BTP heyetinden Liman Ayık Yaşam Derneği'ne ziyaret: "Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef insanı yeniden kazanmaktır"
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ve beraberindeki heyet, bağımlılıkla mücadele alanında yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken Liman Ayık Yaşam Derneği Genel Merkezi'ni ziyaret etti. Ziyarette Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uz. Dr. Hakan Yalman, Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Alp ve Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, derneğin kuruluş amacı, çalışma modeli ve bugüne kadar yürüttüğü faaliyetler hakkında kapsamlı bilgi verdi
25.07.2026 20:10:00 / Güncelleme: 25.07.2026 20:51:06
Hasan Gündoğdu
Hasan Gündoğdu





Heyette, Batman İl Başkanı Recep Aslan, İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Aksoy ve İstanbul Gençlik Kolları İl Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Haydar Kepekçi de yer aldı.
13 Şubede Binlerce Hayata Dokunan Model
Genel Koordinatör Selçuk Sanrı, Liman Ayık Yaşam Derneği'nin yalnızca bağımlılığı tedavi etmeyi değil, bireyi yeniden ailesine, sosyal çevresine ve üretim hayatına kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir rehabilitasyon modeli uyguladığını anlattı.


2025 yılı faaliyet verileri de bu yaklaşımın somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Türkiye genelindeki 13 şubede yürütülen çalışmalar kapsamında 2 bin 950 kişi ücretsiz ve ilaçsız iyileşme programına başvururken, 1.320 kişi aktif danışmanlık sürecine alındı ve 660 kişi programı başarıyla tamamlayarak yeniden topluma kazandırıldı.
Yıl boyunca 47 bin 520 psikolog görüşmesi, 25 bin birebir bağımlılık danışmanlığı görüşmesi ve 23 bin 760 mezun izleme görüşmesi gerçekleştirildi. Aile odaklı rehabilitasyon modeli kapsamında 432 aile bilgilendirme toplantısı düzenlenirken, 4 bin 320 aile bireysel görüşmelere katıldı ve 2 bin 100 aileye danışmanlık hizmeti sunuldu.
Manevi ve sosyal destek faaliyetleri kapsamında 4 bin 745 rol model buluşması, 936 sosyal uyum etkinliği, 468 değer temelli grup çalışması, gençlere yönelik 4 farkındalık programı ve 17 kurum ziyareti gerçekleştirildi. Ayrıca 100 kişi istihdama kazandırılırken, 100 kişiye mesleki yönlendirme desteği sağlandı.
Sanrı, uygulanan model sayesinde rehabilitasyonda yaklaşık yüzde 78 başarı oranına ulaşıldığını belirterek, bu başarının temelinde yalnızca tedavi sürecinin değil; mezun takip sistemi, güvenli barınma imkânı ve istihdam odaklı rehabilitasyon anlayışının bulunduğunu ifade etti.
Bağımlılıktan kurtulan bireylerin yeniden aynı çevreye dönmelerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Sanrı, bu nedenle danışanlara güvenli barınma imkânı sağlandığını, iş hayatına kazandırılmaları için de kapsamlı destek verildiğini söyledi.


"Bağımlılıkla Mücadele Güvenlik Meselesinden İbaret Değildir"
Ziyarette değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi ise bağımlılığın yalnızca sağlık veya güvenlik başlığı altında değerlendirilemeyeceğini, bunun aynı zamanda aileyi, eğitimi, ekonomiyi ve toplumsal yapıyı ilgilendiren çok yönlü bir mesele olduğunu söyledi.
Kepekçi, şunları kaydetti:
"Bugün bağımlılıkla mücadele denildiğinde çoğu zaman operasyonlar, cezalar ve yakalamalar konuşuluyor. Elbette bunlar devletin yerine getirmesi gereken görevlerdir. Ancak asıl soru şudur; bu gençler neden bağımlı oluyor ve tedaviden sonra neden yeniden aynı ortama dönüyor? Sorunun köküne inmeden kalıcı çözüm üretmek mümkün değildir."
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her beş gençten birinin ruh sağlığı problemi yaşadığına dikkat çeken Kepekçi, Türkiye'de madde kullanımının en yoğun görüldüğü yaş grubunun 15-24 yaş aralığı olduğunu hatırlattı.
"Çocuklukta başlayan ruh sağlığı sorunları ilerleyen yaşlarda bağımlılık, yoksulluk ve suça karışma riskini artırıyor. Bu nedenle bağımlılık yalnızca bireysel bir tercih değil; aileyi, sosyal çevreyi ve ekonomik şartları içine alan toplumsal bir meseledir."
Bağımlılıkla mücadelede en güçlü savunma hattının aile olduğunu belirten Kepekçi, bilimsel çalışmaların aile temelli rehabilitasyon programlarının başarısını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.
"İnsanları yalnızca maddeden uzaklaştırmak yetmez. Onlara yeniden umut vermek, üretimin içine katmak, meslek kazandırmak ve sosyal hayata hazırlamak gerekir. Burada gördüğümüz mezun takip sistemi, barınma desteği ve istihdam modeli tam da bu nedenle son derece kıymetlidir."
Akademi'de Umuda Dönüşen Hayatlar
Ziyaret kapsamında Kepekçi, dernek bünyesinde oluşturulan Akademi'de eğitimlerini tamamlayan ve bugün madde bağımlıları ile ailelerine rehberlik hizmeti veren danışmanlarla da bir araya geldi.
Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, bağımlılıktan kurtulduktan sonra bugün aynı mücadeleyi yaşayan insanlara rehberlik eden danışmanlar kendi hayat hikâyelerini paylaştı.
Yaklaşık 15 yılı aşkın süre sokaklarda yaşayan bir kişinin bugün üreten ve başkalarının hayata tutunmasına destek olan bir danışman haline gelmesi; yıllarca kumar sektöründe faaliyet gösterdikten sonra bağımlılıktan kurtularak örnek bir aile bireyi olarak yeni bir hayat kuran gençlerin yaşadıkları dönüşüm; geçmişte suç örgütlerinin ve uyuşturucu çevrelerinin hedefi olabilecek bir yaşam sürerken bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenler hâline gelmeleri, heyet üzerinde derin bir etki bıraktı.


"Merhamet ve Rehberlik İnsanı Yeniden Kazandırır"
Gördüğü hayat hikâyelerinin kendisine yıllardır dile getirdiği düşünceleri bir kez daha hatırlattığını belirten Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Kaybolan Değerlerimiz" seminerler serisinde aile, ahlak ve toplumsal değerlerin korunmasına yaptığı vurgunun bugün daha da anlam kazandığını ifade etti.
Genel Başkan Hüseyin Baş öncülüğünde yürütülen "Geleceği Savunmak" seminerlerinin de aynı anlayışla gençlere yalnızca uyuşturucu değil; kumar, dijital bağımlılık, aile yapısı ve değerler konusunda da rehberlik etmeyi amaçladığını belirten Kepekçi, uzun yıllardır bağımlılık, gençlik politikaları ve aile kurumunun korunması üzerine yaptığı akademik çalışmalar, konferanslar ve köşe yazılarında da aynı yaklaşımı savunduğunu söyledi.
Konuşmasının devamında Elâzığ'da yaşanan Hamza Baba kıssasını hatırlatan Kepekçi, şunları söyledi:
"Bir gece dergâha hırsızlık yapmak için giren Hamza'yı, Ömer Hüdai Baba cezalandırmadı; 'Evlat, korkmayasın. İhtiyacın olan ne varsa almadan gitmeyesin.' dedi. O gece dergâha hırsız olarak giren Hamza, sabaha talebe olarak çıktı ve yıllar sonra halkın dilinde Hamza Baba olarak anıldı. Bu kıssa bize şunu öğretiyor; insanı değiştiren şey yalnızca ceza değildir. Merhamet, güven ve doğru rehberlik, bazen bir insanın bütün hayatını değiştirebilir."
Liman Ayık Yaşam Derneği'nde dinlediği hayat hikâyelerinin bu anlayışın yaşayan örnekleri olduğunu belirten Kepekçi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bugün burada yalnızca bağımlılıktan kurtulan insanlar görmedik. Yeniden ayağa kalkmış hayatlara şahit olduk. Bir dönem sokakta yaşayan insanların bugün başkalarına umut olduğunu, kumar ve bağımlılık sarmalından çıkan gençlerin örnek aile bireyleri hâline geldiğini, dün potansiyel suç unsuru olarak görülen insanların bugün bağımlılar için eğitim veren eğitmenlere dönüştüğünü gördük. Bu tablo bize bir kez daha gösteriyor ki hiçbir insan kaybedilmiş değildir. Bağımlılıkla mücadelede asıl hedef yalnızca maddeyi bıraktırmak değil; insana yeniden umut, aidiyet, meslek ve hayat amacı kazandırmaktır. Bir genci yeniden topluma kazandırmak, aslında bir aileyi, bir mahalleyi ve ülkemizin geleceğini kazanmaktır."
Yaklaşık iki saat süren ziyaret, bağımlılıkla mücadelede kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.










































































