logo
28 EYLÜL 2026

Atatürk ve İsmet İnönü

Esasen “İnönü’nün Atatürkü” fikri doğrudur. Zira Mustafa Kemal ile İsmet İnönü arasında görüş farklılıkları vardı ve Atatürk’ün ölümünün ardından atılan adımlar Atatürk’e mâl edilse de aslında İnönü’nün fikir dünyasının eseri idi

10.05.2026 00:31:00
Haber Merkezi
 
Atatürk ve İsmet İnönü
Atatürk ve İsmet İnönü
Esasen "İnönü'nün Atatürkü" fikri doğrudur. Zira Mustafa Kemal ile İsmet İnönü arasında görüş farklılıkları vardı ve Atatürk'ün ölümünün ardından atılan adımlar Atatürk'e mâl edilse de aslında İnönü'nün fikir dünyasının eseri idi.

Mesela, İsmet Paşa'nın Amerikan mandasını istediğini bilir miydiniz?

"…İsmet Bey (İnönü), Halide Edip (Adıvar) ve Refet Bey (Bele) de içinde olmak üzere birçok yurtsever kimse Anadolu'da Kurtuluş Savaşı verilebileceğine inanmıyorlar. Amerikan mandası altına girmekten daha iyi bir çare görmüyorlardı.

Halide Edip'in 10 Ağustos 1919 tarihi ile yazdığı mektup metni Atatürk'ün Nutku'nda da var: 'Biz İstanbul'da kendimiz için bütün eski yeni Türkiye sınırlarını içine almak üzere geçici bir Amerikan mandasını ehven-i şer olarak görüyoruz…'







İsmet İnönü, Kazım Karabekir'e yazdığı mektupta da bunları ifade eder:

'Kardeşim Kazımcığım,

… Şimdi İstanbul'da belli başlı iki cereyan vardır. Amerika, İngiliz taraftarlığı. İngiliz tarafında Hürriyet ve İtilaf ve Türkçe İstanbul gazetesi, Adil Bey vs. Mütebakisi Tevfik Paşa dahil olduğu halde Amerikan muaveneti taraftarıdırlar.

(…) Eğer Anadolu'da halkın Amerikalıları herkese tercih ettikleri zemininde, Amerika milletine müracaat edilse pek ziyade faydası olacaktır, deniyor ki ben de tamamıyla bu kanaatteyim. bütün memleketi parçalamadan Amerika'nın murakabesine tevdi etmek yaşayabilmek için yegâne ehven çare gibidir…" 

Gazi'nin,millî iradeye olan bağlılığı ile ilk dönemden itibaren zahirde yanında yer alan İsmet İnönü'nün davaya bakışı taban tabana zıttır.

Gazi'nin, Kurtuluş Savaşı'nı bina ettiği 'hakimiyet-i millîye' düşüncesi O'nun uluslararası ilişkilerde devlet adamlarıyla olan hukukunu dahi belirler:







"… Liderler içinde Bolşevik liderlerinden yalnız Lenin'i Rus ihtilali millî kurtuluş davalarını tuttuğu için, emperyalizmi reddettiği, Rusya içindeki milletlere hürriyet verdiği için sevmiştir." 

Aralarındaki bu 'ülkü' farkı ile Atatürk'ten sonra 'İnönücülük' olarak tanımlayabileceğimiz gelişmeler Atatürkçülük olarak yorumlanmış ve kurumsallaşmıştır.

Yani, Atatürk'ten sonraki zihniyetle Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'ndan itibaren yaptıkları, Türk millîyetçiliği, laiklik, dinde Türkçeleştirme hamleleri gibi büyük devrimler İnönü mantığı ile yorumlanmış, gelecek nesillere aktarılmıştır.







Mesela laiklik konusunun çarpıtılmasıyla alakalı Attila İlhan şunu söyler:

"… Şimdi sadece sanki Türkiye'nin tek meselesi laiklikmiş gibi o tartışılıyor. Laiklik, 1937'de Anayasa'ya girdi, Atatürk ölmeden bir sene evvel. O zamana kadar laiklik Türkiye'de büyük bir tartışma konusu bile değildi. Peki, Türkiye laik olmayacak mıydı? Tabii olacaktı. Türkiye millî demokratik bir devrim yaptı. Millî demokratik devrimler laiktir.

(…) Fransa laikliği icat eden memleket. Ben Fransa'ya giderken, bunu tekrar ediyorum ama bin kere tekrar edilmesi edilmesi gereken bir şey, Türkiye'de tartışılan büyük sorun; mevlid radyodan verilsin mi, verilmesin miydi... İsmet Paşa zamanında bu çok büyük bir mesele sayılıyordu. 'Mevlid verilir, hayır verilemez, çünkü laikliye aykırıdır' tartışılıyordu buralarda!" 

Gazi henüz hayatta iken bir "dizbağı nişanı" meselesi geçmiştir aralarında. Salih Bozok, hatıralarında İsmet İnönü ile yolların ayrılışında bardağı taşıran son nokta olan bu hadiseyi şahidi olarak detaylarıyla anlatır:

"İngiliz gazetelerinden birisi İngiltere hükûmeti tarafından Atatürk'e dizbağı nişanı verileceğini yazmış. Bu haber üzerine bizim gazetelerde bir sürü şatafatlı yazılar yazmıştı.

Atatürk de o sırada Yalova'da bulunuyordu. İsmet Paşa da Heybeliada'da idi.







Bir gün İstanbul'dan Yalova'ya gidiyordum… Yukarı kata çıkarak İsmet Paşa'nın yanına gittim. Yalova'ya geldiğimiz zaman iskeleden kaplıcalara kadar İsmet Paşa beni de otomobiline alarak beraber gittik.

Kendilerine dizbağı nişanından bahsetmek istedim. 'Maskaralık, maskaralık' diye mukabelede bulundular.

(…) Gazi Paşa, o akşamki misafirleri ile sofraya oturmuşlardı. İsmet Paşa'yı görünce sevindiler ve sofrada kendilerine bir yer gösterdiler.

O akşam sofrada her zaman bulunan arkadaşlardan başka Ruşen Eşref, Yakup Kadri Beylerle refikaları da vardı. Şükrü Kaya Bey de orada imiş.

(…) İsmet Paşa dizbağı nişanından bahsederek Atatürk'e, 'Müsaade buyurursanız, ben Hakimiyet-i Milliye gazetesi ile bu nişan meselesini tezkip ettirmek (yalanlatmak) ve bu münasebetle de bizim gazetelere bir ders vermek istiyorum. Çünkü İngiltere hükûmeti tarafından buna dair hiçbir teklif yapılmadığı halde bizim gazeteler bu meseleyi büyüterek bir çok şeyler yazmaktadırlar' dedi.

Atatürk, İsmet Paşa'nın söylediklerini muvafık buldukları için, İsmet Paşa sofrada yazmak istediklerini yazdılar ve Atatürk'e okudular. Paşa, yazılan şeyi beğendi ve kendileri de bir madde ilave etmek istediler.







O madde de şuydu:

'Bahusus, İspanya Kralı'ndan arta kalan böyle bir nişan Türk Reisicumhuruna verilemez. Verilecek olsa bile Türkiye Reisicumhuru o nişanı kabul edemez.'

Atatürk'ün ilave ettirmek istediği bu maddeye karşı İsmet Paşa şu mukabelede bulundu:

'Paşam, evvelce de arz ettim ki, resmen böyle bir nişan ne verilmiş, ne de İngiltere hükûmeti tarafından buna dair teklif vaki olmuştur. Binaenaleyh bu maddeye lüzum yoktur.'

Atatürk, İsmet Paşa'ya, 'Efendim, sen benim dediğimi ilave et. İngilizler beni sevdikleri için yazılan şeyi hüsn-ü telakki ederler (iyi karşılarlar). İngilizler benim için Lloyd George'u bile attılar' deyince, İsmet Paşa (o geceye kadar Atatürk'e karşı kendisinde görmediğim adeta isyankâr bir vaziyette),

'Efendim, Lloyd George atılmış değildir. Siyasetinde muvaffak olamadığı için kabinesinden çekilmiştir. Yoksa kendisi elyevm bir siyasî fırkanın başındadır ve mebustur. Sizin ilave etmek istediğiniz maddeyi de buraya yazmak muvaffak değildir' dediler.

Atatürk, İsmet Paşa'nın vaziyetlerini ve ifadelerini manidar bularak fena halde kızdılar.

İsmet Paşa'nın işitemeyeceği hafif bir sesle sofrada bulunanlara, 'İsmet Paşa'nın bana itiraz etmesinin sebebini anlıyorum, geçen gün buraya gelen İktisat Vekili Mustafa Şeref Bey'e yaptığım muameleden kızmıştır' dedi.

(…) Atatürk, bizzat kendileri bir vesile bularak İsmet Paşa'ya çok şiddetli lisan ile hükûmet işlerinden bahsettiler ve çok acı bir sûrette İsmet Paşa'yı tenkit ettiler.

Hatta, 'Seni ben mahvederim İsmet! İsmet!' dediler." 

Bu şiddetli konuşmanın ardından salon boşaltılmış, Atatürk, Nuri Conker ve Afet İnan'a, "Ben bu hale tahammül edemem ve yarın Ankara'ya giderek kabineyi bizzat teşkil edeceğim" demiştir.

Ancak sabah araya giren Salih Bozok'un yumuşatan tavırları ile bu hadise kapanmıştır." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.