logo
08 AĞUSTOS 2026

Baş ağrınızın yeri ne anlama geliyor?

Baş ağrısı kelimenin tam anlamıyla gerçek bir acıdır. Birkaç ilaç içmekle acının hızla ortadan kalkacağını ummak kolay olabilir, ancak çoğunlukla baş ağrısını geçirmek o kadar basit değildir. 
Baş ağrısı her zaman aynı şekilde hissedilmeyebilir. Bazen başımızın farklı noktalarında ağrı hissedebiliriz. Peki, baş ağrısının farklı farklı şekillerde hissedilmesinin nedeni nedir hiç merak ettiniz mi?
İnternette insanlar, baş ağrısı hangi bölgede olur, tehlikeli baş ağrısının belirtileri nelerdir, baş ağrısı nerelere vurur ve göze vuran baş ağrısı neden olur gibi sorulara cevap arıyorlar. 
Çok sayıda farklı baş ağrısı türü bulunuyor. 
Örneğin baş ağrınız alnınızdaysa endişeli olabilirsiniz, ancak şakak ağrısı sizi deli ediyorsa uykusuz kalmış olabilirsiniz. 
Şimdi gelin hissettiğiniz noktaya göre baş ağrınızın altında yatan nedenleri ve evde baş ağrınızı geçirmek için yapabileceğiniz şeylerin neler olduğuna birlikte bakalım.

16.04.2026 13:29:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Baş ağrınızın yeri ne anlama geliyor?
Baş ağrınızın yeri ne anlama geliyor?
1- Alın bölgesindeki ağrı: Gerginlik
Uzmanlara göre alnınızdaki zonklamanın en büyük tetikleyicilerinden biri gerginlik. Stres, anksiyete ve depresyon sıklıkla gerilim tipi baş ağrılarını tetiklese de yorgunluk, kötü duruş ve boyundaki kas-iskelet sistemi sorunları nedeniyle de bu tür ağrı ortaya çıkabilir. Neyse ki bu tür ağrılar hafif ağrı kesici ilaçlarla kolaylıkla giderilebiliyor. İlaç kullanmak istemiyorsanız baş masajları, boyna nazikçe egzersiz yapmak, sıcak bir duş almak yahut alnınıza veya boynunuza sıcak bir havlu koymak da ağrınızı azaltmaya yardımcı olabilir.






2- Alın bölgesindeki ağrı: Göz yorgunluğu
Göz yorgunluğundan kaynaklanan baş ağrıları, gerilim tipi baş ağrılarına benzer hissedebilir. Bu tür ağrılar uzun süreli okuma veya bilgisayar kullanımı, uzun süren konsantrasyon, stres ve kötü duruştan kaynaklanabilir. Bu tür bir rahatsızlık yaşıyorsanız, gözlük veya kontakt lens kullanmanız gerekebileceğinden öncelikle bir göz testi yaptırmalısınız. Okumaya ve ekranlara düzenli aralar vermek, iyi bir duruş sergilemek ve boynunuzu, kollarınızı ve sırtınızı düzenli olarak esnetmek, göz yorgunluğu baş ağrısı riskinizi en aza indirmenize yardımcı olabilir.






3- Alın bölgesindeki ağrı: Sinüs sorunları
Alında ağrının bir diğer yaygın kaynağı da genellikle enfeksiyon veya alerjik reaksiyon sonucu oluşan sinüs problemleridir. Bu problemler, yanaklar ve göz çevresinde ön baş ağrılarına ve hassasiyete neden olabilir. İnsanlarda sıklıkla soğuk algınlığı veya gribin ardından sinüzit görülür ve genellikle tedavi olmaksızın düzelir. Burun deliklerini temizlemek için tuzlu su solüsyonu kullanarak veya bir kâse sıcak sudan buharı soluyarak ilgili tıkanıklığı giderebilirsiniz. Doktorunuz bakteriyel bir enfeksiyondan ya da alerjiden kaynaklanıyorsa ilaç verebilir.






4- Şakaklarda ağrı: Stres ve uyku eksikliği
Stres, vücudumuzun baskıya veya tehdit altında hissetmeye verdiği tepkidir. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bununla birlikte ıstırap verici baş ağrıları da gelebilir. Bunlar genellikle şakaklarda meydana gelir ve genellikle zonklayan bir ağrı, hassasiyet veya donuk bir ağrı gibi hissedilir. Egzersiz ve masaj gibi rahatlamanıza yardımcı olacak aktiviteler aynı zamanda stresi hafifletmeye ve baş ağrılarını azaltmaya da yardımcı olabilir.
Uyku eksikliği gibi durumlarda da şakak ağrısı yaşayabilirsiniz. Neyse ki, uyku alışkanlıklarınızda her gün aynı saatte kalkıp yatmaya çalışmak ve şekerlemelerden kaçınmak gibi bazı basit ayarlamalar, uykunuzda ve enerji seviyelerinizde gerçek bir fark yaratabilir.






5- Şakaklarda ağrı: Çok fazla kafein
Araştırmalara göre yetişkinlerin her gün 400 mg'dan fazla kafein tüketmemesi gerekiyor. Bir kutu kolada yaklaşık 40 mg, bir fincan siyah çayda 50 mg, bir espressoda 80 mg ve büyük bir konserve enerji içeceğinde 160 mg kafein bulunuyor. Bazı insanlar diğerlerinden daha hassastır, ancak önerilen toleransa yakın veya daha fazla kafein alıyorsanız ve baş ağrısı yaşıyorsanız, azaltmayı düşünmelisiniz. Ancak bunu yavaşça yapın çünkü hızlı değişiklikler baş ağrınızı daha da kötüleştirebilir.






6- Başın arkasında ağrı: Gerginlik
Alnın yanı sıra başın arkasına doğru da gerginlik hissedilebilir. Uzmanlar sessiz, karanlık bir odada kalmanın ve gerektiğinde uyumanın semptomları azaltabileceğini söylüyor. Ayrıca akupunktur, boyun egzersizleri veya fizik tedavi de başın arkasındaki ağrıları gidermeye yardımcı olabilir.






7- Sağ tarafta ağrı: Migren
Migren hastaları sıklıkla başlarının sağ tarafında ağrı yaşarlar. Tek bir neden yok, ancak uzmanlar kadınlarda adet görmeye başlamanın, endişe duymanın ve öğün atlamanın semptomları tetikleyebildiğini ifade ediyor.
Doktorunuzun vereceği ağrı kesiciler ve oksijen tedavisi, sağ taraftaki baş ağrılarında rahatlama sağlayabilmektedir. Başın sağ tarafındaki ağrının aynı zamanda travma, anevrizma, tümörler ve felç gibi altta yatan daha ciddi durumların da göstergesi olabileceğini ifade eden uzmanlar böyle bir ağrınız varsa gecikmeden doktora görünmenin önemli olduğunu vurguluyor.






8- Gözlerin arkasında ağrı: Küme
Küme tipi baş ağrısının ana semptomu, genellikle başın bir tarafında ve göz çevresinde keskin, yanıcı veya delici bir ağrıdır. Gözlerin arkasında hissedilen baş ağrısı genellikle yılın aynı zamanında veya günün belirli saatlerinde meydana gelir ve hiçbir uyarı vermeden hızla başlayıp bir anda biter. Bu tür baş ağrılarına neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor, ancak uzmanlar sigara içmenin, alkol almanın, ağır egzersiz yapmanın, parfümün ve boya, oje veya petrol kokusunun tetikleyici olabileceğini ifade ediyor.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.