logo
21 TEMMUZ 2026

Bilgiyi depolamak yerine bilgiye ulaşmayı öğretmek

Gelişen teknoloji ve dijitalleşen dünya, geleneksel eğitim modellerini kökten değiştiriyor

21.07.2026 00:24:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Bilgiyi depolamak yerine bilgiye ulaşmayı öğretmek
Bilgiyi depolamak yerine bilgiye ulaşmayı öğretmek
Gelişen teknoloji ve dijitalleşen dünya, geleneksel eğitim modellerini kökten değiştiriyor. Artık öğrencilerden bilgiyi ezberlemeleri değil, doğru bilgiye nasıl ulaşacaklarını ve bu bilgiyi nasıl analiz edeceklerini öğrenmeleri bekleniyor.

Günümüz bilgi çağında, her an milyarlarca verinin üretildiği bir dünyada yaşıyoruz. Akıllı telefonlar, arama motorları ve yapay zeka araçları sayesinde her türlü formüle, tarihi veriye veya tanıma saniyeler içinde ulaşmak mümkün.

Bu dinamik yapı, eğitim sistemlerinde uzun yıllardır uygulanan "ezbere dayalı" modeli işlevsiz hale getiriyor. Eğitimciler ve uzmanlar artık tek bir noktada birleşiyor: Öğrencilere bilgiyi depolatmak zaman kaybı; asıl yapılması gereken, onlara bilgiye ulaşma becerisi kazandırmak.







Formüller Unutulur, Mantık Kalır

Geleneksel eğitim anlayışı, öğrencilerin zihnini birer veri deposu olarak görme eğilimindeydi. Sınavlarda başarı, formüllerin ne kadar hatasız ezberlendiği veya tarihi tarihine kronolojinin nasıl akılda tutulduğuyla ölçülüyordu. Ancak bu yöntemle öğrenilen bilgiler, sınav salonundan çıkıldığı an unutulmaya mahkum kalıyor.

"Ezbersiz Eğitim" modeli ise odağı tamamen değiştiriyor. Bu modelde öğrenciye bir fizik formülünü ezberletmek yerine, o formülün arkasındaki mantık ve günlük hayattaki karşılığı aktarılıyor. Bilgiye ihtiyaç duyulduğunda hangi kaynakların kullanılacağı, kütüphane veya dijital veri tabanlarının nasıl taranacağı öğretiliyor. Böylece öğrenci, ömrü boyunca kullanabileceği işlevsel bir metodoloji kazanıyor.







Kritik Düşünce ve Bilgi Okuryazarlığı

Bilgiye ulaşmayı öğrenmenin en kritik adımlarından biri de bilgi okuryazarlığı. İnternet ortamı doğru bilgiler kadar bilgi kirliliği ve manipülasyonla da dolu. Ezbersiz eğitim, öğrencilere sadece arama yapmayı değil, ulaştıkları bilgiyi süzgeçten geçirmeyi de aşılıyor.

Doğrulama Becerisi: Bilginin kaynağını sorgulama, farklı kaynaklardan teyit etme.

Analitik Yaklaşım: Veriler arasındaki neden-sonuç ilişkilerini kurabilme.

Problem Çözme: Ulaşılan bilgiyi teoride bırakmayıp pratik bir sorunu çözmek için kullanabilme.







Öğretmenin Rolü Değişiyor

Bu dönüşümle birlikte öğretmenlerin rolü de "bilgiyi aktaran tek otorite" olmaktan çıkıp, öğrenciye rehberlik eden birer "öğrenme koçu" haline geliyor. Sınıflar, öğretmenlerin ders anlattığı ve öğrencilerin not aldığı pasif alanlar olmaktan sıyrılıyor; soru sorulan, tartışılan ve projelerin üretildiği yaşayan laboratuvarlara dönüşüyor.

Geleceğin dünyasında başarılı olacak bireyler, en çok şeyi ezbere bilenler değil; değişen bilgi denizinde yönünü en iyi bulan, öğrenmeyi öğrenmiş ve öğrendiklerini hızla hayata geçirebilenler olacak.

Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor

Yaz tatillerini memleketlerinde geçirmek isteyen gurbetçiler, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden çıktıkları binlerce kilometrelik yolculuğun ardından Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapıyor. Uzun yolculuğun yorgunluğunu sınır kapısından geçer geçmez unuttuklarını söyleyen gurbetçiler, Türk bayrağını görmenin ve ezan sesini yeniden duymanın tarifsiz bir mutluluk olduğunu ifade etti

17.07.2026 12:41:00
İHA
 
Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor
Gurbetçilerin Kapıkule'den yurda girişleri sürüyor
Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en büyük kara hudut kapısı olan Kapıkule Sınır Kapısı'nda yaz sezonuyla birlikte gurbetçi yoğunluğu yaşanıyor. Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Avusturya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden yola çıkan gurbetçiler, yıllık izinlerini aileleri ve yakınlarıyla geçirmek için ana vatana geliyor. Kavurucu sıcaklara ve uzun yolculuğun yorgunluğuna rağmen memleketlerine ulaşmanın sevincini yaşayan gurbetçiler, sınır kapısından içeri girdikleri ilk anda hissettikleri duygunun her şeye değdiğini belirtiyor. İlk duraklarının anne-babaları, akrabaları ve yıllardır özlemini çektikleri memleketleri olduğunu söyleyen gurbetçiler, Türkiye ile bağlarının hiçbir zaman kopmadığını dile getiriyor.






"Ezan sesine hasret kalıyoruz"

Fransa'nın Marsilya şehrinden yola çıkan Gökhan Koçak, "Fransa'nın Marsilya şehrinden yola çıktım, Ankara'ya sevdiklerimi görmeye gidiyorum. Ülkeye ilk girdiğimde her zamanki gibi yine çok duygulandım. Yolun verdiği yoğunluğu ve yorgunluğu ülkemize girer girmez unutuyorum. Çünkü bu bambaşka bir duygu. Öncelikle bayrağımızı görmek, ardından ezan sesini duymak insanı çok etkiliyor. Evet, Avrupa'da ezan sesine hasret kalıyoruz. Bazı Avrupa ülkelerinde ezan dışarıya verilmediği için bunu yaşayamıyoruz. Bu yüzden ülkemize geldiğimizde ilk hissettiğimiz şeylerden biri de ezan sesi oluyor. Burada doğup büyüdüm, sonradan yurt dışına gittim. Her sene olduğu gibi bu yıl da ülkeme gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. İnşallah iznim güzel geçer. Sağ salim geldik, dönüşte de yine sağ salim dönmeyi nasip etsin" dedi.








"Yorgunluğumuzu ülkeye girince unutuyoruz"

Eda Nur Koçak ise, "Maalesef Fransa'da bunlar yok, hasret kalıyoruz. Çok mutluyuz. Tabii ki yol yorgunuyuz ama ülkeye giriş yaptığımız andan itibaren bütün yorgunluğumuzu unutuyoruz. Rabbim, memleketine gelmek isteyen herkese bunu nasip etsin inşallah. Şu anda eşimin ailesinin yanına gidiyoruz. Onları da çok özledik. Çok mutluyuz. Yolumuzun büyük kısmını tamamladık. İnşallah Ankara'ya sağ salim ulaşacağız" dedi.








"Memlekete geldiğinizde insanda bambaşka bir duygu oluşuyor"

Fransa'da yaşayan Enes Dağlar, "Fransa'da yaşıyorum, memleketim Sivas'a gidiyorum. Gurbet zor. Anne ve babadan ayrı kalınca daha da zor oluyor. Ama aileniz yanınızdaysa orada da normal bir hayat sürüyorsunuz. Ben beş yıl öncesine kadar Türkiye'de yaşıyordum. İnşaat sektöründe, demir işinde çalışıyordum. Evlendikten sonra Fransa'ya yerleştim. Türkiye'de sabah 08.00'de iş başı yapıyordum. Fransa'da ise sabah 06.00'da kalkıyorum. Patron beni 06.30-06.40 gibi alıyor, yine 08.00'de iş başı yapıyoruz. Orada herkes kendi yemeğini götürüyor. Çalışma düzeni farklı. Maddi anlamda alım gücü biraz daha rahat olabilir ama ben Türkiye'ye para için gelmiyorum. Ben annemle babamı görmek için geliyorum. İki yıldır memleketime gelemiyordum. Bu yıl kavuşacağım için çok heyecanlıyım. Onlar da beni heyecanla bekliyor. İnşallah kazasız belasız varırız. Memlekete geldiğinizde insanda bambaşka bir duygu oluşuyor. İnsan 'Çok şükür evime geldim' diyor. Bunu anlatmak gerçekten çok zor. Rabbim bütün gurbetçi kardeşlerimize, ağabeylerimize ve ablalarımıza kazasız belasız memleketlerine gelip dönmeyi nasip etsin" ifadelerini kullandı.

Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu

Marmara Denizi üzerinde etkili olan süper hücre fırtınası, Balıkesir'in Erdek ilçesi başta olmak üzere Kapıdağ Yarımadası, Bandırma ve Manyas Gölü çevresinde etkisini gösterdi. Şiddetli yağış, dolu ve fırtına nedeniyle Erdek'te su baskınları yaşanırken, devrilen ağaçlar araçlarda hasara neden oldu. Kapıdağ Yarımadası'na düşen yıldırım ise örtü yangınına yol açtı

14.07.2026 08:00:00
İHA
 
Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
Balıkesir'in Erdek ilçesinde saat 22.00 sıralarında sağanak yağış, fırtına ve dolu etkili oldu. Edinilen bilgiye göre, hava muhalefeti nedeniyle Erdek ilçe merkezi ile Narlı ve İlhanlar Mahallelerinde çeşitli maddi hasarlar meydana geldi. Fırtınanın etkisiyle şiddetini artıran rüzgar bazı bölgelerde ağaçların devrilmesine ve çatıların uçmasına neden oldu.








Kapıdağ Yarımadası'nın Küçükova Mahallesi'nde de kuvvetli rüzgâr nedeniyle devrilen bir ağacın altında kalan park halindeki araçta hasar oluştu. Kapıdağ Yarımadası'na düşen yıldırımın ardından çıkan örtü yangınına itfaiye ekipleri müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı.








Vatandaşların ihbarları üzerine Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı Erdek İtfaiye Grup Amirliği ekipleri hızla sahaya yönlendirildi. İtfaiye personeli, peş peşe gelen ihbarları değerlendirerek devrilen ağaçların yoldan kaldırılması ve uçan çatıların oluşturduğu tehlikelerin giderilmesi için çalışma başlattı.

Ekiplerin ilçe genelindeki vakalara müdahalelerinin aralıksız devam ettiği öğrenildi.














logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.