logo
15 TEMMUZ 2026

Borsa ilk seansı 377 puanlık artışla kapadı

30.07.2005 00:00:00
 


İMKB Ulusal 100 Endeksi, önceki günkü kapanışa göre 377.09 puan artarak, seansı 29,720.12 puandan tamamladı. 1. seansta, hisse senetlerinin ortalama değer kazancı yüzde 1.29 oldu.Önceki gün 29,343.03 puandan kapanan İMKB Ulusal 100 Endeksi, ilk seansa 32.93 puan artarak 29,375.96 puandan başladı. İlk yarıyı 29,541.84 puandan geçen endeks, önceki seans kapanış seviyesi olan 29,343.03 puanın altına düşmezken, en yüksek olarak 29,731.41 puanı gördü. Bu seviye, endeksin bugüne kadar ulaştığı tarihi zirve noktasını oluşturdu.Seans sonunda mali endeks 613.48 puan artarak 45,048.21 puana, sanayi endeksi ise 257.39 puan artarak 23,571.81 puana ve hizmetler endeksi 146.29 puan artarak 14,882.76 puana yükseldi.Böylece önceki kapanışa göre, mali grup hisseler ortalama yüzde 1.38, sanayi grubu hisseler ortalama yüzde 1.10 ve hizmetler grubu hisseler de ortalama 0.99 oranında değer kazandı. 1. seansta işlem gören toplam 300 hisse senedinden 189'u değer kazandı, 51'i değer kaybetti, 60 hissenin fiyatında ise değişiklik olmadı. Seansta, 587 milyon 314 bin 900 YTL'lik işlem hacmi oluştu.

TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak


 
 
TÜBİTAK Fen Lisesi'nin özel sınavı 18 Temmuz Cumartesi günü 24 ilde eş zamanlı gerçekleştirilecek. Bşavuruları 15 Temmuz akşamında sona erecek sınava, LGS'de yüzde 1'lik dilime giren öğrenciler müracaat edebilecek.

15.07.2026 01:45:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak
 TÜBİTAK Fen Lisesi 'en iyilerin en iyisi'ni alacak

Milli Eğitim ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının işbirliğiyle TÜBİTAK bünyesinde kurulan ve Türkiye'nin en yetenekli gençlerini bilim ve araştırma odaklı bir ekosistemde buluşturan TÜBİTAK Fen Lisesi, yeni öğrencilerini beklerken okulun özel sınavı 18 Temmuz'da 24 ilde gerçekleştirilecek. TÜBİTAK Fen Lisesi'ne 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı için 90 öğrenci alınacak.
TÜBİTAK Fen Lisesi, lise çağındaki gençlerin sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayıp Türkiye'nin en köklü araştırma kurumlarıyla kampüs ortamında iç içe yetişmelerine olanak tanıyarak Milli Teknoloji Hamlesi'nin ihtiyacı olan bilimsel insan kaynağının oluşmasına katkı sunuyor.

LGS'de yüzde 1'e girenler sınava alınacak

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın sonuçlarının duyurulmasının ardından yüzde 1'lik dilimde yer alan öğrencilerin okul için başvuru yapabileceklerini belirterek, adayların akademik başarının yanı sıra özel bir sınavından geçeceklerini söyledi. LGS'de yaklaşık 9 bin 500 öğrenci yüzde 1'lik dilimde yer aldı.

Sınav 24 ilde yapılacak

TÜBİTAK Fen Lisesi Okul Özel Sınavı'nın 18 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00'da gerçekleştirileceğini bildiren Aydın, sınava ilişkin şu bilgileri verdi: "Sınavımız 100 dakika sürecek ve çoktan seçmeli 50 sorudan oluşacak. Bu soruların 10'u bilgisayar, 10'u matematik ve 30'u fen bilimleri alanında olacak. Öğrencilerimizin bu temel bilimlerdeki yetkinliklerini ölçmeyi hedefliyoruz. Başvurular 15 Temmuz akşamına kadar devam ediyor. Sınavımız ise ülkemizin dört bir yanındaki öğrencilerimize ulaşabilmek amacıyla 24 farklı il 25 farklı merkezde eş zamanlı uygulanacak."
Okulun yatılı imkanlarının farklı şehirlerden gelen öğrenciler için büyük avantaj sağladığını vurgulayan Aydın, ailelerin çocuklarını güvenle emanet edebilecekleri, öğrencilerin ise kendilerini her anlamda geliştirebilecekleri sportif ve kültürel alanların kampüste mevcut olduğunu kaydetti.

Bilime meraklı olanlar tercih ediyor

Aydın, TÜBİTAK Fen Lisesi bünyesinde modern laboratuvarların bulunduğunu dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu: "Bilime merakı en üst seviyede olan öğrencilerimiz bu okulu tercih ediyor. Geleceğin bilim insanlarını, araştırma liderlerini, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi'ne liderlik edebilecek bilgi, beceri, yetkinlik ve aynı zamanda özgüvene sahip öğrenciler olarak yetiştiriyoruz. Bu ortam onları hem ulusal çapta hem de uluslararası çapta yarışmalara hazırlıyor." 

FETÖ davalarının bilançosu


 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı. Sanıklardan 1634'ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366'sı ise müebbet hapse mahkum edildi.

15.07.2026 01:26:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 FETÖ davalarının bilançosu
 FETÖ davalarının bilançosu

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine ilişkin açılan 289 davanın tamamı ilk derece mahkemelerince karara bağlandı. Soruşturmaların tamamlanmasının ardından darbe girişimini planlayan ve organize eden FETÖ'nün sivil imamları ve sözde "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinin de arasında olduğu sanıklar hakkında 289 dava açıldı. Davaların tamamı yerel mahkemelerce karara bağlandı. Sanıklardan 4 bin 891'i ceza aldı. Sanıklardan 1634'ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366'sı ise müebbet hapse mahkum edilirken, 1891 sanığa da süreli hapis cezaları verildi.

Mahkemeler 2 bin 870 sanık hakkında beraat kararı verirken, 964 sanık hakkında ise 'ceza verilmesine yer olmadığına' hükmetti. İlk derece mahkemelerince verilen kararlar temyiz üzerine Yargıtay'a geldi. 241 davayı onayan Yargıtay'ın, diğer dosyalardaki temyiz incelemesi sürüyor.

85 eski general ve amirale ağırlaştırılmış müebbet

Darbe girişiminde bulundukları gerekçesiyle yargılanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen 1634 sanıktan 85'i general ve amiral, 1116'sı subay, 6'sı polis, 32'si sivil, 395'i ise çeşitli rütbelerdeki askerler olarak kayıtlara geçti. Aynı suçlamayla müebbet hapis cezasına çarptırılan 1366 sanıktan 24'ü general ve amiral, 536'sı subay, 9'u polis, 2'si sivil, 795'i de astsubay ve uzman çavuş rütbesindeki askerlerdi.

Darbe davalarında yargılanarak "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "anayasal düzeni ihlale yardım" suçundan süreli hapse mahkum edilen 1891 kişiden 26'sı general ve amiral, 776'sı subay, 323'ü astsubay, 156'sı polis, 31'i sivil, 579'u ise diğer rütbelerdeki askeri personel oldu.

İşlem yapılan 720 binden fazla kişiden 373 bini KYOK aldı

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından ülke genelinde "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla 720 bin 580 kişi hakkında işlem yapıldı. İşlem yapılanlardan 54 bin 27'si hakkındaki soruşturma, 29 bin 909'u hakkında da yargılama devam ediyor.

Tamamlanan soruşturma ve yargılamalarda ise yargı makamlarınca 636 bin 744 kişi hakkında karar verildi. Bu kişilerden 127 bin 102 kişi hakkında mahkumiyet, 124 bin 861 kişi hakkında beraat, 11 bin 107 kişi hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildi. Yargı makamlarınca 373 bin 642 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı (KYOK), 32 kişi hakkında ise diğer kararlara hükmedildi.

Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?

Yargıtay, boş taahhütname ve eş imzası konularında görüşünü değiştirerek bu unsurları geçerli kabul ederken, kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesini kesinlikle geçersiz saymaya devam ediyor. Taahhütnamenin en erken kira sözleşmesinden bir gün sonra imzalanması gerekiyor. Avukat Büşra Kiraz, Meltem TV’de konuyu tüm detaylarıyla anlattı

14.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?
Tahliye taahhütnamesi ne zaman geçersiz sayılır?
Kira ilişkilerinde ev sahiplerinin en sık başvurduğu yöntemlerden biri olan tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte konutu boşaltacağına dair yazılı taahhütte bulunmasıdır. Bu belge sayesinde ev sahibi, kira sözleşmesinin sona ermesi halinde kiracıyı tahliye etmek için icra yoluyla daha hızlı ve kolay işlem yapabilmektedir. Ancak Yargıtay'ın içtihatları, bu belgenin geçerliliğini sıkı şartlara bağlıyor.

Meltem TV'nin Gayrimenkul Pusulası programında Avukat Büşra Kiraz, Yargıtay'ın tahliye taahhütnamesi konusundaki güncel yaklaşımını değerlendirdi. Kiraz'ın açıklamasına göre Yargıtay, son dönemde "boş taahhütname" (imzalanmadan önce doldurulmamış form) ve evli kiracılarda eşin imzasının bulunması gibi konularda görüş değiştirdi. Bu unsurlar artık geçerli kabul ediliyor.

Ancak Yargıtay'ın tavrında değişmeyen en kritik nokta, taahhütnamenin kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanmasıdır. Avukat Kiraz, Yargıtay'ın bu durumda tahliye taahhütnamesini kesinlikle geçersiz saydığını vurguladı. Kiraz'a göre taahhütname, kira sözleşmesinin imzalanmasından en erken bir gün sonra imzalanmalıdır.

Bu kuralın temel gerekçesi, taahhütnamenin kiracının özgür iradesiyle verilmiş olmasını sağlamaktır. Kira sözleşmesiyle aynı anda imzalanan bir taahhütname, kiracının konutu kiralama şartı olarak algılanabilir ve bu durum belgenin hukuki niteliğini zedeler. Yargıtay, bu tür taahhütnamelerin "sözleşmenin eki veya koşulu" niteliğinde görülebileceği gerekçesiyle geçersizliğine hükmetmektedir.

Avukat Büşra Kiraz, programda kiracıların ve ev sahiplerinin bu ayrımı dikkatle gözetmesi gerektiğini belirtti. Aynı gün imzalanan taahhütnamelerin ileride tahliye işlemlerinde sorun yaratabileceğini, ev sahibinin icra takibi başlatamayabileceğini ve konuyu mahkemeye taşımak zorunda kalabileceğini ifade etti. Kiraz, taahhütnamenin ayrı bir belge olarak, sözleşmeden sonraki bir tarihte, tercihen kiracının kendi el yazısıyla ve tarih atılarak hazırlanmasının önemine dikkat çekti.

Bu Yargıtay yaklaşımı, hem kiracıları olası baskılardan korumayı hem de ev sahiplerinin usulüne uygun hazırladığı taahhütnamelerle haklarını güvence altına almayı amaçlıyor. Uzmanlar, kira sözleşmesi imzalanırken tahliye taahhütnamesinin hemen aynı anda alınmamasının, ileride yaşanabilecek hukuki ihtilafları önleyeceğini belirtiyor.

Meltem TV'de Av. Büşra Kiraz'ın açıklamalarıyla gündeme gelen bu konu, özellikle yoğun kira uyuşmazlıklarının yaşandığı dönemde kiracı-ev sahibi ilişkilerinde önemli bir hukuki uyarı niteliği taşıyor.

Yenidoğan Çetesi davası ertelendi

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ‘Yenidoğan Çetesi’nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerininin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim tarihine erteledi

14.07.2026 19:00:00
İHA
 
Yenidoğan Çetesi davası ertelendi
Yenidoğan Çetesi davası ertelendi
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'yenidoğan çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti.

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyenin konferans salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanık Fırat Sarı ile bir kısım tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları katıldı. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Cuma günü görülen duruşmada, sanıklar savunmalarını tamamlamış, dün yapılan oturumda ise sanıkların avukatları savunmalarını yapmışlardı.

"Eylemlerden müvekkilimin sorumlu tutulması, kabul edilebilir bir husus değildir"

Konuya ilişkin bugün görülen duruşmada, tutuklu sanık Hakan Doğukan Taşçı'nın avukatı Hande Yücedağ savunma yaptı. Avukat Yücedağ savunmasında, "Serdarova bebek bakımından raporda çelişki vardır. Dosyada hala tutukluluk devam kararları verilmesi hukuki olarak kabul edilebilir değildir. Müvekkilin beraatını talep ediyoruz" diye konuştu.

Tutuklu sanık Rıza Keykubat'in avukatı Simay Maraşlı, "Eylemlerden müvekkilimin sorumlu tutulması, kabul edilebilir bir husus değildir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak, sanığın beraatını talep ediyoruz" dedi.

Duruşma12 Ekim'e ertelendi

Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerininin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 12 Ekim tarihine erteledi.

Üvey annesi ile kız kardeşinin boğazını keserek öldürdü

Konya'da bir kişi tartıştığı öz kız kardeşi ve üvey annesinin boğazını keserek öldürdü. Evde bulunan babasına zarar vermeyen şüpheli, polis ekiplerince gözaltına alındı

14.07.2026 16:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Üvey annesi ile kız kardeşinin boğazını keserek öldürdü
Üvey annesi ile kız kardeşinin boğazını keserek öldürdü
Olay, saat 14.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Işıklar Mahallesi Hilmidede Sokak üzerinde bulunan 3 katlı binada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın ikinci katındaki dairede yaşayan R.Ö., üvey annesi Dursuniye Öztürk ve kız kardeşi Esmanur Öztürk ile tartışmaya başladı.

Tartışma sırasında R.Ö., mutfaktan aldığı bıçakla üvey annesi Dursuniye Öztürk ve kız kardeşi Esmanur Öztürk'ün boğazını kesti. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekiplerinin müdahalesi sonrası zanlı olay yerinden kaçamadan gözaltına alındı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde Dursuniye Öztürk ile Esmanur Öztürk'ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olayda evde bulunan zanlının babası ise kontrol amaçlı hastaneye kaldırıldı.

Zanlı polis ekiplerince emniyete götürülürken, olay yerindeki incelemelerin ardından olayda hayatını kaybeden Dursuniye Öztürk ile Esmanur Öztürk'ün cenazeleri Konya Adli Tıp Morguna kaldırıldı. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

Gaziantep merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 190 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanlığı, Gaziantep merkezli 45 ilde "yasa dışı bahis" suçuna yönelik düzenlenen operasyonlarda 190 şüphelinin yakalandığını bildirdi

14.07.2026 11:24:00
İHA
 
Gaziantep merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 190 şüpheli yakalandı
Gaziantep merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 190 şüpheli yakalandı
Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Gaziantep merkezli 45 ilde 'yasa dışı bahis' suçuna yönelik bugün eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda 190 şüpheli yakalandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yasa dışı bahis suçuna yönelik yapılan çalışmalar sonucu şüphelilerin; yurt dışı merkezli bir yasa dışı bahis sitesi üzerinden bahis oynattıkları, aynı site üzerinden bayilik dağıttıkları ve yine yurt dışı merkezli bir yasa dışı bahis sitesine IBAN temin ederek organize bir şekilde faaliyet yürüttükleri tespit edildi.

Şüphelilere ait, MASAK'tan alınan hesap hareketleri Yapay Zeka Destekli Veri Analiz Programıyla detaylı ve hızlı bir şekilde analiz edilerek toplam 330 şüpheliye ulaşıldı.

Ayrıca şüphelilerin banka hesaplarında 84 milyar 293 milyon 213 bin TL hacminde toplam 3 milyon 127 bin 307 adet işlem gerçekleştirildiği tespit edildi" ifadelerine yer verildi.

Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 17 kişi daha gözaltına alındı

14.07.2026 10:28:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor
Ahbap Derneği soruşturması derinleşiyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması", "Vergi Usul Kanunu'na ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlarına yönelik soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.

Soruşturma kapsamında Haluk Levent'in Şile Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında tutuklanan kardeşi Berkant Acil'in, Şile Belediyesi tarafından düzenlenen 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali'ni, Sur Müzik Yapım Şirketi'ni paravan olarak kullanmak suretiyle doğrudan temin yöntemiyle aldığı aktarılan açıklamada, söz konusu ihalenin usulsüz olduğu, şüphelilerin sahne, ışık ve ses düzeni gibi giderleri sahte fatura almak suretiyle yüksek gösterdiği, mali bilirkişi raporuyla yapılan yolsuzlukların tespit edildiği belirtildi.

Açıklamada, Ahbap Derneğine yapılan bağışların bir kısmının Haluk Levent'in asistanı olan Yeliz Kaya'nın kişisel hesabına aktarıldığı, müteakiben 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ve bağlantılı olduğu kişi ve şirketlerin hesaplarına aktarıldığı, bu şekilde haksız kazanç elde edilerek bağışların amacı dışında kullanıldığının belirlendiği kaydedildi.

Şüphelilerin yakalanarak yasa dışı eylemlerinin sonlandırılması amacıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da 14 şüpheli ve 4 şirkete yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi.

Açıklamada, şüphelilerin yakalandığı ve çok sayıda dijital materyale el konulduğu ifade edildi.

Öte yandan gözaltı kararı verilen 3 şüphelinin başka suçlardan cezaevinde olduğu öğrenildi.

Böylece toplam gözaltı sayısı 39 oldu.

Ne olmuştu?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 22 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturmada, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Öte yandan Başaran Holding'in, Haluk Levent, Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan hakkında 60 milyon dolar değerindeki mal varlıklarının haksız ve hileli yollarla ele geçirildiği iddiasıyla 29 Haziran'da suç duyurusunda bulunmasının ardından başka bir soruşturma daha başlatılmıştı. 

Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti

Türkiye'de, geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişinin, iller arasında göç ettiği belirlendi

14.07.2026 10:25:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti
Türkiye'de geçen yıl 2,5 milyon kişi göç etti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "İç Göç İstatistikleri" bültenini yayımladı.

Buna göre, ülkede 2008 yılında yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2025'te yüzde 2,87 oldu. Bu çerçevede, Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi, iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,5'ini erkekler, yüzde 52,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

En çok göç alan il İstanbul, en az göç alan il Ardahan

Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul'un 329 bin 912 kişiyle en çok göç alan il olduğu görüldü. İstanbul'u, 176 bin 833 kişiyle Ankara, 106 bin 83 kişiyle İzmir takip etti. En az göç alan iller ise 4 bin 914 kişiyle Ardahan, 5 bin 64 kişiyle Bayburt, 6 bin 78 kişiyle Tunceli oldu.

İstanbul 371 bin 258 kişiyle en çok göç veren il olurken, bu ili 145 bin 661 kişiyle Ankara, 98 bin 728 kişiyle İzmir izledi. En az göç veren iller ise 5 bin 916 kişiyle Ardahan, 6 bin 388 kişiyle Bayburt, 7 bin 558 kişiyle Tunceli olarak belirlendi.

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği 20-24 yaş grubunda

Geçen yıl en fazla göç hareketliliği, 480 bin 185 kişiyle 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 41,5'ini erkekler, yüzde 58,5'ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye'de, 2025 yılında iller arası göç eden 2 milyon 475 bin 19 kişiden, 564 bin 114'ü hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 510 bin 226 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 406 bin 144 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.

Cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni erkeklerde 253 bin 93 kişiyle daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken, kadınlarda 334 bin 900 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve tayin/iş değişikliği, kadınlarda ise eğitim ve daha iyi konut ve yaşam koşulları diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

En fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu belirlendi. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 179 bin 612'sinin eğitim, 75 bin 591'inin işe başlamak/iş bulmak, 42 bin 391'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği tespit edildi.

Öte yandan, 6 Şubat 2023'te yaşanan deprem sonrasında başka bir ile göç eden kişilerden, deprem öncesindeki ikamet ettikleri illere geri dönen kişiler "aile yanına/memlekete geri dönme" başlığı altında değerlendirildi.

Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar

İstanbul Ümraniye'de 19 Mart'ta uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı ile ilgili davada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü

13.07.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Kubilay Kundakçı cinayetinde ara karar
Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, müzisyen Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istedi. Canbay, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan (21) yardım istedi. Kubilay Kaan Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu'nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan ve ağır yaralanan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere hayatını kaybetti.

Olay sonrası gözaltına alınan aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaatin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan'ın da bulunduğu 8 kişi tutuklandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmada 10 isim sanık sıfatıyla yer aldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç, Engin Taşkıran ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu, taraf avukatları ile Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı salonda hazır bulundu. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

"Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu"

Yalçınay Yıldız, "Bizi stüdyoya Kubilay'ın götürmesini istedik. O sırada Vahap Canbay'ı temizlikçi aradı ve Aleyna'nın hayatında biri olduğunu söyledi. Canbay ağlamaya başladı. Ben de Aleyna'yı arayıp doğru olup olmadığını sordum. Daha sonra telefonu Canbay aldı ve ağladı. Ardından Kubilay telefonu alarak, "Abla sizi barıştırmak istiyorum" dedi. Sonra stüdyoya gittik. Oradaki bir kadın temizlik olduğunu söyleyerek bizi içeri alamayacağını söyledi. Bu sırada Aleyna ile Canbay'ın ortak köpeği Mokka da oradaydı. Ben de "Gelirler, belki barışırsınız." dedim. Daha sonra Bertin'i aradım ancak telefon meşgule düştü. Bir süre sonra Aleyna bizi arayarak, "Çok geç geleceğiz." dedi. Yanında kimin olduğunu sordu. Ben de "Kubilay var" dedim. "Tamam" dedi. O sırada Kubilay annesiyle telefonda konuşuyordu. Daha sonra Aleyna'yı da aradı. Biz birkaç kez tuvalet ihtiyacı için bulunduğumuz yerden ayrılıp geri geldik. En son Aleyna beni arayarak, "Şarkımı yükledin mi'" diye sordu. Ben de "Yükledim" dedim. Ardından "Eve geçiyoruz" dediler. Biz de beklemeye devam ettik. Bir süre sonra çakarlı bir araç geldi. İlk başta bir milletvekilinin geldiğini sandık. Araçtan beyaz tişörtlü bir kişi indi ve aracın camına vurdu. Canbay kapıyı açmak istedi ancak karşı taraftaki kişi kapıyı sert şekilde çekti. Daha sonra o kişinin sağ elinde silah olduğunu gördüm. Karşı taraftaki kişi, "Bir daha sizi görmeyeceğim" dedi. Ardından silah sesi duydum. Canbay da "Yapma, yapma" diye bağırıyordu" dedi.

"Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur"

Sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Azmettiriciliğime karşı hiç bir beyan yoktur Herkes benim suçum olmadığını biliyor. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm. Ne Alaattin bir insanı durduk yere öldürecek kadar cahil ne de ben böyle bir şey yaptıracak biriyim" dedi.

"Aileden de çok özür dilerim"

Alaattin Kadayıfçıoğlu, "Çok üzgünüm. Olay benim kontrolüm dışında gelişmiş bir olaydır. Aileden de çok özür dilerim" ifadelerini kullandı.

"Çok mağdurum"

İzzet Yıldızhan, "Geçen verdiğim ifadem açık ve net. Çok mağdurum. Konserlerim var yurt dışına gidemiyorum. Biz bu konudan sıyrılmak istiyoruz. Hiç bir şey yapmadığım halde bu mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Maktul Kubilay Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ise duruşma sonrası duvara yumruk attı. Kundakçı, "Devlet malına zarar verme" suçundan ifadesinin alınması için karakola götürüldü.

Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 7 Ekim tarihine ertelendi.

Ekrem İmamoğlu'nun 'bilirkişi' davası ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Duruşma, savcı değişikliği sebebiyle 8 Aralık'a ertelendi

13.07.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ekrem İmamoğlu'nun 'bilirkişi' davası ertelendi
Ekrem İmamoğlu'nun 'bilirkişi' davası ertelendi
İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Bir önceki celse oluşturulan ara karar ile Ekrem İmamoğlu hakkında 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçundan dava açıldığı ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiği belirtilmişti. Bu kapsamda Ekrem İmamoğlu'nun avukatları aracılığı ile ön ödeme yaptığı öğrenilmişti.

Duruşma, cumhuriyet savcısının değişmesi nedeniyle 8 Aralık'a ertelendi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu'nun 27 Ocak'ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin 'müşteki' sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu'nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu'nun 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs' ve 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 'sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.