logo
21 TEMMUZ 2026

Başbakan'dan Irak ve Suriye itirafı

Başbakan Binali Yıldırım, 5 bakanla Kabil'e çıkarma yaptı. FETÖ okullarının Maarif Vakfı'na devredildiğini vurgulayan Yıldırım, yasadışı Afgan göçüne karşı güçlü mesajlar vererek, Türkiye'ye gezmek, iş yapmak, dostluklar kurmak için yasal yollardan gelenlerin başlarının üzerinde yeri olduğunu ancak yasal olmayan yollardan gelen göçün, zaten Suriye ve Irak'taki iç karışıklıktan dolayı çok büyük bir yük altında olan, büyük bedel ödeyen Türkiye için ciddi sıkıntı oluşturduğunu vurguladı.

08.04.2018 00:00:00
 
Başbakan Binali Yıldırım, Kabil'de Afganistan İcra Heyeti Başkanı Abdullah Abdullah ile Sepidar Sarayı'nda bir araya geldi.

Baş başa görüşmenin ardından yapılan heyetler arası toplantı sonrasında düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Başbakan Yıldırım, ziyaretinde kendisine 5 bakan, milletvekilleri ve kurum temsilcilerinin eşlik ettiğine işaret ederek, görüşmelerde Afganistan ve Türkiye arasında savunma, güvenlik, ticaret, altyapı ve sosyal içerikli projeler olmak üzere, bütün konuları ele aldıklarını belirtti.

Afganistan'a barış gelsin



Türkiye'nin yurt dışı öğrencileri bakımından en fazla bursu Afganistan'a tahsis ettiğini kaydeden Başbakan Yıldırım, TİKA'nın Afganistan'da anlamlı ve önemli projeleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Yıldırım, "Afganistan'ın son günlerdeki terörü kökünden çözmeye yönelik ortaya koyduğu barış süreci çok cesur, anlamlı bir adımdır. Özellikle Taliban'ın bu tarihi fırsatı en iyi şekilde değerlendirmesini arzu ediyoruz. Artık bir el sıkışma, geçmişi geride bırakıp geleceği inşa etme zamanı gelmiştir diye düşünüyoruz" dedi.

Afganistan'ın Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında gerçek dost olduğunu bir kez daha ispat ettiğini belirten Yıldırım, "Afganistan'daki FETÖ okullarının devletimize ait Maarif Vakfı'na devredilmesi kararınızı takdirle karşılıyorum. Öğretmenlerimiz geldi, bekliyorlar. Devir işleminin uygulamaya geçmesi için önümüzde bir engel kalmadı. Bu konudaki desteğinizin devamını da bekliyoruz" dedi.

Yasadışı yolla gelmeyin

Yaşanan iç karışıklıktan dolayı Türkiye'nin bir göç tehdidiyle karşı karşı olduğunu belirten Yıldırım, Türkiye'ye gezmek, iş yapmak, dostluklar kurmak için yasal yollardan gelenlerin başlarının üzerinde yeri olduğunu ancak yasal olmayan yollardan gelen göçün, zaten Suriye ve Irak'taki iç karışıklıktan dolayı çok büyük bir yük altında olan, büyük bedel ödeyen Türkiye için ciddi sıkıntı oluşturduğunu vurguladı.

Mülteci konusunun zaten işleyen bir süreçte bulunduğuna değinen Yıldırım, bunun Türkiye-Afganistan arasında 2015'ten ve daha öncesine giden yıllardan beri işlediğini, bunun ilk defa gündeme gelen bir konu olmadığını kaydetti.

Okullar devredildi

Afganistan İcra Heyeti Başkanı Abdullah Abdullah da, Türkiye'ye gelen Afganistan uyruklu düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesine ilişkin, "Tabii ki yasa dışı göçmenler her ülke için sorun yaratabilir. Onların ülkelerine dönmesi için görüşmelerimiz sürüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin geçen 17 yıl içerisinde eğitim, sağlık, yeniden yapılanma konularında Afganistan'a büyük yardımlarda bulunduğunu söyleyen Abdullah, Afganistan'daki FETÖ okullarının Maarif Vakfı'na devredildiğini belirtti.

Abdullah, "Bu okullarda en yakın zamanda eğitime başlanması için de çalışmalarımız devam ediyor. Bu okullarda eğitim kalitesini daha da artırmak için Maarif Vakfı ile ortak çalışacağız" diye konuştu.


Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!


 
İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti. Kamuda çalışanların böyle bir derdi yok.

21.07.2026 09:17:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Dönüşte iş yükü artıyor

Araştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42'si bu soruya dönüşte biriken işler cevabını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Sonuçlar, çalışanların yüzde 85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Tatil, tatil olmaktan çıkıyor

Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştiriyor. İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor.

Çalışanlar kısa tatillere yöneliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. İzin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre Pazartesi ve Perşembe-Cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

2026-YKS'de 2 soru iptal edildi


 
ÖSYM, "21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır" açıklamasını yaptı.
 

21.07.2026 07:14:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:52:41
HABER MERKEZİ/AA
 
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (2026-YKS) 2 sorunun iptal edilerek değerlendirme işlemlerinin yapıldığını bildirdi.



ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, şu ifadeler kullanıldı: "20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır."

 

YKS sonuçları açıklandı


ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" internet adresinden açıklandığını bildirdi.

21.07.2026 06:43:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:03:32
Haber Merkezi
 
YKS sonuçları açıklandı
YKS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının "https://ykssonuc.osym.gov.tr/" internet adresinden erişime açıldığını bildirdi.
 
Ersoy, 2026-YKS sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
 
Yoğun çalışma dönemi geçirerek sınava hazırlanan adayları, onlara destek olan aileleri ve sürece aktif katkı sağlayan tüm eğitim camiasını tebrik eden Ersoy, üniversiteye yerleşeceklerin öğrenimlerini en iyi şekilde tamamlayacaklarına ve ülkeye faydalı görevler üstleneceklerine olan inancının tam olduğunu belirtti.
 
2.5 milyon aday başvurdu
 
YKS'nin tamamlanmasıyla birlikte başlayan heyecanlı bekleyişin bugün itibarıyla sona erdiğini aktaran Ersoy, "Yaklaşık 2.5 milyon adayın başvurduğu YKS sonuçlarını ilan ettik, hayırlı olsun. Sınav sonuçlarını kurumsal web sayfamız 'https://ykssonuc.osym.gov.tr/' linki üzerinden öğrenebilirsiniz. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih sürecimiz başlayacak. 2026-YKS tercih işlemleri, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek." ifadelerini kullandı.
 
Tercih sürecinde adayların ilgi alanları ve yeteneklerini dikkate almalarını, tercih edecekleri alanları iyi araştırmalarını, yayımlayacakları kılavuzdan bölümlere ilişkin bilgileri dikkatlice okumalarını tavsiye eden Ersoy, adayların yapacakları tercihlerin hayırlı olmasını diledi.
 
YKS şampiyonları
 
ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS'de dereceye giren adayları şu şekilde açıkladı:
 
"Temel Yeterlilik Testi (TYT) birincilerimiz; İlker Uyanıker Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-İstanbul, Abdullah Uslu Eskişehir Fatih Fen Lisesi-Eskişehir, Miraç Koşar, Şanlıurfa Fen Lisesi-Şanlıurfa Doğa Erdemir, Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Şerif Efe Dartar, Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.

Kabataş'ın büyük başarısı
 
Alan Yeterlilik Testleri (AYT) birincilerimiz; sayısal alanında Şerif Efe Dartar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, sözel alanında Enes Salahaddin Coşkun Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, eşit ağırlık alanında Tuğsem Bahar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.
 
Yabancı Dil Testi (YDT) birincilerimiz; Almanca Eylül Uyar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, Arapça Ammar Moataz Mohamed Ibrahım Mahmoud Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, Fransızca Sena İlhan Açık Öğretim Lisesi-Denizli, İngilizce Doğa Erdemir Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Rusça Ela Demirel Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi-İstanbul ."
 
Kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranları daha yüksek
 
Ersoy, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adayın 2 milyon 255 bin 76'sının sınava katıldığını, 170 bin 551 adayın ise sınava girmediğini bildirdi.
 
AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 1 milyon 473 bin 113'ünün sınava katıldığını aktaran Ersoy, YDT'ye başvuran 203 bin 640 adaydan da 143 bin 270'inin sınava katıldığını, 60 bin 370 adayın bu oturuma girmediği bilgisini paylaştı.
 
TYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 91.48'inin, TYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 94.21'inin, AYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 88.09'unun, AYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 92.33'ünün sınava katıldığını bildiren Ersoy, YDT'de ise erkeklerde yüzde 63.81, kadın adayların ise yüzde 74.99'unun oturuma katıldığının altını çizerek, tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti.
 
En düşük başarı fen bilimlerinde
 
Ersoy, 2026-YKS'de üç oturumda uygulanan testlerde toplam 680 soru sorulduğunu bildirdi.
 
YKS testlerinin ortalamalarına ilişkin bilgiler veren Ersoy, şöyle devam etti: "2026-TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap sayısı ortalamaları; Türkçe (40 soru) testinde 20.5, sosyal bilimler (20 soru) testinde 10.2, temel matematik (40 soru) testinde 6.8 ve fen bilimleri (20 soru) testinde 4.3'tür.

AYT matematik
(40 soru) testinin ortalaması, 7.0. AYT fen bilimleri testinin ortalamaları; fizik (14 soru) alt testinde 2.7, kimya (13 soru) alt testinde 2.2 ve biyoloji (13 soru) alt testinde 3.0 oldu.

AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinin ortalamaları; Türk dili ve edebiyatı (24 soru) alt testinde 6.1, tarih-1 (10 soru) alt testinde 2.6, coğrafya-1 (6 soru) alt testinde 1.7. AYT sosyal bilimler-2 testinin ortalamaları; tarih-2 (11 soru) alt testinde 1.7, coğrafya-2 (11 soru) alt testinde 2.1, felsefe grubu (12 soru) alt testinde 1.6, (DKAB) din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu (6 soru) alt testinde 1.9 olmuştur. YDT'nin ortalamaları ise; Almanca testinde 43, Arapça testinde 44.3, Fransızca testinde 46.1, İngilizce testinde 37.1, Rusça testinde 56.9 olarak gerçekleşti."

Sözelde kadınlar, sayısalda erkekler daha iyi
 
Ersoy, TYT'deki Türkçe ve sosyal bilimler testinde kadın adayların doğru cevap sayısının ortalaması erkek adaylara göre daha yüksek olduğunu, temel matematik ve fen bilimleri testlerinde ise erkek adayların doğru cevap ortalamasının kadınlara göre daha yüksek gerçekleştiğini belirtti.
AYT'deki 11 alt testten 8'inde erkek adayların ortalamasının, 3'ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek olduğunu aktaran Ersoy, YDT'de ise Arapça ve Rusça dillerinde kadın adayların, Almanca, Fransızca ve İngilizce'de ise erkek adayların ortalamasının daha yüksek sonuçlandığını vurguladı.

İşte 2026’nın en çok iş bulan bölümleri

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından düzenlenen 2026 YKS için nefesler tutuldu. Sınav maratonunu geride bırakan milyonlarca üniversite adayı, geleceklerini şekillendirecek puanları ve başarı sıralamalarını öğrenmek için gün sayıyor. Sonuçların ilan edilmesiyle birlikte başlayacak zorlu tercih sürecinde, iş bulma imkanı en yüksek olan ve geleceğe yön veren bölümler adayların ilk hedefi olacak

20.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
İşte 2026’nın en çok iş bulan bölümleri
İşte 2026’nın en çok iş bulan bölümleri
Üniversite kapılarını aralamak isteyen adayların uykusuz gecelerle ve yoğun çalışmalarla geride bıraktığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) maratonunda en kritik viraja girildi. 20 Haziran'da Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da ise Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumlarına katılan milyonlarca öğrenci, ÖSYM'nin dijital sonuç ekranına kilitlenmiş durumda.

Peki, YKS sonuçları ne zaman ilan edilecek? İstihdam oranları ve iş bulma hızıyla 2026 yılına damga vuran en avantajlı üniversite bölümleri hangileri? İşte adaylara rehberlik edecek detaylar...


YKS 2026 sonuçları ne zaman açıklanacak?


ÖSYM'nin resmi sınav takvimine göre, 2026 YKS sonuçları 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü adayların erişimine açılacak. Son yıllarda optik formların okunması ve değerlendirme işlemlerinin hızlanması nedeniyle sonuçların 1-2 gün öne çekilme ihtimali konuşulsa da resmiyet kazanan son tarih 22 Temmuz olarak masadaki yerini koruyor.

Adaylara herhangi bir basılı sonuç belgesi gönderilmeyecek. Öğrenciler; TYT, AYT ve YDT puanları ile Türkiye geneli başarı sıralamalarını T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle birlikte ÖSYM Sonuç Açıklama Sistemi adresi üzerinden öğrenebilecekler.


Tercih döneminin yıldızları: En kolay ve en hızlı iş bulan bölümler


Sonuçların ilan edilmesinin ardından başlayacak tercih sürecinde, sadece popülerlik değil, mezuniyet sonrası istihdam olanakları da hayati önem taşıyor. Güncel iş gücü piyasası verileri, dijital dönüşüm ve sağlık odaklı mesleklerin açık ara önde olduğunu gösteriyor. İşte 2026 yılı itibarıyla en çok iş imkanı sunan öne çıkmış alanlar:

1. Dijital Çağın Mimarları: Yapay Zeka ve Yazılım Dünyası

Teknolojinin hız kesmeden büyümesi, bilgisayar tabanlı meslekleri listenin en üst sırasına taşıyor.

• Yapay Zeka ve Veri Bilimi Mühendisliği: Şirketlerin dijital dönüşüm süreçleri, makine öğrenmesi uzmanları ve veri analistlerine olan talebi rekor seviyeye çıkardı.

• Yazılım ve Bilgisayar Mühendisliği: Mezunların en geç 1 ila 3 ay içerisinde iş bulabildiği bu alanlar, küresel çapta uzaktan (remote) çalışma esnekliği ve yüksek kazanç potansiyeliyle ilk sırada.

• Siber Güvenlik Mühendisliği: Bilgi güvenliğinin kritik hale gelmesiyle birlikte, kamu ve özel sektörde en çok aranan uzmanlıklar arasında yer alıyor.

2. Sağlık Sektöründe Yükselen Trendler

Sağlık sektörü, geleneksel gücünü korurken bazı spesifik alanlarda istihdam oranlarını %90'ın üzerine çıkarmış durumda.

• Dil ve Konuşma Terapisi: Son yılların en hızlı istihdam sağlayan bölümlerinden biri olan bu alanda, mezunlar ortalama 2,2 ay gibi kısa bir sürede iş hayatına atılabiliyor.

• Tıp ve Diş Hekimliği: Kamuda doğrudan atama imkanı ve özel sektördeki yüksek klinik talebiyle kalıcı popülaritesini koruyor.

3. Mühendislik ve İş Dünyasının "En Hızlıları"

Üretim, yönetim ve endüstriyel kontrol süreçlerinde yabancı dil entegrasyonu sunan programlar fark yaratıyor.

• İşletme (Almanca) ve İşletme Mühendisliği: Küresel şirketlerin yönetim kadrolarında en hızlı istihdam edilen mezun gruplarını oluşturuyor.

• Matematik ve Kontrol Mühendisliği: Algoritmik düşünme yapısına sahip mezunlar, finans sektöründen savunma sanayiine kadar çok geniş bir iş yelpazesine sahip.


Uzmanlardan adaylara kritik uyarı


Eğitim uzmanları, sonuçlar açıklandıktan sonra adayların sadece taban puanlara odaklanmaması gerektiğini vurguluyor. Kontenjan değişiklikleri, üniversitelerin sanayi iş birlikleri ve bölümlerin akreditasyon durumları tercih listesi hazırlanırken mutlaka incelenmeli. Adaylar, tercih döneminde YÖK Atlas Tercih Sihirbazı platformunu kullanarak geçmiş yılların başarı sıralamalarını detaylıca analiz edebilirler.

Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan derneğin eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadesine ulaşıldı

 

20.07.2026 13:51:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde şüpheli Hüseyin Küçük, net tarihini hatırlamadığını, Ahbap Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldığını ve Mayıs 2024'ten sonra da ayrıldığını söyledi.

Derneğin 2022 ile Mayıs 2024 arasında saymanlık görevini yürüttüğünü belirten Küçük, bu süreçte derneğe yapılan bağışların amacına uygun şekilde harcanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalıştığını öne sürdü.

Küçük, deprem döneminde bazı günler 50-60 sözleşme düzenleyip imzaladıklarını, yüzlerce alım işlemi gerçekleştirdiklerini anlatarak, alımların piyasa rayicinin altında olduğunu iddia etti. Küçük, denetimlerde de bu malzemelerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının ortaya konulduğunu savundu.

Ahbap Derneğinin topladığı yardım miktarına ilişkin Küçük, "Bildiğim kadarıyla 4 milyar TL civarında para toplandı. Bu para, depremin ilk gününden itibaren bölgeden gelen ihtiyaçlar çerçevesinde ve özellikle bölgedeki AFAD yetkililerinin, vali ve kaymakamların bize ilettiği ihtiyaç skalasına uygun olarak harcanmış ve deprem bölgesine ulaştırılmıştır." beyanında bulundu.

Küçük, derneğin faaliyetlerinin denetlendiğini öne sürerek, "Hem İstanbul Valiliği hem de İçişleri Bakanlığı tarafından bu süreçleri doğru ve düzgün yaptığımıza dair dernek incelenmiş ve raporlanmıştır. En son 2025 senesinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri incelemelerini yapmış, benim dernek yönetiminden ayrıldığım 2024 Mayıs ayı da dahil olmak üzere herhangi bir suistimal ve problem görmemişlerdir." ifadelerini kullandı.

Derneğe yönelik denetim sürecinde herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Küçük, depremin ilk günlerinde Ahbap Derneğinin yoğun kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle yönetim kurulu olarak tedirginlik yaşadıklarını ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için derneğin denetlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

"Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim"

Derneğin harcamalarının doğru şekilde denetlenmesi amacıyla Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından anlık denetim yapılmasını talep ettiklerini belirten Küçük, "Bu denetim tabii ki o dönemde çok detaylı bir denetim değildi. Biz gelen paranın doğru harcandığı denetlensin diye kendimiz istedik. Bir de uluslararası denetim olsun istedik. İsmini şu an hatırlamadığım bir şirket de denetime geldi. Bu gelen denetim elemanlarıyla önceden bir tanışıklığımız yoktur." ifadelerini kullandı.

Küçük, çek görüntülerinin telefonunda bulunmasına ilişkin ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Ahbap Derneği yönetiminden ayrıldıktan sonra Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına Haluk Levent çek çıkartmış. Bu çekler bir sürü kendi ticari alacak verecek meselelerinde kullanılmış. Tabii ben hem avukat olmam hem Ahbap Derneği eski yönetim üyesi olmam ve Haluk Levent'i tanıyan biri olmam sebebiyle o dönemde bu çekleri Haluk Levent'ten alan bazı şahıslar benim numarama bir şekilde ulaşarak, çeklerin ödenmesi alınmayınca çeklerin görüntüsünü bana atarlardı. Ben de bu çeklerle ilgili bir bilgimin olmadığını söylerdim."

Çeklerin alacaklısıyla veya tarafıyla yan yana gelmediğini iddia eden Küçük, "Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim, hem Haluk Levent'e hem de cirosu olan Yeliz Kaya ile çok esaslı kavgalar ettim. Sadece ve sadece bu olayı doğru bulmadığım için bu tepkiyi gösterdim. Telefonumda bulunan çeklerin bir kısmı, daha sonra bu çekler ödenince Yeliz Kaya tarafından 'Abi bu çekleri toparlıyoruz.' diye bana göndermiş olabilir. Çeklerin kesildiği ve alındığı tarihte ben Ahbap Derneğinde bulunmuyordum." beyanında bulundu.

Küçük, görev yaptığı dönemde Ahbap Derneği Yönetim Kurulunun toplumda saygınlığı bulunan, alanlarında başarılı isimlerden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

"2024 Mayıs ayına kadar Yönetim Kurulunun herhangi bir usulsüzlüğe izin vermesi mümkün değildir. Ekonomik durumları iyi, saygınlıkları üst düzey insanlardır. Zaten dosya kapsamında iddia edilen usulsüzlüklerin tamamı 2024 yılı tarihinden sonradır. Yeni Yönetim Kurulundaki kişilerin hepsi Ahbap çalışanlarından oluşturulmuştur. Daha doğrusu biz Yönetim Kurulundan gönderilerek kendisine 'hayır' diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir Yönetim Kurulu oluşturmuştur. Olayın aslı budur. İş ve işleyişten anlayan biz deneyimli kişileri uzaklaştırıp, iş ve işleyişten uzak kendi kişisel işlerine hizmet edecek bir dernek yapısı oluşturduktan sonra, derneği kullanarak her türlü çek, senet, gayrimenkul işlerine girmiş ve birçok insanı mağdur etmiştir."

Fatih Eke'nin ifadesi

Şüpheli Fatih Eke de ifadesinde, bir dönem kripto borsası ile pay alım satımıyla ilgilendiğini belirterek, 2023 yılının sonlarına doğru reklam amacıyla kurduğu "Nigella Chain" isimli ekosistemi, Haluk Levent'in satın almak istemesi üzerine 2025 yılının başında kendisine sattığını söyledi.

Haluk Levent'in bu coinin ismini "HLK" olarak değiştirdiğini belirten Eke, "Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerin de tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili dava açıldı ve Haluk Levent bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Eke, Haluk Levent ile coin satışı nedeniyle ticari ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda Yeliz Kaya aracılığıyla hesaplarına miktarını hatırlamadığı tutarlarda para gönderildiğini öne sürerek, kalan ödemenin çek karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu tutarın yalnızca bir kısmını tahsil edebildiğini, geri kalanını ise halen alamadığını kaydetti.

Söz konusu satış için toplam 7 milyon dolar karşılığında anlaştıklarını öne süren Eke, kendisine yaklaşık 3 milyon dolar tutarında çek verildiğini, kalan 4 milyon doların ise yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının nakit ve banka hesabı üzerinden gönderildiğini ifade etti.

Eke, ifadesinde şunları söyledi:

"(Haluk Levent) Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ'da bir okul yapmamı istemişti. Adı da Nigella Sörf Merkezi idi. Projeyi satın alınca 1,5 milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi (Haluk Levent) düşüş yaptı. Geriye kalan 1,5 milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını, kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde.' dedim."

Eke, kendi hesabından Yeliz Kaya'ya gönderilen paraların, Haluk Levent'in kendi şirketinin reklam yüzü olması nedeniyle Levent'in talimatıyla Kaya'nın hesabına aktarıldığını öne sürdü.

Şüpheli Fatih Eke, "Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir ve bu ticari ilişkiden kaynaklı da mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum." beyanında bulundu. 

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti

20.07.2026 12:29:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti
 DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası’na hareket etti
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na hareket etti.

DEM Parti Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamada, heyetin Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştireceği bildirildi.

Görüşmenin içeriğine ve heyetin dönüş saatine ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı.

Tüketici hakem heyetlerine ilk 6 ayda 481 bin 613 başvuru yapıldı

Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında yaklaşık 8,5 milyar lira değerinde 481 bin 613 başvuru yapılırken, bunların 455 bin 500'ü sonuçlandırıldı

20.07.2026 12:00:00
AA
 
Tüketici hakem heyetlerine ilk 6 ayda 481 bin 613 başvuru yapıldı
Tüketici hakem heyetlerine ilk 6 ayda 481 bin 613 başvuru yapıldı
Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı.

Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne olanak sağlayan tüketici hakem heyetlerinin, yargının iş yükünü de önemli ölçüde azalttığı kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır."

Açıklamada, tüketicilerin, e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği belirtilerek, 6 ayda yapılan başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirildiğine ve elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiğine dikkat çekildi.

Heyetlere en fazla başvuru İstanbul'da yapıldı
Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında en fazla başvuru yapılan ilk 5 ilin, 126 bin 319 ile İstanbul, 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile Antalya olduğu bildirilen açıklamada, an az başvurunun ise 305 ile Ardahan'dan geldiği aktarıldı.

Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı ifade edildi.

Hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 35'inin ayıplı mal, yüzde 29'unun da ayıplı hizmet şikayetlerine yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

"Ürün bazında bakıldığında, en çok şikayete konu olan ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu. Bununla birlikte, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranlarıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmelere) ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu."

En fazla başvuru perakende ticaret sektörüne yönelik gerçekleşti
Sektörel bazda bakıldığında da en çok başvurunun 249 bin 240 ve 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne ilişkin uyuşmazlıklara yönelik olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak 'https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi' adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek

20.07.2026 10:58:00
Haber Merkezi
 
  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek
  Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'deki "mutlak butlan" dosyasını Yargıtay'a gönderdi. Adli tatil öncesi son iş gününde Yargıtay kararı bozarsa Özgür Özel yönetimi dönecek; onarsa Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi görevde kalıp Eylül'den itibaren kurultay takvimini işletecek
Türkiye bugün siyasetin en kritik günlerinden birini yaşayacak. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) CHP'deki "mutlak butlan" davasına ilişkin dosyayı Yargıtay'a göndermesiyle temyiz süreci resmen başladı. Yargıtay'ın karar verebilmesi için ise önünde yalnızca bir iş günü bulunuyor.

Yargıtay'ın BAM'ın mutlak butlan kararını bozması halinde, Özgür Özel yönetiminin CHP'de yeniden göreve dönmesinin önü açılabilecek. Yargıtay'ın dosyayı onaması durumunda ise mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu görevini sürdürecek. Bu durumda, Merkez Yönetim Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda kurultay sürecinin eylül ayında başlatılması bekleniyor.

Yargıtay'dan bugün karar çıkmaması halinde dosyanın 1 Eylül sonrasına kalması bekleniyor. Böyle bir durumda daha önce açıklanan takvim doğrultusunda Özgür Özel ve ekibinin yeni siyasi oluşumun kuruluşunu kamuoyuna duyuracağı belirtiliyor.

Yargıda "toplu izin kullanımı" anlamına gelen adli tatil bugün başlıyor. Tatil süresince adliyelerde görev yapacak nöbetçi mahkemeler, tutuklusu bulunan ve acil nitelik taşıyan davalara bakacak. Diğer davalarda ise yeni adli yılın başlamasına kadar yargılamalara ara verilecek.

Yüksek yargı organları Danıştay ve Yargıtay'da da nöbetçi heyetler görev yapacak. Danıştay'daki nöbetçi heyet esastan karar veremeyecek, yalnızca yürütmenin durdurulması taleplerini karara bağlayabilecek. Yargıtay'da ise hukuk ve ceza olmak üzere iki nöbetçi daire görev yapacak. Nöbetçi ceza dairesi, tutuklu sanıklarla ilgili dosyalara bakacak.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir" ifadesini kullandı
 

20.07.2026 10:44:00
AA
 
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir" ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nın, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü ve onurlu varoluş mücadelesini tarihe nakşeden bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Uluslararası hukuktan doğan meşru hakların kararlılıkla savunulduğu bu tarihi harekat, Ada'da barış ve istikrarın tesisine vesile olmuş, Kıbrıs Türk halkının geleceğini güvence altına almıştır. Bugün de Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı davasını kararlılıkla desteklemeyi sürdürüyoruz. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir. Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde, aziz şehitlerimizi ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ı rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyor, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı gönülden tebrik ediyorum."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.