logo
25 TEMMUZ 2026

Bir yudum sağlık / Zencefil

19.01.2007 00:00:00
 
Uzakdoğu ülkelerinde yetiştirilen bir kültür bitkisinin köküdür. Bileşiminde Zingiberen içerikli eterli uçucu yağ, Zingiberol, acı maddeler Gingerol ve Shogaol bulunan bitkinin etkileri şunlardır: Uyarıcı, gaz söktürücü, terletici, antiseptik, grip, soğuk algınlığı. FAYDASI;Zencefil, mide bulantısı, şişkinlik ve kolik gibi sindirim problemlerine karşı başarıyla kullanılabilir. Yolculuk kusmalarına karşı etkilidir. Antiseptik etkisi sayesinde, mide-bağırsak enfeksiyonlarına ve hatta gıda zehirlenmelerine karşı kullanılabilir. Zencefil kan dolaşımını uyarır ve böylece kanın yüzeysel bölgelere de rahatça ulaşmasını sağlar. Bu etkinliği sayesinde, donuklarda, ısınmayan el ve ayakların ısıtılmasında çok önemli görevler üstlenebilir. Aynı zamanda yüksek kan basıncını normalleştirebilir. Terletici ve ateş düşürücü etkileri vardır. Öksürük, grip, soğuk algınlığı ve öteki solunum yolları hastalıklarında, ısıtıcı ve yatıştırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca iştah açar ve kabızlığa karşı kullanılabilir.

Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem


 
1966 Trabzon doğumlu olan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapılan ölçümlerde Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en kilolu bölgesi olarak belirlendiğine işaret ederek, "Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim. Bu konuda eskiden sabah kahvaltısında kuymak yiyip tütün tarlasına giden annelerimiz, ninelerimiz gibi değil, maalesef masada oturan insanlar olmuş durumdayız" dedi.

25.07.2026 11:16:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem
 Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapım çalışmaları devam eden Trabzon Şehir Hastanesi'nde incelemelerde bulundu. Trabzon Şehir Hastanesi'nde bütün tedavileri yapabilecek, dünyanın en ileri teknoloji cihazlarını kullanabilecek fiziki yapıyı gerçekleştirdiklerini dile getiren Memişoğlu, "Hekimlerimiz de bu konuda yeterli. İnşallah bölgenin merkezi olacak. Sadece bölgeye değil, esasında Gürcistan'dan İran'a her türlü yabancı hastaya da hizmet edebilecek bir binadayız. Herkese hayırlı olsun. Emeği geçenlere çok teşekkür ederim" dedi. Memişoğlu, 2023'te başlayan inşaat çalışmalarında sona gelindiğini ifade ederek, yaklaşık 265 bin metrekarelik alanda deprem izolatörü kullanıldığını vurguladı.

Bazı hastaneler taşınacak

Trabzon'da diğer hastanelerin taşınması konusuna değinen Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kemik Hastanesi ve Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ni buraya taşıyacağız. Kanuni Hastanemiz aynı şekilde doğu bölgesinde sağlık hizmeti eğitim araştırma olarak devam edecek. Bunun yanında Numune Hastanesi'nin sağlık hizmetini de buraya taşıyacağız. Fatih Hastanemizde de hizmetlere devam edeceğiz. İnşallah Fatih Hastanesi'ni yenileyerek merkezde de bir hastanemizin yeni bir şekilde hizmetine devam etmesini sağladık. Ben bütün Trabzon halkına hayırlı olmasını diliyorum."



Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda

Trabzon'da doğduğunu ve şehirde geçmiş sağlık hizmetlerini bildiğini dile getiren Memişoğlu, "Şu anda Türkiye ve Trabzon sağlık anlamında geçmişe göre çok çok iyi yerlerde. Her bir vatandaşımız bugün sağlıktan yılda 12,2 kez hizmet alıyor. Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda. Yalnız toplumumuzdan en çok istediğim de sağlıklı olmalarını sağlamak. Yani esas hedefimizin sağlıklı kalmak olması, kötü alışkanlıklardan, kötü beslenmeden, hareketsizlikten uzak durmamız lazım. Onun için sigara dediğimiz, alkol dediğimiz kötü alışkanlıklardan herkesin uzak durmasını, egzersiz yapmasını ve kilolarına dikkat etmesini istiyorum" diye konuştu.

Bu kilolar niye?

Memişoğlu, yapılan ölçümlerde Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en kilolu bölgesi olarak belirlendiğine işaret ederek, "Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim. Bu konuda eskiden sabah kahvaltısında kuymak yiyip tütün tarlasına giden annelerimiz, ninelerimiz gibi değil, maalesef masada oturan insanlar olmuş durumdayız. Sağlıklı hayat merkezlerine ve aile hekimliklerine giderek bu konuda bedenimize nasıl bakacağımızı, nasıl sağlıklı kalacağımızı öğrenelim" ifadelerini kullandı. 

Çalıştığı döviz büfesini soydu


 
Fatih'te çalıştığı döviz bürosunda elektrik kesintisini fırsat bilerek 300 tam altın çaldığı belirlenen şüpheli gözaltına alındı.

25.07.2026 11:12:00
AA
 
Çalıştığı döviz büfesini soydu
Çalıştığı döviz büfesini soydu

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, 22 Temmuz'da Fatih'te faaliyet gösteren döviz bürosunda elektrik kesintisinin yaşandığı sırada 300 tam altının çalınmasına ilişkin çalışma başlattı.

Hırsız banko elemanı çıktı

Saha araştırması ve teknik takip çalışmaları sonucunda, iş yerinde bankocu olarak görev yapan İ.K'nin elektrik kesintisinden faydalanarak hırsızlığı gerçekleştirdiği belirlendi. Şüpheli, dün düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Operasyonda 282 tam altın ile altınların satışından elde edildiği değerlendirilen 90 bin lira ele geçirildi.

İlk icraatı değilmiş

Soruşturmayı derinleştiren ekipler, şüphelinin daha önce de iş yerinden 100 gram altın çaldığını, son hırsızlığında da 18 tam altını kuyumcuda bozdurup 100 grama çevirdikten sonra iş yerine bıraktığını tespit etti.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan İ.K, adliyeye sevk edildi.
Şüphelinin son çaldığı altınları kuyumcuda bozdurması ve iş yerinden daha önce çaldığı altınları yerine koyması güvenlik kamerasınca kaydedildi.

YKS'de 'sıfır çekenler'in sayısı katlandı


 
Sınava katılan 67 bin 87 aday TYT puanının hesaplanmasına yetecek neti çıkaramadı, bir başka ifadeyle 'sıfır çekti.' Bu sayı geçen seneye göre yaklaşık yüzde 64 arttı. Geçen sene bu sayı 40 bin seviyesinde idi.

25.07.2026 11:02:00
Haber Merkezi
 
YKS'de 'sıfır çekenler'in sayısı katlandı
YKS'de 'sıfır çekenler'in sayısı katlandı

Türkiye'de 20-21 Haziran'da yapılan ve üniversite tercihlerini belirleyen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) bu yıl 2 milyon 255 bin öğrenci girdi. ÖSYM'nin 21 Temmuz'da açıkladığı YKS sonuçları, yüksek puan dilimindeki adayların sayısının arttığını ancak özellikle matematik ve fen testlerinde ortalama doğru cevap sayısının yine düşük düzeyde kaldığını gösterdi. Bu yıl YKS'ye katılan aday sayısı geçen yıla göre Temel Yeterlilik Testi (TYT), Alan Yeterlilik Testi (AYT) ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumlarının tamamında azaldı. 170 bin kişi başvurduğu halde sınava girmedi. YKS'nin üç oturumunda toplam 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

0.5'lik net bile çıkaramayan kitle

Sınava katılan 67 bin 87 aday TYT puanının hesaplanmasına yetecek neti çıkaramadı, bir başka ifadeyle 'sıfır çekti.' Bu sayı geçen seneye göre yaklaşık yüzde 64 arttı. Geçen sene bu sayı 40 bin seviyesinde idi.
Çünkü sınav kurallarına göre puan hesaplanması için Türkçe ya da matematikten 0.5 net yapılması gerekiyor. Yani eksiye düşülmemesi şart.
ÖSYM henüz iller bazında başarı sıralaması yayımlamadı. Ancak Türkiye birincilerinin önemli bölümü İstanbul'daki okullardan çıktı. TYT'de beş birincinin üçü; sayısal birincisi, sözel birincisi, eşit ağırlık birincisi ve İngilizce, Almanca, Arapça ve Rusça birincileri İstanbul'dan çıktı. Kabataş Erkek Lisesi, Kadıköy Anadolu Lisesi ve Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi başta olmak üzere birçok başarılı okul zirvede yer aldı.

Özel okullar başarısız

Öğrencilerinin derece yaptığı diğer iller ise Eskişehir, Şanlıurfa, Denizli oldu. 2026 YKS sonuçlarında dikkat çekici bir diğer konu da, özel okullardan hiç Türkiye birincisi çıkmaması ve devlet okullarının öne çıkması oldu. Oysa LGS'de özel okullar devlet okullarına fark atmıştı. Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk, Türkiye'de özel okullarda okuyan öğrencilerin genellikle yurtdışındaki üniversiteleri tercih ettiğini söylüyor. Öztürk, Türkiye'deki en prestijli ilk 10 özel okulun öğrencilerinin en az yüzde 65-70 seviyesinde yurt dışına gittiğini belirtiyor.

Orta Asya’yı CIA’ye peşkeş çeken Türk dünyası haini!

Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu suikastın arkasındaki isimlerden birisinin Enver Altaylı olabileceğini’ açıklamasından sonra akıllara ilk gelen kim bu Enver Altaylı, sorusu oldu

25.07.2026 06:55:00
Haber Merkezi
 
Orta Asya’yı CIA’ye peşkeş çeken Türk dünyası haini!
Orta Asya’yı CIA’ye peşkeş çeken Türk dünyası haini!
Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Mustafa Selami Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu suikastın arkasındaki isimlerden birisinin Enver Altaylı olabileceğini' açıklamasından sonra akıllara ilk gelen kim bu Enver Altaylı, sorusu oldu.

İşte kısaca Enver Altaylı?



Enver Altaylı, Türkiye'nin istihbarat ve siyaset tarihinde MİT, MHP, FETÖ ve doğrudan CIA (Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı) bağlarını üzerinde toplayan en kritik aktörlerden biridir.

Kendisinin CIA ile olan ilişkisi, yalnızca dönemsel bir irtibatın ötesinde, tüm kariyerini ve operasyonel faaliyetlerini şekillendiren temel unsurdur.

CIA bağlantılarının temeli



Enver Altaylı'nın uluslararası casusluk ağlarındaki rolü, CIA'in efsanevi casusu ve Orta Asya uzmanı olan Ruzi Nazar'ın himayesine girmesiyle başlamıştır.

Nazar, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın Türkistan Lejyonu'nda savaşmış, ardından CIA adına çalışmaya başlamış ve Türkiye'de de uzun yıllar görev yapmış bir isimdir.

Altaylı, Kara Harp Okulu'ndan atıldıktan sonra Ruzi Nazar'ın tavsiyesi ve yönlendirmesiyle MİT'e girmiş ve kendisinin adeta "manevi oğlu" ve en yakın öğrencisi olmuştur.

Altaylı, sonraki yıllarda Ruzi Nazar'ın biyografisini yazarak bu derin ilişkiyi kendisi de tescillemiştir.

MHP ve Alparslan Türkeş dönemindeki CIA Gölgesi



1970'li yıllarda MİT'ten ayrılan Altaylı, Alparslan Türkeş'in danışmanı ve MHP Genel Müfettişi olarak görev yaparken, arkasındaki bu CIA/Ruzi Nazar desteğini milliyetçi camia içinde bir güç unsuru olarak kullanmıştır.

Soğuk Savaş dönemi konjonktüründe, Türkiye'deki antikomünist hareketlerin organize edilmesi ve Orta Asya kökenli Türklerin Sovyetler Birliği'ne karşı istihbarat faaliyetlerinde konumlandırılması süreçlerinde CIA planlamaları ile MHP tabanı arasında bir köprü işlevi görmüştür.

Orta Asya ve FETÖ-CIA entegrasyonu



Sovyetler Birliği'nin 1991'de dağılmasının ardından Altaylı, CIA'in bölgedeki yeni stratejilerine paralel olarak yönünü Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine çevirmiştir. Bu süreçte FETÖ'nün bölgedeki okullarının açılmasında, finansman bulunmasında ve yerel liderlerle ilişkilerin kurulmasında başrolü oynamıştır.

İstihbarat raporlarına ve yargı kararlarına göre Altaylı, FETÖ'nün Orta Asya'daki eğitim ağını, CIA'in bölgeye sızması ve istihbarat toplaması için legal bir örtü (paravan) olarak kullanmasını sağlamıştır. Rusya ve Özbekistan'ın ilerleyen yıllarda FETÖ okullarını "CIA ajanı barındırdığı" gerekçesiyle kapatması, Altaylı'nın kurduğu bu sistemin somut bir sonucudur.

Casusluk ağı, Gülen mektupları ve mahkûmiyeti

Altaylı'nın FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e yazdığı ve dava dosyalarına giren mektuplarında, CIA ajanlarıyla olan organik bağı açıkça görülmektedir.

Mektuplarında, eski CIA yetkilileriyle (özellikle Türkiye uzmanları ve eski istihbarat şefleriyle) sık sık görüştüğünü, Türkiye'deki siyasi gelişmeleri, MİT'in yapısını ve TSK içindeki kadrolaşmaları bu isimlerle değerlendirdiğini bizzat itiraf etmiştir.

Özellikle Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ve sonrasında, CIA'in Türkiye masasında görev yapmış üst düzey ajanlarla yoğun bir telefon ve e-posta trafiği olduğu tespit edilmiştir.

2017 yılında eski bir MİT mensubunu yurt dışına kaçırmaya çalışırken yakalanan Enver Altaylı, yapılan yargılama sonucunda sadece FETÖ üyeliğinden değil, doğrudan bu yabancı istihbarat servislerine devletin gizli bilgilerini aktardığı gerekçesiyle "Siyasi ve askeri casusluk" suçundan hapis cezasına çarptırılmıştır. Özetle Altaylı; Ruzi Nazar ile başlayan, MHP ve FETÖ süreçleriyle devam eden kariyeri boyunca, CIA'in Türkiye ve Orta Asya politikalarının en sadık ve en operasyonel yerel partnerlerinden biri olmuştur.

Karpuzun tarladaki fiyatı şok etti


 
Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, karpuzun tanesinin tarlada 5 liradan satıldığını belirterek, "Karpuz tüketenler Bafra karpuzunu tercih etsin. Her şeyi mükemmel, kabuk inceliği, lezzeti" diye konuştu.
 

25.07.2026 00:57:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Karpuzun tarladaki fiyatı şok etti
 Karpuzun tarladaki fiyatı şok etti

Samsun'un Bafra ilçesinde yaklaşık 12 bin 500 dekar alanda yetiştirilen karpuzun hasadı devam ediyor. Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Bafra Ovası'nda yaklaşık 12 bin 500 dekar alanda karpuz üretimi yapıldığını söyledi.

Tanesi ortalama 7-8 kilo

Nisan ayında örtü altı olarak ekilen karpuzda 15 Temmuz'dan itibaren hasada başladıklarını aktaran Tosuner, "Bafra karpuzu Türkiye'de kilogramı en düşük karpuzdur. Bafra karpuzunun en büyüğü 12 kilogram gelir. Bunun nedeni ise Bafra'nın yüzde 90'ının kara toprak üzerine kurulu bir ovaya sahip olmasıdır" dedi. Tosuner, ovada dekar başına verimin 7-8 ton civarında olduğunu belirterek, "Bafra karpuzunun 12 kilogram olanı, yüzde 1'i bulmaz. Genelde 7-8 kilogram arasındadır. Buradan Ankara, İstanbul ve Karadeniz'in tamamına karpuz sevkiyatı oluyor. Bunun yanında Gürcistan'a da gönderiliyor" ifadelerini kullandı.

Kilosu 1 liranın altında

Karpuzun tanesinin tarlada 5 liradan satıldığını anlatan Tosuner, "Karpuz tüketenler Bafra karpuzunu tercih etsin. Her şeyi mükemmel, kabuk inceliği, lezzeti" diye konuştu.

Sudan bayağı bayağı ucuz

İstanbul'da 5 litrelik Munzur su 75, Erikli su 69, Abant su 36, Kardelen su 32.5 liraya satılıyor. Karpuzun kilosu ise marketlerde 9.9 TL ile 40 TL arasında değişiyor. 

Yazın kaslarınızı 4 adımda güçlendirin


 
Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte sağlıklı yaş alma her zamankinden fazla önem kazanıyor. Ancak ilerleyen yaş, hareketsiz yaşam tarzı, düzensiz beslenme ve bazı kronik hastalıklar nedeniyle kaslar zamanla güç kaybedebiliyor.

25.07.2026 00:51:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın kaslarınızı 4 adımda güçlendirin
Yazın kaslarınızı 4 adımda güçlendirin

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Selami Çakmak, alınacak bazı basit önlemlerin kasları güçlendirmede önemli katkılar sağladığını, yaz aylarının da kas sağlığını desteklemek için çok önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, "Yaz döneminin doğru değerlendirilmesi halinde kas kaybının önlenmesi ve kasların güçlendirilmesi mümkündür. Açık havada daha fazla hareket etmek, güneş ışığından yararlanmak ve dengeli beslenmek kas sağlığını destekleyen önemli avantajlar sunmaktadır" dedi. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Selami Çakmak, kasları güçlendirmede 4 önemli yaz fırsatını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Açık havada her gün düzenli ve tempolu yürüyün

Özellikle güneş ışınlarının dik gelmediği saatlerde fiziksel aktivitenizi artırın. Düzenli yürüyüş yapmak, yüzmek, bisiklete binmek veya hafif tempolu koşular gerçekleştirmek kasların daha aktif çalışmasını sağlayarak güçlenmelerine katkıda bulunur. Özellikle yaş ilerledikçe ortaya çıkan kas kaybını önlemenin en etkili yollarından biri düzenli hareket etmekten geçer. Uzun süre oturmaksa kasların kullanılmamasına bağlı olarak güç kaybını hızlandırabilir. Bu nedenle gün içinde bol bol hareket etmek, kısa mesafelerde araç yerine yürümeyi tercih etmek ve asansör yerine merdiven kullanmak kas sağlığını korumaya yardımcı olur.

Güneşten mutlaka faydalanın

Güneş ışığı vücudun D vitamini üretmesini sağlayan en önemli kaynakların başında gelir.  Kasların güçlü çalışabilmesi ve kemiklerin kuvvetlenmesi için D vitamini büyük önem taşır. D vitamini eksikliği; kas güçsüzlüğü, çabuk yorulma, denge problemleri ve düşme riskini artırabilir. Yaz güneşinden uygun saatlerde yararlanmak, vücudun doğal D vitamini üretimini destekler. D vitamini düzeylerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve gerektiğinde hekim önerisiyle destek alınması kas fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlar.

Proteinden zengin ve dengeli beslenin

Yaz mevsimi, taze sebze ve meyveler gibi kas sağlığını destekleyen besinlere ulaşmayı kolaylaştıran önemli avantajlar sunar. Yaz sebze ve meyveleri; içeriklerindeki vitaminler, mineraller ve antioksidanlar sayesinde kasların egzersiz sonrası toparlanmasına yardımcı olur. Ayrıca yaz aylarında daha hafif öğünler yapmak dengeli beslenmeyi kolaylaştırır. Ancak kas dokusunun korunması ve yenilenmesi için yalnızca sebze ve meyve tüketmek yeterli değildir. Bu nedenle yumurta, süt ve süt ürünleri, balık, yağsız etler, kuru baklagiller ve kuruyemişler gibi protein kaynaklarını düzenli tüketmek gerekir. Yazın bol su içmek de kasların sağlıklı çalışmasına katkı sağlar.

Hareketsizlik döngüsünü kırın

Kasların en büyük düşmanlarından biri hareketsizliktir. Yaz aylarında kışın aksine sosyal aktiviteler, tatiller ve dışarıda geçirilen zamanın artması önemli fırsatlar sunar. Açık havada vakit geçirmek, arkadaşlarla yürüyüş planları yapmak, doğa yürüyüşlerine katılmak, bahçe işleriyle uğraşmak veya düzenli egzersiz programlarına dahil olmak kasların düzenli çalışmasına büyük katkı sağlar. Günlük hareket miktarının artması, yaşla birlikte gelişebilen kas kaybının yavaşlamasına yardımcı olurken, kas gücünün korunmasını ve artırılmasını da destekler. 

AKOM'dan İstanbul için uyarı

AKOM, Cumartesi günü sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde 12 ila 18 saat boyunca etkili olması beklenen gök gürültülü şiddetli sağanak yağış ve poyraz fırtınasına karşı vatandaşları uyardı. Hava sıcaklığı ise ani bir düşüşle 25 dereceye kadar gerileyecek

24.07.2026 21:00:00
AA
 
AKOM'dan İstanbul için uyarı
AKOM'dan İstanbul için uyarı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kentte yarın beklenen sağanağa karşı tedbirli olunması uyarısında bulundu.

AKOM'dan yapılan açıklamaya göre, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde yarın sabah saatleri itibarıyla yağışın şiddetini arttırması bekleniyor.

Kent genelinde bölgesel olarak gün boyunca sağanak, yer yer gök gürültülü sağanak geçişlerinin yaşanması öngörülüyor.

Karadeniz'e kıyısı olan kuzey ilçeleri Eyüpsultan, Sarıyer ve Beykoz ile doğu ilçeleri Şile, Sultanbeyli, Pendik ve Tuzla'da yağışların çok kuvvetli şekilde görülebileceği tahmin ediliyor.

Bu nedenle rüzgarın kuzeyli yönlerden kuvvetlenerek aralıklarla fırtına şeklinde eseceği, beraberinde sağanak geçişlerinin yaşanacağı, sıcaklıkların 25 derece civarına gerileyeceği öngörülüyor.

AKOM, yarın akşam saatlerine kadar bölgede görülecek kuvvetli yağışlar nedeniyle vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması konusunda uyarıda bulundu.

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

BTP’den Lozan mesajı

BTP, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü resmi sosyal medya hesabından yayımladığı bir paylaşımla kutladı. Partinin açıklamasında Lozan, "Türkiye'nin tapu senedi" olarak nitelendirilirken, antlaşmanın Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini tüm dünyaya kabul ettirdiği vurgulandı

24.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
BTP’den Lozan mesajı
BTP’den Lozan mesajı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü resmi sosyal medya hesabından yayımladığı bir paylaşımla kutladı. Partinin açıklamasında Lozan, "Türkiye'nin tapu senedi" olarak nitelendirilirken, antlaşmanın Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini tüm dünyaya kabul ettirdiği vurgulandı.

Paylaşımda, Lozan Antlaşması'nın Sevr'i hükümsüz kıldığı, kapitülasyonları kaldırdığı, milli egemenliği tescillediği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukukta yerini aldığı ifade edildi. Parti, antlaşmayı "büyük bir diplomasi başarısı" olarak tanımladı.

Lozan'ın ruhu ve tam bağımsızlık vurgusu

BTP açıklamasında, Lozan'ın gerçek ruhunun yalnızca sınırları korumakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Partinin görüşüne göre bu ruh; ekonomisiyle, üretimiyle, teknolojisiyle ve dış politikasıyla da tam bağımsız bir Türkiye inşa etmeyi gerektiriyor.

Paylaşımda ayrıca başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanları saygı, rahmet ve minnetle anıldı. Görselde tarihi fotoğraflar, Türk bayrağı ve "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Tapusu – Lozan Barış Antlaşması'nın 103. Yıl Dönümü Kutlu Olsun" ifadeleri yer alırken, partinin "İstikbal Biziz Biz Geleceğiz" sloganı da dikkat çekti.

BTP, Lozan'ı "milletimizin bağımsızlık iradesinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi" olarak niteleyerek yıl dönümünü resmi olarak kutlamış oldu.

BTP'nin mesajı şöyle:

"24 Temmuz 1923... Türkiye'nin tapu senedi Lozan'ın imzalandığı tarih.

Lozan Antlaşması; Türk milletinin bağımsızlığını, egemenliğini ve vatanının bölünmez bütünlüğünü tüm dünyaya kabul ettirdiği tarihî bir dönüm noktasıdır.

Sevr'i hükümsüz kılan Lozan; kapitülasyonların kaldırıldığı, milli egemenliğin tescillendiği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası hukukta yerini aldığı büyük bir diplomasi başarısıdır.

Bağımsız Türkiye Partisi olarak inanıyoruz ki Lozan'ın gerçek ruhu; yalnızca sınırlarını koruyan değil, ekonomisiyle, üretimiyle, teknolojisiyle ve dış politikasıyla da tam bağımsız bir Türkiye inşa etmektir.

Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

Lozan, milletimizin bağımsızlık iradesinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedidir."



Hüseyin Baş: 'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve temsil heyetini saygı ve rahmetle anıyorum'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: 
 
"Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi olan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü kutlu olsun.
 
Milletimize parçalanmış bir ülkeyi dayatan Sevr'i tarihin çöplüğüne atan; bağımsızlığımızı, egemenliğimizi ve Misak-ı Milli sınırlarımızı dünyaya kabul ettiren bu büyük diplomasi zaferi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundaki en önemli dönüm noktalarından biridir.
 
Bu zaferi mümkün kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve temsil heyetini saygı ve rahmetle anıyorum."


Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma

Bilim kurgu filmleri bir kez daha gerçek oldu; nöroteknoloji ve yapay zekânın ortaklığıyla geliştirilen yeni bir beyin-bilgisayar arayüzü, insanların sadece içinden geçirdiği cümleleri hiçbir cerrahi müdahale olmaksızın yüzde 92 doğrulukla ekrana yansıtmayı başardı

24.07.2026 15:10:00
Eyüp Kabil
 
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Zihin okuma teknolojisinde büyük kırılma
Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir nöroteknoloji enstitüsü ile yapay zekâ araştırma laboratuvarının ortak yürüttüğü çalışma, tıp ve teknoloji dünyasında yeni bir çağın kapısını araladı. Geliştirilen "SynapText" adlı giyilebilir başlık, gelişmiş fMRI ve EEG sensörlerini bir arada kullanarak beyindeki kan akışını ve elektriksel dalgalanmaları saniyede binlerce kez analiz ediyor. Sistemin arkasındaki özel dil modeli (LLM) ise bu karmaşık sinyalleri işleyerek, kişinin sadece zihninden geçirdiği kelimeleri ve tam cümleleri gerçek zamanlı olarak bilgisayar ekranına yazılı metin olarak döküyor.

Geçmişte benzer teknolojiler sadece kelime kelime veya çok ilkel düzeyde tahminler yürütebilirken, bu yeni model bağlamsal analizi sayesinde devrik cümleleri düzeltebiliyor, kişinin vurgulamak istediği duygusal tonu dahi metne yansıtabiliyor.

İlk etapta ALS ve felçli hastalara umut olacak

Proje lideri Dr. Elena Rostova, düzenlediği basın toplantısında teknolojinin öncelikli kullanım alanının sağlık sektörü olacağını vurguladı. Rostova, "Bu teknoloji, ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz), ileri derece felç veya konuşma yetisini tamamen kaybetmiş bireyler için dış dünyayla yeniden bağ kurma aracı olacak.

Deneylerimize katılan ve 10 yıldır hiç konuşamamış bir hastamız, sadece düşünerek ailesine ilk kez 'Sizi çok seviyorum' mesajını iletti. Bu an, insanlık tarihi için bir dönüm noktasıdır" sözleriyle çalışmanın duygusal ve tıbbi önemini aktardı.

Zihin mahremiyeti tehlikede mi?

Teknolojinin sunduğu bu muazzam imkanlar, beraberinde çok ciddi etik tartışmaları da getirdi. Hukukçular ve siber güvenlik uzmanları, "düşünce özgürlüğü" ve "zihin mahremiyeti" kavramlarının tehlikeye girebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Bir insanın rızası olmadan düşüncelerinin okunup okunamayacağı veya bu verilerin reklam şirketlerinin, hükümetlerin eline geçmesi durumunda nasıl bir dünya düzeni oluşacağı şimdiden tartışılmaya başlandı.

Geliştirici ekip ise bu endişelere karşılık, sistemin kişinin odaklanmış bir "onay ve niyet" mekanizması olmadan çalışmadığını, yani istem dışı veya rastgele geçen arka plan düşüncelerini tamamen filtrelediğini belirterek kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Yazılımın önümüzdeki iki yıl içinde klinik onay süreçlerini tamamlayarak dünya çapındaki hastanelerde kullanıma sunulması hedefleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.