logo
24 HAZİRAN 2026

"Avrupa, yeniden Nazi bayrağı benimsedi"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Avrupa, bu sefer Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla tamamen başarısızlığa mahkum bir maceraya atılarak yeniden bir Nazi bayrağı benimsedi ve bir kez daha sonuca varamayacak. Başarılı olamayacak" dedi

27.05.2025 22:09:00
İhlas Haber Ajansı
"Avrupa, yeniden Nazi bayrağı benimsedi"
"Avrupa, yeniden Nazi bayrağı benimsedi"
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Avrupa, bu sefer Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla tamamen başarısızlığa mahkum bir maceraya atılarak yeniden bir Nazi bayrağı benimsedi ve bir kez daha sonuca varamayacak. Başarılı olamayacak" dedi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. İki bakan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Fidan ile dünya genelinde siyasetçiler ve siyaset bilimcileri açısından oldukça popüler ve itibarlı bir platform haline gelen Antalya Diplomasi Forumu sırasında da görüştüklerini ve düzenli bir şekilde temas halinde olduklarını ifade etti.
Bugünkü görüşmede Türkiye ile Rusya arasındaki ortaklığın güçlendirilmesi ve işbirliği alanlarının genişletilmesi yönündeki ortak kararlılığı teyit ettiklerini ifade eden Lavrov, Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliğini Batı'nın zorlaştırma girişimlerine rağmen ilerletmeye devam ettiklerini kaydetti. Lavrov, "Devlet Başkanımız, dışarıdan gelen tüm engellemelere rağmen Türkiye ile pozitif bir şekilde önemli projelerin hayata geçirilmesini ve ikili işbirliğimizin geliştirilmesi noktasındaki niyet ve kararlılığı, Kremlin'de Sayın Fidan'la yaptığı görüşmede ciddi ve çok net bir şekilde bir kez daha teyit etti" dedi.

Türkiye ile Rusya arasındaki ikili işbirliğinin tarihi temeller üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Lavrov, "25 Mayıs'ta Rusya ile Türkiye arasında temel ilişkiler anlaşması imzalanmasının 33'üncü yıl dönümünü kutladık. Önümüzdeki günlerde, 3 Haziran tarihinde Sovyet Rusyası ile Atatürk Türkiyesi arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 105'nci yıl dönümünü kutlayacağız. Bugün çok farklı ikili konuları ele aldık. Özellikle üst düzeyde varılan mutabakatların yerine getirilmesi konusunda. Nasıl adımlar atacağımız noktasında önemli bir toplantı yaptık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin inşaatı devam ediyor ve bu inşaatı devlet şirketi Rosatom devam ettiriyor. TürkAkım ve Mavi Akım doğal gaz boru hatlarının güvenliğinin sağlanması konusunu da Kiev rejiminin kesintisiz provokasyon ve tehditleri bağlamında ele aldık. 52 milyar doları aşan ticaret hacmimizin istikrarlı bir şekilde artışını not ettik. İlişkilerimizi çeşitlendirip diğer önemli iş birliği alanlarının açılması konusunda çaba göstereceğiz" dedi.
Ticari ve Ekonomik İşbirliği Konularında Türk-Rus Karma Ekonomik Komisyonu'nun 19'uncu toplantısının haziran ayı sonunda Moskova'da yapılacağını ifade eden Lavrov, iki ülke arasındaki ticari ve mali işbirliğinin bu önemli toplantıya katkı sağlaması gerektiğini belirtti. Rus turistlerin Türkiye'yi tercih ettiklerini vurgulayan Lavrov, "Bir rekor kırıldı ve anladığım kadarıyla Rus turistlerin sayısı, diğer ülkelerden gelen turistlerin sayısını aştı. Rekor kırdık. Bu açıdan, gösterilen misafirperverlik için minnettarız" dedi.
Rusya Acil Durumlar Bakanlığı ile Türkiye'nin Tarım ve Orman Bakanlığı arasındaki işbirliğinin pekiştirilmesine katkı sağlamaya hazır olduklarını ifade eden Lavrov, "Orman yangınları ile mücadelede önemli bir iş birliğimiz olabilir" dedi.

"Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve siyasi birliğinin korunması konusundaki pozisyonlarımız örtüşüyor"
Görüşmede, uluslararası arenada, uluslararası konularda yaklaşımların teyit edildiğini ve özellikle Suriye konusunda yakın diyalog içerisinde olmaya hazır olduklarını ifade eden Lavrov, "Suriye'nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve siyasi birliğinin korunması konusundaki pozisyonlarımız örtüşüyor. Suriye hükümetinin geçiş döneminde karşı karşıya olduğu meydan okumaları aşması için biz de gerekli yardımları sağlayabiliriz" dedi.

"Filistin konusunda Rusya ve Türkiye'nin pozisyonları birbiri ile örtüşüyor"
Lavrov, "Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki konular üzerinde yakın bir diyalog içerisinde olabiliriz. Libya'da örneğin durum gergin olabiliyor ve biz, her iki ülke olarak şiddetin durdurulması için Libya'daki taraflar üzerindeki nüfuzumuzu kullanabiliriz. Filistin konusunda Rusya ve Türkiye'nin pozisyonları birbiriyle örtüşüyor. Gazze'de olup bitenlerin kabul edilemez olduğunu düşünüyoruz. Batı Şeria'daki durumların da kabul edilebilir olduğunu düşünmüyoruz. Hem Rusya hem Türkiye olarak Filistin devletinin kurulmasından yanayız. Çok sayıda Filistinli öldürüldü ve yaralandı. Bu sayı maalesef artıyor. Biz sahip olduğumuz tüm imkanlarımızı kullanacağız bu şiddetin durdurulması için özellikle bölge ülkeleri ile temaslarımız sırasında ve Birleşmiş Milletler'de elimizden geleni yapacağız. Daha önce varılan mutabakatların yerine getirilmesi ve özellikle ateşkesin tesis edilmesi için çaba göstereceğiz. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ile Rusya olarak irtibat halinde olacağız. Türkiye'nin şu anda dönem başkanı olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı nezdindeki çabalarla da derin bir felaketi durdurmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.
Güney Kafkasya'daki duruma da değinen Lavrov, "Kafkasya'da 3+3 şeklinde bir formatımız var. Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve üç önemli komşu Rusya, Türkiye ve İran formatında çalışıyoruz. Bu formatın faydalı olduğu görüldü ve bunu sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

"Batı'nın kışkırtmaları sonucu Kiev makamları her türlü provokasyona geliyor"
"Devlet Başkanının kabulü sırasında dün de ifade edildiği üzere, Ukrayna konusunu da görüştük. Özellikle 16 Mayıs tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen Ukrayna ve Rusya arasında doğrudan müzakerelere dair değerlendirmelerde bulunduk" ifadelerini kullanan Lavrov, "Bu görüşmeler, Sayın Putin ile Sayın Trump arasındaki telefon görüşmesinin ardından başlatılmış bir girişim olmuş ve bu, Sayın Erdoğan ve Sayın Fidan tarafından desteklenmiştir. Türkiye'nin de katkı yapmaya hazır oluşunu takdir ediyoruz" dedi.
Rusya'nın Ukrayna konusundaki tutumunun iyi bilindiğini ve bunun Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından da sık bir şekilde dile getirildiğini vurgulayan Lavrov, "Müzakerelerin başarısı, bu müzakerelerde ihtilafın temel sebeplerini ortadan kaldırabilmesine bağlı olacaktır. Biz Sayın Fidan ile çok faydalı bir görüş alışverişi gerçekleştirdik ve bunun çok faydalı olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Lavrov, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması konusunda da Türkiye ile irtibat halinde olduklarını ifade ederek, "Son üç yılda bu husustaki müzakerelerden sonra yapılan anlaşmalar maalesef yerine getirilmemiştir fakat Batı'nın kışkırtmaları sonucu Kiev makamları her türlü provokasyona geliyor. Yine de Türkiye ile diyaloğumuz devam edecek ve Rusya-Türkiye ilişkilerinin geleceği parlaktır. Ben bunun üzerinden hareket ediyorum ve bundan eminim" diye konuştu.

Ukrayna'nın Rusya ile esir takası üç gün sürdürdükten sonra Rusya'yı saldırı ile suçladığını ve bunun Rusya'nın savaşmaya devam etmek istediği yönündeki eleştirilere neden olduğu konusunda bir soru alan Lavrov, ateşkes süreçlerini bozan tarafın Ukrayna olduğunu savundu. Paskalya ateşkesi ve 9 Mayıs Zafer Günü kutlamaları vesilesiyle ilan edilen ateşkeslerin Ukrayna tarafından Rus topraklarına yapılan saldırılarla ihlal edildiğini vurgulayan Lavrov, "Daha önce de Rusya-ABD arasında devlet başkanları arasındaki telefon görüşmelerinde varılan mutabakatlar çerçevesinde karşılıklı olarak enerji tesislerine saldırı olmaması konusunda bir ateşkes ilan edildi ama bütün bunlara rağmen Ukrayna rejimi, bütün bu ateşkes dönemlerinde kasıtlı bir şekilde gerek enerji tesislerimize, gerek sivil tesislere, evlere, kreşlere, okullara, Rusya'nın sivil halkını hedef alan saldırıları devam ettirdi. Maalesef sivil halk arasında kayıplarımız ve yaralılarımız var. Batı eliti, ABD dahil olmak üzere özellikle Avrupa Birliği'ndeki Batı eliti bunu görmezlikten geliyor, bunu görmüyordu" dedi.

"ABD'deki mevcut iktidarı, Biden hattına yani savaş hattına itmek istiyorlar"
Batı elitlerinin Rusya'yı stratejik bir yenilgiye uğratmak istediklerini vurgulayan Lavrov, "Gerçekleri görmek istemiyorlar ya da ilgili ekipler, haber bültenlerin onlara gerçekleri nakletmiyor. Şimdi ABD'deki mevcut iktidarı, Biden hattına yani savaş hattına itmek istiyorlar. Yani bütün bu güçler gerçekten ne olduğunu aslında çok iyi anlıyor. Biz, bu saldırılara cevap verdik. Suçlu olan taraf, gerekli cezayı almalıdır. Zelenskiy ve komutasındakiler, bizim neye karşılık verdiğimizi çok iyi anlıyor. Biz sadece ve sadece askeri tesislere ve askeri amaçlarla kullanılan tesislere darbe indirdik" dedi.

"Biden dönemine kıyasla, ABD tarafıyla iyi ve normal bir diyalog içerisindeyiz"
Rusya'nın müzakere heyetinin başkanı Medinsky'nin değiştirilmesine ilişkin iddialar hakkında bir soruya cevabında Lavrov, "Bazı dedikodular söz konusu. ABD, Rusya'nın başmüzakerecisini değiştirmek istiyor. Biden dönemine kıyasla, ABD tarafıyla iyi ve normal bir diyalog içerisindeyiz. Eğer ABD tarafı bize bir mesaj göndermek istiyorsa bize direkt bir şekilde bunu iletebilir, bunun dedikodusunu yapmaya gerek yok. Belki de şüpheyle yaklaşıyorsunuz fakat Sayın Medinsky, başka bir ülkenin devlet başkanı tarafından değil, doğrudan Sayın Devlet Başkanı Putin tarafından tayin edildi. Sayın Putin ve Sayın Trump, son telefon görüşmesinde esir takası ve sonraki dönem konusunda bir mutabakata vardı. Detaylar ilgili istihbarat birimi tarafından onaylanmıştır" dedi.
Avrupa'nın Ukrayna ve Rusya arasındaki müzakereleri baltalamasının söz konusu olup olmadığı konusunda bir soru alan Lavrov, "Brüksel'in böyle bir teşebbüsü olduğunu görüyorum. Bu süreci baltalamak istiyorlar. Benzeri görülmemiş, inanılmaz adımlar atıyorlar. Aslında sinirliler çünkü anlıyorlar ki Fransa, İngiltere, Almanya ve Polonya başkanlığındaki savaşı isteyen bu güçler, korkuyorlar. Çok korkuyorlar çünkü Ukrayna'ya destek verecek güçleri, imkanları, potansiyelleri yok. Günün birinde Trump'ın bu işe siz başladınız ve artık siz devam edin demesinden çok korkuyorlar. Sayın Trump'ın Rusya-Ukrayna arasındaki müzakerelerin devam etmesini istiyor. Kendisi bu konuda Putin ile anlaştı. Bu şahıslar, bahsettiğiniz şahıslar, tabii olarak bunu baltalamak engellemek istiyor. Çünkü eğer savaş biterse, siyasi kariyerleri sona erecek. Egoist çıkarları ve bunu ulusal çıkarlarının üzerinde tutmaları uluslarının acı çekmesine neden oluyor. Mesela enerji fiyatları arttı ve kendi halklarının buna razı gelmesini istiyorlar. Makul insanlar da iktidara gelebilir ama bunu da istemiyorlar. Çünkü Avrupa Birliği idaresi, Brüksel'deki Avrupa Komisyonu, kendi fonksiyonunu çok spesifik bir şekilde hayata geçiriyor. Zaten teknik bir makam. Sadece üye ülkelerin aldığı kararları takip ediyor. Üye ülkelerin istemediği bir kararı empoze edememesi gerekiyor ama bunu yapmaya çalışıyorlar" dedi.
Lavrov, Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelerin devamına ev sahipliği yapması konusunda ise, "Bana sorarsanız, İstanbul'daki platformu çok iyi. Türkiye'nin misafirperverliği çok iyi" ifadelerini kullandı.
Trump'ın Putin'e yönelik açıklamalarının değişkenliğine ilişkin bir soru üzerine Lavrov, "Dünya liderlerinin farklı konuşmaları, farklı açıklamaları olabilir. Mesela, son zamanlara kadar Avrupa tek sesle hiçbir ateşkes yapılmamalı, Rusya mağlup edilmeli ve Ukrayna'ya silah desteği artırılmalı diyorlardı fakat şimdi önkoşul olmadan derhal bir ateşkes yapılmasını talep ediyorlar. Macron da buna, ateşkes sırasında Ukrayna'ya ateşkes sırasında silah satışına devam edeceklerini ekliyor. Avrupa'nın tüm retoriği bu şekilde" dedi.
ABD Başkanı Trump'ın sonuç görmek isteyen bir lider olduğunu ve Putin ile vardıkları mutabakatların, İstanbul'daki görüşmenin ve Rusya ile Ukrayna arasındaki mutabakatların sözde değil somut ve çözüm odaklı unsurlar içermesi gerektiğine inandığını vurgulayan Lavrov, "Ancak Başkan Trump, bu girişimlerin Avrupa'daki bazı çevreler tarafından sabote edilmesine yönelik teşebbüsleri gördüğünde, Rusya'nın şehirlerini, sivil tesisleri ve Putin'in helikopterine saldırı teşebbüsleri gördüğünde, farklı his ve duygulara kapılabilir. Adil hedeflere ulaşmak istiyorsa, bu baltalama teşebbüslerini görünce farklı açıklamalar yapabilir. Önemli olan, Avrupa'nın barışa doğru olan ilerlemeyi, Türkiye ve ABD'nin desteklediği barışa doğru bir ilerlemeyi baltalama teşebbüslerini sona erdirmesi gerektiğidir. Avrupa Birliği'nin bu tür girişimlerini engellemek gerekiyor" dedi.

"Aslında Fransa, Rusya'ya karşı savaşıyor"
Almanya'nın Ukrayna'ya verdiği füzelerde menzil engelini kaldırması konusunda Almanya'ya karşı bir misilleme olup olmayacağı konusundaki soruya ise Lavrov, "Füze menzilinin engelinin kaldırılması konusundaki açıklama, Avrupa kıtasında iktidara gelen şahısların ne kadar tecrübesiz olduğunu gösteriyor. Bunların ne denli yeteneksiz olduğunu gösteriyor. Kendi adına, ABD adına, İngiltere adına, Fransa adına konuşma yapıyor sonra da yardımcısı televizyona çıkıp böyle bir şeyin söz konusu olmadığını açıklıyor. ABD askeri karargahında böyle bir şeyin söz konusu olmadığı söylendi. Sonrasında Merz, bir açıklama yaptı ve 'Bu yeni bir karar değil, eski iktidar tarafından alınan bir karar söz konusu' dedi. Burada gördüğümüz şey, Ukrayna'nın Rusya topraklarında saldırı ve darbe vurması ile ilgili engellerin bir önceki iktidar döneminde kaldırılmış olduğu. Dün Fransa Dışişleri Bakanı, Fransa'nın Rusya halkına karşı savaşmadığını ve sadece Ukrayna'nın askeri güçlerine yardımcı olduğunu söyledi. Bu yanlış bir bilgi, aslında Fransa Rusya'ya karşı savaşıyor. Çünkü Kiev'in Nazi rejimi, Fransa'nın imkanlarını kullanarak Rusya topraklarına saldırıyor, sivil tesislerine saldırı düzenliyor. Eğer Fransız siyasetçiler, ülkelerini seviyor ve onun değerlerini temsil ettiklerini düşünüyorlarsa o halde Fransız halkının 'Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik' şiarına uymaları gerek. Bu şiarı aslında tüm ihtilaflar için kullanıyorlar fakat sadece Ukrayna konusunda kullanmıyorlar. Ukrayna, Rus dilini yasaklayan bir karar alınan tek ülke. Hiçbir ülkede, hiçbir bölgede, hiçbir devlette bir dilin yasaklanmasına yönelik bir kanun yoktur. Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu komisyon üyesi, Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerine başlamak için gerekli hazırlıkları yaptığını açıkladı. Demek ki o Avrupalı siyasetçiler, Rus dilinin yasaklanmasını bu hazırlıklar içerisinde görüyor" dedi.

"Avrupa, yeniden Nazi bayrağı benimsedi"
Lavrov, "Avrupa, bu sefer Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla tamamen başarısızlığa mahkum bir maceraya atılarak yeniden bir Nazi bayrağı benimsedi ve bir kez daha sonuca varamayacak. Başarılı olamayacak. Mevcut Almanya'nın başbakanının ağzından Almanya'nın Avrupa kıtasındaki en büyük askeri güç olacağını duymak, hem de bunu İkinci Dünya Savaşı'ndaki zaferin 80'inci yıl dönümünde işitmek fazlasıyla manidar" ifadelerini kullandı.
ABD'nin Suriye'ye yönelik yaptırımları kaldırmasının Türk-Rus ilişkilerine nasıl etkileyeceği yönündeki bir soruya cevabında Lavrov, "Suriye'ye yönelik yaptırımlar, bizim her zaman kınadığımız bir adım oldu. Biz bunların kaldırılması için çaba gösterdik. Normal olarak, Beşar Esad'ın rejimi aleyhinde uygulanan bu yaptırımlar gerçekte tüm Suriye halkına zarar verdi. Geçtiğimiz yıl Şara'nın iktidarı ele geçirmesi sonrasında biz yaptırımların kaldırılması konusundaki çağrılarımızı ısrarlı bir şekilde sürdürdük. Aynı şekilde Afgan halkının el konulan paralarının da iade edilmesini talep ediyoruz, bu konudaki pozisyonumuz da aynı. Trump'ın böyle bir adım atmasını takdir ediyoruz çünkü sivil halk zarar gördü. Avrupa Birliği de insani amaçlarla ve Amerika tarafının yaptırımları kaldırdığını görünce, yaptırımları kaldırmayı değerlendirmeye aldı. Sayın Putin, Sayın Şara ile bir telefon görüşmesi yaptı ve sonra kendisine bir mektup gönderdi. Yeni koşullarda ekonomi ve diğer konuların nasıl görüşüleceği ve nasıl ilerletileceği konusunda görüşmeye hazırız. Bizden bir heyet, ocak ayında Suriye'ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Nisan ayında Antalya'daki Diplomasi Forumu marjında Sayın Hakan Fidan'ın da katılımıyla Suriye Dışişleri Bakanı ile bir görüşmemiz oldu. Suriye'nin bölünmemesi ve şiddetin yeniden patlak vermemesi, bizim için önemli bir hedef" dedi.İHA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.