logo
08 AĞUSTOS 2026

Böyle giderse dünyada ilk 30'a zor gireriz

 
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘2022 Yılı İstanbul Büyükşehir Belediye Bütçesi’ni açıkladı. "Siyaset halka rağmen yapılmaz" diyen İmamoğlu, kur krizi konusunda, "Yapılan yanlışlıkların sonucu olarak, her vatandaşın varlıklarının yarısı buharlaştı. Ülkemizde kişi başı milli gelir, 5 bin doların altına geriledi. Türkiye, milletler arası rekabette, G20 denen ilk 20 ülkenin bulunduğu ligden düştü. Artık ilk 30’a zor girecek noktalara geriledi. Asgari ücret, dünyanın en fakir ülkelerinin seviyesi olan 200 dolar seviyesine düştü" dedi. 

25.11.2021 18:39:00
 
Böyle giderse dünyada ilk 30'a zor gireriz
Böyle giderse dünyada ilk 30'a zor gireriz
 
 
YENİ MESAJ / İSTANBUL
 
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, "2022 Yılı İstanbul Büyükşehir Belediye Bütçesi"ni, İBB Meclisi oturumunda sundu. İmamoğlu, sunum öncesinde, CHP, İYİ Parti, AK Parti ve MHP gruplarını ziyaret etti. Harbiye'deki Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını, başkanlık koltuğunda yapan İmamoğlu, sonrasında 2022 yılı İstanbul Büyükşehir Belediye Bütçesi'ni sunmak üzere Meclis kürsüsüne geldi.
 
Siyaset halka rağmen yapılmaz!
 
"Bu kamusal makamlara gelişimizin temel amacı hizmet" diyen İmamoğlu, İBB Meclisi'nde bulunan parti gruplarının önümüzdeki yılda daha fazla "iyi niyet ve iş birliği" içerisinde çalışmaları temennisinde bulundu. Herkesin, farklı açılardan da olsa 16 milyona hizmet için yola çıktığını aktaran İmamoğlu, "Ben, ilk günden beri, hangi partiden seçildiğinizi düşünmeden sizlere, her birinize inanmayı ve sizlerle birlikte bu şehrin geleceği için çalışmayı umut ettim, ediyorum. Her seferinde 16 milyonun hayat kalitesini iyileştirme yolunda sizlerden olumlu eleştiri, katkı ve destek beklemeye devam edeceğim ve sizlerle iş birliği yapmak için çağrılarımı sürdüreceğim. İnanıyorum ki, gün gelecek ve el ele, gönül gönüle çalışacağız. Buna kalpten inanıyorum; çünkü, biliyorum ki siyaset, halka rağmen yapılmaz" dedi.
 
Aslan payı yatırımlara
 
İmamoğlu, İBB'nin 2022 yılı bütçesi, şu bilgilerle özetledi: "2022'de toplam bütçe gelirlerimizi 35 milyar 650 milyon lira, bütçe giderlerimizi ise 43 milyar 650 milyon lira olarak planladık. Bu şekilde 2022 yılında öngördüğümüz hizmetleri yapabilmemiz için, 8 milyar liralık finansman ihtiyacımız olacak. Bu açığın yaklaşık 4,4 milyar lirasını, Kasım 2020'de ihraç ettiğimiz Eurobond'dan karşılarken, 3,6 milyar lirasını borçlanmayla finanse edeceğiz. 2022'de, toplam 2 milyar TL kredi ve 3,8 milyar TL karşılığı da döviz borcu ödeyeceğiz. 2022 bütçemizden yatırıma, yani alt yapı ve metro inşaatlarına 18 milyar 240 milyon lira ayırıyoruz. Bütçemizin yüzde 42'sini yatırımlara ayırıyoruz. Bir başka ifadeyle; 2021 yatırım bütçemizi, tam olarak ikiye katlıyoruz."
2022 yılı bütçesini ağırlıklı olarak bir yatırım bütçesi olarak tanımladıklarını vurgulayan İmamoğlu, 2020 ve 2021 yıllarında yatırımların nispi olarak düşük görünmesinin nedeninin, Kovid-19 pandemisi nedeniyle vatandaşlara yaptıkları yardımlar olduğuna dikkat çekti. 2019'da iş başına geldiklerinde, sosyal yardımları 2 milyar 108 milyona çıkardıklarını belirten İmamoğlu, "Pandeminin başlamasıyla sosyal yardım bütçemizi, 2020'de, 3 milyar 139 milyon liraya çıkardık. Bu yıl sonunda 3 milyar 840 milyona ulaşacak olan yardım bütçemizi, 2022 yılında, 4 milyar 98 milyona yükseltiyoruz. Özetle; giderlerimizin yüzde 9,4'ünü ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza destek olmak için kullanacağız" bilgilerini paylaştı.
 
 
Çok önemli nokta...
 
"Türkiye'de, yerel yönetimlerin toplam yatırımlarının yaklaşık 4'te 1'ini, tek başına İBB biz yapıyor olacağız" diyen İmamoğlu, iç-dış borçlarla ve son dönemde döviz kurlarında yaşanan aşırı yükselmeyle ilgili olarak şu rakamları paylaştı:
"Biz, bizden önceki yönetimlerden devraldığımız iç borçları düzenli olarak ödüyor ve borç stokumuzu azaltıyoruz. Göreve geldiğimizde 4 milyar 780 milyon lira olan iç borçlarımız, geçen yıl sonunda ve pandemi nedeniyle 5 milyar 509 milyon liraya yükselmiş olsa da yaptığımız ödemeler sonucu, Eylül 2021 itibariyle 3 milyar 182 milyon liraya inmiştir. Toplam dış kredi borcumuz, 2 milyar 544 milyon Euro'dur ve bunun yaklaşık 2 milyar Euro'su bizden önceki dönemden devralınmıştır. Burası önemli; 23 Haziran 2019'da 6,6 TL olan Euro, bugün itibariyle 14,52 TL'ye çıkmıştır. 2,5 yılda kötü ekonomi yönetiminin, kur farklarından İstanbullunun sırtına yüklediği ek fatura ne yazık ki, 20 milyar 150 milyon liraya ulaşmıştır. Bu rakam, bizim İBB olarak 1 yılda yapacağımız toplam yatırımlardan bile fazladır."
 
Merkezi hükümet ne yapıyor böyle!
 
Merkezi hükümetin yanlış ekonomi politikaları nedeniyle yaşanan kur dalgalanmalarıyla ilgili ayrıntılı bir analiz yapan İmamoğlu, "Bu yanlışlıkların sonucu olarak, her vatandaşın varlıklarının yarısı buharlaştı. Ülkemizde kişi başı milli gelir, 5 bin doların altına geriledi. Türkiye, milletler arası rekabette, G20 denen ilk 20 ülkenin bulunduğu ligden düştü. Artık ilk 30'a zor girecek noktalara geriledi. Asgari ücret, dünyanın en fakir ülkelerinin seviyesi olan 200 dolar seviyesine düştü" tespitlerinde bulundu. Vatandaşın ve kurumsal olarak İBB'nin yaşadığı ekonomik sorunları örneklendiren İmamoğlu, "İnsanlarımızın mağdur olmaması için, destekleyici ilave ve acil tedbirler alınmalıdır. Yaşadığımız durum, 128 milyar dolarlık ülke rezervlerinin çarçur edilmesinin doğal sonucu olarak ortaya çıkan büyük bir beceriksizliktir" dedi.
İBB'nin 2022 yılı konsolide bütçesinin, İSKİ ve İETT dahil, toplam 104 milyar 578 milyon lira olduğunu aktaran İmamoğlu, "Bu bütçenin 43 milyar 650 milyon lirası İBB'nin, 42 milyar 864 milyon lirası iştirakler, 10 milyar 364 milyon lirası İSKİ ve 7 milyar 700 milyon lirası İETT bütçesidir" bilgilerini paylaştı. "Ama biz, bütçeyi sadece rakamlardan ibaret görmüyoruz. Biz, bu rakamlara baktıkça hizmetlerimizi görüyoruz" diyen İmamoğlu, "Bütçe bizim için 'Adil, Yaratıcı, Yeşil İstanbul' vizyonumuzu gerçekleştirme ve 16 milyonun yaşam kalitesini yükseltme hedefimizin rakamlarla dile getirilen resmidir. Biz; 'Adil, Yaratıcı, Yeşil İstanbul' diyerek uzun vadede varmak istediğimiz yeri, şehrimizin toplumsal, kültürel ve çevresel boyutlarıyla topyekûn ele aldık. 'Adil İstanbul' vizyonumuzun öznesi, insan. Bu nedenle bütçemizi, ilk defa insan öznesine göre kategorize ediyoruz. Çocuk bütçesi, gençlik bütçesi, kadın bütçesi, sosyal bütçe, kültür, eğitim, spor bütçesi diye kategorize ediyoruz. Hedefimiz; her bir İstanbullunun eğitimli, sağlıklı, geleceğine güvenen, çocuklarının istikbalinden emin, özgür ve mutlu olmasıdır" ifadelerini kullandı.
"Benim en önemli ve birincil projem, bu şehrin çocuklara yatırımdır" diyen İmamoğlu, bu kapsamda yaptıkları çalışmaları detaylandırdı. 2022'de, açılan kreş sayısını artırmayı hedeflediklerini vurgulayan İmamoğlu, "Kreşlerimizde, gelir seviyesi düşük olan toplumsal kesimlerden gelen çocuklarımız, öncelikli olarak yararlanacak. Gelecek nesiller adına çok önemli bir alan olan kreşlerimizde, çocuklarımıza, olabilecek en iyi imkanları sağlıyor, en kaliteli eğitimi vermek için canla başla çalışıyoruz. Bu kreşlerde özgür, yaratıcı, eleştirel düşünmeyi beceren, bilişsel, sosyal ve duygusal beceriler kazanmış çocuklarımızın potansiyeli azami ölçüde açığa çıkarılıyor. Hükümet çevrelerinin, son zamanlarda İstanbul'da 100 kreş yaptırmaya dönük sözlerini duyuyoruz. 25 yıl sonra ve bizden örnek almış olsalar bile, bu kararlarını memnuniyetle karşılıyoruz. Umarım, bu yolda ilerlerler. Ve umarım, bu milletin evlatlarına hizmette, engellenmek yerine, yarış yapabiliriz. Bu itibarla ne kadar bütçe ayırsak azdır" diye konuştu.
 
Güzel rakamlar da var
 
Bir şehrin gücünün, o kentin nitelikli işgücüyle ölçüldüğüne dikkat çeken İmamoğlu, Türkiye'nin 33 milyon ile Avrupa'nın üçüncü en büyük işgücü potansiyeline sahip ülke olduğunun altını çizdi. "Ancak işgücümüze, özellikle dijital çağın gerektirdiği yetkinlikleri kazandırmak adına yapılanlar oldukça yetersiz" diyen İmamoğlu, konuyla ilgili çarpıcı rakamlar paylaştı. "Yeterli eğitim alamayan gençler ve görece düşük mesleki niteliklere sahip olanlar açısından iş olanakları her geçen gün daralacak" tespitinde bulunan İmamoğlu, "Biz, İstanbul'un geleceğini düşlerken ve planlarken, bu kesimleri de kapsayacak şekilde çok geniş düşünüyoruz; 16 milyon için çalışıyoruz" diye konuştu. Bölgesel İstihdam Ofisleri ve Enstitü İstanbul İSMEK kanallarıyla reel ihtiyaçları gözeten mesleki eğitim ve yaşam boyu öğrenme programları sunmaya başladıklarının altını çizen İmamoğlu, "Bu itibarla 2022 yılında Enstitü İstanbul İSMEK'e 360 milyon lira bütçe ayırdık. Aynı şekilde Bölgesel İstihdam Ofislerimizle, İstanbulluların istihdamına katkıda bulunmak amacıyla ayırdığımız kaynağı 35 milyon liraya yükseltiyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların, gençlerin, dezavantajlı grupların istihdamı açısından OECD ülkelerine kıyasla çok gerilerdeyiz" şeklinde konuştu.
 
 
Vatandaşa sahip çıkacağız
 
Merkezi hükümetin pandemi sürecinde halkın yanında olmadığına, yoksulları, işsizleri ve ihtiyaç sahiplerini gözeten bir icraatı bulunmadığına dikkat çeken İmamoğlu, "Sanki dar gelirli kesimler, bu ülkede vergi vermiyormuş gibi gözden çıkarıldı Bu kesimlerin 'yoksulluktan açlığa' geçişine mani olacak hiçbir ciddi politika üretemedi, uygulayamadı. Pandemi krizini yönetememesi, hepimizin devletimize olan inancımızı örseledi. Ama gerçekte olan biten, iktidar bileşenlerinin devletin kurumsal kapasitesini imha etmesinden kaynaklanan bir 'yönetememe krizi'ydi. Tüm bu süreçte, İBB olarak biz, devlet olmanın ciddiyeti ve sorumluluğuyla hareket ettik. Tüm gücümüzle İstanbulların yanında olmak için sosyal yardım bütçemizi, katladıkça katladık. Bunu hükümetin engellemelerine rağmen yaptık; yapmaya da devam edeceğiz" dedi. Pandeminin yol açtığı sosyal hasarları daha da büyümeden kapatmanın önemine dikkat çeken İmamoğlu, "Yönetmeyi beceremediğiniz ekonominin, yönetmeyi beceremediğiniz döviz kurlarının altında milyonlarca vatan evladının çaresizce ızdırap çekmesine seyirci kalmayın. Sizi; gerçekçi, ekonominin bütün anlaşılabilir hamlelerini yaparak, bu enkazın büyümesine mani olmaya davet ediyorum. Kaynakları bize bırakın; bizler yerel yönetimler olarak, kendi şehirlerimizde vatandaşımızın derdine derman olalım" çağrısında bulundu.
 
Daha yeşil dünya için ana kriter
 
"Emin olun; dünya daha adil olmadıkça, daha yeşil de olmayacak, daha yaratıcı da olmayacak" diyen İmamoğlu, çevre sorunları ve dünyanın küresel iklim değişikliği gündemine dikkat çekti. Dünyanın uzun bir dönüşüm yolculuğunun başlangıç noktasında olduğunu belirten İmamoğlu, "Bu yolculuk boyunca; sanayiden tarıma, ulaşımdan enerjiye 'karbon nötr bir dünya ve ekonomi' modeline geçmek için, üretimin tüm süreçlerini, hizmetleri ve ticareti yeniden kurgulamak ve sürdürülebilirlik aksiyonlar almak gerekiyor" uyarılarını dile getirdi. İBB olarak, "İklim Değişikliği" vizyonlarını "Yeşil Çözüm" olarak 16 milyona sunduklarını hatırlatan İmamoğlu, "Gururla söyleyebilirim ki; 2050'ye gidilen yolda, ülkemizde 'karbon nötr' hedefini açıklayan, bunun için aksiyon planları hazırlayan ilk ve tek şehir İstanbul'dur; bizim yönetimimizdir. Bu hedef bizim için pragmatik bir hedef değil, kalıcı, bir kent anayasası hedefidir. Bundan böyle belediyemizde icra edeceğimiz her bir yeni projeye bakarken, o proje 'Yeşil Çözüm' amaçlarına uyuyor mu diye bakacağız. Şehrimizin karbon nötr hedeflerini destekliyor mu diye bakacağız. Uymuyorsa, o projeyi sil baştan değiştireceğiz" diye konuştu.
 
Hayat memat meselesi
 
Yaz aylarında Akdeniz'de yangın, Karadeniz'de sel felaketleri yaşandığını ve 82 vatandaşımızın felaketlerde yaşamını yitirdiğini hatırlatan İmamoğlu, "Bilimsel çalışmalar ortaya koyuyor ki, iklim değişikliği ve çevre sorunları, kesin olarak insan faaliyetleri sonucunda oluşuyor. Son bir yılda yaşadığımız musilaj, orman yangınları, sel felaketleri de son yılların icraatlarının, zihniyetinin sonucudur. Çevre konusu, sadece entelektüel ve moda bir duyarlılık konusu değil; tam anlamıyla bir hayat memat meselesidir. Çevre konusu, bir siyaset konusu değil; bir hayatta kalma meselesidir. En azından bu konuda hepinizin siyasi hamaseti, kavgayı, çekişmeyi bir kenara bırakarak, elbirliğiyle meseleyi sahiplenmenizi bekliyoruz. Bunu gelecek nesillere borçluyuz" ifadelerini kullandı.
 
 
Depreme ciddi hazırlık
 
İstanbul'un deprem gerçeğine de sunumunda yer veren İmamoğlu, "2022 yılında deprem bütçesi için, tüm zamanların en büyük bütçesi olacak şekilde, toplam 1 milyar 945 milyon lira kaynak ayırdık. Bunun 931 milyon liralık kısmı, bina güçlendirme ve kentsel dönüşüm için ayrılmıştır" bilgisini paylaştı. Bu kapsamda, tüm paydaşların katılımıyla "Deprem Konseyi" kurulması teklifini yineleyen İmamoğlu, "Deprem konusu; kurumlar üstü, partiler üstü, siyaset üstü bir çatı altında, objektif ve bilimsel yaklaşımla ele alınmalı, tüm ilgili taraflar omuz omuza vererek çalışmalıdır. Biz, bu konudaki çalışmamızı Sayın Bakanımıza ve teknik ekibine sunmuştuk; bu vesileyle buradan bir kez daha kendilerinden bu projemizle ilgili olarak bir cevap, bir icraat beklediğimizi hatırlatmak isterim" diye konuştu.
 

Kandil bu işe çok kızacak!

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı

08.08.2026 09:57:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kandil bu işe çok kızacak!
Kandil bu işe çok kızacak!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) destekli düzenlenen narkotik operasyonunda 253 kilogram esrar ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 7'nci Hudut Alay Komutanlığı ve Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlatıldı.



Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği titiz istihbari çalışmalar sonucunda belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Havadan JİHA'ların da destek verdiği operasyonda, 253 kilogram esrar ele geçirildi, uyuşturucu ticareti yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.

Açıklamada, uyuşturucuyla mücadeleye yönelik operasyonların kararlılıkla ve kesintisiz bir şekilde devam edeceği vurgulanarak, operasyonu başarıyla yürüten ve emeği geçen tüm güvenlik güçleri ile Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı tebrik edildi.

Narko-terör



PKK terör örgütü, uluslararası raporlarda ve güvenlik kaynaklarında uyuşturucu ticaretini en birincil finansman kaynağı olarak kullanan tipik bir "Narko-Terör" örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Soğuk Savaş sonrası dönemde devlet sponsorluklarının azalmasıyla birlikte PKK, silah temini, lojistik altyapı ve militan iaşesini sürdürebilmek için uyuşturucu kaçakçılığı ağlarına doğrudan entegre olmuştur

Dev finansal hacim



Europol ve uluslararası istihbarat raporlarına göre, PKK'nın uyuşturucu ticaretinden elde ettiği yıllık gelirin 1.5 milyar ile 3 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu devasa nakit akışı; silah alımlarında, kampların idamesinde ve kara para aklama faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Mekke Anlaşması ana gündem


 
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Ortak Savunma Anlaşması imzaladı. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor. Anlaşmanın İsrail saldırganlığına karşı işleyip işlemeyeceği merak ediliyor. Anlaşmanın özellikle İsrail ve Yunanistan'da menfi karşılanması dikkat çekti. 

08.08.2026 06:53:00
Haber Merkezi
 
Mekke Anlaşması ana gündem
Mekke Anlaşması ana gündem

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu hatırlatıldı.

Görüşmeler Mekke'de yapıldı

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.

Anlaşmanın içeriği

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Peki, İsrail; Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a saldırırsa anlaşma işleyecek mi?

Güncel gelişmelere bakıldığında şu anda Pakistan; Hindistan tehdidi altında bulunuyor. İki nükleer güç zaman zaman askeri olarak da karşı karşıya geliyor. Nitekim Mayıs 2025'te Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir bölgesindeki artan gerilim nedeniyle kısa süreli ama şiddetli sınır ötesi hava çatışmaları yaşanmıştı. Günler süren bu askeri kriz, tarafların ateşkes sağlamasıyla sona ermişti.

Suudi Arabistan ise halen ABD üslerinden ötürü İran'ın ve Yemen'deki Husilerin baskısı altında bulunuyor. Anlaşmanın düşük yoğunluklu savaşlarda devreye girip girmeyeceği net değil.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, yakın gelecekte İsrail tehdidi altında bulunuyor. İsrail'in Pakistan'ın ebedi düşmanı Hindistan ile yakın askeri ilişkileri var! İsrail sık sık Türkiye'yi de tehdit ediyor. Yahudi devletinin Suudi Arabistan'a saldırması ise bir kıvılcımla mümkün... Pakistan dün anlaşma imzalayan üç ülke içinde tek nükleer güç olarak öne çıkıyor. Peki Pakistan, Türkiye'ye ya da Suudi Arabistan'a özellikle İsrail'e karşı nükleer şemsiye olur mu?

Anlaşmanın içeriği detaylarda yumuşatıldı

Öte yandan "Müslüman NATO' olarak adlandırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları belli oldu. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Yetkililer, anlaşmanın yalnızca üç imzacı devletin birbirlerinin savunmasını destekleme taahhüdüyle değil, aynı zamanda savunma sanayisi işbirliğini ve birlikte çalışabilirliği artırma taahhütleriyle de tamamen savunma niteliği taşıdığını vurguluyor.
Türk yetkililer, "anlaşmanın saldırgan bir askeri cephe, çevreleme girişimi veya saldırı planlaması değil, bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik Terörsüz Bölge hedefine de katkı sağlayacak bir adım" olduğunu ifade ediyor.

Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif

Şanlıurfa'nın doğusundaki dağlık bölgede yürütülen yüzey araştırmalarında, Neolitik Çağ'a ait ve içerisinde anıtsal dikili taşların bulunduğu devasa bir yaşam alanı gün yüzüne çıkarıldı

07.08.2026 22:30:00
Eyüp Kabil
 
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Şanlıurfa'da heyecan yaratan keşif
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile uluslararası arkeoloji heyetlerinin ortaklaşa yürüttüğü Taş Tepeler projesi kapsamında, insanlık tarihini yeniden yazacak nitelikte bir keşfe imza atıldı. Şanlıurfa kent merkezinin 45 kilometre doğusunda yer alan "Karahan Tepe" yakınlarındaki bakir bir vadide, jeoradar taramaları sonucunda yer altında gömülü devasa bir yerleşim tespit edildi. İlk karbon testleri, bu alanın günümüzden tam 12 bin yıl öncesine, yani avcı-toplayıcı toplulukların yerleşik hayata geçiş evresine tarihlendiğini gösteriyor.

Göbeklitepe'nin ikizinden daha büyük

Kazı başkanlığından yapılan ilk açıklamaya göre, yeni keşfedilen yerleşim alanı coğrafi yayılım olarak Göbeklitepe'den yaklaşık 3 kat daha büyük bir alana yayılıyor.

Bölgede yapılan ilk sondaj çalışmalarında, üzerilerinde insan, akbaba, tilki ve leopar kabartmaları bulunan, boyları 6 metreye ulaşan "T" biçimli 40'tan fazla dikili taş belirlendi. Arkeologlar, bu alanın sadece bir tapınak değil, aynı zamanda binlerce insanın aynı anda toplandığı devasa bir ritüel ve sosyal yaşam merkezi olduğunu tahmin ediyor.



Yerleşik hayatın ezberleri bozuluyor

Keşif, insanlığın tarım devriminden önce de büyük topluluklar halinde bir arada yaşadığını ve organize olduğunu kanıtlayan yeni veriler sunuyor.

Henüz tarımın ve evcilleştirilmiş hayvanların olmadığı bir dönemde, bu kadar büyük anıtsal yapıların hangi mühendislik bilgisiyle ve nasıl bir iş gücü organizasyonuyla yapıldığı sorusu, bilim dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Yabancı uzmanlar, bu sit alanının büyüklüğü karşısında insanlık tarihinin kronolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.



Güvenlik çemberine alındı, kazılar genişletiliyor

Eşsiz buluntuların zarar görmemesi ve kaçak kazıların önlenmesi amacıyla bölge tamamen sit alanı ilan edilerek jandarma koruması altına alındı. Önümüzdeki aylarda dünyanın dört bir yanından yüzlerce arkeolog, antropolog ve jeologun katılımıyla uluslararası düzeyde büyük bir kazı seferberliği başlatılması planlanıyor. Yetkililer, alanın turizme kazandırılması için şimdiden lojistik ve çevre düzenleme çalışmalarına başlandığını bildirdi.

232 belediye başkanı CHP’den istifa etti

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün, ana muhalefet partisinde büyük bir kırılma yaşandığını belirterek, 232 belediye başkanının CHP'den istifa ettiğini ve büyük bölümünün yeni partiye katıldığını açıkladı. Tüzün, ağustos ayı sonuna kadar bu sayının 300'ü aşacağını öngördüklerini ifade etti

07.08.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
232 belediye başkanı CHP’den istifa etti
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, yerel yönetimler bazında Türk siyasi tarihinin en büyük kitlesel geçiş dalgalarından birinin yaşandığını iddia etti. Özgür Özel liderliğinde CHP'den ayrılan 91 milletvekilinin kurduğu YENİ Parti saflarına, belediye başkanlarının da hızla eklenmeye başladığı belirtildi.

İstifaların kurumsal dağılımı ve 28 il detayı

Toplantıda istifa eden belediye başkanlarının kırılımını net rakamlarla paylaşan Tüzün, yerel yönetim temsilcilerinin resmi kayıt işlemlerine başladığını dile getirdi. Paylaşılan verilere göre istifa eden 232 belediye başkanının kurumsal dağılımı şu şekilde:

• Büyükşehir ilçelerine bağlı 109 ilçe belediye başkanı

• İllere bağlı 54 ilçe belediye başkanı

• Beldelere bağlı 50 belde belediye başkanı

• İl belediye başkanlığı düzeyinde başvuran 17 isim

Tüzün, yaşanan bu istifa dalgasının ardından Türkiye genelindeki 28 ilde hiç CHP'li belediye başkanı kalmadığını ileri sürdü. Bu iller arasında Aydın, Bursa, Balıkesir, Hatay, Bolu, Bilecik, Çanakkale, Kocaeli, Manisa, Samsun ve Trabzon gibi kritik büyükşehir ve merkez iller yer alıyor.

"Ay sonunda sayı 300'ü geçecek"

Büyükşehir belediye başkanlarının geçiş takvimine de değinen Tüzün, ağustos ve eylül aylarında yapılacak belediye meclis toplantılarındaki aritmetik dengelerin korunmasının önemine dikkat çekti. Meclis dengeleri gözetildiği için birçok başkanın istifasını beklettiğini söyleyen Tüzün, "Belediye başkanlarımızın bizzat tarafımı arayarak ilettikleri beyanlar doğrultusunda, ağustos ayı sonu itibarıyla istifa edenlerin sayısının 300'ü geçeceğini tahmin ediyoruz" dedi.

Büyükşehirlerde son durum ne?

Gazetecilerin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollere yönelik sorularını yanıtlayan Yaşar Tüzün, güncel durumu şu sözlerle özetledi: "İstanbul ve Ankara ile ilgili şu an için herhangi bir resmi görüşme ya da geçiş açıklaması söz konusu değil. Eskişehir, Muğla ve Tekirdağ gibi iller süreci kendi içlerinde değerlendirecek."

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceği iddialarını yalanlayan Tüzün, kendisinin geçmişteki başarılı çalışmalarını hatırlatarak "Biz kendisiyle YENİ Partimizde buluşmayı umut ediyoruz" açıklamasında bulundu.

CHP'li 19 il belediye başkanından 17'sinin partiye başvurduğunu belirten Tüzün, Bartın Belediye Başkanı'nın kararını haftaya açıklayacağını, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin ise CHP'de kalmayı tercih ettiğini ve bu karara saygı duyduklarını vurguladı.

YENİ Parti'nin yerel yönetimlere dair temel ilkelerini ve vizyon belgesini ise önümüzdeki günlerde kapsamlı bir lansmanla kamuoyuna duyuracağı bildirildi.

Adalet Komisyonu önünde gerginlik

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" düzenlemesi olarak bilinen 12 maddelik kanun teklifinin görüşmeleri olaylı başladı. Toplantı salonunun kapısında İYİ Partili vekiller ile AK Partili üyeler arasında salonun küçüklüğü ve kapıların açılmaması nedeniyle sert tartışmalar yaşandı

07.08.2026 17:20:00
Haber Merkezi
 
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Adalet Komisyonu önünde gerginlik
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), tarihi adımlardan biri olarak nitelendirilen "Terörsüz Türkiye" sürecinin hukuki çerçevesini belirleyecek yasa teklifi için kritik bir viraja girdi.

Resmi adı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" olan 12 maddelik düzenleme, bugün saat 15.30 itibarıyla TBMM Adalet Komisyonu'nda masaya yatırıldı. Ancak görüşmeler öncesinde komisyon salonunun girişinde tansiyon yükseldi.

Kapıda "salon" kavgası: İYİ Partili vekiller tepki gösterdi

Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel başkanlığında toplanacak kurul öncesinde, salon kapısının geç açılması ve toplantının fiziki olarak yetersiz, küçük bir salonda yapılması muhalefetin tepkisini çekti.

TBMM Adalet Komisyonu salonu önünde bekleyen İYİ Parti milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında sert sözlü tartışmalar yaşandı. İYİ Partili vekiller, böylesine kritik bir kanun teklifinin kamuoyundan ve milletvekillerinden kaçırılarak dar alanlarda müzakere edilmek istendiğini öne sürdü. Gerginliğin ardından komisyon, tartışmaların gölgesinde ilk oturumuna başladı.

Komisyon başkanı yüksel: "Bir af düzenlemesi değil"

Gergin başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, düzenlemenin içeriğine dair net mesajlar verdi. Söz konusu teklifin kesinlikle bir genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Yüksel, "Bu teklif, milletimizin 40 yılı aşkın sürelik kanayan yarasını sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz" ifadelerini kullandı.

12 maddelik teklif neleri içeriyor?

Meclis Başkanlığına sunulan ve önümüzdeki hafta Genel Kurul'dan geçmesi planlanan teklifin öne çıkan hukuki detayları şunlar:

MGK Şartı ve 6 Aylık Süre: Düzenlemenin hayata geçmesi için Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) terör örgütünün fiilen lağvedildiğini ve silah bıraktığını Resmi Gazete'de ilan etmesi gerekiyor. Bu ilanın ardından örgüt mensuplarına adli makamlara başvurmaları için 6 aylık süre tanınacak.

Ceza Ertelemeleri: Silah bırakma şartına uyanların; örgüt üyeliği, yardım ve propaganda gibi suçlardan aldıkları cezalar belirli sürelerle ertelenecek. 15 yıl altı hapis cezaları için 5 yıl, 15 yıl üzeri cezalar için 10 yıl infaz erteleme uygulanacak.

Hak Yoksunluğu Kontrolü: Cezası ertelenen kişilere erteleme süresine göre 2 ya da 3 yıl boyunca seçme ve seçilme gibi hak yoksunlukları uygulanacak. Süreç içinde yeni bir terör suçu işlenirse erteleme kararı düşecek ve infaz kaldığı yerden devam edecek.

Öcalan ve Yönetim Kadrosu Kapsam Dışı: Düzenlemede 1 Haziran 2005 öncesindeki ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları ile kasten adam öldürme gibi ağır suçlar tamamen kapsam dışı bırakıldı. Böylece teröristbaşı Abdullah Öcalan ve Kandil'deki tepe yöneticilerin yasadan yararlanmasının hukuken önüne geçildi.

Komisyondaki görüşmelerin hızla tamamlanarak kanun teklifinin önümüzdeki hafta Genel Kurul'a indirilmesi ve yasalaşması bekleniyor.

"Terörsüz Türkiye" sürecinde bugüne nasıl gelindi?

1 Ekim 2025 – İlk Sinyal: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM yeni yasama yılı açılış resepsiyonunda DEM Partili milletvekilleriyle tokalaşarak yeni bir sürecin kapısını araladı.

22 Ekim 2025 – Tarihi Çağrı: Devlet Bahçeli, parti grup toplantısında teröristbaşı Abdullah Öcalan'a hitaben, örgütü tasfiye ettiğini ve silah bıraktığını haykırması şartıyla "Umut Hakkı" kullanımı dahil yasal düzenlemelerin yapılabileceği tarihi çağrısını gerçekleştirdi.

Ekim - Aralık 2025 – Siyasi Trafik: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçeli'nin çağrısına tam destek verdiğini açıkladı. AK Parti, MHP ve DEM Parti hukukçuları arkada yasal zemin oluşturmak için teknik çalışmalara başladı.

Bahar 2026 – Bölgesel Görüşmeler: Sınır ötesindeki gelişmeler ve Türkiye'nin diplomatik adımları doğrultusunda terör örgütünün tasfiye sürecine yönelik uluslararası ve bölgesel istişareler yürütüldü.

5 Ağustos 2026 – Teklif Meclis'te: AK Parti, MHP ve DEM Parti gruplarından 360 milletvekilinin ortak imzasıyla hazırlanan 12 maddelik yasa teklifi resmi olarak TBMM Başkanlığına sunuldu.

7 Ağustos 2026 (Bugün) – Komisyonda İlk Oturum: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda muhalefet partilerinin fiziki alan yetersizliği protestoları ve sert tartışmalar eşliğinde ilk kez görüşülmeye başlandı.

Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan şüpheli hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulandı

07.08.2026 17:02:00 / Güncelleme: 07.08.2026 17:07:18
Anadolu Ajansı
 
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi
Aziz Yıldırım'ın kızına yönelik paylaşımlar yapan kişiye ev hapsi

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 5 Ağustos'ta avukatı aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikayet dilekçesinde, X sosyal medya platformunda "2007 Hakan Safi" isimli, 20 üyeden oluşan bir sohbet grubu kurulduğunu, gruba üye hesap kullanıcılarının kendisi ve 18 yaşından küçük kızına yönelik sistematik bir şekilde "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "tehdit" ve "hakaret" içerikli paylaşımlarda bulunduğunu iddia etti.

Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, söz konusu sosyal medya hesaplarının tespiti için İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışma kapsamında şüpheli Cengiz Y. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, Bakırköy Adliyesine sevk edildi.

Sevk yazısında "mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu" değerlendirmesi

Burada savcılığa çıkarılan zanlı, "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Savcılığın sevk yazısında, somut olayda mağdurun ismi ve fotoğrafının kişisel veri kapsamında olduğu, eylemin hukuka aykırı olarak ve mağdurun rızası dışında gerçekleştirildiği belirtildi.

Yazıda, şüphelinin, mağdura yönelik "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yaymak" suçunu işlediği hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, öngörülen ceza miktarı ile olayın oluş şekli de dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.

Sulh ceza hakimliği, şüpheli Cengiz Y. hakkında "konutunu terk etmemek" şeklindeki adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verdi.

KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı aşısının çalışmalarında ilk fazın tamamlanmak üzere olduğunu söyleyerek, "Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz" dedi

07.08.2026 14:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
KKKA'da önemli gelişme; aşının ilk fazı tamamlanmak üzere
ERÜ bünyesinde çalışmalarına devam eden ve Turkovac'ı geliştiren Prof. Dr. Aykut Özdarendeli başkanlığındaki Aşı Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. KKKA aşısı için çalışmalarını sürdüren ekip, aşıda ilk faz çalışmalarını tamamlamak üzere. Çalışmalar hakkında bilgiler veren ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, çalışmaların sürdüğü laboratuvarın daha kapsamlı bir hale geleceğini söyleyerek, "Çok büyük bir laboratuvara kavuşuyoruz.

Bu alanda stratejik araştırmalar yapabileceğimiz kapsamlı bir laboratuvar imkanının olması bizim için önemli. Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu laboratuvar imkanına sahip olabilmemiz sadece Kayseri için değil, ülkemiz ve tüm insanlık için de stratejik bir öneme sahip. Laboratuvarımızın da yıl sonu itibarıyla hazırlıklarımız bitmek üzere. İnşaatımız tamamlandı. Laboratuvarın teknik cihazlar anlamında son bağlantıları devam etmekte" dedi.

"Birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisindeyiz"

Çalışmalarına devam edilen KKKA aşısı hakkında bilgiler veren Altun, "Aykut Özdarendeli hocamız çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle çalışmalarına Kırım Kongo Kanamalı Virüslü ateşli hastalığı dediğimiz kene ısırmasının sebep olduğu rahatsızlıkla ilgili aşı çalışmalarına devam ediyor. Birinci fazla ilgili ciddi mesafe almış durumdayız. Burada biz elimizden geldiği kadar bu aşı süreçlerini yönetirken de ulusal ve uluslararası boyutta bunun kabul edilmesi bizim için esastır.

Biz hocamıza o süreçlerini de kolaylaştırmak için destek oluyoruz. Yaz aylarına başladığımızda hep gündemimize gelen bir rahatsızlık süreci olarak durmakta ama biz bu konularda Sağlık Bakanlığımızla ve Sağlık Müdürlüğümüzle koordineli bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Benim tahminim birinci fazla birlikte ikinci ve üçüncü faz sürecini de tamamlayıp aşının hazır olması süreçlerine doğru düzenli istikrarlı bir ilerleme içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi

 

07.08.2026 10:23:00
Anadolu Ajansı
 
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşması imzalayacak

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.

Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.

Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Avcılar Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma" soruşturması kapsamında İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 12 zanlı Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi

07.08.2026 09:04:00
AA
 
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede
Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 kişi adliyede

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 isim şu şekilde:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."
 

Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı

Ankara Güvenpark'ta 25 gündür oturma eylemi yapan ve rütbeli personelle eşit özlük hakları talebiyle açlık grevinde olan malul er gaziler ile şehit yakınları, davet edildikleri TBMM kapısında polis barikatıyla durduruldu. Muhalefet milletvekillerinin araya girmesi ve kapıda yaşanan büyük arbedenin ardından Meclis'e girebilen gaziler, bu kez de Milli Savunma Komisyonu salonuna sokulmadı. İYİ Parti Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye gazi proteziyle çıkarak Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ı istifaya davet ederken, haksızlıkların giderilmesi için sunulan muhalefet önergesi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

06.08.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Gazi Meclis’in kapısında utanç barikatı
Ankara Güvenpark'ta haftalardır sürdürdükleri adalet nöbetini son 5 gündür açlık grevine dönüştüren er statüsündeki terör malulü gaziler ve er şehit aileleri, kendileriyle ilgili kanun teklifini yerinde takip etmek üzere İYİ Parti heyetinin resmi davetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) geldi. Ancak Meclis dikmen ve çankaya kapılarında adeta bir güvenlik ablukasıyla karşılaştılar.

Giriş kartları basılmasına rağmen emniyet güçleri ve meclis koruma amirliği tarafından içeriye alınmayan gazi ve şehit yakınları, uzun süre kapıda bekletildi. Duruma müdahale etmek için nizamiye kapısına koşan muhalefet milletvekilleri ile güvenlik güçleri arasında çok sert tartışmalar ve itişmeler yaşandı.

"Bölücüler içeri giriyor, biz neden dışarıdayız?"

Kapı önünde tekerlekli sandalyeleriyle ve bastonlarıyla barikatın açılmasını bekleyen gaziler duruma feryat etti. Sedyede ve protez bacaklarıyla bekleyen kahramanlar, kolluk kuvvetlerine seslenerek, "Bu Meclis'e bölücüler, hainler, sabıkalılar elini kolunu sallayarak giriyor! Biz bu vatan için uzuvlarımızı bıraktık, terörist değiliz! Bizi kendi Meclisimize niye almıyorsunuz?" sözleriyle isyan etti.

Yaşanan arbedeyi ve kapıdaki insanlık dramını engellemeye çalışan İYİ Parti Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, gazilerin hıçkırıklarını duyduktan sonra kameralar önünde gözyaşlarına boğuldu. Muhalefet milletvekillerinin fiziki olarak kapılarda etten duvar örmesi ve kameraların kayda girmesiyle oluşan toplumsal baskı sonucu, kapıdaki barikatlar yaklaşık 1,5 saat sonra gevşetildi ve gaziler feryatlar eşliğinde Meclis bahçesine giriş yaptı.

Komisyon salonunda ikinci şok: İzleyici yasağı!

Bahçeyi aşarak ana binaya giren gazi dernek başkanları ve malul gaziler, bu kez de kendilerini doğrudan ilgilendiren yasa teklifinin görüşüldüğü TBMM Milli Savunma Komisyonu salonunun kapısında durduruldu. Komisyon Başkanı Hulusi Akar'ın talimatıyla, "Salonda yer olmadığı ve güvenlik gerekçesi" öne sürülerek gazilerin komisyon görüşmelerini izleyici locasından takip etmesi tamamen yasaklandı.

Komisyon salonunda tansiyon tavan yaparken, içeriye alınmayan gazilerin sesi Meclis Genel Kurulu kürsüsüne taşındı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, kürsüye Güvenpark'taki gazilerden aldığı gerçek bir "gazi protez bacağı" ile çıktı. Kürsüden protez bacağı kaldırarak iktidar sıralarına gösteren Türkoğlu, sert bir tonda şu ifadeleri kullandı:

"Sayın gazilerimiz, dernek başkanlarımız, şehit ailelerimiz; Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, bizler adına sizlerden özür diliyorum. Bu memlekette bölücünün, hainin itibar gördüğü bu Meclis'te, gazilerimizin kendileriyle ilgili komisyon toplantısına izleyici olarak bile alınmasını yasaklayan Komisyon Başkanı Hulusi Akar, yazıklar olsun sana! İstifa et! İstifa et! İstifa et!"

Önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi

İçeride bu kriz yaşanırken muhalefet partileri, Güvenpark'taki er gazilerin talebi olan "Rütbeli personel ile er/erbaş vazife malulleri arasındaki maaş, protez kalitesi ve özlük haklarının tamamen eşitlenmesi" yönünde komisyona bir kanun araştırma ve düzeltme önergesi sundu. Ancak bu önerge, salondaki hararetli tartışmaların ardından AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Komisyonda kabul edilen mevcut 12 maddelik yasa teklifinde, 15 Temmuz'da yaralanan ancak gazi sayılmayanlara aylık bağlanması ve şehit anne-babalarına asgari ücret tabanı gibi iyileştirmeler yer alsa da; Güvenpark'ta açlık grevi yapan terörle mücadele malulü erlerin "Emsal Rütbe Maaşı" ve sağlık imkanlarında eşitlik talebi taslağa dahil edilmedi.

Hulusi Akar: "Gönül çok şey istiyor ama kısıtlar var"

Komisyonun ardından basına açıklamalarda bulunan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ise kapıdaki engellemelere değinmeden taslağı savundu. Devletin imkanları ölçüsünde en iyi düzenlemeyi yapmaya çalıştıklarını belirten Akar, "Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakkını korumak için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Memleketimizin, milletimizin imkanları nispetinde bu adımları atıyoruz. Gönül çok şeyler istiyor fakat belli bir noktadan sonra bazı mali kısıtlar bizleri durduruyor. Ama biz burada durmayacağız, çalışmayı sürdüreceğiz" dedi.

Komisyondan bu haliyle geçen yasa teklifinin önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu'na gelmesi beklenirken, dışarıda bekleyen gaziler teklif bu haliyle yasalaşırsa açlık grevini ölüm orucuna çevireceklerini ilan ettiler.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.