logo
20 HAZİRAN 2026

Başkan Soyer'den 2.5 saatlik İzmir sunumu

Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi tarafından düzenlenen toplantıda İzmir'deki çalışmalardan koku problemine kadar 2,5 saati aşkın süreyle detaylı bir sunum yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir'in kurtuluş günü olan 9 Eylül'de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapacaklarını ve bunun bir belgesele dönüştürüleceğini, Nobel'den sonra en büyük barış ödülü hedefiyle İzmir Barış Ödülü sürecini başlatacaklarını ve İzmir İktisat Kongresi'nde 100 yıl önceki gibi dört ayrı toplum katmanını aynı sayıda temsilci ile bir araya getireceklerini belirtti

07.07.2022 17:12:00
Başkan Soyer'den 2.5 saatlik İzmir sunumu
Başkan Soyer'den 2.5 saatlik İzmir sunumu
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İsmet İnönü Kültür Sanat Merkezinde EMD İzmir Şubesi tarafından düzenlenen 'Geleceğin Türkiye'si İzmir-İzmir Büyükşehir Belediyesinin Kent Ekonomisine Katkıları' toplantısında sunum yaptı. Toplantıya, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, EMD İzmir Şube Başkanı Murat Demircan ve kentteki gazeteciler katıldı. 2,5 saati aşkın bir sürede İzmir'deki çalışmalardan koku probleminin çözümlerine kadar detaylı bir sunum gerçekleştiren Başkan Soyer, sunumun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Soyer, sunumunda İzmir'in kurtuluş günü etkinlikleri ve 100 yıl sonra yeniden gerçekleşecek İzmir İktisat Kongresi hakkında da bilgi verdi. İzmir'in 9 Eylül'de Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapacağını ifade eden Soyer, İzmir'in barışla anılması vizyonu çerçevesinde Nobel'den sonra en büyük barış ödülü hedefiyle İzmir Barış Ödülü sürecini başlatacaklarını söyledi. Öte yandan İktisat Kongresi'nde 100 yıl önceki gibi dört ayrı toplum katmanını aynı sayıda temsilci ile bir araya getireceklerini kaydetti.

'Tarihin en büyük organizasyonu'

İzmir'in kurtuluşunun, cumhuriyetin kuruluşunun ve İzmir İktisat Kongresi'nin 100. yılının kutlanacağını kaydeden Başkan Soyer, '100 yıl, dünyanın her yanında büyük organizasyonlarla anılan bir zaman tekabül eder. Bizim de 100. yılımızı çok anlamlı biçimde kutlama heyecanımız var. 1 Ağustos'tan itibaren 9 ay boyunca aslında 100. yılı birçok etkinlikle kutlayacağız. 9 Eylül günü Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapacak İzmir. Bugüne kadar yapılmış en büyük organizasyonu yapacağız. Bunun belgeselini çekeceğiz. Yani asıl bizden sonraki nesillere bırakacağımız şey, bu belgesel olacak. Bizden sonraki kuşaklara İzmir'in 100. yılı nasıl kutladığını miras bırakacağız. O günle ilgili birçok şeyi sürpriz olarak saklamak istiyorum ama olağanüstü büyük canlandırmalar Gündoğdu Meydanı'nda olacak. Olağanüstü büyük bir konser olacak. Şimdiden hepinizi oraya davet ediyorum' sözlerine yer verdi.

'9-10 Eylül birlikte kutlanacak'

10 Eylül'ün, Atatürk'ün 9 Eylül'den sonra İzmir'i ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: 'İzmir'in türkü ve şarkılarını seslendiren 11 sanatçı, Prag Senfoni Orkestrası'nda bunları kaydetti. Ortaya çıkacak albüm de 10 Eylül'den itibaren İzmirlilerle buluşacak ve sanatçılar İzmir'de sahne alacak. Biz bugüne kadar sadece 9 Eylül'ü kutluyorduk. Bugünden sonra 9 ve 10 Eylül'ü birlikte kutlamaya başlayacağız. Çünkü Mustafa Kemal'in İzmir'e gelişini de unutmamak gerekir.'

100. yılda İzmir İktisat Kongresi

İzmir İktisat Kongresi'nin insanlık tarihinde çok önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Başkan Soyer, 100 yıl önce yapılan kongrede tüccarlar, sanayiciler, işçiler ve çiftçiler olmak üzere dört ayrı toplu katmanının temsilcilerinin bir araya geldiğini hatırlatarak bu yılki kongrede de dört ayrı toplum katmanını aynı sayıda temsilci ile bir araya getireceklerini belirtti. Başkan Soyer, '1 Ağustos'tan itibaren bu toplum katmanları, 3 ay boyunca sorunları müzakere edecek. Beş soruyu biz müzakere heyeti olarak sunacağız. Beş soruyu da onların belirlemesini arzu edeceğiz. 10 sorunun cevabını 3 ayın sonunda ortaya koymalarını isteyeceğiz. Dört ayrı masa, dört ayrı başlıkta dört toplum grubundan gelen sonuçları müzakere edecek. Birinci masa 'Birbirimizle helalleşiyoruz Masası', ikinci masa 'Doğamızla Barışıyoruz Masası', üçüncü masa 'Geçmişimizi Hatırlıyoruz Masası' ve dördüncü masa 'Geleceğimizle Buluşuyoruz Masası'. Bu dört ayrı masanın akademisyenleri, sonuçları kendi başlıklarında tartışacak. Bu da ekim-kasım aylarında tamamlanacak. Nihayetinde adına şimdilik 'Yüksek İstişare Kurulu' dediğimiz kurul, bütün bu sonuç bildirgelerini 17 Şubat-4 Mart arasında masasına koyacak. Biz de bunları tüm siyasal partilerin, sivil toplum kuruluşlarının önüne koyacağız' diye konuştu.

'İzmir Dünya Barış Ödülü'nü başlatıyoruz'

'100. yılı, 100 yıl önce düşmanın nasıl denize döküldüğünün kutlaması değil 100 yıldır kesintisiz sürdürdüğümüz barışın kutlaması olarak yad etmek istiyoruz' diyen Başkan Soyer, barışı daha güçlü bir şekilde dillendirmek istediklerini, bu sebeple tüm anma ve organizasyonların arkasındaki fikrin barış olacağını vurguladı. Soyer, şöyle devam etti: '17 Şubat-4 Mart arasında tamamlanacak İzmir İktisat Kongresi'nin sonunda İzmir Dünya Barış Ödülü'nü başlatıyoruz. 100. yılın ardından İzmir'i barışla anılan bir şehir, barışı kutlayan ve barışı sahiplenen bir şehir olarak tüm dünyada duyurmak için belki de Nobel'den sonra en büyük barış ödülünü sunmayı hedefliyoruz.'

İzmir'de Akdeniz çalışmaları

İzmir Büyükşehir Belediyesinin Akdeniz çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Soyer, şöyle konuştu: 'Kasım ayında Akdeniz Belediyeler Birliği Genel Kuruluna ev sahipliği yapacağız. Akdeniz'in her yerinden belediye başkanlarını İzmir'de misafir edeceğiz. Biz bunun öncesinde bir altlık hazırlamaya karar verdik. İnsanlığın bugün içine düştüğü bu sıkıntılı dönemin sebeplerini müzakere edecek ve çözüm önerilerini Akdeniz'den kaynaklanarak ortaya koyacak bir dizi buluşmaya ev sahipliği yapacağız. Akdeniz'de barışın, bir arada yaşama kültürünün ve demokrasinin köklerinden beslenerek belki yeniden insanlığa çözüm önerileri ortaya koyacak, yeniden umut sağlayacak bir buluşma yapmak istiyoruz ki bunun sonucunda hazırlanacak sonuç bildirgelerini de o belediye başkanlarının önüne koyalım.'

'Müdahaleler için zamana ihtiyacımız var'

Sunumunda Körfez kirliliği hakkında önemli değerlendirmelerde bulunan Başkan Soyer, 'Körfezin ne yazık ki halen kirli olmasının üç ana nedenini belirledik. Birincisi, İzmir'in yağmur suyu ayrıştırma altyapısının çok eksik olması. Kanalizasyon ve yağmursuyu hatlarının birleşik sisteme sahip olması. İkincisi, tüm İzmir'in arıtmasını yapması beklenen oldukça eskimiş Büyük Kanal Projesi'ndeki tasarım hataları. Son olarak, Çiğli Arıtma Tesisinden çıkan suyun Körfez'in en dar noktalarından birine deşarj ediliyor olması ve iç körfezdeki sığlaşma. Takdir edersiniz ki, katlanarak büyüyen ve yıllarca ihmal edilmiş bir meseleyi birkaç yılda çözecek sihirli bir değnek hiç kimsenin elinde yok. Tüm imkanları zorlamamıza karşın maalesef yaptığımız müdahaleler için zamana ihtiyacımız var. Bu bardağın boş tarafı. Dolu tarafı ise bugün elimizde Körfez'in nasıl temizleneceğine dair çok net, bilimsel bir yol haritası var. Bu planı sabırla ve tam bir kararlılıkla uyguluyoruz' dedi.

Körfez stratejisinin üç ayağı

Körfez stratejisinin üç ayağı olduğunu vurgulayan Soyer, şöyle konuştu: 'Birincisi, İzmir'de birlikte akan kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarını ayırmak. Adına 'birleşik sistem' denilen ve aslında bir sistemsizlik anlamına gelen bu yaklaşım şehrimizde koku, taşkınlar ve Körfez kirliliği başlıklarıyla tezahür eden tüm konuların ortak nedeni. İkinci ayak, Çiğli Arıtma Tesisinin ve çamur döküm sahasının rehabilitasyonu. Üçüncü ve son ayak, Çiğli Arıtma Tesisinden çıkan binlerce metreküp tatlı suyun çıkış noktasını iç Körfez'den orta Körfez'e taşımak ve iç körfezin sığlaşmasını engellemek.'

'Kapısı bacası açık bir evde toz almaya benziyor'

İzmir'in yağmur suyu altyapısının yok denecek kadar zayıf olduğunu, İzmir'in yağmur suyu kanallarının 50 yıldır ihmal edildiğini kaydeden Soyer, yağmuru toplayan altyapı sistemi inşa edilmediği için yağışların bir kısmının yüzey akışına geçtiğini ve yollarda su baskını riski oluşturduğunu belirtti. Yağmurun önemli bir kısmının da kanalizasyon ağına karışarak sistemi kilitlediğini söyleyen Soyer, 'Zaruri olarak kanalizasyon suları yağmurla birlikte denize akıyor. Hem Körfez kirleniyor hem de şehirde koku sorunu oluşuyor. Körfez'deki koku ve kirliliğin ana kaynağı iddia edildiği gibi düşük sirkülasyon değil, yüksek kontaminasyon. Daha önce çözüm olarak önerilen sirkülasyon kanalı kapısı bacası açık bir evde toz almaya benziyor. Dolayısıyla böyle bir kanal açılsa bile Körfez'deki kirlenme ve sığlaşma sorununu çözemiyor. Bu nedenle birinci önceliğimiz dere ağızlarındaki 50 santime kadar varan sığlaşmayı ortadan kaldırmak. Dahası, tüm zorluğuna rağmen caddeleri kazarak İzmir'e çağdaş bir yağmur suyu altyapısı kazandırmak. Yani kapıdan bacadan giren kirliliği durdurarak Körfez'e lağım akmasını engellemek' diye konuştu.

'Yumurta kırılmadan omlet yapılamıyor'

Soyer, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Elbette bu iki ucu keskin bıçak. Yolları kazmaktan çekinerek yağmur suyunu lağımdan ayrıştırmazsanız Körfez kokuyor. Caddeleri kazıp kanal açarsanız trafik sıkışıyor, herkesin keyfi kaçıyor ama yumurta kırılmadan da omlet yapılamıyor. Tüm algı operasyonlarına rağmen, bugüne kadar hiç kimsenin üstlenmediği bu görevi İzmir'de ekibimle birlikte göğüslüyoruz. Aksini yapmak, zaten şehrimize ve görevime ihanet olurdu. Bu nedenle göreve geldiğim ay itibarıyla İzmir'in yağmur suyu kanallarının inşa edilmesi talimatını verdim. Şu ana kadar 196 kilometre yaptık, 2 yıl içinde 200 kilometre daha yapacağız. Böylelikle yağmur suları hiç kirlenmeden Körfez'e, kanalizasyon suları ise kendi kapalı sistemi içinde doğrudan arıtma tesislerimize ulaşacak. Yağmur suyu hatlarımızın yapımı ve dere temizliği çalışmalarımızla Körfez'in tüm kirlilik kaynakları sıfırlanacak. Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin (AOSB) sınırından geçen eski Gediz yataklarından birinin de Körfez'in ciddi kirlenme kaynaklarından biri olduğu tespit ettik. Eski Gediz yatağı, yüksek miktarda sanayi atığını doğrudan iç körfeze taşıyor. Bu konuda AOSB yönetimi ile görüşmeleri İZSU ekibimiz başlattı.'

Koku master planı

'Körfez temizliği stratejimizin ikinci ayağı Çiğli Arıtma Tesisinin revizyonu' diyen Başkan Soyer, şunları söyledi: 'Çiğli Arıtma Tesisini yenilemek ve verimini artırmak için çok detaylı bir çalışma içindeyiz. Öte yandan, Güneybatı Arıtma Tesisi başta olmak üzere Körfez çeperindeki arıtmaların kapasitesini ve sayısını artırıyoruz. İzmir'deki kokunun ana sorunlarından biri arıtmadan çıkan çamurun 20 yıldır Çiğli Arıtma Tesisinin çevresinde depolanmasıydı. Arkadaşlarımız projenin orijinal tasarımında bu çamurun uzakta bir çamur tesisine taşınması olduğunu tespit etti. İzmir tarihinde ilk defa arıtma çamurunu Körfez kenarında değil Manisa'da lisanslı bir tesiste depolamaya başladık. Eskiden birikmiş çamurun bertarafı içinse İYTE ile ortak bir proje yürütüyoruz. Bu yılın sonunda o çalışma da başlayacak. İzmir'in koku kaynaklarından biri tümüyle ortadan kalkacak.' Soyer, geri kazanım projesiyle iç Körfez'e ulaşan deşarj noktasını orta Körfez'e taşıyacaklarını, Çevre Mühendisleri Odası başta olmak üzere ilgili uzman kuruluşlar ve akademisyenler ile bir koku master planı oluşturulacağını anlattı.

'İzmir'in yapı stoku çok yaşlı'

İzmir'de yapılan çalışmalar hakkında detaylı sunumuna devam eden Başkan Soyer, kentsel dönüşüm modelini de aktardı. İzmir'in yapı stokunun çok yaşlı olduğunu anımsatan Soyer, çağrı üzerine İzmir'in iş insanlarının inisiyatif aldığını ve İzmir'in kentsel dönüşüm yapı kooperatiflerinin teker teker kurulmaya başlandığını söyledi. Yerinde dönüşüm, yüzde 100 uzlaşı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi garantörlüğü ile İzmir'in dört bir yanında inşaatların başladığını belirten Soyer, Gaziemir, Ege Mahallesi, Uzundere, Ballıkuyu, Çiğli Güzeltepe ve Örnekköy olmak üzere 6 bölgede dönüşümün aynı anda devam ettiğini kaydetti. Buna göre 3 bin 958 bağımsız birimin yapımı sürüyor, 2 bin 500 bağımsız birimin yapım ihalesine hazır hale geldi. Hedef, 20 bin konut yapmak.

"Hedef, turist sayısını 4 milyona çıkarmak"

İzmir ekonomisinin en çok ihmal edilmiş bir diğer ayağının turizm olduğunu aktaran Soyer, 'Akdeniz çanağında İzmir'in aldığı pay sadece 1 milyon ziyaretçi. Ülkeyi ucuz destinasyona dönüştüren, niteliğe değil niceliğe önem veren bir turizm anlayışıyla kent ekonomisini güçlendiremeyiz. Hedefimiz 2024 yılında İzmir'i, nitelikli turistin tercih ettiği ve kişi başına düşen turist harcamasının her geçen yıl arttığı bir kent haline getirmek. 12 ay ve 30 ilçede turizm vizyonumuzla İzmir'e gelen turist sayısını 4 milyona çıkarmak için çalışıyoruz' diyerek turizmde yapılan Visit İzmir ve Direct İzmir gibi çalışmalardan bahsetti. Kruvaziyer turizmi çerçevesindeki çalışmaları da anlatan Soyer, dünyanın en önemli kruvaziyer fuarını 2024'de İzmir'de düzenleyeceklerini, yıllar sonra ilk defa bu yaz İzmir'den Selanik ve Midilli seferlerinin başlayacağını ve Alsancak-Midilli seferini yapan ilk İzDeniz gemisinin seferlerine başladığını belirtti. Soyer, İzmir'in 2022'de pandemi öncesine göre yüzde 30 daha çok turist ağırlayacağını ifade etti. Soyer, sunumunda her alanda belediye tarafından hayata geçirilen çalışmaları anlattı.

'Peynirlerimiz çok yakında İzmirli markası ile piyasaya sürülecek'

Başkan Soyer, 'ekolojik demokrasi ve ekonomik demokrasinin iç içe geçtiği' 'İzmir Tarımı' çalışmalarından bahsetti. Mart ayından bugüne kadar kooperatifler aracılığı ile 16,5 milyon liralık küçükbaş sütü aldıklarını ve tamamından peynir yaptıklarını aktaran Soyer, 'Peynirlerimizi yine kooperatiflerimiz üretti. Bunları işlemek, peynir yapmak için 5 milyon liralık üretim masrafı yaptık. Toplamda 40 milyon liralık peynirimiz oldu. Sadece 4 ayda ve yalnızca tek bir kalem ürün üzerinden 18,5 milyon liralık katma değer oluşturduk. Üstelik bunu belediye şirketlerimiz üzerinden, tek bir kuruş kamu kaynağını israf etmeden yaptık. Sürpriz peynirlerimiz var ve bu peynirlerimiz çok yakında İzmirli markası ile piyasaya sürülecek. Tarım konusunda iki yeni tarımsal eğitim kurumu daha kurulacağını belirten Başkan Soyer, Bademler köyündeki İzmir Tarım Okulu ve İzmir Tarım Teknolojileri Üniversitesinin çiftçilerin bilgi ve tecrübelerini geliştireceğini ifade etti.

Günlük harcama tutarı hedefi bin dolar

Başkan Soyer detaylı sunumunun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. İzmir turizmiyle ilgili hedefin ne olduğuna yönelik soruya cevap veren Soyer, 2024'e kadar İzmir'in nüfusuna eşit olacak bir ziyaretçi sayısına ulaşmayı hedeflediklerini, 600 dolar olan kişi başı günlük harcama tutarını bin dolara çıkarmayı planladıklarını belirtti. Soyer, bu hedefe varmak için ortak akılla çalışmaları sürdürdüklerini söyledi.

'Ek bütçe çalışması yapıyoruz'

Başkan Soyer, belediyenin ek bütçeye ihtiyaç duyup duymadığına ilişkin soruya da şu yanıtı verdi: 'Her evde yangın var ama emin olun Büyükşehir Belediyesindeki yangın da büyük. Tabii ki enflasyondan, hayat pahalılığından, döviz kurlarındaki oynamadan olumsuz etkileniyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesinin uluslararası finans kuruluşlarına olan borcu, yerli bankalara oranla daha yüksek. Biz kurdaki her yükselişten ciddi bir biçimde etkileniyoruz. O nedenle ek bütçe çalışması yapıyoruz ve yenilemek mecburiyetindeyiz. Ancak bütün bunları aşmaya muktedir bir kurumsal yapımız var. O nedenle hala 3A derecelendirme notunu taşımaya devam ediyoruz. İzmirlilerin için rahat olsun. İzmir Büyükşehir Belediyesi, tüm bu sorunları aşmaya muktedir.'

'Çıbanın başını bu şehirden kurtarıyoruz'

Buca Metrosu, Hilton, Basmane çukuru olarak bilinen alan ile ilgili soruya cevap veren Başkan Soyer, Buca Metrosu süreçlerinin devam ettiğini, şantiye hazırlıklarının sürdüğünü ve Danıştay'ın sonucunu açıklayacağı bilgisinin geldiğini kaydetti. Soyer, 'Bizim açımızdan çalışmamızı engelleyen, süre kaybına yol açan bir durum söz konusu değil. Biz başından beri devam ediyoruz. Basmane çukuru ile ilgili çok çalıştık. Birçok şeyi müzakere ettik. Aynı Hilton gibi burada da çok az kaldı. Çözüyoruz. Bu çıbanın başını bu şehirden kurtarıyoruz. Orada inşallah sorunu çözeceğiz, sonra da İzmirlilerle beraber karar veririz' sözlerine yer verdi.

'Bizi odalarında kabul etmezlerdi, şimdi alkışlarla salona girdik'

20 yıllık süreçte yurt dışındaki İzmir algısı karşılaşması hakkındaki soruya yanıt veren Başkan Soyer, şöyle konuştu: 'Vizyon dediğiniz şey, dağın arkasındaki vahayı görüp çevrenizdekileri ona inandırmak ve oraya beraber yürümek için ikna etmektir. İzmir bence dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Ve fakat bu özellikleri unutulmuş. Biz bir iade-i itibar peşindeyiz. İzmir'i tekrar o görkemli günlerine taşımak istiyoruz. Bunun için her şey var. Biz sadece bunları görünür kılmak mecburiyetindeyiz. Onun için uluslararası alanda İzmir'i tanıtmaya önem veriyoruz. Dünyanın her yerinde İzmir ofisleri açacağız. 10 yıl öncesinden beri Brüksel'e defalarca gittim. Bırakın parlamento salonuna girmeyi, görüştüklerimiz bizi odalarında kabul etmezdi. Koridorlarda konuşurduk. Şimdi öyle değil. Şimdi alkışlarla Bölgeler Komitesi salonuna girdik. En azından 'İzmir' deyince herkesin aklında pozitif bir şey var. Bu çok kıymetli. Çünkü bunun üzerine bir şey inşa edebiliyorsunuz. İstediğiniz kadar cennet olun, bunu dünya bilmiyorsa hiçbir kıymeti yok. Biz bu cennetin dünyada bilinmesi gerektiğine inanıyoruz.'

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'in kaçırılmasına ilişkin olayda gözaltına alınanların sayısı 10'a yükseldi

20.06.2026 12:07:00
İHA
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin gözaltı sayısı 10'a yükseldi
Edinilen bilgiye göre, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Maltepe'de kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı.

Olayla ilgili İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Gayrettepe Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, şehir kameralarını mercek altına aldı.

Kurulan ekip tarafından Erhan Karaal'ı kurtarmak için çalışma başlatılmıştı. Maltepe'de evinin yakınlarında kaçırıldığı öğrenilen Karaal, düzenlenen operasyonla Tuzla'da bir inşaat alanındaki atıl şekildeki bir prefabrikte elleri kolları bağlı halde bulunmuştu.

Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ekiplerce yürütülen çalışmada 2 kişi daha gözaltına alındı.

Olaya ilişkin gözaltı sayısı ise 10'a yükseldi.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti


 
Türkiye'de tam bir tır dehşeti yaşanıyor. Trafik kurallarını ve sürüş emniyetini hiçe sayan trafik teröristleri, her gün çoğu ölümlü onlarca kazaya imza atıyor.

20.06.2026 02:48:00 / Güncelleme: 20.06.2026 02:55:03
HABER MERKEZİ/AA
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti
Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tır, cipi biçti

Bayburt'ta kırmızı ışıkta geçen tırın çarptığı cipin sürücüsü yaralandı. F.E. idaresindeki tır, Şingah Mahallesi eski hastane kavşağında kırmızı ışıkta geçti. Tır, bu sırada kavşaktan geçmeye çalışan M.K'nin kullandığı 27 ABT 629 plakalı cipe hızla çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Kazada hafif yaralanan cip sürücüsü M.K, sağlık ekiplerince Bayburt Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
Öte yandan, kaza anı güvenlik kamerasınca kaydedildi. Görüntülerde, kırmızı ışıkta geçen tırın cipe çarptığı anlar yer alıyor.

Tır dehşeti bitmiyor

Türkiye'de tır dehşeti sıradan bir hale geldi. Her gün onlarca trafik cinayetine imza atıyorlar. Şehirler arası yolda otobüsle seyahat edin, dehşeti göreceksiniz... Bir ayağını, özellikle de sol ayağını direksiyonun sol tarafına koyan onlarca tır sürücüsü ile karşılaşacaksınız. Durum bu olunca kazalar kaçınılmaz oluyor!

Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu

Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu

20.06.2026 00:27:00
İhlas Haber Ajansı
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı bulundu
Bartın'da sahilde 5 gün içinde ikinci insansız hava aracı (İHA) bulundu. Sahilde yoğun tedbir alınırken, parça incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi.

Bartın'ın Amasra ilçesine bağlı Çakraz Plajı'nda saat 16.00 sıralarında insansız hava aracı bulundu. Bölgede geniş güvenlik tedbirili alan jandarma ekipleri yaptıkları incelemede, üzerinde mühimmat bulunmadığını belirledi. Jandarma ekipleri tarafından sahilden alınarak, incelenmek üzere Ankara'ya gönderildi. Çakraz Plajı'nda bulunan İHA'nın 5 gün önce Kurucaşile ilçesine bağlı Kapısuyu Plajı'nda bulunan insansız hava aracı ile aynı olduğu öğrenildi.



Uzun süre suda kaldığı ve parçalanmış halde bulunan dronun, gövde ve pervaneleri strafor köpükten, pervaneleri ağaçtan eklenti vidalarının ise plastikten yapıldığı tespit edildi. Rus yapımı olduğu tahmin edilen insansız hava aracının kesin menşeinin ise Ankara'da yapılacak incelemede belirlenmesi bekleniyor. Bulunan insansız hava aracının, mühimmat taşıma özelliğinin bulunduğu fakat saldırı dronları için önceden gönderilerek, hava savunma sistemleri ve radarları aldatmak için kullanıldığı tahmin ediliyor.

Erdoğan metro açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'na ilişkin, "Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz" dedi

19.06.2026 19:20:00
AA
Erdoğan metro açılışında konuştu
Erdoğan metro açılışında konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, açılışını yaptıkları hattın Halkalı-Arnavutköy kesiminin ülkeye, millete, hat üzerindeki yerleşim yerlerine ve tüm İstanbul'a hayırlı olmasını diledi.

Hattın İstanbul'a kazandırılmasında emeği geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, sinyalizasyon sistemini geliştiren ASELSAN ve TÜBİTAK'ı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine kadar herkesi tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sultan Fatih'in şehrine yine Sultan Fatih'in tavsiyelerini kendimize rehber kılarak aşkla hizmet ediyoruz. Ne demişti o büyük Sultan? 'Hüner bir şehir bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir.' İşte biz de meftunu ve maşuku olduğumuz güzel İstanbul'umuzu mamur etmek, ihya ve inşa etmek, İstanbul halkını hak ettiği hizmet standardıyla buluşturmak için gece gündüz koşturuyoruz. Bilhassa raylı sistemler noktasında büyük bir çaba içindeyiz. İşte şimdi buraya gelirken 120 kilometre hıza kadar ulaştık. 16 milyon nüfusu, yıllık 20 milyona yaklaşan ziyaretçisiyle dünyanın en büyük metropollerinden biri olan şehrimizi demir ağlarla ilmek ilmek örüyoruz."

Toplamda 16 istasyondan oluşan 69 kilometre uzunluğundaki Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni iki ayrı koldan hayata geçirdiklerini anlatan Erdoğan, projenin 37,5 kilometrelik kısmını Gayrettepe-İstanbul Havalimanı ve 31,5 kilometrelik kısmını ise Halkalı-İstanbul Havalimanı metrosu olarak şehrin hizmetine verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gayrettepe'den Halkalı'ya kesintisiz ulaşım imkanı sağlayacak hattın Gayrettepe'den Arnavutköy'e kadar olan 47 kilometrelik kesimini geçen yıllarda devreye aldıklarını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kağıthane-İstanbul Havalimanı kesimini 22 Ocak 2023'te, Kağıthane-Gayrettepe arasını 29 Ocak 2024'te, Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimini ise 2024 yılının mart ayında İstanbul halkının istifadesine sunduk. Daha önce hizmete açtığımız bu 47 kilometrelik kesimde, İstanbul Havalimanı'nda yapacağımız hızlı tren hattı, Kağıthane istasyonunda Mahmutbey-Mecidiyeköy-Kabataş metro hattı, Gayrettepe istasyonunda Yenikapı-Hacıosman metrosu ve metrobüs ile entegrasyon sağladık. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı kesimindeki Arnavutköy Hastane ve Taşoluk istasyonlarını da bu sisteme dahil ettik. Böylece başta bu hatlar üzerinde yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere milyonlarca İstanbullunun ulaşımını ciddi ölçüde kolaylaştırdık. Şimdi bütün bu çalışmalarımızı taçlandırıyoruz. Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye'yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın Kayaşehir istasyonu önünde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Halkalı-Arnavutköy kesiminin hizmete girmesiyle sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en uzun metrolarından birinin tamamlanmış olduğunu söyledi.

Hattın 22 kilometre uzunluğundaki Halkalı-Arnavutköy kesiminin, İbn Haldun Üniversitesi, Kayaşehir, Olimpiyatköy, Halkalı Stadı ve Halkalı olmak üzere 5 yeni istasyona sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

"Bu istasyonlar sayesinde önemli bağlantılar tesis edilmiştir. Kayaşehir istasyonunda Bakırköy-Kirazlı-Başakşehir-Kayaşehir metrosu ile Olimpiyatköy istasyonunda ise Ataköy-İkitelli Olimpiyat metrosu ile entegrasyon sağlandı. Halkalı Stadı istasyonunda yapımı devam eden Kabataş-Mecidiyeköy-Mahmutbey-Bahçeşehir-Esenyurt metrosu ile bağlantı kuruldu. Halkalı istasyonunda da yüksek hızlı tren hatları, Marmaray, Halkalı-Bahçeşehir Banliyö Hattı ve Yenikapı-Kirazlı-Halkalı metrosu ile tam entegrasyon gerçekleştirildi. Milyonlarca vatandaşımız, İstanbul'un merkezi noktalarına zahmetsiz bir şekilde ulaşım imkanına kavuştu. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum."

Yapımı süren metro hatlarıyla İstanbul'daki raylı sistem uzunluğu 191 kilometreye çıkacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan yeni hat sayesinde seyahat sürelerini de ciddi manada azalttıklarına işaret ederek, "Halkalı-İstanbul Havalimanı arasını 30 dakikaya, Halkalı-Göktürk arasını 43 dakikaya, Halkalı-Kağıthane arasını 54 dakikaya, Halkalı-Gayrettepe arasını ise 57 dakikaya düşürüyoruz. Küçükçekmece-Kemerburgaz arası 50 dakikaya inerken, Başakşehir-Kağıthane arası da inşallah 48 dakika olacaktır. Projenin 25 senede vakitten 117 milyon saat tasarruf ettirmesini, ekonomik faydanın ise toplam 935 milyon avroyu bulmasını bekliyoruz. Bunların da şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

"Aşkınan çalışan yorulmaz." diyen Erdoğan, bu inançla İstanbul için raylı sistem çalışmalarını aralıksız devam ettirdiklerini belirterek, "4,5 km uzunluğundaki Altunizade-Çamlıca Camisi-Bosna Bulvarı Metro Hattı'nın inşası sürüyor. İlaveten 6,3 kilometrelik Yavuztürk-Kazım Karabekir-Topağacı-Ümraniye Spor Köyü raylı sistem hattının yapımı da devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu 191 kilometreye çıkacak." ifadelerini kullandı.

"İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Şehrimiz yeni metro hatları kazandıkça İstanbul'un beceriksiz idarecilerin elinde artık eziyete dönüşmüş trafiğini rahatlatacağız. Bunun da en büyük faydasını, işe geç kalmamak için arabalarında uyuyan, araçlarını hafta içi yatakhaneye çeviren İstanbullu kardeşlerimiz görecek. Milletin kaynakları, para kuleleri, baklava kutuları, kişisel kariyer hesapları yerine bugün burada olduğu gibi hizmete, esere, yatırıma harcandıkça hem İstanbul'un hem de İstanbullunun yüzü gülmeye başlayacak. Bunun için ne diyoruz? 'İstanbul beklemez.' diyoruz. 'İstanbul ihmale gelmez. İstanbul beceriksizliği, vizyonsuzluğu kaldırmaz.' diyoruz. Merhum şair Orhan Seyfi Orhon'un, 'Sihrinle füsununla gururunla nazınla/Altın Haliç'in, Marmara'n, aşık Boğaz'ınla/Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık/Türk'ün güzel İstanbul'u mesut uyu artık.' dediği İstanbul'un gevşekliğe, umursamazlığa, boş vermişliğe asla tahammülü olmaz."

İstanbul'u sevmenin aşkla hizmet etmeyi, bu şehre kıymet vermenin taş üstüne taş koymayı, bu şehri önemsemenin sorunlarıyla, dertleriyle ilgilenmeyi gerektirdiğini ifade eden Erdoğan, "Biz de işte bunu yapmanın peşindeyiz. İstanbul'a olan şükran borcumuzu hakkıyla ödemenin gayretindeyiz. Kim ne derse desin, İstanbul'u kaderine terk etmemekte kararlıyız. İstanbul'un, trafik başta olmak üzere sorunlar yumağı altında ezilmesine izin vermeyeceğiz. Dünyanın göz bebeği olan İstanbul'u hak ettiği yatırımlarla buluşturmaya inşallah devam edeceğiz." dedi.

İstanbul'a olan tutkularının, İstanbullulara olan hizmet aşklarının nişanesi olan metro hattının hayırlı uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, emeği geçenleri, katkısı ve alın teri olanları tebrik etti.

"Diğer illeri de ihmal etmedik"

Erdoğan, İstanbul için çalışırken diğer illeri de ihmal etmediklerini, pazartesi günü Ankara'ya stratejik önemi yüksek bir eser kazandırdıklarını söyledi.

Uzun yıllar askeri havalimanı olarak hizmet veren, 1933 senesinde yapılan Ankara Havalimanı'nı ihya ederek yeni çehresiyle ayağa kaldırdıklarını belirten Erdoğan, "Devlet konukeviyle, 2 bin 450 metreden 3 bin metreye uzattığımız pist uzunluğuyla, 44 uçağın eş zamanlı olarak park edebileceği kapasitesiyle ve diğer imkanlarıyla Ankara, gurur verici bir esere daha kavuşmuş oldu." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Pendik'te Türk donanmasının ve Türk tersaneciliğinin gücünü gösteren bir törene katılacaklarını, 7-8 Temmuz'da ise aralarında ABD Başkanı Donald Trump'ın da olduğu NATO liderlerini Türkiye'de ağırlamaya hazırlandıklarını hatırlatarak, "Öncesinde 28-29 Haziran'da NATO Parlamenter Zirvesi İstanbul'da yapılacak. Daha sonra yıl boyunca ülkemizin ev sahipliğinde birçok uluslararası etkinlik düzenlenecek. Yani 2026 senesi Türkiye için kelimenin tam manasıyla bir zirveler yılı olacak." diye konuştu.

Türkiye'nin marka değerinin artacağını, bölgesinin cazibe merkezi olduğunun görüleceğini ve küresel diplomasinin oyun kurucu aktörlerinden biri olduğunun tescil edileceğini vurgulayan Erdoğan, "Dünün kavramlarıyla, dünün ideolojileriyle, özellikle de dünün muhalefet tarzıyla bugünün meseleleri anlaşılamaz. Türkiye değişirken, dünya değişirken, dünya sistemlerinde köklü değişimler yaşanırken maalesef bizim muhalefet bunu bir türlü idrak edemiyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 senesinin Türkiye'sinde hala eski kalıplarla, eski alışkanlıklarla siyasetçilik yapmaya devam ediyorlar. Başlarını öyle bir kuma gömmüşler, bırakın dünyayı ülkemizde ne olup bittiğinden haberleri bile yok." ifadelerini kullandı.

Muhalefet aktörlerinin yıllarca kendilerini acımasızca eleştirdiğini kaydeden Erdoğan, "Lafa her başladıklarında 'Bizim Libya'da, Suriye'de, Somali'de ne işimiz var?' diyerek bizi suçladılar. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, kahraman ecdadımızın emaneti olan gönül ve kültür coğrafyamıza sırtlarını döndüler. Orta Doğu bataklığı dışında, sınırlarımızın ötesinde yaşayan on milyonlarca kardeşimiz için tek bir cümle dahi kuramadılar." diye konuştu.

"Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar"

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünyadaki ve bölgedeki gelişmelere Türkiye merkezli bakmayı bir türlü başaramadılar. Son seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak karşımıza çıkan zat, çareyi Amerika'dan uzman ithal etmekte ararken, onun yerine gelen 5 dakikacık bir görüşme için yabancılar karşısında 40 takla atıyor, adeta yalvarıyor. Daha düne kadar yurt dışına Türkiye'yi şikayet turları düzenliyorlardı. Şimdi bir tanesi çıkmış, kötü siciline bakmadan bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi haline getirmekle itham ediyor. İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor. Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür."

Dış politikanın şov alanı değil, tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanı olduğunu belirten Erdoğan, "Biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık. Aksine, hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk. Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken, biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik. Siz birbirinizin kuyusunu kazarken, biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık." açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siz kimin hain, kimin işbirlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken, biz zorlu müzakere masalarında Türkiye'nin hak ve hukukunu savunduk. Aslında bunlara daha önce de söyledim, bugün tekrar ediyorum. Dış politikada bize ders vermek sizin boyunuzu ziyadesiyle aşar. Eskisiyle yenisiyle, sizin çapınız buna yetmez. En iyisi siz, bilgi, birikim ve liyakat gerektiren zor konularla uğraşmayın. Gidin kapasitenize ve kalibrenize uygun işleri kovalayın. Mesela koltuk kapmaca, salon kapmaca oynayın. Eğer becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin. Daha kavgasız, gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz. Hani derler ya, 'Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.' Kusura bakmayın ama size bu işten ekmek çıkmaz."

Kendilerinin muhalefetin bitmez tükenmez kavgalarına ayıracak vakti olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz birilerine laf yetiştirmenin değil, sevgili gençlerimiz başta olmak üzere aziz milletimize hizmet etmenin, şehirlerimizi bünyad etmenin derdindeyiz. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz." diye konuştu.

Erdoğan'dan A Milli Futbol Takımı'na ve YKS'ye girecek öğrencilere başarı dileği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) girecek tüm gençlere de Allah'tan zihin açıklığı ve kolaylıklar niyaz ettiğini belirterek, "Sınavınız nasıl geçerse geçsin, unutmayın, sizler bu ülkenin geleceğisiniz, yarınlarımızın teminatısınız, ailelerinizin ve milletimizin göz bebeğisiniz. Sizlere güveniyoruz, sizlere inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yarın sabah 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında A Milli Futbol Takımı'nın Paraguay ile karşılaşacağını hatırlatan Erdoğan, "Bizim Çocuklara Paraguay ile oynayacakları maçta başarılar diliyorum. Milli takıma destek veren tüm vatandaşlarımdan, üniversite sınavına girecek evlatlarımızı da düşünerek maç heyecanını ölçülü yaşamalarını, gençlerimizi rahatsız edebilecek eylemlerden uzak durmalarını özellikle rica ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı'nın bugün hizmete açtıkları Halkalı-Arnavutköy bölümünün hayırlı olmasını dileyerek, hattın İstanbul'un hizmetine sunulmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı

MİT, terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu tutuklandı

19.06.2026 18:08:00
İhlas Haber Ajansı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
MİT'in yakaladığı DEAŞ'ın sözde sorumlusu tutuklandı
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlediği operasyonda, sınır bölgesinde yakalanarak Konya'ya getirilen örgütün sözde sorumlusu Ahmet Kazancı, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, DEAŞ terör örgütünün "Horasan Vilayeti" medya yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda, farklı kod adları kullanan Ahmet Kazancı yakalandı. Ahmet Kazancı geçtiğimiz çarşamba günü Konya'ya getirildi. Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan zanlı, bugün adliyeye sevk edildi. Ahmet Kazancı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Milli maç için dev ekran yasaklandı

A Milli Futbol Takımı’nın yarın oynayacağı kritik Paraguay maçı öncesi meydanlarda kurulması planlanan dev ekran organizasyonları, hafta sonu yapılacak merkezi sınavlar nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından iptal edildi

19.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Milli maç için dev ekran yasaklandı
Milli maç için dev ekran yasaklandı
İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği sözlü talimatla sokak ve meydanlardaki toplu maç izleme etkinliklerini yasakladı. Kararın arkasında, hafta sonu milyonlarca adayın ter dökeceği merkezi sınavlar yer alıyor. Bakanlık, öğrencilerin sınav öncesinde ve sırasında gürültüden uzak, sakin bir ortama ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yerel yönetimlerin ve derneklerin günler öncesinden hazırladığı dev ekran organizasyonları bu talimatla birlikte durduruldu.

BELEDİYELER PROGRAMLARINI İPTAL EDİYOR

Talimatın ardından Türkiye genelindeki birçok belediye, meydanlarda kurmayı planladığı dev platformları sökmeye başladı. Vatandaşların milli heyecanı ortak alanlarda coşkuyla yaşayabilmesi için hazırlanan dev ekran projeleri, sınav takvimiyle çakışması sebebiyle bir sonraki maçlara ertelendi. Belediyeler, sosyal medya hesapları üzerinden vatandaşlara duyuru yaparak kararın gerekçesini açıkladı ve adaylara başarılar diledi.

ÖĞRENCİLERİN SESSİZLİK HAKKI ÖNCELİKLİ OLDU

Sınav sabahı ve bir gün öncesindeki akşam saatlerinde oluşabilecek korna sesleri, toplu tezahüratlar ve trafik yoğunluğu, adayların motivasyonunu düşürme riski taşıyordu. Bakanlık yetkilileri, gençlerin geleceğini belirleyecek bu önemli sınavda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına sessizliğin korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı. Emniyet güçleri de sınav merkezlerinin çevresinde ve ana meydanlarda gürültü kontrolü için denetimlerini artıracak.

MİLLİ HEYECAN EVLERDE YAŞANACAK

Yarın saat 06:00'da başlayacak olan Türkiye - Paraguay Dünya Kupası grup müsabakası, bu kararla birlikte meydanlar yerine evlerde takip edilecek. Taraftarlar, toplu alanlarda bir araya gelemeyecek olsa da ekran başında milli takıma destek vermeye devam edecek.

CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu

CHP Ankara Milletvekili Beker, CHP genel başkanlığına dönen Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu. Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.
 

19.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP'li vekilden Kılıçdaroğlu'na suç duyurusu
CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker'in avukatı, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına dönen Kemal Kılıdaroğlu hakkında Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Beker, başvuruyu Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik sarf ettiği sözler sebebiyle yaptı.

24 Mayıs'ta CHP Genel Merkezi önünde Kılıçdaroğlu'nu destekleyenler ile mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel'i destekleyenler arasında arbede yaşanmıştı. Aynı saatlerde genel merkezin girişine iki adet parti otobüsü çekilmişti.

27 Mayıs'ta konuya dair konuşan Kılıçdaroğlu, "Adnan Beker'in otobüsünün orada ne işi var, bir akıl var ya akıl. Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP'yi yaralamak için mi? Adnan Beker'in militanlarının orada ne işi var?" demişti.

Başvuruda, "Şüpheli, beyanlarıyla müvekkilimin bir grup militan ile parti genel merkezine geldiği, bu kişilere taş atma ve şiddet eylemi gerçekleştirme talimatı verdiği veya azmettirdiği yönünde açıkça gerçek dışı, hiçbir somut delile dayanmayan bir vakıa isnat etmiştir" denildi. Dilekçede öte yandan Beker'in, 24 Mayıs günü iki danışmanı eşliğinde ve "seçilmiş genel başkanına destek vermek amacıyla" CHP Genel Merkezi'ne gittiği vurgulandı.

12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

19.06.2026 11:15:00
AA
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
12. Yargı Paketi gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlanan 12. Yargı Paketi, gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulacak

AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin çalışmalarını tamamladı.

Gelecek hafta TBMM Başkanlığına sunulması beklenen kanun teklifiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 4. Yargı Reformu Strateji Belgesindeki hedef ve faaliyetlere yönelik düzenlemelere gidilecek.

Teklifle yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişikliğe göre hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.

Yargıda, bilişim teknolojilerinin sağladığı faydalardan daha fazla yararlanılması amacıyla e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilecek, ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile yapılacak.

Türk Ceza Kanunu'ndaki değişiklikle ise haksız menfaat için hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşmak müstakil suç olarak düzenlenecek ve hapis cezası verilecek. Yeni suç ihdası dolayısıyla hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlar ve bu hesapları dolandırıcılıkta kullanılanlar "nitelikli dolandırıcılık" yerine yeni suç kapsamında cezalandırılacak.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması amacıyla bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle Yargıtay'ın bozma kararı veremeyeceğine yönelik düzenleme yapılacak.

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda, hukuki boşlukların doldurulması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılacak.

İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı hala bulunamadı

İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Karaal'ın kaçırılma anına ait en net görüntüler ortaya çıktı

19.06.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı hala bulunamadı
İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı hala bulunamadı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılma anına ilişkin en net görüntüler ortaya çıktı.

Görüntülerde Karaal'ın telefonla konuşarak yolda yürüdüğü, ardından yanına yaklaşan kişiler tarafından zorla araca bindirilerek götürüldüğü anlar yer aldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 17 Haziran akşamı Maltepe'de evinin önünden kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldı. Karaal'ın bulunması ve şüphelilerin yakalanması için başlatılan çalışmalar sürerken, olaya ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Görüntülerde, Karaal'ın telefonla konuşarak sokakta yürüdüğü sırada bir kişinin yanına yaklaştığı, kısa süre sonra başka kişilerin de bölgeye geldiği görüldü. Şahısların Karaal'ı zorla araca bindirerek olay yerinden uzaklaştığı anlar güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.