logo
08 AĞUSTOS 2026

Başkan İstanbulluya hesap verdi

 
 
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçimlerinin ardından iş başına geldikten sonra her 6 ayda bir hesap verme geleneğini devam ettirdi. Bu amaçla 3'ncü kez kamuoyunun karşısına çıkan İmamoğlu, 18 aylık görev süresinin hesabını 18 maddede özetlediği icraatlarıyla verdi. 

24.12.2020 14:23:00
 
Başkan İstanbulluya hesap verdi
Başkan İstanbulluya hesap verdi
RECEP BAHAR / İSTANBUL
 
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, işbaşına gelişinin 18'nci ayında üçüncü "hesap verme" toplantısını gerçekleştirdi. "Adil, Yeşil ve Yaratıcı İstanbul Yolunda 18 Ay" başlığıyla düzenlenen basın toplantısı, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu da toplantıya katılarak destek verdi. Birçok milletvekili, ilçe belediye başkan ve İBB Meclis üyeleri de toplantıda hazır bulundu. Toplantı, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ile tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. İmamoğlu, sunum yapacağı sahneye, 102 kişilik kurmay ekibiyle çıktı. Sözlerine, "Her 6 ayda bir, 16 milyon İstanbulluya hesap verdiğimiz toplantılarımızın üçüncüsüne hoş geldiniz" diyerek başlayan İmamoğlu, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil etiklerini vurguladı. İmamoğlu, "Halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz" dedi.
 
Nereden nereye?
 
 
"İstanbul'un 18 ayda, nereden nereye geldiğini kısaca hatırlatmak istiyorum" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
 
- 18 ay önce İstanbul; plansızlıktan ve parasızlıktan tüm metro inşaatlarının durduğu bir kentti. Bugün İstanbul, tüm metro hatları için finansman sağlamış, duran metro inşaatlarını başlatmış, yapım sürecini hızlandırmış, yeni projelerin hazırlığını başlatmış bir kenttir. 18 ay öncesine kadar yılda ortalama 5 kilometre metro hattı yapılabiliyordu. Bu, 25 yılın ortalaması. Biz, bunu 4 katına, yani yılda 20 kilometre metro inşaatına çıkarmak için gereken her şeyi sağladık. Şimdi sadece, siyasi hesaplarla davranılmamasını, İstanbullunun metroya kavuşma sürecinin engellenmemesini bekliyor ve istiyoruz.
 
- 18 ay önce İstanbul; yeşil alanların her an imara açılma riskiyle karşı karşıya olduğu bir kentti. Devasa yeşil alanlarda ya hiç düzenleme yapılmıyor ya da sınırlı bir düzenleme yapılsa da bu alanlar kullanıma açılmıyor; adeta vatandaştan kaçırılıyordu. İstanbul bugün, Kemerburgaz Kent Ormanı, Atatürk Kent Ormanı gibi milyonlarca metrekarelik yeşil alanın halkın kullanımına açıldığı, bizzat vatandaşa teslim edildiği bir kenttir.
 
- 18 ay önce İstanbul; Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Bakırköy, Avcılar gibi pek çok semt merkezinde su baskınları yaşanan bir şehirdi. Bugün, bu sorunlar büyük ölçüde ve kalıcı biçimde çözüldü. Geri kalanlar da 2021'de çözülecek.
 
- 18 ay önce İstanbul; Taksim, Bakırköy, Üsküdar, Kadıköy gibi büyük meydanları kimliksiz, plansız, çirkin ve işlevsiz bir kentti. Bir sabah kalktığınızda meydanların, yönetimin keyfine göre düzenlendiğini görebilirdiniz. Bugün, İstanbul'un tüm büyük meydanları bilim insanlarının, ulusal ve uluslararası tasarımcıların, kentsel planlama uzmanlarının ve vatandaşın katılımıyla, ortak akılla tasarlanıyor.
 
- 18 ay önce İstanbul; otobüs ve metrolarda, şehir hatları gemilerinde, İSPARK'larda, hatta İBB üst yönetiminde kadın çalışanları ve kadın yöneticileri göremeyeceğiniz bir şehirdi. Çünkü kadınlara bu hak verilmiyordu. Bugün İstanbul, bütün bu alanlarda ve çok daha fazlasında kadınların liyakatle seçilip başarıyla çalıştığı bir kenttir.
 
- 18 ay önce, İstanbul'un dar gelirli ve ihtiyaç sahibi aileleri, çocuklarına süt alamamanın acısını yaşıyordu. Bugün 121.116 çocuğumuzun evine, her hafta ücretsiz Halk Süt götürüyoruz. Üstelik o sütleri, İstanbullu süt üreticilerinden alıyor, onlara da çok önemli bir destek sunuyoruz. Tıpkı, milyonlarca ücretsiz fide dağıttığımız çiftçilerimiz gibi.
 
- 18 ay önce, İstanbul'un 0-4 yaş arası çocuk sahibi anneleri; otobüse, metroya, vapura para öderdi. Bugün annelerimiz, toplu ulaşımdan çocuklarıyla beraber seyahat ederken ücretsiz yararlanıyorlar. 18 ay önce İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi'nin tek bir kreşi dahi yoktu. Bugün 15 kreşimiz faaliyette, 10 tanesi bitmek üzere, önümüzdeki yıl toplam 60 kreşi hizmete sunmuş olacağız.
 
- 18 ay önce İstanbul; ihtiyaç sahibi öğrencilerle ilgilenmeyen bir kentti. Bugün, on binlerce üniversite öğrencisine 3 bin 200 lira, yüz binlerce ilkokul öğrencisine de 300 lira eğitim desteği veriyoruz. Üniversiteli gençlerimiz için, yurtlar açıyoruz.
 
- 18 ay önce İstanbul; Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tek bir istihdam ofisinin bile bulunmadığı bir kentti. Bugün, açtığımız 8 Bölgesel istihdam ofisiyle, vatandaşlarımıza iş buluyoruz bu zor günlerde. 4 ofisimiz daha çok yakında hizmet vermeye başlayacak. Bugüne kadar, pandemi dönemine rağmen, yaklaşık 13 bin vatandaşımızı, bu ofislerimizde eğittik, yönlendirdik ve işe yerleştirdik.
 
- 18 ay önce İstanbul'un halk otobüsü, fayton, taksi konularıyla ilgili çok önemli sorunları vardı ve ortada bunları çözecek irade yoktu. Bugün İstanbul, halk otobüslerinin tamamen İBB bünyesine alındığı, fayton sorununun bütün tarafların onayıyla insani bir çözüme kavuşturulduğu bir kenttir. Taksi sorununu da çözeceğiz. Ama herkesin bildiği, gördüğü sebeplerle engellenmek isteniyoruz. Ne olursa olsun, o konuda da geri adım atmayacağız ve o sorunu hep birlikte mutlaka çözeceğiz."
 
- 18 ay önce İstanbul'da deprem, yerel yöneticilerin ciddi somut adımlar atmadığı bir konuydu. Bugün, 2000 öncesinde inşa edilmiş tam 790.000 binanın hasar tespit çalışmalarına başlamış, 20.000 binayı tamamlamış durumdayız. Depreme hazırlık için gerekli, idari ve fiziki altyapıyı kurma açısından daha önce hiç olmadığı kadar yoğun çalışmalar yapıyoruz. İstanbul gibi bir mega kentin yönetiminde, 18 ay uzun bir süre değildir. Buna rağmen, 18 ayda çok önemli ve değerli başarılar elde ettik ve İstanbul'da yeni bir başlangıcın ilk adımlarını en sağlam biçimde attık. Üstelik bütün bunları pandeminin yol açtığı ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele ederken gerçekleştirdik."
 
Mazeret olamaz
 
"İstanbul'a Yeni Başlangıç" diyerek işbaşına geldiklerini hatırlatan İmamoğlu, 18 ay gibi kısa bir dönemde kente özen ve insana saygı yolunda attıkları dev adımlardan son derece mutlu olduğunu vurguladı. "Müsaadenizle tüm ekibime dönerek seslenmek istiyorum" diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Sizleri, geçmişteki başarılarınıza ve liyakatinize bakarak göreve davet ettim. Büyük İBB ailesine katıldınız ve 18 ay gibi kısa bir sürede sağladığımız bu başarıda önemli sorumluluklar üstlendiniz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bundan sonra sizden çok daha fazlasını bekliyorum. Dün; herkesi anlamak ve 16 milyonu kucaklamak için çabalıyorduk. Dün; tasarruf ederek, hiçbir hizmetin durmasına izin vermeden şehrimizin sorunlarına çözüm yolları arıyorduk. Ne mutlu ki, önemli mesafe kat ettik. Ama çok daha fazlasını yapmaya mecburuz. Şehrimizin ve ülkemizin o güzel günlere hazırlanması için kat kat fazlasını yapmaya mecburuz. Ekip olarak çok daha fazla fedakarlık yapmaya, yaratıcı yeni yollar bulmaya ve başarıyla icra etmeye mecburuz. Bizim hiçbir mazeretimiz olamaz. Hiçbir gerekçeyle, hiçbir alanda gecikme veya başarısızlığı kabul etmeyeceğim. Çok değil; durmaksızın, ter dökerek çalışacaksınız. İnancına, yaşam şekline, kökenine ve tercihlerine bakmaksızın 16 milyonun tamamını, eşit, saygın, birinci sınıf yurttaş gibi bile değil, öz kardeşiniz gibi gören bir anlayışla hizmet vereceksiniz. Ekibinizdeki alt kadrolara saygıyla yaklaşacak, ortak akla inanan bir anlayışla süreçlerinize dahil edeceksiniz. Bu büyük şehre, bu aziz millete hizmet etmek istiyorsanız ve benim ekibimin değerli bir parçası olmaya devam etmek istiyorsanız; şiarımız budur."
 
Kanal İstanbul yine gündem
 
Konuşmasında Kanal İstanbul'a özel bir paragraf açan İmamoğlu, "Bu aziz şehrin kalbine bir hançer gibi indirilmek istenen, şehrimizin milyarlarca yıllık doğal yapısına ve on binlerce yıllık eşsiz tarihine zarar vermekten başka hiçbir anlam taşımayan Kanal İstanbul belası hakkında, ilgililere bir uyarıda bulunmak istiyorum: Bunu yapmayın. Lütfen bu şehre, bu millete ve bu tarihe bir kez daha ihanet etmeyin. İstanbul'un, İstanbullunun ve bu güzel ülkenin akıl dışı projelere ihtiyacı yok. İstanbul, siyaseten bilek güreşi yapacağınız bir alan değil. Hedefiniz, motivasyonunuz ve menfaatleriniz ne olursa olsun, buna değmez. Ne karar verdiyseniz, kime söz verdiyseniz fark etmez, vazgeçin. Derhal durun. Bu millet ne bugün ne de yarın sizi affetmez. Elimizden gelen tüm yasal imkanlarla ve 16 milyon İstanbullunun kahır ekseriyetinden aldığımız büyük güçle, Kanal İstanbul'un yapılmasına karşı duracağız" dedi.
 
'Evde kalın' çağrısı
 
İmamoğlu, yaşanan pandemi sürecine dikkat çekerek, İstanbullulara şu çağrıda bulundu: "Siz değerli vatandaşlarımdan, her şeyin çok güzel olacağı günler için bir ricam var: Mümkünse evde kalmanızı ve kendiniz korumanızı istiyorum. Zorunda değilseniz, evden çıkmayın. Evden çıkmak zorundaysanız, lütfen maske, mesafe ve temizlik kurallarına sonuna kadar riayet edin. Hem kendinizi koruyun hem de vatandaşlarımızı. Biliyorum; sıkıldınız. Biliyorum; bir an önce bu zorlu günler bitsin istiyorsunuz. Muhakkak bitecek. Emin olun ki, insanlık bu salgını da yenmeyi becerecek. Yeniden hayatla buluşacağımız o güzel günler tekrar gelecek. Pandemi 2021 içinde sönecek. İşimize, gücümüze, okulumuza ve hayatımıza yeniden döneceğiz. Ekonomimizi yeniden çalıştıracağız. Sevdiklerimize ve şehrimize yeniden kavuşacağız. Biz, İBB ailesi olarak, aziz şehrimizi o günlere hazır edeceğiz. Tekrar dışarı fırladığınızda, pek çok sorunu çözülmüş bir İstanbul görebilmeniz için canla başla, onurla, sizler için çalışacağız. Parkları, meydanları, etkinlikleri ve doğal güzellikleriyle aziz İstanbul sizi bekliyor olacak. Yeter ki, siz kendinizi ve aile fertlerinizi koruyun. Sizlerin; 16 milyon İstanbullu başta olmak üzere, tüm vatandaşlarımın yeni yılını kutluyorum. 2021'in sizlere, sevdiklerinize ve çocuklarınıza güzellikler getirmesini diliyorum."
 
Önce halk...
 
İmamoğlu, slaytlar eşliğinde gerçekleştirdiği sunumunda, yaptıkları ve yapacakları çalışmaları, 18 ayrı başlıkta özetledi. İşte o başlıklar ve özetler:
Tümüyle borca batmış, gelir-gider dengesi tamamen alt-üst edilmiş, israfa ve eş dost kayırmacılığına sapmış bir bütçe yönetim anlayışı devir alındı. Kovid-19 fırtınası sonrası, ciddi bir tasarrufa yönelindi. İlan edilen sıkıyönetim ve alınan yerinde tedbirlerle, gelirlerdeki gerileme yüzde 9'da tutuldu. Gelirler toplamı 19,3 milyar lira olurken, giderler yüzde 24 tasarrufla, 19,7 milyar liraya indirildi. Salgının sarsıcı etkisine rağmen, denk bütçe yönetme başarısı gösterildi. 2020, önceki yönetimlerden miras kalan 4,6 milyar liralık devasa bir kredi geri ödemesiyle kapatılıyor.
 
Önceki yönetimlerin hataları sonucu, İBB bütçesiyle yapılması imkansız hale getirilen metro inşaatları için dış kaynak bulundu. Bulunan kaynaklarla, önceki yönetim tarafından tümden durdurulan 6 metro hattının inşaatları başlatıldı. 18 kilometrelik Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı, hızlıca bitirilerek 28 Ekim 2020'de halkın hizmetine açıldı. Alibeyköy-Eminönü tramvay hattının 9 kilometrelik Cibali-Alibeyköy arası, 1 Ocak'ta açılışı yapıldıktan sonra, 4 Ocak'ta hizmete girecek. 2021 yılı içerisinde; Rumelihisarüstü-Aşiyan füniküleri ile Ataköy-İkitelli metrosunun İkitelli-Bahariye kısmı ve Cibali-Alibeyköy tramvay hattı, İstanbulluları taşımaya başlayacak. 2022 yılında ise, toplam 32,8 kilometre uzunluğundaki 4 raylı sistem hizmete alınacak.
 
Aralık ayı başında duyurusu yapılan ve yeni bir finansman aracı olarak tercih edilen Eurobond ihracı yoluyla, metro yapımlarında kullanılmak üzere İstanbul'a 580 milyon dolarlık finansman imkanı kazandırıldı. Bu kaynakla, yapımları tümden durdurulmuş olan 4 metro hattında daha inşaatlara başlanacak. Türkiye, tarihinde ilk kez, aynı anda 10 ayrı hatta birden raylı sistem inşaatı çalışmasına tanık olacak. Böylelikle yılda, ortalama 20 kilometre raylı sistem inşası gerçekleştirilecek. Bu rakam, önceki yönetimlerin yıllık ortalamasının 4 kat fazlasına denk gelecek. İnşaatları başlatılan 10 metro hattının tamamı, 2024 ve 2025 yıllarına kadar bitirilecek.
 
Tüm hatların hizmete girmesiyle, İstanbul'un raylı sistem ağı toplamda 360 kilometreye çıkacak. Söz konusu 10 hattan ayrı olarak, İncirli-Sefaköy-Beylikdüzü metro hattının ön proje ve fizibilite revizyon çalışmaları 2021'de tamamlanacak ve ihaleye çıkılacak. Boğaz'ın altından geçip, 12 metro hattıyla entegre olacak ve günde yaklaşık olarak 1 milyon İstanbullunun şehrin bir ucundan diğerine 55 dakikada yolculuk yapmasına imkan sağlayacak "Hızray" projesinin fizibilite çalışmaları, 2021'in ikinci yarısında tamamlanacak.
 
İETT bünyesine dahil edilen 3 bin 41 özel halk otobüsü ile hem hizmet standardı yükselecek hem de Kovid döneminde esnafa destek verilmiş olacak. İstanbulluların daha sağlıklı ve konforlu koşullarda ulaşımdan yararlanabilmeleri için, 300 yeni otobüs satın alınıp, hızla hizmete sunulacak.
 
Denizin ulaşımdaki payını artırmak amacıyla, 2020'de, Şehir Hatları tarifesine 49 yeni sefer ilave edildi. 2021'de, 89 ilave sefer daha planlandı. Ocak ayı itibariyle; 2'si Boğaz, 1'i Haliç hattı olmak üzere, 3 yeni deniz yolu hattı da işletmeye açılacak. Adalar ile ana karanın kesintisiz ulaşımını sağlamak üzere, ilçeye 24 saat vapur seferleri başlatılmıştı.
 
Yeniden üretime başlayan Haliç Tersanesi'nde, 24'ü Şehir Hatları vapuru olmak üzere, toplam 45 geminin bakım-onarım işleri tamamlandı. Bu sayede 50 milyon liranın üzerinde bir katma değer üretildi. 2021 içinde, 50 deniz taksi aracı inşa edilerek, hizmete alınacak.
 
Taksilerin kalitesini ve şoför esnafının özlük haklarını iyileştirmek üzere, İBB mülkiyetinde 5000 yeni taksinin kente kazandırılması için girişimler devam edecek.
 
Nasıl bir İstanbul?
 
- 2020 yılı içinde; 17 kilometrelik yol, 8 yaya üst geçidi, 3 metro üst geçidi ve 17,3 kilometrelik bisiklet yolu tamamlandı. 2021'de ise, 20 kilometrelik yol, 15 kavşak, 24 dere köprüsü, 39 yaya üst geçidi ve 26,3 kilometrelik bisiklet yolu tamamlanacak.
 
- 2020'de; 4 bin 982 araçlık 13 otopark tamamlanarak, hizmete açıldı. 10 bin 655 araçlık 23 otopark da 2021'de hizmet vermeye başlayacak.
 
- Günlük 800 bin ekmek kapasiteli Arnavutköy Halk Ekmek Üretim Tesisi inşaatı hızla ilerliyor.
 
- Yapımları tamamlanan 2 cami ile inşalarına yeni başlanacak 5 cami daha 2021'de ibadete açılacak. Sultanahmet ve Sülaymaniye dahil, 41 tarihi camide ve 16 cemevinde bakım, onarım ve düzenli temizlik hizmetleri verilmeye devam edilecek.
 
- Çöp gazından enerji üretiminde dünyanın en büyük tesisi olan Seymen Çöp Gazı Enerji Üretim Tesisi'nin ilk etabı, bir yıl gibi kısa bir zamanda, kurumsal özkaynakla tamamlanıp, hizmete açıldı. İnşaatlarına başlanan 4 aktarma istasyonu ile Kemerburgaz'daki 2 yeni enerji tesisi de 2021'de hizmete alınacak.
 
- İSKİ, pandemi sürecini fırsata çevirerek 41 içme suyu ve atıksu projesini tamamladı. 5 proje ise tamamlama aşamasına getirildi. Bu çalışmalarla; Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Pendik, Bakırköy ve Avcılar ilçelerinde onlarca yıldır süren su baskını zulmüne son verildi. Bitirme aşamasına getirilen yağmur suyu tünelleriyle; Bayrampaşa, Esenler, Güngören ve Zeytinburnu ilçelerindeki su baskını zulmüne ise, Mart ayında son verilecek. Bu yıl içinde başlanılan 15 su projesi, 2021'de tamamlanacak.
 
- İGDAŞ, 309 kilometre doğal gaz altyapısını tamamladı. Çok sayıda mahallede, yıllardır çözülemeyen sorunlar çözüldü ve abone sayısı 6,8 milyona çıkartıldı.
 
 
 
Sağlıklı tarım
 
Manisa, Antalya, Mersin, Adana ve Yalova'daki üreticilerden tedarik edilen, toplam 3,6 milyon sebze fidesi, kentin 9 ilçesindeki 701 çiftçiye dağıtıld. Şile'de arıcılık faaliyetlerine destek olacak proje faaliyete geçirildi. Çiftçilerin, ürünlerini vatandaşa aracısız satması için, tarihi Kadıköy Salı Pazarı'nda Üretici ve Kooperatif Pazarı kuruldu. İstanbul dışında üretim faaliyetinde bulunan tarımsal kooperatiflere de aynı mekandan yararlanma olanağı tanındı. Söz konusu pazarın bir benzeri, 2021'de Avrupa yakasında da açılacak. "Halk Süt" projesi kapsamında, İstanbul İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile sözleşme imzalanarak, bugüne kadar 7,9 milyon adet 1 litrelik süt ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz olarak dağıtıldı. Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde, su ürünlerinin katma değerinin artırılmasına yönelik, "Su Ürünleri İşleme ve Değerlendirme Tesisi" kuruldu.
 
Öncelik yoksullukla mücadeleye
 
- Kent yoksulluğuyla mücadele kapsamında, İstanbul'un adil bir şehir olmasını sağlamak için, sosyal yardım bütçesi geçen yıl 4 katına çıkarıldı. Bu bütçe, yapılan kampanyalar ve geliştirilen araçlarla büyüdü ve 2020 yılında, 1,5 milyona yakın haneye destek sunuldu.
 
- İndirimli ulaşım imkanları, su indirimleri ve diğer uygulamalarla kentsel adalete yönelik önemli adımlar atıldı.
 
- Kentte yaşayan çocuklar arasında fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla, ihtiyaç sahibi öğrencilere internet erişimli tablet dağıtımına başlandı. 2021'de 40 binden fazla çocuğa tablet dağıtmak için hazırlıklar devam ediyor.
 

Depreme hazırlık
 
Şehrin, en büyük tehdit olan depreme karşı etkin bir koordinasyonla hazırlanması konusunda kapsamlı ve kararlı adımlar atılıyor. Depreme karşı sorumluluğun, devlet ve toplumdaki tüm paydaşlar arasında paylaşılması amacıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile "Çalışma Kurulu" oluşturmak ve "İstanbul Deprem Konseyi" kurmak üzere görüşmeler ve toplantılar yapılıyor. İBB bünyesinde, 2020 başından itibaren, kentsel dönüşüm projelerinde bilgi edinme yolunun açılması ve vatandaş katılımının sağlanmasında temel olmak üzere, "Kentsel Dönüşüm Masası" kuruldu. Kentsel dönüşümde, 39 ilçeye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmak üzere, İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı, İmar A.Ş, KİPTAŞ, BİMTAŞ ve İstanbul Planlama Ajansı'nın katılımıyla afet riski odaklı kentsel dönüşüm stratejileri belirleniyor. Bu amaçla; İstanbul genelinde 2000 öncesinde inşa edilmiş 790.000 binanın hasar tespit çalışmalarına başlandı. Şu ana kadar 20.000 binada çalışmalar tamamlandı. Kalan 770.000 binadaki çalışmalar, 2022 yılı sonuna kadar bitmiş olacak.
 
Çatalca, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Esenyurt ve Beylikdüzü ilçelerinde eksik olan mikro bölgeleme çalışmaları başlatıldı. Bayrampaşa, Eyüpsultan, Sultangazi, Şişli, Kağıthane ilçelerinde kentsel dönüşüm projeleri kapsamında hizmet veren 8 "Kentsel Dönüşüm Ofisi" açıldı. Bugüne kadar, 4.204 hak sahibi ile görüşme sağlandı. Ataşehir Deniz Gezmiş Deprem Parkı ve Zeytinburnu Topkapı Deprem Parkı tamamlandı. 2021'de de depreme hazırlık ve kentsel dönüşüm alanında yeni projelere hız verilecek. Kentsel dönüşüm projelerinin finansman ihtiyaçları kapsamında, "İBB Finansman ve Garantörlük Sistemi"ni geliştirerek, kentteki riskli yapı stokunun hızla dönüşmesine destek olunacak.
 
 
Ve demokrasi...
 
Göreve, "Bu şehrin yönetme sorumluluğu yalnızca bize değil, bu şehirde yaşayan herkese aittir. Bu nedenle İstanbul'u şeffaf bir biçimde, herkesin katılımıyla, ortak akılla yöneteceğiz" sözüyle gelip, "İstanbul'un gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı" olma iddiasını ortaya koyduk. Bu kapsamda; 2020-2024 Stratejik Planı, yüzbinlerce İstanbullunun katılımıyla hazırlandı. Önceki yönetimler tarafından uzun yıllar başkanlık konutu olarak kullanılan Florya'daki alan, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Kampüsü'ne dönüştürüldü. Kampüste; Kamusal Tasarım Ofisi, İstanbul İstatistik Ofisi, Vizyon 2050 Ofisi, Enstitü İstanbul ve İstanbul Yatırım Ajansı gibi yeni birimlerim konumlandırıldı.
 
Kampüs, henüz birinci yılında, Türkiye'nin ilk, dünyanın ise önemli yerel demokrasi uygulama merkezlerinden biri haline geldi. Bu merkez aracılığıyla; 18 ayda binlerce uzmanın, akademisyenin, farklı sektörlerden profesyonellerin, bürokratların ve on binlerce vatandaşın katıldığı çok sayıda çalıştay yaparak, ortak akla ulaşacak her mekanizma harekete geçirildi. İPA, yerel demokrasi ve yaratıcılığın açığa çıkarılması yolunda, İstanbul'un meydanlarına kavuşmasını sağlayacak ulusal ve uluslararası yarışmaların moderatörlüğünü de üstlendi. Demokratik katılım konusunda ülkemizde bir ilk daha gerçekleştirecek ve Katılımcı Bütçe Uygulaması için, haziran ayından itibaren çağrılar başlatılacak.
 
 
İsrafla mücadele edilecek
 
2020 yılı, israfa ciddi biçimde son verilen ve önemli tasarruf sağlanılan bir yıl oldu. İBB ve iştiraklerinde sağlanan toplam tasarruf miktarı, bir önceki yıl bütçesinin yüzde 24'üne ulaştı.
Bu dönemde, önceki dönemlerde yapılan çeşitli usulsüz ve yanlış işlere ilişkin dosyalar açılmaya başlandı. Müfettiişler, 40'ın üzerinde ciddi dosya üzerinde çalışıyor. Bu dosyalar netleştikçe hem kamuoyuyla paylaşılacak hem de yanlış yapanlarla ilgili hukuki işlemler başlayacak.
 
Özellikle mazbatanın geciktirildiği dönem ile iki seçim arası dönemde çok sayıda dosyanın yok edilmesi, bazı dosyalardaki hukuksuz işlemlerin izinin silinmesi gibi net bir iradeyle yapılmış çok sayıda problemli işlem tespit edildi. Bu işlemlerin kapatılmaya çalışılan izleri, ilmek ilmek izlenecek, haksız ve kanunsuz harcanmış her kuruşun hesabı sorulacak. Engellemeye yönelik çabalara karşı 16 milyonun hakkının korumak için hukuk yolunda verilen mücadeleye devam edilecek. Bu kapsamda; otogarın İBB'ye devri için müdahil olunuldu ve kazanıldı. Haydarpaşa-Sirkeci Garı ihalesi ve Galata Kulesi'nin tahliyesi işlemlerinin iptali için yargı yoluna gidildi. Havaalanları Yolcu Taşımacılığı Genelgesi ile Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin iptali için gerekli davalar açıldı. Kanal İstanbul Planı ve ÇED Raporu ile bağışları engelleyen genelgeye karşı da yargıya gidildi.

Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor


 
 
Bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman önemsenmiyor. Oysa bu belirtiler, yaşamsal risk taşıyan ve halk arasında 'pıhtı oluşması' olarak bilinen derin ven trombozunun ilk sinyalleri olabiliyor.

08.08.2026 15:04:00
Murat Çorbacı
 
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor
Yazın bacaklarda pıhtı tehlikesi artıyor

En sık bacaklarda, özellikle de baldır ve uyluk bölgesindeki toplardamarlarda pıhtı oluşumuyla seyreden derin ven trombozu, dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişide teşhis edilen ciddi bir hastalık. Derin ven trombozunun en büyük tehlikesi ise pıhtının koparak akciğer damarlarına ulaşması ve yaşam kaybıyla sonuçlanabilecek akciğer embolisine (pulmoner emboli) neden olabilmesi. Ayrıca bacakta kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, ciltte renk değişikliği, sertleşme ve iyileşmesi güç olan yaralarla seyreden kalıcı damar hasarına da yol açabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, erken dönemde başlanan tedavi sayesinde pulmoner embolinin ve kalıcı damar hasarının önüne geçilebildiğini belirterek, "Özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrı gibi belirtiler asla ihmal edilmemelidir. Bu şikayetler derin ven trombozunun en önemli uyarı işaretleri arasında yer alır ve zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gerektirir" dedi.

Yaz aylarında sıvı kaybı pıhtılaşma riskini artırıyor

Derin ven trombozu (DVT) genellikle bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığı olarak tanımlanıyor. Güncel sağlık kılavuzlarına göre; hareketsizlikten obeziteye, geçirilmiş ameliyatlardan kansere, ileri yaştan hamileliğe kadar pek çok faktör pıhtı oluşumuna zemin hazırlıyor. Genetik yatkınlığın da tetikleyici olabildiği bu tabloda derin ven trombozu riskinin yaz aylarında artış gösterdiğini anlatan Dr. Ahmet Arif Ağlar, şu bilgileri verdi: "Bunun nedeni ise artan sıcaklık ve terlemeye bağlı gelişen sıvı kaybının, yeterli sıvı tüketilmediğinde kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşma eğiliminin artmasına sebep olabilmesidir. Özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalığı bulunan, diüretik kullanan ve uzun süre güneş altında çalışan kişilerde bu risk daha belirgin hale gelmektedir. Ayrıca yaz tatillerinde uzun süre hareketsiz kalınan uçak, otobüs veya otomobil yolculukları da bacak toplardamarlarında kan akımını yavaşlatarak derin ven trombozu gelişme riskini artırabilmektedir."

Yeterli su tüketmek, bol hareket etmek şart!

Dr. Ahmet Arif Ağlar, derin ven trombozuna karşı yaz aylarında bazı önlemlerin mutlaka alınması gerektiğini vurgularken, "Yeterli sıvı tüketmek, uzun yolculuklarda düzenli aralıklarla hareket etmek, özellikle 4-6 saatten uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek ve  yüksek risk grubundaki kişilerin hekimin önerdiği koruyucu önlemleri  uygulaması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 

Kardeniz'in en güzel kalesi


 
 
Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde sarp kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim doğa ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor.

08.08.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 
Kardeniz'in en güzel kalesi
Kardeniz'in en güzel kalesi

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Çat Vadisi'nde 1. derece arkeolojik sit alanında sarp bir kaya üzerine kurulu Zil Kale, her mevsim ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.


Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Anlaşmanın detayları belli oldu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu

07.08.2026 16:20:00
AA
 
Anlaşmanın detayları belli oldu
Anlaşmanın detayları belli oldu
Konuyla ilgili yetkililerden alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.

"Türkiye'nin NATO üyeliği ile bölgesel ortaklıklarının birbirinin alternatifi olmadığını, güvenlik yükünün paylaşılmasını sağlayan tamamlayıcı yapılar" olduğunu belirten yetkililer, "Bu anlaşma saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

"Mekke Anlaşması'nın, hiçbir ülkeyi hedeflemediğini, mevcut diyalog kanallarını kapatmadığını" vurgulayan yetkililer, anlaşmanın, taraflardan birine yönelik silahlı saldırıyı tümüne yapılmış sayarak Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca ortak savunma, meşru müdafaa ve karşılıklı güvenlik taahhüdünü teyit ettiğini bildirdi.

Yetkililer, bu anlaşmanın, yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliğinde olduğunu dile getirdi.

Türkiye açısından bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, bölge ve İslam dünyası için her anlamda tarihi nitelikte olduğu yorumunu yapan yetkililer, "bölgedeki güvenlik mimarisinin Mekke Anlaşması ile yeniden dizayn edildiği" değerlendirmesini yaptı.

Anlaşmayla Türkiye'nin başka çatışmalara sürüklenmediğini, bölgesel etkisini ve tecrübesini bölgenin güçlü aktörleriyle birleştirdiğini belirten yetkililer, "Türkiye değişen ve karmaşıklaşan uluslararası güvenlik ortamında işbirliği seçeneklerini çeşitlendiren bir düzenlemeye imza atmıştır. Türkiye'nin Mekke Anlaşması'na imza atması, küresel deniz ticaret yollarının güvenliğini güçlendirerek ihracata, enerji tedarikine ve ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır. Anlaşmaya katılım, Türk askerinin her bölgesel krize gönderileceği anlamına gelmemektedir. Kuvvet kullanımı ve askeri harekat kararları anayasal düzen ile ulusal karar mekanizmaları çerçevesinde alınacaktır." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerine zarar vermediğini vurgulayan yetkililer, şunları kaydetti:

"Anadolu'dan Hicaz'a, İslamabad'dan Riyad'a uzanan kardeşlik hattı, ortak değerlerin ve zor zamanlarda birbirinin yanında duran milletlerin iradesini temsil etmektedir. Mekke Anlaşması Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliği, tarihi bir sorumluluğun günümüzdeki stratejik karşılığıdır. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler yalnızca devletler arası çıkarlara değil, ortak tarih, inanç, kardeşlik ve dayanışma bağlarına dayanmaktadır."

Sokak ve muhalefet ayakta

TBMM Başkanlığı’na sunulan ve kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ülkede tansiyonu yükseltti. Taslağın altına imza atan siyasi aktörlere yönelik sokaktaki öfke çığ gibi büyürken, muhalefet kanadından gelen sert açıklamalar ve sivil toplumun protestoları siyasetin gündemini tamamen değiştirdi

07.08.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Sokak ve muhalefet ayakta
Sokak ve muhalefet ayakta
Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanan 12 maddelik yasa teklifi, toplumun geniş bir kesiminde büyük bir infiale yol açtı. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'lı milletvekillerinin ortak imzalarıyla TBMM'ye getirilen düzenlemeye karşı birçok şehirde eş zamanlı protesto gösterileri düzenleniyor.

Özellikle şehit yakınları, gazi dernekleri ve milliyetçi hassasiyeti yüksek sivil toplum kuruluşları meydanlara inerek yasanın geri çekilmesini talep ediyor. Sokaktaki vatandaşlar, örgüt suçlarına yönelik ceza ertelemesi ve adli kontrolle tahliye yollarının açılmasını "hukukun katledilmesi" olarak yorumluyor. İmza atan liderlerin ve milletvekillerinin fotoğraflarının taşındığı eylemlerde, "Gazi Meclis'te terör meşrulaştırılamaz" sloganları atılıyor.


Muhalefetten sert itiraz: "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorlar!"


Siyasi arenada yasa teklifine en sert ve tavizsiz tepki İYİ Parti'den geldi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Meclis kürsüsünden yasa metnini imzalayan MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhur İttifakı ortaklarına adeta ateş püskürdü. Dervişoğlu, yapılan hamleyi tarihi bir benzetmeyle eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Yasanın altına imza atarken gururla poz veriyorlar. Siz Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz ve ne yaptığınızın farkında bile değilsiniz. Çerçeve yasa olarak adlandırılan bu ihanet belgesini asla kabul etmeyeceğiz!"

İYİ Parti, yasa teklifinin TBMM Başkanlığı tarafından sahiplerine iade edilmesini talep ederken, Genel Kurul aşamasında her bir maddeye karşı çok sert ve kitlesel bir direnç göstereceklerinin sinyalini verdi.


Yeni Parti kanadı: "Özensiz ve kötü hazırlanmış bir metin"


Sürece dair usul ve yöntem eleştirilerini sürdüren Yeni Parti (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel de düzenlemeyi hedef aldı. Teklifin kapalı kapılar ardında, toplumsal mutabakat aranmadan ve adeta "boş kâğıda imza toplanarak" hazırlandığını belirten Özel, "Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif. Yaklaşımımızda bir değişiklik yok ancak sürecin yürütülüş biçimi baştan aşağı yanlıştır" diyerek iktidarın aceleci tutumuna tepki gösterdi.


İmzacıların savunması: "Terörsüz Türkiye için tarihi eşik"


Tepkilerin odağındaki AK Parti ve MHP kanadı ise eleştirileri "küresel odakların hezeyanları" olarak nitelendiriyor. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlemenin iki yıllık bir emeğin ürünü olduğunu ve bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Çelik, "Bu hamle, bölgemize dönük emperyalist saldırganlığa verilmiş en büyük cevaptır" diyerek yasayı savundu.

HÜDA-PAR cephesinden ise "Türkiye'nin normalleşmesi adına bazı hususlara gözümüzü kapattık ve imzayı attık" itirafı gelirken, muhalefet kanadından ise metnin referanduma götürülerek nihai kararın millete bırakılması gerektiği çağrısını yapıyor.


11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor


Toplumsal öfke ve sokak protestoları eşliğinde Adalet Komisyonu'na gelen yasa teklifinin, iktidar bloku tarafından hızlandırılmış bir takvimle en geç 11 Ağustos Salı gününe kadar Meclis Genel Kurulu'ndan geçirilmesi planlanıyor. Ancak sokaktaki tansiyonun ve muhalefetin tırmandırdığı direncin, Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri tarihin en gerilimli oturumlarından birine dönüştürmesine kesin gözüyle bakılıyor.


Tepkiler sokakta dalga dalga büyüyor


TBMM Başkanlığı'na sunulan ve kamuoyunda büyük bir kutuplaşmaya yol açan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" sonrası sokağın ateşi düşmüyor. Başta büyük şehirler olmak üzere Türkiye genelinde protestoların merkezi haline gelen iller netleşirken, sivil toplum kuruluşları ve kadın hareketleri de 11 Ağustos Salı günü gerçekleşecek Genel Kurul oylamasına kadar sürdürecekleri yeni eylem planlarını yürürlüğe koydu.


Protestolar hangi illerde yoğunlaşıyor?


Yasa teklifine yönelik toplumsal öfke ve kitlesel yürüyüşler, özellikle milliyetçi hassasiyetlerin yüksek olduğu kentler ile metropollerde kritik noktalara ulaşmış durumda.

Protestoların idari merkezi konumunda olan başkentte, özellikle Güvenpark ve TBMM çevresinde şehit yakınları, gaziler ve sivil toplum örgütleri oturma eylemi ve açlık grevlerini sürdürüyor.

İstanbul Kadıköy, Beşiktaş ve Çağlayan Adliyesi önünde toplanan binlerce kişi, "hukukun üstünlüğü" vurgusuyla taslağın derhal geri çekilmesini talep ediyor.

İzmir Alsancak, Bornova ve Antalya Akdeniz Üniversitesi kampüsü çevresinde gençlik örgütleri ve sivil inisiyatiflerin düzenlediği yürüyüşlere polis müdahaleleri yaşanıyor.

Eskişehir, Kocaeli, Çanakkale, Adana, Mersin, Trabzon, Sakarya ve Bartın gibi illerde de yerel sivil toplum platformları öncülüğünde kitlesel basın açıklamaları gerçekleştiriliyor.


Sivil toplum ve kadın hareketlerinin "yeni eylem planı"


Bu arada yasa metninde yer alan "infaz erteleme mekanizmaları" ve "koşullu siyaset izinleri" gibi maddelere karşı çıkan sivil toplum, süreci kilitlemek amacıyla üç ana ayaktan oluşan çok yönlü bir eylem haritası hazırladı.

Örgütler, taslakla kurulması planlanan "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" gibi yapılarda kadınların ve toplumun geniş kesimlerinin eşit söz hakkına sahip olacağı bir güvence getirilmesini istiyor.

Sivil toplum kuruluşları, barış ve bütünleşme süreçlerinin kapalı kapılar ardında yürütülemeyeceğini savunarak Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararını gündeme taşıyor. Uluslararası hukuk zemininde meşruiyet arayan sivil toplum, kadınların karar alma ve izleme mekanizmalarına dahil edilmediği hiçbir yasal çerçeveyi tanımayacaklarını duyuruyor.

Eğitim-İş ve Hürriyetçi Eğitim Sen gibi büyük eğitim sendikaları, yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesiyle birlikte eş zamanlı olarak seslerini yükseltmeye başladılar.

Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen düzenlemeye karşı net bir duruş sergilediklerini açıkladı. Sendika, örgüt liderlerine ya da üyelerine yönelik getirilebilecek olası af veya infaz erteleme girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayarak, "Eli kanlı terör örgütü PKK'ya ve terörist başına af getirecek her türlü girişimin karşısındayız; şehit öğretmenlerimizin aziz hatıralarının yanındayız" açıklaması yaptı.


"Çerçeve Yasa" sosyal medyayı da salladı


Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri süren 12 maddelik yasa teklifi, sosyal medya platformlarında cumhuriyet tarihinin en büyük dijital reaksiyonlarından birine sahne oluyor. Aralarında kamuoyunun yakından tanıdığı aydınlar, emekli bürokratlar ve hukukçuların yer aldığı 242 isim, yayımladıkları ortak bildiriyle sosyal medyada fitili ateşledi.

Kısa sürede yüz binlerce etkileşim alan bildiride, "Terörsüz Türkiye adı altında terör örgütü mensuplarına örtülü af getirilmesine, teröristbaşının muhatap alınmasına ve milli egemenliğin zedelenmesine Türk milleti olarak hayır diyoruz" ifadelerine yer verildi. Kampanya, "Çerçeve Yasaya Hayır" etiketleriyle kısa sürede milyonlarca kullanıcıya ulaştı.


Ekşi Sözlük ve forumlar ayakta


Sözlük platformları ve siyasi forumlarda da yasa teklifinin şifreleri masaya yatırıldı. "5 ağustos 2026 çerçeve yasanın meclise sunulması" başlığı altında binlerce yorum birikirken, kullanıcılar özellikle yasadaki "10 yıllık infaz erteleme" maddesine dikkat çekti.

Dijital analizlerde ve yorumlarda öne çıkan en büyük endişe ise "Lübnanlaşma" tehlikesi oldu. Kullanıcılar, kapalı kapılar ardında ve toplumsal mutabakat aranmadan hazırlanan bu metnin, Türkiye'yi etnik ve çoklu bir yönetim yapısına sürükleyerek kırılganlaştıracağını savunuyor. Meclis'teki partilerin "boş kağıtlara imza atarak" bu süreci yürütmesi ise dijital tabanda çok ciddi bir güvensizlik dalgası yarattı.


Milletvekillerine "istifa" çağrısı


Sosyal medyadaki öfkenin bir diğer hedefi ise taslağın altında ortak imzası bulunan milletvekilleri oldu. AK Parti, MHP, DEM Parti ve HÜDA-PAR'ın yanı sıra bazı CHP'li vekillerin de teklife destek verdiğinin ortaya çıkması, partilerin tabanlarında adeta deprem etkisi yarattı.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun Meclis kürsüsünden yaptığı "Lozan'a değil, Sevr'e imza atıyorsunuz" konuşmasına ait videolar TikTok ve X platformlarında izlenme rekorları kırarken; seçmenler, kendi partilerinden imza veren milletvekillerinin hesaplarını etiketleyerek "İstifa edin" ve "O imzayı geri çekin" çağrıları yapıyor. Sosyal medyadaki bu büyük dijital ablukanın, 11 Ağustos Salı günü yapılması planlanan Genel Kurul oylamasına kadar artarak sürmesi bekleniyor.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.