Amerikan Başkanı Bush, Kara Kıta Afrika'da tur üstüne tur bindirmeye devam ediyor. Eşi ve beraberindeki idari heyetle yaklaşık bir haftalık safari(!)ye çıkan Başkan'ın amacı, bazı yayın organlarının ön plana çıkardığı gibi ne açlıkla mücadele ne çevresel sözleşmeler ne de AIDS.
Afrika kıtasının potansiyel yeraltı kaynaklarını (başta petrol olmak üzere) kontrol altına almaya çalışan Amerika, aynı zamanda petrol zengini ülke yönetimleri ile de sıkı temas kurarak otokontrolü sağlamaya çalışıyor. Nijerya'ya, Sudan ve Liberya'ya karşı yapılan baskıların ana nedenini petrol oluşturuyor.
Amerikan heyetinin Afrika turuna en büyük tepkiyi Güney Afrika halkı gösterdi. Güney Afrika'da binlerce genç ellerinde pankartlarla bu ziyareti protesto etti. Yankee Go Home..Yanki evine dön.. sloganlarıyla dillendirilen bu protestonun diğer ülkelere sıçraması da muhtemel.
Yıllardan beri sömürülen, halkı köleleştirilen Afrika ülkelerine son günlerde çizik imajıyla umut vaadetmeye kalkışan Bush'un, bu kıtada hiçbir inandırıcılığı bulunmuyor. Apolitize olduğu düşünülen Afrikalı gençlerin bu ziyaret sırasında kitlesel gösterilerle kendi varlıklarını ispatlamaları ise anlamlı. Gösterilere baktığınızda sanki Cenevre'deki küreselleşme karşıtlarının eylemde olduğunu hissedersiniz. Kısmi de olsa, görüntülü yayınlara düşen sahnelerde bunu görmek mümkün.
ABD Başkanı Bush, Liberya'da ateşkesi korumak için Birleşmiş Milletler ve Afrika ile birlikte çalışacaklarını söylüyor.
Afrika turu çerçevesinde Senegal'e geçen Bush, ABD, ECOWAS (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) ile birlikte çalışacaktır. Birleşmiş Milletler de buna katılacaktır" diyor
Bush, 14 yıldır iç savaşın sürdüğü Liberya'nın Devlet Başkanı Charles Taylor'ın istifa etmesi isteğini yineliyor, "Ateşkesi korumak ve iktidarın barışçı yollardan geçişini sağlamak için ne yapmak gerektiğini saptama sürecindeyiz" diyor.
Vaadler uzadıkça uzuyor.
Liberya'ya asker göndermeye henüz karar vermeyen ABD, durumu incelemek üzere bu ülkeye 20 kişilik bir askeri ekip göndermeyi planlıyor.
Çoğu Liberyalı, ABD'nin asker göndererek kendilerini iç savaştan kurtarmasını istiyor. Ama süreç nasıl gelişecek, tereddütler var. Somali sendromu ortada.
Beraberinde Dışişleri Bakanı Colin Powell ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice bulunan Bush, Güney Afrika, Bostvana, Uganda ve Nijerya'ya ziyarette bulunacak.
Bush'un Afrika için yapması gereken çok şey var.
Kara Kıta'da Beyaz Adam'ın tutunması da eskisi kadar kolay olmayacak görünüyor.
Afrika kıtasının potansiyel yeraltı kaynaklarını (başta petrol olmak üzere) kontrol altına almaya çalışan Amerika, aynı zamanda petrol zengini ülke yönetimleri ile de sıkı temas kurarak otokontrolü sağlamaya çalışıyor. Nijerya'ya, Sudan ve Liberya'ya karşı yapılan baskıların ana nedenini petrol oluşturuyor.
Amerikan heyetinin Afrika turuna en büyük tepkiyi Güney Afrika halkı gösterdi. Güney Afrika'da binlerce genç ellerinde pankartlarla bu ziyareti protesto etti. Yankee Go Home..Yanki evine dön.. sloganlarıyla dillendirilen bu protestonun diğer ülkelere sıçraması da muhtemel.
Yıllardan beri sömürülen, halkı köleleştirilen Afrika ülkelerine son günlerde çizik imajıyla umut vaadetmeye kalkışan Bush'un, bu kıtada hiçbir inandırıcılığı bulunmuyor. Apolitize olduğu düşünülen Afrikalı gençlerin bu ziyaret sırasında kitlesel gösterilerle kendi varlıklarını ispatlamaları ise anlamlı. Gösterilere baktığınızda sanki Cenevre'deki küreselleşme karşıtlarının eylemde olduğunu hissedersiniz. Kısmi de olsa, görüntülü yayınlara düşen sahnelerde bunu görmek mümkün.
ABD Başkanı Bush, Liberya'da ateşkesi korumak için Birleşmiş Milletler ve Afrika ile birlikte çalışacaklarını söylüyor.
Afrika turu çerçevesinde Senegal'e geçen Bush, ABD, ECOWAS (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) ile birlikte çalışacaktır. Birleşmiş Milletler de buna katılacaktır" diyor
Bush, 14 yıldır iç savaşın sürdüğü Liberya'nın Devlet Başkanı Charles Taylor'ın istifa etmesi isteğini yineliyor, "Ateşkesi korumak ve iktidarın barışçı yollardan geçişini sağlamak için ne yapmak gerektiğini saptama sürecindeyiz" diyor.
Vaadler uzadıkça uzuyor.
Liberya'ya asker göndermeye henüz karar vermeyen ABD, durumu incelemek üzere bu ülkeye 20 kişilik bir askeri ekip göndermeyi planlıyor.
Çoğu Liberyalı, ABD'nin asker göndererek kendilerini iç savaştan kurtarmasını istiyor. Ama süreç nasıl gelişecek, tereddütler var. Somali sendromu ortada.
Beraberinde Dışişleri Bakanı Colin Powell ile Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice bulunan Bush, Güney Afrika, Bostvana, Uganda ve Nijerya'ya ziyarette bulunacak.
Bush'un Afrika için yapması gereken çok şey var.
Kara Kıta'da Beyaz Adam'ın tutunması da eskisi kadar kolay olmayacak görünüyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005


























































