapsamında bugüne kadar AKINCI TİHA'ya MAM-L, MAM-T, TOLUN, TEBER, ÇAKIR, SUNGUR ve LAÇİN gibi pek çok milli mühimmat başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip olan mühimmat yelpazesi, AKINCI'ya çeşitli hedef türlerine karşı etkin bir taarruz kabiliyeti kazandırıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.