logo
21 TEMMUZ 2026

BTP Kayseri Kadın Kolları sahaya indi: Standa yoğun ilgi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kayseri Kadın Kolları, şehir merkezinde açtığı tanıtım standıyla vatandaşlarla buluştu. Kayserililerin yoğun ilgi gösterdiği çalışmada, Genel Başkan Hüseyin Baş’ın vizyonu ve partinin çözüm projeleri anlatıldı

06.06.2026 15:55:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Kayseri Kadın Kolları sahaya indi: Standa yoğun ilgi
BTP Kayseri Kadın Kolları sahaya indi: Standa yoğun ilgi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kayseri İl Teşkilatı, kentteki saha çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda dinamik bir çalışmaya imza atan BTP Kayseri Kadın Kolları, vatandaşların en yoğun olduğu kent merkezinde geniş kapsamlı bir tanıtım standı açtı. Gün boyu süren etkinlikte kadın kolları üyeleri, Kayseri halkıyla birebir temas kurarak adeta gönül köprüleri oluşturdu.

Vatandaşın Sorunları Dinlendi, Çözümler Anlatıldı

Şehir meydanında kurulan BTP standı, kısa sürede Kayserililerin odak noktası haline geldi. Kadın kolları heyeti, standı ziyaret eden vatandaşlarla sıcak ve samimi sohbetler gerçekleştirerek halkın ekonomik sıkıntılardan sosyal yaşama kadar karşı karşıya kaldığı sorunları ve talepleri tek tek dinledi.

Ziyaretçilere BTP'nin ekonomi, kalkınma ve toplumsal refahı artırmaya yönelik özgün projelerini aktaran partili kadınlar, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın genç, dinamik ve umut veren liderlik vizyonunu paylaştılar. Ülkenin içinde bulunduğu tıkanmışlıktan çıkış reçetesinin BTP kadrolarında olduğunun vurgulandığı sohbetlerde, partinin üretime ve insana değer veren politikaları detaylıca anlatıldı.

İkramlar Eşliğinde Sıcak Buluşma

BTP standına gösterilen yoğun ilginin yanı sıra, Kadın Kolları tarafından vatandaşlara çeşitli hediyeler ve ikramlar sunuldu. Hem bilgilendirici broşürlerin hem de küçük hatıraların paylaşıldığı stant çalışması, meydanda renkli ve pozitif bir hava estirdi.

Günü büyük bir enerjiyle tamamlayan BTP Kayseri Kadın Kolları, Kayseri halkının gösterdiği sıcak ilgi ve samimiyetten ötürü teşekkürlerini iletti. Sahadaki bu etkili çalışma, BTP'nin Kayseri'de her geçen gün tabanını daha da genişlettiğini ve halkla iç içe siyaset anlayışını kararlılıkla sürdürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025'te aile mahkemelerinde görülen davaların temizleme oranı yüzde 102,1 olarak gerçekleşti

 

21.07.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün boşanma, nafaka, velayet, ayrılık ve evlenmenin iptali davalarına ilişkin 2016 ile 2025 yılları arasındaki istatistik verilerini açıkladı.

Buna göre, 2025'te ilk derece mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası geldi. Boşanma davalarında 2025'te verilen karar sayısı, yıl içinde açılan dosya sayısını geçti. 2016'da yüzde 92,9 olan temizleme oranı, geçen yıllardan devreden davalara ilişkin kararlarla birlikte yüzde 102,1'e ulaştı.

Evlenmenin iptali davalarında ise 2025'te 349 yeni dava açıldı. Dosya temizleme oranı da yüzde 120,1 olarak kayıtlara geçti.

Yıl içinde açılan davadan fazla dosyada karar verildi

Müdürlüğün 10 yıllık verilerine göre, nafaka davalarında yüzde 88 olan dosya temizleme oranı, 2025'te yüzde 108,2'ye yükseldi.

Velayet davalarında ise 2016'da yüzde 68,8 olan dosya temizleme oranı, 2025'te 103,3'e çıktı.

Aynı dönemde evlenmenin iptali davalarında temizleme oranı yüzde 112,7'den yüzde 120,1'e, ayrılık davalarında ise yüzde 79,1'den yüzde 106,8'e yükseldi.

Veriler, 2025'te boşanma ve boşanmayla ilişkili davalarda mahkemelere yıl içinde gelen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlandığını ortaya koydu.

Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!


 
İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti. Kamuda çalışanların böyle bir derdi yok.

21.07.2026 09:17:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Dönüşte iş yükü artıyor

Araştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42'si bu soruya dönüşte biriken işler cevabını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Sonuçlar, çalışanların yüzde 85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Tatil, tatil olmaktan çıkıyor

Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştiriyor. İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor.

Çalışanlar kısa tatillere yöneliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. İzin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre Pazartesi ve Perşembe-Cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.

Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin


 
 
Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişiminde önemli rol oynayan spor, her yaşta kazanılması gereken en değerli alışkanlıklar arasında yer alıyor.
 

21.07.2026 08:24:00
MURAT ÇORBACI
 
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin
Spor yapan çocuğunuzun kalbine özen gösterin

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal, çocukların erken yaşta keyif alacakları spor branşlarına yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Ancak bazı doğumsal ya da sonradan gelişen kalp hastalıkları, özellikle yoğun fiziksel aktivite sırasında ilk belirtilerini verebilir. Çoğu zaman 'normal yorgunluk', 'kondisyonsuzluk' veya 'büyüme çağının etkisi' olarak düşünülen bazı yakınmalar, aslında önemli bir kalp sorununun erken habercisi olabilir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir" diye konuştu. Doç. Dr. Çilsal, spor yapan çocuklarda ailelerin dikkat etmesi gereken 4 önemli sinyali anlattı.

Koşarken göğüs ağrısı oluyorsa!

Her göğüs ağrısı kalp sebepli değildir ancak egzersizle ortaya çıkan, tekrarlayan ve çocuğun oyunu bırakmasına neden olan ağrılar çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Koşarken, merdiven çıkarken, maç sırasında veya yoğun antrenmanda gelişen göğüs ağrısı; kalp kası hastalıkları, doğumsal koroner damar anomalileri ya da ritim bozukluklarının belirtisi olabilir.

Spor sırasında bayıldıysa! 

Çocuklarda görülen bayılmalar çoğu zaman iyi huylu nedenlere bağlı gelişebilse de spor veya egzersiz sırasında yaşanan bilinç kaybı dikkatle araştırılması gereken önemli bir belirtidir. Özellikle koşarken, yarışırken veya ani efor sırasında gelişen bayılmalar; ciddi ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları veya bazı doğumsal kalp problemleriyle ilişkili olabilir. Açlık, yorgunluk ya da tansiyon düşüklüğü akla gelebilse de spor sırasında gelişen bayılma ileri değerlendirme gerektirir.

Yaşıtlarından çabuk yoruluyorsa!

Spor sırasında yaşıtlarına göre belirgin şekilde çabuk yorulan, oyundan erken çıkmak isteyen veya nefes nefese kalan çocuklarda durum yalnızca kondisyon eksikliği olmayabilir. Özellikle düzenli spor yapmasına rağmen performans düşüklüğü yaşayan çocuklarda, bazı doğumsal kalp sorunları ya da kalbin çalışma kapasitesini etkileyen hastalıklar araştırılmalıdır.

Spor esnasında çarpıntı ortaya çıkıyorsa!

Spor sırasında kalp hızının artması doğal bir durumdur. Ancak ani başlayan, çok hızlı hissedilen, düzensiz veya rahatsızlık veren çarpıntılar normal kabul edilmez. Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması, halsizlik veya göğüs rahatsızlığı eşlik ediyorsa ritim bozukluğu açısından ileri inceleme yapılmalıdır. Özellikle egzersiz sırasında başlayan çarpıntılar dikkatle değerlendirilmelidir. 

Ailede genç yaşta ani ölüm varsa kontrol şart!

"Aile öyküsü bazen belirtiden daha değerlidir" diyen Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Erman Çilsal şöyle konuştu: "Bazı kalıtsal kalp hastalıkları çocukluk döneminde belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle ailede genç yaşta açıklanamayan ani ölüm, ciddi ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya genetik kalp hastalığı öyküsü varsa çocuk mutlaka detaylı kardiyolojik değerlendirmeden geçirilmelidir. Doğru tarama ile çocuklar güvenle spor yapabilir. Şikayet tarifleyen her çocuğun sporu bırakması gerekmez. Önemli olan, doğru değerlendirme sonrasında güvenli sınırların belirlenmesidir. Özellikle futbol, basketbol, yüzme ve atletizm gibi yoğun efor gerektiren branşlarda bu belirtiler daha dikkatli değerlendirilmelidir."

2026-YKS'de 2 soru iptal edildi


 
ÖSYM, "21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır" açıklamasını yaptı.
 

21.07.2026 07:14:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:52:41
HABER MERKEZİ/AA
 
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi
 2026-YKS'de 2 soru iptal edildi

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (2026-YKS) 2 sorunun iptal edilerek değerlendirme işlemlerinin yapıldığını bildirdi.



ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, şu ifadeler kullanıldı: "20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır."

 

YKS sonuçları açıklandı


ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS sonuçlarının "ykssonuc.osym.gov.tr" internet adresinden açıklandığını bildirdi.

21.07.2026 06:43:00 / Güncelleme: 21.07.2026 07:03:32
Haber Merkezi
 
YKS sonuçları açıklandı
YKS sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının "https://ykssonuc.osym.gov.tr/" internet adresinden erişime açıldığını bildirdi.
 
Ersoy, 2026-YKS sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
 
Yoğun çalışma dönemi geçirerek sınava hazırlanan adayları, onlara destek olan aileleri ve sürece aktif katkı sağlayan tüm eğitim camiasını tebrik eden Ersoy, üniversiteye yerleşeceklerin öğrenimlerini en iyi şekilde tamamlayacaklarına ve ülkeye faydalı görevler üstleneceklerine olan inancının tam olduğunu belirtti.
 
2.5 milyon aday başvurdu
 
YKS'nin tamamlanmasıyla birlikte başlayan heyecanlı bekleyişin bugün itibarıyla sona erdiğini aktaran Ersoy, "Yaklaşık 2.5 milyon adayın başvurduğu YKS sonuçlarını ilan ettik, hayırlı olsun. Sınav sonuçlarını kurumsal web sayfamız 'https://ykssonuc.osym.gov.tr/' linki üzerinden öğrenebilirsiniz. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih sürecimiz başlayacak. 2026-YKS tercih işlemleri, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek." ifadelerini kullandı.
 
Tercih sürecinde adayların ilgi alanları ve yeteneklerini dikkate almalarını, tercih edecekleri alanları iyi araştırmalarını, yayımlayacakları kılavuzdan bölümlere ilişkin bilgileri dikkatlice okumalarını tavsiye eden Ersoy, adayların yapacakları tercihlerin hayırlı olmasını diledi.
 
YKS şampiyonları
 
ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS'de dereceye giren adayları şu şekilde açıkladı:
 
"Temel Yeterlilik Testi (TYT) birincilerimiz; İlker Uyanıker Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-İstanbul, Abdullah Uslu Eskişehir Fatih Fen Lisesi-Eskişehir, Miraç Koşar, Şanlıurfa Fen Lisesi-Şanlıurfa Doğa Erdemir, Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Şerif Efe Dartar, Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.

Kabataş'ın büyük başarısı
 
Alan Yeterlilik Testleri (AYT) birincilerimiz; sayısal alanında Şerif Efe Dartar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, sözel alanında Enes Salahaddin Coşkun Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, eşit ağırlık alanında Tuğsem Bahar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.
 
Yabancı Dil Testi (YDT) birincilerimiz; Almanca Eylül Uyar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, Arapça Ammar Moataz Mohamed Ibrahım Mahmoud Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, Fransızca Sena İlhan Açık Öğretim Lisesi-Denizli, İngilizce Doğa Erdemir Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Rusça Ela Demirel Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi-İstanbul ."
 
Kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranları daha yüksek
 
Ersoy, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adayın 2 milyon 255 bin 76'sının sınava katıldığını, 170 bin 551 adayın ise sınava girmediğini bildirdi.
 
AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 1 milyon 473 bin 113'ünün sınava katıldığını aktaran Ersoy, YDT'ye başvuran 203 bin 640 adaydan da 143 bin 270'inin sınava katıldığını, 60 bin 370 adayın bu oturuma girmediği bilgisini paylaştı.
 
TYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 91.48'inin, TYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 94.21'inin, AYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 88.09'unun, AYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 92.33'ünün sınava katıldığını bildiren Ersoy, YDT'de ise erkeklerde yüzde 63.81, kadın adayların ise yüzde 74.99'unun oturuma katıldığının altını çizerek, tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti.
 
En düşük başarı fen bilimlerinde
 
Ersoy, 2026-YKS'de üç oturumda uygulanan testlerde toplam 680 soru sorulduğunu bildirdi.
 
YKS testlerinin ortalamalarına ilişkin bilgiler veren Ersoy, şöyle devam etti: "2026-TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap sayısı ortalamaları; Türkçe (40 soru) testinde 20.5, sosyal bilimler (20 soru) testinde 10.2, temel matematik (40 soru) testinde 6.8 ve fen bilimleri (20 soru) testinde 4.3'tür.

AYT matematik
(40 soru) testinin ortalaması, 7.0. AYT fen bilimleri testinin ortalamaları; fizik (14 soru) alt testinde 2.7, kimya (13 soru) alt testinde 2.2 ve biyoloji (13 soru) alt testinde 3.0 oldu.

AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinin ortalamaları; Türk dili ve edebiyatı (24 soru) alt testinde 6.1, tarih-1 (10 soru) alt testinde 2.6, coğrafya-1 (6 soru) alt testinde 1.7. AYT sosyal bilimler-2 testinin ortalamaları; tarih-2 (11 soru) alt testinde 1.7, coğrafya-2 (11 soru) alt testinde 2.1, felsefe grubu (12 soru) alt testinde 1.6, (DKAB) din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu (6 soru) alt testinde 1.9 olmuştur. YDT'nin ortalamaları ise; Almanca testinde 43, Arapça testinde 44.3, Fransızca testinde 46.1, İngilizce testinde 37.1, Rusça testinde 56.9 olarak gerçekleşti."

Sözelde kadınlar, sayısalda erkekler daha iyi
 
Ersoy, TYT'deki Türkçe ve sosyal bilimler testinde kadın adayların doğru cevap sayısının ortalaması erkek adaylara göre daha yüksek olduğunu, temel matematik ve fen bilimleri testlerinde ise erkek adayların doğru cevap ortalamasının kadınlara göre daha yüksek gerçekleştiğini belirtti.
AYT'deki 11 alt testten 8'inde erkek adayların ortalamasının, 3'ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek olduğunu aktaran Ersoy, YDT'de ise Arapça ve Rusça dillerinde kadın adayların, Almanca, Fransızca ve İngilizce'de ise erkek adayların ortalamasının daha yüksek sonuçlandığını vurguladı.

Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli tutuklandı

21.07.2026 05:00:00
AA
 
Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı
Ahbap Derneği soruşturmasında yeni gelişme: Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 10 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün'ün tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlik, şüpheli Özgür Ömer Güner hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Operasyon

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülen 10 şüphelinin savcılıkta ifadeleri alınmıştı.

İfade işlemlerinin ardından şüphelilerden Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.

Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderilmişti. AA

Çekirgelerin gizemi çözüldü

İstanbul’un birçok ilçesinde pencerelere ve balkonlara kadar gelen dev çekirgeler mega kentte büyük paniğe neden oldu. Balkanlar üzerinden geldiği iddia edilen ve boyları antenleriyle birlikte 20 santimetreyi bulan çekirgelerle ilgili gerçek, bilim insanları tarafından açıklandı. Uzmanlar, "İstila algısı gerçeği yansıtmıyor, bu canlılar ekosisteme faydalı ancak kesinlikle çıplak elle dokunmayın" uyarısında bulundu

20.07.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
Çekirgelerin gizemi çözüldü
Çekirgelerin gizemi çözüldü
İstanbul'un özellikle Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Beykoz, Maltepe ve Esenyurt gibi tarım ile yeşil alanlara komşu olan ilçelerinde son günlerde olağan dışı bir hareketlilik yaşanıyor. Akşam saatlerinde pencerelerini açan vatandaşlar, normalden kat kat büyük çekirgelerle karşılaşınca durumu sosyal medyaya taşıdı.

Kısa sürede yayılan görüntülerde dev canlıların yüksek katlardaki dairelerin camlarında ve duvarlarında saatlerce hareketsiz durduğu anlar kaydedildi. Halk arasında "Balkanlar'dan gelen istilacı sürü" korkusu tırmanırken, beklenen bilimsel açıklama İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa bünyesindeki uzmanlardan geldi.

Gizemli türün adı: Beyaz yüzlü çalı çekirgesi

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, megakenti saran türün büyük bölümünün "beyaz yüzlü çalı çekirgesi" (Decticus albifrons) olduğunu belirtti. Bu türün erginlerinin 5-6 santimetre gövde uzunluğuna, güçlü bacaklara ve devasa antenlere sahip olduğunu ifade eden Bacak, korkulacak bir durum olmadığını şu sözlerle açıkladı:

"Bu tür, tarım alanlarını kurutan çöl çekirgeleri gibi yıkıcı ve istilacı bir karakterde değildir. Her eve yalnızca bir veya iki birey giriyor. Sosyal medyanın çarpan etkisiyle sanki şehri milyonlarca çekirge basmış gibi yanlış bir 'istila' algısı oluştu, durum kesinlikle böyle değil."

Beslenmek için değil, ışık için geliyorlar

Çekirgelerin evlerin içine kadar girmesinin arkasındaki ana nedenin besin arayışı olmadığı ortaya çıktı. Uzmanların açıklamalarına göre, gece aktif olan bu canlılar normal şartlarda yönlerini bulmak için ay ve yıldız ışıklarını takip ediyor. Ancak hızla büyüyen şehirleşme sebebiyle doğal habitatları daralan canlılar, evlerden yayılan güçlü yapay ışık kaynaklarına yönelerek pencerelere çarpıyor ve açık buldukları alanlardan içeri süzülüyor.

Ayrıca sıcak havaların etkisiyle Trakya ve Marmara genelinde yaşanan hasat dönemi de bu canlıların hareketliliğini artıran diğer önemli faktörler arasında yer alıyor.

"Ekosisteme katkı sağlıyor, öldürmeyin"

Görülen dev çekirgelerin bitkilerle beslenmesinin yanı sıra diğer küçük böcekleri ve hatta kendi türünün zayıf bireylerini de tüketebildiği bildirildi. İnsan sağlığı için herhangi bir hastalık riski taşımayan ve tarım ürünlerini yok etmeyen bu canlıların, ekosistemdeki popülasyon dengesini koruyan faydalı yaratıklar olduğunun altı çizildi.

Uzmanlar, bu tür canlıların popülasyonlarının her 5-6 yılda bir doğal bir döngüyle zirve noktasına ulaştığını aktardı. Yaşanan bu yoğunluğun birkaç hafta içerisinde kendiliğinden azalarak son bulacağı tahmin ediliyor.

Kritik uyarı: "Çıplak elle dokunmayın"

Vatandaşların panik yapmamasını isteyen uzmanlar, evde veya balkonda bu çekirgelerle karşılaşıldığında hayati bir hataya düşülmemesi konusunda uyardı:

Isırma Riski: Bu canlılar insanlara doğrudan saldırmaz ancak çıplak elle yakalanmaya çalışıldığında kendilerini savunma içgüdüsüyle güçlü çeneleriyle ısırabilirler.

Doğru Tahliye Yöntemi: Evinize giren çekirgeyi öldürmek ya da elinizle kavramak yerine, üzerine bir kavanoz veya geniş plastik bir kap kapatarak hapsetmeniz öneriliyor. Ardından altından bir kağıt yardımıyla kaldırarak en yakın yeşil alana zarar vermeden bırakabilirsiniz.

İlaçlama Yapmayın: Yaşam alanlarında gereksiz kimyasal ilaç kullanımından kaçınılması, hem evdeki bireylerin sağlığı hem de çevre dengesi için büyük önem taşıyor.

Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu

İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen dev "köstebek" operasyonunda, devletin gizli POLNET ve gümrük sistemlerindeki bilgileri rüşvet karşılığı suç örgütlerine sızdıran, aralarında polis ve komiserlerin de bulunduğu 27'si aktif kamu görevlisi 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İşte 5.4 milyar liralık rüşvet trafiğinin detayları...

20.07.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen devasa bir yolsuzluk ve casusluk soruşturması, emniyet ve kamu kurumları içerisine sızan "köstebek" ağını çökertti.

Devletin en mahrem sistemlerindeki gizli bilgileri rüşvet karşılığında silahlı suç örgütlerine servis ettiği tespit edilen şüphelilere yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan 50 şüpheliden 27'sinin aktif kamu görevlisi olduğu öğrenildi.

POLNET ekranını çetelere açmışlar

Yürütülen titiz teknik ve fiziki takip neticesinde, suç örgütü üyelerinin kamu görevlilerine WhatsApp üzerinden "POLNET ekranından sorgulayabilir misin?" şeklinde mesajlar gönderdiği saptandı.

Köstebek olarak nitelendirilen kamu görevlilerinin rüşvet karşılığında, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün POLNET sistemine girerek kişilerin suç kayıtlarını; aranma, yakalama ve Kırmızı Bülten durumlarını; araç sorgulama geçmişlerini ve gümrük sistemleri üzerinden giriş-çıkış ve geçiş bilgilerini usulsüzce sorgulayıp çetelere aktardığı belgelendi.



27 aktif kamu görevlisi ifşa oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, Balıkesir ve Kayseri'de önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.

Gözaltı kararı verilen kamu görevlilerinin listesi ise yapının vahametini gözler önüne serdi. Şüpheliler arasında; 1 komiser, 10 polis memuru, 15 gümrük muhafaza memuru, 2 denetimli serbestlik memuru ve 1 zabıt kâtibi bulunuyor. Ayrıca suç ağının koordinasyonunda rol oynadığı belirtilen 2 avukat ile 21 sivil şüpheli de operasyonun hedefi oldu.

5.4 milyar liralık dev rüşvet trafiği

Soruşturmanın en çarpıcı ayaklarından birini ise işin mali boyutu oluşturdu. MASAK raporları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve sistem log kayıtlarının incelenmesi sonucunda, suç ağları ile köstebek kamu görevlileri arasında dönen rüşvet çarkının büyüklüğü ortaya çıkarıldı. İlk belirlemelere göre, sistemdeki gizli bilgilerin sızdırılması karşılığında tam 5.4 milyar liralık bir rüşvet trafiğinin yürütüldüğü tespit edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilerek sürdürülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Yetkililer, dijital incelemelerin ardından sızıntının boyutunun ve rüşvet trafiğinin daha da netleşeceğini bildirdi.

Kıbrıs’ın hürriyet destanı

Akdeniz’in kalbinde Türk varlığını yok etmeye yönelik Enosis hayallerine darbe vuran 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, adadaki soykırım girişimini durdurarak ezber bozdu. Bu tarihi zaferin arkasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çelikten iradesiyle birlikte, ömrünü Kıbrıs Türkünün bağımsızlığına adayan efsanevi lider Rauf Denktaş’ın diplomatik ve askeri dehası yatıyor

20.07.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
Kıbrıs’ın hürriyet destanı
1960 yılında kurulan ortaklık cumhuriyeti, Rum tarafının Türkleri adadan silme ve Yunanistan ile birleşme (Enosis) emelleri yüzünden kısa sürede çöktü. 1963 Kanlı Noel saldırılarıyla başlayan katliamlar, 15 Temmuz 1974'te EOKA-B lideri Nikos Sampson'ın yaptığı faşist darbe ile zirveye ulaştı. Ankara, garantörlük hakkını kullanarak adadaki Türklerin can güvenliğini korumak adına tarihi kararı aldı.

20 Temmuz 1974 sabahı, Başbakan Bülent Ecevit'in "Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için adaya gidiyoruz" sözleriyle harekât başladı. Türk jandarma komandoları ve paraşütçüleri havadan Kıbrıs topraklarına inerken, deniz piyadeleri Yavuz Çıkarma Plajı'ndan karaya ayak bastı.

İlk aşamada Lefkoşa-Girne hattında güvenli bir koridor oluşturuldu. Cenevre'de yürütülen diplomatik görüşmelerden Rum ve Yunan tarafının oyalama taktikleri nedeniyle sonuç alınamayınca, 14 Ağustos'ta "Ayşe tatile çıksın" şifresiyle İkinci Harekât başlatıldı. Türk ordusu, adanın kuzeyinde bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) sınırlarını oluşturan bölgeyi tamamen güvenceye aldı.

Mücadelenin siyasi dehası: Rauf Denktaş

Kıbrıs Barış Harekâtı askeri bir zafer olmasının ötesinde, arkasında çok güçlü bir siyasi ve diplomatik hazırlık barındırıyordu. Bu hazırlığın mimarı, hayatını Kıbrıs Türk halkının haklarına adayan Rauf Raif Denktaş'tı.

Denktaş, 1950'li yıllardan itibaren Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Kıbrıs Türkünün direniş örgütü olan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) kurulmasında öncü rol üstlendi. Rum çetelerinin baskılarına karşı Türk köylerini örgütleyen Denktaş, halkına yalnızca liderlik etmedi; aynı zamanda bir mücahit olarak sahada bizzat görev aldı.

Diplomatik cephenin yılmaz savunucusu

Harekât öncesinde ve sonrasında Denktaş, uluslararası arenada Kıbrıs Türk halkının sesini duyurmak için adeta zamanla yarıştı. Birleşmiş Milletler (BM) kürsülerinden Londra ve Atina'daki müzakere masalarına kadar her platformda Rum tezlerini çürüttü. Londra'da sürgündeyken bile adaya gizlice sandalla çıkmaya çalışacak kadar büyük bir cesaret sergileyen Denktaş, Kıbrıs Türkünün azınlık statüsüne düşürülmesini engelleyen en büyük set oldu.

1974 zaferinden sonra kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ve ardından 15 Kasım 1983'te ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucu cumhurbaşkanı oldu. Denktaş, ömrünün son nefesine kadar KKTC'nin bağımsızlığını ve Türkiye'nin adadaki etkin garantörlük hakkını tavizsiz bir şekilde savunmaya devam etti. Bugün Kıbrıs'ta Türk varlığı özgürce devam ediyorsa, bu durum Mehmetçiğin cesareti ve Denktaş'ın adanmış ömrünün ortak eseridir.

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de tören düzenlendi

 


20.07.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törene, İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Gökhan Çelik, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkan Vekili Albay Ali Ercan Şahin, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ve gaziler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Başkonsolosluğu, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilciliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.

KKTC İzmir Başkonsolos Vekili Alpbuğra Bahadır Gültekin, 20 Temmuz'un Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en şanlı sayfası olduğunu vurguladı.

Gültekin, "20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı zulme, tecride ve yok edilme tehlikesine karşı Mehmetçik ile Mücahit'in kol kola, omuz omuza yazdığı destansı bir özgürlük mücadelesinin mihenk taşıdır." dedi.

Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak adaya müdahalede bulunduğu hatırlatan Gültekin, "Pladini Plajı'na azimle karaya ayak basan, Gönyeli semalarından çelik bir iradeyle süzülen ve Atak Tepe'de canı pahasına geçit vermez bir duvar ören Türk askeri, Kıbrıs'ın kaderini o gün yeniden çizmiştir. Anavatan Türkiye her dönemde olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının güvenliği, refahı ve uluslararası toplumda hak ettiği yeri alabilmesi için çabalarını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

"Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum"

İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü tarafından yıl dönümü kapsamında "Kıbrıs Şafakta Parlayan Hürriyet Sergisi" ziyarete açıldı.

Gazilerin de yer aldığı protokol üyeleri, Kıbrıs Barış Harekatı'nı anlatan resimleri inceledi.

Kıbrıs Gazisi Hüseyin Özçelik, resimleri gördükçe o günü tekrar yaşadığını, gururlu olduğunu belirtti.

Gazilerden Ahmet Dilşeker de Kıbrıs'a tüm insanlığa barış getirmek için gittiklerini belirterek, "Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum. O kadar çok gururluyum ki anlatamam. Aynı 52 yıl önce olduğu gibi o duygularla şimdi buradayım." diye konuştu.

Harekatta astsubay olarak görev yapan gazilerden Recep Arslan ise dizinde şehit olan çavuşu unutamadığını anlatarak, "Dizimde son nefesini verdi. O, hep gözümün önünde ne zaman hatırlasam gözlerim yaşarır. Allah rahmet eylesin. Kıbrıs'a 3 kez gittim. Her gidişimde Kıbrıs'ı devletleşmiş olarak gördüm. Zaman geçtikçe Kıbrıs bir devlet oldu. Ondan da gurur duydum." ifadelerini kullandı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.