logo
17 TEMMUZ 2026

'Aziz Yıldırım istifa etmeli'

14.04.2006 00:00:00
 
İlhan Cavcav, Aziz Yıldırım'ın hem kendine hem Fenerbahçe'ye hem de Türk futboluna zarar verdiğini söyleyerek, "Yıldırım hemen istifa ederek, başkanlığı bırakmalı" dedi.

Cavcav, Fenerbahçe Kulübü ve yöneticileri hakkında sarfettiği "PKK gibiler, sporu bölüyorlar" şeklindeki sözlerinin kamu davasına dönüşmesi üzerine Sarı-Lacivertli yöneticilere açtı ağzını yumdu gözünü.

Türk futbolunu kaosa sürüklüyorİşte İlhan Cavcav'ın Deniz Barış olayından, ligdeki yabancı futbolcu sayısına, TFF Başkanı Haluk Ulusoy ile Fenerbahçe kulübü arasında yaşanan gerginliklere kadar özel açıklamaları: "Fenerbahçe kulübünün ne yapmak istediğini anlamadım. Bir dava ettiler, savcı reddetti şimdi basından duyuyorum bir de kamu davası açmışlar. Ben bu Aziz Yıldırım'a şaşıyor ve şaşırıyorum. Haziran ayında yapılacak olan mali kurulda Haluk Ulusoy'u devirecekmiş. 207 delegenin olduğu bir genel kurulda Fenerbahçe'nin yedi reyi var. Aziz Yıldırım hem kendine hem Fenerbahçe'ye hem de Türk futboluna zarar veriyor. Acil genel kurula gidip Aziz Yıldırım Fenerbahçe başkanlığını bırakması gerekiyor. Adama sorarlar yedi delegeyle tahkim kurulunu, futbol federasyonunu yok sayıyorsun bir de hiç bir günahı yokken İlhan Cavcav'a kamu davası açıyorsun ve Türk Futbolunu bir kaosa sürüklüyorsun.

AZİZ YILDIRIM İLE YILDIRIM DEMİRÖREN KAPIŞTI...

FENERBAHÇE DAUM İLE DEVAM EDECEK

Özhan Canaydın da suçludurBugün baktım sadece Beşiktaş Başkanı sayın Demirören'in artık Aziz Yıldırım'ın dediği olmayacak diye bir demeci var. Ben kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın'ı da suçluyorum bir insana meydan bu kadar boş bırakılmaz. Kamuoyunda bir İlhan Cavcav düşmanlığı yaratılıyor. Ben buradan Aziz Yıldırım'a sesleniyorum. Dayının sözünü dinlersin bu işi acil arak bırakıp Türk futbolundan elini çekersin. Ben buradan Canaydın'a da sesleniyorum...Tüm kulüpler toplanmalı ve gereken kişiye gereken cevap verilmelidir.Futbol federasyonu'nun aldığı her karar Fenerbahçe'nin lehine olacak diye bir kural yok. Her kulübün menfaatleri söz konusu. Federasyonun aldığı altı yabancı kararını taktirle karşılıyorum, hatta ben dörde indirilmesi taraftarıyım. Türkiye'de çok yetenekli gençler var bunların oynatılarak Türk futboluna kazanılması gerekiyor. "

İstanbul'da toplu ulaşıma zam


 
stanbul'da toplu ulaşıma yüzde 10 zam yapıldı. Elektronik tam bilet 42 liradan 46.20 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücreti 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, okul servislerinde 0 ile 1 kilometre arasındaki mesafe ücreti ise 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya yükseltildi.

17.07.2026 19:25:00
HABER MERKEZİ/AA
 
İstanbul'da toplu ulaşıma zam
İstanbul'da toplu ulaşıma zam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 10 zam yapılmasına ilişkin teklif, AK Parti grubunun "hayır" oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi.
İBB Meclisi temmuz ayı toplantılarının üçüncü oturumu Meclis 2. Başkanvekili Gencay Özcan başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.

İşte zamlı tarife

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 42 liradan 46.20 liraya, öğrenci biletinin 20.50 liradan 22.55 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 3 bin 298 liradan 3 bin 628 liraya, öğrenci aylık abonman ücretinin 593 liradan 653 liraya çıkarılması istendi. Metrobüste 1 duraklık yolculuk ücreti 30.07 liradan 33.08 liraya, 34-43 ve üstü duraklık yolculuk ücreti 62.35 liradan 6859 liraya çıkarılması teklifte yer aldı.

Marmaray da zamlandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın işlettiği Marmaray'da ise 1-3 istasyon arası yolculuk ücretinin 34 liradan 37.40 liraya, 36-43 istasyon arası yolculuk ücretinin ise 74.70 liradan 82.17 liraya yükseltilmesi önerildi.
Deniz yolu taşımacılığında Üsküdar-Eminönü seferinin ücretinin 53.20 liradan 58.52 liraya, Kadıköy-Eminönü ile Kadıköy-Beşiktaş seferlerinin ücretinin 59.28 liradan 65.21 liraya, Bostancı-Adalar sefer ücretinin 156.26 liradan 171.89 liraya çıkarılması teklif edildi.

Taksiler ve minibüsler de artık zamlı

Taksimetre açılış ücretinin 65.40 liradan 71.94 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 43.56 liradan 47.92 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 544.45 liradan 598.90 liraya, kısa mesafe ücretinin ise 210 liradan 230 liraya yükseltilmesi talep edildi.
Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar olan mesafede 39 liradan 43 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 41 liradan 45 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 42 liradan 46 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 43 liradan 47 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 47 liradan 52 liraya, öğrenci ücretinin ise 25 liradan 28 liraya yükseltilmesi istendi.
Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 4 bin 51 liradan 4 bin 456 liraya, personel servis ücretlerinin ise 2 bin 284.54 liradan 2 bin 512.99 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken yeni tarifenin 20 Temmuz'dan itibaren geçerli olacağı kaydedildi. Megakentte toplu ulaşıma 12 Şubat 2026 tarihinde yüzde 20 zam yapılmıştı.

Araç çekme ve yediemin otopark ücreteri de arttı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, yediemin otopark ve araç çekme ücretlerine yüzde 25 ila 42.86 arasında değişen oranlarda zam yapılmasına karar verildi. Buna göre, araç çekme ücretinin yüzde 38.90 zamla 1800 liradan 2 bin 500 liraya, 5 kilometreye kadar özel taşıma ücretinin 1800 liradan 2 bin 500 liraya, ilave kilometre ücretinin ise yüzde 42.86 zamla 70 liradan 100 liraya yükseltilmesi istendi. Yediemin otoparklarının günlük ücret tarifesinin motorlu bisikletlerde yüzde 40 zamla 50 liradan 70 liraya, motosikletlerde yüzde 30 zamla 100 liradan 130 liraya, otomobillerde yüzde 25 zamla 200 liradan 250 liraya çıkarılması istendi.

Kreşlerdeki yeni tarife

İBB Meclisi'nde ayrıca belediyenin işlettiği kreşlerin 5 bin lira olan aylık ücretinin yüzde 60 zamla 8 bin liraya yükseltilmesi kararlaştırıldı. Zamlı tarife, 1 Eylül'den itibaren geçerli olacak.

Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj

Van'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada iki yıl sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Dosyaya dahil olan yeni avukatların talebi doğrultusunda, genç kızın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için "diatom" testi başvurusu yapıldı; o gece sahilde bulunan tüm telefonları tespit edecek özel bir sinyal takip cihazı Van'a gönderildi

17.07.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Rojin Kabaiş soruşturmasında kritik viraj
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi olan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve 18 gün süren aramaların ardından Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde cansız bedeni bulunmuştu.

O günden bu yana kamuoyunun yakından takip ettiği şüpheli ölüm dosyasında, ailenin Konya Barosu'na kayıtlı yeni avukatı Abdurrahman Karabulut'un devreye girmesiyle birlikte iki yıldır yapılmayan kritik adımlar atılmaya başlandı. Resmi raporlarda yer alan şüpheli bulgulara ve ailenin cinayet iddialarına rağmen netleşmeyen olay için Adalet Bakanlığı tarafından bölgeye özel bir sinyal tespit cihazı gönderildi.

Boğulma mı cinayet mi? 'Diatom' testi çözecek

Bugüne kadar adli mütalaalarda genç kızın ölüm nedeni "suda boğulma" olarak geçse de, Adli Tıp Kurumu'nun resmi raporlarında Rojin'in akciğerlerinde su bulunmadığı ve vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA profili tespit edildiği kaydedilmişti. Olay gecesi cenazeye nakil sürecinde temas etmiş olabilecek güvenlik görevlileri dahil 413 kişiden DNA örneği alınmasına rağmen somut bir sonuca ulaşılamamıştı.

Rojin'in babası Nizamettin Kabaiş, kızının öldürüldükten sonra suya atılıp atılmadığını kesin olarak ortaya çıkaracak "diatom" testi için savcılığa resmi başvuruda bulunduklarını açıkladı. Bu test, şüpheli ölümlerde kişinin canlıyken mi boğulduğunu yoksa öldürüldükten sonra mı suya bırakıldığını hücre yapısındaki mikroorganizmalar (diatomlar) aracılığıyla kanıtlıyor.

Son çare 'fethi kabir'

Baba Nizamettin Kabaiş, Adli Tıp Kurumu'nun elinde bulunan mevcut doku ve sıvı örneklerinin diatom testi için yetersiz kalması durumunda kızının Diyarbakır'daki mezarının açılacağını (fethi kabir) duyurdu. Kızının acısıyla iki yıldır can çekiştiğini belirten acılı baba, şu ifadeleri kullandı:

"Kızımın akciğerinde su yok, vücudunda iki erkek DNA'sı var. Bu açık bir cinayettir, neresi intihar? Kabrinin yeniden açılması ailemiz için çok zor ve ağır bir karar olacak ama ölüm sebebinin karanlıkta kalması, bu belirsizlik çok daha zor. Son noktaya gelinirse adaletin yerini bulması için o mezarı açtıracağız."

Sinyal tespit cihazı ve karanlıkta kalan 15 dakika

Soruşturmanın seyrini değiştirecek bir diğer önemli hamle ise teknik inceleme kanadından geldi. Adalet Bakanlığı'nın bizzat devreye girmesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen özel bir teknik takip cihazı, Rojin'in kaybolduğu gece Van Gölü kıyısında ve yurt çevresinde sinyal veren tüm cep telefonlarını tek tek geriye dönük olarak tarayacak. Bu sayede o gece bölgede bulunan ve şüpheli hareket sergileyen herkesin kimliği tespit edilerek ifadelerine başvurulacak.

Ayrıca avukatlar, Rojin'in bir güvenlik kamerasının görüş açısından çıkıp diğerine girdiği an arasında saptanan "15 dakikalık karanlık zaman farkı" ve olay yerini gören 360 derecelik kameranın o esnada arızalı olduğu iddiaları üzerine yoğunlaştı. Savcılıktan teslim alınan son 3 güne ait tüm ham kamera kayıtları, beyaz bir araç iddiasıyla birlikte teknik ekiplerce yeniden mercek altına alındı.

Aileye gelen tehdit mesajları incelemede

Öte yandan, hukuki süreci sabote etmek amacıyla aileye yönelik psikolojik baskıların sürdüğü ortaya çıktı. Baba Nizamettin Kabaiş, davadan vazgeçmeleri yönünde sürekli hakaret içerikli ve korkutma amaçlı tehdit mesajları aldıklarını, son olarak askere giden oğluna dahi bu tip mesajlar atıldığını söyledi. Mesajları atan kişilerin cinayet şüphelileriyle bir bağlantısı olup olmadığının tespiti için siber suçlarla mücadele ekipleri geniş çaplı bir inceleme başlattı.

Dosyayı yakından takip eden Adalet Bakanlığı, Van ve Diyarbakır Baroları ile sivil toplum kuruluşları, iki yıldır süren sis perdesinin bu yeni teknolojik aramalar ve adli tıp testleriyle tamamen aralanacağını öngörüyor.

Nasuh Mahruki tutuklandı

Eski AKUT Başkanı Ali Nasuh Mahruki, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Nasuh Mahruki tutuklandı
Nasuh Mahruki tutuklandı
AKUT'un kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı 15 Temmuz paylaşımları nedeniyle tutuklandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan re'sen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Mahruki, sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki'nin X hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin gerçekleştirdiği paylaşımlardaki ifadeler nedeniyle re'sen soruşturma başlattı. Başsavcılık, bu paylaşımların "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçunun unsurlarını taşıdığını değerlendirdi.

Uçaktan iner inmez gözaltına alınmıştı

Güney Afrika seyahatinden dönen Nasuh Mahruki, İstanbul'daki evinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Mahruki, gözaltına alınma sürecini sosyal medya hesabından "Güney Afrika'dan sabaha karşı geldik. Şimdi de polis arkadaşlarla Vatan Emniyet'e gidiyoruz" sözleriyle duyurdu.

Mahruki'nin ifadesi: 'Suç işleme kastım yoktu'

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edilen Mahruki'nin tutuklanma talebine ilişkin sevk yazısında, paylaşımların "eleştiri sınırlarının ötesinde" olduğu ve "toplum içinde infial oluşturacak nitelikte" bulunduğu belirtildi.

Sulh Ceza Hakimliği'nde savunma yapan Nasuh Mahruki, paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olduğunu kabul etti, ancak suç işleme kastı taşımadığını belirterek suçlamaları reddetti. Mahruki'nin savunmasına rağmen mahkeme, delil durumu ve suçun niteliğini göz önünde bulundurarak tutuklama kararı verdi.

"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar

İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi

17.07.2026 12:38:00
İHA
 
"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar
"Yediemin çetesi" operasyonu: Hacizli araçları parçalayıp sattılar, 1.5 milyar liralık vurgun yaptılar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin 6 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu İstanbul merkezli Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yediemin otoparklarında muhafaza edilen hacizli ve yakalamalı araçlar üzerinden usulsüzlük ve 1.5 milyar liralık vurgun yaptıkları tespit edilen suç örgütüne operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında aralarında örgüt lideri Y.K ile yöneticileri; O.T., Ö.T., B.T., İ.A. ve C.K.'nın da aralarında olduğu 32 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şüpheliler Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği'ndeki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi.

Şüpheliler hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, muhafaza görevini kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından işlem yapıldı.

Araçları parçalayıp sattılar

Polis ekipleri tarafından derinlemesine yapılan çalışmada, yediemin otoparklarına çekilen araçların motor, kapı ve çeşitli parçalarının sökülerek yedek parça olarak satıldığı, parçaları eksik bırakılan araçların ise gerçek değerinin çok altında ihaleye çıkarıldığı belirlendi. Şüphelilerin, ihaleye çıkan araçları kendi adlarına ya da bağlantılı kişiler üzerinden satın aldığı, satın alamadıkları araçların ise eksik parçalarını sonradan satarak haksız kazanç elde ettiği öğrenildi.

Yapay zekayla sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladılar

Asayiş Büro Amirliği Oto Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan incelemelerde çetenin, bazı araçların sağlam olmasına rağmen yapay zeka destekli görseller ve sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gibi gösterdiğini, bu yöntemle araçların değerlerinin düşürüldüğünü belirledi. Şüphelilerin, düzenledikleri sahte ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla araçları ağır hasarlı gibi göstererek ihale bedellerini düşürdükleri öne sürüldü.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı

17.07.2026 11:00:00
AA
 
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 19 şüpheli tutuklandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) faaliyetleri kapsamında Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza kırımına uğraması olayına ilişkin "tasarlayarak kasten öldürme" suçuna iştirak ettikleri belirlenen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilen şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

Hakimlik, şüphelilerden 19'unun tutuklanmasına, 8'inin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.

'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği (AB) tarafından yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesindeki Türkiye'ye yönelik atıfların stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksun olduğunu belirterek, "Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" dedi

17.07.2026 10:21:00 / Güncelleme: 17.07.2026 10:26:26
İhlas Haber Ajansı
 
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
'AB'nin Türkiye'ye yönelik atıfları hakkaniyetli değil'
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, AB tarafından 15 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan "Ortak Anlayış" belgesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Belgedeki Türkiye'ye yönelik ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Avrupa Birliği tarafından 15 Temmuz tarihinde yayımlanan 'Ortak Anlayış' belgesindeki ülkemize yönelik atıflar stratejik ve hakkaniyetli bir yaklaşımdan yoksundur. Türkiye'nin adaylık statüsünü görmezden gelen belge, AB'nin ülkemizle ortak bir gelecek vizyonu geliştirmedeki yetersizliğini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.

Keçeli, belgenin NATO Ankara Zirvesi'nin ardından yayımlanmasına dikkati çekerek, "Bahse konu belgenin, Avrupalı müttefiklerin NATO bünyesinde kayda değer ilave sorumluluklar üstlendikleri yeni dönemin temellerinin atıldığı ve Türkiye'nin vazgeçilmez rolünün teyit edildiği tarihi NATO Ankara Zirvesi akabinde, bu gerçeği gölgelemeye çalışan bir üslupla kaleme alındığı görülmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"AB, ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamamıştır"

Belgede Doğu Akdeniz'e ilişkin yer alan ifadelere tepki gösteren Keçeli, "Belgede Doğu Akdeniz bağlamında dile getirilen asılsız iddialar, AB'nin ön yargılı ve çarpık bir anlayışın etkisinden kurtulamadığına işaret etmektedir" dedi.

"Kıbrıs meselesinde çözüm Rum tarafınca engellenmiştir"

Kıbrıs meselesinde yaşanan süreçleri hatırlatan Keçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs meselesi açısından ise çözümün, 2004 yılında Kıbrıs Türk tarafının kabul ettiği BM Kapsamlı Çözüm Planı'nı reddeden ve 2017 yılındaki Kıbrıs Konferansı'nda uzlaşmaz bir tutum benimseyerek sürecin sonuçsuz kalmasına sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafınca engellendiğini bir kez daha hatırlatırız. AB'yi gerçekçi ve her iki tarafın menfaatlerine uygun bir vizyon ve söylem benimsemeye davet ediyoruz."

Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı

Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı

17.07.2026 08:23:00
Haber Merkezi
 
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Ahbap kelepçesi Babala'ya uzandı
Babala TV kurucusu ve internet yayıncısı Oğuzhan Uğur, Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon kapsamında, emniyet güçlerinin Uğur'un evinde de arama gerçekleştirdiği öğrenildi.

Sağlık kontrolünden geçirilen Oğuzhan Uğur, ifadesi alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesine sevk edildi.

Soruşturmanın gerekçesi ve genişleyen operasyon

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremleri döneminde Ahbap Derneği adına toplanan milyarlarca liralık bağışların şüphelilerin şahsi hesaplarına aktarıldığı ve amaç dışı kullanıldığı iddiaları üzerine kapsamlı bir inceleme başlatmıştı.

Soruşturmanın ilk dalgasında, aralarında dernek başkanı Haluk Levent'in de bulunduğu 14 kişi "usulsüzlük" ve "kamu kaynaklarını suistimal" suçlamalarıyla tutuklanmış, derneğin mal varlıklarına el konulmuştu.

Jandarma ve emniyet birimlerinin yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından operasyon genişletildi. Deprem döneminde Babala TV ekibiyle sahada aktif olan ve topladığı yardımları Ahbap Derneği üzerinden koordine ettiğini açıklayan Oğuzhan Uğur, bu para transferleri ve ortak faaliyetlerin incelenmesi amacıyla gözaltına alındı.

Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağdurları, özlük hakları ve taban maaş talebiyle Ankara'da sokağa çıktı. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yapılan basın açıklamasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) yürümek isteyen eğitimcilere polis müdahale etti; aralarında sendika yöneticilerinin de bulunduğu onlarca öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı

16.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Öğretmenlerin yürüyüşüne polis engeli
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın Sendika.Org çağrısıyla Ankara'da bir araya gelen eğitim emekçileri ve mülakat mağdurları, ilk olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Dikmen Yerleşkesi önünde toplandı. Sık sık karşılaştıkları "Bütçe yok" gerekçesine tepki gösteren öğretmenler, taleplerinin asıl muhatabı olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın işaret edilmesine atıfta bulunarak, "Madem adres burası, o zaman bugün kapınızdayız" açıklaması yaptı.

Eğitimciler, insanca yaşayabilecekleri bir taban maaş düzenlemesi getirilmesini, güvencesiz çalışma koşullarının sonlandırılmasını ve mülakatlarda hakkı yenen meslektaşlarının derhal işe başlatılmasını talep etti.

Polis barikat kurdu, görüntü alınması engellendi

Hazine ve Maliye Bakanlığı önündeki kitlesel açıklamanın ardından öğretmenler, "Bizim muhatabımız Milli Eğitim Bakanlığıdır" diyerek Evrensel caddesi üzerinden MEB'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak yürüyüşe izin vermeyen emniyet güçleri, öğretmenlerin etrafını kalkanlarla sararak barikat kurdu.

Polis ekipleri, müdahale esnasında basının görüntü almasını engellemek amacıyla kalkanlarını havaya kaldırdı. Abluka altındaki alandan, "Polis bize şiddet uyguluyor, kalkanlar şiddet görüntülenmesin diye havaya kaldırılıyor" sesleri yükseldi. Basın mensupları da alandan uzaklaştırılmaya çalışılarak gözaltıyla tehdit edildi.

Sendika başkanı dahil en az 44 gözaltı

Polisin sert müdahalesiyle dağıtılmaya çalışılan gruptan çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak darp edilerek gözaltına alındı. Avukatlardan edinilen bilgilere göre; Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Genel Sekreter Ozan Fındık ve Örgütlenme Sekreteri Hüseyin Aksoy'un da aralarında bulunduğu en az 44 kişi gözaltına alındı. Çocuğunun gözaltına alınmasını engellemeye çalışan öğretmen anneleri de polis müdahalesine maruz kalarak alandan uzaklaştırıldı.

Eğitim sendikaları ve demokratik kitle örgütleri yaşanan sert müdahaleye tepki göstererek, gözaltına alınan öğretmenlerin derhal serbest bırakılması ve taban maaş yasasının bir an önce çıkarılması yönünde çağrılarını yineledi.

15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı

Basın İlan Kurumu'nun hayata geçirdiği dijital portalda, 15 Temmuz gecesi görev yapan gazetecilerin birinci ağızdan tanıklıkları kayıt altına alındı. Portalda ayrıca, dönemin manşetleri, genç iletişimcilerin gözünden 15 Temmuz ve kronoloji bölümleri yer alıyor

16.07.2026 15:23:00
Haber Merkezi
 
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
15 Temmuz'un dijital hafızası ‘15temmuz.bik.gov.tr’ erişime açıldı
Basın İlan Kurumu tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümü kapsamında "Dijital Hafıza Portalı - 15temmuz.bik.gov.tr" adlı internet portalı, kamuoyunun erişimine sunuldu.

Türk basınının 15 Temmuz darbe girişimi sürecine ilişkin tanıklığını gelecek nesillere aktarmak amacıyla oluşturulan kapsamlı dijital arşiv; dönemin manşetlerinden gazetecilerle röportajlara, gazetecilik atölyesinin çıktılarından 15 Temmuz kronolojisine kadar birçok farklı içeriği tek çatı altında buluşturuyor.

15temmuz.bik.gov.tr; 15 Temmuz sürecinin basının perspektifinden belgelenerek akademik, mesleki ve toplumsal hafızaya kalıcı bir kaynak olarak kazandırılmasını hedefliyor.

Portal, o geceyi farklı boyutlarıyla ele alan 4 ana başlık altında yapılandırıldı.

15 Temmuz'un medyadaki tanıkları: Gazetecilerin ağzından karanlık gecede yaşananlar

Portalın en kapsamlı bölümü olan "Manşetin Tanıkları"nda, ülke genelinde o gece görev başında olan yayın yönetmeni, editör, yazı işleri müdürü, sayfa sekreteri, foto muhabirleri ve kameramanlarla yapılan 60'ın üzerinde yazılı ve görüntülü röportaja yer verildi.

Darbe girişiminin en kritik saatlerinde sahayı terk etmeyerek millî iradenin sesi olan gazetecilerle yapılan görüşmelerde, o gece yaşananlar, haber üretim süreçleri ve darbe girişimine karşı verilen mesleki mücadele, gazetecilerin anlatımlarıyla belgesel nitelikli bir seri hâlinde kayıt altına alındı.

Röportaj içerikleri, ilgili gazete manşetleriyle ilişkilendirilerek hem görsel hem anlatı temelli bütüncül bir içerik havuzu oluşturuldu. Ziyaretçiler, bir yandan gazetecinin o geceye dair kişisel hafızasını dinlerken, diğer yandan bu hafızanın ertesi sabah gazete sayfalarına nasıl yansıdığını da görebiliyor.

15 Temmuz manşetleri: Basının ortak duruşunun tarihî kaydı

Darbe girişiminin ardından yayımlanan gazete manşetlerinden oluşan bölüm, sayfaları çeviren herkesi o sabahın atmosferine yeniden götürüyor.

Türk basınının o gece ortak bir vicdan ve sorumluluk bilinciyle attığı manşetler, demokrasiye ve millî iradeye sahip çıkan kararlı duruşun tarihe düşülmüş en güçlü kayıtlarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi: Genç iletişimcilerden manşetler

Basın İlan Kurumu'nun ülkenin 7 bölgesini temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde gerçekleştirdiği "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi", geleceğin gazetecilerini 15 Temmuz'un gazetecilik açısından taşıdığı sorumluluk ve anlamla buluşturdu.

Atölyeye katılan genç iletişimciler, mesleki reflekslerini tarihî bir kırılma anı üzerinden sınama fırsatı bulurken, 15 Temmuz'a ilişkin özgün manşetler tasarladı. Ortaya çıkan çalışmalar, bir yandan uygulamalı bir öğrenme deneyimi sunarken, diğer yandan genç kuşağın demokrasi, millî irade ve gazetecilik sorumluluğuna dair bakışını yansıtan değerli bir hafıza çalışması niteliği taşıyor.

15 Temmuz kronolojisi: Darbe girişiminin seyri

Darbe girişiminin ilk anlarından millet iradesinin yeniden hâkim olduğu ana kadar yaşanan gelişmeler, bu bölümde tarihsel akış içinde saat saat sunuluyor.

Kronoloji, olayları sırasıyla ve bütüncül biçimde yeniden hatırlatan bir rehber niteliği taşıyor.

'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması başladı

 

16.07.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
 
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı
'Aziz İhsan Aktaş' davasının 50. duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 2'si tutuklu 8 sanık katıldı.

Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Duruşma, sanıkların ve avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören" 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "sanık" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mütalaadan

Cumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 29 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 3 kez "rüşvet" ve 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 19 kez "özel belgede sahtecilik", 4 kez "resmi belgede sahtecilik", 7 kez "rüşvet", 3 kez "edimin ifasına fesat karıştırmak" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik", 1 kez "nitelikli dolandırıcılık", 2 kez "rüşvet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme" suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez "ihaleye fesat karıştırma", 17 kez "özel belgede sahtecilik", 2 kez "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "nitelikli dolandırıcılık" ve 3 kez "rüşvet" suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in "rüşvet" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçundan beraatiyle, "rüşvet" suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Toplam 26 sanık hakkında "örgüte üye olma" suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.