logo
28 EYLÜL 2026

Bakan Pekcan girişimci kadınlarla bir aradaydı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Pandemi döneminde. Hem de en büyük ticaret ortaklarımızın pandemiden ekonomilerin en kötü etkilendiği bir dönemde 17.3 milyar dolar ihracat açıkladık" dedi.

04.11.2020 22:33:00
 
Bakan Pekcan girişimci kadınlarla bir aradaydı
Bakan Pekcan girişimci kadınlarla bir aradaydı
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, "Pandemi döneminde. Hem de en büyük ticaret ortaklarımızın pandemiden ekonomilerin en kötü etkilendiği bir dönemde 17.3 milyar dolar ihracat açıkladık" dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan videokonferans yöntemiyle Ankara Sanayi Odası (ASO) Meslek Komiteleri ortak toplantısına katılarak girişimci kadınlarla bir araya geldi. Kadınlara seslenen Bakan Pekcan, pandemi sürecinde sağlık ve ekonomi alanında Dünya'daki ülkeleri olumsuz yönde etkilendiklerini aktardı. Pekcan "Pandeminin başından itibaren Türkiye olarak Cumhurbaşkanlığımızın koordinatörlüğünde Ticaret Bakanlığı olarak bu sürecin en az hasarla atlatılması, ticaretin en az zararla ve ihracatımızın kesintiye uğramaksızın devamı için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu sürecin sürdürülebilirliğini sağlamak için tedbirleri ele aldık ve bu süreçte gerçekten de başarılı projelere imza attık. Bunu da tüm devlet, millet, iş insanlarımızın özverisiyle el ele vererek gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam ediyoruz" diye konuştu.

'Eximbak'ın desteklerini, kapasitesini arttırdık'

Mayıs ayından itibaren sanal ticaret heyetlerini ve sanal ticaret fuarlarını devreye soktuklarını ifade eden Bakan Pekcan, "E -ticaret sitelerine üyelikte sanal fuarlarda sanal ticaret heyetlerin de bakanlığımızın desteklerini aktif olarak kullanmaya başladık. Yine bu süreçte Eximbak'ın desteklerini, kapasitesini arttırdık ve bu süreçte 4 milyar dolar civarında Eximbank'tan alınan kredilerin sürelerini uzattık. E- ticarete destek vermeye başladık. E- ticaret yapacak olan girişimcilerimize üç tane üst e-ticaret sitesine kadar ve site başına 8 bin liranın yüzde seksenini bakanlık olarak biz karşılıyoruz. 31 Aralık'a kadar. 31 Aralıktan sonra üç yıl süre ile yüzde altmış olarak bu destekleri vermeye devam edeceğiz. İhracatımızı tabana yaymak adına bakanlığımızın başlattığı birçok eğitim faaliyeti var. Devletimizin verdiği bu destekler, iş insanlarımızın her zamanki gibi azimli, özverili, dirayetli ve yaratıcı çalışmaları sayesinde Türkiye ekonomisi olarak pandemiye karşı direncimizi gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz. Ekim ayında tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rakamını açıkladık. Hem de pandemi döneminde. Hem de en büyük ticaret ortaklarımızın pandemiden ekonomilerin en kötü etkilendiği bir dönemde 17.3 milyar dolar ihracat açıkladık. İhracatın ithalatı karşılama oranı ekim ayında yüzde 87.9, altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 95.3 olarak gerçekleşti. 10 aylık ihracatın, ithalatı karşılama oranı da yüzde 85.7 olarak gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.

'İmalat sanayi kapasite kullanım oranı da son 6 ayda artmaya devam ediyor'

1 Haziran itibariyle normalleşme dönemine girdiklerini ve üçüncü çeyrek itibariyle ihracatın ikinci çeyreğe nazaran yüzde 34 oranında arttığını belirten Pekcan şu ifadeleri kullandı:

"Haziran ve Ekim dönemine baktığımız zaman 2019 yılı verilerine göre ihracatımızda yüzde 2.3 artış görüyoruz. Bunlar hep olumlu göstergeler ve Türkiye'nin diğer ülkelere nazaran pandemiden nasıl ayrışarak yükseleceğini gösteren olumlu işaretler. İmalat sanayi kapasite kullanım oranı da son 6 ayda artmaya devam ediyor. Ekim ayında yüzde 0.6 artarak yüzde 74.9 seyisinde gerçekleştirildi. Bakanlığımız tarafından gerçekleştirilen dış ticaret beklenti anketlerimizde son çeyrek içinde çok olumlu mesajlar vermektedir ancak bir taraftan da Türkiye'yi küresel ekonomiden ve ticaretten tamamen de ayrıştıramayız. IMF verilerine göre küresele ekonomi 2020 yılında yüzde 4 onda 4 düşülecek. OECD verilerine göre de yüzde 4.5 küçülecek. Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre Dünya Ticareti 2020 yılında yüzde 9 onda 2 küçülecek. Gene IMF verilerine göre 2020 yılında Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomik olarak küçülmesi yüzde 7 civarında. Bütün bu negatif verilere, olumsuz etmenlere rağmen Türkiye ekonomisinin göstermiş olduğu direnç son derece önemlidir ve umuyoruz ki tüm iş insanlarımızın ve kadın girişimcilerimizin de gayretleri ile beraber, devlet, özel sektör işbirliği ile el ele vererek bu performansı sürdürüp, geliştirerek pandemi sürecinden en az zararla atlatan ülkelerden biri olacağız. Nitekim OECD'nin 16 Eylül'de yayınladığı raporda da OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin, Çin ve Kore'den sonra pandemiden en az küçülme ile atlatacak ülkelerden birisi olduğunu göstermektedir. Resmi verilere göre kadın işveren sayımız Temmuz ayı itibariyle 155 bine yükselmiş. Ancak OECD ortalamalarının çok gerisinde hatta Türkiye'deki kadınlarımızın iş gücüne katılma oranı Temmuz ayı itibariyle yüzde 34 oranında AB ve ABD bu yüzde 68'lerde yani 50'sindeyiz OECD'de yüzde 65. Burada el birliği ile yapacağımız stratejik çalışmalarla ve işbirliği ile bu oranı en kısa zamanda hem toplumsal refahımızın artması için hem refah seviyesi yüksek ülkeler arasında yer alabilmek için kadınların iş gücüne katılımını ve kadın girişimciliğini arttırmak ve OECD ortalamalarını yakalamak durumundayız."

'Firmalardaki istihdamın yüzde 33'ünü kadınlar oluşturmakta'

Dış ticarette kadın girişimci oranının fazla olduğuna dikkat çeken Pekcan, "Gerçekleştirdiğimiz çalışma ve projelerde kadın girişimcilerimizin yeni çağa, dijitalleşmeye, küresel ekonomiye ve e- ticarete ayak uydurmasına öncelik vermesini değerlendiriyor ve çalışmalarımızda bunu da odak noktamıza alıyoruz. Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Bankası işbirliğinde hazırlanmış olan kadın ve ticaret raporuna göre gelişmekte olan ülkelerde kadın çalışanlar uluslar arası ticarete olan şirketlerde, firmalardaki istihdamın yüzde 33'ünü kadınlar oluşturmakta ama uluslar arası ticaret yapmayan firmalarda yüzde 24'ünü oluşturmakta. Yani dışa açılan ihracat yapan firmalar daha çok kadın istihdamı yapmaktadır. Küresel tedarik zincirlerine katılan ihracat yapan firmalarda kadınların kayıtlı iş gücüne katılım oranı diğer firmalara nazaran yüzde elli daha yüksek. Bizde Ticaret Bakanlığı olarak bu bilinçle daha fazla kadınımızı girişimci, iş insanı ve ihracatçı yapmak hedefi ile ilerliyoruz. Bakanlığımızın kadın girişimci ile ilgili son dönemde yapmış olduğu çalışmalardan bazıları ile ilgili size kısaca bilgi vermek istiyorum. Kadın girişimciliği ile çalışmalarımızı bakanlığımızda özel olarak tesis etmiş olduğumuz kadın ve genç girişimciliği ihracat daire başkanlığımız koordinasyonunda yürütüyoruz. Sadece bu alana yönelen özel ekibin koordinasyonunda bütün bu çalışmaları yürütüyoruz. Bu dairemiz koordinasyonunda 2019 yılı sonu itibariyle export akademi programımızı başlattık. Bu projemiz ihracatçı olan ve potansiyel olarak ihracatçı olabilecek olan kadın ve genç girişimcilerimizle bir araya gelip eğitimler veriyor ve mentörlük desteği vermeye devam ediyorum. Kovid-19 pandemisi ile beraber online platforma taşıdık ve bütün kobilerimize açtık. Bu export akademi bünyesinde 2020 yılında 10 eğitime 3 binin üzerinde girişimci katıldı" dedi.

'İller bazında tüm kadın girişimcilere ulaşıyoruz'

Girişimcilik eğitimleri verdiklerinin altını çizen Pekcan "Bunun dışında TOBB ile beraber kadın girişimci network projemiz, iller bazında tüm kadın girişimcilere ulaşıyoruz ve ekim sonu itibariyle 35 ilimizde yapmış olduğumuz kadın girişimci network programımıza da 1200 kadın ve genç girişimcimiz ile bir araya geldik. Bu iki projemiz Birleşmiş Milletler ve Dünya Ticaret Örgütü tarafından uluslararası ticaret merkezinin dünyada iyi örnekler, iyi uygulamalar arasında seçilmiş olduğunu da memnuniyetle zile paylaşmak isterim.

Bu iki projemize ilaveten ulusal kadın ihracatçı network platformu ve melek yatırımcı network programını da girişimcilerimize sunmak için yazılım çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Burada da kadın ve genç girişimcileri ihracatçı yapmak üzere çalışıyoruz. Burada bazı eğitim programları var bunları hala hazırda biz bakanlık olarak gerçekleştiriyoruz. Bence iki ayrı mecrada toplamak yerine el birliği. Güç birliği ile aynı programları kullanabiliriz. Bir eksiği varsa yaptığımız programların burada da memnuniyetle görüş alabiliriz. Biz mart ayı itibariyle 5 martta Sanal Ticaret Akademi'sini devreye aldık. Sanal Ticaret Akademi'mizde 27 binin üzerinde kullanıcı var. Bunun yüzde 24'ü kadın. Burada biz girişimcilik eğitimleri veriyoruz. İç ve dış ticaret eğitimler veriyoruz ve sertifika da veriyoruz. Burada verdiğimiz eğitimlerin gerçekten akademik içerikleri çok yüksek. Her seviyede eğitim verebiliyoruz. Bir profesyonel yöneticiye de bir esnafa da bir kadın girişimciye de ev hanımına da alabileceği eğitimler ve değişik kademelerde sertifikalandırmalar da mevcut" diye konuştu.

'E-ticaret akademisinde de 42 bin kullanıcımız var bunların da yüzde 34'ü kadın'

E-Ticaret akademisinde 42 bin kullanıcı olduğunu belirten Pekcan, "Diğer bir portalımız gene Ağustos ayında devreye aldığımız e-ticaret akademisi. Burası 'e-ticaret.gov.tr' Sanal ticaret akademimiz 'akademiticaret.gov.tr' adresinden girebiliyorsunuz. E-ticaret akademisinde de 42 bin kullanıcımız var bunların da yüzde 34'ü kadın. E-ticaret sitelerinin kurulmasından, e-ticaret ile ilgili her türlü bilgiye bu site üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca e-ticaret danışmanı portalımız da var. Burada da 27 bin kişi şu anda bu sistemi kullanmakta, danışmanlık hizmeti alıyor. Burada da yüzde 40 kadın girişimcimiz var. Gene Ağustos ayında devreye aldığımız ve bütün dünyadaki örneklerine kıyasla en gelişmiş ihracat destek portalını, kolay ihracat platformumuzu devreye aldık. Kolay ihracat platformumuzda bütün dünyadaki, BM'deki, Dünya Ticaret Örgütü'ndeki uluslar arası verileri ve Bakanlığımızın verilerini de bir araya getirdiğimiz 10 bin ayrı veri kaynağından 10 milyon satır veriyi analiz eden 'akıllı ihracat robotu' ile 'makine öğrenmesi' ile ihracatçılarımıza, potansiyel ihracatçılarımıza 'dijital danışmanlık' hizmeti veriyoruz. Her bir firmamıza ve kişimize burada kendilerine özel öneriler sunabiliyoruz. Burada neler var' Pazar önerileri var, sahadan gelen bilgiler var ticaret müşavirlerimiz kanalı ile. Sizin ilgili ürününüzü hangi ülkeler ithalatçıdır, buralarda karşılaşacağımız zorluklar nelerdir, Türkiye ile Serbest ya da Özel Ticaret Anlaşması var mıdır, Türkiye'ye uygulanan ticari önlemler var mıdır, gümrük oranları nelerdir, bu ürünü başka hangi ülkelere pazarlayabilirsiniz' gibi ürüne özel, sektöre özel, firmaya özel bilgi ve öneriler geliştirdiğimiz bir dijital danışman hizmeti platformu. Şu an 66 bin kullanıcı tarafından erişim sağlanmış durumda bu platformu 2700 firma 5 bin 500 bireysel olmak üzere 8 bin 200 kayıtlı kullanıcı kullanıyor" dedi.

'Kadın kooperatiflerini önceliklendiren bir program hayata geçirdik'

Kooperatiflerimizin ekipman, makine ve istihdam desteklerine yüzde 75'e kadar hibe desteği verdiklerini dile getiren Pekcan şunları söyledi:

"Bu sene yine devreye aldığımız bir diğer önemli projemiz ise kadın kooparatiflerine yönelik. KOOP-DES programı kapsamında kadın kooperatiflerini önceliklendiren bir program hayata geçirdik. Bu projemiz kapsamında ayağı yere basan, sürdürülebilir projeleri olan kadın kooperatiflerimizin ekipman, makine ve istihdam desteklerine yüzde 75'e kadar biz hibe desteği veriyoruz. Şu ana kadar 26 ilimizden 0 kooperatifimiz 95 projesini desteklemiş bulunuyoruz. Yeni projelere de açığız. Kadının girişimciliğe özendirilmesi için kooperatifleri de önemli bir araç olarak görüyoruz. Gerek el emekleri gerekse dijital yazılım programları kapsamında her türlü destekleri de vermeye hazırız. Gene bu sene kooperatif fuarı düzenledik. Kooperatif fuarımıza katılan kadın girişimcilerimize Ankara'da hem stand ücretleri almadık hem onların Ankara'da ikametgahlarını sağladık ve kadın kooperatiflerimizi, bu fuara katılan bütün kooperatiflerimizi perakende zincir mağazalarıyla, onların satın almalarıyla ve e-ticaret sitelerinin yöneticileri ile bir araya getirerek onların iş anlaşmaları yapmalarına katkı sağladık.

Devlet - özel sektör, millet işbirliği ile bu pandemi sürecinde Türkiye olarak küresel değer zincirlerinde ve küresel tedarik zincirlerinde konumuzu da güçlendirerek çıkacağımızdan hiçbir kuşkumuz yok. Kendi ulusal hedeflerimiz doğrultusunda ekonomik gelişim ve kalkınma sürecimize devam edeceğimize güvenimiz tam."İHA

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak

27.09.2026 19:57:00
Haber Merkezi
 
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
  Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak
Kabine yarın Beştepe'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak. Toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık edeceği toplantıda öncelikli gündem başlığı fon soruşturmaları olacak. Konunun mali ve adli boyutlarına ilişkin son durum hakkında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kurul üyelerine bilgi vermesi bekleniyor.

Toplantıda fon krizi nedeniyle mağdur olanlar için atılacak adımlarla, benzer sorunların yaşanmaması için alınacak idari ve finansal tedbirler değerlendirilecek.

Toplantıda terörsüz Türkiye sürecinde terör örgütünün silah bırakma süreci de değerlendirilecek. Sincar dahil Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarının silah bırakma süreci ile Suriye'de YPG'nin entegrasyonuna ilişkin süreçteki son durum istihbarat raporları eşliğinde masada olacak.

Kabine toplantısında dış politika başlıkları da konuşulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Zirvesi'nde gerçekleştirdiği görüşmeler konusunda kurul üyelerini bilgilendirmesi bekleniyor.

Ukrayna-Rusya savaşı ve Karadeniz'deki seyir güvenliği, ABD-İran gerilimi ve ateşkes çabaları, Husilerin Suudi Arabistan'a dönük saldırıları, ve Gazze gibi başlıkların da kabinede değerlendirileceği belirtiliyor.

Toplantıda 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde meclis gündemine getirilecek öncelikli yasa teklifleri de masada olacak.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu. Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini söyledi

27.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
Erzurum'daki bir otelde düzenlenen DEM Parti 2. Olağan İl Kongresi'ne katılan Hatimoğulları, Türkiye'deki sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

Süreç kapsamında bir çerçeve yasanın ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, yasanın ne zaman uygulanacağı ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceği konusunda toplumda beklenti bulunduğunu söyledi.

Hatimoğulları, yasanın Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, demokratik, adil ve eşit bir yaşamın önünün açılabileceğini dile getirdi.

Sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi.

Sürecin yalnızca Türkiye açısından değil, bölge açısından da önemli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti tabanının süreci izlemekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Barış sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini belirten Hatimoğulları, geçmişte yürütülen mücadelelere ve ödenen bedellere dikkat çekerek daha güçlü bir örgütlenme ve çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Milyarlık iddia yanıtsız kaldı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti

27.09.2026 12:56:00
Haber Merkezi
 
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
Milyarlık iddia yanıtsız kaldı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, fon ve borsa işlemleriyle ilgili tartışmaların ardından görevlerinden istifa etti. Kaya, hakkındaki iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla görevlerinden ayrıldığını belirtti.

Ancak istifanın ardından gözler, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin ortaya attığı milyarlık iddialara çevrildi.

Emre, Kaya'nın 8 Nisan'da yaklaşık 255 lira seviyesinden 250 bin adet Özata Denizcilik hissesi aldığını, bunun için yaklaşık 63 milyon 359 bin lira yatırdığını ve hisseleri eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 liradan satarak 1 milyar 344 milyon lira çektiğini ileri sürdü. Emre, Kaya'nın eşi İlyas Kaya için de benzer işlemler yapıldığı ve yaklaşık 826 milyon lira çekildiği iddiasında bulundu.

Emre ayrıca işlemlerin fon soruşturmasının kamuoyuna yansımasından önce gerçekleştirildiğini savunarak, paraların eylül ayında peş peşe çekildiğini iddia etti.

Şamil Tayyar: "Doğruysa hemen istifa etmeli"

İddiaların ardından AK Parti eski Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar da dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Tayyar, Kaya ve eşine ilişkin iddiaların "çok vahim" olduğunu belirterek, iddialar doğruysa istifa edilmesi gerektiğini, doğru değilse de iddiaların derhal yalanlanarak hukuki yollara başvurulması gerektiğini söyledi.

Tayyar ayrıca kamuoyuna yansıyan iddialara o aşamada Kaya ve eşinden açıklama gelmemesine dikkat çekerek, "Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim" ifadelerini kullandı.

Tayyar'ın değerlendirmesinin ardından Kaya'nın istifa etmesi dikkat çekti.

"Neden ayrıntılı açıklama yapılmadı?"

Söz konusu iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Kaya'nın ilk aşamadaki yanıtı ise ayrıntılı bir açıklama yerine "Müsait değilim" şeklinde oldu. Kaya'nın daha sonra yaptığı istifa açıklamasında da Emre'nin gündeme getirdiği 63 milyon liralık alım, 1 milyar 344 milyon liralık çekim ve işlem tarihleri gibi somut iddialara tek tek yanıt verilmedi.

Dolayısıyla kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular arasında, hisse alım-satımlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, işlemlerin hangi tarihlerde yapıldığı, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve iddialarda belirtilen para transferlerinin doğru olup olmadığı bulunuyor.

Öte yandan iddialar şu aşamada Zeynel Emre'nin açıklamalarına dayanıyor; kamuoyuna açık MKK veya aracı kurum kayıtlarıyla bağımsız biçimde doğrulanmış değil. Ayrıca SPK'nın 25 Eylül tarihli kararında OZATD pay piyasasındaki işlemler nedeniyle 11 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, ancak Kaya ve eşinin isimlerinin bu kararda yer almadığı bildirildi.

Ömer Çelik: "Tavizsiz mücadele"

İstifanın ardından AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise fon tartışmasına ilişkin açıklamasında, "Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir" mesajını verdi.

Çelik ayrıca fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesinin, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla ilk andan itibaren partinin yetkili kurumlarınca takip edildiğini söyledi.

Kaya'nın istifasıyla siyasi sorumluluk tartışması yeni bir boyut kazanırken, kamuoyunda milyarlık hisse işlemi iddialarının belgeleri ve ayrıntıları konusunda yapılacak açıklamalar bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.