Batı Akdeniz göllerinde tehlike çanları
Batı Akdeniz göllerinde tehlike çanları: Burdur Gölü son 50 yılda su hacminin yarısını kaybetti
20.12.2025 11:35:00
İhlas Haber Ajansı
İhlas Haber Ajansı





İklim değişikliği ve insan baskısının birlikte etkisi Batı Akdeniz'deki gölleri kuruma noktasına getirdi. Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Eğirdir, Burdur ve Salda göllerinin aynı tehlike altında olduğunu belirterek bütüncül su yönetimi çağrısı yaptı.
İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, tarım ve turizm faaliyetleri Türkiye genelinde su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırırken, Batı Akdeniz Bölgesi bu süreci en ağır yaşayan alanlardan biri haline geldi. Akarsu havzaları bazında yapılan değerlendirmeler, Antalya Havzası başta olmak üzere Batı ve Doğu Akdeniz havzalarında ciddi kuraklık ve su stresi riskini ortaya koyuyor.

Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Türkiye'de su yönetiminin il sınırlarına göre değil, akarsu havzaları bazında yapıldığını belirterek, ülkede toplam 25 akarsu havzası bulunduğunu söyledi. Antalya'nın da birden fazla havza içerisinde yer aldığına dikkat çeken Karadirek, bu durumun su yönetimini daha da kritik hale getirdiğini ifade etti.

Antalya Havzası içerisinde yer alan Eğirdir Gölü'nün son yıllarda ciddi bir çekilme yaşadığını belirten Karadirek, bu durumun yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını vurguladı. Kuraklık ve artan sıcaklıkların etkili olduğunu ancak insan faaliyetlerinin de göl üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi.
Tarım politikaları, vahşi sulama uygulamaları, yüzeysel ve yer altı sularının bilinçsiz kullanımı ile Eğirdir Gölü'nün aynı zamanda içme suyu kaynağı olarak kullanılmasının göle giren su miktarını ciddi şekilde azalttığını kaydeden Karadirek, "Bu baskılar sonucunda gölde ciddi bir çekilme söz konusu. Hatta gölün ikiye ayrılması riski konuşuluyor" dedi.

2024 yılına ait resmi verilere dikkat çeken Prof. Dr. Karadirek, Eğirdir Gölü'ne giren toplam su miktarının yaklaşık 373 milyon metreküp olduğunu, buna karşılık aynı yıl buharlaşma miktarının yaklaşık 473 milyon metreküp olarak gerçekleştiğini söyledi. Karadirek, "Sadece bir yılda göle giren su, buharlaşmayı bile karşılayamadı. Bu tablo sürdürülebilir değil" diye konuştu.
İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, tarım ve turizm faaliyetleri Türkiye genelinde su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen yıl artırırken, Batı Akdeniz Bölgesi bu süreci en ağır yaşayan alanlardan biri haline geldi. Akarsu havzaları bazında yapılan değerlendirmeler, Antalya Havzası başta olmak üzere Batı ve Doğu Akdeniz havzalarında ciddi kuraklık ve su stresi riskini ortaya koyuyor.
"Su il sınırına göre değil, havzaya göre yönetiliyor"

Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. İbrahim Ethem Karadirek, Türkiye'de su yönetiminin il sınırlarına göre değil, akarsu havzaları bazında yapıldığını belirterek, ülkede toplam 25 akarsu havzası bulunduğunu söyledi. Antalya'nın da birden fazla havza içerisinde yer aldığına dikkat çeken Karadirek, bu durumun su yönetimini daha da kritik hale getirdiğini ifade etti.
"Eğirdir Gölü'nde çekilme gözle görülür hale geldi"

Antalya Havzası içerisinde yer alan Eğirdir Gölü'nün son yıllarda ciddi bir çekilme yaşadığını belirten Karadirek, bu durumun yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını vurguladı. Kuraklık ve artan sıcaklıkların etkili olduğunu ancak insan faaliyetlerinin de göl üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi.
Tarım politikaları, vahşi sulama uygulamaları, yüzeysel ve yer altı sularının bilinçsiz kullanımı ile Eğirdir Gölü'nün aynı zamanda içme suyu kaynağı olarak kullanılmasının göle giren su miktarını ciddi şekilde azalttığını kaydeden Karadirek, "Bu baskılar sonucunda gölde ciddi bir çekilme söz konusu. Hatta gölün ikiye ayrılması riski konuşuluyor" dedi.
Resmi veriler tabloyu ortaya koydu

2024 yılına ait resmi verilere dikkat çeken Prof. Dr. Karadirek, Eğirdir Gölü'ne giren toplam su miktarının yaklaşık 373 milyon metreküp olduğunu, buna karşılık aynı yıl buharlaşma miktarının yaklaşık 473 milyon metreküp olarak gerçekleştiğini söyledi. Karadirek, "Sadece bir yılda göle giren su, buharlaşmayı bile karşılayamadı. Bu tablo sürdürülebilir değil" diye konuştu.



























































































