logo
05 HAZİRAN 2026

Batının beyannameleri sadece kağıt üzerinde kalmıştır

04.03.2009 00:00:00
Batı sözde insan hakları adına çıkardığı beyannamelerde yazılanları hiçe saymaktadır. İnsan hakları sadece siyasi ve ideolojik bir koz haline getirilmiştir. İnsan hakları konusu özellikle bugün demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ile beraber uluslararası ilişkilerde farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

 

Batı insan haklarını sürekli ihlal etmiştirBu husus dünya ülkelerinin insan hakları ihlalleri konusunda hazırladıkları raporlarda da görüldüğü gibi tamamen siyasi bir boyut kazanmıştır. Mesela, "Avrupa Birliğine üye ülkelerin insan hakları konusunda birbirlerini eleştirdikleri örneğine hemen hemen hiç rastlanmamaktadır. Oysa bu ülkelerdeki bazı insan hakları ihlalleri hakkında Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşların pek çok raporu var. AB üyesi ülkelerin birçoğu hakkında Avrupa İnsan Hakları Divanında, İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edildiği gerekçesiyle açılmış pek çok dava ve verilmiş karar mevcuttur.Avrupa İnsan Hakları Divanında İtalya aleyhindeki başvurular Türkiye'nin yedi misli, Fransa aleyhindekiler Türkiye'nin üç misli, İngiltere aleyhindekiler de Türkiye'den çok fazla olmasına rağmen; AB üyeliği konusunda Türkiye'nin önüne getirilen ilk mesele insan hakları ihlalleridir. Bu bağlamda, Lozan'da azınlık olarak sayılmayanlara azınlık statüsünde haklar verilmesi ve böylece Türkiye'nin parçalanmasının önünü açacak düzenlemelerin insan haklarıdır denilerek yerine getirilmesinin istenmesi düşündürücüdür. Türkiye'yi ziyaret eden AB üyesi ülkelerinin Dışişleri bakanları resmi programlarında olmamasına rağmen, özellikle bazı dernek yetkilileri ile görüşmeler talep etmekte, hapishaneleri ziyaret talebinde bulunmaktadır. Bu talepler, özellikle AB kapısında yarım asırdır bekletilen Türkiye'ye karşı, Avrupa'nın elindeki "insan hakları" kozunun bir yansımasıdır.Şurası bir gerçek ki, uluslararası arenada özellikle Türkiye için insan hakları denilince; hakların temini ve her türlü yaşam koşullarının iyileştirilmesinden değil, siyasi taleplerin yerine getirilmesinden bahsedilmektedir.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  / Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

 

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Cahit Babuna / İstanbul Ünv. Emekli Öğr. ÜyesiArtan nüfus tehlike değildirEski ve klasik ekonomik  anlayışta insanların ihtiyaçları sınırsız tabiatın sunduğu  varlıklar ise sınırlı olarak benimsenmiş bulunmaktadır. Milli Ekonomi modelinde ise bunun tam tersi olduğu bildirilmektedir. İnsanların ihtiyaçları sınırlı tabiatın sundukları ise sınırsızdır. Ancak sınırsız olan, insanların ihtiyaçları değil ve fakat "İHTİRASLARIDIR", kazanma hırsıdır. Bireyler kendi ihtiyaçlarından çok daha fazla değer oluşturma kabiliyetindedir. Ancak var olan KAPİTALİST  ekonomik modelleri, insanların kabiliyetlerini devreye koymak yerine, onları devre dışı bıraktığı için sınırsız kaynaklara rağmen insanlığın büyük bir kesimi yokluk içerisindedir. Aslında dünyada artan nüfus bir tehlike değildir, değerli bir varlıktır. Esas tehlike O nüfusun  kapitalist ülkeler tarafından adeta bloke edilip kendilerine dönük istismar edilmesidir. Eğer artan nüfusla dünyada fakirlik oluşsaydı, şimdiki daha çok nüfuslu dünyada, ilerlemenin ters yönde gelişmesi gerekirdi. Fakir ülkelerin perişan durumlarının sebeplerine bakılırsa -o durumda olmalarının sebebi, kendi nüfus çoğalmalarına  bağlı  değildir. Perişanlıkları "BATI  KAPİTALİZMİN" ve istismarcıların onları sömürmesine bağlı olmalarıdır.

Madenciler haklarını söke söke aldı

Eskişehir'de aylardır hakları için direnen Doruk Madencilik işçileri, kararlı mücadeleleri sonucunda tüm taleplerini kabul ettirerek tarihi bir zafer kazandı

05.06.2026 18:00:00
Haber Merkezi
Madenciler haklarını söke söke aldı
Madenciler haklarını söke söke aldı
Eskişehir Mihalıççık'ta bulunan Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır kararlılıkla sürdürdüğü hak arama mücadelesi zaferle sonuçlandı. Şirketin yasadışı dayatmalarına, baskılarına ve sözlerine karşı yalnızca kendi iradelerine ve emek dayanışmasına güvenen madenciler, tüm haklarını söke söke aldı.

Direniş boyunca yeraltında açlık grevleri yapan, yerüstünde nöbet tutan ve seslerini tüm Türkiye'ye duyuran maden işçileri, gasp edilen kıdem ve ihbar tazminatlarını, yıllık izin ücretlerini, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) farklarını ve yasadışı zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları döneme ait tüm maaş alacaklarını hesaplarında gördü.

Gelecek haklar da güvence altında

Kazanılan zafer sadece geçmiş alacakların ödenmesiyle sınırlı kalmadı. İşçilerin hak kaybı yaşamaması için sendika, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve şirket yönetimi arasında sıkı bir denetim mekanizması kuruldu. Hesaplamalarda oluşabilecek en ufak eksiklik veya yanlışlık bu mekanizma üzerinden anında düzeltilecek.

Ayrıca Bakanlığın sendikal hak ihlalleri ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına yönelik başlattığı resmi teftiş süreci de devam ediyor. Varılan kesin mutabakata göre, teftiş sonucunda işçiler lehine ortaya çıkabilecek her türlü fazladan hak ve alacak, şirket tarafından hiçbir itiraz öne sürülmeksizin derhal ödenecek.

"Hiçbir söze kanmadık, dayanışmayla kazandık"

Direnişi örgütleyen sendika tarafından yapılan açıklamada, madencilerin bu süreçte gösterdiği çelikten iradeye vurgu yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!"

Direniş ateşi Edirne'ye taşınıyor

Doruk Madencilik'te kazanılan bu tarihi zafer, Türkiye genelinde hak mücadelesi veren diğer işçilere de büyük bir umut ve moral oldu. Ankara'daki görüşmeleri yürüten işçi heyeti ve sendika temsilcileri, Eskişehir'deki zaferin ardından hiç vakit kaybetmeden rotayı Edirne'ye çevirdi.

Heyet, Edirne'de sendika öncülüğünde 15 gündür benzer hak gasplarına karşı direnen Özşen Madencilik işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek üzere yola çıktı. Maden işçileri, "Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz" diyerek direniş ateşini Edirne'ye taşıyacaklarını ilan etti.

Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı

Diyarbakır'da iddiaya göre aralarında husumet bulunan ve konuşmak için bir kahvehanede buluşma planlayan taraflardan biri, kendilerini bekleyen aileye kurşun yağdırdı. Olayda 1 kişi hayatını kaybederken, 2 kişi de yaralandı

05.06.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Diyarbakır'da kanlı pusu: 1 ölü, 2 yaralı
Olay, Kayapınar ilçesi Peyas Mahallesi'nde bulunan bir kahvehanede meydana geldi. İddiaya göre, aralarında husumet bulunan iki aile konuşmak için bir kahvehanede buluşma ayarladı. Kahvehaneye giden Çınar ailesi, karşı tarafı beklemeye başladı. Bu sırada telefonla aranan ve kahvehanenin önüne çıkmaları istenen Çınar ailesine, kimlikleri öğrenilemeyen şahıslar tarafından ateş açıldı.

Olayda Sedat Çınar ile kardeşi Mehmet Çınar ve eniştesi A.Y. yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk kontrolde ağır yaralanan Sedat Çınar'ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Diğer 2 yaralı, ilk müdahalelerinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sedat Çınar'ın cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırılırken, yaralılardan A.Y.'nin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili geniş çapta inceleme başlatıldı.

Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırılarla ilgili aralarında THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da bulunduğu 6 sanığın yargılandığı davada karar açıklandı

05.06.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı
Reyhanlı'daki terör saldırısı davasında karar açıklandı

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Memet Gezer, Mohammad Dib Korali, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, sanık Korali'ye baro tarafından atanan avukatın duruşmaya iki saat kala görevden çekildiğini ve yeni görevlendirilen müdafinin savunma için süre talep ettiğini söyledi.

Başkan, davanın karar aşamasına gelmesi, tutukluluk süreleri, katılan tarafların Hatay'dan gelmesi ve sanıkların getirilmesi gibi yoğun duruşma hazırlıkları ile usul ekonomisini dikkate alınarak yargılamanın gecikmemesi amacıyla sanık Korali'nin dosyasının ana davadan ayrıldığını bildirdi.

Son sözü sorulan sanıklar, terör saldırısıyla ilgilerinin bulunmadığı öne sürdü.

Avukat beyanlarının ardından kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel'i, "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırdı.

Ayrıca, sanıklara 28'i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı'daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme, avukatı süre isteyen sanık Korali'nin yanı sıra firari sanıklar Omar Alkhatıp ile Mihraç Ural'ın dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Kararla birlikte sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Davanın geçmişi

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013'te 53 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı iki ayrı bombalı terör saldırısı olmuştu. Reyhanlı Belediyesi yanı ile PTT binası önünde düzenlenen patlamalarda 912 konut, 891 iş yeri ve 148 araç zarar görmüştü.

Güvenlik gerekçesiyle Ankara'ya nakledilen Reyhanlı saldırısı davasında karar 23 Şubat 2018'de açıklanmıştı. Buna göre, bombalı eyleme ilişkin yargılaması süren 33 kişiden 9'u ağırlaştırılmış müebbet hapis, 13'ü ise çeşitli süreli hapis cezalarına çarptırılmıştı.

Mahkeme, THKP-C/Acilciler terör örgütünün elebaşı Mihraç Ural'ın da arasında bulunduğu firari sanıkların dosyasını ayırmıştı.

MİT operasyonuyla Suriye'den getirilen Reyhanlı saldırısının planlayıcılarından firari Yusuf Nazik, 24 Eylül 2018'de tutuklanmıştı.

Nazik, 13 Mayıs 2019'da Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince "devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak"tan bir kez, 5'i çocuk 52 kişiyi öldürmek suçundan da 52 kez olmak üzere toplamda 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

Davanın firari sanıklarından Mehmet Gezer de 30 Haziran 2022'de ABD'den getirilerek "kasten öldürme" ve "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçlarından Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince 7 Temmuz 2022'de tutuklanmıştı.

Saldırının sorumlularından kırmızı bültenle aranan Cengiz Sertel de 14 Aralık 2024'te MİT Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Hatay Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalanmıştı.

Firari sanıklardan Mohammad Dib Korali 14 Ocak 2025, Temir Dükancı da 25 Şubat 2025'te MİT Başkanlığının operasyonlarıyla Suriye'de yakalanmıştı.

Dosyada sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural firari durumda bulunuyor. 

Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti

31 Mart seçimlerinde tarihi bir başarı elde eden Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP Genel Merkezi’ndeki iç çekişmeleri ve destek yetersizliğini gerekçe göstererek partisinden istifa etti. Bilecen, yoluna bir süre bağımsız olarak devam edeceğini açıkladı

05.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis Belediye Başkanı CHP’den istifa etti
Kilis'te 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük bir sürpriz yaparak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) amblemiyle seçimi kazanan Belediye Başkanı Hakan Bilecen, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Düzenlediği basın toplantısında sert açıklamalarda bulunan Bilecen, CHP Genel Merkezi'ndeki siyasi kargaşadan ve belediye olarak yalnız bırakılmaktan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

"Mansur Yavaş dışında kimse destek olmadı"

Başkan Bilecen, istifa kararının arkasındaki en büyük etkenlerden birinin CHP'li büyükşehir belediyelerinden bekledikleri desteği görememeleri olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı istisna tutan Bilecen, şu ifadeleri kullandı:

"Kilis Belediyesi olarak kapı kapı gezdik ancak Mansur Yavaş başkanımız dışında hiçbir CHP'li belediyeden destek alamadık. Şehrimize hizmet etmek için bu siyasi tıkanıklığı aşmak zorundaydık."

"Genel Merkez'deki kargaşadan bıktık"

CHP içinde süregelen kurultay tartışmalarına ve çift başlılık iddialarına da değinen Hakan Bilecen, parti içi çekişmelerin hizmet üretmeyi engellediğini savundu. Bilecen, açıklamasına şöyle devam etti:

"Genel Merkez'deki kurultay davası, 'mutlak butlan' tartışmaları, resmi ve gayriresmi genel başkanlık çekişmeleri artık Kilis'e hizmet etmemizin önüne geçmeye başladı. Biz bu siyasi kargaşanın içinde yer almak istemiyoruz. Kilis halkı bizden siyaset değil, hizmet bekliyor."

Meclis üyeleri de istifa etti

Hakan Bilecen'in istifa kararının ardından, belediye meclisinde de hareketli dakikalar yaşandı. Bilecen ile birlikte hareket eden 7 ila 8 belediye meclis üyesinin de CHP'den istifa ettiği öğrenildi. Bu toplu istifaların ardından Kilis Belediye Meclisi'ndeki dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu.

"AK Parti dahil diğer partilerle görüşebilirim"

Siyasi geleceğine dair de açık kapı bırakan Hakan Bilecen, ilk etapta görevine "bağımsız belediye başkanı" olarak devam edeceğini vurguladı. Ancak Kilis'in menfaatleri doğrultusunda diğer siyasi partilerle temas kurabileceğini belirten Bilecen, "İlerleyen süreçte Kilis'e hizmet getirebilmek adına, aralarında AK Parti'nin de bulunduğu farklı siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştireceğim" diyerek yeni bir siyasi hamlenin sinyalini verdi.

CHP Genel Merkezi'nin Kilis'te yaşanan bu toplu istifa dalgasına nasıl bir yanıt vereceği ise henüz netlik kazanmadı.

Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da yaptığı açıklamada hem siyasi gündeme hem de seçim sürecine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi

05.06.2026 14:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Özgür Özel Trabzon'dan seslendi: Biz seçilmişleriz, sandığa inananlarız
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Trabzon'da bir açıklama yaptı. Özel açıklamasında, "Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" dedi.

Özel, 7 Haziran Pazar günü yapılacak yerel ara seçimlere yönelik ziyaretleri kapsamında Trabzon'a geldi. Özel'i Trabzon Havalimanı'nda partisinin Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ile ilçe başkanları, CHP'li bölge belediye başkanları ve yurttaşlar karşıladı.

Havalimanı çıkışında toplanan yurttaşlara seslenen Özel, CHP'nin değil, seçme seçilme hakkının saldırı altında olduğunu ifade ederek, "Bunun için tarihimizin görülmemiş bir direnişi, bir mücadelesi ve dayanışması için 81 ilimiz de ayakta. Biz, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yerleştirmeye çalıştığı seçimsizlik ortamını, bu köhnemiş düzeni ve sürekli Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı oyun planlarını arkamızda bırakıp önümüze bakıyoruz, hep birlikte yürüyoruz" diye konuştu.

CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından ilk ziyaretini Trabzon'a yaptığını söyleyen Özel, şunları kaydetti:

"Baba ocağımızdan polis bizi zorla çıkardığında ve Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçilmişlerin elinden alıp atanmışlara verdiğinde, Gazi'nin kurduğu Meclis'e yürüdük, on binler bizle yürüdü. Siz de bu yürüyüşümüze yürekten destek verdiniz. Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşacağız dedik. Güvenpark'ta görülmemiş bir kalabalıkla yüz binler toplandı. Hep birlikte Anıtkabir'e, Ata'mıza, kurucumuza yürüdük.

Ankara dışında ilk adımlar, pazar günü yapılacak yerel ara seçimler için Gümüşhane'ye, Tokat'a, Çorum'a ve ardından yarınki programımız için Nevşehir'e gideceğiz. Ancak ilk adımlar bu yürüyüş için Trabzon'a nasip oldu. Büyük bir memnuniyetle Trabzon'a geldim. Verdiğiniz destek ve bu tarihi sahip çıkış için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve şunu ifade etmek isterim ki siz bugün tarihin doğru tarafındasınız. Tarihin doğru tarafında olmak için buradasınız. Özgür Özel'in durduğu taraf, Ekrem İmamoğlu'nun durduğu taraf, Mansur Yavaş'ın durduğu taraf tarihin doğru tarafıdır. Biz, seçilmişleriz. Sandığa inananlarız. Türkiye'ye sandığı getirecek olan ve iktidarı değiştirecek olan sizler, tek güvencemizsiniz."

Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisine geri dönüşünün en büyük destekçilerinden Ali Haydar Fırat, partinin iletişim koordinatörü oldu

05.06.2026 13:57:00
Haber Merkezi
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Ali Haydar Fırat, CHP'nin 'İletişim Koordinatörü' oldu
Cumhuriyet Halk Partisi'nde iletişim politikalarının daha kurumsal ve koordineli yürütülmesi amacıyla yeni bir yapılanmaya gidildi.

"Butlan" CHP'si tarafından alınan karar kapsamında, medya, sosyal medya ve iletişim çalışmalarının etkin biçimde yürütülmesi için İletişim Koordinatörlüğü kuruldu.

Yeni koordinatörlüğün, Genel Merkez, parti örgütleri ve yerel yönetimler arasında düzenli, sağlıklı ve güçlü bir iletişim ağı oluşturması hedefleniyor.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede Ali Haydar Fırat, partinin yeni İletişim Koordinatörü oldu.

Bu kapsamda yapılan görevlendirmede, sahip olduğu bilgi, birikim ve deneyimleri doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi İletişim Koordinatörü olarak görevlendirildiği bildirildi.

Görevlendirme yazısında, "Görevinizde başarılar dilerim" ifadelerine yer verildi.

MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı

Milli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedelin 1 Temmuz'da memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini bildirdi

05.06.2026 11:14:00
AA
MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı
MSB'den bedelli askerlik hizmetinden yararlanacaklara "ücret güncellemesi" uyarısı
Milli Savunma Bakanlığı, bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedelin 1 Temmuz'da memur aylık katsayısına göre güncelleneceğini bildirdi.
Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadeler yer aldı:
"Bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarı Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere memur aylık katsayısına göre güncellenecektir. Mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin 30 Haziran 2026 tarihine kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları önem arz etmektedir."

Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı

04.06.2026 16:59:00
İhlas Haber Ajansı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
Buca Belediyesi yolsuzluk operasyonu: Memurun 13 yarış atı çıktı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Buca Belediyesine yönelik yürütülen yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 54 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, dijital materyal incelemelerinden çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında hak ediş birimindeki bir memurun adına kayıtlı 13 yarış atı olduğu belirlendi. Belediye Başkanı Görkem Duman'a ait 400 bin TL'lik rüşvet dekontu ile bir belediye personelinin 'bankamatik memuru' olduğunu kabul ettiği telefon kayıtları da dosyaya girdi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Buca Belediyesine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Aralarında mevcut Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski belediye başkanları, başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin de bulunduğu 54 şüphelinin emniyetteki gözaltı süreci devam ediyor. Yarın İzmir Adliyesine sevk edilmesi beklenen şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesiyle birlikte soruşturmanın boyutu daha da derinleşti.

Belediye memurunun 13 yarış atı varmış
Soruşturma dosyasında yer alan incelemelerde, Buca Belediyesi hak ediş biriminde memur olarak çalışan Bahadır Yılmaz'ın 13 adet yarış atı sahibi olduğu tespit edildi. Memur Yılmaz'ın ayrıca ilçe sınırları içerisinde yapılan iki ayrı inşaat projesi süreciyle ilgili rüşvet aldığı suçlaması da dosyaya yansıyan detaylar arasında yer aldı.

400 bin TL'lik dekont ve bankamatik memuru itirafı
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman'ın dijital materyallerinde yapılan incelemelerde ise, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'dan belediye personeli ve işleyişle ilgili talimatlar aldığı, dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan müteahhit Doğan Sarıkaya'ya ait inşaatlarla alakalı ilgili personelden bilgi edindiği öne sürüldü. Ayrıca Başkan Duman'ın, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Buca Belediyesi Meclis Üyesi Mustafa Genç ile görüşmesinde 400 bin TL para aldığına dair bir dekontun bulunduğu belirlendi. Öte yandan, Buca Belediye Başkanı Asistanı ve Spor Müdürlüğü personeli Yağmur Güçerek'in dijital incelemesinde ise çarpıcı bir telefon görüşmesi kaydı ortaya çıktı. Güçerek'in yaptığı telefon görüşmesinde, işe gitmeden maaş alan ve kamuoyunda 'bankamatik memuru' olarak nitelendirilen durumu kendisi için net bir şekilde kabul ettiği tespit edildi.İHA

Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı

İzmir'in Çeşme ilçesinde, kuzeni ve şoförü Can Polat'ın silahlı saldırıda öldürülmesinin ardından ifade veren Engin Polat, cinayetin ardındaki suç örgütü şüphesine dikkat çekti. Polat'ın emniyetteki ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütü tarafından tehdit edildiklerini söylediği ortaya çıktı

04.06.2026 13:51:00 / Güncelleme: 04.06.2026 13:55:27
İhlas Haber Ajansı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Engin Polat'ın ifadesinde suç örgütü detayı
Olay, dün saat 13.45 sıralarında Çeşme Alaçatı'da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sosyal medya fenomenleri Dilan ve Engin Polat çiftinin tatil amacıyla konakladıkları otelin yan sokağında aniden silah sesleri yükseldi. Engin Polat'ın amcasının oğlu olan ve aynı zamanda çiftin şoförlüğü ile korumalığını üstlenen Can Polat (37), otelden ayrılmak üzere aracına bindiği esnada, S.A. (23) tarafından silahlı saldırıya uğradı.

Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Polat, kanlar içerisinde yere yığıldı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Can Polat, ambulansla hastaneye kaldırıldı ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Saldırının ardından kaçan zanlıyı yakalamak için İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri şüpheli S.A.'yı kısa süre içerisinde kıskıvrak yakalayarak gözaltına aldı. Şüpheli, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.



"2 yıldır tehdit ediliyoruz"

Alaçatı'da kaldıkları otelin önünde amcasının oğlu Can Polat'ın kurşunların hedefi olmasıyla sarsılan Engin Polat'ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Polat'ın, hayatını kaybeden Can Polat'ın amcasının oğlu olduğunu ve yanında şoför olarak çalıştığını belirttiği öğrenildi. Eşi Dilan Polat ile birlikte iki gündür Çeşme'de tatil yaptıklarını belirten Polat'ın, yaklaşık 2 yıldır organize suç örgütünün hedefinde olduklarını ve sürekli tehdit edildiklerini, bu durumla ilgili daha önceden de emniyete giderek resmi ifade verdiklerini anlattığı kaydedildi. Korkunç cinayetin tatil sırasında gerçekleştiğini belirten Polat'ın ayrıca, Çeşme'deki konaklamaları süresince herhangi bir gerginliğe ya da olaya karışmadıklarını, yeni bir tehdit mesajı almadıklarını ve takip edildiklerine dair en ufak bir şüphe sezmediklerini de sözlerine eklediği öğrenildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayla ilgili başlatılan çok yönlü soruşturma devam ediyor.

Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu

Türk rock müziğinin güçlü sesi Şebnem Ferah, uzun süren sessizliğini muhteşem bir açık hava konseriyle bozdu. Binlerce hayranının alanı hınca hınç doldurduğu gecede duygusal anlar yaşandı

04.06.2026 12:40:00
Eyüp Kabil
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Şebnem Ferah 6 yıl sonra hayranlarıyla buluştu
Kültür-sanat dünyasında hareketli günler yaşanırken, magazin ve müzik camiasının merakla beklediği büyük buluşma nihayet gerçekleşti. Türk rock müziğinin efsanevi ismi Şebnem Ferah, tam 6 yıllık sahne sessizliğinin ardından KüçükÇiftlik Park'ta hayranlarının karşısına çıktı. Sanatçının uzun bir aradan sonra mikrofon başına geçmesi, müzikseverler ve sanat dünyası tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Alan saatler öncesinden doldu

Konserin gerçekleştirileceği alanda kapılar saatler öncesinden açılmasına rağmen, kapıda uzun kuyruklar oluştu. Türkiye'nin dört bir yanından gelen her yaştan Şebnem Ferah hayranı, sevdikleri sanatçıyı yeniden sahnede görebilmek için sabırsızlıkla bekledi. Konser alanını dolduran binlerce kişi, sanatçının sahneye çıkışıyla birlikte adeta tek bir ağızdan çığlık attı.

İlk şarkıyla gelen gözyaşları

Siyah ikonik sahne kostümü ve bitmeyen enerjisiyle podyuma adım atan Şebnem Ferah, konsere en sevilen klasiklerinden biriyle başladı. Şarkıya başlar başlamaz duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, gözyaşlarını tutamadı. Seyircisine olan özlemini dile getiren Ferah, sahneden şu sözlerle seslendi:

"Sizleri, bu atmosferi ve birlikte şarkı söylemeyi ne kadar özlediğimi kelimelerle tarif etmem imkansız. İyi ki varsınız, iyi ki bu gece buradasınız."

Geniş repertuar ve görsel şölen

Yaklaşık üç saat sahnede kalan rock müziğin güçlü sesi; "Bu Aşk Fazla Sana", "Sil Baştan", "Mayın Tarlası" ve "Yağmurlar" gibi hafızalara kazınan onlarca hit parçasını seslendirdi. Sahne ışıkları, görsel efektler ve Ferah'ın güçlü vokali izleyicilere adeta bir müzik ziyafeti sundu. Konser boyunca performansı ve nezaketiyle büyük takdir toplayan sanatçı, ahlaki ve sanatsal duruşundan ödün vermeden sadece müziğiyle konuşulmanın haklı gururunu bir kez daha yaşattı.

Sanat dünyasından çok sayıda ünlü ismin de protokol sıralarından takip ettiği bu görkemli geri dönüş, sosyal medyada da kısa sürede en çok konuşulanlar listesine (Trend Topic) girdi. Hayranları, "Kraliçe ait olduğu yere, tahtına geri döndü" yorumlarında bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.