logo
30 TEMMUZ 2026

Asgari ücret açlığın altında ezildi

TÜRK-İŞ, Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı verilerini açıkladı. Rapora göre açlık sınırı 36 bin 940 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 TL'ye ulaştı. Milyonlarca çalışanın cebindeki asgari ücret gıda faturasına dahi yetmezken, mutfak enflasyonu vatandaşın alım gücünü eritip bitirdi

30.07.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Asgari ücret açlığın altında ezildi
Asgari ücret açlığın altında ezildi
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), çalışanların geçim şartlarını ve hayat pahalılığının aile bütçesine yansımalarını ortaya koyan Temmuz 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ortaya çıkan çarpıcı rakamlar, dar ve sabit gelirlilerin omuzlarındaki ekonomik yükün ne denli ağırlaştığını ve Türkiye'deki geçim krizinin ulaştığı korkunç boyutları bir kez daha tescilledi.

Sofra kurmak lüks oldu

TÜRK-İŞ verilerine göre, Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 36.939,87 TL olarak kayıtlara geçti.

Gıda harcamalarında bir önceki aya göre yüzde 3,30 oranında artış yaşandı.

Son 12 aylık dönemde mutfak enflasyonundaki değişim yüzde 39,85 olurken, yıllık ortalama artış ise yüzde 40,60 seviyesinde gerçekleşti.

Yılın ilk 7 ayında (Ocak-Temmuz) mutfaktaki harcamalar yüzde 22,54 oranında tırmandı.

Raporda yer alan analizlere göre, mevsimsel etkilerle yaz aylarında meyve ve sebze fiyatlarında beklenen düşüş bu yıl gerçekleşmedi. Aksine, çarşı-pazardaki et, bakliyat ve temel gıda ürünlerindeki fiyat baskısı mutfaktaki yangını körüklemeye devam etti.

Asgari ücret "açlık" sınırının 8 bin 865 TL altında!

Temmuz raporunun en acı verici tablosu ise doğrudan çalışanların ceplerini ilgilendiriyor. Ülkede milyonlarca emekçinin geçinmek zorunda olduğu net asgari ücret 28.075,50 TL seviyesinde bulunuyor.

Temmuz verileriyle birlikte net asgari ücret, dört kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafını karşılayan açlık sınırının tam 8 bin 864 lira 37 kuruş altında kaldı. Dört kişilik bir hane sadece tek bir asgari ücretle geçiniyorsa, Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre sağlıklı beslenmesi matematiksel olarak imkânsız hale geldi. Temel gıda maddelerine dahi erişmekte zorlanan vatandaş, porsiyon küçültmek ya da kalitesiz gıdaya yönelmek zorunda kalıyor.

Yoksulluk sınırı 120 bin TL barajını aştı!

Sadece gıda değil; kira, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi bir ailenin insanca yaşaması için zorunlu olan tüm harcamaların dahil edildiği yoksulluk sınırı ise 120.325,30 TL'ye fırladı.

Bu veri, Türkiye'de bir haneye giren toplam gelirin 120 bin liranın altında kalması durumunda o hanenin "yoksul" kabul edildiğini gösteriyor. Asgari ücretin yaklaşık 4,3 katına denk gelen bu tutar, tek bir kişinin çalışmasıyla yoksulluk sınırını aşmanın imkânsızlığını kanıtlarken; evde 4 kişinin asgari ücretle çalışması halinde bile hanenin yoksulluk sınırının altında kaldığı gerçeğini yüzümüze çarpıyor.

Öte yandan, tek başına yaşayan bekar bir çalışanın sadece kendi hayatını idame ettirebilmesi için yapması gereken aylık yaşama maliyeti ise 47.758,39 TL'ye ulaştı. Bu durum, tek yaşayan bir işçinin bile asgari ücretle geçinebilmek için her ay yaklaşık 20 bin TL açık verdiğini belgeliyor.

Vatandaşın alım gücü nasıl eridi?

Açıklanan bu rakamlar kuru birer istatistikten çok daha fazını, sokaktaki vatandaşın derinleşen dramını özetliyor. Sabit gelirliler enflasyon karşısında korumasız bırakılırken, alım gücü adeta bir buz kütlesi gibi güneşte eriyor.

1. Barınma Krizi ve Faturalar Bel Büküyor: Büyükşehirler başta olmak üzere ülke genelinde tırmanan fahiş kira fiyatları, asgari ücretin tamamını yutacak seviyeye ulaştı. Elektrik, su ve internet gibi zorunlu giderler eklendiğinde çalışanların gıdaya ayıracak bütçesi kalmıyor.

2. Kredi Kartlarına ve Borca Mahkûmiyet: Geliri giderini karşılamayan milyonlarca vatandaş, çareyi kredi kartlarında ve tüketici kredilerinde arıyor. Ancak yüksek faiz oranları nedeniyle borç sarmalına batan aileler, artık borcu borçla kapatamaz noktaya geldi.

3. Sosyal Hayat Tamamen Bitti: Yoksulluk sınırının 120 bin TL'yi aşması, sinema, tiyatro, dışarıda bir akşam yemeği ya da çocukların eğitimi için ek bir kursun artık "ulaşılamaz lüksler" sınıfına girdiğini gösteriyor. Toplum, sadece hayatta kalma (beslenme ve barınma) döngüsüne sıkışmış durumda.

Özetle; TÜRK-İŞ'in Temmuz 2026 raporu, asgari ücret politikasının ve hayat pahalılığının dar gelirli üzerindeki yıkıcı etkisini net bir biçimde ispatlıyor. "Geçinemiyoruz" çığlıklarının yükseldiği bu dönemde, asgari ücretin açlık sınırının bu denli altında kalması, önümüzdeki günlerde gelir adaleti ve ücret artışları konusundaki tartışmaları çok daha fazla alevlendireceğe benziyor.

Madenciler kendini zincirledi

Bakanlık gözetiminde imzalanan protokole rağmen haklarını alamayan Doruk Madencilik işçileri, Ankara'daki Yıldızlar SSS Holding önünde kendilerini zincirleyerek eylem yaptı. Polisin sert müdahalesiyle karşılaşan çok sayıda işçi ve sendika yöneticisi gözaltına alındı

30.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Madenciler kendini zincirledi
Madenciler kendini zincirledi
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işletmesinde çalışan ve aylardır maaş, fazla mesai ile kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen maden işçilerinin direnişi başkent Ankara'da kritik bir evreye taşındı.

27 Temmuz'dan bu yana holding binası önünde nöbet tutan ve bakanlıklar önünde seslerini duyurmaya çalışan işçiler, 30 Temmuz 2026 sabah saatlerinde taleplerine karşılık bulamayınca kendilerini holding binası önündeki ağaçlara ve demirlere zincirledi.

Protokol imzalandı ama hesaplar boş kaldı

Yaklaşık 580 işçinin mağdur olduğu süreçte, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gözetiminde 16 Haziran 2026 tarihinde bir protokol imzalanmıştı. Protokole göre şirketin tüm birikmiş alacakları ve kıdem tazminatlarını 23 Temmuz 2026 tarihine kadar ödemesi taahhüt edilmişti. Ancak belirlenen sürenin geçmesine rağmen holding tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmedi.

Sözlerin tutulmaması üzerine yeniden harekete geçen madenciler, son üç gündür Ankara'da sırasıyla Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı önünde baret vurma eylemleri gerçekleştirdi. Enerji Bakanlığı önündeki dünkü eylemler sırasında bir madencinin açlık ve stres sebebiyle fenalaşarak bayılması, alandaki tansiyonu yükseltmişti.

"Eşine ilaç alacak adam var, paramızı bırakmayacağız"

Bugün sabah saat 14.00 sularında holding binası önünde tekrar bir araya gelen Türkiye Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, "Ölmek var, dönmek yok" sloganlarıyla kendilerini zincirledi. Kendisini ağaca zincirleyen işçilerden biri yaptığı açıklamada, "Polisle karşı karşıya gelmemek için kendimizi zincirledik. Paramızı almadan buradan ayrılmayacağız. Evde çocuklarımızdan utanıyoruz, hakkımızı bu şirkete bırakmayacağız" diyerek tepkisini dile getirdi.

Türkiye Maden-İş Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık ise alandaki emniyet güçlerine seslenerek duruma şu sözlerle isyan etti:

"Size bu emri verenler 5 ay kıdem tazminatı almasın, bak bakalım buraya gelmiyorlar mı? Bir tane emek hırsızı holdingi koruyorsunuz. Aramızda kendini zincirleyen, eşi kanser tedavisi gören bir çalışanımız var. 700 bin lira tazminat alacağı duruyor, eşine ilaç alacak. İyi niyetli bir firma olsa önce bu adama ödeme yapardı."

Polis zincirleri kırarak müdahale etti

Eylemin ilerleyen saatlerinde holding binası önü tamamen polis ablukasına alındı. İşçilerin alanı terk etmemesi üzerine emniyet güçleri demir kesme makaslarıyla madencilerin kendilerini bağladığı zincirleri kesti. Çıkan arbedenin ardından başta Şube Başkanı Talih Kocabıyık ve sendika yöneticileri olmak üzere çok sayıda maden işçisi darp edilerek gözaltına alındı.

Maden işçilerinin sendika temsilcileri, gözaltılara rağmen tüm yasal alacaklar hesaplara yatırılana kadar Ankara'daki hak arama mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı

30.07.2026 16:48:00
Ahmet Turan Yiğit
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, X sosyal medya hesabından Türkiye ile ABD ilişkileri üzerine bir paylaşım yaptı. Paylaşımında Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler Türkiye'nin sürekli taviz vermesiyle ilerlediğine dikkati çeken BTP lideri Baş, "Türkiye, ABD'ye "stratejik ortak" derken; ABD, Türkiye'yi düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımlarına tabi tutuyor" ifadelerine yer verdi. 
BTP lideri Hüseyin Baş, şu açıklamada bulundu:
"Türkiye'nin ABD ile ilişkileri tek taraflı bir taviz süreci şeklinde ilerliyor.
Türkiye, ABD'ye "stratejik ortak" derken; ABD, Türkiye'yi düşman ülkelere uyguladığı CAATSA yaptırımlarına tabi tutuyor.
ABD Başkanı Trump'ın NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da yaptığı açıklamalar hâlâ gündemde.
Ankara'ya hediyelerle gelecek denilen Trump, Sayın Cumhurbaşkanımızı bol bol övdükten sonra CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimalinden bahsetti.
Bu açıklama, Türk basınında zafer başlıklarıyla yer alırken, araya F-35'ler ve KAAN uçağı motorları da sıkıştırıldı.
Peki, sonuç?
Yine sonuç yok!
ABD, bırakın yaptırımların kaldırılmasını, hazırgiyimde yüzde 12,5 oranında ek vergi getirdiği ülkelerin arasına Türkiye'yi de dâhil etti.
Bu durum bir kez daha tescillemiştir ki; ABD, ülkemizi bölgedeki çıkarları için bir aparat olarak görmektedir.
ABD'nin bölgede bir tane stratejik ortağı vardır; o da İsrail'dir.
İsrail'in çıkarları, ABD'nin kendi çıkarlarından bile önceliklidir.
Türkiye konusunda da İsrail ne derse, ABD onu yapmaktadır ve yapmaya devam edecektir.
Amaç, bölgeyi bu iki ülkenin çıkarlarına göre dizayn etmektir.
Gazze'den İran'a kadar yaşananlar ne yazık ki bu durumun kanıtıdır.
Bağımsız Türkiye Partisi, Türkiye'nin bu kötü gidişatını değiştirecek olan partidir.
Ekonomi başta olmak üzere, gerçek anlamda bağımsız bir Türkiye ancak Bağımsız Türkiye Partisi iktidarı ile mümkün olabilecektir."

Aydıncık'taki orman yangınında 80 hane tahliye edildi

Mersin'in Aydıncık ilçesinde sabah saatlerinde çıkan orman yangınını kontrol altına almak için havadan ve karadan başlatılan yoğun müdahale devam ediyor. Mersin Valiliği, yangına 325 personel ve 115 araçla müdahale edildiğini, tedbir amacıyla 80 hanenin tahliye edildiğini açıkladı

30.07.2026 15:55:00 / Güncelleme: 30.07.2026 17:04:22
İhlas Haber Ajansı
 
Aydıncık'taki orman yangınında 80 hane tahliye edildi
Aydıncık'taki orman yangınında 80 hane tahliye edildi
Mersin'in Aydıncık ilçesi Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkisindeki ormanlık alanda saat 09.18 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Dumanları fark eden vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine bölgeye Mersin Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda ekip sevk edildi.

Yangına havadan 2 yangın söndürme uçağı ile 2 helikopter müdahale ederken, karadan ise Orman Teşkilatı, AFAD, Jandarma, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve Karayolları Bölge Müdürlüğü ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. Yangın söndürme çalışmalarında 32 arazöz ve 11 su ikmal aracının da bulunduğu toplam 115 araç ile 325 personel görev yapıyor.

Söndürme çalışmalarına ayrıca Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali bünyesindeki Akkuyu İtfaiye Birimi ekipleri de destek veriyor.

Kuvvetli rüzgar nedeniyle zaman zaman yön değiştiren alevlerin yerleşim alanları ile seralara yaklaşması üzerine ekipler bu bölgelerde tedbirlerini artırdı. Yangının daha geniş alanlara yayılmasını önlemek amacıyla havadan ve karadan müdahale aralıksız devam ediyor.

80 hane tahliye edildi

Mersin Valiliğinden yapılan açıklamada, yangın nedeniyle Eskiyürük Mahallesi Karatepe mevkisinde tedbir amacıyla 80 hanenin tahliye edildiği, 50 vatandaşın ise güvenli bölgelere nakledildiği bildirildi. Bölgede vatandaşların can güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi.

D-400 yolu yeniden ulaşıma açıldı

Yangın nedeniyle kontrollü olarak ulaşıma kapatılan D-400 kara yolunun Aydıncık-Mersin istikametinin yeniden araç trafiğine açıldığı belirtilirken, ulaşımın ayrıca Gülnar güzergahı üzerinden de sağlandığı ifade edildi.

Valilik açıklamasında, bölgede tedbir amacıyla elektrik kesintisi uygulandığı belirtilirken, yangını kontrol altına alma ve söndürme çalışmalarının tüm kurumların koordinasyonuyla aralıksız sürdüğü bildirildi.

Milyonlarca sürücüye müjde: Polis artık ceza kesemeyecek

İçişleri Bakanlığı, araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanların teknik tadilat kapsamında değerlendirilmeyeceğini duyurdu. Yeni düzenlemeyle bu ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında işlem yapılmayacak

30.07.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Milyonlarca sürücüye müjde: Polis artık ceza kesemeyecek
Milyonlarca sürücüye müjde: Polis artık ceza kesemeyecek
İçişleri Bakanlığı, araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanların teknik tadilat kapsamında değerlendirilmeyeceğini duyurdu. Yeni düzenlemeyle bu ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un 32'nci maddesi kapsamında işlem yapılmayacak.

İçişleri Bakanlığı, yaklaşık 35 milyon araç sahibini ilgilendiren yeni bir düzenlemeye imza attı. Araçlara sonradan takılan port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanların teknik tadilat olarak değerlendirilmeyeceği bildirildi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, son dönemde port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatlarının Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik (AITM) kapsamında teknik tadilat sayılıp sayılmayacağı konusunda uygulamada farklı değerlendirmeler yapıldığı belirtildi. Yapılan bilgilendirmeyle bu ekipmanların araçta teknik değişiklik oluşturmadığı vurgulandı.

Araçların İmal, Tadil ve Montajı (AITM) Alt Komitesi'nin aldığı karara göre port bagajlar, araç üzerine monte edilen ara atkılar üzerinde kullanılan kapalı ve kilitli eşya taşıma ekipmanı niteliğinde bulunuyor. Bu ekipmanların aracın yapısal bütünlüğünü veya güvenlik parametrelerini değiştiren kalıcı bir işlem oluşturmadığı ifade edilerek teknik tadilat kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi.

Yeni düzenleme kapsamında trafik denetimlerinde port bagaj, çadır ve kayak taşıma aparatları gibi sökülebilir ekipmanlar nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 32'nci maddesi kapsamında idari işlem uygulanmayacak. Böylece bu ekipmanlar nedeniyle ceza kesilmesine yönelik uygulamaya son verilmiş oldu.

Daha önce bazı polis ve jandarma uygulama noktalarında söz konusu ekipmanları kullanan araç sahiplerine, memurun değerlendirmesine bağlı olarak 1.000 TL idari para cezası uygulanabiliyor ve ekipmanların projelendirilmesi için 30 gün süre verilebiliyordu. Bakanlığın yayımladığı bilgilendirme yazısıyla bu uygulama kaldırıldı.

Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi

Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi

30.07.2026 14:30:00
Haber Merkezi
 
 Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi
 Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi
Milli Savunma Bakanlığı, Ağustos 2026 dönemi askerlik sınıflandırma sonuçlarını açıkladı. Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları bugün ilan edildi.
Açıklamaya göre, yedek subay, astsubay ve erler ile bedelli askerlik yapacaklar, sınıflandırma sonuçlarını bugün e-devlet ve askerlik şubesi başkanlıklarından öğrenebilecek. Sonuç duyurusunda; "Ağustos, Eylül ve Ekim 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçları açıklanmıştır. Sonuçları e-Devlet ve askerlik şubelerinden öğrenebilirsiniz." ifadelerine yer verildi.
"Ağustos 2026 sınıflandırma dönemi duyurusu" ile paylaşılan yazılı açıklamada;
"Seçim ve sınıflandırma sonuçları 30 Temmuz 2026 tarihinde e-Devlet üzerinden yükümlülere duyurulacaktır. Sınıflandırılan yükümlüler tekrar sınıflandırma işlemine tabi tutulmayacaktır. Ancak daha önceki sınıflandırma dönemlerinde sınıflandırılanlar da dâhil olmak üzere yedek subay/astsubay adaylığına ayrılmış yükümlülerden, tabi oldukları celp ve sevk döneminde 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nda belirtilen mazeretleri olmaksızın bakaya kalanlar er statüsünde askere sevk edileceklerdir." ifadeleri yer almıştı.

Sevk takvimi açıklandı
Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan sevk takviminde "Ağustos 2026 sınıflandırma döneminde" silah altına alınacak yükümlülerin birliklerine katılacakları tarihlere de yer verildi.
Buna göre, yedek subay ve yedek astsubay adayları ile birinci grupta yer alan erler 6 Ağustos 2026 tarihinde sevk edilecek. İkinci grup erlerin sevk tarihi 3 Eylül 2026, üçüncü grup erlerin sevk tarihi ise 1 Ekim 2026 olarak belirlendi.

Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı

Çanakkale'nin Ayvacık ve Bayramiç ilçelerindeki orman yangınları kontrol altına alındı

30.07.2026 11:47:00
İHA
 
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyü yakınlarında dün saat 15.00 sıralarında çıkan yangın bugün 10.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Dün Bayramiç Barajı yakınlarındaki ormanda, saat 18.00 sıralarında çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldı.

Yangın havadan ve karadan yapılan müdahalenin ardından saat 22.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Bölgelerde soğutma çalışmaları devam ediyor.

Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Başaran Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran emniyetteki ifadesinde, Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları aralığında toplamda 22 adet taşınmaz satışı yapıldığını, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL tutarında olduğunu kaydettiği öğrenildi

30.07.2026 06:01:00
İHA
 
Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbap Derneği'ne yönelik başlatılan yolsuzluk soruşturması kapsamında son dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerin polisteki ifadeleri tamamlandı. Dördüncü dalga operasyonda gözaltına alınan 12 kişi arasında yer alan iş adamı Hüseyin Başaran'ın İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifade işlemi sona erdi.


Toplam 22 taşınmaz ve bedeli 2 milyar 298 milyonu aşan tutar



Hüseyin Başaran'ın ifadesinde; Haluk Levent ile 2026 yılı Şubat ve Nisan ayları aralığında toplamda 22 adet taşınmaz satışı yaptıklarını, bu taşınmazların toplam bedelinin 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 TL tutarında olduğunu, tüm bu satışlara ait protokol ve senet kayıtlarının kendisinde mevcut olduğunu söylediği öğrenildi. Satmış olduğu taşınmazlar karşılığında Haluk Levent ile aralarında oluşan güvene dayalı satışı vadeli yaptığını belirten Başaran'ın, bu vadeleri Haluk Levent'in yurt dışından alacağı fonlarla karşılayacağını ve bu fonları alacağı konusunda kendisine güven verdiğini söylediği öğrenildi.

Başaran'ın ifadesinde, Haluk Levent'in satılan tüm taşınmazların devirlerinin Yeliz Kaya isimli şahıs üzerine yapılmasını istediğini, çünkü yurt dışından gelecek olan fonların yetkilisinin Yeliz Kaya olduğunu kaydettiği öğrenildi. Başaran, 22 taşınmaz için çok küçük bir kısmının ödemesinin yapıldığını, sonrasında durumdan şüphelenmeye başladıklarını ve yapmış oldukları araştırmalar sonrasında Yeliz Kaya'nın 1-2 gün içerisinde bu taşınmazları Esin Önder Çağlayan isimli bir başka şahsa devrettiğini hatta bu devirlerin hemen ardından bankalardan yüksek tutarlı krediler çekmek suretiyle taşınmazlara ipotek koydurduklarını anlattı.


Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlar



Bunun üzerine kendisinin ihtiyati tedbir kapsamında hukuk davası açtığını söylediği belirtilen Hüseyin Başaran'ın, şikayetçi olduğunu bu dava kapsamında satışı gerçekleşen taşınmazlara tedbir konulduğunu, taşınmazların rayiç bedelinin doğru ve geçerli olduğunu anlattığı, bankaların eksper sonuçlarında rayiç bedellerin her zaman düşük çıktığını ve bu durumun kendisi ile bir ilgisinin olmadığını ifade ettiği kaydedildi. Başaran'ın, taşınmaz devirleri kapsamında kendisinin de mağdur edildiğini beyan ettiği aktarıldı.
Öte yandan Holding CEO'su Başaran'ın, soruşturmanın ilk aşamasında "müşteki" olarak yer aldığı belirtilmişti.


Zanlılar, yarın adliyeye sevk edilecek



Hüseyin Başaran hakkındaki işlem, soruşturmanın kilit isimleri arasında gösterilen "Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler" başlığı kapsamında yürütülüyor.

Yolsuzluk soruşturmasının merkezindeki Ahbap Derneği'nin mali yapısına yönelik son operasyonda gözaltına alınan Hüseyin Başaran da dahil 12 şüphelinin tamamının Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki ifade işlemleri sona erdi. Zanlılar, yarın sabah saatlerinde polis eşliğinde soruşturmanın yürütüldüğü Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na götürülecek.

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı

Sarıyer'deki evinde ölü bulunan 2021 MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi Adli Tıp Kurumu'ndan ailesi tarafından teslim alındı

30.07.2026 00:30:00
İHA
 
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı'nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı
Sarıyer Kilyos'taki evinde tek başına yaşayan ve 2 gündür kendisinden haber alınamayan 37 yaşındaki MasterChef 2021 şampiyonu Eren Kaşıkçı bugün ölü bulunmuştu.



İncelemenin ardından hayatını kaybettiği öğrenilen Kaşıkçı'nın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na otopsi için götürülmüştü.



Yapılan otopsinin ardından ünlü şefin cenazesi ailesi tarafından teslim alındı.

Kaşıkçı'nın cenazesinin cemevine götürüleceği cenaze töreni bilgilerinin sonradan paylaşılacağı öğrenildi.

'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'

Meltem TV’de Ebru Çanak’ın sunduğu Sümen6 programına konuk olan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, ana dil hakları tartışmalarına ilişkin net mesajlar verdi. Batum, ana dilin konuşulmasının bir hak olduğunu kabul ederken, ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmaya yol açacağını savundu. Geçmişteki dil yasaklarının bugün ülkeyi bölmek için fırsat haline getirilmesini “korkunç” olarak nitelendiren Batum, dünyada bu yaklaşımın aksi bir örnek bulunmadığını vurguladı

29.07.2026 19:30:00
Eyüp Kabil
 
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, Meltem TV ekranlarında yayınlanan Sümen6 programında, 'Terörsüz Türkiye' ve Türkiye'nin güncel siyasi ve toplumsal tartışmalarını değerlendirirken ana dil meselesine özel bir yer ayırdı. Programda Ebru Çanak'ın moderatörlüğünde, Bağımsız Türkiye Partisi Başdanışmanı Harun Kayacı ve Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin'in de yer aldığı tartışmada Batum, anayasa hukuku perspektifinden açıklamalarda bulundu.

Batum, konuşmasının ilgili bölümünde ana dil konusunu şu şekilde özetledi: "Ana dil bir haktır ve konuşulabilir. Ancak ana dilde eğitimle insanları ayrıştırmak mümkün değildir." Bu ifadeyle, bireylerin kendi ana dillerini günlük yaşamda kullanma ve öğrenme hakkını temel bir hak olarak kabul ettiğini ortaya koydu. Buna karşılık, eğitim sisteminin ana dil üzerinden yapılandırılmasının toplumsal bütünlüğü zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Batum, geçmiş dönemlerde uygulanan dil yasaklarına da değindi. Bu yasakların tarihsel bir hata olduğunu dolaylı olarak kabul ederken, aynı yasakların bugün siyasi amaçlarla yeniden gündeme getirilmesini eleştirerek, "Geçmişteki yasakları bugün ülkeyi bölmek için bir fırsat olarak kullanmak korkunçtur" ifadesini kullandı. Batum'a göre, geçmişte yaşanan kısıtlamalar, bugün bazı çevreler tarafından Türkiye'nin üniter yapısını zayıflatmak ve ayrışmayı derinleştirmek amacıyla araçsallaştırılıyor.

"Dünyada bunun aksi bir örnek yok"

Batum, görüşlerini uluslararası karşılaştırmalarla da destekledi. "Dünyada bunun aksi bir örnek yoktur" diyerek, hiçbir ülkede ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmayı önleyen veya birliği güçlendiren bir model olarak başarıyla uygulanmadığını savundu. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin anayasal düzeni ve ulusal bütünlüğü açısından risk taşıdığının altını çizdi.

Programda Batum'un bu sözleri, aynı yayın içinde ele alınan diğer konularla da bağlantılıydı. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe olduğu vurgusu, PKK'nın Lozan öncesi düzen ve Sevr benzeri bir yapıya dönme hedefi iddiaları ve "eşit yurttaşlık" söylemlerinin ardında ayrılıkçı talepler bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri, ana dil tartışmasına hukuki ve siyasi bir çerçeve kazandırdı. Batum, mevcut sürecin hukuki bir zemin üzerine oturmadığını, "ısmarlama" ve belirsiz bir yapı taşıdığını da dile getirdi.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un bu açıklamaları, Türkiye'de dil, kimlik ve eğitim politikaları etrafında süregelen tartışmalara anayasa hukuku eksenli bir katkı olarak kayda geçti.

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.