logo
24 HAZİRAN 2026

Bol vaatli 2024 Bütçesi Meclis'e sunuldu

2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi Meclis'e sunuldu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, teklif kapsamında Meclis'te yaptığı konuşmada enflasyonda gerilemenin 2025'te hız kazanacağını ve 2026'da tek haneli enflasyonun görüleceğini savundu.

11.12.2023 16:03:00 / Güncelleme: 11.12.2023 16:12:40
AA
Bol vaatli 2024 Bütçesi Meclis'e sunuldu
Bol vaatli 2024 Bütçesi Meclis'e sunuldu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2023 yılı geneli için işsizlik oranının Orta Vadeli Program'da öngördüğümüz yüzde 10,1'in altında, tek haneli olarak gerçekleşeceğini şimdiden rahatlıkla ifade edebilirim." dedi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda görüşmelerine başlanan 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı.

AK Parti hükümetleri döneminde aralıksız olarak yapılan 22 bütçenin, siyasi istikrarın en önemli göstergelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, siyasi istikrarın, beraberinde ekonomik istikrarı da getirdiğini, büyüme ve sosyal refah artışına katkı sunduğunu söyledi.

Yılmaz, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin "dirençli şehirler, güçlü ekonomi ve sağlıklı toplum" anlayışıyla hazırlandığını anlatarak, bu çerçevede bütçenin her alanda inşa, ihya ve Türkiye'nin büyümesini önceleyen kalemleri içerdiğini ifade etti.

"Bütçemiz, depremle yıkılan şehirlerimizi daha iyi şekilde yeniden ayağa kaldıran, geleceğe dönük afet risklerini azaltan, maliye ve para politikaları koordinasyonunu güçlendiren bir anlayış içerisinde, makro finansal ve fiyat istikrarını sağlama hedefiyle uyumlu bir yapıdadır." diyen Yılmaz, 2024 yılı bütçesinin yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı destekleyen, kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımına sahip olduğunu kaydetti.

Cevdet Yılmaz, bütçede, istikrarlı büyümenin sağladığı imkanların insan odaklı ve sosyal refahı artırıcı bir yaklaşımla toplumun bütün kesimleriyle paylaşılmasına öncelik verildiğini dile getirerek, "2024 yılı bütçemizi, milli teknoloji hamlesi, enerji ve gıda arz güvenliği, yeşil ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için kullanacağız. Çığır açan teknolojiler başta olmak üzere her alanda reel sektörümüzün yanında olacak, üretim ekosistemimizi destekleyeceğiz." diye konuştu.



Görüşmelere CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı.


Küresel ekonomik görünüm

Dünya ekonomisinin büyüme hızındaki azalmanın, bu yıl ve önümüzdeki yılda da devam etmesinin beklendiğine işaret eden Yılmaz, Uluslararası Para Fonunun (IMF) güncel tahminlerine göre dünya ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,0 ve 2024 yılında yüzde 2,9 oranında büyümesini öngördüğünü aktardı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) sıkı finansal koşullar, zayıf ticaret büyümesi, düşük iş ve tüketici güveninin küresel ekonomilere zarar vermeye devam ettiğini açıkladığını, bu çerçevede 2023'te önceki beklentilerden daha fazla yavaşlama olacağını öngördüğünü aktararak, güncel verilere göre OECD'nin, küresel büyümenin 2024'te yüzde 2,7'ye gerileyeceğini, 2025'te ise reel gelirdeki toparlanma ve düşük faiz oranları nedeniyle yüzde 3'e yükseleceğini tahmin ettiğini söyledi.

OECD'nin reel ticaret hacmindeki büyümenin 2023 yılında yüzde 1,1 olacağını tahmin ederken IMF'nin 2023 yılında gelişmiş ekonomilerdeki yavaşlama ve jeopolitik gerilimler nedeniyle küresel mal ve hizmet ticaretinin yüzde 1'in altında büyümesini öngördüğünü belirten Yılmaz, 2024 yılı küresel mal ve hizmet ticaretine ilişkin tahminlerin ise daha olumlu bir görünüme işaret ettiğini kaydetti.

Yüksek enflasyon oranlarının devam etmesi nedeniyle küresel ekonomide parasal sıkılığın bir süre daha devam etmesinin ve 2024 yılında gelişmiş ekonomilerde faiz artırımlarının sonlandırılmasının beklendiğini dile getiren Yılmaz, 11 aylık ortalama 82,9 dolar olan brent petrol fiyatının 2023 yılı için Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan 82,3 dolar ile uyumlu gerçekleştiğini ifade etti.

"Kesintisiz büyüme eğilimi sürüyor"

Cevdet Yılmaz, iktisadi faaliyetin canlılığını sürdürmesiyle Türkiye'nin 13 yıllık kesintisiz büyüme başarısı gösterdiğini, 2022 yılında yüzde 5,5'lik büyüme oranıyla OECD ülkeleri ortalamasına göre oldukça iyi bir performans ortaya koyduğunu, bu dönemde gelişmekte olan ülkelerin ortalama yüzde 4,1, gelişmiş ülkelerin ortalama yüzde 2,6 oranında büyüdüğünü ve Türkiye'nin olumlu yönde ayrıştığını belirtti.

Dünya ekonomisinin Kovid 19 pandemisi sonrası 2020-2022 döneminde kümülatif olarak yüzde 7 büyümesine karşın, Türkiye ekonomisinin kümülatif olarak yaklaşık yüzde 20 büyüdüğüne, küresel ekonomilerden olumlu ayrıştığına dikkati çeken Yılmaz, "2023 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 5,9 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz 13 çeyrektir kesintisiz büyüme eğilimini sürdürmektedir." dedi.

Yılmaz, makine teçhizat yatırım harcamalarının 2023 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 23,7 oranında arttığını ve 15 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ettiğini vurguladı.

Yılın tamamında ekonomide, OVP hedefi olan yüzde 4,4 büyüme oranının rahatlıkla sağlanacağının beklendiğini ifade eden Yılmaz, "Küresel siyasi ve ekonomik huzursuzlukların yaşandığı bir ortamda, Türkiye ekonomisinin yüzde 4,4 büyüme hedefiyle, IMF'nin 2023 yılı için gelişmekte olan ülkeler için öngördüğü yüzde 4 büyüme tahmininin üzerinde bir performans sergilemesi beklenmektedir." diye konuştu.

"Enflasyon 2026'da tek hanelere çekilecek"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, döviz kurunda yaşanan gelişmeler, hizmet enflasyonundaki katılık, gıda fiyatlarındaki yüksek seyir, vergi düzenlemeleri ve maliyet baskılarına bağlı olarak güçlenen atalet etkisinin enflasyon görünümünde belirleyici olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda, 2023 yılı haziran ayında başlatılan parasal ve miktarsal sıkılaştırma, seçici kredi uygulamaları ve makroihtiyati çerçevenin sadeleştirilmesiyle enflasyonist beklentilerinin ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması hedeflenmiştir. Para ve maliye politikaları arasındaki şeffaf ve güvenilir eş güdüm ile 2024 yılının ikinci yarısından sonra enflasyonda yıllık bazda belirgin bir düşüş beklenmekte, bu dönemden itibaren kalıcı bir dezenflasyon sürecine geçilmesi öngörülmektedir. Nitekim açıklanan güncel veriler son aylarda enflasyonda bir düşüş eğiliminin başlamış olduğunu göstermektedir. 2022 yılında açıklanan aylık enflasyon oranlarının ortalaması yüzde 4,26 düzeyindeyken son üç ayda açıklanan aylık enflasyon oranları ortalaması yüzde 3,82 düzeyindedir. Bu oranın önümüzdeki aylarda daha da düşeceğini öngörmekteyiz. Bu süreçte dezenflasyon politikalarımızın devamlılığını sağlayarak, 2025 yılında istikrar dönemine geçilecek, enflasyondaki gerileme hız kazanacak, öngörülebilirlik artacak ve 2026 yılında enflasyon oranı tekrar tek haneli rakamlara çekilecektir."

"Cari işlemler açığını kalıcı olarak düşürme çalışmalarımıza devam ediyoruz"

Yılmaz, cari işlemler açığında mayıs ayı sonrasında yaşanan toparlanmanın, aylık bazda iki defa cari işlemler fazlası verilmesini, mal ve hizmet ticaretine ilişkin dış dengenin iyileşmesini sağladığını anlatarak, "Bugün açıklanan hesaplara göre cari fazla verdiğimiz ay sayısı ikiden üçe yükselmiştir. Önümüzdeki süreçte cari işlemler açığının azalmaya devam etmesi öngörülmektedir." ifadelerini kullandı.

Bu yılın ocak-eylül dönemi cari işlemler açığının 40,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, ekim ayında ise cari işlemler dengesinin fazla verdiğini ve bu doğrultuda yıl sonunda cari işlemler açığının 42,5 milyar dolar olan OVP tahmin değerine yakın bir seviyede gerçekleşeceğinin öngörüldüğünü kaydetti.

Cari işlemler dengesinin milli gelire oranının da OVP tahmini olan yüzde 4'e yakın gerçekleşmesinin beklendiğini dile getiren Yılmaz, "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimiz doğrultusunda, büyümede dengelenme, ithalata bağımlılığı azaltma ve cari işlemler açığını kalıcı olarak düşürme yolunda çalışmalarımıza devam etmekteyiz." dedi.

Cevdet Yılmaz, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının yeniden yapılandırıldığını hatırlatarak, yatırım projeleri için teknoloji-strateji puanları dikkate alınarak, toplam yatırım tutarı en az 1 milyar lira olan nitelikli yatırım projelerine, aracı bankalar kanalıyla YTAK tahsis edilebileceğini, program kapsamında 3 yıl boyunca toplam 300 milyar lira limit tahsis edilmesinin öngörüldüğünü söyledi.

İhracatçılara destek olmak üzere, Eximbank'ın sermayesini artırarak günlük reeskont kredi limitini 10 katına çıkarmak suretiyle 3 milyar liraya yükselttiklerini belirten Yılmaz, aynı zamanda, Kredi Garanti Fonu uygulamasında ihracat yapan ve ithalata bağımlılığı azaltma yönünde üretim yapan KOBİ'leri önceliklendirmeyi sürdürdüklerini ifade etti.

İşsizlikle mücadele

Ekim ayı işsizlik oranının, Kasım 2012'den bu yana son 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5'e gerilediğinin altını çizen Yılmaz, artan istihdamda genç ve kadınların ağırlıklı olduğunu kaydetti. Yılmaz, "Bu eğilimler doğrultusunda ve yılın dördüncü çeyreğine ilişkin bazı öncü göstergeler ışığında, 2023 yılı geneli için işsizlik oranının Orta Vadeli Program'da öngördüğümüz yüzde 10,1'in altında, tek haneli olarak gerçekleşeceğini şimdiden rahatlıkla ifade edebilirim." diye konuştu.

Gelecek 5 yılda istihdamın yıllık ortalama 1 milyon kişi artış göstermesi ve 2028 yılında işsizlik oranının yüzde 7,5'e gerilemesinin hedeflendiğini anlatan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin güçlü yapısını sadece yatırım, istihdam, ihracat ve büyümeyle değil, aynı zamanda finansal yapısının sağlamlığıyla da koruduğunu söyledi.

Toplumsal Yatırım Notu çalışması ile tasarrufların ihracat, yatırım, sosyal konut, kentsel dönüşüm, gençler ve kadınlar öncelikli olmak üzere toplumun ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlarda değerlendirilmesinin ve Türk lirasının önceliklendirilmesinin gündemlerinde olduğunu ifade eden Yılmaz, bu konulardaki çalışmaların yakın süreçte tamamlanması ve toplumla paylaşılmasının beklendiğini belirtti.

Yılmaz, makro politikanın yurt içi tasarruf oranlarını artırmak, cari açığı düşürmek, artan tasarrufları daha verimli, kaliteli alanlara yönlendirmek şeklinde özetlenebileceğini dile getirerek, "Önümüzdeki dönemde katılım finansa yönelik uygulamaları ve mevzuat altyapısını da geliştirecek, sektörün reel sektöre katkısının daha da artırılmasını temin edeceğiz." dedi.



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Genel Kurul'da bütçe çalışmalarına katıldı.

"Türk lirası mevduatın payında son 5 ayda artış eğilimi görülmüştür"

Sürdürülebilir finans alanında, sektörün kurumsal kapasitesini güçlendireceklerini, bu kapsamda, dünyada giderek yaygınlaşan yeşil finans yanında sosyal etki tahvilleri ve mavi bonolar gibi etkili yatırımı araçları yoluyla finansal sistemi geliştireceklerini anlatan Yılmaz, fiyat istikrarının korunmasının finansal istikrarın sağlanması açısından da en önemli faktörler arasında yer aldığını vurguladı. Yılmaz, parasal sıkılaştırma ve makroihtiyati politikalarda sadeleştirme sürecinin bir sonucu olarak Türk lirası mevduatın payında son 5 ayda artış eğilimi görüldüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yıl sonunda merkezi yönetim bütçe giderlerinin 6 trilyon 563 milyar lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 4 trilyon 930 milyar lira, bütçe açığının 1 trilyon 633 milyar lira, faiz dışı açığın 987 milyar lira olarak gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini belirterek, "Orta Vadeli Program'da bütçe açığının milli gelirimize oranının yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmüş olup, yıl sonunda gelir ve harcama gerçekleşmelerine bağlı olarak bu oranın yüzde 6'nın altında gerçekleşmesini öngörüyoruz. Şu anda yaptığımız tahminlerde yüzde 6,4'ün altında daha olumlu bir performans sergileneceğini ifade edebilirim." diye konuştu.

Yılmaz, 2023 yılında meydana gelen deprem felaketi için öngörülen 762 milyar lira tutarındaki harcamalar hariç tutulduğunda, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,4 düzeyinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü, bununla birlikte, gelir ve gider tahminleri çerçevesinde yüzde 3,4'ün daha düşük seviyede gerçekleşmesini tahmin ettiklerini kaydetti.

Bütçe açığı hedefi


2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinde öngörülen bütçe giderlerinin 11 trilyon 89 milyar lira, bütçe gelirlerinin 8 trilyon 437,1 milyar lira olarak öngörüldüğünü belirten Yılmaz, bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya (GSYH) oranın yüzde 6,4 olarak hedeflendiğini söyledi.

Asrın felaketi sonrasında deprem hasarlarının giderilmesi ve afet risklerinin azaltılması amacıyla 2024 yılında bütçeden 1 trilyon 28 milyar lira harcama yapılmasının planlandığı bildiren Yılmaz, "Bu harcamaların GSYH'ya oranı yüzde 2,5 olarak hesaplanmakta olup söz konusu harcamalar hariç tutulduğunda bütçe açığının GSYH'ya oranı yüzde 3,9 seviyesinde öngörülmektedir." diye konuştu.

Yılmaz, Sayıştay Başkanlığının 2022 yılında, merkezi yönetim kapsamında toplam 198 kamu idaresinin denetimini gerçekleştirdiğini, genel raporlar ve merkezi yönetim kapsamında olmayan kurumlar da dahil olmak üzere Meclise toplam da 226 raporun sunulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2021 yılı raporlarında 1614 olan bulgu sayısının, titizlikle yapılan iyileştirme, düzeltme ve alınan diğer tedbirlerle 2022 yılında 1070'e düşürüldüğünü vurguladı.

"Taleplerin 441 bin 862'si kabul edildi"

6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden 14 milyon insanın yaşadığı 11 il, 124 ilçe, ve 6 bin 929 köy ve mahallenin etkilendiğini hatırlatan Yılmaz, "Yıkımın ekonomimize maliyetine dair ilk tahmin, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımızın hazırladığı rapora göre, 104 milyar dolar düzeyindedir." dedi.

Depremin ilk anından itibaren acil müdahale kapsamında devletin bütün imkanlarının seferber edildiğini vurgulayan Yılmaz, deprem bölgesindeki ihtiyaçların karşılanması için yoğun çaba sarf edildiğinin altını çizdi.

Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara Allah'tan rahmet dileyen Yılmaz, depremin ardından sahada fedakarca görev yapanlara da şükranlarını sundu.

Depremzedelere yönelik taşınma, kira ve nakdi yardım desteklerinin hızlı bir şekilde temin edildiğini bildiren Yılmaz, bölgede yaklaşık 6,6 milyon bağımsız bölümü içeren yaklaşık 2,4 milyon yapının hasar tespiti yapıldığını anımsattı.

Deprem sonrası kalıcı konutların ilk temelinin 28 Şubat 2023 tarihinde atıldığını, ilk konutların tesliminin de depremden 1,5 ay sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştiğini anımsatan Yılmaz, "Depremden etkilenen illerimizde 30 Mayıs 2023 tarihinde başlayan hak sahipliği sürecinde 767 bin 430 talep değerlendirilmiş olup, taleplerin tümü ilgili komisyonlar tarafından incelenmiştir. Bu taleplerin 441 bin 862'si kabul edilmiş olup, diğer hak sahipliği başvuruları, yargısal süreçlerin tamamlanmasının ardından netleşecektir." diye konuştu.

"Başvuru sayısı 250 bine yaklaşmış durumda"

Afetten zarar gören şehirlerde zemin etütleri yapıldığını, güvenli yerlerde Yerinde Dönüşüm Projesini de başlattıklarını anımsatan Yılmaz, hibe ve kredi desteği vererek vatandaşların evlerini yerinde yenilemelerini sağladıklarını belirtti. Yılmaz, bunu yaparken öncelikle depremden zarar gören şehir merkezlerini tekrar canlandırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.

Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamındaki kredilerin, iki yıl ödemesiz olmak üzere on yıl vadeli ve faizsiz olarak belirlendiğini söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu:

"Hibe ve kredilerin yüzde 10'u peşin, geri kalanı ise inşaat ilerleme seviyesi esas alınarak ödenecektir. Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında e-Devlet üzerinden başvuru sayısı 250 bine yaklaşmış durumdadır. Güvenli yerleşim alanlarında Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, TOKİ ve Emlak Konut eliyle 200 bin konutun inşası hızla devam etmekte olup yapımı biten konutlar peyderpey vatandaşlarımıza teslim edilecektir. Bu yıl sonuna varmadan 50 bine yakın konutu teslim etmiş olacağız. İlerleyen süreçlerde konutlarımız tamamlandıkça hak sahiplerine bunlar teslim edilecektir."

"Yurt yatak kapasitesi 955 bine ulaştırıldı"

Milli Eğitim Bakanlığının bütçesinin 2024 yılında 1 trilyon 90,2 milyar liraya yükseltildiğini hatırlatan Yılmaz, MEB'in yatırım bütçesini de 100,2 milyar liraya yükselttiklerini söyledi.

Yılmaz, 2002 yılında 510 bin olan toplam öğretmen sayısının, 2023 yılı Kasım ayına gelindiğinde 1 milyon 33 bine çıktığını bildirdi.

2023-2024 eğitim öğretim dönemi itibarıyla yükseköğretim görmekte olan öğrenci sayısının yaklaşık 8 milyon olduğunu bildiren Yılmaz, Türkiye'de yükseköğrenim öğrencilerinin faydalandığı yurt yatak kapasitesinin 2023 yılında 955 bine ulaştırıldığını, yurt kapasitesinin yakın bir gelecekte 1 milyonu aşmasının beklendiğini kaydetti.

2022 yılında başta hekimler olmak üzere tüm sağlık personelinin sabit ek ödemelerinin merkezi yönetim bütçesi kapsamına alındığını ve taban ödeme adıyla ilave bir ödeme unsuru getirildiğini hatırlatan Yılmaz, aynı zamanda hekimlerin mali haklarının yanı sıra emeklilikleriyle ilgili de iyileştirilme yapıldığını söyledi.

Sağlık hizmetlerinde insan gücünün 2002 yılında 257 bini Sağlık Bakanlığı bünyesinde olmak üzere toplam 379 bin kişi olduğunu hatırlatan Yılmaz, 2023 yılı kasım ayında bu sayının 852 bini Sağlık Bakanlığında olmak üzere toplam 1 milyon 420 bine çıktığını söyledi.

Sosyal yardımlara 497 milyar 

2024 yılı bütçesinden sosyal yardım için ayırılan kaynak miktarını artırdıklarını belirten Yılmaz, 2002 yılında 1,4 milyar lira olan sosyal yardım bütçesinin, 2024 yılında 497 milyar liraya çıkacağını bildirdi. Yılmaz, şöyle konuştu:

"2024 yılında ödeme gücü olmayanların sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 100,5 milyar lira ayırıyoruz. 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 64,1 milyar lira ödenek öngörüyoruz. Engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 56,2 milyar lira, Aile destek programı için 32 milyar lira ayırmış bulunmaktayız. Sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla bütçemize 16 milyar lira koyduk. Bu kararla sosyal konut üretimini bütçemizden de bir miktar desteklemiş olacağız."

Vatandaşların daha ucuz elektrik ve doğal gaz kullanabilmeleri için 2024 yılı bütçesinde 508,6 milyar lira kaynak öngördüklerini belirten Yılmaz, "2023 yılında doğal gazda sübvansiyon oranı vatandaşlarımız ve KOBİ'ler için yüzde 73'e, elektrikte sübvansiyon oranı ise mesken aboneleri için birinci kademede yüzde 63'e ulaşmış bulunmaktadır. 2022 ve 2023 yıllarının ilgili dönemlerinde Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında Eurostat verilerine göre hane halkına en ucuz doğal gaz sağlayan birinci ülke, en ucuz elektrik sağlayan ikinci ülke olmuştur." diye konuştu.

Sakarya Gaz sahasının devreye alınmasıyla birlikte mayıs ayının sonuna kadar vatandaşlara ücretsiz doğal gaz sağlandığını belirten Yılmaz, 2024 yılının nisan ayı sonuna kadar vatandaşların 25 metreküpe kadar olan kullanımlarını ücretsiz hale getirdikleri hatırlattı. Yılmaz, "Bu kapsamda 19 milyar lira ödenek ayırıyoruz." dedi.

2022 yılı ocak ayı itibarıyla asgari ücreti vergi dışı tuttuklarını anımsatan Yılmaz, bunun tarihi bir adım olduğunu, bu kapsamda devletin 2024 yılında 595 milyar lira vergiyi almaktan vazgeçtiğini söyledi.

"Yangın söndürme uçağı sayısını 20'ye çıkarıyoruz"

2024 yılında bütçeden tarıma ayrılan toplam kaynağı 384 milyar liraya yükselttiklerini belirten Yılmaz, bu kaynağın, 91,6 milyar lirasını tarımsal destek programları, 100,6 milyar lirasını tarım yatırımları, 191,8 milyar lirasını tarımsal kredi sübvansiyonu, müdahale alımları, tarımsal KİT'lerin finansmanı ve ihracat destekleri için ayırdıklarının bilgisini verdi.

Orman yangınlarına daha hızlı ve etkin müdahalede bulunulmasına yönelik yatırımlara devam ettiklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:

"2023 yılında kiralamalar dahil 100 helikopter, 24 yangın söndürme aracı ve 10 İHA ile orman yangınlarına müdahale edilmektedir. Çevremizdeki ülkelerle mukayese ettiğimizde içinde bulunduğumuz yıl, çok önemli başarı sağlandığını ifade etmek isterim. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Diğer taraftan, mevcutta 4 olan yangın söndürme uçağı sayısını önümüzdeki dönemlerde 20'ye çıkarıyoruz. Ayrıca, TUSAŞ ile yerli yangın söndürme helikopteri projesini de sürdürüyoruz."

Yılmaz, 2003 yılında 10 bin 959 kilometre olan demir yolu hat uzunluğunun 2023 yılı ekim ayı itibarıyla 2 bin 32 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere toplam 13 bin 919 kilometreye ulaştığını söyledi.

Demir yollarını önceleyen bir politikayı ortaya koyduklarını vurgulayan Yılmaz, 2024 bütçesinde demir yolu yatırımları için 130,5 milyar lira ödenek öngördüklerini vurguladı.

Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Demiryolu projesinin 2023 yılında hizmete açılması ile beraber 11 ilde doğrudan; hızlı, konforlu ve güvenli demir yolu taşımacılığı imkanı sağladıklarını belirten Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde bir yandan yeni hatlarla, bir taraftan mevcut hatları modernize ederek yolumuza devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Yılmaz, 2003 yılında hava yolu ile taşınan yolcu sayısının 34,5 milyon olduğunu, bu yıl sonu itibariyle bu rakamın pandemi öncesi seviye olan 210 milyonun üzerinde gerçekleşmesini hedeflediklerini söyledi.

Savunma sanayii ekosisteminin dışa bağımlılığını asgari seviyeye indirdiklerini anımsatan Cevdet Yılmaz, 2002 yılında yalnızca 62 savunma projesi yürütülürken bugün bu sayının 850'ye yükseldiğini hatırlattı. Yılmaz, savunma sanayinde yerlilik oranının yüzde 80'lere kadar yükseldiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Geçmişte yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2022 yılında 4,4 milyar dolara ulaşmış, yıl sonu itibarıyla yaklaşık 6 milyar dolara yakın bir ihracat hedeflenmektedir. Savunma sanayii ürünlerimizi ihraç ettiğimiz ülke sayısı 170'e, İHA ve SİHA'lar, kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere ihraç edilen ürün çeşidi yaklaşık 230'a çıkmıştır. Savunma ve güvenlik birimlerimiz için, Savunma Sanayii Destekleme Fonu için ayrılan kaynağı da dahil ettiğimizde, 2024 yılında 1 trilyon 133 milyar lira ödenek öngörmekteyiz."

"Yaşam standartlarının yükseltilmesine katkı sunacağız"

AK Parti Hükümetleri döneminde çalışan ve emeklilerin aylıklarında ve ücretlerinde enflasyonun oldukça üzerinde reel artışlar ve iyileştirmeler yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, emeklilere 5 bin lira tutarında bir defaya mahsus ödeme yapılmasının sağlandığını anımsattı. Yılmaz, "Çalışmayan emeklilerimizle ilgili Meclisimiz bir düzenleme yapmıştı. Çalışanlara ilişkin düzenleme de Meclisimizin gündemindedir. En yakın zamanda çıkmasını temenni ediyoruz." dedi.

2024 yılı bütçesinde de milletin bir kuruşunu dahi zayi etmeden, milletin her ferdinin refahını artırmak için kaynakları kullanacaklarını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:

"Türkiye Yüzyılı'nın ilk bütçesini, etkili ve verimli bir biçimde uygulamaya koyarak ülkemizin kalkınmasına ve milletimizin yaşam standartlarının yükseltilmesine katkı sunacağız. Tarihimizin en büyük afetinin yaralarını sararak şehirlerimizi daha dirençli hale getirirken, makro finansal istikrarımızı güçlendirecek ve kalıcı refah artışını sağlayacağız. Yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere teknolojik atılımlarımızı yeni seviyelere taşıyacağız. Uygulanan para ve maliye politikaları ile hayata geçireceğimiz reformlarla ülkemiz ekonomik gelişmesini sürdürecek, uluslararası alanda sahip olduğu etkili pozisyonu ile kendi hak ve menfaatlerini ve mazlum milletlerin haklarını koruyacak, onların destekçisi olmaya devam edecektir.

Son 21 yılda gerçekleştirdiğimiz icraatlar ile sağlam bir altyapıyla girdiğimiz Türkiye Yüzyılı'nda, 12'nci Kalkınma Planı ve uzun vadeli stratejimiz olan 2053 vizyonumuzla uyumlu bir şekilde, ülkemizin uluslararası konumunu güçlendirerek, güçlü ve müreffeh bir Türkiye olma gayesiyle çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz.100. yılını şanla ve şerefle kutladığımız Cumhuriyetimizin asırlık birikimini temel alarak yeni ufuklara yelken açacağız. "


Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.