logo
02 HAZİRAN 2026

Başakşehir turu penaltılarda geçti

Başakşehir, normal süresi 1-1 uzatma dakikaları ise 2-2 tamamlanan mücadelede, Fatih Karagümrük'ü penaltılarda 5-3 mağlup ederek adını Ziraat Türkiye Kupası'nda adını çeyrek finale yazdırdı

18.01.2023 17:33:00
Başakşehir turu penaltılarda geçti
Başakşehir turu penaltılarda geçti
Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda VavaCars Fatih Karagümrük, Medipol Başakşehir'i ağırladı.

Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı'nda oynanan maçın ilk yarısı golsüz tamamlandı. Ev sahibi Fatih Karagümrük, 68. dakikada Mbaye Diagne ile 1-0 öne geçti.

Konuk Başakşehir, 3 dakika sonra (71. dakikada) Levent Mercan'ın kendi kalesine attığı golle eşitliği yakaladı: 1-1

Mücadelenin normal süresi 1-1 tamamlanınca, uzatma devrelerine geçildi.

VavaCars Fatih Karagümrük, Kerim Frei ile 115. dakikada maçta bir kez daha öne geçti: 2-1

Medipol Başakşehir, 119. dakikada VAR incelemesi sonrası penaltı kazandı. Penaltı atışını kullanan Deniz Türüç, topu filelerle buluşturdu ve skora denge getirdi: 2-2

Kalan sürede skor değişmedi ve tur atacak ekibin belli olması için seri penaltılara geçildi.

Başakşehir'de Deniz Türüç, Lucas Lima, Berkay Özcan, Youssouf Ndayishimiye ve Junior Caiçara penaltılarda hata yapmadı.

Fatih Karagümrük'te ise Colin Kazım, Ibrahim Dresevic, Otabek Shukurov penaltı atışlarını gole çevirirken  Davide Biraschi'nin atışında Volkan Babacan gole izin vermedi.

Penaltıları 5-3 kazanan Medipol Başakşehir, adını son 8 takım arasına yazdırdı.

UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal

Arsenal, UEFA turnuvalarında son 6 finalini de kaybederken Avrupa'da seri penaltılara giden 3 final maçında da kupaya uzanma başarısı gösteremedi

02.06.2026 00:56:00
AA
UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal
UEFA finallerinin kaybedeni Arsenal
Arsenal, UEFA turnuvalarında son 6 finalini de kaybederken Avrupa'da seri penaltılara giden 3 final maçında da kupaya uzanma başarısı gösteremedi.

Avrupa futbolunun kulüp düzeyindeki en önemli turnuvası olan UEFA Şampiyonlar Ligi'nde final müsabakası, Fransız temsilcisi PSG ile İngiltere'nin Arsenal takımı arasında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de geçen cumartesi günü oynandı.

Normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 beraberlikle sona eren ve seri penaltı atışlarına geçilen mücadelede rakibine 4-3 üstünlük kuran PSG, mutlu sona ulaşan takım oldu. Finalde rakibine yenilen Arsenal, daha önce de birçok final maçında hüzün yaşadı.

Arsenal, Devler Ligi'nde 2. kez final kaybetti



Arsenal, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde ilk şampiyonluk şansını yine değerlendiremedi.

Daha önce 1 kez finale yükselme başarısı gösteren Arsenal, 2006'da Barcelona'ya 2-1 yenilerek sahadan üzgün ayrıldı.

Finale çıkma başarısını 20 yıl sonra tekrarlayan İngiliz temsilcisi, ikinci finalinden de Fransız ekibi PSG karşısında istediğini elde edemedi.

Seri penaltıların kaybedeni



Arsenal, UEFA finallerinde seri penaltılara kalan 3 maçta da kupaya uzanma başarısı gösteremedi.

1979-80 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, Valencia ile 0-0 berabere kaldı, penaltılarda 5-4 kaybetti.

1999-2000 UEFA Kupası: Arsenal, Galatasaray ile oynadığı finalde 0-0 berabere kaldı, penaltı atışlarında 4-1 kaybederek kupayı kaptırdı.

2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi: Arsenal, tarihinde ikinci kez çıktığı Devler Ligi finalinde Paris Saint-Germain (PSG) ile 1-1 berabere kaldı ancak penaltı atışlarında 4-3 yenilerek kupaya yine uzanamadı.

Son 6 finalini de kaybetti

Arsenal, UEFA turnuvaları tarihinde 7 kez finalde kaybederken son oynadığı 6 final maçının tamamında mağlup oldu.

1979-80 UEFA Kupa Galipleri Kupası, 1999-2000 UEFA Kupası ve 2025-26 UEFA Şampiyonlar Ligi finallerini seri penaltılarla kaybeden Arsenal'in kaybettiği diğer finaller ise şöyle:

1994 UEFA Süper Kupası: Arsenal, iki maç üzerinden oynanan finalde Milan'a toplamda 2-0 yenildi.

1994-95 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, Real Zaragoza'ya uzatmalarda 2-1 mağlup oldu.

2005-06 UEFA Şampiyonlar Ligi: Arsenal, Barcelona'ya karşı öne geçmesine rağmen maçı 2-1 kaybetti.

2018-19 UEFA Avrupa Ligi: Arsenal, Londra derbisinde Chelsea'ye 4-1 mağlup oldu.

Kazandığı 2 final

Arsenal, Avrupa kupaları tarihinde toplam 9 kez final oynarken bu finaller sonucunda 2 kez kupaya uzandı.

1969-70 Fuar Şehirleri Kupası: Arsenal, finalde Belçika ekibi Anderlecht'i iki maçın toplamında (1-3 ve 3-0) 4-3 mağlup ederek ilk Avrupa kupasını kazandı. Bu turnuva daha sonra UEFA Kupası/Avrupa Ligi adını aldı.

1993-94 UEFA Kupa Galipleri Kupası: Arsenal, finalde İtalya'nın Parma takımını 1-0 yenerek şampiyon oldu.

Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi

A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı

02.06.2026 00:53:00
AA
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
Dünya Kupası'na yıllar sonra geri dönecek 7 Avrupa ülkesi
A Milli Futbol Takımı ile birlikte Norveç, İskoçya, Avusturya, Çekya, Bosna Hersek ve İsveç, FIFA Dünya Kupası'na katılım hasreti sona erecek 7 Avrupa ülkesi arasında yer aldı.

Daha önce 32 takımla düzenlenen organizasyon, ilk kez 48 takımla gerçekleştirilecek. ABD, Meksika ve Kanada'nın ortaklaşa organize edeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avrupa'dan 16 takım yer alacak.

Katar'daki 2022 Dünya Kupası organizasyonuna gidemeyen 7 Avrupa ülkesi, 2026'da mücadele edecek.

Milenyum öncesindeki son Dünya Kupası olan 1998'deki turnuvaya katılan Avrupa ülkelerinden Norveç, İskoçya ve Avusturya, 28 yıl sonra 2026 Dünya Kupası'nda yer almaya hak kazandı. Bu üç ülke, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılarak 28 yıllık özleme son verdi.

Türkiye, 24 yıl sonra Dünya Kupası'nda

A Milli Futbol Takımı, 2002'den sonra 24 yıllık aranın ardından ilk kez 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak.

Ay-yıldızlılar, 2002 sonrasında düzenlenen 5 turnuvaya katılma başarısı gösteremedi.

Türkiye, Japonya ve Güney Kore ortaklığında düzenlenen 2002'deki organizasyonu ise 3. sırada tamamlamıştı.

Çekya, Bosna Hersek ve İsveç

Dünya Kupası özlemini sona erdirecek diğer ülkelerden Çekya, son olarak 2006 yılındaki Dünya Kupası'nda mücadele etmişti.

Bosna Hersek ise yer aldığı 2014 Dünya Kupası'nın ardından iki turnuva kaçırdıktan sonra 2026'da sahne alacak.

İsveç ise Rusya'daki 2018 Dünya Kupası'na katıldıktan sonra 2022 Dünya Kupası'nı kaçırmıştı.

Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da

Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

02.06.2026 00:01:00
AA
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Dünya Kupası'nın unvanları Brezilya'da
Brezilya, Dünya Kupası tarihinin en başarılı takımı olarak dikkati çekiyor.

Kupanın unvanlarını elinde tutan "Sambacılar", Dünya Kupası'na en çok katılan, en çok şampiyon olan, en çok maç kazanan, en çok üst üste maç kazanan ve en çok gol atan ülke oldu.

Bugüne dek yapılan 22 Dünya Kupası'na katılan tek ülke Brezilya, 5 kezle en çok şampiyonluğa ulaşan ekip olarak zirvede yer aldı. 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002'de dünya şampiyonu olan Brezilya, 1950 ve 1998'de ise finalde kaybetti.

"Sambacılar", 1938 Fransa ve 1978 Arjantin'de üçüncü, 1974 Almanya ve 2014 Brezilya'da dördüncülüğü elde etti.

Dünya Kupası'nda İtalya ve Almanya 4'er şampiyonlukla Brezilya'yı takip etti.

En çok galip gelen Brezilya



Brezilya, Dünya Kupası tarihinde en çok galip gelen ülke ünvanını elinde tutarken oynadığı 114 maçta 76 kez galip geldi.

Almanya, 68 galibiyetle ikinci sırada yer aldı, Arjantin 47 galibiyetle üçüncü oldu.

Üst üste kazanma rekoru



Brezilya, Dünya Kupası'nda üst üste maç kazanma rekorunu elinde bulunduruyor.

Güney Amerika ekibi, 2002 ve 2006 Dünya Kupası'nda üst üste 11 maç kazanarak bu alanda tarihi bir başarıya imza attı. 2002'de Türkiye maçıyla başlayan galibiyet serisi, Çin, Kosta Rika, Belçika, İngiltere, Türkiye ve Almanya ile devam etti. Brezilya, 2006'da da Hırvatistan, Avustralya, Japonya ve Gana ile yaptığı maçları kazandı ve üst üste 11 galibiyet aldı.

"Sambacılar"ın 11 maçlık galibiyet serisine, 1-0'lık sonuçla 2006'daki çeyrek finalde Fransa son verdi.

2 turnuvada tüm maçlarını kazandı

Brezilya ayrıca katıldığı Dünya Kupalarının ikisinde yaptığı maçların tümünü kazanarak tarihe geçti.

Güney Amerika temsilcisi 1970 Meksika'da ve 2002 Güney Kore-Japonya'da oynadığı tüm maçları kazanarak şampiyon oldu.

"Sambacılar", Meksika'da 6, Güney Kore-Japonya'da 7 maç kazanmayı başardı.

Uruguay ve İtalya ise katıldıkları turnuvalarda birer kez tüm maçlarını kazandı. Uruguay, 1930 yılında ülkesinde, İtalya ise 1938'de Fransa'da düzenlenen kupada tüm maçlarını kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

13 maç kaybetmedi

Brezilya, tüm bu ünvanlarının yanı sıra üst üste maç kaybetmeme konusunda da zirvede yer aldı.

Güney Amerika ekibi, 1958, 1962 ve 1966 Dünya Kupası'nda üst üste 13 maçta rakiplerine yenilmedi.

1958'de Avusturya ile başlayan ve 1966'daki Bulgaristan galibiyetiyle 13'e ulaşan yenilmezlik serisine, Macaristan 3-1'lik skorla son verdi. Bu 13 maçlık seride "Sambacılar", 11 galibiyet alıp 2 kez berabere kaldı.

En çok gol atan

"Sambacılar", 2014'te Almanya'ya kaybettiği Dünya Kupası'nın en çok gol atan takımı ünvanını, 2018'de tekrar ele geçirdi.

Bu alanda Brezilya, 237 golle ilk sıraya yerleşti. Almanya 232 golle ikinci, Arjantin ise 152 golle üçüncü basamağı elde etti.

Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu

Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi

01.06.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınlıyordu
Süper Lig maçlarını kaçak yayınladığı ve kullanıcıları yasa dışı bahis sitelerine yönlendirdiği öne sürülen Selçuksport isimli internet sitesinin yöneticisi olduğu belirlenen şüpheli, Denizli'de yakalanarak İstanbul'a sevk edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT Bölge Başkanlığı'nın koordineli çalışmaları sonucunda, Türkiye Süper Ligi karşılaşmalarını kaçak olarak yayınladığı belirlenen internet sitesine yönelik operasyon düzenlendi.



Yapılan çalışmalarda, kullanıcıların ücret ve abonelik karşılığında izleyebildiği Süper Lig maçlarını izinsiz şekilde yayınladığı tespit edilen "Selçuksport" isimli internet sitesine giriş yapan kişilerin aynı zamanda yasa dışı bahis sitelerine yönlendirildiği belirlendi.

Yürütülen araştırmalar sonucunda sitenin yöneticisinin Selçuk Y. olduğu tespit edildi. Şüpheli, Denizli'nin Pamukkale ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Şüphelinin İstanbul'a sevk edilmesinin ardından adli işlemlerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüleceği öğrenildi.

Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü

Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz’ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı

01.06.2026 13:25:00
Haber Merkezi
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Barış Alper Yılmaz'ın itirafları sırlarını ortaya döktü
Galatasaray ve Milli Takımın yıldızı Barış Alper Yılmaz'ın sahadaki durdurulamaz enerjisinin, hırsının ve dev kulüpleri peşinden koşturan kariyer sıçramasının arkasındaki devrimsel formül ilk kez gün yüzüne çıktı! Milli futbolcu sadece fiziksel idman yapmıyor... evinde, deplasman yolculuklarında ve soyunma odasında kimsenin bilmediği gizli bir ajandaya oyunun kitabını yazıyor.






Son dönemde hem Galatasaray formasıyla kazandığı şampiyonluklarda hem de A Milli Takım'daki performansıyla Avrupa devlerinin radarına giren Barış Alper Yılmaz, başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayan sıra dışı bir yöntemi hayata geçirdi. Fiziksel gücü ve hızıyla sahada fırtınalar estiren milli yıldızın, zihinsel hazırlık konusunda da Türk futbolunda eşine az rastlanır bir profesyonelliğe imza attığı ortaya çıktı.






HER ŞEY GÜNLÜKLE BAŞLADI

Barış Alper Yılmaz'ın her müsabaka öncesinde adeta bir ritüel haline getirdiği not tutma alışkanlığı, mental hazırlığının temelini oluşturuyor. Başarılı futbolcu, maça çıkmadan önce zihnini tamamen temizlemek ve odağını artırmak için özel bir günlük tutuyor.

- Ben bazen not tutuyorum. Mesela; maça gitmeden önce ne yapmam gerektiğini, nasıl bir yolculuk var, o gün antrenmanda tam olarak ne yaptım gibi detayları tek tek günlük tutar gibi yazıyorum.






KENDİ KENDİNİN MUHASEBESİ

Bu yöntem sayesinde deplasman yolculuklarının yorgunluğunu ve maç önü stresini minimuma indiren Barış Alper, sahaya adım atmadan önce ne yapacağını zihninde bitirmiş oluyor.

Milli futbolcunun asıl fark yaratan yönü ise son düdük çaldıktan sonra başlıyor. Maçın skoru ne olursa olsun, soyunma odasında veya eve dönüş yolunda eline kağıdı kalemi alan Barış Alper, kendi kendinin antrenörü oluyor. Maçın tarihini ve skorunu not ederek başladığı analizinde, sahadaki her saniyenin muhasebesini yapıyor.






ÖZ YANSITMA UYGULAMASI YAPIYOR

Özeleştiri mekanizmasını nasıl çalıştırdığını anlatan başarılı kanat oyuncusu, "Sonra da maç sonrası neleri yapamadım, neleri doğru yaptım, neleri daha iyi yapabilirim gibi notlar alıyorum. Skoru ve tarihi de mutlaka yazıyorum" diyerek, modern futbolun en çok ihtiyaç duyduğu "öz-yansıtma" yöntemini nasıl uyguladığını gözler önüne seriyor.






KENDİ KENDİNİN ANALİZCİSİ

Avrupa'nın elit sporcularının psikolojik destek kliniğinde öğrendiği bu yöntemi kendi iç disipliniyle harmanlayan Barış Alper Yılmaz, idman performansı ile maç performansını bu defter sayesinde birleştiriyor. İdmanda eksik kaldığı yönleri maça çıkmadan önce defterine bakarak hatırlayan yıldız isim, bir sonraki 90 dakikada aynı hataları tekrarlamayarak gelişimini somut bir şekilde hızlandırıyor.

Transfer piyasasında adı dev kulüplerle anılan ve saha içindeki güçlü karakteriyle parmak ısırtan Barış Alper'in bu gizli ajandası, genç futbolcu adayları için de tam bir ders niteliğinde.

Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış

Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro’luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü

01.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman Fenerbahçe'nin avucundan böyle kaymış
Ademola Lookman krizinin perde arkasından tarihe geçecek bir seçim krizi çıktı! İddialara göre Sadettin Saran ve ekibinin 40 milyon Euro'luk dev paketle bitirme noktasına getirdiği transfer, Fenerbahçe başkan adayının 'Haziran'da onlar yok, ben başkan olacağım' çıkışıyla bir anda kördüğüme döndü. İtalyan kulübü Atalanta'nın bu çift başlılık sonrası panikleyerek katı bir şekilde 'banka teminat mektubu' talep etmesi üzerine transfer çıkmaza girdi.

Fenerbahçe camiası, Ademola Lookman transferinin neden gerçekleşmediğini tartışırken, perde arkasından tam bir "seçim" krizi çıktı. İddialara göre o dönemde aday olmayı düşünen ancak resmi olarak seçim olmadığı için adaylığını açıklamayan bir ismin bir itirafı tüm krizi çorap söküğü gibi çözdü.






LOOKMAN İLE HANGİ SIFATLA GÖRÜŞTÜ

"Ben Lookman ile kışın görüştüm. Artık gündemimizde değil" açıklamasıyla yeniden alevlenen sürecin, kulüpler arasındaki finansal güven ve adayın hamlesiyle çıkmaza girdiği iddia edildi.

Transfer piyasasında büyük ses getiren süreçte, Atletico Madrid, Lookman için Atalanta ile 35 milyon Euro+5 milyon Euro bonus olmak üzere toplam 40 milyon Euro karşılığında anlaştı.






MURAT SALAR'IN AÇIKLAMASI VARDI

Oyuncu ile yıllık bonuslar dahil 9 milyon Euro maaş üzerinden el sıkışıldı. O dönemde Fenerbahçe'nin de radarına giren bu dev transferin neden gerçekleşmediğine dair en net açıklama ise Murat Salar'dan geldi:

- Atalanta kulübü teminat mektubu istedi. Fenerbahçe Kulübü, tarihi boyunca teminat mektubu vermemiştir ve teminat mektubu almamıştır. Biz bunu hakaret kabul ettik. Hangi bankanın itibarı, 120 yıllık Fenerbahçe Spor Kulübü'nden daha değerlidir?






ÖNCE BANKA TEMİNATI SORUNU YOKTU

Atalanta başta talep etmediği banka teminat mektubu konusunda neden bir anda bu kadar katılaştı? Kulüp kulislerinde konuşulan iddialar, transferin sportif değil, siyasi bir krize kurban gittiğini gösteriyor. İddialara göre süreç şu şekilde gelişti:

Sadettin Saran ve ekibi, Lookman transferi için devredeyken 35 milyon Euro'luk bonservis bedelini uzun vadeye yaymak istedi. Atalanta yönetimi ilk etapta buna sıcak baktı ve teminat talep etmedi.






BANKA TEMİNATI GÜNDEME GELDİ

Saran ile Lookman arasındaki görüşmeler sürerken, Fenerbahçe başkanlığına aday olmayı planlayan bir isim devreye girdi. Bu isim, hem Atalanta hem de Lookman cephesiyle "Haziran'daki seçimde başkan ben olacağım" diyerek görüşmeler yaptı.

Adayın bu hamlesi ve kulüpteki seçim belirsizliği Atalanta cephesinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İtalyanlar, Saran yönetimine "Bir aday, Haziran'dan sonra sizin olmayacağınızı söylüyor. Eğer yönetim değişirse uzun vadeli bu ödemeleri yeni gelen başkan ödemezse ne olacak?" sorusunu yönelterek masaya acil kodlu "banka teminatı" şartını koydu.






İTALYANLAR MASADAN KALKTI

Fenerbahçe'nin kurumsal ilkeleri gereği banka teminatı vermeyi reddetmesi, Atalanta'nın ise seçim belirsizliği nedeniyle bu güvenceden geri adım atmaması üzerine köprüler tamamen atıldı. Taksitlendirme ve ödeme planında ortak nokta bulamayan İtalyan ekibi masadan kalktı.

Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak

Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi’nin devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü 

01.06.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe'nin 'Gardi'si olacak
Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi'nin seçilirse futbol şubesinde devrim yaratacak küresel transfer operasyonunun arkasındaki büyük sır çözüldü. Paolo Maldini, yeni dönemdeki transfer "prensini" İtalya'da belirledi! Milan efsanesinin bir oğulunun menajerliğini yürüten diğer oğlunun ise beraber çalıştığı menajer Beppe Riso, Hakan Safi'yle Fenerbahçe'yi ileriye götürmek için çalışacak.

Fenerbahçe'de yaklaşan seçim öncesinde başkan adaylarından Hakan Safi futbol şubesinde devrim yaratacak küresel iş birlikleri için gaza bastı. Kulübün vizyonunu uluslararası arenaya taşımayı hedefleyen Safi, yeni dönem futbol yapılanması, teknik direktör ve transferler için en iyisini yokluyor. Hafta içi çok daha hareketli geçmesi beklenen süreçte Safi'nin en büyük kozu ise dünya futbolunun efsane ismi Paolo Maldini olacak.






MALDINI'NİN BİR OĞLUNUN MENAJERİ

Hakan Safi'nin yurt dışı transfer operasyonlarını emanet ettiği Maldini, güçlü bağlantılarını Fenerbahçe için devreye soktu. Sürecin en büyük sürprizi ise Şampiyonlar Ligi için gidilen Budapeşte'de gerçekleşen dev zirve oldu.

Maldini, Hakan Safi ile birlikte, AC Milan döneminde şampiyonluk kadrosunu kurarken çok yakından çalıştığı dünyaca ünlü menajerler Fali Ramadani ve Beppe Riso'yu bir araya getirdi. Safi başkan olması durumunda yurt dışı transfer operasyonlarında bu iki menajerden tam destek alacak.






DİĞER OĞLU DA ONUNLA ÇALIŞIYOR

Maldini, Ramadani ve Riso arasındaki bu güçlü iş birliği, geçmişe dayanan köklü ilişkilere ve güvene dayanıyor. İtalyan menajer Riso, Maldini'nin oğlu Daniele'nin de menajerliğini yürütüyor. Ayrıca Maldini'nin futbolu erken bırakan büyük oğlu Christian Maldini de yeşil sahalara veda ettikten sonra menajerlik kariyerine adım atarak Riso'nun sahibi olduğu GR Sports ajansına katıldı.






AC MILAN'DA BALKAN KOLONİSİ

Maldini, Milan'da sportif direktörlük yaptığı dönemde kazanılan Serie A şampiyonluğunun en kritik parçalarından biri olan Ante Rebic transferini Ramadani üzerinden yürütmüştü. Keza Real Madrid'den Luka Jovic transferi ve Nikola Milenkovic gibi isimlerin süreçlerinde de Maldini, Ramadani ile olan direkt ve güçlü ilişkisini her zaman ana kozu olarak kullanmıştı.






BALKAN ASILLI OYUNCULARLA DEVAM

Stratejinin en dikkat çekici detaylarından biri ise transfer edilecek oyuncuların profiliyle ilgili. Fenerbahçe tarihine bakıldığında Balkan asıllı oyuncuların takıma hızla adapte olması ve şampiyonluklarda büyük rol oynaması, Paolo Maldini'nin de radarına girdi.

Balkan kökenli oyuncuların karakterine ve aidiyet duygusuna inanan Maldini, bu coğrafyanın oyuncu pazarını elinde tutan en güçlü isim olan Fali Ramadani ile tam da bu noktada stratejik bir ortaklık öngörüyor. Fenerbahçe'nin yeni dönemde rotayı yeniden Balkan pazarına çevirmesi bekleniyor.






4 ÖNEMLİ TRANSFER GELECEK

Hakan Safi ve kurmayları, bu hafta içi Maldini'nin de içinde bulunacağı yoğun bir seyahat ve görüşme trafiğine giriyor. Listenin ilk sırasında camianın sabırsızlıkla beklediği teknik direktör koltuğu yer alıyor. Teknik direktörün hemen ardından takviye yapılacak ana bölgeler de belirlendi:

-Stoper (Savunmanın lideri)
-Santrfor (Gol yollarını sırtlayacak isim)
-Kanat (Hücuma dinamizm katacak profiller)






SAFİ İDDİALI MESAJLAR VERİYOR

Hakan Safi cephesinden gelen bilgiler, hafta başından itibaren basına sızacak isimlerin taraftarı heyecanlandıracağı yönünde. Sarı-lacivertli camiaya "beklemede kalın" mesajı verilirken, bu hafta atılacak adımların seçimin kaderini de doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.

Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?

Galatasaray’ın yıldızı Victor Osimhen hakkında Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle’nin yaptığı "Kulüp değiştirmek üzere" açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Real Madrid’de Florentino Perez’in başkanlık yarışındaki güçlü rakibi Enrique Riquelme’nin seçim vaadi olarak Osimhen ile el sıkıştığı iddiası yeniden gündeme geldi
 

01.06.2026 12:07:00
Haber Merkezi
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Osimhen Galatasaray'dan ayrılacak mı?
Yıldız oyuncunun sözleşmesinde Avrupa'nın üst düzey 5-6 kulübünden teklif gelmesi durumunda 100 milyon Euro'luk serbest kalma maddesi olduğu iddiası camiayı şok etti.

Galatasaray taraftarı golcüleri Victor Osimhen'in takımdan ayrılacağı ile ilgili Nijerya Milli Takım teknik direktörünün ortaya attığı iddiaların şokun yaşıyor. Resmi açıklama ve Real Madrid'deki başkanlık seçim süreci, sarı-kırmızılı taraftarlaın en büyük korkularını gerçeğe dönüştürebilir.






NİJERYA MİLLİ TAKIM HOCASI ATEŞİ YAKTI

Nijerya Milli Takımı Teknik Direktörü Eric Chelle, Osimhen'in neden kadroda yer almadığına dair net konuşarak transfer ateşini yaktı:

- İki oyuncumuz eksik; Lookman ve Osimhen. Osimhen belki de kulüp değiştirmek üzere; bu yüzden kadroda yer almadı. Çünkü oynarsa ve yüzde 100 formda olmazsa bu iyi olmaz.

Teknik direktörün bu sözleri, yıldız oyuncunun şu günlerde çok ciddi bir transfer görüşmesinin tam merkezinde olduğunu açıkça gözler önüne serdi.






REAL MADRİD'İN SEÇİM GÜNDEMİNDE

7 Haziran'da yapılacak olan Real Madrid başkanlık seçimlerinde, mevcut efsane başkan Florentino Lopez'in rakibi olan Enrique Riquelme, seçim kozu olarak Victor Osimhen'i belirledi. İspanyol basınına sızan iddialara göre; Riquelme, Osimhen ve menajeriyle her konuda anlaşmaya vardı. Seçimi kazanması halinde "100 milyon Euro hazır" diyerek bu transferi bitireceğinin sözünü verdi.






100 MİLYON EURO'LUK SÖZ VAR MI?

Sarı-kırmızılı taraftarları tedirgin eden ise Galatasaray yönetiminin Osimhen'i ikna ederken verdiği iddia edilen bir söz oldu.

İddialara göre Galatasaray yönetimi, Osimhen'i kadrosuna katarken oyuncuya bir söz verdi. Eğer Real Madrid gibi Avrupa'nın en üst düzey 5-6 kulübünden birinden teklif gelirse, 100 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transferine zorluk çıkarılmayacağı taahhüt edildi.

Nijerya Teknik Direktörü Eric Chelle'nin bahsettiği "kulüp değiştirme" sürecinin, tam olarak Real Madrid adayı Riquelme ile yürütülen bu resmi temaslar olduğu konuşuluyor.






Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor

Oynattığı kontrollü ve sabırlı oyun tarzı nedeniyle yıllarca acımasızca eleştirilen Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Hakan Safi'nin takımın başına getirmek istediği Antonio Conte'nin yanında hücum dehası gibi kalıyor. Juventus, Chelsea ve Inter gibi devlerde kupalar kazanmasına rağmen sergilediği defansif oyun yüzünden futbol dünyasını adeta isyana teşvik eden Antonio Conte, modern futbolun gördüğü en 'sıkıcı' oyunun ordinaryüsü kabul ediliyor

01.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Conte mi Aykut Kocaman mı? Başarı var iyi futbol zor
Futbol dünyası uzun yıllar "sıkıcı futbol", "yana pas", "hücum coşkusunun katledilmesi" gibi kavramları Türkiye'de Aykut Kocaman, dünyada da Jose Mourinho ile özdeşleştirdi. Ancak Fenerbahçe'nin gündemine gelen hatta Hakan Safi'nin anlaştığı iddia edilen Antonio Conte, Juventus, Chelsea, Inter ve Tottenham maceralarında "sıkıcı futbolun imparatoru" unvanını kazandı.






5'Lİ SAVUNMA İLE İZLEYENLERE İŞKENCE

İtalyan hocanın sahaya sürdüğü 5'li savunma blokları, topu bilerek rakibe bırakması ve tamamen "rakibin hata yapması" üzerine kurulu kelepçeli futbolu, futbol kamuoyunun sabrını taşırdı. Öyle ki, Avrupa medyası ve eski futbolcular Conte'nin bu tarzını "Futbol Katilliği"  olarak nitelendirdi.






HER DAİM YERDEN YERE VURULDU

- Jamie Carragher (Sky Sports / Eski Liverpool Kaptanı):

Conte gibi milyonlarca sterlin kazanan elit bir menajerin takımını sahaya bu kadar korkak, bu kadar geride ve tamamen rakibin hata yapmasını bekleyen bir acizlikle çıkarmasını kabul edemiyorum. Bu futbol sıkıcı, paranızı çöpe atmaktır.

- Maurizio Sarri (Teknik Direktör):

Eğer takımımın 30 dakika boyunca kendi ceza sahası önünde sadece defans yapıp kontratak beklediğini görseydim, kulübeden kalkar eski mesleğim olan bankacılığa geri dönerdim. Ben bu oyundan keyif almak istiyorum.

- Peter Crouch (Eski İngiliz Santrfor):

Onun takımlarını iç sahada izlemek taraftar için işkence. Kendi evinizde oynuyorsunuz ve takım topu tamamen rakibe bırakıp kalesinin önüne hat kuruyor. Bu izlemesi son derece sıkıcı, coşkusuz bir oyun.






KENDİSİNİ "SERİ KAZANANIM" OLARAK GÖRÜYOR

Dünya onun futbolunu "sıkıcı ve defansif" diye yerden yere vururken, Antonio Conte bu eleştirilere karşı kendini nasıl savunuyor? İşte açıklaması:

- İstediğinizi söyleyebilirsiniz, futbolumu sıkıcı bulabilirsiniz ama benim geçmişim çok net konuşuyor. Ben bir 'seri kazananım'. Benim işim insanları eğlendirmek değil, kupayı kulübe getirmektir.






CONTE, KOCAMAN'A RAHMET OKUTUR

Aziz Yıldırım'ın teknik direktör adayı Aykut Kocaman, Türkiye'de topa sahip olarak tempoyu kontrol etmeyi ve oyunu bir satranç gibi yavaşlatmayı seçiyordu. Safi'nin adayı Conte ise topu tamamen rakibe teslim edip, kendi ceza sahası yayında adeta etten bir duvar örüyor.

PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor

PSG’nin Şampiyonlar Ligi’nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı

01.06.2026 10:24:00
Haber Merkezi
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin başarıları Fransızları korkutuyor
PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste gelen ikinci zaferi, Paris sokaklarında bir kez daha havai fişeklerle değil, yükselen alevler ve çatışma sesleriyle kutlandı.

Dünya kamuoyu 'Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?' sorusuna yanıt ararken, madalyonun arkasından derin bir sosyolojik kriz çıktı. Katarlı sahipleriyle küresel elitlerin markası haline gelen PSG, banliyölerde yaşayan dışlanmış gençlik için bir spor kulübünden çok daha fazlasını ifade ediyor.







PSG'nin Şampiyonlar Ligi'nde üst üste ikinci kez kupayı müzesine götürmesi, futbol tarihinde devasa bir sportif başarı olarak kayıtlara geçti.

Ancak tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da bitiş düdüğünün ardından Paris sokakları kutlama alanına değil savaş meydanına döndü. Dünyaca ünlü Şanzelize olmak üzere şehrin simge noktalarında dükkanlar yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve polis ile taraftarlar arasında saatlerce süren çatışmalar yaşandı.







SEVİNÇ DEĞİL TOPLUMSAL İSYAN

Dünya kamuoyu "Fransızlar sevinmeyi bilmiyor mu?" sorusunu tartışırken, sosyologlar ve psikologlar madalyonun arkasındaki acı gerçeğe işaret ediyor. Paris sokaklarındaki bu patlama bir sevinç gösterisi değil, futbol maskesi takmış yapısal bir öfke ve toplumsal bir isyan.

EKONOMİK OLARAK DIŞLANANLAR

Uzmanlara göre olayların merkezinde, Paris'in keskin coğrafi ve sosyal sınırları yer alıyor. Katarlı sahipleri ve ultra lüks imajıyla küresel bir elit markası olan PSG'nin sokaktaki taraftarı şehrin banliyölerde yaşayan, ekonomik olarak dışlanmış ve göçmen kökenli gençlerden oluşuyor.







KENDİLERİNİ GÖRÜNÜR KILIYOR

Şampiyonluk geceleri, normal şartlarda kendilerini bu lüks merkeze ait hissetmeyen, polisin sürekli "şüpheli" gözüyle baktığı banliyö gençliği için kitlesel bir akın fırsatı yaratıyor. Sosyologlar, bu durumu "merkezden intikam alma psikolojisi" olarak tanımlıyor. Gençler, şampiyonluk coşkusunu bir avantaja çevirerek sistem tarafından görünmeyen kimliklerini, şehrin en zengin caddelerinde "Biz buradayız" diyerek görünür kılıyor.







ANTİ POLİSİSYANI

Özellikle banliyö gençleri ile Fransız güvenlik güçleri arasında on yıllardır süren, ırkçılık ve aşırı güç kullanımı iddialarıyla beslenen kronik husumet, bu tarz gecelerde fitili ateşleyen en büyük unsur. Kutlamalar sırasında atılan tek bir havai fişek ya da polisin sert bir müdahalesi, saniyeler içinde geceyi bir "anti-polis isyanına" çeviriyor.







NORMALDE YAPMAYACAK OLANLAR

Binlerce insanın bir arada olduğu kaotik ortamlarda birey, kendi kimliğinden sıyrılarak kalabalığın içinde anonimleşiyor. Bu durum "cezasızlık" hissi yaratarak, normalde tek başına asla vitrin kırmayacak ya da araç yakmayacak kişileri vandalizmin bir parçası haline getiriyor.

KONFORLU MEŞRU ZEMİN HAZIRLIYOR

Fransa'daki ekonomik durgunluk, gelecek kaygısı ve yüksek genç işsizliği, bu kitlelerde muazzam bir içsel öfke biriktiriyor. Şampiyonluk gibi ekstrem duygu patlaması yaşanan anlar, bu birikmiş öfkenin dışarı salınması için en "konforlu" meşru zemini sunuyor. Sevinç ile öfke arasındaki çizgi bu yüzden bu kadar hızlı bulanıklaşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.