İnsanların kendinde olmayan bazı özelliklerini varmış gibi göstermesine ya da öyle zannetmesine, atalarımız şöyle derlemiş; "aç tavuk kendisini mısır ambarında zannedermiş."
Türk milletinin fertleri de kendisini bağımsız bir ülkenin ferdi zannetmesi aynen buna benzemektedir.
Siyaseti, ticareti, ekonomisi, kanunları, yabancıların talimatlarıyla şekillenen; fertlerin kuruluşların, devletin, iç ve dış borçları ödenemeyecek dereceye gelmiş bir ülkenin vatandaşları, kendisini nasıl bağımsız zannedebilir.
Prof. Dr. Haydar Baş beyin ifade ettiği gibi "kendi parasını bile basamayan bir ülke nasıl bağımsız olabilir."
Piyasada, elimizde, cebimizde bulunan paranın üstünde yazan TL ya da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ifadesi bu paranın bizim paramız olduğunu göstermez. Bu konuyu biraz açmakta fayda var. Milli Kahramanlarımızı anma ve şükran gecelerinde ülke meselelerine çözümler sunan, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş "kendi parasını bile basamayan bir ülke bağımsızlıktan söz edemezler" diyor ve izah ediyor.
"Bir ülkenin kendi üretiminin, emeğinin karşılığı olan parayı basmasına senyoraj hakkı denir. Biz kendi emeğimizin karşılığı değil, ABD den dolarları borç alarak alıyoruz, koyuyoruz hazinemize. Hazine de bunun mukabilinde Türk parası basıyor…
Şimdi siz, onun parasını hazineye koyup kendi paranızı bastığınız müddetçe bu para sizin paranız değil… Türkiye'de de görünüşte bunun adı Türk lirası ama aslında Amerikan dolarıdır. Yani şöyle düşünelim; elinizde İngilizce ya da Arapça bir metin var. Bu metni okuyamadığınız için gidiyorsunuz tercümana bunu tercüme ettiriyorsunuz, öyle okuyorsunuz.
Yani orijinalinden değil, tercümesinden okuyorsunuz. Para konusunda da aynı; Türkiye'de olan para bizim paramız değildir. Bundan dolayı paramız tercüme paradır diyoruz. Tercüme paradan kurtulmak için kendi emeğimizin ve milli servetimizin karşılığı olan parayı basınca bu para bizim paramız olur işte o zaman bağımsızlıktan söz edebiliriz. Bunu da ancak Bağımsız Türkiye Partisinin iktidarında biz yapabiliriz."
Ticarette, siyasette, ekonomide, para basmada dışa bağımlılıktan kurtulmanın yolu; Prof. Dr. Haydar Baş'a kulak vermekten geçer. Tercih sizin; bağımsızlık ya da kölelik…
Türk milletinin fertleri de kendisini bağımsız bir ülkenin ferdi zannetmesi aynen buna benzemektedir.
Siyaseti, ticareti, ekonomisi, kanunları, yabancıların talimatlarıyla şekillenen; fertlerin kuruluşların, devletin, iç ve dış borçları ödenemeyecek dereceye gelmiş bir ülkenin vatandaşları, kendisini nasıl bağımsız zannedebilir.
Prof. Dr. Haydar Baş beyin ifade ettiği gibi "kendi parasını bile basamayan bir ülke nasıl bağımsız olabilir."
Piyasada, elimizde, cebimizde bulunan paranın üstünde yazan TL ya da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ifadesi bu paranın bizim paramız olduğunu göstermez. Bu konuyu biraz açmakta fayda var. Milli Kahramanlarımızı anma ve şükran gecelerinde ülke meselelerine çözümler sunan, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş "kendi parasını bile basamayan bir ülke bağımsızlıktan söz edemezler" diyor ve izah ediyor.
"Bir ülkenin kendi üretiminin, emeğinin karşılığı olan parayı basmasına senyoraj hakkı denir. Biz kendi emeğimizin karşılığı değil, ABD den dolarları borç alarak alıyoruz, koyuyoruz hazinemize. Hazine de bunun mukabilinde Türk parası basıyor…
Şimdi siz, onun parasını hazineye koyup kendi paranızı bastığınız müddetçe bu para sizin paranız değil… Türkiye'de de görünüşte bunun adı Türk lirası ama aslında Amerikan dolarıdır. Yani şöyle düşünelim; elinizde İngilizce ya da Arapça bir metin var. Bu metni okuyamadığınız için gidiyorsunuz tercümana bunu tercüme ettiriyorsunuz, öyle okuyorsunuz.
Yani orijinalinden değil, tercümesinden okuyorsunuz. Para konusunda da aynı; Türkiye'de olan para bizim paramız değildir. Bundan dolayı paramız tercüme paradır diyoruz. Tercüme paradan kurtulmak için kendi emeğimizin ve milli servetimizin karşılığı olan parayı basınca bu para bizim paramız olur işte o zaman bağımsızlıktan söz edebiliriz. Bunu da ancak Bağımsız Türkiye Partisinin iktidarında biz yapabiliriz."
Ticarette, siyasette, ekonomide, para basmada dışa bağımlılıktan kurtulmanın yolu; Prof. Dr. Haydar Baş'a kulak vermekten geçer. Tercih sizin; bağımsızlık ya da kölelik…
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- İlmihalimizi kaybettik, yolumuzu şaşırdık / 06.02.2026
- Temizlenen defterler, kirlenen hayatlar / 05.02.2026
- Affedilmek sorumluluğu beraberinde getirir / 04.02.2026
- Berattan sonra hesap zamanı / 03.02.2026
- Berat Gecesi Allah’a yöneliş, yakarış ve tövbe fırsatıdır / 02.02.2026
- Ramazan’a yaklaşırken Şaban’ın kıymetini bilmek gerekir / 01.02.2026
- Emanet ehline verilmezse adalet elden gider / 31.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -9- / 30.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -8- / 29.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -7- / 27.01.2026
- Temizlenen defterler, kirlenen hayatlar / 05.02.2026
- Affedilmek sorumluluğu beraberinde getirir / 04.02.2026
- Berattan sonra hesap zamanı / 03.02.2026
- Berat Gecesi Allah’a yöneliş, yakarış ve tövbe fırsatıdır / 02.02.2026
- Ramazan’a yaklaşırken Şaban’ın kıymetini bilmek gerekir / 01.02.2026
- Emanet ehline verilmezse adalet elden gider / 31.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -9- / 30.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -8- / 29.01.2026
- Umre hakkında bir muhasebe -7- / 27.01.2026




















































