logo
14 AĞUSTOS 2026

Bir sağlık çalışanı daha koronavirüs kurbanı

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Süyür, Gaziantep'te Covid-19 hastaları için mücadele ederken koronavirüse yakalanarak 33 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Dr. Hüseyin Süyür'ün cenazesi defnedilmek üzere memleketi Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesine gönderildi.

25.11.2020 14:27:00
 
Bir sağlık çalışanı daha koronavirüs kurbanı
Bir sağlık çalışanı daha koronavirüs kurbanı

Gaziantep'te Şehitkamil Devlet Hastanesinin covid polikliniğinde görevliyken 22 Ekim tarihinde koronavirüs testi pozitif çıkan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Süyür hayatını kaybetti. Yaklaşık 33 gündür tedavi gören Süyür, yüzlerce hastayı iyileştirdiği virüse yeni düşerek hayatını kaybetti.

Süyür'ün cenazesi tedavi gördüğü hastaneden alınarak Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü gasilhanesine getirildi. Cenaze işlemleri burada yapılan Süyür daha sonra defnedilmek üzere memleketi Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesine gönderildi. 50 yaşındaki doktor koronavirüsün Türkiye'de görüldüğü günden bu yana gönüllü olarak Covid-19 polikliniğinde çalışıyordu. İHA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

14.08.2026 12:57:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü" ifadelerini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.

Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.

"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."

"Hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi"
Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.

Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.

Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.

Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."

"11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı"
Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.

6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz"
Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.

Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.

Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı

İstanbul'da Şapkalılar suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda çeşitli olaylara karıştıkları tespit edilen 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

14.08.2026 12:39:00
İHA
 
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul'da "Şapkalılar" suç örgütüne operasyon: 9 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında; liderliğini yurt dışında bulunan ve bir kısmı hakkında kırmızı bültenle yakalama kararı bulunan kişilerin yaptığı organize silahlı suç örgütlerine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin; 31 Temmuz 2026'da Beyoğlu'nda M.E. isimli kişinin yaralanması, 3 Ağustos 2026'da Avcılar Yeşilkent Mahallesi Milli Egemenlik Parkı'nda meydana gelen kasten yaralama ve tehdit, 7 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Atölye Park" isimli iş yerinin kurşunlanması, 8 Ağustos 2026'da Kağıthane'de faaliyet gösteren "Miraç Rezidans" isimli iş yerinin kurşunlanması eylemlerine karıştıkları tespit edildi.

Şapkalılar suç örgütüne mensup olduğu belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler hakkındaki tahkikat işlemlerinin sürdüğü bildirildi.

Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı

Muğla'nın Fethiye ilçesinde günübirlik mavi tur düzenleyen gezi teknesinde çıkan yangın nedeniyle tam bir can pazarı yaşandı. Kısa sürede tüm gövdeyi saran alevlerden kurtulmak isteyen, aralarında çocukların da olduğu 115 yolcu can yeleklerini giyerek kendilerini serin sulara bıraktı

13.08.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Fethiye'de gezi teknesinde can pazarı
Muğla'nın dünyaca ünlü turizm merkezi Fethiye, bugün sabah saatlerinde denizin ortasında kabus dolu anlara sahne oldu. Edinilen bilgilere göre olay, saat 11.00 sıralarında Katrancı Koyu yakınlarında meydana geldi. Bölgede günübirlik mavi tur hizmeti veren "Toys Boat" (bazı kaynaklarda İmparator Atila) isimli gezi teknesinin mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın başladı.

Alevler saniyeler içinde tüm tekneyi sardı

Mutfakta başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle saniyeler içinde büyüyerek tüm tekneyi etkisi altına aldı. Gökyüzünü kaplayan yoğun siyah dumanlar kilometrelerce uzaktan görülürken, teknede bulunan yolcular büyük bir panik yaşadı.

Alevlerin kaçış yollarını kapatması üzerine, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu 115 yolcu, kaptan ve mürettebatın yönlendirmesiyle hızlıca can yeleklerini giydi. Güvertede sıkışan vatandaşlar, alevlerden korunabilmek adına sırayla denize atlamaya başladı.

Çevre tekneler yardıma koştu

Olayın ardından yapılan acil çağrılar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Deniz Polisi ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Telsiz anonslarını duyan çevredeki balıkçılar, özel tekneler ve diğer günübirlik tur tekneleri de hızla olay yerine rotalarını çevirdi.

Deniz yüzeyinde can pazarının yaşandığı dakikalarda, Sahil Güvenlik botları ve sivil deniz araçları koordineli bir şekilde çalışarak suda mahsur kalan vatandaşları birer birer altı. Yoğun çabalar sonucunda denize atlayan 115 kişinin tamamı sudan çıkarılarak güvenli bölgelere tahliye edildi.

Dumandan etkilenenler hastaneye kaldırıldı

Kurtarılan yolcular, Göcek ve Karagözler mahallelerindeki Sahil Güvenlik Komutanlığı iskelelerine getirilerek karaya çıkarıldı. İskelelerde hazır bekletilen ambulanslardaki sağlık ekipleri, vatandaşlara ilk müdahaleyi burada yaptı.

İlk belirlemelere göre olayda herhangi bir can kaybı veya ağır yaralanma yaşanmadı. Ancak dumandan etkilendiği belirlenen 2 yolcu tedbir amaçlı olarak Fethiye'deki hastanelere kaldırıldı. Korku dolu anlar yaşayan çocukların ve diğer yolcuların sağlık kontrolleri ise ayakta tamamlandı.

Fethiye Kaymakamı'ndan açıklama

Olay yerinde ve tahliye noktalarında incelemelerde bulunan Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, duruma ilişkin yaptığı açıklamada mucizevi bir kurtuluş yaşandığını vurguladı. Kaymakam Akkaya, "Olayın hemen ardından devletimizin tüm imkanları ve çevredeki duyarlı denizcilerimiz bölgeye intikal etti. En büyük tesellimiz tek bir vatandaşımızın dahi burnunun kanamamış olmasıdır. Yolcularımızın tamamı Sahil Güvenlik botlarımız ve çevredeki teknelerle güvenli şekilde tahliye edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Dev gezi teknesi sulara gömüldü

Yangın söndürme ekiplerinin denizden yaptığı yoğun müdahaleye rağmen, ahşap ve fiber malzemelerin hızla yanması nedeniyle gezi teknesi tamamen küle döndü. Büyük bölümü yanan ve ağır hasar alan tekne, bir süre sonra dengesini kaybederek Katrancı Koyu açıklarında batmaya başladı. Teknede oluşan maddi zararın milyonlarca lira olduğu tahmin ediliyor.

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı, 115 kişinin hayatını tehlikeye atan yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu

Bilim dünyasında heyecan yaratan keşif! Deniz biyologları, ekstrem su sıcaklıklarına karşı tamamen dirençli yeni bir "Süper Mercan" türü keşfetti. Okyanus ekosistemini kurtaracak bu keşif, iklim krizine karşı doğanın kendi savunma mekanizmasını ortaya çıkarıyor

13.08.2026 14:00:00
Eyüp Kabil
 
Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu
Küresel ısınmaya karşı "süper mercanlar" umut oldu
Küresel ısınma nedeniyle dünya genelindeki mercan resiflerinin hızla yok olduğu bir dönemde, Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma çevre koruma çalışmalarında çığır açtı. Deniz biyologları, Pasifik Okyanusu'nun derinliklerinde, normal mercanların beyazlayıp öldüğü yüksek sıcaklıktaki sularda tamamen sağlıklı kalabilen benzersiz bir resif kolonisi tespit etti.

Yapılan genetik analizler, bu mercanların ısı stresine karşı hücre duvarlarını kalınlaştıran ve fotosentez döngüsünü koruyan özel bir "koruyucu gen kombinasyonuna" sahip olduğunu gösterdi. Bilim insanları bu özel türü "Süper Mercanlar" olarak adlandırıyor.


Ekolojik kurtarma planı: Laboratuvardan okyanusa


Bu keşif, sadece pasif bir gözlem olmanın ötesine geçerek küresel bir restorasyon projesine dönüşüyor. Bilim insanlarının üzerinde çalıştığı yeni koruma ve çoğaltma stratejileri şunlar:

• Genetik Aşılama: Süper mercanlardan alınan dirençli mikroalgler, ölmekte olan diğer resif kolonilerine enjekte edilerek onların da ısıya dayanıklı hale gelmesi sağlanıyor.

• Akıllı Robotik Resifler: Laboratuvarda hızlandırılmış yöntemlerle çoğaltılan süper mercanlar, okyanus tabanına yerleştirilen biyotik akıllı platformlar aracılığıyla deniz ekosistemine geri kazandırılıyor.

• Isı Haritalı Koruma Alanları: Deniz akıntılarının yönü ve sıcaklık değişimleri analiz edilerek, bu dirençli türlerin doğal yollarla yayılabileceği yeni "ekolojik koridorlar" oluşturuluyor.


Okyanusları ve gezegeni korumak için 4 kritik önlem


Uzmanlar, süper mercanların keşfinin harika bir fırsat olduğunu ancak insanlık olarak acil önlemler alınmazsa okyanus ekosistemindeki çöküşün engellenemeyeceğini belirtiyor. İşte küresel ölçekte uygulanması gereken hayati tedbirler:

1. Karbon Emisyonlarının Radikal Şekilde Azaltılması: Atmosfere salınan sera gazlarının düşürülmesi, okyanus sularının asitlenme oranını doğrudan azaltarak resiflerin üzerindeki baskıyı hafifletiyor.

2. Deniz Koruma Alanlarının (MPA) Genişletilmesi: Süper mercanların bulunduğu bölgelerin acilen insan faaliyetlerine ve endüstriyel balıkçılığa tamamen kapatılması gerekiyor.

3. Plastik ve Kimyasal Kirliliğin Önlenmesi: Kıyı şehirlerinden okyanuslara karışan mikroplastik ve ağır metal atıkları, mercanların bağışıklık sistemini çökerterek onları hastalıklara açık hale getiriyor.

4. Sürdürülebilir Kıyı Yönetimi: Turizm ve liman yapılaşmalarının ekosisteme zarar vermeyecek şekilde tasarlanması, kıyı resiflerinin doğal yaşam döngüsünü koruyor.


Keşfin adresi Tatakoto Atolü


UNESCO, Labex Corail ve Fransız Polinezyası Üniversitesi (UPF) destekli bilim heyeti, Güney Pasifik'teki Tahiti adasının yaklaşık 1.000 kilometre doğusunda yer alan Tatakoto Atolü'nde (Tatakoto Atoll) benzersiz bir keşfe imza attı. Normal şartlarda mercanların beyazlayıp öldüğü, su sirkülasyonunun çok az olduğu ve sıcaklığın 35°C'ye kadar ulaştığı bu yarı kapalı lagünde, düzinelerce mercan türünün tamamen sağlıklı bir şekilde hayatta kaldığı tespit edildi.

Bu tarihi keşif, doğru koruma politikalarıyla birleştirildiğinde deniz yaşamının yüzde 25'ine ev sahipliği yapan resiflerin geleceğini ve dolayısıyla küresel oksijen kaynağımızı kurtarmak için insanlığa yepyeni bir şans sunuyor.

Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı

Tekirdağ'da olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle Marmaraereğlisi ile Şarköy ilçelerinde bazı plajlarda denize girişler geçici olarak yasaklandı

13.08.2026 11:50:00
İHA
 
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Marmaraereğlisi ve Şarköy'de denize girmek yasaklandı
Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan duyuruda, Şarköy ilçesi ve Marmaraereğlisi ilçesi Sultanköy sahilinde 13-14 Ağustos tarihlerinde 2 gün boyunca denize girmenin yasaklandığı bildirildi.

Yasakların, olumsuz deniz şartları nedeniyle yaşanabilecek boğulma vakalarının önüne geçmek amacıyla uygulandığı belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek

13.08.2026 11:15:00
Haber Merkezi
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek
"Terörsüz Türkiye" sürecinde gözler Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılacak kritik görüşmeye çevrildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün saat 16.00'da DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar'ı Beştepe'de kabul edecek.

Görüşmenin zamanlaması dikkat çekiyor. Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, sürecin yasal altyapısını oluşturmak amacıyla Meclis gündemine getirildi. Teklif TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Erdoğan-Buldan-Sancar görüşmesinin de yasanın Meclis aşamasının hemen ardından gerçekleşecek olması, buluşmanın önemini artırıyor. Görüşmede sürecin geldiği nokta, yasal düzenlemenin ardından atılacak adımlar ve bundan sonraki takvimin değerlendirilmesi bekleniyor.

FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karetepe, 10 yıl önce "yardım yataklık" suçundan 1 yıl tutuklu kalan FETÖ'cü yüzbaşının ablası, bu kez "örgüt üyeliği"nden cezaevine girdi

13.08.2026 11:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
FETÖ'cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla'da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti.

2016 yılında da Burkay Karetepe'ye yardım ve yataklıktan 1 yıl hapis yatmış

İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay'da olduğunu söyledi.

Mail yazışmalarına 'Bilgim yok' 'Şahsi avukatım olmadan cevap vermek istemiyorum" dedi

Kardeşi Burkay Karatepe'nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya 'Bilgim yok' diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne 'Cevap vermek istemiyorum' 'Bununla ilgili bilgim yok' veya 'Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim" dedi.

Kaçış planı ile ilgili yazışmalara 'Bununla ilgili bilgim yok' dedi

Darbeci FETÖ'cü Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, "İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik' şeklindeki yazışmalara "Bununla ilgili bilgim yoktur" dedi.

Burkay Karatepe'nin üzerinde yakalanan paralar soruldu

Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, "Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay'ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay'a para vermiş olabilir" dedi.

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

13.08.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
 Alihan Kuriş liderliğindeki Süleymancılara yönelik 17 ilde düzenlenen mali suç operasyonunda Kuriş dahil 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik operasyonda, aralarında suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheli gözaltına alındı

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında MASAK raporu hazırlandı.

MASAK raporuna göre, örgüte ait şirketlerin birçoğunun 2020'den sonra finansal işlem hacimlerinin belirgin şekilde arttığı, şirketlerin bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde oldukça yüksek sermayeyle yeni şirket kurulduğu, kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünen şirketten farklı faaliyet alanlarına sahip olduğu tespit edildi.

Raporda, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir kaynağının bulunmadığı, aktif ticaret yapılmadığı ancak söz konusu sermayeyle bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği, suç örgütünün bu yöntemle şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı kaydedildi.

Şirketlerin çoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığıyla transfer alımlarının tespit edildiği aktarılan raporda, şirketlerde yüksek nakit sirkülasyonunun bulunduğu, ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek miktarda nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı belirtildi.

Raporda ayrıca şirket hesaplarına yatırılan yüksek tutarların, analiz konusu şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden ve nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek miktarda para transferleri gerçekleştirildiği aktarıldı.

Şirketlerin mal alım-satım kayıtlarında diğer tüzel kişilerle yüksek meblağda işlem yapıldığının gözlemlendiği kaydedilen raporda, çeşitli tüzel kişilerle yüksek meblağda mal alım-satım işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici olduğu, şirket hesaplarında kayıtlarla uyumsuz şekilde yurt dışında bulunan çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespitlerine yer verildi.

Bu kapsamda, Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adresle 33 şirkete ait 80 adreste arama el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.

Operasyonlarda, 49 şüpheliden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30'u gözaltına alınırken, 9'unun yurt dışında olduğunun tespit edildiği, 10'unun yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturmasında akılalmaz bir detay ortaya çıktı. "Gazze'ye yardım" açıklamasıyla önce dolara, ardından 44 milyon liralık fiziki altına çevrilerek banka kasasına konduğu iddia edilen servetin yerinde yeller esiyor. Tek yetkilisi Haluk Levent olan o gizemli kasa açıldığında içinden sadece ilaç kutuları ve bir kitap çıktı

12.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
Türkiye gündemini sarsan Ahbap Derneği soruşturmasında adli makamları ve emniyet güçlerini hayrete düşüren yeni bir skandal patlak verdi. Derneğin mal varlıklarını yönetmek üzere atanan kayyum heyeti, polis memurları ve bir kuyumcu bilirkişisi eşliğinde, derneğe ait kiralık bir banka kasasını mercek altına aldı. VakıfBank Feriköy Şubesi'nde bulunan kasanın açılmasıyla, 44 milyon lira değerindeki fiziki altınların ortada olmadığı görüldü.

"Gazze için ödeme" notuyla trafik başladı

Soruşturma dosyasındaki banka kayıtlarına ve yönetim kurulu kararlarına göre şüpheli para trafiği Ocak 2026'da başladı. Ahbap Derneği Yönetim Kurulu, 14 Ocak 2026 tarihinde dernek hesabındaki 44 milyon TL'nin enflasyona karşı korunması amacıyla altına çevrilmesi yönünde bir karar aldı.

Ancak paranın doğrudan altına çevrilmesi yerine dikkat çekici bir yöntem izlendi.

14 Ocak 2026'da dernek hesabından bir döviz bürosuna 44 milyon TL havale edildi. Transfer açıklama kısmına ise "Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi" notu düşüldü.

Döviz bürosundan sağlanan 1 milyon dolar nakit olarak, yönetim kurulu kararıyla doğrudan Haluk Levent tarafından fiziken teslim alındı.

İki gün sonra toplanan yönetim kurulu, bu kez teslim alınan 1 milyon dolar ile bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasını kararlaştırdı. Altınları teslim alma yetkisi yine münhasıran Haluk Levent'e verildi.

Tek yetkili Haluk Levent'ti, kasa boş çıktı

Satın alınan fiziki altınların güvenle muhafaza edilmesi amacıyla bankada bir kiralık kasa tutuldu ve kasanın tek anahtarı ile işlem yetkisi Haluk Levent'e devredildi.

Soruşturmayı derinleştiren savcılık talimatıyla, 6 Ağustos tarihinde kiralık kasa; polis, kuyumcu bilirkişisi ve kayyum avukatları huzurunda, video kaydı eşliğinde açıldı. 44 milyon liralık altın zincirinin son halkası olan kasada hiçbir değerli madene rastlanmadı. Kasanın içerisinden yalnızca bir kutu Tylolhot, vitamin hapları, iki kutu ilaç ve bir adet kitap çıktı.

Milyonlarca liralık varlık nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, "Gazze" açıklamasıyla çekilen, ardından altına dönüştürüldüğü iddia edilen 1 milyon doların ve fiziki altınların akıbetini çözmek için incelemeyi yoğunlaştırdı.

MASAK raporları ve teknik takip çalışmalarında; şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz para hareketleri, şans oyunları ve yasal bahis hesaplarına aktarılan ve kaybedilen yüz milyonlarca liralık tutarlar ile şüpheli tapu devirleri tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında aralarında dernek kurucusu Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu çok sayıda zanlı tutuklu bulunurken, adli makamlar bu 44 milyon liralık sırrın kimlerin tasarrufuna geçtiğini belirlemek üzere çalışmalarına devam ediyor.

Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı

Giresun'da şiddetli yağış sonrası dere kenarında bulunan bir anne ile 2 kızı sel sularına kapılarak kayboldu

12.08.2026 17:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı
Giresun'da anne ile 2 kızı sel sularına kapıldı
Giresun'un Görele ilçesi Hamzalı köyünde şiddetli yağış sonrası Zıva Deresi taştı. Dere kenarında bulunan bir anne ile 2 kızı sel sularına kapılarak kayboldu.

Kayıp anne Zekiye Kırca (55) ile kızları Burcu ve Burçin Kırca için AFAD ve jandarma ekipleri bölgede arama kurtarma çalışması başlattı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.