logo
28 EYLÜL 2026

Başkan İstanbulluya hesap verdi

 
 
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran seçimlerinin ardından iş başına geldikten sonra her 6 ayda bir hesap verme geleneğini devam ettirdi. Bu amaçla 3'ncü kez kamuoyunun karşısına çıkan İmamoğlu, 18 aylık görev süresinin hesabını 18 maddede özetlediği icraatlarıyla verdi. 

24.12.2020 14:23:00
 
Başkan İstanbulluya hesap verdi
Başkan İstanbulluya hesap verdi
RECEP BAHAR / İSTANBUL
 
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, işbaşına gelişinin 18'nci ayında üçüncü "hesap verme" toplantısını gerçekleştirdi. "Adil, Yeşil ve Yaratıcı İstanbul Yolunda 18 Ay" başlığıyla düzenlenen basın toplantısı, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. TBMM CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Berna Sukas, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu ve İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu da toplantıya katılarak destek verdi. Birçok milletvekili, ilçe belediye başkan ve İBB Meclis üyeleri de toplantıda hazır bulundu. Toplantı, Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ile tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. İmamoğlu, sunum yapacağı sahneye, 102 kişilik kurmay ekibiyle çıktı. Sözlerine, "Her 6 ayda bir, 16 milyon İstanbulluya hesap verdiğimiz toplantılarımızın üçüncüsüne hoş geldiniz" diyerek başlayan İmamoğlu, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil etiklerini vurguladı. İmamoğlu, "Halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz" dedi.
 
Nereden nereye?
 
 
"İstanbul'un 18 ayda, nereden nereye geldiğini kısaca hatırlatmak istiyorum" diyen İmamoğlu, şunları söyledi:
 
- 18 ay önce İstanbul; plansızlıktan ve parasızlıktan tüm metro inşaatlarının durduğu bir kentti. Bugün İstanbul, tüm metro hatları için finansman sağlamış, duran metro inşaatlarını başlatmış, yapım sürecini hızlandırmış, yeni projelerin hazırlığını başlatmış bir kenttir. 18 ay öncesine kadar yılda ortalama 5 kilometre metro hattı yapılabiliyordu. Bu, 25 yılın ortalaması. Biz, bunu 4 katına, yani yılda 20 kilometre metro inşaatına çıkarmak için gereken her şeyi sağladık. Şimdi sadece, siyasi hesaplarla davranılmamasını, İstanbullunun metroya kavuşma sürecinin engellenmemesini bekliyor ve istiyoruz.
 
- 18 ay önce İstanbul; yeşil alanların her an imara açılma riskiyle karşı karşıya olduğu bir kentti. Devasa yeşil alanlarda ya hiç düzenleme yapılmıyor ya da sınırlı bir düzenleme yapılsa da bu alanlar kullanıma açılmıyor; adeta vatandaştan kaçırılıyordu. İstanbul bugün, Kemerburgaz Kent Ormanı, Atatürk Kent Ormanı gibi milyonlarca metrekarelik yeşil alanın halkın kullanımına açıldığı, bizzat vatandaşa teslim edildiği bir kenttir.
 
- 18 ay önce İstanbul; Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Bakırköy, Avcılar gibi pek çok semt merkezinde su baskınları yaşanan bir şehirdi. Bugün, bu sorunlar büyük ölçüde ve kalıcı biçimde çözüldü. Geri kalanlar da 2021'de çözülecek.
 
- 18 ay önce İstanbul; Taksim, Bakırköy, Üsküdar, Kadıköy gibi büyük meydanları kimliksiz, plansız, çirkin ve işlevsiz bir kentti. Bir sabah kalktığınızda meydanların, yönetimin keyfine göre düzenlendiğini görebilirdiniz. Bugün, İstanbul'un tüm büyük meydanları bilim insanlarının, ulusal ve uluslararası tasarımcıların, kentsel planlama uzmanlarının ve vatandaşın katılımıyla, ortak akılla tasarlanıyor.
 
- 18 ay önce İstanbul; otobüs ve metrolarda, şehir hatları gemilerinde, İSPARK'larda, hatta İBB üst yönetiminde kadın çalışanları ve kadın yöneticileri göremeyeceğiniz bir şehirdi. Çünkü kadınlara bu hak verilmiyordu. Bugün İstanbul, bütün bu alanlarda ve çok daha fazlasında kadınların liyakatle seçilip başarıyla çalıştığı bir kenttir.
 
- 18 ay önce, İstanbul'un dar gelirli ve ihtiyaç sahibi aileleri, çocuklarına süt alamamanın acısını yaşıyordu. Bugün 121.116 çocuğumuzun evine, her hafta ücretsiz Halk Süt götürüyoruz. Üstelik o sütleri, İstanbullu süt üreticilerinden alıyor, onlara da çok önemli bir destek sunuyoruz. Tıpkı, milyonlarca ücretsiz fide dağıttığımız çiftçilerimiz gibi.
 
- 18 ay önce, İstanbul'un 0-4 yaş arası çocuk sahibi anneleri; otobüse, metroya, vapura para öderdi. Bugün annelerimiz, toplu ulaşımdan çocuklarıyla beraber seyahat ederken ücretsiz yararlanıyorlar. 18 ay önce İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi'nin tek bir kreşi dahi yoktu. Bugün 15 kreşimiz faaliyette, 10 tanesi bitmek üzere, önümüzdeki yıl toplam 60 kreşi hizmete sunmuş olacağız.
 
- 18 ay önce İstanbul; ihtiyaç sahibi öğrencilerle ilgilenmeyen bir kentti. Bugün, on binlerce üniversite öğrencisine 3 bin 200 lira, yüz binlerce ilkokul öğrencisine de 300 lira eğitim desteği veriyoruz. Üniversiteli gençlerimiz için, yurtlar açıyoruz.
 
- 18 ay önce İstanbul; Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tek bir istihdam ofisinin bile bulunmadığı bir kentti. Bugün, açtığımız 8 Bölgesel istihdam ofisiyle, vatandaşlarımıza iş buluyoruz bu zor günlerde. 4 ofisimiz daha çok yakında hizmet vermeye başlayacak. Bugüne kadar, pandemi dönemine rağmen, yaklaşık 13 bin vatandaşımızı, bu ofislerimizde eğittik, yönlendirdik ve işe yerleştirdik.
 
- 18 ay önce İstanbul'un halk otobüsü, fayton, taksi konularıyla ilgili çok önemli sorunları vardı ve ortada bunları çözecek irade yoktu. Bugün İstanbul, halk otobüslerinin tamamen İBB bünyesine alındığı, fayton sorununun bütün tarafların onayıyla insani bir çözüme kavuşturulduğu bir kenttir. Taksi sorununu da çözeceğiz. Ama herkesin bildiği, gördüğü sebeplerle engellenmek isteniyoruz. Ne olursa olsun, o konuda da geri adım atmayacağız ve o sorunu hep birlikte mutlaka çözeceğiz."
 
- 18 ay önce İstanbul'da deprem, yerel yöneticilerin ciddi somut adımlar atmadığı bir konuydu. Bugün, 2000 öncesinde inşa edilmiş tam 790.000 binanın hasar tespit çalışmalarına başlamış, 20.000 binayı tamamlamış durumdayız. Depreme hazırlık için gerekli, idari ve fiziki altyapıyı kurma açısından daha önce hiç olmadığı kadar yoğun çalışmalar yapıyoruz. İstanbul gibi bir mega kentin yönetiminde, 18 ay uzun bir süre değildir. Buna rağmen, 18 ayda çok önemli ve değerli başarılar elde ettik ve İstanbul'da yeni bir başlangıcın ilk adımlarını en sağlam biçimde attık. Üstelik bütün bunları pandeminin yol açtığı ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele ederken gerçekleştirdik."
 
Mazeret olamaz
 
"İstanbul'a Yeni Başlangıç" diyerek işbaşına geldiklerini hatırlatan İmamoğlu, 18 ay gibi kısa bir dönemde kente özen ve insana saygı yolunda attıkları dev adımlardan son derece mutlu olduğunu vurguladı. "Müsaadenizle tüm ekibime dönerek seslenmek istiyorum" diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Sizleri, geçmişteki başarılarınıza ve liyakatinize bakarak göreve davet ettim. Büyük İBB ailesine katıldınız ve 18 ay gibi kısa bir sürede sağladığımız bu başarıda önemli sorumluluklar üstlendiniz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bundan sonra sizden çok daha fazlasını bekliyorum. Dün; herkesi anlamak ve 16 milyonu kucaklamak için çabalıyorduk. Dün; tasarruf ederek, hiçbir hizmetin durmasına izin vermeden şehrimizin sorunlarına çözüm yolları arıyorduk. Ne mutlu ki, önemli mesafe kat ettik. Ama çok daha fazlasını yapmaya mecburuz. Şehrimizin ve ülkemizin o güzel günlere hazırlanması için kat kat fazlasını yapmaya mecburuz. Ekip olarak çok daha fazla fedakarlık yapmaya, yaratıcı yeni yollar bulmaya ve başarıyla icra etmeye mecburuz. Bizim hiçbir mazeretimiz olamaz. Hiçbir gerekçeyle, hiçbir alanda gecikme veya başarısızlığı kabul etmeyeceğim. Çok değil; durmaksızın, ter dökerek çalışacaksınız. İnancına, yaşam şekline, kökenine ve tercihlerine bakmaksızın 16 milyonun tamamını, eşit, saygın, birinci sınıf yurttaş gibi bile değil, öz kardeşiniz gibi gören bir anlayışla hizmet vereceksiniz. Ekibinizdeki alt kadrolara saygıyla yaklaşacak, ortak akla inanan bir anlayışla süreçlerinize dahil edeceksiniz. Bu büyük şehre, bu aziz millete hizmet etmek istiyorsanız ve benim ekibimin değerli bir parçası olmaya devam etmek istiyorsanız; şiarımız budur."
 
Kanal İstanbul yine gündem
 
Konuşmasında Kanal İstanbul'a özel bir paragraf açan İmamoğlu, "Bu aziz şehrin kalbine bir hançer gibi indirilmek istenen, şehrimizin milyarlarca yıllık doğal yapısına ve on binlerce yıllık eşsiz tarihine zarar vermekten başka hiçbir anlam taşımayan Kanal İstanbul belası hakkında, ilgililere bir uyarıda bulunmak istiyorum: Bunu yapmayın. Lütfen bu şehre, bu millete ve bu tarihe bir kez daha ihanet etmeyin. İstanbul'un, İstanbullunun ve bu güzel ülkenin akıl dışı projelere ihtiyacı yok. İstanbul, siyaseten bilek güreşi yapacağınız bir alan değil. Hedefiniz, motivasyonunuz ve menfaatleriniz ne olursa olsun, buna değmez. Ne karar verdiyseniz, kime söz verdiyseniz fark etmez, vazgeçin. Derhal durun. Bu millet ne bugün ne de yarın sizi affetmez. Elimizden gelen tüm yasal imkanlarla ve 16 milyon İstanbullunun kahır ekseriyetinden aldığımız büyük güçle, Kanal İstanbul'un yapılmasına karşı duracağız" dedi.
 
'Evde kalın' çağrısı
 
İmamoğlu, yaşanan pandemi sürecine dikkat çekerek, İstanbullulara şu çağrıda bulundu: "Siz değerli vatandaşlarımdan, her şeyin çok güzel olacağı günler için bir ricam var: Mümkünse evde kalmanızı ve kendiniz korumanızı istiyorum. Zorunda değilseniz, evden çıkmayın. Evden çıkmak zorundaysanız, lütfen maske, mesafe ve temizlik kurallarına sonuna kadar riayet edin. Hem kendinizi koruyun hem de vatandaşlarımızı. Biliyorum; sıkıldınız. Biliyorum; bir an önce bu zorlu günler bitsin istiyorsunuz. Muhakkak bitecek. Emin olun ki, insanlık bu salgını da yenmeyi becerecek. Yeniden hayatla buluşacağımız o güzel günler tekrar gelecek. Pandemi 2021 içinde sönecek. İşimize, gücümüze, okulumuza ve hayatımıza yeniden döneceğiz. Ekonomimizi yeniden çalıştıracağız. Sevdiklerimize ve şehrimize yeniden kavuşacağız. Biz, İBB ailesi olarak, aziz şehrimizi o günlere hazır edeceğiz. Tekrar dışarı fırladığınızda, pek çok sorunu çözülmüş bir İstanbul görebilmeniz için canla başla, onurla, sizler için çalışacağız. Parkları, meydanları, etkinlikleri ve doğal güzellikleriyle aziz İstanbul sizi bekliyor olacak. Yeter ki, siz kendinizi ve aile fertlerinizi koruyun. Sizlerin; 16 milyon İstanbullu başta olmak üzere, tüm vatandaşlarımın yeni yılını kutluyorum. 2021'in sizlere, sevdiklerinize ve çocuklarınıza güzellikler getirmesini diliyorum."
 
Önce halk...
 
İmamoğlu, slaytlar eşliğinde gerçekleştirdiği sunumunda, yaptıkları ve yapacakları çalışmaları, 18 ayrı başlıkta özetledi. İşte o başlıklar ve özetler:
Tümüyle borca batmış, gelir-gider dengesi tamamen alt-üst edilmiş, israfa ve eş dost kayırmacılığına sapmış bir bütçe yönetim anlayışı devir alındı. Kovid-19 fırtınası sonrası, ciddi bir tasarrufa yönelindi. İlan edilen sıkıyönetim ve alınan yerinde tedbirlerle, gelirlerdeki gerileme yüzde 9'da tutuldu. Gelirler toplamı 19,3 milyar lira olurken, giderler yüzde 24 tasarrufla, 19,7 milyar liraya indirildi. Salgının sarsıcı etkisine rağmen, denk bütçe yönetme başarısı gösterildi. 2020, önceki yönetimlerden miras kalan 4,6 milyar liralık devasa bir kredi geri ödemesiyle kapatılıyor.
 
Önceki yönetimlerin hataları sonucu, İBB bütçesiyle yapılması imkansız hale getirilen metro inşaatları için dış kaynak bulundu. Bulunan kaynaklarla, önceki yönetim tarafından tümden durdurulan 6 metro hattının inşaatları başlatıldı. 18 kilometrelik Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı, hızlıca bitirilerek 28 Ekim 2020'de halkın hizmetine açıldı. Alibeyköy-Eminönü tramvay hattının 9 kilometrelik Cibali-Alibeyköy arası, 1 Ocak'ta açılışı yapıldıktan sonra, 4 Ocak'ta hizmete girecek. 2021 yılı içerisinde; Rumelihisarüstü-Aşiyan füniküleri ile Ataköy-İkitelli metrosunun İkitelli-Bahariye kısmı ve Cibali-Alibeyköy tramvay hattı, İstanbulluları taşımaya başlayacak. 2022 yılında ise, toplam 32,8 kilometre uzunluğundaki 4 raylı sistem hizmete alınacak.
 
Aralık ayı başında duyurusu yapılan ve yeni bir finansman aracı olarak tercih edilen Eurobond ihracı yoluyla, metro yapımlarında kullanılmak üzere İstanbul'a 580 milyon dolarlık finansman imkanı kazandırıldı. Bu kaynakla, yapımları tümden durdurulmuş olan 4 metro hattında daha inşaatlara başlanacak. Türkiye, tarihinde ilk kez, aynı anda 10 ayrı hatta birden raylı sistem inşaatı çalışmasına tanık olacak. Böylelikle yılda, ortalama 20 kilometre raylı sistem inşası gerçekleştirilecek. Bu rakam, önceki yönetimlerin yıllık ortalamasının 4 kat fazlasına denk gelecek. İnşaatları başlatılan 10 metro hattının tamamı, 2024 ve 2025 yıllarına kadar bitirilecek.
 
Tüm hatların hizmete girmesiyle, İstanbul'un raylı sistem ağı toplamda 360 kilometreye çıkacak. Söz konusu 10 hattan ayrı olarak, İncirli-Sefaköy-Beylikdüzü metro hattının ön proje ve fizibilite revizyon çalışmaları 2021'de tamamlanacak ve ihaleye çıkılacak. Boğaz'ın altından geçip, 12 metro hattıyla entegre olacak ve günde yaklaşık olarak 1 milyon İstanbullunun şehrin bir ucundan diğerine 55 dakikada yolculuk yapmasına imkan sağlayacak "Hızray" projesinin fizibilite çalışmaları, 2021'in ikinci yarısında tamamlanacak.
 
İETT bünyesine dahil edilen 3 bin 41 özel halk otobüsü ile hem hizmet standardı yükselecek hem de Kovid döneminde esnafa destek verilmiş olacak. İstanbulluların daha sağlıklı ve konforlu koşullarda ulaşımdan yararlanabilmeleri için, 300 yeni otobüs satın alınıp, hızla hizmete sunulacak.
 
Denizin ulaşımdaki payını artırmak amacıyla, 2020'de, Şehir Hatları tarifesine 49 yeni sefer ilave edildi. 2021'de, 89 ilave sefer daha planlandı. Ocak ayı itibariyle; 2'si Boğaz, 1'i Haliç hattı olmak üzere, 3 yeni deniz yolu hattı da işletmeye açılacak. Adalar ile ana karanın kesintisiz ulaşımını sağlamak üzere, ilçeye 24 saat vapur seferleri başlatılmıştı.
 
Yeniden üretime başlayan Haliç Tersanesi'nde, 24'ü Şehir Hatları vapuru olmak üzere, toplam 45 geminin bakım-onarım işleri tamamlandı. Bu sayede 50 milyon liranın üzerinde bir katma değer üretildi. 2021 içinde, 50 deniz taksi aracı inşa edilerek, hizmete alınacak.
 
Taksilerin kalitesini ve şoför esnafının özlük haklarını iyileştirmek üzere, İBB mülkiyetinde 5000 yeni taksinin kente kazandırılması için girişimler devam edecek.
 
Nasıl bir İstanbul?
 
- 2020 yılı içinde; 17 kilometrelik yol, 8 yaya üst geçidi, 3 metro üst geçidi ve 17,3 kilometrelik bisiklet yolu tamamlandı. 2021'de ise, 20 kilometrelik yol, 15 kavşak, 24 dere köprüsü, 39 yaya üst geçidi ve 26,3 kilometrelik bisiklet yolu tamamlanacak.
 
- 2020'de; 4 bin 982 araçlık 13 otopark tamamlanarak, hizmete açıldı. 10 bin 655 araçlık 23 otopark da 2021'de hizmet vermeye başlayacak.
 
- Günlük 800 bin ekmek kapasiteli Arnavutköy Halk Ekmek Üretim Tesisi inşaatı hızla ilerliyor.
 
- Yapımları tamamlanan 2 cami ile inşalarına yeni başlanacak 5 cami daha 2021'de ibadete açılacak. Sultanahmet ve Sülaymaniye dahil, 41 tarihi camide ve 16 cemevinde bakım, onarım ve düzenli temizlik hizmetleri verilmeye devam edilecek.
 
- Çöp gazından enerji üretiminde dünyanın en büyük tesisi olan Seymen Çöp Gazı Enerji Üretim Tesisi'nin ilk etabı, bir yıl gibi kısa bir zamanda, kurumsal özkaynakla tamamlanıp, hizmete açıldı. İnşaatlarına başlanan 4 aktarma istasyonu ile Kemerburgaz'daki 2 yeni enerji tesisi de 2021'de hizmete alınacak.
 
- İSKİ, pandemi sürecini fırsata çevirerek 41 içme suyu ve atıksu projesini tamamladı. 5 proje ise tamamlama aşamasına getirildi. Bu çalışmalarla; Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Pendik, Bakırköy ve Avcılar ilçelerinde onlarca yıldır süren su baskını zulmüne son verildi. Bitirme aşamasına getirilen yağmur suyu tünelleriyle; Bayrampaşa, Esenler, Güngören ve Zeytinburnu ilçelerindeki su baskını zulmüne ise, Mart ayında son verilecek. Bu yıl içinde başlanılan 15 su projesi, 2021'de tamamlanacak.
 
- İGDAŞ, 309 kilometre doğal gaz altyapısını tamamladı. Çok sayıda mahallede, yıllardır çözülemeyen sorunlar çözüldü ve abone sayısı 6,8 milyona çıkartıldı.
 
 
 
Sağlıklı tarım
 
Manisa, Antalya, Mersin, Adana ve Yalova'daki üreticilerden tedarik edilen, toplam 3,6 milyon sebze fidesi, kentin 9 ilçesindeki 701 çiftçiye dağıtıld. Şile'de arıcılık faaliyetlerine destek olacak proje faaliyete geçirildi. Çiftçilerin, ürünlerini vatandaşa aracısız satması için, tarihi Kadıköy Salı Pazarı'nda Üretici ve Kooperatif Pazarı kuruldu. İstanbul dışında üretim faaliyetinde bulunan tarımsal kooperatiflere de aynı mekandan yararlanma olanağı tanındı. Söz konusu pazarın bir benzeri, 2021'de Avrupa yakasında da açılacak. "Halk Süt" projesi kapsamında, İstanbul İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile sözleşme imzalanarak, bugüne kadar 7,9 milyon adet 1 litrelik süt ihtiyaç sahibi çocuklara ücretsiz olarak dağıtıldı. Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde, su ürünlerinin katma değerinin artırılmasına yönelik, "Su Ürünleri İşleme ve Değerlendirme Tesisi" kuruldu.
 
Öncelik yoksullukla mücadeleye
 
- Kent yoksulluğuyla mücadele kapsamında, İstanbul'un adil bir şehir olmasını sağlamak için, sosyal yardım bütçesi geçen yıl 4 katına çıkarıldı. Bu bütçe, yapılan kampanyalar ve geliştirilen araçlarla büyüdü ve 2020 yılında, 1,5 milyona yakın haneye destek sunuldu.
 
- İndirimli ulaşım imkanları, su indirimleri ve diğer uygulamalarla kentsel adalete yönelik önemli adımlar atıldı.
 
- Kentte yaşayan çocuklar arasında fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla, ihtiyaç sahibi öğrencilere internet erişimli tablet dağıtımına başlandı. 2021'de 40 binden fazla çocuğa tablet dağıtmak için hazırlıklar devam ediyor.
 

Depreme hazırlık
 
Şehrin, en büyük tehdit olan depreme karşı etkin bir koordinasyonla hazırlanması konusunda kapsamlı ve kararlı adımlar atılıyor. Depreme karşı sorumluluğun, devlet ve toplumdaki tüm paydaşlar arasında paylaşılması amacıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile "Çalışma Kurulu" oluşturmak ve "İstanbul Deprem Konseyi" kurmak üzere görüşmeler ve toplantılar yapılıyor. İBB bünyesinde, 2020 başından itibaren, kentsel dönüşüm projelerinde bilgi edinme yolunun açılması ve vatandaş katılımının sağlanmasında temel olmak üzere, "Kentsel Dönüşüm Masası" kuruldu. Kentsel dönüşümde, 39 ilçeye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmak üzere, İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı, İmar A.Ş, KİPTAŞ, BİMTAŞ ve İstanbul Planlama Ajansı'nın katılımıyla afet riski odaklı kentsel dönüşüm stratejileri belirleniyor. Bu amaçla; İstanbul genelinde 2000 öncesinde inşa edilmiş 790.000 binanın hasar tespit çalışmalarına başlandı. Şu ana kadar 20.000 binada çalışmalar tamamlandı. Kalan 770.000 binadaki çalışmalar, 2022 yılı sonuna kadar bitmiş olacak.
 
Çatalca, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Esenyurt ve Beylikdüzü ilçelerinde eksik olan mikro bölgeleme çalışmaları başlatıldı. Bayrampaşa, Eyüpsultan, Sultangazi, Şişli, Kağıthane ilçelerinde kentsel dönüşüm projeleri kapsamında hizmet veren 8 "Kentsel Dönüşüm Ofisi" açıldı. Bugüne kadar, 4.204 hak sahibi ile görüşme sağlandı. Ataşehir Deniz Gezmiş Deprem Parkı ve Zeytinburnu Topkapı Deprem Parkı tamamlandı. 2021'de de depreme hazırlık ve kentsel dönüşüm alanında yeni projelere hız verilecek. Kentsel dönüşüm projelerinin finansman ihtiyaçları kapsamında, "İBB Finansman ve Garantörlük Sistemi"ni geliştirerek, kentteki riskli yapı stokunun hızla dönüşmesine destek olunacak.
 
 
Ve demokrasi...
 
Göreve, "Bu şehrin yönetme sorumluluğu yalnızca bize değil, bu şehirde yaşayan herkese aittir. Bu nedenle İstanbul'u şeffaf bir biçimde, herkesin katılımıyla, ortak akılla yöneteceğiz" sözüyle gelip, "İstanbul'un gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı" olma iddiasını ortaya koyduk. Bu kapsamda; 2020-2024 Stratejik Planı, yüzbinlerce İstanbullunun katılımıyla hazırlandı. Önceki yönetimler tarafından uzun yıllar başkanlık konutu olarak kullanılan Florya'daki alan, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Kampüsü'ne dönüştürüldü. Kampüste; Kamusal Tasarım Ofisi, İstanbul İstatistik Ofisi, Vizyon 2050 Ofisi, Enstitü İstanbul ve İstanbul Yatırım Ajansı gibi yeni birimlerim konumlandırıldı.
 
Kampüs, henüz birinci yılında, Türkiye'nin ilk, dünyanın ise önemli yerel demokrasi uygulama merkezlerinden biri haline geldi. Bu merkez aracılığıyla; 18 ayda binlerce uzmanın, akademisyenin, farklı sektörlerden profesyonellerin, bürokratların ve on binlerce vatandaşın katıldığı çok sayıda çalıştay yaparak, ortak akla ulaşacak her mekanizma harekete geçirildi. İPA, yerel demokrasi ve yaratıcılığın açığa çıkarılması yolunda, İstanbul'un meydanlarına kavuşmasını sağlayacak ulusal ve uluslararası yarışmaların moderatörlüğünü de üstlendi. Demokratik katılım konusunda ülkemizde bir ilk daha gerçekleştirecek ve Katılımcı Bütçe Uygulaması için, haziran ayından itibaren çağrılar başlatılacak.
 
 
İsrafla mücadele edilecek
 
2020 yılı, israfa ciddi biçimde son verilen ve önemli tasarruf sağlanılan bir yıl oldu. İBB ve iştiraklerinde sağlanan toplam tasarruf miktarı, bir önceki yıl bütçesinin yüzde 24'üne ulaştı.
Bu dönemde, önceki dönemlerde yapılan çeşitli usulsüz ve yanlış işlere ilişkin dosyalar açılmaya başlandı. Müfettiişler, 40'ın üzerinde ciddi dosya üzerinde çalışıyor. Bu dosyalar netleştikçe hem kamuoyuyla paylaşılacak hem de yanlış yapanlarla ilgili hukuki işlemler başlayacak.
 
Özellikle mazbatanın geciktirildiği dönem ile iki seçim arası dönemde çok sayıda dosyanın yok edilmesi, bazı dosyalardaki hukuksuz işlemlerin izinin silinmesi gibi net bir iradeyle yapılmış çok sayıda problemli işlem tespit edildi. Bu işlemlerin kapatılmaya çalışılan izleri, ilmek ilmek izlenecek, haksız ve kanunsuz harcanmış her kuruşun hesabı sorulacak. Engellemeye yönelik çabalara karşı 16 milyonun hakkının korumak için hukuk yolunda verilen mücadeleye devam edilecek. Bu kapsamda; otogarın İBB'ye devri için müdahil olunuldu ve kazanıldı. Haydarpaşa-Sirkeci Garı ihalesi ve Galata Kulesi'nin tahliyesi işlemlerinin iptali için yargı yoluna gidildi. Havaalanları Yolcu Taşımacılığı Genelgesi ile Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin iptali için gerekli davalar açıldı. Kanal İstanbul Planı ve ÇED Raporu ile bağışları engelleyen genelgeye karşı da yargıya gidildi.

Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

28.09.2026 18:47:00
Haber Merkezi
 
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Fatih Ergin’in anlattıklarının hangisi yanlış?
Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Peki, Ergin'in paylaşımında hangi bilgiler yanlış, hangileri doğru? Kaynaklar karşılaştırıldığında tartışmanın merkezinde tek bir ifade bulunuyor: "eski Adli Tıp çalışanı."

Gazeteci Fatih Ergin, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Turgay Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunmasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

Ergin'in paylaşımında Tamer'in Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 14'ünde serbest bırakıldığı ve daha sonra evinde ölü bulunduğu aktarıldı.

Bu olayların önemli bölümü farklı haber kaynaklarında da yer aldı.

"GÖZALTINA ALINDI" BİLGİSİ DOĞRU

Turgay Tamer'in Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alındığı doğrulanıyor.

DHA'nın haberine göre Tamer, yaklaşık iki hafta önce soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.

Dolayısıyla Ergin'in "Tamer, kısa süre önce Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı" şeklindeki aktarımının bu bölümü kaynaklarla örtüşüyor.

"SERBEST BIRAKILDI" BİLGİSİ DOĞRU

Tamer'in gözaltı işleminin ardından serbest bırakıldığı da doğrulanıyor.

DHA, Tamer'in adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldığını bildirirken, soruşturmayla ilgili diğer haberlerde de aynı bilgi yer alıyor.

"EVİNDE ÖLÜ BULUNDU" BİLGİSİ DE DOĞRU

Ergin'in paylaşımındaki en önemli bilgilerden biri olan Tamer'in evinde ölü bulunması da doğrulanıyor.

Tamer, Büyükçekmece'deki evinde eşi tarafından yerde yatarken bulundu. Sağlık ekipleri Tamer'in hayatını kaybettiğini belirledi. Cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. DHA, ilk incelemede ölümün şüpheli bulunduğunu aktardı.

Dolayısıyla "evinde ölü bulundu" bilgisi de doğrulanmış durumda.

PEKİ YANLIŞ OLAN NE?

Tartışmanın asıl noktası Turgay Tamer'in mesleki tanımı.

Ergin'in paylaşımında Tamer için "eski Adli Tıp çalışanı" ifadesinin kullanıldığı aktarılıyor.

Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre Tamer, Adli Tıp doktoru değildi. Tamer, Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu dönemde cezaevinde kampüs doktoru olarak görev yapıyordu. Başsavcılık ayrıca Tamer'in Kozinoğlu'nun sağlık durumunun kötüleştiğinden haberdar edilmediğini ve Kozinoğlu'na herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını açıkladı.

Yani resmi açıklamaya göre yanlış olan nokta Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olarak nitelendirilmesi.

BİR İFADE, TUTUKLAMA TALEBİ

Ergin'in gözaltına alınmasının ve ardından tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesinin, söz konusu paylaşım üzerinden yürütüldüğü haberleştirildi. Ergin hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasının yanı sıra, suçun basın ve yayın yoluyla işlendiği iddiasının da bulunduğu bildirildi.

Burada dikkat çeken tablo şu:

Tamer'in gözaltına alınması: doğrulanıyor.

Tamer'in serbest bırakılması: doğrulanıyor.

Tamer'in daha sonra evinde ölü bulunması: doğrulanıyor.

Tamer'in cezaevinde görev yapmış doktor olması: doğrulanıyor.

Tamer'in "Adli Tıp çalışanı" olması: Başsavcılık tarafından reddediliyor.

Dolayısıyla Ergin'in paylaşımındaki olayların tamamının yanlış olduğu söylenemiyor. Tartışmalı olan, Tamer'in görevine ilişkin kullanılan ifade.

GAZETECİLİKTE HATA NEREDE BİTER, SUÇ NEREDE BAŞLAR?

Fatih Ergin dosyasında hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz belli değil. Ancak mevcut bilgiler üzerinden bakıldığında tartışma, paylaşımın ana olay örgüsünün yanlış olup olmadığı ile bir meslek tanımındaki hatanın "halkı yanıltıcı bilgi" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında düğümleniyor.

Ergin'in tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesiyle birlikte kamuoyunun önündeki soru da şu:

Bir gazetecinin haberindeki tek bir yanlış ifade, paylaşımın diğer bölümleri doğru olsa dahi "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla tutuklama talebine dayanak yapılabilir mi?

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

İBB davasının 88. duruşması başladı

İBB davasına ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşması başladı

28.09.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
 
İBB davasının 88. duruşması başladı
İBB davasının 88. duruşması başladı

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna" ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma" ve "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet" ve 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Birleşen ikinci dosya

Ağaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet alma ve verme" ile "rüşvete aracılık etme" suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.