logo
24 HAZİRAN 2026

Başkan Soyer'den 2.5 saatlik İzmir sunumu

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi tarafından düzenlenen toplantıda İzmir'deki çalışmalardan koku problemine kadar 2,5 saati aşkın süreyle detaylı bir sunum yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir'in kurtuluş günü olan 9 Eylül'de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapacaklarını ve bunun bir belgesele dönüştürüleceğini, Nobel'den sonra en büyük barış ödülü hedefiyle İzmir Barış Ödülü sürecini başlatacaklarını ve İzmir İktisat Kongresi'nde 100 yıl önceki gibi dört ayrı toplum katmanını aynı sayıda temsilci ile bir araya getireceklerini belirtti

07.07.2022 17:12:00
Başkan Soyer'den 2.5 saatlik İzmir sunumu
Başkan Soyer'den 2.5 saatlik İzmir sunumu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İsmet İnönü Kültür Sanat Merkezinde EMD İzmir Şubesi tarafından düzenlenen 'Geleceğin Türkiye'si İzmir-İzmir Büyükşehir Belediyesinin Kent Ekonomisine Katkıları' toplantısında sunum yaptı. Toplantıya, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, EMD İzmir Şube Başkanı Murat Demircan ve kentteki gazeteciler katıldı. 2,5 saati aşkın bir sürede İzmir'deki çalışmalardan koku probleminin çözümlerine kadar detaylı bir sunum gerçekleştiren Başkan Soyer, sunumun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Soyer, sunumunda İzmir'in kurtuluş günü etkinlikleri ve 100 yıl sonra yeniden gerçekleşecek İzmir İktisat Kongresi hakkında da bilgi verdi. İzmir'in 9 Eylül'de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapacağını ifade eden Soyer, İzmir'in barışla anılması vizyonu çerçevesinde Nobel'den sonra en büyük barış ödülü hedefiyle İzmir Barış Ödülü sürecini başlatacaklarını söyledi. Öte yandan İktisat Kongresi'nde 100 yıl önceki gibi dört ayrı toplum katmanını aynı sayıda temsilci ile bir araya getireceklerini kaydetti.

'Tarihin en büyük organizasyonu'

İzmir'in kurtuluşunun, cumhuriyetin kuruluşunun ve İzmir İktisat Kongresi'nin 100. yılının kutlanacağını kaydeden Başkan Soyer, '100 yıl, dünyanın her yanında büyük organizasyonlarla anılan bir zaman tekabül eder. Bizim de 100. yılımızı çok anlamlı biçimde kutlama heyecanımız var. 1 Ağustos'tan itibaren 9 ay boyunca aslında 100. yılı birçok etkinlikle kutlayacağız. 9 Eylül günü Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapacak İzmir. Bugüne kadar yapılmış en büyük organizasyonu yapacağız. Bunun belgeselini çekeceğiz. Yani asıl bizden sonraki nesillere bırakacağımız şey, bu belgesel olacak. Bizden sonraki kuşaklara İzmir'in 100. yılı nasıl kutladığını miras bırakacağız. O günle ilgili birçok şeyi sürpriz olarak saklamak istiyorum ama olağanüstü büyük canlandırmalar Gündoğdu Meydanı'nda olacak. Olağanüstü büyük bir konser olacak. Şimdiden hepinizi oraya davet ediyorum' sözlerine yer verdi.

'9-10 Eylül birlikte kutlanacak'

10 Eylül'ün, Atatürk'ün 9 Eylül'den sonra İzmir'i ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: 'İzmir'in türkü ve şarkılarını seslendiren 11 sanatçı, Prag Senfoni Orkestrası'nda bunları kaydetti. Ortaya çıkacak albüm de 10 Eylül'den itibaren İzmirlilerle buluşacak ve sanatçılar İzmir'de sahne alacak. Biz bugüne kadar sadece 9 Eylül'ü kutluyorduk. Bugünden sonra 9 ve 10 Eylül'ü birlikte kutlamaya başlayacağız. Çünkü Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişini de unutmamak gerekir.'

100. yılda İzmir İktisat Kongresi

İzmir İktisat Kongresi'nin insanlık tarihinde çok önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Başkan Soyer, 100 yıl önce yapılan kongrede tüccarlar, sanayiciler, işçiler ve çiftçiler olmak üzere dört ayrı toplu katmanının temsilcilerinin bir araya geldiğini hatırlatarak bu yılki kongrede de dört ayrı toplum katmanını aynı sayıda temsilci ile bir araya getireceklerini belirtti. Başkan Soyer, '1 Ağustos'tan itibaren bu toplum katmanları, 3 ay boyunca sorunları müzakere edecek. Beş soruyu biz müzakere heyeti olarak sunacağız. Beş soruyu da onların belirlemesini arzu edeceğiz. 10 sorunun cevabını 3 ayın sonunda ortaya koymalarını isteyeceğiz. Dört ayrı masa, dört ayrı başlıkta dört toplum grubundan gelen sonuçları müzakere edecek. Birinci masa 'Birbirimizle helalleşiyoruz Masası', ikinci masa 'Doğamızla Barışıyoruz Masası', üçüncü masa 'Geçmişimizi Hatırlıyoruz Masası' ve dördüncü masa 'Geleceğimizle Buluşuyoruz Masası'. Bu dört ayrı masanın akademisyenleri, sonuçları kendi başlıklarında tartışacak. Bu da ekim-kasım aylarında tamamlanacak. Nihayetinde adına şimdilik 'Yüksek İstişare Kurulu' dediğimiz kurul, bütün bu sonuç bildirgelerini 17 Şubat-4 Mart arasında masasına koyacak. Biz de bunları tüm siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının önüne koyacağız' diye konuştu.

'İzmir Dünya Barış Ödülü'nü başlatıyoruz'

'100. yılı, 100 yıl önce düşmanın nasıl denize döküldüğünün kutlaması değil 100 yıldır kesintisiz sürdürdüğümüz barışın kutlaması olarak yad etmek istiyoruz' diyen Başkan Soyer, barışı daha güçlü bir şekilde dillendirmek istediklerini, bu sebeple tüm anma ve organizasyonların arkasındaki fikrin barış olacağını vurguladı. Soyer, şöyle devam etti: '17 Şubat-4 Mart arasında tamamlanacak İzmir İktisat Kongresi'nin sonunda İzmir Dünya Barış Ödülü'nü başlatıyoruz. 100. yılın ardından İzmir'i barışla anılan bir şehir, barışı kutlayan ve barışı sahiplenen bir şehir olarak tüm dünyada duyurmak için belki de Nobel'den sonra en büyük barış ödülünü sunmayı hedefliyoruz.'

İzmir'de Akdeniz çalışmaları

İzmir Büyükşehir Belediyesinin Akdeniz çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Soyer, şöyle konuştu: 'Kasım ayında Akdeniz Belediyeler Birliği Genel Kuruluna ev sahipliği yapacağız. Akdeniz'in her yerinden belediye başkanlarını İzmir'de misafir edeceğiz. Biz bunun öncesinde bir altlık hazırlamaya karar verdik. İnsanlığın bugün içine düştüğü bu sıkıntılı dönemin sebeplerini müzakere edecek ve çözüm önerilerini Akdeniz'den kaynaklanarak ortaya koyacak bir dizi buluşmaya ev sahipliği yapacağız. Akdeniz'de barışın, bir arada yaşama kültürünün ve demokrasinin köklerinden beslenerek belki yeniden insanlığa çözüm önerileri ortaya koyacak, yeniden umut sağlayacak bir buluşma yapmak istiyoruz ki bunun sonucunda hazırlanacak sonuç bildirgelerini de o belediye başkanlarının önüne koyalım.'

'Müdahaleler için zamana ihtiyacımız var'

Sunumunda Körfez kirliliği hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Başkan Soyer, 'Körfezin ne yazık ki halen kirli olmasının üç ana nedenini belirledik. Birincisi, İzmir'in yağmur suyu ayrıştırma altyapısının çok eksik olması. Kanalizasyon ve yağmursuyu hatlarının birleşik sisteme sahip olması. İkincisi, tüm İzmir'in arıtmasını yapması beklenen oldukça eskimiş Büyük Kanal Projesi'ndeki tasarım hataları. Son olarak, Çiğli Arıtma Tesisinden çıkan suyun Körfez'in en dar noktalarından birine deşarj ediliyor olması ve iç körfezdeki sığlaşma. Takdir edersiniz ki, katlanarak büyüyen ve yıllarca ihmal edilmiş bir meseleyi birkaç yılda çözecek sihirli bir değnek hiç kimsenin elinde yok. Tüm imkanları zorlamamıza karşın maalesef yaptığımız müdahaleler için zamana ihtiyacımız var. Bu bardağın boş tarafı. Dolu tarafı ise bugün elimizde Körfez'in nasıl temizleneceğine dair çok net, bilimsel bir yol haritası var. Bu planı sabırla ve tam bir kararlılıkla uyguluyoruz' dedi.

Körfez stratejisinin üç ayağı

Körfez stratejisinin üç ayağı olduğunu vurgulayan Soyer, şöyle konuştu: 'Birincisi, İzmir'de birlikte akan kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarını ayırmak. Adına 'birleşik sistem' denilen ve aslında bir sistemsizlik anlamına gelen bu yaklaşım şehrimizde koku, taşkınlar ve Körfez kirliliği başlıklarıyla tezahür eden tüm konuların ortak nedeni. İkinci ayak, Çiğli Arıtma Tesisinin ve çamur döküm sahasının rehabilitasyonu. Üçüncü ve son ayak, Çiğli Arıtma Tesisinden çıkan binlerce metreküp tatlı suyun çıkış noktasını iç Körfez'den orta Körfez'e taşımak ve iç körfezin sığlaşmasını engellemek.'

'Kapısı bacası açık bir evde toz almaya benziyor'

İzmir'in yağmur suyu altyapısının yok denecek kadar zayıf olduğunu, İzmir'in yağmur suyu kanallarının 50 yıldır ihmal edildiğini kaydeden Soyer, yağmuru toplayan altyapı sistemi inşa edilmediği için yağışların bir kısmının yüzey akışına geçtiğini ve yollarda su baskını riski oluşturduğunu belirtti. Yağmurun önemli bir kısmının da kanalizasyon ağına karışarak sistemi kilitlediğini söyleyen Soyer, 'Zaruri olarak kanalizasyon suları yağmurla birlikte denize akıyor. Hem Körfez kirleniyor hem de şehirde koku sorunu oluşuyor. Körfez'deki koku ve kirliliğin ana kaynağı iddia edildiği gibi düşük sirkülasyon değil, yüksek kontaminasyon. Daha önce çözüm olarak önerilen sirkülasyon kanalı kapısı bacası açık bir evde toz almaya benziyor. Dolayısıyla böyle bir kanal açılsa bile Körfez'deki kirlenme ve sığlaşma sorununu çözemiyor. Bu nedenle birinci önceliğimiz dere ağızlarındaki 50 santime kadar varan sığlaşmayı ortadan kaldırmak. Dahası, tüm zorluğuna rağmen caddeleri kazarak İzmir'e çağdaş bir yağmur suyu altyapısı kazandırmak. Yani kapıdan bacadan giren kirliliği durdurarak Körfez'e lağım akmasını engellemek' diye konuştu.

'Yumurta kırılmadan omlet yapılamıyor'

Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Elbette bu iki ucu keskin bıçak. Yolları kazmaktan çekinerek yağmur suyunu lağımdan ayrıştırmazsanız Körfez kokuyor. Caddeleri kazıp kanal açarsanız trafik sıkışıyor, herkesin keyfi kaçıyor ama yumurta kırılmadan da omlet yapılamıyor. Tüm algı operasyonlarına rağmen, bugüne kadar hiç kimsenin üstlenmediği bu görevi İzmir'de ekibimle birlikte göğüslüyoruz. Aksini yapmak, zaten şehrimize ve görevime ihanet olurdu. Bu nedenle göreve geldiğim ay itibarıyla İzmir'in yağmur suyu kanallarının inşa edilmesi talimatını verdim. Şu ana kadar 196 kilometre yaptık, 2 yıl içinde 200 kilometre daha yapacağız. Böylelikle yağmur suları hiç kirlenmeden Körfez'e, kanalizasyon suları ise kendi kapalı sistemi içinde doğrudan arıtma tesislerimize ulaşacak. Yağmur suyu hatlarımızın yapımı ve dere temizliği çalışmalarımızla Körfez'in tüm kirlilik kaynakları sıfırlanacak. Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin (AOSB) sınırından geçen eski Gediz yataklarından birinin de Körfez'in ciddi kirlenme kaynaklarından biri olduğu tespit ettik. Eski Gediz yatağı, yüksek miktarda sanayi atığını doğrudan iç körfeze taşıyor. Bu konuda AOSB yönetimi ile görüşmeleri İZSU ekibimiz başlattı.'

Koku master planı

'Körfez temizliği stratejimizin ikinci ayağı Çiğli Arıtma Tesisinin revizyonu' diyen Başkan Soyer, şunları söyledi: 'Çiğli Arıtma Tesisini yenilemek ve verimini artırmak için çok detaylı bir çalışma içindeyiz. Öte yandan, Güneybatı Arıtma Tesisi başta olmak üzere Körfez çeperindeki arıtmaların kapasitesini ve sayısını artırıyoruz. İzmir'deki kokunun ana sorunlarından biri arıtmadan çıkan çamurun 20 yıldır Çiğli Arıtma Tesisinin çevresinde depolanmasıydı. Arkadaşlarımız projenin orijinal tasarımında bu çamurun uzakta bir çamur tesisine taşınması olduğunu tespit etti. İzmir tarihinde ilk defa arıtma çamurunu Körfez kenarında değil Manisa'da lisanslı bir tesiste depolamaya başladık. Eskiden birikmiş çamurun bertarafı içinse İYTE ile ortak bir proje yürütüyoruz. Bu yılın sonunda o çalışma da başlayacak. İzmir'in koku kaynaklarından biri tümüyle ortadan kalkacak.' Soyer, geri kazanım projesiyle iç Körfez'e ulaşan deşarj noktasını orta Körfez'e taşıyacaklarını, Çevre Mühendisleri Odası başta olmak üzere ilgili uzman kuruluşlar ve akademisyenler ile bir koku master planı oluşturulacağını anlattı.

'İzmir'in yapı stoku çok yaşlı'

İzmir'de yapılan çalışmalar hakkında detaylı sunumuna devam eden Başkan Soyer, kentsel dönüşüm modelini de aktardı. İzmir'in yapı stokunun çok yaşlı olduğunu anımsatan Soyer, çağrı üzerine İzmir'in iş insanlarının inisiyatif aldığını ve İzmir'in kentsel dönüşüm yapı kooperatiflerinin teker teker kurulmaya başlandığını söyledi. Yerinde dönüşüm, yüzde 100 uzlaşı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi garantörlüğü ile İzmir'in dört bir yanında inşaatların başladığını belirten Soyer, Gaziemir, Ege Mahallesi, Uzundere, Ballıkuyu, Çiğli Güzeltepe ve Örnekköy olmak üzere 6 bölgede dönüşümün aynı anda devam ettiğini kaydetti. Buna göre 3 bin 958 bağımsız birimin yapımı sürüyor, 2 bin 500 bağımsız birimin yapım ihalesine hazır hale geldi. Hedef, 20 bin konut yapmak.

"Hedef, turist sayısını 4 milyona çıkarmak"

İzmir ekonomisinin en çok ihmal edilmiş bir diğer ayağının turizm olduğunu aktaran Soyer, 'Akdeniz çanağında İzmir'in aldığı pay sadece 1 milyon ziyaretçi. Ülkeyi ucuz destinasyona dönüştüren, niteliğe değil niceliğe önem veren bir turizm anlayışıyla kent ekonomisini güçlendiremeyiz. Hedefimiz 2024 yılında İzmir'i, nitelikli turistin tercih ettiği ve kişi başına düşen turist harcamasının her geçen yıl arttığı bir kent haline getirmek. 12 ay ve 30 ilçede turizm vizyonumuzla İzmir'e gelen turist sayısını 4 milyona çıkarmak için çalışıyoruz' diyerek turizmde yapılan Visit İzmir ve Direct İzmir gibi çalışmalardan bahsetti. Kruvaziyer turizmi çerçevesindeki çalışmaları da anlatan Soyer, dünyanın en önemli kruvaziyer fuarını 2024'de İzmir'de düzenleyeceklerini, yıllar sonra ilk defa bu yaz İzmir'den Selanik ve Midilli seferlerinin başlayacağını ve Alsancak-Midilli seferini yapan ilk İzDeniz gemisinin seferlerine başladığını belirtti. Soyer, İzmir'in 2022'de pandemi öncesine göre yüzde 30 daha çok turist ağırlayacağını ifade etti. Soyer, sunumunda her alanda belediye tarafından hayata geçirilen çalışmaları anlattı.

'Peynirlerimiz çok yakında İzmirli markası ile piyasaya sürülecek'

Başkan Soyer, 'ekolojik demokrasi ve ekonomik demokrasinin iç içe geçtiği' 'İzmir Tarımı' çalışmalarından bahsetti. Mart ayından bugüne kadar kooperatifler aracılığı ile 16,5 milyon liralık küçükbaş sütü aldıklarını ve tamamından peynir yaptıklarını aktaran Soyer, 'Peynirlerimizi yine kooperatiflerimiz üretti. Bunları işlemek, peynir yapmak için 5 milyon liralık üretim masrafı yaptık. Toplamda 40 milyon liralık peynirimiz oldu. Sadece 4 ayda ve yalnızca tek bir kalem ürün üzerinden 18,5 milyon liralık katma değer oluşturduk. Üstelik bunu belediye şirketlerimiz üzerinden, tek bir kuruş kamu kaynağını israf etmeden yaptık. Sürpriz peynirlerimiz var ve bu peynirlerimiz çok yakında İzmirli markası ile piyasaya sürülecek. Tarım konusunda iki yeni tarımsal eğitim kurumu daha kurulacağını belirten Başkan Soyer, Bademler köyündeki İzmir Tarım Okulu ve İzmir Tarım Teknolojileri Üniversitesinin çiftçilerin bilgi ve tecrübelerini geliştireceğini ifade etti.

Günlük harcama tutarı hedefi bin dolar

Başkan Soyer detaylı sunumunun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İzmir turizmiyle ilgili hedefin ne olduğuna yönelik soruya cevap veren Soyer, 2024'e kadar İzmir'in nüfusuna eşit olacak bir ziyaretçi sayısına ulaşmayı hedeflediklerini, 600 dolar olan kişi başı günlük harcama tutarını bin dolara çıkarmayı planladıklarını belirtti. Soyer, bu hedefe varmak için ortak akılla çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

'Ek bütçe çalışması yapıyoruz'

Başkan Soyer, belediyenin ek bütçeye ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin soruya da şu yanıtı verdi: 'Her evde yangın var ama emin olun Büyükşehir Belediyesindeki yangın da büyük. Tabii ki enflasyondan, hayat pahalılığından, döviz kurlarındaki oynamadan olumsuz etkileniyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesinin uluslararası finans kuruluşlarına olan borcu, yerli bankalara oranla daha yüksek. Biz kurdaki her yükselişten ciddi bir biçimde etkileniyoruz. O nedenle ek bütçe çalışması yapıyoruz ve yenilemek mecburiyetindeyiz. Ancak bütün bunları aşmaya muktedir bir kurumsal yapımız var. O nedenle hala 3A derecelendirme notunu taşımaya devam ediyoruz. İzmirlilerin için rahat olsun. İzmir Büyükşehir Belediyesi, tüm bu sorunları aşmaya muktedir.'

'Çıbanın başını bu şehirden kurtarıyoruz'

Buca Metrosu, Hilton, Basmane çukuru olarak bilinen alan ile ilgili soruya cevap veren Başkan Soyer, Buca Metrosu süreçlerinin devam ettiğini, şantiye hazırlıklarının sürdüğünü ve Danıştay'ın sonucunu açıklayacağı bilgisinin geldiğini kaydetti. Soyer, 'Bizim açımızdan çalışmamızı engelleyen, süre kaybına yol açan bir durum söz konusu değil. Biz başından beri devam ediyoruz. Basmane çukuru ile ilgili çok çalıştık. Birçok şeyi müzakere ettik. Aynı Hilton gibi burada da çok az kaldı. Çözüyoruz. Bu çıbanın başını bu şehirden kurtarıyoruz. Orada inşallah sorunu çözeceğiz, sonra da İzmirlilerle beraber karar veririz' sözlerine yer verdi.

'Bizi odalarında kabul etmezlerdi, şimdi alkışlarla salona girdik'

20 yıllık süreçte yurt dışındaki İzmir algısı karşılaşması hakkındaki soruya yanıt veren Başkan Soyer, şöyle konuştu: 'Vizyon dediğiniz şey, dağın arkasındaki vahayı görüp çevrenizdekileri ona inandırmak ve oraya beraber yürümek için ikna etmektir. İzmir bence dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Ve fakat bu özellikleri unutulmuş. Biz bir iade-i itibar peşindeyiz. İzmir'i tekrar o görkemli günlerine taşımak istiyoruz. Bunun için her şey var. Biz sadece bunları görünür kılmak mecburiyetindeyiz. Onun için uluslararası alanda İzmir'i tanıtmaya önem veriyoruz. Dünyanın her yerinde İzmir ofisleri açacağız. 10 yıl öncesinden beri Brüksel'e defalarca gittim. Bırakın parlamento salonuna girmeyi, görüştüklerimiz bizi odalarında kabul etmezdi. Koridorlarda konuşurduk. Şimdi öyle değil. Şimdi alkışlarla Bölgeler Komitesi salonuna girdik. En azından 'İzmir' deyince herkesin aklında pozitif bir şey var. Bu çok kıymetli. Çünkü bunun üzerine bir şey inşa edebiliyorsunuz. İstediğiniz kadar cennet olun, bunu dünya bilmiyorsa hiçbir kıymeti yok. Biz bu cennetin dünyada bilinmesi gerektiğine inanıyoruz.'

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, salı günü grup toplantısı yapacak. Özel'in kurmayları, grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yaptı

22.06.2026 14:10:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
Özgür Özel'den grup toplantısı kararı: Başvuru yapıldı, salı günü kürsüye çıkacak
CHP'de yarın yapılması beklenen grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun mu seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel'in mi konuşacağı merak konusu olurken dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

Özgür Özel'in yarın CHP grup toplantısında konuşma kararı aldığı öğrenildi. Özel cephesinden TBMM Başkanlığı'na başvuru yapıldı.

Kılıçdaroğlu cephesinin ise yarın Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi'ni (PM) toplama kararı aldığı ve 11.00 ve 14.00'te yapılacak toplantılar nedeniyle grup toplantısı için TBMM Başkanlığı'na başvuru yapmayacağı öğrenildi. Günün Trend Haberleri CHP'de iki hafta önce yapılan grup toplantısında CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu taraftarları arasında gerilim yaşanmıştı. Geçen hafta, CHP Sözcüsü Müslim Sarı benzer görüntülerin yaşanmaması için Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı yapmayacağını açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de aynı saatlerde Özgür Özel'in de grup toplantısı yapmayacağını duyurmuştu.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yapan sanık, 3 farklı suçtan 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırıldı

22.06.2026 13:55:00 / Güncelleme: 22.06.2026 13:58:11
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine tehdit mesajları gönderen sanığa 7 yıl 20 gün hapis cezası
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen Furkan Ay'ın (19) yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Furkan Ay katılmazken, tarafların avukatları hazır bulundu. Müşteki sıfatındaki Minguzzi ailesi ise duruşmaya katılmadı.

7 yıl 20 gün hapis cezası

Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Furkan Ay'ın, 'birden fazla kişiyle tehdit', 'kişinin hatırasına hakaret' ile 'kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirme veya yayma' suçlarında toplamda 7 yıl 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına, 'suçu ve suçluyu övme' suçundan ise beraatına hükmetti.

İddianameden:

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Yasemin Akıncılar Minguzzi 'müşteki', Furkan Ay ise 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı.

"Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin"

Hazırlanan iddianamede, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen sanal devriye faaliyeti kapsamında, aile bireylerinin tehdit mesajları raporuna yer verildi. Mesajlarda, "Sevmezsiniz ama iyi tanırsınız, Berat abim. Yakında beni de iyi tanıyacaksınız. Adım Ademcan. Bursa Yıldırım'dayım. Yakında sizin ve oğlunuzun tabutunun yanında olacağım. Mezarının adresini biliyoruz. Emanetleri doldurduk, hazırda bekleyin. Ademcan ismini iyi hatırlayın, eceliniz yanımda" şeklinde mesaj attığı, hayatını kaybeden Ahmet Minguzzi'ye küfür ettikleri aktarıldı.

Müşteki Yasemin Minguzzi'nin cep telefonuna Nisan 2025'te şüpheli Furkan Ay tarafından soruşturmaya konu mesajları atıldığı, şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik ifade verdiği, şüphelinin müştekinin kişisel verilerini hukuka aykırı şekilde ele geçirerek, mesajları attığı aktarıldı.

13 yıla kadar hapis cezası talebi

İddianamede, Furkan Ay hakkında 'kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek veya yaymak', 'birden fazla kişi ile birlikte tehdit' ile 'kişinin hatırasına hakaret' suçlarından 4 yıl 3 aydan 13 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.