logo
02 HAZİRAN 2026

Barış Pınarı Harekatı'nı savunan ABD'liler

SDG, en üst seviyede PKK ağırlıklıdır ve Türkiye'yi bölme peşindedir

12.10.2019 00:00:00
Barış Pınarı Harekatı'nı savunan ABD'liler
Barış Pınarı Harekatı'nı savunan ABD'liler
ABD'li uzmanlardan Barış Pınarı Harekatı'na destek 
 
ABD'li birçok uzman, Twitter üzerinden Türkiye'nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı'na karşı çıkan isimlere yanıt vererek, harekatı savundu. 
 
ABD'de Donald Trump'ın Suriye'nin kuzeyinden askerini çekme kararının ardından tepkiler sürerken, birçok ABD'li uzman da YPG ile PKK'nın yakın ilişkilerine vurgu yaparak, Barış Pınarı Harekatı'nı ve Trump'ın kararını savundu. 
 
ABD merkezli Hudson Enstitüsünün Kıdemli Orta Doğu Uzmanı Michael Doran, PKK ile YPG'nin aynı örgüt olduğunu ve Barack Obama'nın bu örgütü silahlandırma kararıyla ABD'de bir ikilem oluşturduğunu savunan bir isim olarak öne çıkıyor. 
 
Doran, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine yönelik operasyonunu "kınadığı" ve bu operasyonun "milyonlarca insan için insani risk" oluşturduğunu iddia ettiği Twitter mesajına;
 
 "Avrupa'nın/Fransa'nın, 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'deki Suriyeli mülteci krizini çözmek için ya da Türkiye-Suriye sınırını istikrara kavuşturmak için planı nedir? Amaç, NATO müttefiki olan Türkiye'yi güçlendirmek olmalıdır. Türkiye-Suriye sınırı, Avrupa'nın Ortadoğu ile sınırıdır." ifadeleriyle yanıt verdi. 
 
Foreign Policy'nin Pentagon muhabirinin SDG ile çalışan ABD yetkililerinden bilgi alarak yaptığı habere de tepki gösteren Doran, şu ifadeleri kullandı:
 
"Askerler, başkanlık emirlerine uymalı ve basın ile konuşmamalıdır. SDG, en üst seviyede PKK ağırlıklıdır ve Türkiye'yi bölme peşindedir. Askerler bu şekilde konuştuğunda, farkında olmadan, Ankara'nın ABD ordusunun asıl amacının Türkiye'yi zayıflatma olduğuna dair en kötü endişelerini körüklemektedir." 
 
"Batılı politikacılar Kürtler'i anlamıyor" 
 
Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatına destek veren ve Türkiye'nin haklılığını savunan bir diğer isim de Miras Vakfı araştırmacılarından Luke Coffey.
 
İngiliz Milletvekili James Heappey'in, "cesur peşmergeler, DEAŞ ile savaştı" ifadeleriyle paylaştığı harekat karşıtı mesaja yanıt veren Coffey;
 
"Bu İngiliz milletvekili, tamamen iki farklı oluşum olan Iraklı Peşmergeler ve Suriyeli YPG'yi karıştırmış. Bu durum, Batılı politikacıların aslında 'Kürtleri' ne kadar az anladığını net bir şekilde ortaya koyuyor." eleştirisinde bulundu. 
 
"ABD askerleri Türkiye ya da Suriye ile herhangi bir savaşta yer alamazlar"
 
ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyasında da yer alan ve Londra Politika Araştırmaları Merkezi araştırmacılarından Jessie Jane Duff ise Illionis Vekili Adam Kinzinger'in, "Trump'ın Kürtler'i terk ettiğine" dair bir haberi paylaşmasını eleştirdi. 
 
Trump'ın "Kürtler'i terk ettiği" iddiasının doğru olmadığını belirten Duff;
 
"Kongreniz hiçbir zaman ABD'li askerleri Suriye'de savaş rolü üstlenmesi için görevlendirmedi. Obama, ABD kuvvetlerini SDG'ye/Kürtler'e DEAŞ'ı yenmeleri konusunda tavsiye vermek üzere gönderdi, SDG'yi/Kürtler'i savunmaları için değil." değerlendirmesinde bulundu. 
 
Duff, "ABD askerleri, Türkiye ya da Suriye ile herhangi bir savaşta yer alamazlar ve siz bunu biliyorsunuz." ifadelerini kullandı. 
 
Brookings Enstitüsü araştırmacılarından Amanda Sloat da yaptığı Twitter paylaşımında;
 
"ABD yönetimi uzun süredir kanuni bir formüle bağlı kaldı, PKK terör örgütü olarak tanınırken, YPG tanınmadı. Çok az farkla yapılan bu ayrım, politika tartışmasını gölgeledi ve Türkiye'nin endişelerini küçümsemeyi kolaylaştırdı." görüşünü paylaştı. 
 
"Türkiye karşıtı değil, Türkiye'ye doğru bir strateji" 
 
Hudson Enstitüsü araştırmacılarından Peter Rough ise paylaştığı tweet dizisinde, Trump'ın Suriye kararına ilişkin verilen tepkilere şaşırdığını dile getirdi. 
 
PKK'nın ABD ve AB tarafından terör örgütü olarak tanındığını anımsatan Rough;
 
"ABD, NATO müttefikimiz Türkiye'nin açık bir düşmanı olan PKK'nın Suriye kanadı YPG'yi güçlendiriyordu." görüşünü paylaştı. 
 
ABD'nin Suriye'de sadece DEAŞ'ın yenilmesine odaklanılmasını eleştiren Rough;
 
"Suriye'den çekilme, bizi uzun yıllardır müttefikimiz olan Türkiye'nin yanına getiriyor. Türkiye'nin operasyonu sınırlı kalacaktır ve Erdoğan yakın zamanda Beyaz Saray'ı ziyaret edecek. Şimdi amacımız, Türkiye'ye karşı olmaktan ziyade Türkiye'ye doğru olan bir Suriye stratejisi inşa etmek olmalıdır." çağrısında bulundu. 
 
"YPG ve bunun siyasi kanadı olan PYD, Türkiye'deki PKK ile ilişkili" 
 
Suriye kökenli bir Amerikan olan Georgetown Üniversitesi Profesörlerinden Wa'el Alzayat da yazdığı uzun bir twit dizisiyle Suriye'deki iç savaş sürecini anlattı. 
 
Suriye'deki iç savaşın ABD, Türkiye, İran ya da başka bir ülke tarafından değil "artık diktatörlük altında yaşamaktan bıkan Suriye halkı" tarafından başlatıldığına işaret eden Alyazad, "Bu savaşın yan etkisi ise DEAŞ ve diğer terör gruplarının ortaya çıkması oldu." değerlendirmesinde bulundu. 
 
Alyazad, ABD'nin DEAŞ'ı yenmek için kendine yerel ortak aradığını ve Özgür Suriye Ordusu ve YPG'nin iki seçenek olarak karşısına çıktığını ve ABD'nin YPG'yi seçtiğini belirterek;
 
"YPG, bağımsız bir Kürt bölgesi kurulması için oluşturulan bir Marksist gerilla grubu. Kendilerini Müslüman olarak görmüyorlar. Birçok Suriyeli Kürt YPG'ye mensup değil ve YPG'ye karşı gelen muhalifler, tutuklandı, öldürüldü ya da yerlerinden sürüldü." bilgisini paylaştı. 
 
YPG'nin Suriye rejimine karşı savaşma kararı almadığını anımsatan Alyazad;
 
"YPG ve bunun siyasi kanatı olan PYD, Türkiye'deki PKK ile ilişkili. PKK hem Türkiye'de hem ABD'de terör örgütü olarak tanınıyor. Evet, etiketler bazen bir insanı terörist, diğerini özgürlük savaşçısı olarak politize edebilir." eleştirisinde bulundu .
 
Obama döneminde birçok üst düzey yetkilinin YPG'yi desteklemenin Türkiye'yi kızdıracağını söylediğini belirten Alyazad, buna rağmen YPG'ye desteğin verildiğini belirtti. 
 
 
 
 
 
 
 

Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı

Ulaşımda 43 ilin geçiş noktası olarak bilinen "kilit kavşak" Kırıkkale'de, tatilin sona ermesine rağmen trafik yoğunluğu yaşandı

01.06.2026 19:17:00
İHA
Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı
Tatil bitti, yoğunluk bitmedi: 43 ilin geçiş noktasında dönüş trafiği yaşandı
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde ve tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüş yolculuğu sürüyor.






Kırıkkale-Ankara kara yolu başta olmak üzere ana güzergahlarda araç yoğunluğu zaman zaman arttı. 






Trafik akışında yer yer yavaşlamalar yaşanırken, sürücüler kontrollü şekilde ilerledi. Ekipler de güzergahlarda ulaşımın aksamaması için çalışma yaptı.



























Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda

Nisan ayında gerçekleştirdikleri kilometrelerce yürüyüş ve 9 günlük açlık grevinin ardından üç bakanlığın garantörlüğünde uzlaşmaya varan Doruk Madencilik işçileri, ödeme taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine 1 Haziran 2026 itibarıyla yeniden Ankara yolunu tuttu. Beypazarı'nda otobüsleri iptal edilen ve engellemelerle karşılaşan madenciler, "Haklarımız eksiksiz yatana kadar bakanlıkların ve holding binalarının önü direniş alanıdır" diyerek kararlılıklarını vurguladı

01.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Sözler tutulmadı, madenciler yeniden başkent yolunda
Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde bulunan Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri, aylardır ödenmeyen maaşları ve tazminatları için nisan ayında tarihi bir direniş başlatmıştı. Eskişehir'den Ankara'ya yürüyen ve başkentte 9 gün boyunca açlık grevi yapan işçiler, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı temsilcilerinin devreye girmesiyle eylemlerini askıya almıştı.

28 Nisan 2026'da yapılan üst düzey görüşmede, işçi alacaklarının en geç 15 Mayıs 2026 tarihine kadar tamamen ödeneceği taahhüt edilmiş, Çalışma Bakanlığı tarafından ek 60 milyon TL'lik ödeme yapıldığı duyurulmuştu. Ancak verilen bu resmi sözlere ve devlet kurumlarının garantörlüğüne rağmen holding yönetimi taahhütlerine uymadı. Sadece ödemeler eksik kalmakla yetinmedi, iddialara göre eyleme katılan 125 maden işçisi işten çıkarıldı ve bu işçilerin kıdem tazminatları ile 45 günlük içeride kalan ücretleri de gasp edildi.

Ankara yolunda ilk engel

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde 1 Haziran'da yeniden Ankara'da toplanma kararı alan işçiler, daha yolun başında sert engellemelerle karşılaştı. Beypazarı'ndan Ankara merkeze hareket etmek isteyen madenciler için Beypazarı Belediyesi tarafından tahsis edilen otobüslerin, hükümet ve emniyet birimlerinin baskısı sonucu geri çekildiği öne sürüldü.

Konuya ilişkin açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sürecin engellenmeye çalışıldığını şu sözlerle duyurdu:

"Üç kez otobüs kiraladık, üçü de iptal ettirildi. Şoförler emniyet ve mülki amirler tarafından ruhsat iptali ve cezalarla tehdit edildi. Karşımıza çıkan güçlere sesleniyoruz; eğer IBAN'larımıza parayı yatırma kudretiniz yoksa bize 'yasak' diye, 'buradan yürüyemezsiniz' diye çıkmayın. Biz her şeyi açık ve hukuki yollarla yapıyoruz."

Madencilerin talepleri neler?

Yeniden Ankara'da İçişleri Bakanlığı önünde ve holding merkezlerinde eylem alanları kuracaklarını açıklayan madencilerin talepleri net:

Tüm Alacakların Ödenmesi: Ödenmemiş kıdem ve ihbar tazminatları, içeride kalan aylık ücretler, ücretsiz izin günlerine ait primlerin eksiksiz yatırılması.

İşe İade ve Güvence: Direnişe katıldığı gerekçesiyle hukuksuzca işten atılan 125 işçinin derhal işe geri başlatılması.

Ücretsiz İzin Dayatmasının Kaldırılması: İşçilerin rızası dışında uygulanan süresiz ücretsiz izin politikasının son bulması.

İş Güvenliği (İSİG): Maden ocaklarında İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uygun, insani bir çalışma ortamının sağlanması.

Kamulaştırma: Hak ihlalleriyle gündemden düşmeyen madenin devlet eliyle kamulaştırılarak iş güvencesinin teminat altına alınması.

"Kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız"

Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, nisan ayındaki eylemlerde kendilerine "Suhuletle bu işi çözelim" diyen yetkililerin sözlerini tutmadığını belirterek, "1 Haziran itibarıyla ailelerimizle birlikte eylemdeyiz. Bu sefer paralar hesaplarımıza kuruşu kuruşuna yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylem alanını terk etmeyeceğiz" dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın daha önce şirket hakkında sarf ettiği "Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat falan vermem" açıklamalarını da hatırlatan işçiler, maden patronlarının devlet gözetiminde işçi haklarını gasp etmesine seyirci kalınmamasını istiyor.

Madenciler, tüm baskı ve ulaşım engellemelerine rağmen kararlılıkla yürümeye ve haklarını alana kadar başkentten ayrılmamaya yeminli.

7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu

Yaklaşık 1 yıl önce dünya evine giren ve 7 aylık hamile olan acil servis hemşiresi genç kadın evinde ölü olarak bulundu. Genç hemşire için düzenlenen törende ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu

01.06.2026 15:00:00
İhlas Haber Ajansı
7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu
7 aylık hamile hemşire için gözyaşları sel oldu
Antalya'da yaklaşık 1 yıl önce dünya evine giren ve 7 aylık hamile olan acil servis hemşiresi genç kadın evinde ölü olarak bulundu. Genç hemşire için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde törende ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşlarına boğuldu.






Olay, dün akşam saat 20.00 sıralarında Kepez ilçesi Yeşilyurt Mahallesi 4314 Sokak üzerinde bulunan 3 katlı bir apartmanın en üst katında meydana geldi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'nde hemşire olarak görev yapan Esra Uğur'a (29) cuma günü mesai çıkışı sonrasında ulaşamayan ve dün de işe gitmediği öğrenilen genç kadından haber alamayan yakınları ikamet ettiği adrese geldi. Telefon aramalarına ve kapıyı çalmalarına rağmen genç kadından cevap alamayan yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi.









Genç kadın ve bebeği hayatını kaybetti

Verilen adrese gelen polis ekiplerinin eşliğinde daireye giren Esra Uğur'un yakınları evin içerisinde 7 aylık hamile genç kadını kolunda serum takılı halde hareketsiz olarak buldu. Adrese gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde genç kadının hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine adrese Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekibi sevk edildi. Olayı haber alarak genç kadının evine gelen arkadaşları ve yakınları gözyaşlarına boğuldu.









Hamile eşi ve karnındaki bebeğinin ölüm haberini alarak eve gelen genç kadının kocası U.U. sinir krizi geçirerek olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekibinin çalışmasının ardından genç kadının cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Genç kadının cenazesi otopsi işlemlerinin ardından bugün anne, babası ve yakınları tarafından Antalya Adli Tıp Kurumu'ndan alındı.









Annesi ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı

Karnında 7 aylık bebeği ile birlikte hayatını kaybeden genç hemşirenin yakınlarının bir hayli üzgün olduğu görülürken, annesi gözyaşlarına hakim olamadı. Cenazenin teslim alınması sırasında fenalaşan anne için ambulans çağrıldı. Esra Uğur için görev yaptığı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde de bir tören düzenlendi. Düzenlenen törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, genç kadının hayatını kaybetmesi nedeniyle üzgün olduklarını belirterek, yakınlarına sabır diledi. Esra Uğur ve karnındaki 7 aylık bebeği Uncalı Mezarlık Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kurşunlu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, parti genel merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin, "Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz" dedi

01.06.2026 13:54:00 / Güncelleme: 01.06.2026 13:58:01
Haber Merkezi
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanından CHP'de işten çıkarmalara ilişkin açıklama
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, mahkemenin CHP kurultayına ilişkin verdiği 'mutlak butlan' kararı sonrası parti genel merkezinde başlayan işten çıkarmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Sönmez, "Şu anda arkadaşlarımızın feshe gerek nedenlerle ilgili bilgileri 2 yolla öğrenme şansımız var. Birincisi; parti yöneticilerine küfür, hakaret, tehdit vesaire gibi kurum çalışanı disipline uymayacak şeyler yapmışsa. İkincisi ise bu süreçte mazeretsiz ve raporsuz şekilde işe gitmedikleri ve kağıt üzerinde kadrolu göründüklerine yönelik bir tespit varsa bunda yine bir fesih söz konusu olabilir. Bu da nihayetinde nasıl öğrenilebilir? Eğer kart basılıyor da basmamışsa, kart basılmış ama fiilen gitmemişse ancak içerideki çalışan arkadaşlar bunun bilgisini verir. 2 yılı aşkın süredir genel merkezde değiliz biz. Bu bizim yapabileceğimiz bir tespit değildir." ifadelerini kullandı.

"Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz"
Sönmez, şöyle devam etti:

"Personelin giriş-çıkış sisteminden baktığınız zaman bir yılda mazeretsiz olarak 300 mesai günü var, bunun 285'inde gelmemişse, bu filli çalışan değildir. Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Genel olarak, 'çalışanın işine son verilsin', Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüşü olamaz. Genel Merkez'deki idari tasarrufla bunlar yapıldı, benim kendi birimlerimdeki arkadaşlarla ilgili fesih nedenlerini tek tek inceleyeceğim. Gerekirse kendilerini de çağırır, konuşurum. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz. Bu gizlice yapılmış bir kıyım, bir operasyon vesaire olmadığı için bizim burada karnımızı ağrıtacak bir durum yok. Kendi birimim için de yeni bir görevlendirme yok."

CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası

CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu” ifade ediliyor

01.06.2026 12:02:00
Haber Merkezi
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de bu hafta kritik gelişmelere gebe. Özgür Özel'e "Grup toplantısına salon verilmeyecek" iddiası
CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası hareketli süreç devam ediyor.
CHP'de kritik haftada gözler atılacak yeni adımlarda. Grup Başkanı Özgür Özel yarın TBMM'de grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nunsa "Özel'e salon verilmeyeceği görüşünde olduğu" ifade ediliyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, yani istinafın "mutlak butlan" kararıyla birlikte Genel Başkanlığa dönmesi sonrası gözler CHP'de  atılacak adımlara çevrildi.

Söz konusu gelişme sonrası Grup Başkanlığı'na seçilen Özgür Özel ve ona yakın siyasetçiler, bugün itibariyle "en kısa zamanda kurultay yapılması" için imza toplamaya başlıyor.

Özel ayrıca, Kılıçdaroğlu'nun aksi yöndeki talimatına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) grup toplantısı düzenlemeye hazırlanıyor.

GRUP TOPLANTISI YAPILACAK MI?

Özel'e yakın isimler grup toplantısının gerçekleştirileceğini ve TBMM'de yapılacağını ifade etmişler, "Grup Başkanı" olması nedeniyle bunun önünde hiçbir engel olmadığını dile getirmişlerdi.

Kılıçdaroğlu tarafıysa TBMM Başkanlığı'na başvurarak Özel'in "Grup Başkanı" olarak seçilmesinin geçersiz sayılmasını istemişti.

KILIÇDAROĞLU GENEL MERKEZ'E GİDECEK

Kılıçdaroğlu bugün Genel Merkez'e giderek çalışmalarını orada yürütecek.

Özel ise Cumhurbaşkanı Aday Ofisi kapsamında TBMM'de çalışacak.

Özel, dün TBMM'de MYK üyeleriyle bir araya gelmiş, partideki son gelişmeleri ve Türkiye gündemi masaya yatırmıştı.

İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı

İstanbul’da Gezi eylemlerinin 13. yıl dönümü kapsamında Taksim ve çevresinde yapılması planlanan anma ve basın açıklaması öncesinde İstanbul Valiliği kararıyla ulaşımda bir dizi kısıtlama uygulamaya konuldu. Metro İstanbul bazı istasyonların geçici olarak kapatıldığını duyurdu

31.05.2026 16:28:00
Haber Merkezi
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
İstanbul'da 'Gezi' alarmı verildi. Metro İstanbul'un bazı istasyonları geçici olarak kapatıldı
Gezi eylemlerinin13. yılı dolayısıyla Taksim Dayanışması'nın yaptığı eylem çağrısının ardından İstanbul Valiliği çeşitli tedbirler aldı. Taksim Dayanışması'nın "Gezi Direnişi 13. yılında, umudu ve dayanışmayı büyütüyoruz" başlığıyla bugün saat 19.00'da Taksim'de gerçekleştirmeyi planladığı basın açıklaması öncesinde, Beyoğlu ve Şişli'de yoğun güvenlik önlemleri uygulanmaya başlandı.

Valiliğin yasak kararının ardından bugün saat 13.00 itibarıyla Taksim'e ulaşımı etkileyen yeni düzenlemeler devreye alındı. Eylem yasağının gelmesi ardından metro seferlerinde kısıtlamaya gidilirken, Beyoğlu ve Şişli'de çok sayıda cadde ve sokak araç trafiğine kapatıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, saat 11.00'den itibaren Beyoğlu'nda İstiklal Caddesi, Sıraselviler Caddesi, İnönü Caddesi, Mete Caddesi, Tarlabaşı Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi'ne bağlanan birçok yol ile çevredeki çok sayıda cadde ve sokakta trafik akışı durduruldu. Ayrıca Taksim ve çevresine çıkan pek çok bağlantı yolu da geçici olarak ulaşıma kapatıldı.

Yetkililer, sürücüler için alternatif güzergah olarak Meclis-i Mebusan Caddesi, Barbaros Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi, Piyalepaşa Bulvarı, Bahriye Caddesi, Kurtuluş Caddesi ve bazı çevre yollarını işaret etti.

Şişli'de ise Taşkışla Caddesi, Mim Kemal Öke Caddesi, Cumhuriyet Caddesi ve Askerocağı Caddesi araç trafiğine kapatıldı. Bu bölgede sürücüler için Ortaklar Caddesi, Abide-i Hürriyet Caddesi, Vali Konağı Caddesi, Halaskargazi Caddesi ve çevre yolları alternatif güzergâh olarak belirlendi.

Toplu ulaşımda da önemli değişiklikler yapıldı. Metro İstanbul'un açıklamasına göre, İstanbul Valiliği'nin kararı doğrultusunda bugün saat 13.00'ten itibaren ikinci bir duyuruya kadar M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı'ndaki Taksim istasyonu, F1 Taksim–Kabataş Füniküler Hattı ile TF1 Maçka–Taşkışla Teleferik Hattı hizmet vermeyecek.

Ayrıca Şişhane Metro İstasyonu'nun İstiklal Caddesi çıkışı yolcu kullanımına kapatılırken, diğer giriş ve çıkışların açık kalacağı bildirildi. M2 hattında çalışan metro araçları ise Taksim istasyonunda durmadan seferlerine devam edecek.

İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde


 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarını canlı yayınlayan A Haber, TRT Haber, Ülke TV, TV Net, NTV, Haber Türk, Haber Global, TV100, CNN Türk; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını canlı yayınladı. Bazı kanallar çift ekran oluşturarak, Özgür Özel'in görüntüsünü verdiler ancak sesini aktarmadılar. 

30.05.2026 14:45:00 / Güncelleme: 30.05.2026 15:06:32
AHMET TURAN YİĞİT
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde
İktidarın kanalları Kılıçdaroğlu'nun hizmetinde

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden alınan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Ankara İl Başkanlığı binasında saat 14:00'ten itibaren partililerle bayramlaştı.
Güvenpark'ta bir araya gelen çok sayıda kişi Özgür Özel'e destek ve Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki sloganları attı. Alanda bulunanların sayısı 100 bini aştı. Özel, konuşmasını yaparken elektrikler kesildi. Konuşma jeneratörün devreye girmesiyle devam etti. 

Yavaş adresini belli etti

Alana Özgür Özel ile birlikte gelen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da geldi. Yavaş, "İnsanların umudunu tüketen bir konumda bulunmaktansa, siyaseti bırakırım. İnsanların umudunu yeşertmemiz gerekir. Önemli olan bu toplumun geleceğidir. CHP sıradan bir parti değildir, bu ülkenin kurucu iradesidir. CHP''yi zayıflatmaya yönelik her girişim, yalnızca partiyi hedef almamaktadır. Türkiye'nin birikimini ve Cumhuriyet'in değerlerini hedef almaktadır" dedi. Özel, "Kurultay tarihini ilan edin. Emperyalizme geçit vermeyeceğiz" dedi. Kalabalık sık sık "Hain Kemal" sloganı attı.

Özel: İşin başında Erdoğan var

Ardından konuşmasını yapmaya başlayan Özgür Özel, "Bu mesele CHP'nin iç meselesi değildir, doğru anlayalım. Bu mesele Tayyip Erdoğan'la milletin meselesidir" dedi.

Kılıçdaroğlu ne dedi?

Kılıçdaroğlu ise az sayıda kişiye hitap etti. CHP Genel Merkezi'nin önüne gelenlerde coşku yoktu. İnsanlar bir oradan bir oraya alanda dolaşıyorlardı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını aktaran kanallar da alanı vermekten kaçındı. Kılıçdaroğlu ise konuşmasını metinden okudu.

Mahkeme kararaıyla göreve getirilen CHP lideri, "Bizim hesaplaşmamız kişisel değil, ahlakıdır" diyen Kılıçdaroğlu, "Önce hesaplaşacağız, sonra kurultay sandığını önünüze getireceğim" diye konuştu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atalarımızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım." 
 
"Benim bu millete özür borcum var" diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: "Ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için özür diliyorum. Dış odaklardan medet uman gafilleri koynumda beslediğim için özür diliyorum. Pavyon masasında pazarlık yapanların, partiyi mahkeme kapılarına düşürenlerin maskesini zamanında indiremediğim için özür diliyorum."

Cumhur İttifakı seçmeninin de Kılıçdaroğlu'na destek verdiği tahmin ediliyor.

 

Anıkabir'e yürüryüş

Öte yandan Özgür Özel, konuşmasının sonunda meydandakilere "Anıtkabir'e yürüyoruz" diyerek, kalabalığı Anıtkabir'e davet etti. 

Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları

TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde sabahın erken saatlerinde uzun araç kuyrukları oluştu. Trafiği zaman zaman durma noktasına geldiği Bolu geçişinde oluşan trafik yoğunluğu havadan görüntülendi

30.05.2026 12:01:00
İHA
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Tatilcilerin dönüşü sürüyor: Bolu geçişinde uzun araç kuyrukları
Pazar günü sona erecek olan 9 günlük bayram tatilinin 8'nci, bayramın ise 4'üncü gününde dönüş için yola koyulan sürücüler, Bolu geçişinde yoğunluğunu sürdürüyor.






Özellikle TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Bolu geçişinde İstanbul istikametine doğru araç trafiği sabah saatlerinde yer yer durma noktasına geldi. 






Tatilcilerin dönüş yolunda kullandığı güzergahlardan olan Köroğlu Rampaları mevkisinde kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Sürücüler, yavaş ilerleyen trafik nedeniyle zor anlar yaşadı.








Ağır vasıtalara geçiş yok

Öte yandan, dönüş yolculuğunda yaşanabilecek olumsuzlukların ve trafik sıkışıklığının en aza indirilmesi amacıyla Bolu Valiliği tarafından yeni bir tedbir kararı alındı. 






Alınan karara göre; Valilikten yapılan açıklamaya göre; Bu kapsamda bugün saat 13.00'den itibaren 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00'e kadar, kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların İstanbul istikametine geçilerine izin verilmeyecek.













Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü

Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Yağışların ardından debisi yükselen Camili köyü deresi taşarak çevrede hasara neden oldu

30.05.2026 11:38:00
İHA
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'de dere taştı: 5 köyün ulaşımını sağlayan yol hasar gördü
Artvin'in Borçka ilçesinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle Camili köyü deresi taştı. Taşkın sonucu beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunda hasar meydana gelirken, yol güvenlik amacıyla ulaşıma kapatıldı.






Taşkın sırasında dere üzerinde bulunan ve bölgedeki beş köyün ulaşımını sağlayan kara yolunun bir bölümünde çökme ve hasar meydana geldi. Yol üzerindeki köprünün korkuluklarının bir kısmı da sel sularına kapılarak yıkıldı.








İhbar üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, bölgede güvenlik önlemleri alarak yolu ulaşıma kapattı. Yetkililer, su seviyesinin normale dönmesinin ardından yapılacak teknik incelemeler sonrasında yolun onarılarak yeniden ulaşıma açılacağını belirtti.













Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı

Muğla'nın Bodrum ilçesinde rahatsızlanan televizyon programcısı ve haber sunucusu Reha Muhtar, özel bir hastanede tedavi altına alındı

30.05.2026 11:29:00 / Güncelleme: 30.05.2026 11:32:17
İHA
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Ünlü sunucu, Bodrum'da hastaneye kaldırıldı
Uzun yıllar televizyon ekranlarında görev yapan Reha Muhtar'ın, yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Bodrum'daki özel bir hastaneye başvurduğu öğrenildi. Doktorlar tarafından yapılan kontrollerin ardından Muhtar'ın kalp yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alındığı belirtildi.



Hastanede gözetim altında tutulan Muhtar'ın sağlık durumunun doktorlar tarafından yakından takip edildiği öğrenilirken, ailesi de Bodrum'a hareket etti.

Muhtar'ın eski eşi oyuncu Deniz Uğur, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çocukları Mina ve Poyraz ile birlikte Bodrum'a geldiklerini belirterek sevenlerinden dua istedi. Uğur paylaşımında, "Reha Muhtar'ın hastaneye kaldırıldığı haberini aldık. Çocuklarımızın babalarının yanında olmaları ve sağlık durumunu takip etmeleri için Bodrum'a doğru yola çıktık. Bu süreçte destek veren herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



Reha Muhtar'ın tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.