logo
26 NİSAN 2026

"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"

Anadolu Efes Altyapı Sorumlusu Erdal Bibo, kulüpteki çalışmaları anlattı

03.08.2023 11:10:00 / Güncelleme: 03.08.2023 13:04:11
Anadolu Ajansı
"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"
"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"

Anadolu Efes Spor Kulübü Altyapı Sorumlusu Erdal Bibo, altyapıda ilk önemli işin sporcuyu bulmak olduğunu söyledi.

Türkiye'de kurulduğu 1976'dan bu yana ülke basketbolunun en büyük markalarından biri haline gelen, ulusal-uluslararası düzeyde çok sayıda başarıya imza atan ve altyapıdan yetiştirdiği yüzlerce oyuncuyu basketbol takımlarına kazandıran Anadolu Efes, ülke basketbolu için bir okul ve lokomotif olma özelliğini sürdürüyor. Anadolu Efes'in bu başarısında payı olan eski milli oyuncu ve altyapı sorumlusu Erdal Bibo, kulübün Bağcılar'daki tesislerinde lacivert-beyazlıların dünü-bugünü, altyapı çalışmaları ve ülke basketbolunun geleceğiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

"Altyapıda ilk iş, sporcuyu bulmaktır"

Altyapıda ilk işin sporcuyu bulmak olduğuna dikkati çeken Bibo, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes gelen her çocuğu, sporcuyu oyuncu yapıyoruz diye düşünebilir. Altyapıda ilk iş, sporcuyu bulmaktır. Bu Türkiye'de biraz zayıf. Onu bulan kişinin de karşılığını alması lazım. Yoldan geçen herkesi basketbolcu ya da futbolcu yapamazsın. Bir yetenek olması lazım. Türk sporunda bu büyük bir eksiklik. Amerika'da mesela bunu iyi oturtmuşlar. Okullarda üç tane spor çeşidi var her sezon. Örneğin, kışın basketbol, baharda futbol, sonbaharda başka şey oynuyor. Üç tane spor yapan çocuğu antrenörleri izliyor. Diyelim ki futbola veya basketbola yeteneği var. Havuz büyüyor. Altyapıda havuzu büyütmek lazım. Havuz büyüdükten sonra tabanı oturtuyorsunuz. Sonra zaten o yavaşça piramit gibi yukarı doğru çıkıyor."

Bibo, dünya genelinde daha popüler bir spor olan futbol ile basketbol altyapılarını da karşılaştırarak, "Futbol dünyada popüler zaten. Futbol birse, en yakını yirmidir, basketbol falan. Avrupa'da da böyle. Şimdi Amerika'da da futbolu yavaş yavaş geliştiriyorlar. Ben Frankfurt'ta bir seminere gitmiştim. 'Seçmeleri nasıl yapıyorsunuz'' diye sormuştum. Birisi bana, 'En büyük rakibimiz futbol' demişti. 'Basketbolcuyu futboldan çalman lazım, bu çok zor bir şey, o yüzden her yere yatırım yapıyoruz, saha açıyoruz, küçük çocuklar oynayabilsin diye potaları alçaltıyoruz' dedi. Zor yani. Türkiye'yi geçtim dünyada futbol ön sırada." şeklinde konuştu.

"Sporcularımız en modern tesiste antrenman yapıyor"

Anadolu Efes'in altyapı çalışmalarını yaptığı tesisi değerlendiren Bibo, "Buraya pandemi zamanı taşındık. Modern bir tesis. Bence altyapı olarak da Türkiye'deki en modern tesiste, şu an bizim sporcularımız antrenman yapıyor. Ki şans mı getirdi bize, bilmiyorum ama iki tane şampiyonluk aldık altyapıda. Ciddi şeyler kazandık bu tesiste. Seviyoruz burayı, güzel bir yer." dedi. Altyapıda çalışan antrenörlerin çok emek verdiğini vurgulayan Bibo, "Şu an altyapıyla uğraşan, Türkiye'de çalışan antrenörler için söyleyeyim, hepsi çok ciddi emek harcıyor ve karşılığını alıyorlar mı onu bilemem. Çok zor çünkü Türkiye'de bir şeyin karşılığını almak. Ama çok ciddi emek harcıyorlar." diye konuştu.

"Velilerimizi de eğitmeye çalışıyoruz"

Göreve başladıktan sonra altyapıda bilimsel yaklaşımlar tercih ettiğini, Amerika-Avrupa'da araştırmalar yaptığını ve o tercihler doğrultusunda gitmeye çalıştığını aktaran Bibo, şöyle devam etti: "Mesela ben geldikten sonra spor psikoloğu aldık. Belki de kulüpte, şu anda altyapıda velilerin en sevdiği insan olabilir spor psikoloğumuz. Ergen çocukları biliyorsunuz, bu çocuklar üzerinde herkes bilgi sahibi olmayabiliyor. Psikoloğumuzdan çok yardım alıyoruz. Günlük yeni şeyler yapıyoruz. Onun da ödülünü alıyoruz gibi geliyor bana. Çünkü geçen sene çok başarılı bir sezon geçirdik. Üç takımımız da namağlup finale kadar geldi. Sadece bir takım finalde yenilerek ikinci oldu. Ama rekor kırdık. Namağlup, yarışmacı takımlarımız, bütün sene şampiyonluğa kadar gittiler."

Çocukların yanında velilerine de destek vermeye çalıştıklarını kaydeden Bibo, "Velilerimizi de eğitmeye çalışıyoruz. Çocuklarımıza yanında velilerimizle de sezon başı toplantı yapıyoruz. Bunun geri dönüşü çok iyi oluyor. Velilerimiz de tabii o endişelerini gideriyorlar. Haklılar. Herkesin bir iki çocuğu var. En değerli varlıkları. Onlara anlattıktan sonra rahatlıyorlar. Ondan sonra devam ediyoruz. Yıl içinde velilerle genellikle bir toplantı yapıyoruz antrenörler ve psikoloğumuz eşliğinde. Sıkıntıları varsa öğrenmeye çalışıyoruz. Hem Türkiye'de hem de dünyada iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü yurtdışında ergenliğe hastalık gözüyle bakılıyor. Hastalık gibi. Çocuğun karakteri tamamen değişebiliyor. Bu geçişi kolay yapmaya çalışıyoruz. Çünkü sporcudan en iyi verimi almamız lazım. O yüzden psikolojik ve mental olarak çocuğun rahat olması lazım." diye konuştu.

"Çocukları gibi veliler de sporcu oluyor"

Erdal Bibo, çocuk ve velilerdeki psikolojik baskıyla ilgili, çocuğu olan velilerin tümünün endişeli olduğu ve bunu anlayış gösterdiğine dikkati çekerek, "Benim de çocuğum var. Dünyadaki en büyük sorumluluk herhalde bir çocuk sahibi olmak. Ne yapacak, ne edecek, endişeleri normal. Empati yapabiliyorum." ifadelerini kullandı. Psikologlarının velilerin endişelerini en az düzeye indirmeye çalıştığını, velilerle konuştuğunu, onları rahatlattığını söyleyen Bibo, şu değerlendirmede bulundu: "Ama herkeste olmayabiliyor. Zor babalar ve anneler var. Çocuğuna karşı baskıcı olan var. Herkeste değişebiliyor. Ama biz gerekli şeyi yapmaya çalışıyoruz. Herkes zannediyor ki çocuklar sporcu oluyor. Oysa veliler de sporcu oluyor, anne de bir nevi sporcu oluyor. Her şeyin içinde anne var. Sonra televizyonda çocuğunu görüyor, şampiyon olmuş, ağlıyor... Yani hakikaten zor. Velilerin endişelerine katılıyorum ki ben de çok endişeli bir insanımdır. Ama velilerin rahat olması lazım bazı konularda. Çünkü çocuklarını Türkiye'nin en büyük kulübüne getiriyorlar, emanet ediyorlar. Bizim iletişimi kesme gibi bir şeyimiz yok. Eskiden olsa onu yaparlardı. 'İletişimi kesiyorlar, ne yaparsa yapsın' diye bir şey yok bizde. iletişim kurarak onları anlamaya çalışıyoruz."

"A takımlara neredeyse her sene on çocuk bizden çıkıyor"

Anadolu Efes altyapısından, başarılı basketbol geçmişleri olan, şimdiki Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Ufuk Sarıca, Mirsad Türkcan ve Ömer Onan ile dünya basketbolunun en önemli ligi NBA'da oynayan Cedi Osman, Furkan Korkmaz ve bu lige yeni transfer olan Onuralp Bitim gibi birçok yıldız ismin çıktığı hatırlatılan Bibo, kulübün basketbola yıldız kazandırmaya devam edeceğini söyledi. Gelecekte daha çok bahsedecekleri oyuncuların olacağına inandığını anlatan Bibo, "Hatta şu anda oluyor. Kulüp girişindeki yıldız kütüğünü gördünüz herhalde. O kütük, Türkiye'de tek altyapıda bizde vardır. Mezun ettiğimizi çocuklar onlar, A takıma çıkardıklarımız. Çok da güzeldir. Her veli çocuğunu orada görmek istiyor zaten. Güzel bir gelenektir. Anadolu Efes geleneği, kültürü. Böyle bir araştırma yapmışlardı. Liglerde kaç takımdan kaç oyuncu var diye. Bizim en yakın rakibimizden iki kat daha fazla sporcumuz vardı. Bizde şöyle bir şey var; şimdi bizim genç takıma gelen oyuncu, genellikle bu işten para kazanıyor. A takıma kaç kişi çıkabilir' En fazla bir veya iki kişi çıkıyor, Avrupa Ligi takımı olduğu için. Diğerlerini diğer takımlara gönderiyoruz. Mesela bizden mezun olan sporcularımız için arıyorlar beni, referans için, 'Ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz' diye. Bir ton takım var. Devamlı dağıtıyoruz. Türk basketbolunu biz finanse ediyoruz demeyelim de biz sağlıyoruz diyebilirim bu konuda. Çünkü her sene on tane çocuk, neredeyse bizden çıkıyor. Diğer takımlara gidiyor. Ama kimi iyi yerlere gidip iyi seviye oynuyor kimi de oynayamıyor." ifadelerini kullandı.

"Bizim Türk oyuncuları çoğundan üstün"

Milli takım seviyesinde başarı potansiyeliyle ilgili de bilgi veren Bibo, Türk oyuncularının altyapılarda çok başarılı olduğunu ve çocuklara sadece şans tanınması gerektiğine dikkati çekti. "Kendi yaş grubu olarak zaten bizim Türk oyuncuları, çoğundan üstün" diyen Bibo, "Hiçbir eksikleri yok. Eksikleri varsa bile genellikle bunlar mental eksiklikler. Türk halkı genellikle duygusal bir halk. Duygusallık sporda biraz geri tutuyor büyüdükten sonra. Küçükken duygusal olmuyorlar. Geliyorlar oynuyorlar, maçlara çıkıyorlar. Büyüyünce duygusallıkları artıyor herhalde Türk sporcuların. Ama yine ben başarılı olacaklarını düşünüyorum. Hiç endişem olmadı, olmayacak." diye konuştu.

Türk oyuncuların son zamanlarda NBA'in yolunu tutmasının basketbola ilgiyi artırıp artırmadığı sorusuna karşılık Bibo, "Tabii hepsinin rol modeli oluyor altyapıda. NBA'yi geçtim, NCAA takımları şu anda bizden çok oyuncu istiyor, soruyorlar, ediyorlar. Çünkü orada da para vermeye başladılar. Maaş sistemine geçtiler. Bayağı bir yatırım oluyor orada. Mesela bu sene iki tane sporcumuz Amerika'da üniversiteye gitti." değerlendirmesinde bulundu.

Altyapıdaki oyunculara ilgi fazla

Bibo, altyapıda yer alan oyunculara ilginin fazla olduğunu belirterek, "Bir sporcumuz Utah'a, bir sporcumuz da Mississippi'de bir okula gidecek. Daha da var. Altyapıda kapış kapış gidiyor çocuklar. Düşünün bir sezonda iki tane gitti." dedi. Altyapıya çalışmalarının Türkiye'de ağır şartlarda yapıldığını kaydeden Bibo, "Altyapı Türkiye'de biraz daha atılmış gibi çünkü her kulüpte bütçe olarak düşük. Çalışanların çok ağır şartlarda, çok emek vererek çalıştıklarını görüyorum, hepsini de tebrik ediyorum. 13 saatlik mesailer falan var. Çok büyük emek harcıyorlar ama emeklerinin karşılığını alıyorlar mı, sanki o tartışılır." diye konuştu.

"12 yaşa kadar çocuklara sporu sevdirmen lazım"

Anadolu Efes olarak her zaman şampiyonluk hedeflediklerini ve başarı için sık sık araştırmalar yaptığını anlatan Bibo, işin sırrını şu sözlerle anlattı: "12 yaşa kadar çocuklara sporu sevdirmen lazım. 12 yaştan sonra çocukların baskı altında ve yarışmacı olması lazım. Bu bilimsel olarak açıklanmış bir şey. 12 yaştan sonra yarışmacı olmayan, birbirleriyle rekabete girmeyen çocuklarda, ileride bırakma eğilimi oluşur. Her yaptığı işte böyle. O yüzden çocuklar 12 yaşından sonra yarışmacı olmak zorunda. Biz de zaten hep yarışmacıyız. 12 yaştan sonra bizde olan bir baskı sistemi var. Zaten iyi oynaması lazım, her şeyi yapması lazım, şampiyon olması lazım. Bu baskıyla yetiştiriyoruz çocukları. Dikkat ederseniz zaten milli takımlarda, en kritik yerlerde Efesliler topu kullanır, Efesliler topu sokar. Öyle bir kültürümüz var bizim. Yani bunun için bana 'yanlış' diye bakıyorlar ama doğrusu bu. Bütün dünyada bu böyle. Yetiştirmeye çalışıyoruz çocuklarımızı. Kazanarak, şampiyon olarak iyi oyuncular yetiştirmeye çalışıyoruz. Aynı zamanda eğitimli çocuklar yetiştirmeye çalışıyoruz."

"En büyük projemiz eğitim: Çocuk ya sporcu olamazsa'"

Kulübünün Okyanus Koleji ile anlaşmasının olduğunu ve kendi bünyelerinde oynayan çocukları burslu okuttuklarını aktaran Bibo, "Ben veli toplantısında söylüyorum bunu. Çok büyük bir proje. Söylediğimiz şu; çocuğunuz basketbol oynuyor, eğitimine de devam etmesi lazım, cebinde başka özellikler de olmalı. Diyelim ki, gitar çalıyor, şarkı söyleyebiliyor veya başka meziyet. Bunu da yapması lazım. Hayatın ne getireceği belli olmaz. Bir gün geldi mi seni bir yakalar, bu yetenekle şarkıcı olursun veya gitar çalarsın veya doktor olursun. Sadece iki oyuncuyu A takımda oynatıyoruz. Ya sporcu olamazsa ne olacak' Cebinde başka şeylerin de olması lazım. Bizim en büyük projemiz bence eğitim projesi. Mesela sabahları antrenman yok bizde. Saat 5'ten sonra başlıyor antrenmanlar. Veya okuldan önce çok daha erken saatlerde yapıyoruz. Eğitime önem veriyoruz. Eğitim ve spor." ifadelerini kullandı.

Bibo, çocukların derslerini takip ettiklerini, hocalarıyla görüştüklerini, bir nevi veli olup karnelerine baktıklarını ve başarılı çocukları ödüllendirdiklerini de dile getirdi. Anka Spor Kulübü'yle de bir anlaşmaları olduğunu da hatırlatan Bibo, "Genç oyuncularımızı da orada oynatıyoruz. Geçen sene çeyrek finale kadar yükseldik. Mesela, başvurumuzu yapsak TBL 1'e çıkacak hakkımız. Yani en iyi takım; genç, sadece genç oyunculardan kurulu ve hiçbir ekstra büyük yaş çocuk olmadan. O proje de çok iyi bence. Çok da büyük bir katkı sağlıyor. Çok maç oynuyorlar. Bence geçen seneki TBL finalinde onun katkısı olduğunu düşünüyorum. Yaptığımız her şeyi bilimsel olarak yapmaya çalışıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Anadolu Efes'in basketbolda önemli bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Bibo, "Bu kulübün kuruluşu 1976. 47 senelik bir geçmişi var, hafızası var. O hafızayla bakıyoruz. Şu anda yanlış bir karar verdiğimizi düşünmüyorum. Disiplinine bakıyoruz, psikolojisine bile bakıyoruz. Duruşuna, her şeyine bakıyoruz. Ondan sonra burada tutuyoruz. Ama tutsanız bile, her sene veliler geliyor, hepsinde elenme stresi var. Çünkü her sene daha iyi çocuk çıkabiliyor. Takımı iyi kullanman lazım. Ama sorun da gerçekten bu yani. Devamlı senden daha iyisi çıkabilir. O yüzden velilerin çocuklarını doğru yere götürmesi ve oradan yönlendirmeleri lazım. Yani kendilerinin yapacakları bir şey yok. Kendileri zaten çok anlayamazlar. Anlarsa yanlış olur zaten, çünkü objektif bakamazlar. Her veliye çocuğu Michael Jordan gibi geliyor." diye konuştu.

Basketbolda ailelerin gelir durumunun önemli olup olmadığı yönündeki görüşlerini paylaşan Bibo, "Gelir durumu basketbol okullarında fark edebilir. Ama bizde öyle bir şey yok. Çünkü biz seçiyoruz çocuğu. Van'dan da getirebiliyoruz, Adana'dan, Antalya'dan da getirebiliyoruz. Yani kim yetenekse biz onu seçip getiriyoruz. Çok üst seviye gelirli de var takımlarımızda, alt seviye gelirli de var. Ama burada hiçbir fark yok. Hepsi aynı disiplinde, aynı durumda." ifadelerini kullandı. AA

Maratonda tarihi gün


Dünya spor tarihinde bugün tarihi bir gün yaşandı. Maratonda resmi bir yarışta ilk kez 2 saatin altına inildi. Hem de iki atlet birden bu tarihi dereceyi Londra Maratonu'nda elde etti. 

26.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 26.04.2026 21:04:21
MURAT ÇORBACI
Maratonda tarihi gün
Maratonda tarihi gün

Kenyalı atlet Sebastian Sawe, 26 Nisan Pazar günü koşulan Londra Maratonu'nda tarihte ilk defa bir yarışta 2 saatin altına inen atlet oldu. Yarışı 1.59.30 ile tamamlayan Sawe'yi kariyerinde ilk defa maraton koşan Etiyopyalı atlet Yomif Kejelcha takip etti. Kejelcha 1.59.41 ile koşarak yarışı 2 saatin altında tamamladı. Üçüncü sırayı ise 2.00.28 ile yarışı tamamlayan Ugandalı Jacob Kiplimo aldı. Her üç derece de Ekim 2023'te Kenyalı atlet Kelvin Kiptum'un Chicago Maratonu'nda kırdığı 2.00.35'lik dünya rekorundan daha iyi.... Kiptum, Şubat 2024'te ülkesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmişti. 
 
Kenyalı ünlü atlet Eliud Kipchoge, 2019'da özel bir parkurda tempocu atletlerin eşliğinde 1.59.41 koşmuştu. Bu performans, yarış ortamında elde edilmediği için dünya rekoru olarak tescillenmedi.

Öte yandan erkekler maratonda Londra Maratonu 2002'den bu yana ilk defa dünya rekoruna sahne oldu. Fas doğumlu ABD'li atlet Khalid Khannouchi (Halid Gannuşi), 2.05.38 ile bundan 24 yıl önce Londra'da dünya rekoru kıran isimdi. Bu Khannouchi'nin kariyerindeki en iyi maraton derecesiydi. 



İlk olarak Kiplimo düştü

Yarışın 35. kilometresine kadar Sawe, Kejelcha ve Kiplimo birlikte koştu. Akabinde Kiplimo bir miktar geride kaldı. Son kilometreye Kejelcha ve Sawe önde girdi. Ancak son 2 yıl içinde Valencia, Londra ve Berlin maratonlarını rahat kazanan Sawe, daha diri kaldı. Sawe, son dönemeçlerde atak yaparak yarışı 1.59.30 ile tamamladı. Yarı Maratonda 57.30 ile daha önce dünya rekoru kırmış olan Kejelcha ise 1.59.41 ile ikinci oldu. Bu yıl Mart ayında Lizbon'da 57.20 ile Yarı Maraton dünya rekorunu kıran Kiplimo ise 2.00.28 ile üçüncü sırada yer aldı. 

Tarihi dereceyle sonuçlanan erkekler yarışının teknik analizi
 
Londra Maratonu Erkekler kategorisi, en başından itibaren sanki özel bir şeye hazırlanıyordu. Sawe, Kejelcha, üç kez dünya kros şampiyonu Jacob Kiplimo, Olimpiyat şampiyonu Tamirat Tola, 2022 Londra Maratonu galibi Amos Kipruto ve Deresa Geleta'nın yer aldığı lider grup, ilk kilometreleri kontrollü ama iddialı bir tempoyla katederek 5 km'yi 14.14'te geçti.
Bu ekip; 10 km'yi (28.34) ve 15 km'yi (43.10) birlikte geçerek, yarıya (21.1K) 1.00.29'da ulaştılar.
Lider altılı, sonraki 10 kilometre boyunca birlikte koşmaya devam etti, ancak 30 km'de (1.26.03) dağılmaya başladılar ve sürekli artan tempo etkisini göstermeye başladı.
Belirleyici aşama 30 km ile 35 km arasında geldi. 13.54'lük 5 kilometrelik bir süreyle Sawe ve Kejelcha öne geçti ve Kiplimo'yu geride bıraktı; Kiplimo ise yaklaşık 21 saniye geride üçüncü sırada kaldı. Önde giden ikili daha sonra tekrar hızlanarak sonraki (35-40 kilometre arasını) 5 km'yi 13.42'de tamamladı ve iki saatin altında bitirme olasılığı her geçen adımda arttı. Normalde bir maratonda koşulması en zor kısım 35-40 kilometre arasıdır ancak bu ikili burada tarihi bir hıza ulaştı. Mesela Türkiye'de bu sürede (13 dakika 42 saniye) 5 kilometre koşabilen atlet yok! 
Son şampiyon Sawe, bitişe bir mil kala atağa geçti, sonunda Kejelcha'dan sıyrıldı ve tek başına ilerlemeye devam etti. İkinci yarıyı Sawe 59.01'de, Kejelcha 59.12'de, Kiplimo, 59.59'da tamamladı. Her üç atlet de 'negatif split'le yani ikinci yarıyı ilk yarıdan daha hızlı koştu. 

Londra Maratonu'nda erkeklerde ilk 10 derece
 
1 Sabastian Sawe (KEN) 1:59:30
2 Yomif Kejelcha (ETH) 1:59:41
3 Jacob Kiplimo (UGA) 2:00:28
4 Amos Kipruto (KEN) 2:01:39 (En İyi Derecesi)
5 Tamirat Tola (ETH) 2:02:59 (Son Olimpiyat Şampiyonu, En İyi Derecesi)
6 Deresa Geleta (ETH) 2:03:23
7 Addisu Gobena (ETH) 2:05:23
8 Geoffrey Kamworor (KEN) 2:05:38
9 Peter Lynch (IRL) 2:06:08
10 Mahamed Mahamed (GBR) 2:06:14



Assefa ve Sawe, dünya rekorlarını kırdıkları yarışı Adidas ayakkabılarıyla koştu. 


Bir dünya rekoru da kadınlardan 
 
Etiyopyalı atlet Tigst Assefa da Londra'da üst üste ikinci zaferini elde ederek bitiş çizgisini geçerken büyük bir sevinç çığlığı attı ve 'sadece kadınlar' dünya rekorunu yaklaşık 10 saniye geliştirerek 2.15.41'lik bir süreyle yarışı tamamladı. Kadınların erkeklerle birlikte, erkek tempocu atletlerin desteğiyle koştuğu yarışlarda dünya rekoru 2.09.53 ile Kenyalı Ruth Chepngetich'e ait. Londra'da Hellen Obiri de 2.15.53 ile kişisel en iyi derecesini kırarak ikinci olurken, Joyciline Jepkosgei 2.15.55 ile üçüncü sırada yer aldı.
 

Derbinin VAR hakemi belli oldu

Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin VAR hakemi belli oldu

26.04.2026 13:07:00
Haber Merkezi
Derbinin VAR hakemi belli oldu
Derbinin VAR hakemi belli oldu
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK), sezonun en kritik maçlarından biri olan derbi için VAR atamasını resmen duyurdu. RAMS Park'ta bugün saat 20.00'de başlayacak mücadelede Video Yardımcı Hakem (VAR) koltuğunda Ömer Faruk Turtay oturacak.

Turtay'a AVAR'da İbrahim Çağlar Uyarcan ve Abdullah Buğra Taşkınsoy eşlik edecek. Maçın orta hakemi ise Yasin Kol olarak belirlenmişti. Kol'a yardımcı hakemler olarak Abdullah Bora Özkara ve Bahtiyar Birinci, dördüncü hakem olarak da Çağdaş Altay görev yapacak.

Ömer Faruk Turtay kimdir?

Antalya doğumlu 30 yaşındaki Turtay, TFF kayıtlarına göre üst klasman hakemi olarak görev yapıyor. Hakemlik kariyerine genç yaşlarda başlayan Turtay, özellikle son yıllarda Süper Lig'de VAR ve AVAR görevleriyle sıkça ön plana çıkıyor. Daha önce Süper Kupa finali gibi büyük maçlarda da VAR olarak atandı.

Derbi öncesi kulüpler ve taraftarlar arasında hakem atamaları sıkça tartışılıyor. Yasin Kol'un orta hakemliği ve Turtay'ın VAR görevi, sosyal medyada ve spor kamuoyunda geniş yankı buldu. Maç, şampiyonluk yarışındaki kritik konumundan dolayı büyük önem taşıyor.

Süper Lig'in 31. haftası, derbiyle birlikte zirve mücadelesine sahne olacak. Tüm gözler RAMS Park'taki karşılaşmaya çevrildi. Maçın sonucu ve hakem performansları, ligdeki puan durumu açısından belirleyici olabilir.

Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, 18. randevuda

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında yarın sahasında karşılaşacağı Fatih Karagümrük ile 18. kez rakip olacak.

26.04.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, 18. randevuda
Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, 18. randevuda
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında yarın sahasında karşılaşacağı Fatih Karagümrük ile 18. kez rakip olacak.

Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, yarın saat 20.00'de Tüpraş Stadyumu'nda karşı karşıya gelecek. Ligde siyah-beyazlılar 16 galibiyet, 7 beraberlik ve 7 mağlubiyetle topladığı 55 puanla 4. sırada bulunuyor. Kırmızı-siyahlılar ise 5 galibiyet, 5 beraberlik ve 20 mağlubiyetle aldığı 20 puanla son sırada yer alıyor.

Ligde 18. randevu



Beşiktaş ile Fatih Karagümrük, Süper Lig'de 17 kez karşı karşıya geldi. Bu maçlarda siyah-beyazlılar 12, kırmızı-siyahlılar ise 2 kez sahadan galibiyetle ayrıldı. İki takım arasındaki 3 müsabaka ise beraberlikle sonuçlandı. Kartal, söz konusu maçlarda 37 kez rakip fileleri havalandırırken, kalesinde de 12 gole engel olamadı. Sezonun ilk yarısında Fatih Karagümrük'ün ev sahipliğinde oynanan mücadeleyi Beşiktaş 2-0 kazandı.

Son 7 maçta rakibine mağlup olmuyor



Siyah-beyazlılar, Fatih Karagümrük ile oynadıkları son 7 lig müsabakasında mağlubiyet yaşamadı. Söz konusu süreçte 6 kez galip gelen Kartal, 1 kez de rakibiyle puanları paylaştı. Beşiktaş, bu maçlarda 13 kez rakip fileleri sarsarken kalesinde 2 gol gördü.
Beşiktaş'ın rakibine karşı 2020-2021 sezonunda yaşadığı son mağlubiyette de takımın başında Sergen yalçın bulunuyordu.

Devis Vasquez, ilk kez forma giyecek

Beşiktaş'ın Kolombiyalı kalecisi Devis Vasquez, Fatih Karagümrük karşısında siyah-beyazlı formayla ilk resmi maçına çıkacak. Ara transfer döneminde İtalya Serie A ekiplerinden Roma'dan kiralık olarak kadroya dahil olan Vasquez'in, sarı kart cezalısı Ersin Destanoğlu'nun yerine Fatih Karagümrük müsabakasında 11'de sahaya çıkması bekleniyor.

Kartal'da 3 eksik

Beşiktaş'ta Fatih Karagümrük mücadelesinde Amir Murillo ve Ersin Destanoğlu, sarı kart cezalısı olduğu için forma giyemeyecek. Siyah-beyazlılarda ayak bileğinde bağ yırtığı olan orta saha oyuncusu Kartal Kayra Yılmaz da İstanbul ekibine karşı kadroda yer almayacak.

3 oyuncu sınırda

Siyah-beyazlılarda savunma oyuncusu Emmanuel Agbadou, sol bek Rıdvan Yılmaz ve orta saha oyuncusu Salih Uçan, sarı kart ceza sınırında bulunuyor.

Batuhan Kolak düdük çalacak

Beşiktaş - Fatih Karagümrük maçını hakem Batuhan Kolak yönetecek. Kolak'ın yardımcılıklarını Bilal Gölen ile Mehmet Salih Mazlum yapacak. Karşılaşmanın 4. hakemi Ayberk Demirbaş olacak.

Merih Demiral ikinci kez Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kaldıran ilk Türk olarak tarihe geçti

Milli oyuncu Merih Demiral'ın formasını giydiği Al Ahli, Asya Şampiyonlar Ligi finalinde Machida'yı uzatmalarda 1-0 yenerek şampiyon oldu

26.04.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
Merih Demiral ikinci kez Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kaldıran ilk Türk olarak tarihe geçti
Merih Demiral ikinci kez Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kaldıran ilk Türk olarak tarihe geçti
Milli oyuncu Merih Demiral'ın formasını giydiği Al Ahli, Asya Şampiyonlar Ligi finalinde Machida'yı uzatmalarda 1-0 yenerek şampiyon oldu.

Demiral, böylece üst üste ikinci kez Asya Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kaldıran ilk Türk olarak tarihe geçti.



Suudi Arabistan ekibi Al Ahli ile Japonya temsilcisi Machida, Asya Şampiyonlar Ligi finalinde karşı karşıya geldi. Kral Abdullah Stadyumu'nda oynanan müsabakanın normal süresinde eşitlik bozulmazken, mücadele uzatmalara gitti.



Suudi Arabistan ekibi, 96. dakikada Al Buraikan'ın fileleri havalandırmasıyla mücadeleyi 1-0 kazanarak üst üste ikinci kez şampiyon oldu.



Milli oyuncu Merih Demiral da böylece üst üste ikinci kez kupa kaldıran Türk oyuncu olarak önemli bir başarıya imza attı.

Ezeli rekabette sarı-lacivertlilerin 150'ye 130 üstünlüğü bulunuyor

Galatasaray ile Fenerbahçe yarın oynanacak derbiyle 406. kez rakip olacak. Ezeli rekabette sarı-lacivertlilerin 150'ye 130 üstünlüğü bulunuyor

25.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
Ezeli rekabette sarı-lacivertlilerin 150'ye 130 üstünlüğü bulunuyor
Ezeli rekabette sarı-lacivertlilerin 150'ye 130 üstünlüğü bulunuyor
Galatasaray ile Fenerbahçe yarın oynanacak derbiyle 406. kez rakip olacak. Ezeli rekabette sarı-lacivertlilerin 150'ye 130 üstünlüğü bulunuyor.

Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında Galatasaray ile Fenerbahçe yarın saat 20.00'de RAMS Park'ta karşılaşacak. Ligde sarı-kırmızılılar 22 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle aldığı 71 puanla liderlik koltuğunda bulunuyor. Sarı-lacivertliler ise 19 galibiyet, 10 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonucunda topladığı 67 puanla ikinci sırada yer alıyor.

406. randevu

Galatasaray ile Fenerbahçe arasında 17 Ocak 1909 tarihinde başlayan rekabette iki takım bugüne kadar 405 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu mücadelelerde sarı-lacivertliler 150 kez sahadan galip ayrılırken, sarı-kırmızılılar da 1'i hükmen olmak üzere 130 defa rakibini mağlup etti. İki takım 125 müsabakada ise yenişemedi. Bu maçlarda Kanarya'nın 546 golüne, Aslan 505 golle karşılık verdi.

Ligde 138. maç



İki takım, Süper Lig tarihinde ise 137 kez mücadele etti. Ligde de galibiyet sayılarında sarı-lacivertlilerin üstünlüğü bulunuyor. Kanarya, 53 kez rakibini mağlup etmeyi başardı. Sarı-kırmızılılar da 38 defa 3 puanla ayrılan taraf olurken, 46 maç ise berabere sona erdi. Lig müsabakalarında sarı-lacivertliler 165, sarı-kırmızılılar ise 134 gol attı.

Bu sezonki 3. maç

Galatasaray ile Fenerbahçe, yarın oynayacakları derbiyle birlikte 2025-2026 sezonunda 3. kez rakip olacak. Süper Lig'in ilk yarısında Kadıköy'de oynanan ilk karşılaşma 1-1 sona erdi. Atatürk Olimpiyat Stadyumu'nda oynanan Turkcell Süper Kupa finalinde ise sarı-lacivertliler, sarı-kırmızılıları 2-0 mağlup ederek, kupayı kazandı.

Son 10 maçta Galatasaray üstün

Ezeli rakipler arasında 7'si lig, 2's, Süper Kupa ve 1'i de Türkiye Kupası olmak üzere oynanan son 10 karşılaşmada Galatasaray'ın üstünlüğü bulunuyor. Geride kalan 10 maçta sarı-kırmızılılar 1'i hükmen 5 kez sahadan galip ayrılırken, sarı-lacivertliler ise 2 kez kazandı. 3 mücadele de berabere sona erdi.

Yasin Kol düdük çalacak

Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak derbiyi hakem Yasin Kol yönetecek. Kol'un yardımcılıklarını Abdullah Bora Özkara ile Bahtiyar Birinci yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi Çağdaş Altay olacak.

Trabzon bölgesi hakemi olan Yasin Kol kariyerinde ikinci kez bu derbide görev alacak. Kol, ligin ilk yarısında Kadıköy'deki derbide de düdük çaldı. Öte yandan Yasin Kol, bu sezon Galatasaray - Beşiktaş ve Fenerbahçe - Beşiktaş karşılaşmalarında da görev aldı.

Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor

Formula 1, 2027’den itibaren 5 yıl boyunca İstanbul Park’a dönüyor. Türkiye, efsane 8. virajıyla yeniden motor sporlarının kalbi olacak ve dünya gündemine damga vuracak 

24.04.2026 21:00:00
Haber Merkezi
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı"nda dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu Formula 1'in 2027 yılından itibaren İstanbul Park'a geri döneceğini resmen açıkladı. Anlaşma, en az 5 sezon (2027-2031) sürecek ve Türkiye'yi yeniden F1 haritasının en gözde duraklarından biri haline getirecek.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türkiye'nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin 'istikrar adası' rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 2027 Türkiye Grand Prix'i için sembolik start butonuna bastı. Etkinlik sırasında bir Formula 1 aracı, Galataport'tan başlayarak İstanbul'un tarihi yarımadasında tur attı ve Dolmabahçe'ye ulaştı. Bu görsel şov, hem İstanbulluları hem de motor sporları severleri heyecanlandırdı.

İstanbul Park'ın öyküsü

İstanbul Park, daha önce 2005-2011 yılları arasında aralıksız 7 sezon Formula 1'e ev sahipliği yapmış ve "8. viraj"ıyla (bugün hâlâ efsane olarak anılan keskin dönüş) tüm dünyada ün kazanmıştı. Pandemi döneminde 2020 ve 2021'de de takvime dönmüş, ancak 2022'den itibaren listeden çıkmıştı. Yeni anlaşmayla pist, 2027'den itibaren en az 2027-2031 arası tam 5 yıl boyunca her sezon Türkiye Grand Prix'ine ev sahipliği yapacak. Formula 1 İcra Kurulu Başkanı Stefano Domenicali ve Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Mohammed Ben Sulayem'in de katıldığı törende, anlaşmanın uzun vadeli iş birliğinin başlangıcı olduğu vurgulandı.

Ekonomik ve turizm açısından

F1'in dönüşü, Türkiye için yalnızca spor açısından değil, ekonomi ve turizm bakımından da kritik öneme sahip. Her Grand Prix hafta sonu yaklaşık 100-150 bin yerli ve yabancı seyirciyi ağırlayan İstanbul Park, otel doluluklarını rekor seviyeye çıkarıyor, havayolu ve restoran sektörlerini canlandırıyor. Uluslararası yayınlarla 500 milyondan fazla kişiye ulaşan organizasyon, Türkiye'nin global imajına da önemli katkı sağlayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Formula 1'e dönmemiz şampiyonaya çok büyük değer katacak" diyerek, Türkiye'nin organizasyon kalitesinin ve istikrarının bu kararın arkasındaki en önemli etken olduğunu belirtti. Anlaşmanın detayları (bilet fiyatları, pist iyileştirmeleri, güvenlik önlemleri) önümüzdeki günlerde Formula 1 yönetimi ve Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu tarafından açıklanacak.

Motor sporları tutkunları ve gençler için yeni dönem

F1'in dönüşü, Türkiye'deki motor sporları altyapısını da güçlendirecek. beIN Sports'un yayın haklarıyla birlikte milyonlarca Türk taraftarın ekran başına kilitleneceği organizasyon, genç pilotların yetişmesi için de yeni fırsatlar yaratacak. Geçmiş yıllarda İstanbul Park'ta kazanan isimler arasında Felipe Massa, Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel gibi efsaneler yer almıştı; şimdi yeni nesil yıldızlar aynı pistte mücadele edecek.

Türkiye'nin F1'e dönüşü, sadece bir spor etkinliği değil; aynı zamanda ülkenin uluslararası arenadaki gücünün ve cazibesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2027'de başlayacak heyecan şimdiden başladı!

PFDK'dan şampiyon Bursaspor'a ceza yağdı

24.04.2026 14:30:00
İhlas Haber Ajansı
PFDK'dan şampiyon Bursaspor'a ceza yağdı
PFDK'dan şampiyon Bursaspor'a ceza yağdı
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Bursaspor-Somaspor maçının ardından yeşil-beyazlı kulübe üç ayrı maddeden toplamda 446 bin TL para cezası verdi.



Nesine 2. Lig Kırmızı Grup'ta şampiyonluğunu ilan ettiği Somaspor müsabakasının ardından Bursaspor'a disiplin kurulundan kötü haber geldi. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından açıklanan PFDK kararlarına göre, yeşil-beyazlı kulüp saha olayları ve usulsüzlükler nedeniyle ağır para cezalarıyla karşı karşıya kaldı.

İhlaller ve Ceza Detayları



Kurul, Bursaspor Kulübü'ne üç farklı başlık altında ceza kesti. İşte PFDK tarafından açıklanan o kararlar:

"Merdiven Boşlukları: Merdiven boşluklarının boş bırakılmaması eyleminin aynı sezon içinde 13. kez tekrarlanması nedeniyle 211 bin TL,

Saha Olayları: Taraftarların neden olduğu saha olayları gerekçesiyle 110 bin TL,

Usulsüz Seyirci: Stadyuma usulsüz seyirci alınmasından dolayı ise 125 bin TL para cezası verilmesine hükmedildi."

Derbide gözler kalecilerde

Bu sezon Trendyol Süper Lig'de Galatasaray'ın kalecisi Uğurcan Çakır 23 maçta 19 gol yerken, Fenerbahçe'nin file bekçisi Ederson ise görev aldığı 23 müsabakada kalesinde 23 gol gördü

24.04.2026 10:47:00
İhlas Haber Ajansı
Derbide gözler kalecilerde
Derbide gözler kalecilerde
Bu sezon Trendyol Süper Lig'de Galatasaray'ın kalecisi Uğurcan Çakır 23 maçta 19 gol yerken, Fenerbahçe'nin file bekçisi Ederson ise görev aldığı 23 müsabakada kalesinde 23 gol gördü.

Trendyol Süper Lig'in 31. haftasında Galatasaray pazar günü Fenerbahçe'yi konuk edecek. Bu derbiyle birlikte ligin en az gol yiyen takımları karşı karşıya gelecek.



Sarı-kırmızılılar, kalesinde gördüğü 23 golle bu alanda ilk sırada yer alırken, sarı-lacivertliler ise 30 golle üçüncü sırada bulunuyor. Ligde söz konusu müsabakalarda Aslan 11, Kanarya da 10 maçı gol yemeden tamamladı.

Derbide gözler aynı zamanda kalecilerde olacak. Ligde geride kalan 30 haftada sarı-kırmızılılarda Uğurcan Çakır 23, Günay Güvenç de 7 mücadelede görev aldı. Sarı-lacivertlilerde ise Ederson 23, İrfan Can Eğribayat 3, Tarık Çetin 2, Mert Günok ve şu an kadroda olmayan Dominik Livakovic 1'er müsabakada oynadı.

Ligdeki 30 karşılaşmada Uğurcan 19 gol yerken, 7 maçta da kalesini gole kapadı. Ederson ise kalesinde 23 gol görürken, 8 mücadeleyi gol yemeden tamamladı.

Favoriler bir bir gidiyor: Önce Fenerbahçe, şimdi Galatasaray!

Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçında kendi evinde Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne 2-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti

22.04.2026 22:45:00
Haber Merkezi
Favoriler bir bir gidiyor: Önce Fenerbahçe, şimdi Galatasaray!
Favoriler bir bir gidiyor: Önce Fenerbahçe, şimdi Galatasaray!
Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçında kendi evinde Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne 2-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti. Bu sonuçla Ankara temsilcisi adını yarı finale yazdırırken, sarı-kırmızılı ekip kupada büyük bir şok yaşadı.

Galatasaray maça baskılı başlasa da aradığı golü bulamadı. İlk yarıda taraflar soyunma odasına golsüz eşitlikle girdi.

İkinci yarının hemen başında gelişen atakta Fıratcan Üzüm, Ankara temsilcisini öne geçiren golü kaydetti.

Galatasaray beraberlik için yüklenirken, Gençlerbirliği kontra ataktan bulduğu fırsatı Adama Traore ile değerlendirdi ve farkı ikiye çıkararak turu garantiledi.

Rotasyon



Teknik direktör Okan Buruk, kalede Günay Güvenç'e şans verirken; Boey, Singo ve Kaan Ayhan gibi isimlerle savunmayı kurdu.

Sakatlıktan dönen Victor Osimhen, maçın son bölümlerinde oyuna dahil oldu ancak skoru değiştiremedi. Osimhen, maç bitiminde yaptığı itirazlar nedeniyle sarı kart gördü.

Bu sonuçla Gençlerbirliği yarı finale yükselerek Samsunspor - Trabzonspor eşleşmesinin galibiyle eşleşti.



Hafta sonu Süper Lig'de kritik bir derbiye çıkacak olan Galatasaray, bu mağlubiyetle kupa defterini kapatmış oldu.

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray'ın da elenmesiyle kupanın en büyük iki favorisi çeyrek finalde turnuva dışı kaldı.

İlhan Palut: 'Fenerbahçe galibiyeti öz güven ve bir enerji verdi'

İlhan Palut: "Fenerbahçe galibiyeti bir öz güven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır"

22.04.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
İlhan Palut: 'Fenerbahçe galibiyeti öz güven ve bir enerji verdi'
İlhan Palut: 'Fenerbahçe galibiyeti öz güven ve bir enerji verdi'
Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Fenerbahçe'yi mağlup ettikleri maçın ardından, "Fenerbahçe galibiyeti bir özgüven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır" dedi.

Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final mücadelesinde kendi evinde Fenerbahçe'yi 1-0 mağlup etti. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında konuşan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Hem bir Türkiye Kupası çeyrek final maçı. Hem de rakip Fenerbahçe. Zaten öncesinde bu iki parametreyi ortaya koyduğumuz zaman ne kadar önemli bir karşılaşma olduğu ortaya çıkıyor.

Ligdeki iyi sonuçlar, puan durumundaki biraz nefeslenme aslında bize bu maça daha fazla yoğunlaşma şansını verdi ve oyuncu seçimlerinde bizi bazı tereddütlerden kurtardı açıkçası. Oyuncularım gerçekten çok istekliydi. Tesislerdeki hava, antrenmanlardaki hava gerçekten bu maçı istedikleri ve kupada ilerlemek istedikleri yönündeydi. 40-45 dakika başa baş bir oyun vardı.

Tabii ki Fenerbahçe de geldi. Biz ilk 45 dakika aldığımız topları üçüncü bölgeye çok iyi taşıdık ama daha çok net pozisyona ihtiyacımız vardı. Ama bu arada iyi savunma yaptık Fenerbahçe'ye de net pozisyon vermedik.

Rakibi geri koşturamadık ve Fenerbahçe sürekli denemelerde bulundu. Ama dediğim gibi işin savunma kısmında başarılıydık. İkinci yarı zaten uzatmanın son dakikalarında bir duran top ve devamında bir penaltı kazandık. İnanılmaz değerli bir dakikada. Hücumsal olarak etkili olmakta zorlandığımız anlarda bir nevi imdadımıza yetişen bir pozisyon oldu.

Penaltı golü Fenerbahçe'nin bütün oyuncularıyla yüklenişi, Fenerbahçe'nin karambolleri derken orayı bir şekilde kurtarmamız gerekiyordu ve bir şekilde savunabildik ve önemli bir galibiyet aldık. Evet şu anda yarı finaldeyiz, kupada ilerliyoruz. Camianın özlediği bir sonuç. Mutluyuz, taraftarımızı sevindirdik. İleriye bakış açısından şunu söyleyebilirim. Fenerbahçe galibiyeti bir özgüven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır. Oyuncularımı kutluyorum" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.