logo
16 EYLÜL 2026

Bamyan varsa altının var

Amasya’nın tescilli 'çeyrek altın’ı: Çiçek Bamyası 
 

31.07.2019 00:00:00
 
Bamyan varsa altının var
Bamyan varsa altının var
 
Amasya'da üretilen coğrafi işaret tescilli 'Çiçek Bamyası' çiçeğinin sarı rengi ve parasal değerini hiç kaybetmediğinden dolayı yöre halkı tarafından 'çeyrek altın' olarak adlandırılıyor
 
Yaz boyunca sabah erken saatlerde çiçeğiyle birlikte toplanmaya başlanan minik bamyalar iğne yardımıyla tek tek ipe dizilerek kurumaya bırakılması sonrası iç piyasanın yanı sıra Türkiye'nin dört bir yanına satılıyor. 

  İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl il genelinde 5 bin 700 dekardan fazla alanda ekimi yapılıp 2 bin tonun üstünde üretimi sağlanan bamyanın bu yıl ki hasadının da yine verimli olması bekleniyor. 

  Bamyanın üretiminin en fazla yapıldığı ilçelerinin önemli gelir kaynaklarının başında geldiğini belirten Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk

"12 ay bozulmayan hatta bir yıl sonrasına kadar sarkabilen özelliği var. Üreticisinin her an, her gün satabileceği, tıpkı çeyrek altın gibi paraya çevirebileceği bir ürün" dedi. 

  Öztürk, kurusunun kilosunu 150 liraya kadar fiyatlarda satıldığını belirterek ürünün bugünlerde ortalama 100 liradan alıcı bulduğunu söyledi. 

  Eşiyle birlikte günün erken saatlerinden itibaren topladığı bamyanın hasadının zorlu olduğuna değinen Dereköy'den Dursun Arslan da "Bamyan varsa altının var derler" sözleriyle yöre halkının bu ürüne verdiği öneme işaret etti. 

  Amasya 'Çiçek Bamyası', Amasya Valiliğinin himayelerinde sürdürülen çalışmalar sonucu geçen yıl Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından coğrafi işaret tescili aldı. Vali Osman Varol'un talimatlarıyla hazırlanan Tarım ve Kırsal Kalkınma Eylem Planı çerçevesinde de 'Amasya Çiçek Bamyası'nın da aralarında olduğu ilin kritik öneme sahip stratejik ürünlerinin verimi ile kalitesinin artırılması ve pazarlama imkanlarının genişletilmesi amaçlanıyor. 
 

A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’

Abdullah Öcalan’ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde

15.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
A.Ö: ‘Kaybedecek zamanımız yok’
Abdullah Öcalan'ın İmralı görüşmelerinde sürecin hızlandırılması gerektiğine ilişkin sözleri yeniden gündemde. Öcalan, beklemenin risk ürettiğini belirterek "Kaybedecek zamanımız yoktur" ifadelerini kullandı.

'Süreçte ısrar ve acele ediyoruz'

Abdullah Öcalan'ın daha önceki görüşmelerinde yaptığı değerlendirmelerde, yürütülen sürecin ilerletilmesi konusunda dikkat çeken ifadeler kullandığı aktarıldı.

Öcalan'ın mesajında, 'bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz' dediği belirtildi.

Öcalan, sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının yeni riskler doğurabileceğini savunarak şu ifadeyi kullandı: 'Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur'.

'Çerçeve bir yasa' çağrısı

Öcalan'ın açıklamalarında TBMM'nin rolüne de dikkat çekildi. Meclisin süreci hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirten Öcalan, "Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Bu sözler, sürecin yalnızca siyasi görüşmelerle değil, yasal düzenlemeler üzerinden kurumsal bir zemine taşınması gerektiği yönündeki mesaj olarak değerlendirildi.

Tartışma yeniden alevlendi

Öcalan'ın "ısrar ve acele" vurgusu, Türkiye'de devam eden tartışmaların da yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

Bir tarafta sürecin ilerletilmesi ve Meclis zemininde yasal adımlar atılması gerektiğini savunanlar bulunurken, diğer tarafta "Neden acele ediliyor, hangi adımlar hazırlanıyor ve kamuoyundan ne saklanıyor?" soruları soruluyor.

Özellikle Öcalan'ın "Kaybedecek zamanımız yoktur" sözleri, sürecin bundan sonraki aşamasında atılacak adımların zamanlamasına ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

Kritik soru: Acele edilen nedir?

Öcalan'ın açıklamalarındaki en dikkat çekici ifadelerden biri "acele ediyoruz" vurgusu oldu. Şimdi gözler Meclis'e ve siyasi aktörlere çevrilmiş durumda.

Acele edilen süreç nedir?

Hangi yasal düzenlemeler gündeme gelecek?

Kamuoyunun bilmediği hangi takvim işletiliyor?

Bu soruların yanıtı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmaya aday.

İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar

Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci ve öğretmen için ilk ders zili çaldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayımladığı yeni genelgeyle okullarda randevusuz veli dönemi kapanırken, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı

15.09.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
 
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
İşte yeni eğitim yılındaki radikal değişiklikler ve yasaklar
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, üç aylık yaz tatilinin ardından 14 Eylül Pazartesi günü ders başı yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla Gazi Anadolu Lisesi'nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Ancak bu dönem, sadece ilk zil heyecanıyla değil, bakanlığın 81 il valiliğine gönderdiği "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" genelgesindeki çok konuşulan yeni kurallarla başladı.

Velilere "Okul Randevu Sistemi" zorunluluğu

Yeni dönemin en dikkat çekici uygulamalarından biri velileri doğrudan ilgilendiriyor. Artık veliler, okulları istedikleri saatte ziyaret edemeyecek. Ülke genelinde hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile veli görüşmeleri tamamen planlı hale getirildi.

Randevusu bulunmayan ziyaretçilerin veya öğrencinin yasal vasisi olmayan kişilerin okul binalarına girişine kesinlikle izin verilmeyecek. Bu kararla eğitim ortamlarının kesintiye uğramaması ve öğretmenlerin mesleki haklarının korunması amaçlanıyor.

Okul girişlerinde sıkı güvenlik ve dedektör önlemi

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan üzücü okul saldırılarının ardından, bakanlık bu yıl "Güvenli Okul İklimi" kapsamında güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Genelgeye göre okul ortamlarında yaya ve araç trafiği birbirinden tamamen ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak ve birçok okulda risk durumuna göre girişlerde dedektörle arama uygulaması yürütülecek.

Öğretmenlere önlük uygulaması ve "deneme sınavı" yasağı

Eğitim camiasını yakından ilgilendirilen bir diğer başlık ise kılık-kıyafet düzenlemesi oldu. Genelgede, öğretmenlerin mesleğin vakarına ve öğrencilere örnek olma niteliğine uygun hareket etmeleri vurgulanarak önlük giymeleri istendi.

Ayrıca öğrencileri ve velileri maddi külfetten kurtarmak amacıyla ticari kaygıyla yapılan deneme sınavlarına da kısıtlama getirildi. MEB tarafından hazırlanan resmi ölçme araçları dışındaki il, ilçe veya sınıf genelindeki deneme, tarama ve hazır bulunuşluk sınavlarının okullarda uygulanmasına ya da öğrencilere kaynak kitap olarak satın aldırılmasına izin verilmeyecek.

İlk ara tatil kasım ayında

MEB çalışma takvimine göre, tempolu başlayacak olan yeni eğitim döneminde öğrencilerin heyecanla beklediği ilk ara tatil 16-20 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak. Yarıyıl tatili (sömestr) ise 22 Ocak 2027 Cuma günü çalacak son ders ziliyle başlayacak.

Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık bebeğin kaybolmasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 10'a yükseldi

15.09.2026 13:20:00
Anadolu Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha
Kayıp bebek soruşturmasında 2 gözaltı daha

Divriği Cumhuriyet Başsavcılığınca Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 2 zanlı daha gözaltına alındı.

Gözaltında bulunan baba Yusuf Balıkçı ve anne Elif Balıkçı ile akrabaları M.R.B. (60), R.B. (45), İ.B, M.D, M.B, çadırlar bölgesinde kalan K.D. (50), Ö.B. (19) ve A.Ç'nin işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Öte yandan anne Balıkçı'nın, bebeğini eşinin öldürüp araziye bıraktığını iddia etmesinin ardından Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda AFAD, komando ve jandarma ekipleri, yapay zeka destekli insansız hava aracı ve iz takip köpeğinin desteğiyle yeniden arama çalışması başlattı.

Sivas Valiliğinden yapılan açıklamada, yürütülen adli süreçlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yeniden bir basın açıklaması yapılması ihtiyacı doğduğu belirtildi.

Bebeği arama çalışmalarının ilk andan itibaren titizlikle sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayla ilgili yürütülen adli tahkikat kapsamında, aile fertlerinin çelişkili ifadeleri üzerine soruşturma kapsamı genişletilmiş, bebeğin öldürülmüş, kaçırılmış veya maddi menfaat karşılığında başka bir kişiye verilmiş olabileceği yönündeki ihtimaller de dahil olmak üzere tüm olasılıklar çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili 10 kişi gözaltına alınmış olup adli süreçleri devam etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ailede bulunan 2017, 2018, 2021 ve 2023 doğumlu olmak üzere iki kız ve iki erkek çocuk devlet koruması altına alınmıştır. Bu nedenle soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve adli sürecin selameti açısından, yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar dışında kamuoyunda yer alan bilgi ve değerlendirmelere itibar edilmemesi önem arz etmekte olup soruşturma, tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü ve titiz bir şekilde devam etmektedir."

Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı, 10 Eylül'de bebeği Büşra Balıkçı'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmiş, ihbar üzerine köye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edilmiş, bölgede arama çalışması başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında bebeğin babası Yusuf Balıkçı ve annesi Elif Balıkçı'nın da aralarında bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alınmış, zanlılardan veteriner hekim serbest bırakılmıştı.

Bebeğin kaybolmasıyla ilgili Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı kararı alınmıştı.

Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu

2 Eylül'de Marmara Denizi'nde batan kargo gemisinin ardından yürütülen arama çalışmalarında dün denizden çıkarılan cansız bedenin, geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu DNA testiyle kesinleşti. Kıyıdaki ailelerin endişeli bekleyişi sürerken, kayıp 9 mürettebatı arama faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor
 

15.09.2026 12:20:00
Haber Merkezi
 
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Silivri'de bulunan cesedin kimliği belli oldu
Marmara Denizi'nde 2 Eylül 2026 tarihinde sabaha karşı gerçekleşen ve denizcilik camiasını yasa boğan gemi kazasına ilişkin sıcak bir son dakika gelişmesi yaşandı. Silivri açıklarında sahil güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan kimliği belirsiz erkek cesedinin, kazanın ardından batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari geminin birinci kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

Adli tıp testleri acı gerçeği ortaya çıkardı

14 Eylül 2026 tarihinde saat 13.15 sıralarında, Silivri Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri denizde bir cansız beden olduğu ihbarı üzerine harekete geçti. Sudan çıkarılarak Silivri Limanı'na getirilen cesedin, denizde uzun süre kalması sebebiyle ciddi derecede tahriş ve bozulmaya uğradığı, bu yüzden ilk etapta teşhis edilemediği bildirildi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında naaş, kesin kimlik tespiti için Adli Tıp Kurumu morguna sevk edildi. Günlerdir limanda umutlu bir haber bekleyen mürettebat yakınlarından alınan kan ve DNA örneklerinin karşılaştırılması sonucunda, cansız bedenin 14 gündür kayıp olan gemi kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu resmi olarak kesinleşti.

Çatma bölgesinin 5 kilometre uzağında bulundu

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre; kaza günü Malta bayraklı "M/T Alsu" isimli kimyasal tanker ile Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" adlı kargo gemisi Marmara Denizi'nde çatıştı. Çarpışmanın ardından ağır hasar alan ve yaklaşık 11 dakika içinde sulara gömülen "Tuğberk İmamoğlu" gemisindeki 10 kişilik mürettebat kayıplara karışmıştı. Kaptan Kayhan'ın bedenine, gemilerin çarpıştığı ana çatma bölgesinin yaklaşık 5 kilometre uzağında ulaşıldığı belirtildi.

Sonar ve ROV destekli arama çalışmaları sürüyor

Kazanın ardından deniz üstünde ve su altında başlatılan geniş çaplı arama kurtarma operasyonları aralıksız sürdürülüyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı gelişmiş kurtarma gemisi TCG Akın, bünyesindeki yüksek teknolojili sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) ile batık enkazının bulunduğu derinliklerde tarama faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.

Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları, gemide görev yapan ve halen kendilerinden haber alınamayan diğer 9 personeli bulmak için deniz yüzeyinde ve dip bölgesinde operasyonlara devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın meydana geliş şeklini ve kusur durumlarını tüm yönleriyle aydınlatmak adına adli soruşturmayı titizlikle yürütüyor.

Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığı, kırtasiye alışverişlerinin güvenli ürünlerle ve güvenilir satış noktalarından yapılmasının çocukların sağlığını korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için büyük önem taşıdığını bildirdi

15.09.2026 10:15:00
Anadolu Ajansı
 
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı
Ticaret Bakanlığından okul alışverişi uyarısı

Ticaret Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, güvenli okul alışverişinin bilinçli tercihle başladığı ifade edildi.

Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönemin başladığı vurgulanan açıklamada, "Bu dönemde kırtasiye alışverişlerimizi güvenli ürünlerden ve güvenilir satış noktalarından yana yapmak, çocuklarımızın sağlığını korumak ve tüketici haklarımızı güvence altına almak açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, çocukların sağlığı ve güvenliği için güvenilir satış noktalarının tercih edilmesi, ürünlerde üretici-ithalatçı bilgisi, kullanım talimatı, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, alışverişlerde belge ve fişlerin alınmasının, şüpheli, kaynağı ve bilgileri belli olmayan ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığı kaydedildi.

Güvenli ürünün bilinçli tüketiciyle buluştuğunun unutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ticaret Bakanlığı olarak çocuklarımızın sağlığını ve tüketicilerimizin haklarını korumak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, velilerimizi güvenli ve bilinçli alışveriş yapmaya davet ediyoruz."

Matematik öğretmeninin gizemli ölümü


 
Yalova'da kayıp öğretmenin cansız bedeni İznik Gölü'nde bulundu. Ölümle ilgili soruşturma başlatıldı.

15.09.2026 06:32:00
AA
 
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü
Matematik öğretmeninin gizemli ölümü

Yalova'da matematik öğretmeni olarak görev yapan ve kendisinden haber alınamayan kişinin cesedi İznik Gölü'nde bulundu.
Yalova Abdülhamid Han Ortaokulu'nda matematik öğretmeni olan İlhan Algınkaplan (43), eğitim döneminin ilk ders günü okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp gezeceğini söyledi. Babasına ait 77 DH 455 plakalı otomobille İznik Gölü kıyısına gelen Algınkaplan'dan bir daha haber alınamadı. Yakınlarının ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı. Algınkaplan'ın kullandığı otomobilin İznik Gölü Orhangazi sahilinde bulunması üzerine arama çalışmaları bu bölgede yoğunlaştı.

Jandarma buldu

Bölgeye gelen AFAD ekipleri termal dron ile havadan, polis dalgıç ekipleri de İznik Gölü'nde arama yaptı. İznik Gölü Jandarma Asayiş Bot Komutanlığı da gölde arama çalışması gerçekleştirdi.

Polis dalgıç ekipleri, sahilden 50 metre açıkta öğretmenin cansız bedenini buldu. Algınkaplan'ın cesedi, sudan çıkartılarak ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Anne Hatice ile baba Sadettin Algınkaplan da oğullarının cenazesinin sudan çıkarıldığı anlarda gözyaşlarına hakim olamadı.
Sadettin Algınkaplan, yaptığı açıklamada, oğlunun sabah okula gittiğini, okuldan çıktıktan sonra annesini arayıp biraz gezeceğini söylediğini aktardı.

Yanında başkası var mıydı?

Algınkaplan, saat 11.00'den beri oğlundan haber alamadıklarını belirterek, "Sonra merak ettik. O bizden ayrı yaşıyor. Yedek anahtar vardı. Evine gittik, evde de yok. En son İznik Gölü civarında olduğunu öğrendik. Biz de onun üzerine arabaya atladık, geldik. Otomobili görünce jandarmayı aradık, jandarma geldi. Az ilerde eşyalarını buldular. Telefonu, arabanın anahtarı oradaydı. Denizin kenarında terliklerini gösterdiler. Oradan denize girmiş yani görünen o. Yalnız mı geldi? Yanında başkası var mıydı? Onu bilmiyoruz yani. Çünkü bir daha haber alamadık" diye konuştu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme

Sivas'ın Divriği ilçesinde 3 gündür aranan 11 aylık bebek soruşturmasında ilginç bir gelişme yaşandı, ilk ifadesinde bebek satıldı diyen anne bu kez cinayet iddiasında bulundu

14.09.2026 17:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme
Kayıp bebek soruşturmasında ilginç gelişme
Sivas'ın Divriği kırsalında hayvancılık yapan E.B., 2 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. Bunun üzerine AFAD ve Jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırmış olabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27) bebeği para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etti.

Annenin itirafı üzerine Divriği Cumhuriyet Savcılığı konuyla ilgili soruşturma başlattı. Savcılık koordinesinde 2 gün önce baba Y.B ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., Ö.B., R.B., M.R.B. gözaltına alındı. Beş kişinin sorgulaması devam ederken şüpheli görülen anne E.B de geçtiğimiz gün gözaltına alındı. 24 saatlik gözaltı süresinin dolmasının ardından ek süre talep edildi. Bugün de olayla ilgili bilgisi olduğu düşünülen 3 kişi daha gözaltına alındı.

Gözaltındaki 9 kişinin ifadeleri sürerken ilginç bir gelişme yaşandı. Anne E.B. ifadesini değiştirerek, bebeği babasının öldürerek hayvancılık yaptıkları bölgeye gömdüğünü iddia etti. İddia üzerine bölgede bu kez ceset araması yapıldı. Kadavra köpekleriyle yapılan aramada henüz cesede ulaşılamadı. Arama çalışması sürüyor.

Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobil kaldırıma çıkarak takla attı. Yaşanan kazada araçta bulunan baba-oğul yaralanırken, o anlar kameraya yansıdı

14.09.2026 16:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Otomobil takla attı: Baba-oğul ölümden döndü
Kaza, Orhangazi ilçesi Göl Yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orhangazi'den Göl istikametine doğru gitmekte olan İlyas D. (43) idaresindeki 16 KLK 55 otomobil, kontrolden çıkarak kaldırıma çarpıp ters döndü. Sürücü İlyas D. ile otomobilde bulunan oğlu Yusuf İslam D. (19) kazayı hafif sıyrıklarla atlattı.

İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Baba oğul, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulansla Orhangazi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Öte yandan, kaza anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.

16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı

Evinde 808 adet uyuşturucu hap ele geçen 16 yaşındaki çocuk, "uyuşturucu ticareti yaptığı" gerekçesiyle tutuklandı

14.09.2026 16:06:00
İhlas Haber Ajansı
 
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
16 yaşındaki çocuk uyuşturucu ticaretinden tutuklandı
Samsun'un İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından uyuşturucu ile mücadele kapsamında yapılan takip ve çalışma sonucu Kıran Mahallesi'nde 16 yaşındaki E.T.Ç. gözaltına alındı.

Çocuğun evinde yapılan aramada 808 adet sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan çocuk, bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Çocuk Savcılığı tarafından tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen E.T.Ç., tutuklanarak Kavak Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildi.

Türk jeti Libya’da alev aldı

İstanbul'dan havalanan ve iş insanı Hamdi Akın'a ait olduğu açıklanan özel jet, Libya'nın Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıktı. Yangın nedeniyle havalimanı uçuşlara kapatılırken, şirketten mürettebatın durumuna ilişkin ilk açıklama geldi

14.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türk jeti Libya’da alev aldı
Türk jeti Libya’da alev aldı
Libya, sabah saatlerinde Türkiye tescilli bir özel jetin karıştığı korkutucu bir uçak kazasına sahne oldu. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan yolcu almak üzere havalanan ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın'a ait olduğu belirtilen özel iş jeti, Misrata Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada pistten çıktı.


İniş sırasında alev aldı, havalimanı kapatıldı


Edinilen bilgilere göre, TC-AKF tescilli Cessna Citation Latitude tipi iş jeti, havalimanına teker koyduktan hemen sonra henüz belirlenemeyen bir teknik arıza nedeniyle pist dışındaki toprak alana sürüklendi. Sürüklenmenin etkisiyle uçakta hızla yangın çıktı.

Olayın ardından havalimanı itfaiye ve acil kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilerek alevlere müdahale etti. Yangın kısa sürede kontrol altına alınırken, tek piste sahip olan Misrata Uluslararası Havalimanı, seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması ve enkaz kaldırma çalışmaları amacıyla geçici olarak uçuş trafiğine kapatıldı.


İşletmeci şirketten resmi açıklama geldi


Kazanın ardından gözlerin çevrildiği uçak işletmecisi firmadan jet hızıyla açıklama yapıldı. Şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"BKNJET Havacılık A.Ş. tarafından işletilen, Şirketimize ait TC-AKF tescilli özel uçak, bugün Libya Misrata Havalimanı'na inişi sırasında pistten çıkarak kaza geçirmiştir... Uçakta yolcu bulunmamakta olup, görevli 3 uçuş personelimiz kendilerini uçaktan emniyetli bir şekilde tahliye etmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmamıştır. Şirketimiz, olayın meydana geldiği ilk andan itibaren ilgili sivil havacılık otoriteleri ve yetkili mercilerle tam iş birliği içerisinde olayın sebeplerinin belirlenmesine yönelik sürece tam destek vermektedir. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."


Mürettebat yara almadan kurtuldu


Libya Ulaştırma Bakanlığı kazada yolcu bulunmadığını ve 3 kişilik mürettebatın güvenle tahliye edilerek sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edildiğini duyurdu. Yeni teslim alınan jetin kaza nedenini araştırmak üzere teknik inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.