logo
03 AĞUSTOS 2026

Atom Enerjisi Ajansı'ndan İran açıklaması

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın 2015 yılında batılı ülkelerle yaptığı nükleer anlaşmada belirlenen sınırlamaları ihlal ederek, zenginleştirilmiş uranyum stokunu artırmaya devam ettiğini açıkladı

05.09.2020 18:40:00
 
Atom Enerjisi Ajansı'ndan İran açıklaması
Atom Enerjisi Ajansı'ndan İran açıklaması

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın 2015 yılında batılı ülkelerle yaptığı nükleer anlaşmada belirlenen sınırlamaları ihlal ederek, zenginleştirilmiş uranyum stokunu artırmaya devam ettiğini açıkladı. Ajans bir diğer yandan ise Tahran'ın artık IAEA müfettişlerine, ülkede 'beyan edilmemiş nükleer madde depoladığından veya kullandığından şüphelenilen' iki bölgeye girip denetim yapmasına izni verdiğini söyledi. IAEA Başkanı Rafael Grossi de geçtiğimiz ay Tahran'a giderek söz konusu alanlara erişim için yetkililerle görüşmeler yapmıştı. Tahran yönetimi, küresel güçlerle 2015 yılında yapılan nükleer anlaşmadan önce ise 2000'li yılların başından beri söz konusu iki tesise erişim izni vermiyor ve IAEA'nın ziyaret için yasal bir temeli olmadığını savunuyordu. IAEA tarafından üye ülkelere dağıtılan belgede ise İran'ın en son 20 Mayıs'ta bildirilen 1.73 ton düşük zenginleştirilmiş uranyum stoğunu, 25 Ağustos itibarıyla 2.32 tona çıkardığı ifade edildi. Raporda ayrıca ağır su stokunun ise nükleer anlaşma sınırlarında olduğu kaydedildi. 

DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti

DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

02.08.2026 14:27:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

TBMM'ye geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak çalışmaları devam eden "çerçeve yasa" ile ilgili teklifin de Meclis Başkanlığı'na bu hafta sunulması öngörülüyor. "Çerçeve yasa" teklifinin bu hafta başında sunulabileceği, Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten hemen sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul'da ele alınabileceği ifade ediliyor. Diğer bir seçenek olarak da teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı'na sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu'nda bu hafta görüşüleceği, gelecek hafta da Genel Kurul'a getirileceği kulislerde konuşuluyor.

Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı "Güllü"nün ölümüne ilişkin 10 ay süren soruşturma tamamlandı 

02.08.2026 11:53:00 / Güncelleme: 02.08.2026 11:57:03
İHA
 
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Güllü'nün kızına ağırlaştırılmış müebbet talep edildi
Yalova'nın Çınarcık ilçesinde geçen yıl evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda "Güllü" olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin yaklaşık 10 ay süren soruşturma tamamlandı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Aynı soruşturma kapsamında olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise soruşturmanın ilk aşamalarında gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle "yalan tanıklık" suçundan ayrıca dava açıldı.

İddianamede, olayın 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi'ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Savcılık, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter'in odasının penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek yaşamını yitirdiğini kaydetti. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş kapsamlı soruşturma yürütüldüğü, çok sayıda delil toplandığı ifade edildi.

Otopsi raporları dosyaya girdi

İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da ayrıntılı şekilde yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildiği, ayrıca tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı gelişen genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiği değerlendirmesinde bulundu.

"Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme

Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nın incelemesinde, zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı.

Savcılık dijital delilleri tek tek sıraladı

İddianamede yalnızca olay yeri inceleme ve adli tıp raporlarına değil, dijital materyallere de geniş yer verildi. Şüphelinin cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kamera görüntüleri, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporlarının delil olarak değerlendirildiği belirtildi.

Mesajlaşmalar da delil olarak dosyaya girdi

Savcılık, soruşturma kapsamında Tuğyan Ülkem Gülter'in cep telefonunda yapılan dijital incelemelerde elde edilen WhatsApp yazışmalarını da iddianamede deliller arasında gösterdi. İddianamede yer alan yazışmalarda şüphelinin eski erkek arkadaşıyla yaptığı konuşmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan söz ettiği, "Bıktım bu annemden", "Annem öldü vallahi öldü", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi. Ayrıca bazı mesajlarda annesi nedeniyle çocukluğunun ve hayatının olumsuz etkilendiğini anlattığı, "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerine yer verdiği aktarıldı. Savcılık, bu yazışmaları şüpheli ile maktul arasındaki ilişkiyi ve olay öncesindeki süreci değerlendiren deliller arasında sıraladı.

Bunun yanı sıra iddianamede, olay sonrasında bazı WhatsApp mesajlarının silinmesine yönelik girişimler olduğu, şüphelinin eski erkek arkadaşından bazı yazışmaları silmesini istediği ve telefonunun sıfırlandığını belirterek mesaj gönderilmemesini talep ettiğine ilişkin tespitlere de yer verildi. Bu dijital materyaller de soruşturma kapsamında değerlendirilen deliller arasında gösterildi.

Tanık ifadeleri dikkat çekti: "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim"

İddianamede yer alan tanık ifadeleri soruşturmanın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. Tanık M.A., S.D. ve G.Y. olaydan yaklaşık üç ay önce araçlarında birlikte yolculuk yaptıkları sırada Tuğyan Ülkem Gülter'in, annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanıklar, Gül Tut'un ölüm haberini aldıktan sonra bu sözleri hatırladıklarını ve bu nedenle ifade verdiklerini anlattı. Tanık R.G. ise ifadesinde, Tuğyan Ülkem Gülter'in yıllar önce annesini öldüreceğini söylediğine tanık olduğunu, Gül Tut'un ise yükseklik korkusu bulunduğunu, yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ve evine can güvenliği amacıyla güvenlik kamerası taktırdığını beyan etti.

Tanık S.C., şüphelinin zaman zaman annesiyle tartışarak evden ayrıldığını ve kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia ederken, tanık K.T. de anne-kız arasında geçmişten bu yana ciddi sorunlar yaşandığını, Gül Tut'un yükseklik korkusu olduğunu ve Tuğyan Ülkem Gülter'in saldırgan bir yapıya sahip olduğunu öne sürdü.

İddianamede ayrıca müşteki Tuğberk Yağız Hamza Gülter'in, annesi Gül Tut'un yükseklik korkusu nedeniyle cam kenarına yaklaşmadığını, olay anında camın yanında bulunmasının ancak camı kapatmak veya bir böceği dışarı çıkarmak gibi nedenlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Savcılık, tüm bu tanık anlatımlarını diğer delillerle birlikte değerlendirerek iddianameye dahil etti.

Olay gecesi evde iki kişi vardı

Savcılığın tespitlerine göre olay anında odada Gül Tut'un yanı sıra kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu bulunuyordu. Bu durumun kamera kayıtları, ifadeler ve diğer delillerle doğrulandığı belirtildi.

Malkata" şarkısı iddianamede özel olarak incelendi

İddianamede, olay anına ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından saniye saniye incelendiği belirtildi. Bilirkişi raporuna göre Gül Tut banyodan çıktıktan sonra çok sevdiği belirtilen "Malkata" adlı roman havası çalmaya başladı. Raporda, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Valla şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" dediği, ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu'nun müziğe eşlik ettiği ve roman havası oynadıkları aktarıldı. 

Savcılık, bilirkişi raporuna dayanarak şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan, maktulün çok sevdiği "Malkata" şarkısını açmasını istediğini, Sultan Nur Ulu'nun da telefonu üzerinden şarkıyı başlattığını değerlendirdi. İddianamede, şarkının düşme anına kadar kesintisiz çaldığı, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği, kamera kayıtlarında herhangi bir silinti veya manipülasyona rastlanmadığı da belirtildi.  

Sultan Nur Ulu'ya ayrı iddianame

Soruşturma kapsamında Sultan Nur Ulu hakkında da ayrı bir iddianame hazırlandı. Savcılık, ilk ifadelerinde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonraki aşamada ise farklı beyanda bulunduğunu belirterek "yalan tanıklık" suçunun oluştuğu kanaatine vardı. Sultan Nur Ulu hakkında hazırlanan iddianame Yalova Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Ağırlaştırılmış müebbet talebi

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, tüm deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, dijital incelemeler ve adli tıp raporlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter'in "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamede sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesi kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi halinde dava Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Sultan Nur Ulu hakkındaki "yalan tanıklık" iddianamesi ise Asliye Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek.

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
 

01.08.2026 14:59:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, "Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır.  Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir" dedi. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40'a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Susuz kalmak

Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, "Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir" dedi.

Nasıl önlem almalı?

• Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.
• Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.
• Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.


Yüksk tansiyon

Yaz aylarında aşırı sıcaklar, yetersiz sıvı tüketimi ve tansiyon ilaçlarının düzensiz kullanımı kan basıncında dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle orta ve ileri yaşta kontrol altına alınamayan hipertansiyon, beyinde küçük damar hastalığı, kalp krizi ve beynin iletişim ağında hasara yol açma riskini artırıyor. Bu damar hasarları hem vasküler demans hem de Alzheimer açısından ek yük oluşturan önemli faktörler olarak sıralanıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Tansiyonunuzu düzenli ölçün, hekim kontrollerinizi ihmal etmeyin ve ilaçlarınızı hekiminizin önerdiği şekilde aksatmadan kullanın.
• Tuz tüketimini azaltın, sağlıklı beslenmeye ve ideal kilonuzu korumaya özen gösterin.


Diyabet ve metabolik sendrom

Diyabet nedeniyle kan şekeri (glukoz) seviyesinin uzun süre normalin üzerinde seyretmesi; beyni besleyen küçük damarlarda hasar, inflamasyon ve insülin direnci üzerinden bilişsel gerileme riskini artırabiliyor. Diyabet hastalığı, hipertansiyon ve obeziteyle birlikte görüldüğünde risk oldukça yükseliyor. Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma ve kan yağlarındaki bozuklukların bir arada görüldüğü bir tablo olarak tanımlanıyor. Bu durum beyin damarlarında hasar ve kronik inflamasyon aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinizi düzenli olarak takip edin ve hekiminizin önerdiği tedavi planına mutlaka uyun.
• Sağlıklı ve dengeli beslenin, ideal kilonuzu korumaya ve düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin.


Sağlıksız beslenme

Doymuş yağdan zengin besinler, aşırı tuz tüketimi, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimini kolaylaştırarak beyin ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca bu beslenme tarzı kronik inflamasyonu ve oksidatif stresi artırarak sinir hücrelerinde hasara neden olabiliyor ve zamanla bilişsel işlevlerde gerilemeye zemin hazırlayabiliyor. Yaz aylarında özellikle yüksek kalorili beslenme, dondurma ve şekerli içeceklerin tüketimi ile geç saatlerde yemek yemek; kilo, vücut lipid metabolizması ve glisemik indeks üzerinde olumsuz etki yapıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenme modelini benimseyin.
• Yemeklerinizde porsiyon kontrolüne dikkat edin.


Hareketsizlik

Çağımızın önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik; obezite, diyabet, hipertansiyon ve depresyon üzerinden demans riskini artırıyor. Yaz aylarında sıcak hava özellikle ileri yaştaki bireylerde dış ortam aktivitelerini azaltabiliyor ve bu kişiler hava koşulları nedeniyle yürüyüşten kaçınabiliyor. Bilimsel veriler, uzun süreli hareketsiz yaşamın beyin sağlığı açısından bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Nasıl önlem almalı?

• Hekiminizin önerdiği sürelerde orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin.
• Yürüyüşlerinizi sabah erken saatlerde veya akşam serin zaman dilimlerinde yapmaya dikkat edin.


Sigara ve alkol

Sigara, damar iç yüzeyini bozarak beyne giden kan akımını azaltıyor ve özellikle damar tıkanıklığına bağlı bilişsel gerileme riskini yükseltiyor. Alkol de doğrudan beyinde toksik etki oluşturarak hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor. Bunun yanında alkol kullanımı uyku bozukluğu ve başta B vitaminleri olmak üzere beslenme yetersizlikleri yoluyla bilişsel işlevlerin bozulmasına katkıda bulunabiliyor.  

Nasıl önlem almalı?

• Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir sağlık profesyonelinden mutlaka destek alın.


İşitme ve görme kaybı

Duyusal kayıplar nedeniyle beyne ulaşan işitsel ve görsel uyaranlar azalırken, beynin bu bilgileri işleme kapasitesi de zamanla olumsuz etkilenebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, "İşitme kaybı yaşayan kişilerin konuşmaları takip etmekte zorlandıkları için sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ve yalnız bir yaşam sürmeleri bilişsel rezervi zayıflatabilir. Görme kaybı da günlük yaşam aktivitelerini, sosyal etkileşimi ve zihinsel uyarımı azaltarak bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir" uyarısında bulunuyor. 

Nasıl önlem almalı?

• İşitme ve göz sağlığı için rutin kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın.
• Hekiminizin önerdiği tedavilerinizi aksatmayın.
•  Sosyal hayattan çekilmeyin ve zihinsel aktivitelerde bulunun.


Uyku bozukluğu

Yaz  aylarında yüksek sıcaklık ve nem uyku kalitesini bozabiliyor. Kronik uykusuzluk ve uyku apnesi; dikkat, bellek ve yürütücü (davranışları planlama, problem çözme, karar alma gibi üst düzey bilişsel durumlar)  işlevleri olumsuz etkileyebiliyor. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve beyin damar hastalıkları riskini artırarak demans gelişimine dolaylı olarak da katkıda bulunabiliyor. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, düzensiz uyku saatleri ile sık gece uyanmaları uyku kalitesini daha da bozabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Her gün aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uyku hijyenine dikkat edin.
• Horlama, nefes durması veya gün içinde aşırı uyku hali gibi sorunlarınız varsa mutlaka bir uzmana başvurun.

Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı

Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen 'Narko Kapan Gaziantep Operasyonu'nda yakalanan ve gözaltı işlemleri tamamlanan 450 şüpheliden 416'sı tutuklandı, 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi

01.08.2026 11:51:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:54:46
İHA
 
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli dev narkotik operasyonu: 416 şüpheli tutuklandı
Gaziantep merkezli 14 ilde "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" gerçekleştirildi. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı ekiplerince yapılan operasyonda hedefteki 548 şüpheliden 450'si yakalandı.

416 şüpheli tutuklandı

Gözaltına alınan şüpheli şahıslar, tamamlanan ifadeleri, yasal işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 416'sı tutuklanırken 34 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.



Bakan Gürlek ve Vali Çeber operasyonun önemini vurgulamıştı

Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek, gençlerin geleceğini, ailelerin huzurunu ve şehirlerin güvenliğini hedef alan uyuşturucu satıcıları ile bunların dijital ağlarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirtmişti. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise operasyon sonucunda daha güvenli Gaziantep ve daha güvenli Türkiye hedefine doğru kararlılıkla yürüdüklerini vurgulamıştı.

Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı

Kandıra'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek 1 gün süreyle yasaklandı

01.08.2026 11:18:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:19:59
İHA
 
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kandıra'da 5 sahilde denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Kandıra Kaymakamlığı kararı doğrultusunda bugün saat 10.00 itibarıyla Babalı, Dikili, Tuzağzı, Uzunkum ve Sarısu sahillerinde denize girmek bir gün süreyle yasaklandı.



Açıklamada, vatandaşların can güvenliği açısından cankurtaran hizmeti verilen ve denize girmenin yasak olmadığı bölgelerde, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri istendi.

FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı


 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 15 Temmuz darbe girişiminde suikast teşebbüsünde bulunan FETÖ mensubu B.K. yakalandı. Yakalanmamak için sürekli kılık değiştiren ve sahte kimlik kullanan zanlının, yüklü miktarda parayla yurt dışına kaçmak isterken düzenlenen operasyonla yakalandığı öğrenildi.
 

01.08.2026 10:54:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:06:19
AA
 
FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı
FETÖ'cü teröristin nasıl yakanladığı açıklandı

İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunan Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) mensup timde yer alan B.K'nin yakalandığını bildirdi.
Terörist B.K, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince yakalandı.

Hücre evinde yakalandı

Bu arada, emniyette işlemleri süren B.K'nin, kent merkezinde İnaz Deprem Evleri'ndeki örgüte ait hücre evine düzenlenen operasyonda gözaltına alındığı öğrenildi. Güvenlik kaynakları, suikast teşebbüsünün ardından yakalanmamak için sürekli kılık değiştiren teröristin, sahte kimlik kullandığını ve yüz tanıma sistemine kaydının düşmesiyle tespitinin yapıldığını bildirerek, bir süredir takibe alınan B.K'nin yüklü miktarda parayla yurt dışına kaçmak isterken yakalandığını belirtti.

Yüzbaşıydı
 
İçişleri Bakanlığı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Marmaris'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast teşebbüsünde bulunan FETÖ mensubu timde yer alan firari eski yüzbaşı B.K'nin yakalanmasına ilişkin operasyon görüntülerini paylaştı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince, gece saatlerinde hücre evine düzenlenen operasyona ilişkin görüntülerde polislerin binaya girerek hedef daireye ulaştığı ve B.K'yi saklandığı odada yakaladığı anlar yer aldı. Kelepçelenerek binadan çıkarılan B.K'nin polis aracına bindirilmesi ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne getirilmesi de görüntülere yansıdı. Hücre evinde yapılan aramalarda ele geçirilen malzemeler, Afyonkarahisar Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sergilendi.

Tuşlu telefon kullanıyordu
 
Ele geçirilen malzemelerin arasında yüklü miktarda Türk lirası ve döviz, altın, sahte kimlikler, fotoğraflar, dizüstü bilgisayar, biri tuşlu olmak üzere 3 cep telefonu, çeşitli dokümanlar ve dijital materyallerin bulunduğu görüldü.
B.K'nin, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenlemek amacıyla Marmaris'e giden FETÖ mensuplarının arasında yer aldığı belirtildi.
 

Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, tutuklandı
 

01.08.2026 00:28:00
AA
 
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı
Gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen Küçük'ün nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki sorgusu tamamlandı.

Hakimlik, Küçük'ün tutuklanmasına karar verdi.

Cem Küçük'ün savcılık ifadesi

Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde televizyon kanallarında yorumculuk yaptığını, cep telefonunun şifresini vermek istemediğini söyledi.

T.S. adlı kişiyle 27 işlemde gerçekleşen toplam 537 bin liralık para alışverişinin karşılıklı borç alıp vermeden kaynaklandığını ve aralarında herhangi bir ortaklık bulunmadığını belirten Küçük, soruşturma dosyasındaki gizli tanığın, "Cem Küçük, şantaj ve tehdit yöntemiyle sosyal medya, televizyon kanalları ve gazete köşesini kullanarak zor durumdaki insanlardan içinde bulunduğu koşullardan yararlanıp para karşılığı haber ve aleyhine veya lehine yayınlar yapar." şeklindeki beyanlarını kabul etmediğini belirtti.

Küçük, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Devlet Hava Meydanları İşletmesi eski Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde, yurt dışı kayıtlı bir numarayla yazıştığı ve yazıştığı kişinin farklı kişilerle ilgili taleplerde bulunduğu iddialarının sorulması üzerine, "Bu kişinin kim olduğunu ilk başta ben de bilmiyordum. Gazeteci olduğum için benimle iletişime geçti." yanıtını verdi.

Söz konusu numarayla yaptığı yazışmalardan sonra İstanbul'daki bir AVM'deki lüks bir mağazaya giderek kendisi için kasaya bırakılan hediyesini teslim aldığını söyleyen Küçük, ancak herhangi bir sorunu çözmediğini öne sürdü.

Küçük, gizli tanığın "Cem Küçük, bir dönem Adnan Oktar suç örgütünün lehine de çalışırdı" iddiaları üzerine "Adnan Oktar'ın yurt dışından kitapları geliyordu. Bu kitapları Türkçe'ye çevirmek için çeviri ekibimle ücreti karşılığında yardımcı oldum. O dönem birçok yayınevine çeviri yaptım. Hesabıma gelen paralar bundan dolayıdır. Kendisiyle en son 2012 yılının iftar programında buluştuk. Birçok gazeteci ve siyasi kişiler de bulunmaktaydı. A9 programından bir tane canlı yayına katıldım. Orada gündemi yorumladım." şeklinde ifade verdi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezli bir medya kuruluşundan hesabına 17 işlemde toplamda 77 bin 983 lira gönderilmesinin çeviri işlemlerinden kaynaklı olduğunu savunan Küçük, Çin merkezli bir firmadan 20 ayrı işlemde gelen 65 bin liranın ise 2017 yılında Çin Radyosu'nda yorumculuk yapmasından dolayı olduğunu iddia etti.

Küçük, S.S. adlı kişiden 14 işlemde gelen toplam 99 bin liranın ise sebebini bilmediğini öne sürdü.

Ş.M'den gelen 2 bin 700 liranın sebebinin sorulması üzerine Küçük, "Söz konusu kişi ile pandemiden beri iletişimim yoktur. Kendisiyle beraber çalıştığımız için tanırım." yanıtını verdi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında yargılanan sanık İsmet Koyun'u algı çalışması yaparak para karşılığı dosyadan kurtarmaya çalıştığı iddiaları sorulan Küçük, bu kişiden para almadığını iddia ederek sadece hakkında canlı yayında konuşma yaptığını söyledi.

Küçük, CHP'li Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'yi övmesi için paylaşım yaptığı ve bunun karşılığında maddi menfaat elde ettiği iddiasının sorulması üzerine, "O dönem CHP'li belediyelere operasyon yapılıyordu, Ömer Eşki de CHP'li Belediye Başkanı olup operasyon yapılmadığı için kendisiyle ilgili tweet attım. Bu tweeti birinin yönlendirmesiyle atmadım." şeklinde beyanda bulundu.

Görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile hiç teması olmadığını, görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Danışmanı ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ile bir ya da iki kez telefon ile görüştüğünü öne süren Küçük, "Sezgin Baran Korkmaz isimli kişiyi tanırım. 2020 yılında Paramount isimli otelde konakladım. Bu otele beni Cihan Ekşioğlu davet etti. Korkmaz'dan hiçbir zaman para almadım. Para karşılığı da tweet atmadım." ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Savcılıkta ifade veren Küçük, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda şüpheli Küçük'ün çeşitli zaman diliminde canlı yayın programında farklı soruşturma dosyasından tutuklu bulunan Fatih Keleş ile ilgili yorum yaptığı, söz konusu canlı yayın programının video çözümlenmesi incelendiğinde "Fatih Keleş'in evindeki parkeden 2 milyon dolar para çıktı." şeklinde haber yaparak yanlış bilgiyi alenen yaydığı belirtilmişti.

Bir diğer canlı yayın programında ise Küçük'ün "Berkay Gezgin İBB'den 1 milyon liraya yakın para aldı, MASAK raporlarında var." diyerek yanlış bilgiyi alenen yaydığının tespit edildiği kaydedilen yazıda, Küçük'ün bir süre geçtikten sonra ise söz konusu haberle ilgili farklı paylaşımlar yaptığı aktarılmıştı.

Bu deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin algı yaratacak şekilde paylaşımlar yaptığı, bu paylaşımların kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, bu bağlamda somut olayda "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunun yasal unsurlarının oluştuğu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, Küçük'ün üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, suça dair yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi istenmişti.

Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı

Tunceli'de 6 yıl önce esrarengiz şekilde kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında dördüncü dalga operasyonlar devam ediyor. Erzurum Adliyesi'ne sevk edilen 6 şüpheliden 5 polis memuru daha tutuklanarak cezaevine gönderildi. Son rütbeli tutuklamalarıyla birlikte dosyada parmaklıklar ardındaki kamu görevlisi ve şüpheli sayısı 25’e ulaştı

31.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden hiçbir haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik gelişmeler yaşanıyor.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen geniş kapsamlı "delil karartma ve suçu gizleme" operasyonlarında yargı süreci hızlandı. Dün adliyeye çıkarılan 4 polisin tutuklanmasının ardından, bugün hakim karşısına çıkan 6 şüpheliden 5'i daha tutuklandı. 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosyadaki tutuklu polis sayısı 9 oldu

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 16 ilde eş zamanlı düzenlenen şafak operasyonunda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, komiser ve polislerin bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alınmıştı. Bugün tutuklanan 5 yeni isimle birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan polis sayısı 9'a, dosyadaki toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi.
Öte yandan, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu 5 rütbeli polisin savcılıktaki ifade ve sorgu işlemleri ise halen devam ediyor.

Eski vali Tuncay Sonel ve ailesi de tutuklular arasında

Soruşturmanın genişleyen dalgalarında daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve valinin eşi Handan Sonel de tutuklanmıştı. Eski vali Sonel'in dijital materyallerinde yapılan incelemelerde; suç delillerini yok etme, gizleme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ve nitelikli yağma gibi toplam 8 farklı suçtan tutuklama kararı verilmişti.
Soruşturma kapsamında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de tutuklu bulunan diğer kritik isimler arasında yer alıyor.

ABD'deki firari şüpheliden kan donduran itiraflar

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük etkenlerden biri, kırmızı bültenle aranırken ABD'de gözaltına alınan firari şüpheli Umut Altaş'ın itiraf mektubu oldu. Tunceli Başsavcılığına ulaşan mektupta Altaş, olay günü Mustafa Türkay Sonel'in kendisine "Bir kızı öldürdüm. Çok bağırıyordu, dayanamadım kafasına sıktım" dediğini ve cesedi babasının yardımıyla gizlediklerini iddia etti.

Kaybolduğu gün emniyet sisteminde sorgulanmış

Soruşturma dosyasına giren son bilirkişi raporları ve Emniyet Genel Müdürlüğü log kayıtları, Gülistan Doku'nun kaybolduğu gün ve öncesinde emniyet sistemleri (Polis sorgu ekranları) üzerinden yetkisiz şekilde defalarca sorgulandığını ortaya çıkardı.
Bu veriler ışığında savcılık, kamu görevlilerinin organize bir şekilde delil kararttığı ve adli sistemi yanılttığı tezi üzerinde durarak operasyonları derinleştiriyor.

52 ilde sosyal medya operasyonu

Güvenlik güçleri, sosyal medya platformları üzerinden suç örgütlerini öven, propagandasını yapan ve suç işlemeye teşvik edici içerikler paylaşan hesaplara yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi

31.07.2026 18:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
52 ilde sosyal medya operasyonu
52 ilde sosyal medya operasyonu
İçişleri Bakanlığı, 52 ilde sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Ardahan Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

52 ilde "Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan" şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde 52 ilde operasyonlar düzenlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca yürütülen ortak çalışmalar sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda yakalanan 216 şüphelinin, iletişim platformlarında oluşturulan gruplar aracılığıyla "tetikçi" temin etmeye ya da tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları tespit edildi.

Şüphelilerin sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları, bu paylaşımlarla örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları, suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak, örgütlere yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları belirlendi.

Açıklamada, "Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı

Manisa'nın Kula ilçesinde otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil sürücüsü olay yerinde hayatını kaybederken kamyonette bulunan bir yolcu yaralandı

31.07.2026 17:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Otomobil ile kamyonet kafa kafaya çarpıştı; 1 ölü 1 yaralı
Kaza, saat 11.45 sıralarında Kula-Eşme kara yolu Söğütçayı mevkisinde meydana geldi.

T.N. (22) yönetimindeki 43 HA 988 plakalı kamyonet ile Sedat Gezici (70) idaresindeki 45 R 7957 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen nedenle kafa kafaya çarpıştı. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yaptığı ihbar üzerine olay yerine sağlık, Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Kula Amirliği ekipleri ve jandarma sevk edildi. Çarpışmanın şiddetiyle otomobil sürücüsü Sedat Gezici aracın içerisinde sıkıştı. İtfaiye ekiplerinin çalışmasının ardından yapılan kontrolde Gezici'nin olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kamyonet sürücüsü T.N. kazayı yara almadan atlatırken, araçta yolcu olarak bulunan İ.N. (57) hafif yaralandı. Yaralı, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Kula Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza nedeniyle Kula-Eşme kara yolunda trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından ulaşım normale döndü.

Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan kamyonet sürücüsü T.N. hakkında işlem başlatılırken, kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.