logo
27 HAZİRAN 2026

Aşı takvimi ile korunun

09.06.2005 00:00:00
TED İstanbul Koleji doktoru Dr. Rüçhan Altuğ, Türkiye'de her yıl aşı ile korunabilir hastalıklar nedeniyle yaklaşık 12 bin bebeğin öldüğünü hatırlatarak, aşılanmanın ve tekrarı gereken aşıların takibinin önemine dikkat çekiyor.Kitle aşılama programları ve çocukların rutin aşılanmalarıyla difteri, tetanos ve çocuk felci nadir görülen hastalıklar arasına girerken, günümüzde çiçek hastalığına hiç rastlanmamakta. Hastalık oluşmadan, aşıyla vücuda verilen antijenle, antikor (vücudu koruyan madde) üretimi sağlanıyor ve hastalık etkeni ile karşılaşıldığında vücut kendini korumaya hazır oluyor. Aşılar tek veya karma olarak uygulanabiliyor. Bazı aşılar tek doz verildiğinde ömür boyu koruyuculuk sağlarken, bazılarının ise tekrarı gerekiyor. Bir aşının koruyucu etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve aralıklarda yaptırılması gerek. En üst seviyede koruma için "Aşı Takvimi"ne uymak gerekiyor. Hepatit B, Verem, Difteri, Tetanos, Boğmaca, Çocuk Felci, Menenjit, Kızamık, Kabakulak, Kızamıkçık, Su Çiçeği, Hepatit A hastalıkları ile bunlara bağlı ölüm ve sakatlıkları engelleyebilmek için, ebeveynlerin bebeklerini doğdukları ilk aylardan itibaren aşılatmaya başlamaları şart.Aşı takvimi Aşıyla engellenebilecek hastalıklar için takip edilmesi gereken aşı takvimi şöyle:I- Karma aşı: (Difteri+Boğmaca+Tetanos)Bebek 2, 4 ve 6 aylıkken yapılır. 1. tekrarı bebek 18 aylık olunca, 2. tekrar ilk tekrardan 2.5 - 3 yıl sonra, 3. tekrar 2. tekrardan 3.5 - 4 yıl sonra yapılır. 10 yıl sonra bir tekrar daha yapılabilir.Not: Boğmaca geçirenlere ve 6 yaştan büyüklere sadece D.T (Difteri - Tetanos) yapılır. * Tetanos aşısını herkesin yaşamı boyunca 10 yıl aralıklarla yaptırması gerekir.II- Çocuk felci: (Polio)Bebek 2, 4 ve 6 aylıkken yapılır. 1. tekrarı bebek 18 aylık olunca, 2. tekrar ilk tekrardan 2.5 - 3 yıl sonra, 3. tekrar bir öncekinden 3.5 - 4 yıl sonra yapılır. 10 yıl sonra bir tekrar daha yapılabilir.III- Kızamık aşısı: Tek kızamık aşısı: 9 aylıktan itibaren yapılabilir. Bu durumda aşıdan 6 ay sonra MMR (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) karma aşı yapılması gerekir. Tekrarı 5 yıl sonra MMR şeklinde yapılır.Üçlü kızamık aşısı (MMR) (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak): 13 aylıktan itibaren yapılır. 5 yıl sonra tekrar edilir. Bu aşının çok şiddetli yumurta alerjisi olanlara yapılmaması gerekir.IV- Hepatit B (Sarılık aşısı): (Gen - Hevac B (Pasteur Merieux)) (Engerix - B (Smith Kline Beecham))1.5 yaşından büyük çocuklarda ve erişkinlerde aşı yapılmadan önce laboratuvar testi olarak Hbs Ag ve Anti Hbs yapılması gerekir. Bunlar negatif olduğu takdirde aşılama uygulanabilir. a) Bir ay ara ile üç aşı - Bir yıl sonra ilk tekrar, 5 yıl sonra 2. tekrar.b) Bir ay ara ile iki aşı yapılır. Son aşıdan 5 ay sonra 3. aşı, 5 yıl sonra bir aşı daha yapılır. On yıl sonra 2. tekrar aşı.Bütün hamile annelere rutin olarak Hepatit B laboratuvar araştırması yapılması gerekir. Hepatit marker'ları pozitif olan annede (HbsAg ve HbeAg pozitif ise) doğacak bebeğe uygulanacak aşılama programı; doğumdan hemen sonra veya ilk 8 saat içinde Hepatitis B immune Globulin (200 I.U) yapılır. Immune globulin ile aynı anda veya en geç bir hafta sonra Hepatitis B aşısı yapılır. V- Hepatitit A aşısı:2 yaşından sonra yapılmaya başlanır. 5 yaşına kadar laboratuvar tetkiklerine ihtiyaç yoktur. 5 yaşından büyüklere aşıdan önce antiHav İgG testi yapılır. 10 yaşa kadar Havrix Pediatric yapılır daha büyüklere normal Havrix aşısı yapılır. 1 ay ara ile 2 aşı yapılır. 6 ay sonra 3'üncü aşı yapılır. Bir yıl sonra 1'inci tekrar, 5 veya 8 yıl sonra 2'inci tekrar yapılır.VI- ACT - HİB (Hemofilüs inflüenza - B):Bebekler 2, 4 ve 6 aylıkken 3 aşı yapılır. Bir yıl sonra 1. Rapel (tekrar) yapılır. 6 ay ile 1 yaş arasındaki çocuklara 2 ay ara ile 2 aşı yapılır. Bir yıl sonra 1. rapel yapılır. 1 yaş ile 5 yaş arasındaki çocuklara tek doz (bir aşı) yapılır.VII- Suçiçeği aşısı:Rutin bir aşı değildir. Risk grubunda olan kişilere tavsiye edilir. Varilrix aşısı:12 aydan sonra Subkutan olarak bir kez aşı yapılır. Tekrarı yoktur.

Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti

Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 14 Mayıs'ta hastaneye kaldırılan Yeşilçam'ın usta oyuncusu Kadir İnanır'a zatürre teşhisi konulmuştu. Yoğun bakımda tedavisi devam eden İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

26.06.2026 18:59:00 / Güncelleme: 26.06.2026 19:03:44
İhlas Haber Ajansı
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Usta oyuncu Kadir İnanır hayatını kaybetti
Kadir İnanır, 15 Nisan 1949 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde dünyaya geldi. İnanır, ilkokul ve ortaokulu Fatsa'da tamamladı ve oyunculuk yeteneğini eğitimi sırasında çeşitli okul gösterilerinde sergiledi. İnanır, İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo-Televizyon Bölümü'nü bitirdi.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği "Sinema Artisti Yarışmas'nda finale kaldı, 1968 düzenlenen Saklambaç gazetesinin "Fotoroman Artisti Yarışması"'nda da birinci oldu. Bir süre fotoromanlarda oynadıktan sonra 'Yedi Adım Sonra (1968) adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk kez başrolde oynadığı 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkan Şoray'la başrolleri paylaştı. Daha sonra Şoray'la birçok film daha çevirerek Türk sinemasının erkek yıldızları arasına girdi. İnanır-Şoray ikilisi, Yeşilçam'ın en sevilen aşk filmlerinden olan "Selvi Boylum Al Yazmalım"ın yanı sıra "Bodrum Hakimi", "Dila Hanım" ve "Devlerin Aşkı" gibi yapımlarla hafızalarda yer edindi.

Sanat hayatına 1973'te Altın Koza Film Festivali'nde "Utanç" filmiyle, 1986'da ise Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" ile aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülleri dâhil çok sayıda başarı sığdırdı.

Böcek ailesi davasında karar

Fatih'te anne ve baba ile iki çocuklarının zehirlenerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilaçlama firmasının sahibi ve oğlu 18'er yıl, otel sahibi 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

 

26.06.2026 18:10:00
Anadolu Ajansı
Böcek ailesi davasında karar
Böcek ailesi davasında karar

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 4'ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Duruşmayı çok sayıda yabancı basın mensubu da takip etti.

Maktul Çiğdem Böcek'in annesi Aysu Çelik, acısının asla dinmeyeceğini belirterek, sanıkların gereken cezaları almasını istedi.

Maktul Servet Böcek'in babası müşteki Yılmaz Böcek de sanıkların ceza almalarının acılarını dindirmeyeceğini ancak tek dileklerinin en üst sınırdan ceza verilmesi olduğunu ifade etti.

"Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi"

Otel sahibi tutuklu sanık Hasan Oğlak, savunmasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilediğini ve çok üzgün olduğunu söyledi.

Oğlak, "Keşke otel yanıp kül olsaydı da bu insanlar ölmeseydi. Üzüntümü anlatacak tek kelimem yok. İlaçlama şirketi, bize oteli kapatmamız ya da tahliye etmemiz konusunda bir şey söylemedi. Aksine bize bu ilaçların insan sağlığına etkisinin olmadığını söyledi. Benim bu olayda kusurum ya da ihmalim yok. Kişilerin ilaçtan vefat ettiklerini düşünmüyorum. Beraatimi istiyorum." dedi.

İlaçlama firmasının yetkilisi tutuklu sanık Serkan Kışı da aileye başsağlığı dileyerek, ölümlerin ilaçlamadan olmadığını, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında çelişkilerin bulunduğunu iddia etti.

İlaçlama firmasının çalışanı tutuklu sanık Doğan Cağferoğlu ise bu şirkette yeni çalışmaya başladığını, hatasının "sertifikanın üstüne çok düşmemesi" olduğunu söyledi.

Firmada çalıştığı sürece bir sıkıntı yaşanmadığını ifade eden Cağferoğlu, tahliyesini istedi.

İlaçlama firmasının sahibi ile oğluna 18'er yıl hapis cezası

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, ilaçlama firmasının sahibi sanık Zeki ve oğlu Serkan Kışı'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan alt sınırdan uzaklaşarak, iyi hal indirimi uygulamadan 18'er yıl hapis cezasına çarptırdı.

Heyet, otel sahibi Hakan Oğlak'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 13 yıl 4 ay, ilaçlamayı yapan sanık Doğan Cağferoğlu'nu da 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkum etti.

Otel çalışanları Muhammad Moeen Ud Dın Chıshtı ve Rustemsha Batyrov ise beraat etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanıklar Zeki ve oğlu Serkan Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti. Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'teki zehirlenme olayında Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal'ın (3) zehirlenme sonucu hayatını kaybettiği, aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te yaşamını yitirdiği kaydediliyordu.

Maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yedikleri yerlerle ilgili soruşturmanın genişletildiği, kokoreç, midye, lokum ve unlu mamuller yedikleri ve meşrubat içtikleri işletmelerin sahiplerinin tespit edildiği aktarılıyordu.

İddianamede, bu iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği bildiriliyordu.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre aile bireylerinin ölümünün, kaldıkları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyordu.

İddianamedeki bilirkişi raporunda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucu gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulanıyordu.

Bilirkişi raporuna göre yanlış kimyasal (alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firmasının yetkilileri sanıklar Zeki ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları kaydedilen iddianamede, ilaçlama firması çalışanı sanık Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikasının, bilgisinin ve deneyiminin bulunmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu ifade ediliyordu.

İddianamedeki raporda otel sahibi sanık Hakan Oğlak ise yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olarak yer alıyordu.

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama

Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamanın ardından yangın çıkarken, 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi ağır yaralı

26.06.2026 17:56:00 / Güncelleme: 26.06.2026 18:06:02
İhlas Haber Ajansı
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'de havai fişek fabrikasında patlama
Niğde'nin Bor ilçesine bir havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. Patlamada 1 kişinin hayatını kaybettiği öğrenilirken, çıkan yangını söndürmek için çalışma başlatıldı.  

İlçede bulunan bir havai fişek fabrikasında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi. Patlamanın ardından fabrikada yangın çıkarken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye, polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Jandarma ve polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de patlamanın ardından çıkan yangına müdahale etti.

Gelen bilgilere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı, çıkan yangının ise kontrol altına alındığı bildirildi

Yapay zekada yeni kriz kapıda

Dünya genelinde hızla yayılan yapay zeka sistemleri, modellerin gücünden çok enerji altyapısına takıldı. ABD’den Orta Doğu’ya kadar enerji şebekeleri acil durum sinyali verirken, Birleşmiş Milletler bilim insanları 2030 yılına kadar yapay zekanın Sahra Altı Afrika'nın tamamı kadar su ve devasa miktarda elektrik tüketeceğini öngörüyor

26.06.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zekada yeni kriz kapıda
Yapay zeka yarışında liderlik koltuğuna oturmak isteyen teknoloji devleri, bugüne kadar hep en akıllı dil modellerini ya da en güçlü çipleri üretmek için yarışıyordu. Ancak Haziran 2026 itibarıyla teknoloji dünyasındaki rekabetin yönü tamamen değişti. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, yapay zekanın geleceğini artık algoritma kabiliyetinin değil, şebekelerden çekilebilecek fiziksel elektrik gücünün belirleyeceğini ifade ediyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji oburluğu öyle bir boyuta ulaştı ki, ABD Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC), veri merkezlerinin elektrik şebekelerine erişimini hızlandırmak amacıyla altı bölgesel şebeke operatörüne yönelik acil durum emirleri yayınlamak zorunda kaldı. Normal şartlarda yıllar süren bürokratik onay süreçleri, yapay zekanın büyüme hızına yetişebilmek adına tamamen baypas edildi. Sektördeki devasa büyümeyi gözler önüne seren en somut örnek ise Microsoft'un son 18 ayda altyapısına 4 gigavattan fazla yeni veri merkezi kapasitesi eklemesi oldu. Bulut bilişim ve yapay zeka bulut sağlayıcısı CoreWeave ise 2026 sonuna kadar tek başına 1,7 gigavatlık bir gücü hedefliyor.

BM'den korkutan uyarı: Altyapı tehdit altında

Yapay zekanın yazılımdan sıyrılıp fiziksel dünyayı etkilemeye başlaması küresel kurumları da alarma geçirdi. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışan bilim insanları tarafından hazırlanan son rapora göre, yapay zeka teknolojileri 2030 yılına kadar 1,3 milyar insanın yaşadığı Sahra Altı Afrika'nın toplam su tüketimi kadar su harcamaya başlayacak. Enerji tarafında ise durum daha da çarpıcı; yapay zekanın ihtiyaç duyacağı elektrik gücü, Pakistan, Bangladeş ve Nijerya'nın (yaklaşık 650 milyon insan) toplam elektrik tüketiminin tam üç katına ulaşacak.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve Frontiers iş birliğiyle yayımlanan "2026'nın Gelişen İlk 10 Teknolojisi" raporunda da bu duruma dikkat çekilerek inovasyonun artık sadece yazılımda değil, binaları elektrik tüketmeden soğutan "pasif radyatif soğutma malzemeleri" gibi fiziksel çözümlere kaydığı vurgulandı. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda "enerji egemenliği" ile "yapay zeka egemenliği" kavramlarının tamamen eş anlamlı hale geleceğini öngörüyor.

Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak

Okullardaki güvenlik önlemleri artırılıyor. Yeni eğitim dönemiyle birlikte okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil edilecek

26.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Okullardaki bütün kameralar polisin takip sistemine dahil olacak
Türkiye'de gerçekleşen okul saldırıları sonrasında güvenlik tedbirleri artırılıyor. Önümüzdeki eğitim dönemiyle birlikte okullardaki güvenlik kameraları, KGYS olarak bilinen, Kent Güvenlik Yönetim Sistemi'ne bağlanacak. Bu sistem üzerinden polis okullardaki güvenlikle ilgili gelişmeleri izlemeye başlayacak.

Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında bu konudaki çalışmaları anlattı. NTV'nin haberine göre, Bakan Tekin alınacak önlemleri tek tek anlattı:
"İstanbul, Kahramanmaraş ve Siverek'teki okullarımızda yaşanan olaylarla ilgili süreci gerçekleştirenler en ağır cezayı alacak. İçişleri Bakanlığı ile birlikte güvenlik tedbirleriyle ilgili komisyon toplantıları yapılıyor. Güvenlik açısından risk taşıyan okullarda doğrudan silahlı polis memurunun bulunması, bazı okullarda belirli aralıklarla polis araçlarının devriye gezmesi gibi tedbirlerimiz vardı. Bu yıl yeniden o toplantıları yaptık. Önümüzdeki yıl itibarıyla bu tedbirleri daha da sıkılaştıracak adımlar attık."
Okullarımızdaki kamera sistemini KGYS sistemine entegre ediyoruz. Emniyet birimleri kameralar üzerinden izleyebilecek durumlara gelecekler. Bizim okullarımızın bir kısmı duvarları yüksek, bir kısmı değil. Her okulun şahsına münhasır güvenlik sistemi olacak. Emniyet ile birlikte yürüttüğümüz oyun sitelerindeki davranışları rehberlik desteği mekanizması oluşturulacak."

KGYS sistemi nedir?
KGYS sistemi, 2007 yılında ilk kez uygulamaya girdi. Polis, illerdeki merkezler ve ana merkez üzerinden, yollar, sokaklar, meydanlar ve sisteme dahil bütün bölgelerdeki gelişmeleri anlık olarak izliyor.

Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı

Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda karne yerine uygulanan öğrenci gelişim raporlarında güncellemeye gitti. Geçen yıl yer verilmeyen Mustafa Kemal Atatürk görseli, bu yıl hazırlanan raporlara yeniden eklendi
 

26.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Çok tartışılmıştı... MEB'den Atatürk kararı
Milli Eğitim Bakanlığı, ilkokul 1. ve 2. sınıflarda uygulanan "Öğrenci Gelişim Raporu" formatında değişikliğe gitti.
Yeni düzenlemeyle birlikte, geçen yıl raporlarda bulunmayan Mustafa Kemal Atatürk görseli yeniden raporlara eklendi. Bakanlık, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında geleneksel karne uygulaması yerine öğrenci gelişim raporu sistemini hayata geçirmişti. Geçen yıl dağıtılan raporlarda Atatürk görseli, İstiklal Marşı ve bazı resmi sembollerin yer almaması kamuoyunda tartışmalara neden olmuştu.

Bu yıl hazırlanan gelişim raporlarında Atatürk görselinin yeniden kullanılması dikkat çekerken, değişiklik eğitim camiasında da karşılık buldu. Öğretmenler ve veliler, Atatürk görselinin yeniden raporlarda yer almasını genel olarak olumlu değerlendirdi. Eğitim belgelerinde ortak milli değerlerin korunmasının önemine vurgu yapan eğitimciler, yapılan güncellemenin bu yaklaşım doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti.
Yapılan düzenlemeyle birlikte ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerine dağıtılan öğrenci gelişim raporlarının yeni formatı kullanılmaya başlandı.

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış

Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında son bir yıl içinde kaydedilen sert yükseliş dikkat çekti. 2024 yılında binde 5,2 olarak ölçülen oran, 2025 yılında yüzde 182,7 artarak binde 14,7'ye çıktı

26.06.2026 12:31:00
İHA
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında rekor artış
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), 2025 yılı ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerini açıkladı. Buna göre Sinop'ta 5 yaş altı ölüm hızında sert yükseliş kaydedildi. Doğumdan sonraki ilk beş yıl içinde bir çocuğun yaşamını kaybetme ihtimalini ifade eden "5 yaş altı ölüm hızı", Sinop'ta 2024 yılında binde 5,2 iken, 2025 yılında binde 14,7'ye yükseldi. Bu artış, oranlarda yüzde 182,7'lik dikkat çekici bir değişime işaret etti.

Aynı dönemde bebek ölüm sayısı 8'den 21'e çıktı. Bebek ölüm hızı da 2024'te binde 4,7 seviyesindeyken, 2025'te binde 12,9 olarak kayıtlara geçti.

Kentte toplam ölüm sayısı da artış gösterdi. 2024 yılında 2 bin 287 olan ölüm sayısı 2025 yılında 2 bin 445'e çıktı. 2024 yılı verilerine göre hayatını kaybedenlerin bin 343'ünü erkekler, bin 102'sini kadınlar oluşturdu. Kaba ölüm hızı ise 2024'te binde 10,0 iken, 2025'te binde 10,8 oldu.

Açıklanan verilerde, 2025 yılında Sinop'ta seçilmiş ölüm nedenlerine ilişkin dağılım da yer aldı. Buna göre ölümlerde yüzde 37,9 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada bulunurken, bu grubu yüzde 14,8 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 14,7 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'

26.06.2026 11:24:00
Haber Merkezi
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
YKS'de yapay zekayla kopya girişimi tutuklamayla sonuçlandı: 'Bir anda aklıma geldi'
İstanbul Çekmeköy'de gerçekleştirilen YKS Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka üzerinden kopya çekmeye teşebbüs ettiği belirlenen Mustafa Eren K. (20) tutuklandı.
İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde 21 Haziran'da yapılan Alan Yeterlilik Testleri (AYT) oturumunda, Mustafa Eren K. (20) cep telefonunu sınav salonuna sokarak yapay zeka kullanmak suretiyle kopya çekmeye teşebbüs etti.
Sabah'ın haberine göre, görevlilerin üst aramasında fark edilmeyen cep telefonunu cebinde sınav salonuna sokan şüphelinin, sınav sırasında soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasına gönderdiği belirlendi.
Sınav süresinin sona ermesinin ardından salondan çıkmak isterken durdurulan şüphelinin yapılan üst aramasında cep telefonu ele geçirildi.

Soruşturma başlatıldı
Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2 No'lu Genel Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma başlatıldı.
Gözaltına alınan Mustafa Eren K., savcılıktaki işlemlerinin ardından ifadesini verdi.

'Bir anda aklıma geldi'
Şüpheli ifadesinde, sınava tek başına geldiğini ve cep telefonunu emanet bırakabileceği bir yer bulamadığını belirterek şunları söyledi:
"Sınava tek başıma gelmem ve emanet bırakabileceğim herhangi bir yer bulamamam nedeniyle cep telefonun internetini kapattım. Sonrasında sessize ve rahatsız etme moduna alarak şortumun içerisine koydum ve içeri girdim."
Sınav başladıktan sonra aklına yapay zekayı kullanma fikrinin geldiğini ifade eden şüpheli, şu beyanlarda bulundu:
"Sınav başladıktan sonra bir anda aklıma yanımda bulunan telefonla soruların fotoğrafını çekerek ChatGPT uygulamasında cevaplarını aratmak geldi. Bu amaçla telefonumu çıkarttım ve AYT Sınav Fen soru kitapçığının 37 ve 39'uncu sayfalarının fotoğrafını çektim."

'Pişmanım' dedi
Mustafa Eren K., sınav salonunda iki görevlinin bulunması nedeniyle telefonu kullanmaya devam etmekten çekindiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Telefonu cebime koyarak sınav sorularını çözmeye devam ettim. Sınav süresi bittikten sonra salondan çıkmak için ayağa kalktığımda salon görevlileri, 'Seni aramamız gerekiyor' diyerek beklememi istediler. Üst aramamda cep telefonunu buldular. Sınava girerken telefonu yanımda götürme amacım kesinlikle kopya çekmek değildi ancak sınav esnasında bir anlık gaflete düşerek böyle bir girişimim oldu. Sınav salonuna cep telefonuyla girdiğim için ve soruların fotoğraflarını çektiğim işin pişmanım."

Tutuklanarak cezaevine gönderildi
Savcılıktaki ifadesinin ardından mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edilen Mustafa Eren K., "Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna Muhalefet" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi

Bulgaristan'ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda, kaçak yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan 73 adet savaş tabancası ele geçirildi

26.06.2026 10:24:00
İhlas Haber Ajansı
Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi
Sınırda Türkiye'ye sokulmak istenen çok sayıda silah ele geçirildi
Bulgaristan'ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonda, kaçak yollarla ülkeye sokulmaya çalışılan 73 adet savaş tabancası ele geçirildi.

Edirne Kapıkule Sınır Kapısından çıkış yaparak Bulgaristan üzerinden Hollanda'ya parsiyel yük taşıyan Türk plakalı bir tır, risk analizi kapsamında detaylı kontrole alındı.



X-ray taramasında araçta şüpheli yoğunlukların tespit edilmesi üzerine yapılan fiziki aramada, sürücü kabinindeki iki yatağın şilteleri arasına gizlenmiş 50 adet savaş tabancası bulundu. Tırın sol tarafındaki dolapta ise yük sabitleme kemerlerinin altına saklanmış 23 adet daha tabanca ele geçirildi.

Operasyonda toplam 73 savaş tabancasına el konulurken, olayla ilgili Haskovo Bölge Savcılığı'nın gözetiminde gümrük görevlisi tarafından ön soruşturma başlatıldı. Yetkililer, silahların kaçakçılık amacıyla taşındığının değerlendirildiğini belirtti.

Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi

Diyarbakır'da düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 6 milyar 942 milyon 515 bin 130 liralık işlem hacmi tespit edilirken, 24 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

26.06.2026 09:10:00
İHA
Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi
Diyarbakır ve Ankara'da yasa dışı bahis operasyonları: 6 milyarlık işlem hacmi tespit edildi
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) ve Diyarbakır Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce ortak yapılan çalışmada yasa dışı bahis ve sanal kumar amacıyla kullanılan 8 farklı site üzerinden elde edilen paraların nakline aracılık eden ve elde edilen suç gelirlerinin kripto varlıklara çevrilerek yurtdışına çıkarılmasını sağlayan şahıslar tespit edildi.

Banka ve kripto para hesaplarındaki işlem hacimlerinin 6 milyar 942 milyon 515 bin 130 lira olduğu anlaşılan 24 şüpheli, eş zamanlı operasyonda yakalanıp sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Başkentte yasadışı dışı bahis operasyonu: 53 gözaltı kararı



Ankara merkezli 8 ilde yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılarak kara para aklama ve vergi kaçakçılığı yapan bir orgaenize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda haklarında gözaltı kararı olan 53 şüpheliden 37 şüpheli gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılı koordinesinde; Ankara İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğünce yapılan istihbari ve teknik takip çalışmaları sonucunda tespit edilen organize suç örgütü tarafından; yasadışı bahis ve şans oyunları oynatılarak kara para aklama ve vergi kaçakçılığı yapıldığı belirlendi.
 
Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığınca; 26 Haziran 2026 günü Organize suç örgütünün faaliyetlerinin ortaya çıkarılması ve şüphelilerin yakalanması maksadıyla Ankara merkezli 8 ilde 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

37 şüpheli gözaltına alınırken diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.