logo
21 TEMMUZ 2026

BTP Antalya’dan Akseki, Muratpaşa ve Kepez'de yoğun mesai

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Antalya İl Başkanlığı, İl Başkanı Bilal Şahin öncülüğünde hem kırsalda hem de kent merkezinde vatandaşlarla bir araya geldi. Akseki’deki yayla şenliğine katılan teşkilat, ardından Muratpaşa ve Kepez’de açtığı stantlarla Antalyalıların sorunlarını dinleyip partinin projelerini anlattı

20.07.2026 12:06:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Antalya’dan Akseki, Muratpaşa ve Kepez'de yoğun mesai
BTP Antalya’dan Akseki, Muratpaşa ve Kepez'de yoğun mesai
BTP Antalya teşkilatı, il genelinde gerçekleştirdiği saha çalışmalarıyla vatandaşların akınına uğradı. Yoğun bir tempoyla sürdürülen programların ilk durağı Akseki ilçesi oldu.






Akseki Karakışla Yayla Şenliği'ne Katılım Sağlandı

BTP Antalya İl Başkanı Bilal Şahin önderliğindeki il teşkilatı ve gençlik kolları, Bağımsız Türkiye Partisi Akseki İlçe Başkanı Serkan Güçlü ve ilçe teşkilatı ile birlikte Akseki'nin Karakışla Mahallesi'nde düzenlenen geleneksel yayla şenliğine iştirak etti.






Bölge halkıyla bir araya gelen BTP kadroları, vatandaşların bayram havasında geçen şenlik coşkusuna ortak oldu, hemşerileriyle tek tek tokalaşarak hal hatır sordu ve yöre halkının sorun ve taleplerini dinledi.






Muratpaşa ve Kepez'de Stant Çalışması: Vatandaşla Birebir Temas Kuruldu 

Kırsaldaki buluşmaların ardından çalışmalarını kent merkezine taşıyan BTP Antalya İl Başkanlığı, Muratpaşa ve Kepez ilçesinde kapsamlı stant çalışmaları gerçekleştirdi. İl ve ilçe teşkilatlarının ortaklaşa yürüttüğü stant faaliyetinde vatandaşlarla birebir temas kurularak Antalya genelindeki sosyal-ekonomik sıkıntılar masaya yatırıldı.

Kurulan stantlarda gün boyunca vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Özellikle gençlerin akın ettiği stantta, BTP'nin çözüm önerileri, projeleri ve Genel Başkan Hüseyin Baş detaylarıyla aktarıldı.






"Çözüm ve Umut BTP'de"

Ziyaretler ve stant çalışmaları sonrasında değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Bilal Şahin, Antalya'nın her noktasında halkın derdiyle dertlendiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Akseki'nin yaylalarından Muratpaşa ve Kepez'in sokaklarına kadar Antalyalı kardeşlerimizle gönül köprüleri kurduk. Akseki Karakışla şenliklerinde hemşerilerimizin neşesine ortak olurken, Muratpaşa ve Kepez'de açtığımız stantlarla vatandaşımızın ekonomik sıkıntılarını birebir dinledik. Genel Başkanımız Sayın Hüseyin Baş'ın liderliğinde, Türkiye'nin kronikleşmiş sorunlarına derman olacak projelerimizi ve Milli Ekonomi Modeli'ni hemşehrilerimize anlatıyoruz. Halkımızın gösterdiği bu samimi ve yoğun ilgi, doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtıdır."






BTP Antalya teşkilatı,saha çalışmalarının artarak ve aralıksız bir şekilde devam edeceğini vurguladı.

Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada ailenin avukatı Kemal Yavuz, soruşturmanın en önemli bölümünü hava hareketlerine ilişkin teknik verilerin oluşturduğunu söyledi. Yavuz, olay günü bölgede bulunan 3 askeri jetin, helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu bu iddiaları doğrulayabilecek radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin ise imha edildiğine ilişkin tutanaklara ulaştıklarını belirtti

21.07.2026 11:05:00 / Güncelleme: 21.07.2026 11:22:13
İHA
 
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Yazıcıoğlu dosyası derinleşiyor: "3 askeri jet, helikopterin etki mesafesine girerek müdahale etti"
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmeye devam ediyor. Yazıcıoğlu davasına ilişkin ailenin avukatı Kemal Yavuz, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) açıklamalarda bulundu.

Dosyanın yıllar içerisinde önemli ölçüde genişlediğini belirten Av. Yavuz, "Dosyada daha önce 179 klasör vardı. Bugün geldiğimiz noktada bu sayı 190'ın üzerine çıktı. Dosyanın içerisinde bizim açımızdan en önemli iki konu hava hareketleri ve karbonmonoksit meselesidir. Karbonmonoksitin nasıl oluştuğu ve bunun helikopterin düşmesine ya da düşürülmesine etkisinin ne olduğuna ilişkin çalışmalar devam ediyor. Ancak şu anda bizim en fazla üzerinde durduğumuz konu hava hareketleridir. Baştan beri en önemli delil olarak bunu gördük" dedi.






"Veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor"

Hava hareketlerine ilişkin yıllardır çalışma yürüttüklerini ifade eden Yavuz, Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yapılan keşifte ulaşılan verilerin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.

Yavuz, "Bölgede 3 askeri jetin olduğu, bunlardan 2'sinin Çukurca tarafından birleşerek kol uçuşuyla olay mahalline geldiği, yaklaşık 24 bin fitten alçaldıkları, bunlardan birinin daha da aşağı kayarak helikopterin üzerinden yaklaşık 560 knot hızla geçtiği, ardından yeniden yükselerek yaklaşık 590 knot gibi çok yüksek bir hızla helikopter enkazının bulunduğu bölgenin üzerinden geçtiği anlaşılıyor. Bu verileri 14 Mart 2014 tarihinde Erzurum Dumlu Radar Mevzi Komutanlığı'nda yaptığımız keşifte elde ettik. Elde ettiğimiz teknik veriler, askeri jetlerin helikopterin etki mesafesine girerek müdahalede bulunduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Bu keşiflerin yargı açısından tartışmasız delile dönüşebilmesi için askeri radar kayıtları ile savaş uçaklarının kendi radar ve görüntü kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Bunun netleşebilmesi radar kayıtlarıyla mümkündür. Hem kara radarları hem de askeri jetlerin kendi radar ve görüntü kayıtları incelendiğinde etki mesafesine girilip girilmediği kesin olarak ortaya çıkacaktır" diye konuştu.








"Radar kayıtlarının bulunduğu hard disklerin imha edildiğine ilişkin tutanak gördük"

Soruşturma kapsamında 2025 yılında Diyarbakır'daki bir ana jet üssünde yapılan keşifte dikkat çekici bir kanıtlara ulaştıklarını ifade eden Yavuz, "Önce radar kayıtlarıyla ilgili farklı açıklamalar yapıldı. Daha sonra 2025 yılında Diyarbakır'da yaptığımız keşifte, olay saatlerine isabet eden radar kayıtlarının bulunduğu hard diskin imha edildiğine ilişkin tutanakları gördük. Bu kayıtların gerçekten imha edilip edilmediğini bilemeyiz ancak elimizde imha tutanağı var. Bu nedenle bu delillerin bizden gizlendiğini, dosyaya gönderilmek istenmediğini açıkça gördük. Burada delil karartma şüphesi bulunduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Pilotların kimlikleri belli ama ifadeleri alınmadı"

Yavuz, "Dosyada uçakların kimlikleri de pilotları da belli. Ancak bugüne kadar yalnızca 2 pilotun ifadesi alındı. Diğer pilotların ifadeleri dahi alınmadı. Oysa bu kişilerin olayın aydınlatılması bakımından dinlenmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.

Av. Yavuz, dosyada bütün bu verilerin önemli ölçüde oluşmuş olduğunu belirterek, "Örneğin Ali Armağan, biz başından beri söyledik, bu şahıs Sivas'tan gelirken de takip etmiş. Bu şahıs FETÖ'nün içerisinde etkin biri. Özellikle Adil Öksüz'le doğrudan 152 kez telefon teması var. 'Bu şahıs bu operasyonu yönlendirmiş, yönetmiştir' diye başından beri iddiamız vardı. Ve bu şahsın gözaltına alınmış olması, şu an tutuklanmış olması. Bu şahsın verdiği ifadelerin mahiyetinin dosyada gizlilik olduğu için bilmemekle birlikte şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, her ne kadar bunlar olayları inkarı seçmişler ise de şu an olayların daha netleştiği veriler itibariyle bunların askeri jetlerin oluşturdukları türbülansta helikopteri kasten, bile isteye düşürdükleri net olarak bize göre anlaşılmış durumda" dedi.








"16 yıldır aynı şeyi söylüyoruz"

Yavuz, yıllardır dile getirdikleri iddiaların bugün elde edilen yeni verilerle desteklendiğini savunarak, "16 yıldır biz bunu söylüyoruz. Bu da bugün daha da netleşmiş oldu. Bu bizim açımızdan sevindirici bir haber. 'Bu dosyada deliller varken bu hususlar neden gelişmiyor' diyecek olursanız, evet etkin bir irade gerekiyordu. Bu etkin iradeyi Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyayı Ankara'ya aldırmak suretiyle böyle bir irade bildirdi. Ve biz şundan memnunuz ki bu dosyaya bir devlet denetleme kurumu samimiyetle bakmıştı, suikast olabilir şüphesiyle bakmıştı. Bir de şimdi dosyayı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki yetkili savcı arkadaşların bakış açılarının bu yönde olduğunu sevinerek müşahede ediyoruz. Ama burada üzerinde durulması gereken şey sonrasında bir örgütlü yapı var. Bu örgütlü yapının talebiyle, programıyla bunların gerçekleştirdikleri, olayın öncesi hazırlıklar, olay yaşanması, olaydan sonra gerçekleştirdikleri eylemlerle biz bu yapının nedenli olay üzerinde hakimiyet kurduğunu çok net olarak görüyoruz. Çünkü İsmail konuşmaya başladıktan sonra bunlar delil karartma, delilleri yok etmek, canlı kimseye ulaşılmasını önlemek için arama kurtarmaya dönüştürdüler" diye konuştu.








"Bu eylemi FETÖ'nün gerçekleştirdiğini düşünüyoruz"

Ortaya çıkan isimler ve delillerin belirli bir yapılanmaya işaret ettiğini savunan Yavuz, "Bu yapı içerisinde ortaya çıkan kişilere baktığımızda bunların FETÖ bağlantılı isimler olduğu görülüyor. O dönem Hava Kuvvetleri içerisinde en etkin yapılanmanın FETÖ olduğu dikkate alındığında bu eylemin FETÖ tarafından gerçekleştirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunun yanında örgüt mensubu olmayan bazı kişilerin de bu olayda kullanıldığını değerlendiriyoruz. FETÖ'nün çalışma sistemi bunu mümkün kılan bir yapıydı. Bu yapının içerisinde aktif olarak yer almayan kişilerin de bu olayda kullandığını net olarak kullanıldığını biliyoruz. Şuanda üzerinde operasyon yapılan 29 kişi bunlardan tutuklanan 19 kişi var. Bunlarla sınırlı değil bu iş başka unsurlar da var ve daha etkin faillerde var. Bu faillerin üzerine gidilmesi gerekiyor. Biz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nda gördüğümüz irade bunların tamamını gerçekleştirecek iradedir" şeklinde konuştu.

Ülkemizde istismar edilen konular

Milli devlet anlayışında millet ile devlet ‘birbiri ile çatışan’ iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir

19.07.2026 00:54:00
Haber Merkezi
 
Ülkemizde istismar edilen konular
Ülkemizde istismar edilen konular
"Milli devlet anlayışında millet ile devlet 'birbiri ile çatışan' iki unsur değildir. Aksine millet-devlet beraberliği bütün sorunların çözümünde ve devletin bekasında temel kabul edilmektedir…" (Prof. Dr. Haydar Baş Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:23)

"Cumhuriyetin kabulünün ilk döneminde, Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal, saltanat yerine yeni bir yönetim biçimi olan cumhuriyeti getirirken; saltanatı din biçiminde algılayanlar yeni yönetimi yani cumhuriyeti, saltanat karşıtı algılamak yerine, din karşıtı olarak algıladılar. Milli devlet bu yanılgıyı düzeltmektedir…

Dün krallık sistemi ile demokrasinin yeryüzünde yaşanmasına imkân tanımayan düşünce sistemi, şimdi de dünya krallığı kurma adına devletlerin iç işlerine karışarak, dünya çapında firmalar adeta yeni krallar olarak karşımıza çıkmaktadırlar…

Mutlu bir azınlığın ihtiras ve zevklerine cevap vermek üzere değil, milletin haklarına ve ihtiyaçlarına odaklanmış olan Milli Devlet, kapitalist anlayışlarda olduğu gibi başkalarının elindekini sömürerek büyüyen değil, aksine vererek, hizmet ve ikram ederek büyüyen bir devlet anlayışını hayata geçirmektir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:24-25)







Etnik farklılıklar

"Devletin parçalanması için istismar edilen değerlerden biride etnik farklılıklardır. İnsan hakları adı altında –azınlık hakları- kavramı gündem edilerek, etnik farklılıkların kavga unsuru olarak algılanmasına çalışılmaktadır…

Etnik farklılıkların bir kavga sebebi olarak öne sürüldüğü günümüzde, hedef tahtasına konmuş devletlerin iç bünyelerindeki birlik ve beraberlikleri zayıflatılmakta, iç çatışmalara zemin hazırlan-maktadır. Hatta güçlü devletler zayıflatılıp, parçalanarak küçük ve zayıf devletçikler haline getirilmek istenmektedir…"   
                                                               
Dini, dili, tarihi, kültürü vs. medeniyeti aynı olan bu etnik grupların vücuda getirdiği millet –Türk Milleti- olup, bu grupların birinin, diğerinden farkı yoktur. Çünkü hepsi aynı kaynaktan beslenip, zaman içinde aynı maya ile yoğrulup gelmişlerdir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:33–34)







Müslümanlar, İslam'ı yaşayamıyor

"Özellikle Müslüman ülkelerde dindarların, kendi topraklarında –inançlarını yaşayamadıkları- iddiası ile kitleler önce kendi devleti ile kavgalı hale getirilmiş ancak AB ve ABD gibi sözde uygar toplumlarda yaşanacağı yalanları ile devletten koparılan kitleler emperyal devletlerin istismarına açık hale getirilmiştir.

Bunu izleyen bu sürecin hemen ardından da –dinler arası diyalog- adı altında, kendi kültüründen ve toprağından koparılan kitlelerin dinleri değiştirilerek topraklarının ve kaynaklarının global odaklar tarafından sömürülmesine tepkisiz hale getirilmek istenmektedir…

İşin ilginç tarafı, dün güya din adına kendi devletleri ile kavga edenler, bugün kendi inançları ile taban tabana zıt olmasına rağmen yabancı devletlerle kol kola vaziyettedirler.







CIA ajanı diyor ki;

Eski CIA ajanı Philip Agee diyor ki;-"Liberal demokrasi ve çoğulculuk denen şey sonuçta bu amaçlarımız için bir araçtı. Özgür seçimler demek, gerçekte bizim desteklediğimiz adaylara gizliden para ödeyerek müdahale etmemiz demektir. Hür sendikalar demek, bizim kendimize bağlı sendikalar kurma hürriyetimiz demektir. Basın özgürlüğü demek, bizim hazırladığımız materyalleri kendisi yazmış gibi yayınlanan gazetecilere ödeme yapma özgürlüğümüz demekti." (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:105–06)







İslam coğrafyası üzerine yapılan planlar

"Büyük Ortadoğu projesi (BOP) Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Kafkaslarda yer alan 22 Müslüman ülkenin rejimlerini, sınırlarını, kimyasını değiştirmek, kaynaklarını sömürmek, bütün bunları gerçekleştirebilmek içinde bu ülkeleri misyonerlik faaliyetleri ile kendi inançlarından kopararak, işgale karşı tepkisiz, ılımlı hale getirmektir. Misyonerlik ile maksatta içi boşaltılmış, dejenere edilmiş bir İslam anlayışını bu ülkelere hâkim kılabilmektir…" (Sosyal Devlet-Milli Devlet sh:342)







İslam dinine karşı oluşturulan projeler

"Üç büyük din imajıyla Hıristiyanlık da, hak din olan İslam'la beraber anılacak böylece meşruet kazanacaktır. Özellikle İslam dünyasında kökleşmiş kin ve acılar unutulacak, böylece Müslümanların, Hıristiyanlara olan tepkileri azalacak, İslam dünyasının hafızası, Hıristiyan dünyasına karşı tepkisiz ve süt liman hale dönüştürülecektir. Böylece Müslümanlara ve İslam coğrafyasına nüfus etme imkân ve fırsatı kazanılmış olacaktır." (Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:188)

"Dini bütünlük zaafa uğrarsa, imandan kaynaklanan vatan sevgisi de zaafa uğrar. İşte bu hal milli bütünlüğün, o da toprak bütünlüğünün tehlikeye düşmesine neden olur…"                                                              (Din Tahripçilerine K.Kerimin Cevabı sh:198)

Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu

Marmara Denizi üzerinde etkili olan süper hücre fırtınası, Balıkesir'in Erdek ilçesi başta olmak üzere Kapıdağ Yarımadası, Bandırma ve Manyas Gölü çevresinde etkisini gösterdi. Şiddetli yağış, dolu ve fırtına nedeniyle Erdek'te su baskınları yaşanırken, devrilen ağaçlar araçlarda hasara neden oldu. Kapıdağ Yarımadası'na düşen yıldırım ise örtü yangınına yol açtı

14.07.2026 08:00:00
İHA
 
Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
Erdek'te fırtına ve dolu yağışı: Ağaçlar devrildi, çatılar uçtu
Balıkesir'in Erdek ilçesinde saat 22.00 sıralarında sağanak yağış, fırtına ve dolu etkili oldu. Edinilen bilgiye göre, hava muhalefeti nedeniyle Erdek ilçe merkezi ile Narlı ve İlhanlar Mahallelerinde çeşitli maddi hasarlar meydana geldi. Fırtınanın etkisiyle şiddetini artıran rüzgar bazı bölgelerde ağaçların devrilmesine ve çatıların uçmasına neden oldu.








Kapıdağ Yarımadası'nın Küçükova Mahallesi'nde de kuvvetli rüzgâr nedeniyle devrilen bir ağacın altında kalan park halindeki araçta hasar oluştu. Kapıdağ Yarımadası'na düşen yıldırımın ardından çıkan örtü yangınına itfaiye ekipleri müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı.








Vatandaşların ihbarları üzerine Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı Erdek İtfaiye Grup Amirliği ekipleri hızla sahaya yönlendirildi. İtfaiye personeli, peş peşe gelen ihbarları değerlendirerek devrilen ağaçların yoldan kaldırılması ve uçan çatıların oluşturduğu tehlikelerin giderilmesi için çalışma başlattı.

Ekiplerin ilçe genelindeki vakalara müdahalelerinin aralıksız devam ettiği öğrenildi.














logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.