logo
08 AĞUSTOS 2026

Atatürk Üniversitesi ilaç üretimi yapacak

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum medya mensupları ile bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.

30.10.2024 22:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
Atatürk Üniversitesi ilaç üretimi yapacak
Atatürk Üniversitesi ilaç üretimi yapacak
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum medya mensupları ile bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.
Atatürk Üniversitesi'nin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu ifade eden Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, yeniden yapılanma çerçevesinde; bin 600 öğretim üyesinden her 300 öğretim üyesinin bağlı olduğu bir bölge oluşturduklarını belirterek, 'Beş rektör yardımcımız bulunuyor. Ben yaşım kadar Erzurum'dayım. On beş günlükken gelmişim Erzurum'a. Hayatımın hepsi burada geçti. Babam da öğretim üyesiydi. Burada benim tanımadığım kimse yok. Aileleriyle, çocuklarıyla hepsini tanıyorum. Dolayısıyla bana yakınlık derecesine bakarak, rektör yardımcısı ataması yapmış olsam belki on beş tane koltuk vermiş olmamız gerekiyordu. Hiçbir şekilde yakınlık üzerinden gitmedik. Tamamen liyakat esasına göre devam ettik ve 300 kişilik gruptan en değerli olduğunu, kriterlerimize göre düşündüğümüz kişiyi atadık. Dekanlar için de aynı şey söz konusu. Elimizden geldiği ölçüde bunu uygulamaya çalıştık. Az sayıda atamamız kaldı. Onları da tamamlamaya çalışıyoruz.' şeklinde konuştu.
'Öğretim üyelerine 'geri dön' çağrısı yaptık'
Öğretim üyeleri üzerinde yapmak istedikleri temel değişiklikleri de anlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 'Erzurum'da çok değerli bir öğretim üyesi kitlesi var. Bin 600 civarına yakın bu öğretim üyeleri yani doktor öğretim üyesi. Bunların üç yüz yakını hastanemizde görev yapıyor. Bunları kaybetmememiz gerekiyor. Kaybettiklerimizin de bir kısmını geri kazanmamız lazım. Bunun üzerine kurulu bir sistemimiz var ve bu anlamda çok sayıda kişiye davet gönderdik. Geri alabilmek için. Çünkü yetişmiş elemanın geri alınması bizim için çok değerli, kaybedilmesi de Erzurum için çok büyük kayıp. Özellikle doğu üniversitelerinde bu var. Kaybedileni de geri almak çok zor. O yüzden kaybetmemek üstüne de önemli çalışmalar yapmak istiyoruz. Onları burada mutlu etmek ve Atatürk Üniversitesi'ne aidiyetlerini arttırmak istiyoruz. Bu noktada yaptığımız, attığımız adımlara o doğrultuda devam edeceğiz.' dedi.
'Bilimi toplum için yapanları daha fazla destekleyeceğiz'
'Bizler bilimin içinden gelen insanlarız. İşin mutfağını bilen insanlarız' diyen Rektör Hacımüftüoğlu, akademisyenlerin iki tarz çalışma içinde olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü 'Bilimi bilim için çalışan bilim adamları var. Bir de bilimi toplum için çalışanlar var. Biz ikinci grubu önceliyoruz. Yani bilimi artık kendi istekleri doğrultusunda değil de toplumun önceliğini dikkate alarak, Erzurum'un sorunları, bölgenin sorunları ve ülkemizin sorunlarına katkı verilecek, bilimsel çalışmalara daha fazla eğilecek tarzda öğretim üyelerinin, bu bin 600 çok önemli gücün çalışmasını istiyoruz. Buna yönelik çalışanları destekleyeceğiz. Kendi iç kaynaklarımızı buna yönelik olarak vereceğiz Bu şekilde yaparak öğretim üyelerinin kademe kademe bu tarafa doğru, Erzurum problemlerine dönmesi, ülkenin problemlerine yönelik çalışmaları için gayret göstereceğiz. Burada bir başka nokta var. Mevcut öğretim üyelerinin de kendi içerisinde Türkiye'de önemli noktalara gelebilmeleri için bunların yurt içi ve yurt dışı gidişlerini kolaylaştıracağız. Ve Türkiye çapında o alandaki en iyi öğretim üyelerinin Erzurum'da hem tıp fakültesinde hem diğer bölümlerde hepsi için söylüyorum. Olabilmesi için insana yatırımı arttıracağız. İnsana olan yatırımı artırıma düşüncemiz var. Bu noktada da girişimlerimiz başladı.'
'Atatürk Üniversitesi'nin büyük sorumlulukları var'
Atatürk Üniversitesi'nin büyük bir üniversite olduğunu, Ankara'nın doğusundaki en büyük kurum olduğunu anlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 'Bu bize ciddi bir sorumluluk veriyor. Bunun Erzurum'da olması büyük bir avantaj, çok büyük bir katkısı var. Fakat bunun güçlü olarak sürdürülmesi ve devam ettirilmesi lazım. Atatürk Üniversitesi bu konumunu arttırarak devam etmesi lazım. Şu anda yetmiş bine yakın örgün öğretimli öğrencimiz var. Açık öğretimle birlikte toplam öğrenci sayımız 655 bin. Bu sayı Türkiye'nin ikinci sırasında olan bir üniversiteyi gösteriyor aslında. Sayı itibariyle Türkiye'de ikinci büyüklükte bir üniversite. 8 bin personel, bin 600 akademisyen, hep birlikte burayı organize edip, güçlü bir şekilde devam etmemiz lazım.' dedi.
'Hastanede köklü değişimler olacak'
Atatürk Üniversitesi bünyesinde önemli bir hastanenin bulunduğunu ve 13 şehre çok ciddi derecede hizmet ettiğini anlatan Hacımüftüoğlu, 'Devletimiz bunun önemini biliyor. Ve bu noktada gereken katkıyı yapmaya çalışıyor. Çünkü burada eğer sorunlar, doğunun sorunları Erzurum'da çözülmediği zaman Ankara ve İstanbul'da birikim oluyor. Dolayısıyla Erzurum Atatürk Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi'nin çok önemli bir konumu var. Ve hastaların batıya doğru gitmesini engelleyen bir noktada. Bizim açımızdan da şöyle; şehir nüfusunu tutar, hastaların burada çözüm alabilmeleri noktasında çözüm aldıkları için şehir nüfusunu tutabilen bir konumu var. Fakat buradaki bir zayıflama her şekilde nüfus kaybına da neden oluyor. Çok ciddi sonuçlar olabilecek bir konuma dönüşmeye başlıyor. Hastanemizde bazı işler kabul edilebilir noktada değil ve biz bunun farkındayız. Yani günlerin 6 ay, 1-2 yıla uzaması kabul edilemez. Ben o idealini söylüyorum. Bir haftanın ardına bir radyoloji bölümünde gün verilmemesi lazım. Burayla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Ekonomik göstergelerle ilgili hastanede çok hızlı bir revizyon yaptık. Oradaki tüm yönetim kademesi yüzde 90 oranında değiştirdik, pozisyonu dengeledik, pozitife geçirdik. Artan parayla üç ultrason satın aldık. Bir de bilgisayar tomografi satın aldık. Tüm tetkikler için benim hedefim sürenin 1 haftaya inmesi. Dolayısıyla şimdi buradaki gün kaymalarının altında yatan biraz da maddi sebepler. Elde ettiğimiz avantajları da buraya yatırım yaparak kullanıyoruz. Gelecek hafta içerisinde ultrasonları teslim alacağız. Bilgisayarlı tomografinin teslimi biraz daha sürebilir. Bunlar yeterli olmayacaktır muhakkak. Oradaki bu işlerin hızlı olabilmesi için sınırın bir ayın altına, bir haftanın altına inmesi tüm için söylüyorum. Bu hedefe ulaşmak için de ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Ve adımlarımız o doğrultuda atıyoruz. Fakat bunların görünür olabilmesi bazen zaman alabilir. Hastaneyle ilgili dijital randevu sisteminde gördüğümüz eksikliklerden bir tanesi. Çok büyük yoğunlukların olması ve bunların dijitale geçirmek istiyoruz. Şu anda o çalışmalar başladı. Dolayısıyla bu büyük kalabalıkların artık oralarda çok fazla gözükmeyecek. Ve randevu saatleriyle gelecekler. Randevu saatlerinde işlerini bitirecekler. Bu randevu sisteminde kısa sürede oturacağız. ' şeklinde konuştu.
'Atatürk Üniversitesi ilaç üretimi yapacak'
Önemli hedeflerinden birisinin de ülkenin bir problemin en azından Atatürk Üniversitesi olarak çözebilmek olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, 'Bu problemi de yani bir savaş durumunda ilaçların Türkiye'de olmaması, ilaç sıkıntısını çekilmesi. Bu noktada da Atatürk Üniversitesi'nden güçlü tarafı, ilaç konusu, hem farmakoloji, hem de organik kimya. Kimya bölümünde Türkiye'de birinci sırada. Atatürk Üniversitesi kimyada ODTÜ'yle yarışıyor. Farmakoloji de kimseyle yarışmıyor. Birinci sırada açık ara. Dünya yüz seksen altıncısı. Ve en yakın rakibi Hacettepe tıp 310. sırada. Dolayısıyla bu ikisinin ortak mamulüdür ilaç. Dolayısıyla bu işi Türkiye'de bizlerden daha iyi kimse yapamaz. Ve bu noktada da gerekli destek ve yatırımları alacağız. Sağlık Bakanlığı'yla iletişim halindeyiz. Ve bu işleri burada başlamak için şu anda gruplarımız belli. Dokuz grupla çalışacağız. 45 öğretim üyesi ve asistan bu işin içerisinde, çalışmalar başladı. İlk ilaç ismi de belli oldu. Hangi ilacı üreteceğimizle ilgili' Bunlar da tabii zamanla her üretildikten sonra bunları da İstanbul'daki 50 civarında ilaç şirketi, hiçbirisini de dışlamadan belki her bir ilacı da bir daha şirketiyle ortaklaşarak paslaşarak bu işi birlikte yürütme yoluna gideceğiz.' dedi.
'Erzurum Sorunları Araştırma Projeleri geliyor'
İlk kez üniversite kaynaklarının Erzurum'un sorunlarını çözmek için ayırdıklarını anlatan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 'Daha önce böyle bir şey yapılmadı. Biz buna ESAP diyoruz. Erzurum Sorunları Araştırma Projeleri şeklinde bir proje vereceğiz hocalarımıza. Eğer Erzurum'un sorunlarıyla ilgili çalışıyorlarsa o proje kaynaklarına ulaşabilecekler. Dolayısıyla ister istemez onlar da bundan sonra yapacakları projeleri Erzurum'un problemleri için çalışacaklar, çalışmış olacaklar. Bölge üniversitelerinin, Erzurum'un güçlü olabilmesi için çevredeki illeri de bırakmak istemiyoruz. Yani bir Bayburt'un, Karsın, Ağrı'nın gibi 13 ili de Atatürk Üniversitesi o üniversiteleri de tutacak. Onlara yönelik olarak da bazı destekleri birlikte, onlarla birlikte, onların bilim adamlarıyla birlikte yapacağız. Zaten burada bizim gibi kırk milyon dolarlık bir altyapı var. Onu tüm Doğu Anadolu kullanıyor. Dolayısıyla bunların kullanımlarını da kolaylaştıracağız. Biz de o oralardan geldiğimiz için bunları nasıl kolaylaştıracağımızı da onlarla paylaşacağız.' diye konuştu.
"Yüksek irtifa Erzurum için ciddi bir kazanım"
Bir futbolsever, taraftar olarak Erzurumspor'un kırmızı çizgileri olduğunu hatırlayan Rektör Hacımüftüoğlu, daha sonra şöyle dedi, 'Dolayısıyla ona yönelik olarak ne istiyorlarsa hemen karşılamaya çalışıyoruz. Statla ilgili sorun oldu. Hemen stadımızı verelim dedik. Kabul ederlerse vereceğiz stadımızı geçici olarak kullanmak istiyorlarsa biz bunu verdiğimizi söyledik. Eğer kabul ederlerse, şartlar uygunsa tüm ona göre dizaynları da yaparız. Bununla ilgili de Erzurumspor'a tüm imkanlarımızı vereceğiz. Yüksek irtifanın da Erzurum'un geleceğiyle çok ilgili çok çok önemli bir konu. Deniz seviyesinde 400 metre koşan deney hayvanı Erzurum'da kaldıktan sonra belli bir süre, iki haftadan fazla kalırsa Erzurum'da, döndüğü zaman 700 yüz metre kadar koşabiliyor. Yani bunu biz gözümüzle gördük. Dolayısıyla şimdi bu durumu Erzurum'un elinde aslında bir altın yumurtlayan tavuk olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla bu gücü de hep beraber yani burayı b da pozitife nasıl dönüştürebiliriz. Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarını biliyoruz. Bu konudaki yapmış olduğu yatırımları biliyoruz. Biz de üniversite olarak bunun bilimsel tarafını eğilerek, bunların yayına dönüşmesi, önemli yerlerde yayınlanması ve sonrasında da yurt dışı özellikle Şampiyonlar Ligi takımlarının buraya gelmesi ilgili girişimlerde biz de destek olacağız. Burada da üstümüze düşen görev yapacağız. Bununla ilgili Yüksek İrtifa Araştırma Merkezi'nde kısa süre sonra kuracağız. Yani ilk etapta tabii ilaç çok kritik ve stratejik olduğu için ilaç, onu yoluna soktuktan sonra yüksek irtifa ile ilgili bu çok önemli olduğunu düşündüğümüz projeyi de devreye sokmayı düşünüyoruz. Erzurum 2025 turizm başkentiyle ilgili Atatürk Üniversitesi Gastronomi Bölümü ve İletişim Fakültesi çok aktif devrede. Bununla ilgili biz de her türlü desteği tüm akademisyenlerimizle ne yapabiliriz, buradan başarıyla nasıl çıkabiliriz noktasında destek sağlamaya çalışacağız.'İHA

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü


 
 
Afyonkarahisar'da Kütahyalılar firmasına ait yolcu otobüsü kamyonete çarptı, 1 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.

08.08.2026 13:09:00 / Güncelleme: 08.08.2026 13:21:20
AA
 
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü
Otobüs, kamyonete bindirdi, bir kişi öldü

Afyonkarahisar'da yolcu otobüsünün kamyonete çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Kütahyalılar firmasına ait, Z.Y. yönetimindeki 43 KP 338 plakalı yolcu otobüsü, Afyonkarahisar-Antalya kara yolu Sinanpaşa ilçesine bağlı Akören beldesi yakınlarında, H.S. idaresindeki 06 BFV 460 plakalı kamyonete arkadan çarptı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi.



Kamyoneti bariyerlerin ötesine fırlattı

Bariyerlere çarpan kamyonetin sürücüsü H.S'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonette bulunan 1 kişi ile otobüsteki 14 kişi yaralandı. Yaralılar, ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.

Şiddetli karın ağrısına dikkat!


 
 
Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor.

08.08.2026 06:49:00
Murat Çorbacı
 
Şiddetli karın ağrısına dikkat!
Şiddetli karın ağrısına dikkat!

Karnın sağ üst bölümünde başlayan, sırta veya sağ omuza yayılan ve saatlerce sürebilen şiddetli ağrı çoğu zaman basit bir hazımsızlık olarak değerlendirilse de altta yatan neden safra kesesi iltihabı olabiliyor. Tıp dilinde 'akut kolesistit' olarak adlandırılan bu tabloda erken tanı ve zamanında uygulanan cerrahi tedavi sayesinde hastalar genellikle kısa sürede sağlıklarına kavuşuyor. Ancak gecikmiş başvurular safra kesesinde delinme, yaygın karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Ne zaman harekete geçmeli

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, "Bu nedenle saatlerce süren ve özellikle ateş, bulantı ile kusmanın eşlik ettiği şiddetli karın ağrısı hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve en kısa sürede genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan ve özellikle yağlı yemeklerden sonra bağırsağa boşaltarak yağların sindirimine yardımcı olan küçük ancak önemli bir organ.


Kadınlarda daha sık görülüyor

Safra kesesi iltihabı kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve hamilelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması, kadınlarda daha sık rastlanmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da hastalık riskini artıran diğer faktörleri oluşturuyor.

Yağlı yemekler azdırıyor

Safra kesesi iltihabının en önemli belirtisi, özellikle yağlı yemeklerden sonra başlayan, karnın sağ üst bölgesinde hissedilen ve giderek şiddetlenen ağrı oluyor. Bu ağrı çoğu zaman sağ omuza, sağ kürek kemiğinin altına veya sırta yayılabiliyor ve birkaç saatten uzun sürüyor. Ağrıya bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş eşlik edebiliyor. Hastalık ilerledikçe titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu gelişebiliyor.

Sokak ve muhalefet ayakta

TBMM Başkanlığı’na sunulan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ülkede tansiyonu yükseltti. Taslağın altına imza atan siyasi aktörlere yönelik sokaktaki öfke çığ gibi büyürken, muhalefet kanadından gelen sert açıklamalar ve sivil toplumun protestoları siyasetin gündemini tamamen değiştirdi

07.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Sokak ve muhalefet ayakta
Sokak ve muhalefet ayakta
Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan 12 maddelik yasa teklifi, toplumun geniş bir kesiminde büyük bir infiale yol açtı. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'lı milletvekillerinin ortak imzalarıyla TBMM'ye getirilen düzenlemeye karşı birçok şehirde eş zamanlı protesto gösterileri düzenleniyor.

Özellikle şehit yakınları, gazi dernekleri ve milliyetçi hassasiyeti yüksek sivil toplum kuruluşları meydanlara inerek yasanın geri çekilmesini talep ediyor. Sokaktaki vatandaşlar, örgüt suçlarına yönelik ceza ertelemesi ve adli kontrolle tahliye yollarının açılmasını "hukukun katledilmesi" olarak yorumluyor. İmza atan liderlerin ve milletvekillerinin fotoğraflarının taşındığı eylemlerde, "Gazi Meclis'te terör meşrulaştırılamaz" sloganları atılıyor.


Muhalefetten sert itiraz: "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorlar!"


Siyasi arenada yasa teklifine en sert ve tavizsiz tepki İYİ Parti'den geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Meclis kürsüsünden yasa metnini imzalayan MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ortaklarına adeta ateş püskürdü. Dervişoğlu, yapılan hamleyi tarihi bir benzetmeyle eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Çerçeve yasa olarak adlandırılan bu ihanet belgesini asla kabul etmeyeceğiz!"

İYİ Parti, yasa teklifinin TBMM Başkanlığı tarafından sahiplerine iade edilmesini talep ederken, Genel Kurul aşamasında her bir maddeye karşı çok sert ve kitlesel bir direnç göstereceklerinin sinyalini verdi.


Yeni Parti kanadı: "Özensiz ve kötü hazırlanmış bir metin"


Sürece dair usul ve yöntem eleştirilerini sürdüren Yeni Parti (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de düzenlemeyi hedef aldı. Teklifin kapalı kapılar ardında, toplumsal mutabakat aranmadan ve adeta "boş kâğıda imza toplanarak" hazırlandığını belirten Özel, "Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif. Yaklaşımımızda bir değişiklik yok ancak sürecin yürütülüş biçimi baştan aşağı yanlıştır" diyerek iktidarın aceleci tutumuna tepki gösterdi.


İmzacıların savunması: "Terörsüz Türkiye için tarihi eşik"


Tepkilerin odağındaki AK Parti ve MHP kanadı ise eleştirileri "küresel odakların hezeyanları" olarak nitelendiriyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlemenin iki yıllık bir emeğin ürünü olduğunu ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Çelik, "Bu hamle, bölgemize dönük emperyalist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaptır" diyerek yasayı savundu.

HÜDA-PAR cephesinden ise "Türkiye'nin normalleşmesi adına bazı hususlara gözümüzü kapattık ve imzayı attık" itirafı gelirken, muhalefet kanadından ise metnin referanduma götürülerek nihai kararın millete bırakılması gerektiği çağrısını yapıyor.


11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor


Toplumsal öfke ve sokak protestoları eşliğinde Adalet Komisyonu'na gelen yasa teklifinin, iktidar bloku tarafından hızlandırılmış bir takvimle en geç 11 Ağustos Salı gününe kadar Meclis Genel Kurulu'ndan geçirilmesi planlanıyor. Ancak sokaktaki tansiyonun ve muhalefetin tırmandırdığı direncin, Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri tarihin en gerilimli oturumlarından birine dönüştürmesine kesin gözüyle bakılıyor.


Tepkiler sokakta dalga dalga büyüyor


TBMM Başkanlığı'na sunulan ve kamuoyunda büyük bir kutuplaşmaya yol açan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" sonrası sokağın ateşi düşmüyor. Başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelinde protestoların merkezi haline gelen iller netleşirken, sivil toplum kuruluşları ve kadın hareketleri de 11 Ağustos Salı günü gerçekleşecek Genel Kurul oylamasına kadar sürdürecekleri yeni eylem planlarını yürürlüğe koydu.


Protestolar hangi illerde yoğunlaşıyor?


Yasa teklifine yönelik toplumsal öfke ve kitlesel yürüyüşler, özellikle milliyetçi hassasiyetlerin yüksek olduğu kentler ile metropollerde kritik noktalara ulaşmış durumda.

Protestoların idari merkezi konumunda olan başkentte, özellikle Güvenpark ve TBMM çevresinde şehit yakınları, gaziler ve sivil toplum örgütleri oturma eylemi ve açlık grevlerini sürdürüyor.

İstanbul Kadıköy, Beşiktaş ve Çağlayan Adliyesi önünde toplanan binlerce kişi, "hukukun üstünlüğü" vurgusuyla taslağın derhal geri çekilmesini talep ediyor.

İzmir Alsancak, Bornova ve Antalya Akdeniz Üniversitesi kampüsü çevresinde gençlik örgütleri ve sivil inisiyatiflerin düzenlediği yürüyüşlere polis müdahaleleri yaşanıyor.

Eskişehir, Kocaeli, Çanakkale, Adana, Mersin, Trabzon, Sakarya ve Bartın gibi illerde de yerel sivil toplum platformları öncülüğünde kitlesel basın açıklamaları gerçekleştiriliyor.


Sivil toplum ve kadın hareketlerinin "yeni eylem planı"


Bu arada yasa metninde yer alan "infaz erteleme mekanizmaları" ve "koşullu siyaset izinleri" gibi maddelere karşı çıkan sivil toplum, süreci kilitlemek amacıyla üç ana ayaktan oluşan çok yönlü bir eylem haritası hazırladı.

Örgütler, taslakla kurulması planlanan "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" gibi yapılarda kadınların ve toplumun geniş kesimlerinin eşit söz hakkına sahip olacağı bir güvence getirilmesini istiyor.

Sivil toplum kuruluşları, barış ve bütünleşme süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülemeyeceğini savunarak Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararını gündeme taşıyor. Uluslararası hukuk zemininde meşruiyet arayan sivil toplum, kadınların karar alma ve izleme mekanizmalarına dahil edilmediği hiçbir yasal çerçeveyi tanımayacaklarını duyuruyor.

Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen gibi büyük eğitim sendikaları, yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte eş zamanlı olarak seslerini yükseltmeye başladılar.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen düzenlemeye karşı net bir duruş sergilediklerini açıkladı. Sendika, örgüt liderlerine ya da üyelerine yönelik getirilebilecek olası af veya infaz erteleme girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayarak, "Eli kanlı terör örgütü PKK'ya ve terörist başına af getirecek her türlü girişimin karşısındayız; şehit öğretmenlerimizin aziz hatıralarının yanındayız" açıklaması yaptı.


"Çerçeve Yasa" sosyal medyayı da salladı


Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri süren 12 maddelik yasa teklifi, sosyal medya platformlarında cumhuriyet tarihinin en büyük dijital reaksiyonlarından birine sahne oluyor. Aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı aydınlar, emekli bürokratlar ve hukukçuların yer aldığı 242 isim, yayımladıkları ortak bildiriyle sosyal medyada fitili ateşledi.

Kısa sürede yüz binlerce etkileşim alan bildiride, "Terörsüz Türkiye adı altında terör örgütü mensuplarına örtülü af getirilmesine, teröristbaşının muhatap alınmasına ve milli egemenliğin zedelenmesine Türk milleti olarak hayır diyoruz" ifadelerine yer verildi. Kampanya, "Çerçeve Yasaya Hayır" etiketleriyle kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı.


Ekşi Sözlük ve forumlar ayakta


Sözlük platformları ve siyasi forumlarda da yasa teklifinin şifreleri masaya yatırıldı. "5 ağustos 2026 çerçeve yasanın meclise sunulması" başlığı altında binlerce yorum birikirken, kullanıcılar özellikle yasadaki "10 yıllık infaz erteleme" maddesine dikkat çekti.

Dijital analizlerde ve yorumlarda öne çıkan en büyük endişe ise "Lübnanlaşma" tehlikesi oldu. Kullanıcılar, kapalı kapılar ardında ve toplumsal mutabakat aranmadan hazırlanan bu metnin, Türkiye'yi etnik ve çoklu bir yönetim yapısına sürükleyerek kırılganlaştıracağını savunuyor. Meclis'teki partilerin "boş kağıtlara imza atarak" bu süreci yürütmesi ise dijital tabanda çok ciddi bir güvensizlik dalgası yarattı.


Milletvekillerine "istifa" çağrısı


Sosyal medyadaki öfkenin bir diğer hedefi ise taslağın altında ortak imzası bulunan milletvekilleri oldu. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'ın yanı sıra bazı CHP'li vekillerin de teklife destek verdiğinin ortaya çıkması, partilerin tabanlarında adeta deprem etkisi yarattı.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun Meclis kürsüsünden yaptığı "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz" konuşmasına ait videolar TikTok ve X platformlarında izlenme rekorları kırarken; seçmenler, kendi partilerinden imza veren milletvekillerinin hesaplarını etiketleyerek "İstifa edin" ve "O imzayı geri çekin" çağrıları yapıyor. Sosyal medyadaki bu büyük dijital ablukanın, 11 Ağustos Salı günü yapılması planlanan Genel Kurul oylamasına kadar artarak sürmesi bekleniyor.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
 

07.08.2026 11:06:00
AA
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması" imzalamıştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi

07.08.2026 11:01:00
Haber Merkezi
 
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) heyeti, Ankara Güvenpark'ta eylemlerini sürdüren er şehit yakınları ve er gazilerini ziyaret ederek taleplerine destek verdi.

BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, Ankara İl Başkanı Emekli Yarbay Hüseyin Kuloğlu, Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Aydın İlik, Çankaya İlçe Başkanı Mehmet Yalçın Vona, Altındağ İlçe Başkanı Bayram Güzel ve Ankara teşkilatından Ayhan Kuru'nun yer aldığı heyet, Güvenpark'ta bir araya geldiği şehit yakınları ve gazilerle görüş alışverişinde bulundu.

Ziyarette, BTP Genel Başkanı Avukat Hüseyin Baş'ın selamı, eylemcilerin sözcüsü Gazi Erdem Çerçioğlu aracılığıyla tüm şehit yakınları ve gazilere iletildi.

Görüşmede, şehit yakınları ve gazilerin dile getirdiği talepler ile "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin endişeleri dinlendi. BTP heyeti, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerinin yanında olduklarını belirterek, partinin konuya ilişkin değerlendirmelerini ve çözüm önerilerini paylaştı.



Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Albay Selim Oktay, şehit aileleri ve gazilerin haklı mücadelelerini desteklediklerini vurguladı.

Oktay, tüm şehit aileleri ve gazilere, yaşamlarının geri kalanında kimseye muhtaç olmadan onurlu bir hayat sürdürebilecekleri düzeyde maaş bağlanması gerektiğini belirterek, devletin mevcut imkânlarının bunu karşılayabilecek güçte olduğunu ifade etti.

Selim Oktay ayrıca, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şehit aileleri ve gazilerin dile getirdiği endişeleri dikkatle dinlediklerini, Bağımsız Türkiye Partisi'nin bu konudaki duruşunu ve kararlılığını kendileriyle paylaştıklarını söyledi.

BTP heyeti, şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek ziyaretini tamamladı.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı

07.08.2026 10:23:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Ezine'de 14 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'nin Ezine ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince Ezine açıklarında bir grup kaçak göçmen olduğu tespit edildi. Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botu 'KB-57' tarafından hareket halinde durdurulan fiber karinalı lastik bot içinde 14 kaçak göçmen yakalandı.

Kaçak göçmenler işlemlerinin ardından Ayvacık ilçesindeki Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM) teslim edildi.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.