logo
28 EYLÜL 2026

"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"

Anadolu Efes Altyapı Sorumlusu Erdal Bibo, kulüpteki çalışmaları anlattı

03.08.2023 11:10:00 / Güncelleme: 03.08.2023 13:04:11
Anadolu Ajansı
 
"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"
"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"

Anadolu Efes Spor Kulübü Altyapı Sorumlusu Erdal Bibo, altyapıda ilk önemli işin sporcuyu bulmak olduğunu söyledi.

Türkiye'de kurulduğu 1976'dan bu yana ülke basketbolunun en büyük markalarından biri haline gelen, ulusal-uluslararası düzeyde çok sayıda başarıya imza atan ve altyapıdan yetiştirdiği yüzlerce oyuncuyu basketbol takımlarına kazandıran Anadolu Efes, ülke basketbolu için bir okul ve lokomotif olma özelliğini sürdürüyor. Anadolu Efes'in bu başarısında payı olan eski milli oyuncu ve altyapı sorumlusu Erdal Bibo, kulübün Bağcılar'daki tesislerinde lacivert-beyazlıların dünü-bugünü, altyapı çalışmaları ve ülke basketbolunun geleceğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

"Altyapıda ilk iş, sporcuyu bulmaktır"

Altyapıda ilk işin sporcuyu bulmak olduğuna dikkati çeken Bibo, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes gelen her çocuğu, sporcuyu oyuncu yapıyoruz diye düşünebilir. Altyapıda ilk iş, sporcuyu bulmaktır. Bu Türkiye'de biraz zayıf. Onu bulan kişinin de karşılığını alması lazım. Yoldan geçen herkesi basketbolcu ya da futbolcu yapamazsın. Bir yetenek olması lazım. Türk sporunda bu büyük bir eksiklik. Amerika'da mesela bunu iyi oturtmuşlar. Okullarda üç tane spor çeşidi var her sezon. Örneğin, kışın basketbol, baharda futbol, sonbaharda başka şey oynuyor. Üç tane spor yapan çocuğu antrenörleri izliyor. Diyelim ki futbola veya basketbola yeteneği var. Havuz büyüyor. Altyapıda havuzu büyütmek lazım. Havuz büyüdükten sonra tabanı oturtuyorsunuz. Sonra zaten o yavaşça piramit gibi yukarı doğru çıkıyor."

Bibo, dünya genelinde daha popüler bir spor olan futbol ile basketbol altyapılarını da karşılaştırarak, "Futbol dünyada popüler zaten. Futbol birse, en yakını yirmidir, basketbol falan. Avrupa'da da böyle. Şimdi Amerika'da da futbolu yavaş yavaş geliştiriyorlar. Ben Frankfurt'ta bir seminere gitmiştim. 'Seçmeleri nasıl yapıyorsunuz'' diye sormuştum. Birisi bana, 'En büyük rakibimiz futbol' demişti. 'Basketbolcuyu futboldan çalman lazım, bu çok zor bir şey, o yüzden her yere yatırım yapıyoruz, saha açıyoruz, küçük çocuklar oynayabilsin diye potaları alçaltıyoruz' dedi. Zor yani. Türkiye'yi geçtim dünyada futbol ön sırada." şeklinde konuştu.

"Sporcularımız en modern tesiste antrenman yapıyor"

Anadolu Efes'in altyapı çalışmalarını yaptığı tesisi değerlendiren Bibo, "Buraya pandemi zamanı taşındık. Modern bir tesis. Bence altyapı olarak da Türkiye'deki en modern tesiste, şu an bizim sporcularımız antrenman yapıyor. Ki şans mı getirdi bize, bilmiyorum ama iki tane şampiyonluk aldık altyapıda. Ciddi şeyler kazandık bu tesiste. Seviyoruz burayı, güzel bir yer." dedi. Altyapıda çalışan antrenörlerin çok emek verdiğini vurgulayan Bibo, "Şu an altyapıyla uğraşan, Türkiye'de çalışan antrenörler için söyleyeyim, hepsi çok ciddi emek harcıyor ve karşılığını alıyorlar mı onu bilemem. Çok zor çünkü Türkiye'de bir şeyin karşılığını almak. Ama çok ciddi emek harcıyorlar." diye konuştu.

"Velilerimizi de eğitmeye çalışıyoruz"

Göreve başladıktan sonra altyapıda bilimsel yaklaşımlar tercih ettiğini, Amerika-Avrupa'da araştırmalar yaptığını ve o tercihler doğrultusunda gitmeye çalıştığını aktaran Bibo, şöyle devam etti: "Mesela ben geldikten sonra spor psikoloğu aldık. Belki de kulüpte, şu anda altyapıda velilerin en sevdiği insan olabilir spor psikoloğumuz. Ergen çocukları biliyorsunuz, bu çocuklar üzerinde herkes bilgi sahibi olmayabiliyor. Psikoloğumuzdan çok yardım alıyoruz. Günlük yeni şeyler yapıyoruz. Onun da ödülünü alıyoruz gibi geliyor bana. Çünkü geçen sene çok başarılı bir sezon geçirdik. Üç takımımız da namağlup finale kadar geldi. Sadece bir takım finalde yenilerek ikinci oldu. Ama rekor kırdık. Namağlup, yarışmacı takımlarımız, bütün sene şampiyonluğa kadar gittiler."

Çocukların yanında velilerine de destek vermeye çalıştıklarını kaydeden Bibo, "Velilerimizi de eğitmeye çalışıyoruz. Çocuklarımıza yanında velilerimizle de sezon başı toplantı yapıyoruz. Bunun geri dönüşü çok iyi oluyor. Velilerimiz de tabii o endişelerini gideriyorlar. Haklılar. Herkesin bir iki çocuğu var. En değerli varlıkları. Onlara anlattıktan sonra rahatlıyorlar. Ondan sonra devam ediyoruz. Yıl içinde velilerle genellikle bir toplantı yapıyoruz antrenörler ve psikoloğumuz eşliğinde. Sıkıntıları varsa öğrenmeye çalışıyoruz. Hem Türkiye'de hem de dünyada iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü yurtdışında ergenliğe hastalık gözüyle bakılıyor. Hastalık gibi. Çocuğun karakteri tamamen değişebiliyor. Bu geçişi kolay yapmaya çalışıyoruz. Çünkü sporcudan en iyi verimi almamız lazım. O yüzden psikolojik ve mental olarak çocuğun rahat olması lazım." diye konuştu.

"Çocukları gibi veliler de sporcu oluyor"

Erdal Bibo, çocuk ve velilerdeki psikolojik baskıyla ilgili, çocuğu olan velilerin tümünün endişeli olduğu ve bunu anlayış gösterdiğine dikkati çekerek, "Benim de çocuğum var. Dünyadaki en büyük sorumluluk herhalde bir çocuk sahibi olmak. Ne yapacak, ne edecek, endişeleri normal. Empati yapabiliyorum." ifadelerini kullandı. Psikologlarının velilerin endişelerini en az düzeye indirmeye çalıştığını, velilerle konuştuğunu, onları rahatlattığını söyleyen Bibo, şu değerlendirmede bulundu: "Ama herkeste olmayabiliyor. Zor babalar ve anneler var. Çocuğuna karşı baskıcı olan var. Herkeste değişebiliyor. Ama biz gerekli şeyi yapmaya çalışıyoruz. Herkes zannediyor ki çocuklar sporcu oluyor. Oysa veliler de sporcu oluyor, anne de bir nevi sporcu oluyor. Her şeyin içinde anne var. Sonra televizyonda çocuğunu görüyor, şampiyon olmuş, ağlıyor... Yani hakikaten zor. Velilerin endişelerine katılıyorum ki ben de çok endişeli bir insanımdır. Ama velilerin rahat olması lazım bazı konularda. Çünkü çocuklarını Türkiye'nin en büyük kulübüne getiriyorlar, emanet ediyorlar. Bizim iletişimi kesme gibi bir şeyimiz yok. Eskiden olsa onu yaparlardı. 'İletişimi kesiyorlar, ne yaparsa yapsın' diye bir şey yok bizde. iletişim kurarak onları anlamaya çalışıyoruz."

"A takımlara neredeyse her sene on çocuk bizden çıkıyor"

Anadolu Efes altyapısından, başarılı basketbol geçmişleri olan, şimdiki Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Ufuk Sarıca, Mirsad Türkcan ve Ömer Onan ile dünya basketbolunun en önemli ligi NBA'da oynayan Cedi Osman, Furkan Korkmaz ve bu lige yeni transfer olan Onuralp Bitim gibi birçok yıldız ismin çıktığı hatırlatılan Bibo, kulübün basketbola yıldız kazandırmaya devam edeceğini söyledi. Gelecekte daha çok bahsedecekleri oyuncuların olacağına inandığını anlatan Bibo, "Hatta şu anda oluyor. Kulüp girişindeki yıldız kütüğünü gördünüz herhalde. O kütük, Türkiye'de tek altyapıda bizde vardır. Mezun ettiğimizi çocuklar onlar, A takıma çıkardıklarımız. Çok da güzeldir. Her veli çocuğunu orada görmek istiyor zaten. Güzel bir gelenektir. Anadolu Efes geleneği, kültürü. Böyle bir araştırma yapmışlardı. Liglerde kaç takımdan kaç oyuncu var diye. Bizim en yakın rakibimizden iki kat daha fazla sporcumuz vardı. Bizde şöyle bir şey var; şimdi bizim genç takıma gelen oyuncu, genellikle bu işten para kazanıyor. A takıma kaç kişi çıkabilir' En fazla bir veya iki kişi çıkıyor, Avrupa Ligi takımı olduğu için. Diğerlerini diğer takımlara gönderiyoruz. Mesela bizden mezun olan sporcularımız için arıyorlar beni, referans için, 'Ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz' diye. Bir ton takım var. Devamlı dağıtıyoruz. Türk basketbolunu biz finanse ediyoruz demeyelim de biz sağlıyoruz diyebilirim bu konuda. Çünkü her sene on tane çocuk, neredeyse bizden çıkıyor. Diğer takımlara gidiyor. Ama kimi iyi yerlere gidip iyi seviye oynuyor kimi de oynayamıyor." ifadelerini kullandı.

"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"

Milli takım seviyesinde başarı potansiyeliyle ilgili de bilgi veren Bibo, Türk oyuncularının altyapılarda çok başarılı olduğunu ve çocuklara sadece şans tanınması gerektiğine dikkati çekti. "Kendi yaş grubu olarak zaten bizim Türk oyuncuları, çoğundan üstün" diyen Bibo, "Hiçbir eksikleri yok. Eksikleri varsa bile genellikle bunlar mental eksiklikler. Türk halkı genellikle duygusal bir halk. Duygusallık sporda biraz geri tutuyor büyüdükten sonra. Küçükken duygusal olmuyorlar. Geliyorlar oynuyorlar, maçlara çıkıyorlar. Büyüyünce duygusallıkları artıyor herhalde Türk sporcuların. Ama yine ben başarılı olacaklarını düşünüyorum. Hiç endişem olmadı, olmayacak." diye konuştu.

Türk oyuncuların son zamanlarda NBA'in yolunu tutmasının basketbola ilgiyi artırıp artırmadığı sorusuna karşılık Bibo, "Tabii hepsinin rol modeli oluyor altyapıda. NBA'yi geçtim, NCAA takımları şu anda bizden çok oyuncu istiyor, soruyorlar, ediyorlar. Çünkü orada da para vermeye başladılar. Maaş sistemine geçtiler. Bayağı bir yatırım oluyor orada. Mesela bu sene iki tane sporcumuz Amerika'da üniversiteye gitti." değerlendirmesinde bulundu.

Altyapıdaki oyunculara ilgi fazla

Bibo, altyapıda yer alan oyunculara ilginin fazla olduğunu belirterek, "Bir sporcumuz Utah'a, bir sporcumuz da Mississippi'de bir okula gidecek. Daha da var. Altyapıda kapış kapış gidiyor çocuklar. Düşünün bir sezonda iki tane gitti." dedi. Altyapıya çalışmalarının Türkiye'de ağır şartlarda yapıldığını kaydeden Bibo, "Altyapı Türkiye'de biraz daha atılmış gibi çünkü her kulüpte bütçe olarak düşük. Çalışanların çok ağır şartlarda, çok emek vererek çalıştıklarını görüyorum, hepsini de tebrik ediyorum. 13 saatlik mesailer falan var. Çok büyük emek harcıyorlar ama emeklerinin karşılığını alıyorlar mı, sanki o tartışılır." diye konuştu.

"12 yaşa kadar çocuklara sporu sevdirmen lazım"

Anadolu Efes olarak her zaman şampiyonluk hedeflediklerini ve başarı için sık sık araştırmalar yaptığını anlatan Bibo, işin sırrını şu sözlerle anlattı: "12 yaşa kadar çocuklara sporu sevdirmen lazım. 12 yaştan sonra çocukların baskı altında ve yarışmacı olması lazım. Bu bilimsel olarak açıklanmış bir şey. 12 yaştan sonra yarışmacı olmayan, birbirleriyle rekabete girmeyen çocuklarda, ileride bırakma eğilimi oluşur. Her yaptığı işte böyle. O yüzden çocuklar 12 yaşından sonra yarışmacı olmak zorunda. Biz de zaten hep yarışmacıyız. 12 yaştan sonra bizde olan bir baskı sistemi var. Zaten iyi oynaması lazım, her şeyi yapması lazım, şampiyon olması lazım. Bu baskıyla yetiştiriyoruz çocukları. Dikkat ederseniz zaten milli takımlarda, en kritik yerlerde Efesliler topu kullanır, Efesliler topu sokar. Öyle bir kültürümüz var bizim. Yani bunun için bana 'yanlış' diye bakıyorlar ama doğrusu bu. Bütün dünyada bu böyle. Yetiştirmeye çalışıyoruz çocuklarımızı. Kazanarak, şampiyon olarak iyi oyuncular yetiştirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda eğitimli çocuklar yetiştirmeye çalışıyoruz."

"En büyük projemiz eğitim: Çocuk ya sporcu olamazsa'"

Kulübünün Okyanus Koleji ile anlaşmasının olduğunu ve kendi bünyelerinde oynayan çocukları burslu okuttuklarını aktaran Bibo, "Ben veli toplantısında söylüyorum bunu. Çok büyük bir proje. Söylediğimiz şu; çocuğunuz basketbol oynuyor, eğitimine de devam etmesi lazım, cebinde başka özellikler de olmalı. Diyelim ki, gitar çalıyor, şarkı söyleyebiliyor veya başka meziyet. Bunu da yapması lazım. Hayatın ne getireceği belli olmaz. Bir gün geldi mi seni bir yakalar, bu yetenekle şarkıcı olursun veya gitar çalarsın veya doktor olursun. Sadece iki oyuncuyu A takımda oynatıyoruz. Ya sporcu olamazsa ne olacak' Cebinde başka şeylerin de olması lazım. Bizim en büyük projemiz bence eğitim projesi. Mesela sabahları antrenman yok bizde. Saat 5'ten sonra başlıyor antrenmanlar. Veya okuldan önce çok daha erken saatlerde yapıyoruz. Eğitime önem veriyoruz. Eğitim ve spor." ifadelerini kullandı.

Bibo, çocukların derslerini takip ettiklerini, hocalarıyla görüştüklerini, bir nevi veli olup karnelerine baktıklarını ve başarılı çocukları ödüllendirdiklerini de dile getirdi. Anka Spor Kulübü'yle de bir anlaşmaları olduğunu da hatırlatan Bibo, "Genç oyuncularımızı da orada oynatıyoruz. Geçen sene çeyrek finale kadar yükseldik. Mesela, başvurumuzu yapsak TBL 1'e çıkacak hakkımız. Yani en iyi takım; genç, sadece genç oyunculardan kurulu ve hiçbir ekstra büyük yaş çocuk olmadan. O proje de çok iyi bence. Çok da büyük bir katkı sağlıyor. Çok maç oynuyorlar. Bence geçen seneki TBL finalinde onun katkısı olduğunu düşünüyorum. Yaptığımız her şeyi bilimsel olarak yapmaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Anadolu Efes'in basketbolda önemli bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Bibo, "Bu kulübün kuruluşu 1976. 47 senelik bir geçmişi var, hafızası var. O hafızayla bakıyoruz. Şu anda yanlış bir karar verdiğimizi düşünmüyorum. Disiplinine bakıyoruz, psikolojisine bile bakıyoruz. Duruşuna, her şeyine bakıyoruz. Ondan sonra burada tutuyoruz. Ama tutsanız bile, her sene veliler geliyor, hepsinde elenme stresi var. Çünkü her sene daha iyi çocuk çıkabiliyor. Takımı iyi kullanman lazım. Ama sorun da gerçekten bu yani. Devamlı senden daha iyisi çıkabilir. O yüzden velilerin çocuklarını doğru yere götürmesi ve oradan yönlendirmeleri lazım. Yani kendilerinin yapacakları bir şey yok. Kendileri zaten çok anlayamazlar. Anlarsa yanlış olur zaten, çünkü objektif bakamazlar. Her veliye çocuğu Michael Jordan gibi geliyor." diye konuştu.

Basketbolda ailelerin gelir durumunun önemli olup olmadığı yönündeki görüşlerini paylaşan Bibo, "Gelir durumu basketbol okullarında fark edebilir. Ama bizde öyle bir şey yok. Çünkü biz seçiyoruz çocuğu. Van'dan da getirebiliyoruz, Adana'dan, Antalya'dan da getirebiliyoruz. Yani kim yetenekse biz onu seçip getiriyoruz. Çok üst seviye gelirli de var takımlarımızda, alt seviye gelirli de var. Ama burada hiçbir fark yok. Hepsi aynı disiplinde, aynı durumda." ifadelerini kullandı. AA

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.