logo
11 EKİM 2026

BTP Kilis İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nı gerçekleştirdi

Bağımsız Türkiye Partisi Kilis İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı; parti yöneticileri, akademisyenler, il ve ilçe teşkilatları ile davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda teşkilat çalışmaları, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın ortaya koyduğu çalışma modeli, Millî Ekonomi Modeli ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikir mirası ele alındı

11.10.2026 20:50:00 / Güncelleme: 11.10.2026 20:54:35
Hasan Gündoğdu
 
BTP Kilis İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nı gerçekleştirdi
BTP Kilis İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Divan Toplantısı’nı gerçekleştirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kilis İl Başkanlığı, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü Genişletilmiş İl Divan Toplantısı düzenledi.
 
Toplantıya BTP Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi ve Sabri Terzi, Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Derneği Başkanı ve BTP Genel Başkan Başdanışmanı Harun Kayacı ile BTP Kilis İl Başkanı Alaaddin Özkar katıldı.
 
Kilis il ve ilçe teşkilatlarının geniş katılım gösterdiği programda; teşkilat içi iletişim, saha faaliyetleri, yeni üyelerin parti çalışmalarına kazandırılması, Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal meseleleri ile BTP'nin çözüm önerileri değerlendirildi.
 

Kayacı: Parti içi iletişim güçlü tutulmalı

 
BTP Genel Başkan Başdanışmanı Harun Kayacı, konuşmasında parti mensupları ve teşkilat birimleri arasındaki iletişimin önemine dikkat çekti.
 
Teşkilat çalışmalarında düzenli iletişim ve koordinasyonun başarıyı doğrudan etkilediğini belirten Kayacı, üyelerle bağların güçlü tutulması ve parti mensuplarının çalışma süreçlerine etkin biçimde katılması gerektiğini ifade etti.

 

Terzi'den halkın içinde siyaset vurgusu

 
BTP Genel Başkan Yardımcısı Sabri Terzi, teşkilatların halkla sürekli temas hâlinde bulunmasının önemine değindi.
 
Siyasetin yalnızca parti binalarında yürütülemeyeceğini belirten Terzi; köy, mahalle, ev ve esnaf ziyaretlerinin düzenli biçimde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Düğün, taziye ve benzeri özel günlerde vatandaşların yanında bulunmanın da toplumla kurulan bağları güçlendireceğini kaydetti.
 
Terzi, teşkilatların vatandaşların taleplerini doğrudan dinleyen, sorunları yerinde tespit eden ve çözüm önerilerini halka ulaştıran aktif bir çalışma anlayışını benimsemesi gerektiğini dile getirdi.
 

Hüseyin Baş'ın teşkilatlara çizdiği yol haritası değerlendirildi

 
Toplantıda, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın teşkilatlara yönelik ortaya koyduğu çalışma anlayışı ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefleri de masaya yatırıldı.
 
Hüseyin Baş'ın, son aylarda partiye katılan yeni üyelerin yalnızca üye listelerinde birer isim olarak bırakılmaması gerektiği yönündeki değerlendirmeleri hatırlatıldı. İl başkanlarının yeni üyelerle doğrudan iletişim kurması, onları parti faaliyetlerine dâhil etmesi ve teşkilatın aktif unsurları hâline getirmesi gerektiği vurgulandı.
 
Üye kazanmanın önemli olduğu, ancak kazanılan üyeyi teşkilatın aktif bir parçası hâline getirmenin daha büyük bir başarı anlamına geldiği belirtildi.
 
Genel Başkan Hüseyin Baş'ın ortaya koyduğu çalışma modelinde il başkanlarının yalnızca parti tabelasında adı bulunan yöneticiler olmadığına dikkat çekildi. İl başkanlarının görev yaptıkları şehirlerde Genel Başkanı, partiyi ve partinin savunduğu fikirleri temsil ettiği ifade edildi. Şehirde yeterince tanınmayan; düğünde, cenazede ve sosyal hayatta görülmeyen, toplumun meselelerine temas etmeyen bir il başkanlığı anlayışının BTP'nin çalışma hedeflerini karşılamayacağı kaydedildi.
 

"BTP'nin Meclise girdiği seçim olacak"

 
Toplantıda, Hüseyin Baş'ın önümüzdeki seçimlere ilişkin ortaya koyduğu hedef de teşkilat mensuplarıyla paylaşıldı.
 
Bağımsız Türkiye Partisi'nin geçmiş dönemlere göre daha geniş bir üye gücüne, daha yaygın bir teşkilat ağına ve güçlü bir fikrî altyapıya sahip olduğu ifade edilerek, bundan sonraki temel görevin bu birikimi sahaya yansıtmak olduğu vurgulandı.
 
Daha önce Millî Ekonomi Modeli programları düzenleyen, "Millî Kahramanlarımız" çalışmaları gerçekleştiren ve Türkiye'ye yönelik tehditleri anlatmak amacıyla köy köy, mahalle mahalle dolaşan parti teşkilatlarının çalışma temposunu daha da artırması gerektiği dile getirildi.
 
Seçim sürecinin fiilen başladığı bilinciyle hareket edilmesi gerektiği belirtilerek çalışma anlayışı şu ifadelerle özetlendi:
 
"Her il kendi şehrinde görünür olacak. Her il başkanı halkın içinde bulunacak. Her yeni üye teşkilatın aktif bir parçası hâline getirilecek. Her teşkilat mensubu, partinin fikir ve çözüm önerilerini bıkmadan ve usanmadan anlatacak."

 

Eyercioğlu: Çözümler Millî Ekonomi Modeli'nde ortaya konuldu

 
Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Türkiye'nin ve dünyanın karşı karşıya bulunduğu ekonomik sorunları Millî Ekonomi Modeli çerçevesinde değerlendirdi.
 
Bugün yaşanan gelir dağılımı bozukluğu, borçlanma, üretim yetersizliği ve tüketim daralması gibi temel problemlerin çözümünün Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Millî Ekonomi Modeli'nde ortaya konulduğunu belirten Eyercioğlu, modelin üretim ve tüketim dengesini birlikte ele alan özgün bir yaklaşım sunduğunu ifade etti.
 
Eyercioğlu, Millî Ekonomi Modeli'nin yalnızca bir ekonomik teori olmadığını; sosyal devlet, millî kaynakların değerlendirilmesi ve vatandaşın ekonomik güvenceye kavuşturulması bakımından da kapsamlı çözümler içerdiğini söyledi.
 

Kepekçi: Haydar Baş'ın fikirleri geleceğe de ışık tutuyor

 
BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yalnızca yaşadığı dönemin meselelerini değerlendiren bir lider olmadığını, yaptığı tespit ve açılımlarla geleceğe de ışık tuttuğunu belirtti.
 
Kepekçi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar öncesinden insanlığın hangi ekonomik, siyasi ve toplumsal şartlara sürüklendiğini ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi:
 
"Prof. Dr. Haydar Baş, geleceğe ilişkin değerlendirmelerinde zaman zaman 'zifiri karanlık' ifadesini kullanırdı. Hocamızın tarif ettiği bu karanlığı yalnızca ekonomik kriz, savaş veya siyasi istikrarsızlık olarak anlamamak gerekir. Asıl mesele ölçünün kaybolmasıdır. Ölçünün olmadığı yerde doğru ile yanlış birbirine karışır, haklı ile haksız arasındaki sınır silinir."
 
Ekonomide üretimin yerini borçlanmanın, siyasette hizmetin yerini güç mücadelesinin, hukukta ise adaletin yerini kişiye göre uygulamaların almaya başladığını belirten Kepekçi, bu tablonun en ağır bedelini milletlerin ödediğini söyledi.
 
Kepekçi, dünyada ve Türkiye'de yaşanan gelişmelerin Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce yaptığı tespitleri daha görünür hâle getirdiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bu zifiri karanlık içerisinde bizim ölçümüz nedir? Ölçümüz, Prof. Dr. Haydar Baş'ın ömrünü vererek ortaya koyduğu fikirleri, eserleri ve bize bıraktığı büyük mirastır. Millî Ekonomi Modeli'dir, Sosyal Devlet–Millî Devlet anlayışıdır. 'Hoş Geldin Atatürk' eseriyle ortaya koyduğu millî birlik ve bağımsızlık perspektifidir. Kurduğu müesseseler, yetiştirdiği kadrolar ve ortaya koyduğu prensiplerdir. Bütün bunları milletimizle buluşturmakla görevli siyasi irade ise Bağımsız Türkiye Partisi'dir."
 

Kilis teşkilatının çalışmaları değerlendirildi

 
Toplantının devamında Kilis il ve ilçe teşkilatlarının mevcut durumu ile önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalışmalar ele alındı.
 
Teşkilatlar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, yeni üyelerin aktif çalışmalara dâhil edilmesi, saha faaliyetlerinin artırılması ve BTP'nin fikir ve çözüm önerilerinin daha geniş kesimlere ulaştırılması konusunda değerlendirmelerde bulunuldu.
 
BTP Kilis İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Divan Toplantısı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için DEM Parti’nin oylarına ihtiyaç duyması halinde, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önünü açacak anayasal düzenlemeler için verilecek söze göre “duruma bakılabileceğini” söyledi

11.10.2026 19:07:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin oylarına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir tavır alacakları sorulan Çandar, yeni anayasa kapsamında eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitim konularında verilecek sözlerin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Çandar, DEM Parti açısından Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerinin önem taşıdığını belirterek, ana dilde eğitimin önündeki engelleri kaldıracak bir anayasa değişikliği sözü verilmesi halinde konunun değerlendirilebileceğini söyledi. Çandar, "Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma" ifadelerini kullandı.

ÖCALAN'IN STATÜSÜ İÇİN SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Çandar, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaların da somutlaşması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın bir statüyle rol üstlenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu konunun sürecin ilerleyişi açısından önem taşıdığını söyledi. Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün belirginleşmesi gerektiğini savunan Çandar, silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş başlıklarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Çandar'a göre, sürecin ilerlemesi kapsamında eski PKK mensuplarının Türkiye'ye dönüşü ve örgüt üyeliği nedeniyle cezaevinde bulunanların yasal düzenlemelerden yararlanması gibi konuların da ele alınması gerekiyor.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINDA 42. VE 66. MADDE VURGUSU
Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis'te bir oylama yapılması ihtimalinde DEM Parti'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Çandar, öncelikle Erdoğan'ın adaylık ve seçim sürecinde DEM Parti oylarına ihtiyaç duyup duymayacağının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimi kazanmak için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa başlığının önem kazanacağını belirtti. DEM Parti açısından vatandaşlık tanımı ile ana dilde eğitim konularının temel başlıklar olduğunu kaydetti.

Çandar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yani hiç o noktaya geldiği zaman iki şeyin cevabını bulmamız lazım. Bir, Erdoğan aritmetik olarak DEM Parti'ye ihtiyaç duyacak mı? Duymayacaksa sorun yok. O zaman zaten o aritmetikle seçim kararı alınabilir. Ama seçilmesi için Kürt oyuna ihtiyaç duyacak. Yine DEM Parti'ye ihtiyacı var demektir. Aritmetik için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyar, seçim için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyarsa, Erdoğan'ın en kuvvetle vurguladığı meclise açış konuşmasına bir hafta önce de iki şey çok ön plana çıktı konuşmasına. Bir süreç, "terörist Türkiye" diyor bundan dönüş yok, çok önemsiyor. İki, yeni anayasa diyor. Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma"

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi

11.10.2026 17:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi.
Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız"
Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin' Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var."

"Tarım toprakları heba edilmeyecek"
Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu.
Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.İHA

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.

Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama

Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı

11.10.2026 10:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Bugünkü mafya operasyonda 73 tutuklama
Adana merkezli 11 ilde çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda gözaltına alınan 106 şüpheliden 73'ü tutuklandı.

Suç ve suçlularla mücadele kapsamında, çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve örgüt mensuplarının yakalanması amacıyla Adana merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



Operasyon kapsamında 106 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 73'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 33 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.

İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi

Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi

11.10.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
İpsala Sınır Kapısı'nda 65 kilo uyuşturucu ele geçirildi
Edirne'deki İpsala Gümrük Sahası'nda bir minibüste 65 kilo 112 gram uyuşturucu ele geçirildi.

Yunanistan'dan Türkiye'ye giriş yaparak İpsala Gümrük Sahası'na gelen bir minibüste Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede 65 kilo 112 gram skunk esrar cinsi uyuşturucu madde ele geçirildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'un dört ilçesinde uyuşturucu ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli yakalandı

10.10.2026 12:29:00
İHA
 
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 9 Ekim'de Büyükçekmece, Başakşehir, Fatih ve Beylikdüzü ilçelerinde belirlenen 2 ikamet ve 2 araca operasyon düzenledi.

Adreslerde yapılan aramalarda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirilirken, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ

İstanbul’da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı

10.10.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
İstanbul'da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı. Para el değiştirmeden düzenlenen operasyonda milyonlarca liralık mal varlığına el konuldu. Peki, kamuoyunda tartışılan trilyonluk fon işlemleri ve yüksek tutarlı para hareketlerine ilişkin iddialar ne aşamada?

İstanbul'da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında yasa dışı bahis ve dolandırıcılık ağına operasyon düzenledi. Emniyet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, yaklaşık 150 milyon liralık suç geliriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen para hareketleri mercek altına alındı.

Soruşturmada, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edildiği öne sürülen paranın Arnavutköy'de faaliyet gösteren bir kuyumcuya ait banka hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Para transferleriyle bağlantılı 378 bin 350 doların elden teslim alınacağı tespit edilince ekipler harekete geçti.

PARA EL DEĞİŞTİRMEDEN OPERASYON

Dolarların el değiştireceği sırada başlatılan operasyonun ilk aşamasında bir şüpheli yakalandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle para transferlerine aracılık ettikleri ve suç gelirlerinin aktarımında kullanılmak üzere banka hesapları temin ettikleri öne sürülen 11 kişi daha gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında suç gelirleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 daire, 11 araç ve 3 motosiklete el konuldu. Şüphelilerin banka hesapları ve dijital materyalleri de incelemeye alındı.

Toplam 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin suçluluğu ise yargılama sonucunda belirlenecek.

KÜÇÜK PARA TRAFİĞİNE OPERASYON VAR, BÜYÜK İDDİALARIN HESABI NE OLDU?

Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında yapılan operasyon, suç gelirlerinin izinin sürülmesinin ve para hareketlerinin incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak kamuoyunda tartışılan yüksek tutarlı fon işlemleri ve milyarlarca liraya ulaşan para trafiği iddiaları da yanıt bekliyor. Bu dosyalardaki işlemlerin kimler tarafından gerçekleştirildiği, para hareketlerinin nasıl oluştuğu ve varsa hukuka aykırılıkların hangi aşamada bulunduğu konusunda şeffaf bilgilendirme yapılması gerekiyor.

150 milyon liralık olduğu belirtilen bir para trafiğine yönelik operasyon düzenlenmesi, elbette suçla mücadele açısından önemli. Peki kamuoyuna yansıyan çok daha büyük tutarlı fon iddiaları hangi aşamada?

Burada mesele, bir soruşturmayla diğerini karşı karşıya getirmek değil; hukukun her dosyada aynı titizlikle uygulanıp uygulanmadığını sorgulamak. Suç gelirlerinin kaynağı araştırılıyorsa, yüksek tutarlı finansal işlemlere ilişkin iddialar da somut deliller üzerinden incelenmeli.

VATANDAŞIN BEKLENTİSİ: HER DOSYADA AYNI HASSASİYET

Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş, bir yandan yüksek fiyatlar ve borçlarla mücadele ederken diğer yandan büyük para hareketlerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını bekliyor. Kamuoyunun güveni, yalnızca operasyon haberleriyle değil, soruşturmaların sonuçlarının açıklanması ve hukuka aykırılık tespit edilirse sorumluların hesap vermesiyle güçlenir.

Asıl ölçü, operasyonun kaç kişiyi kapsadığı değil; suç iddialarının ne kadarının delillerle aydınlatıldığı ve hukukun herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.

Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?


 
Son yıllarda omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle doktora başvuranların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Uzun saatler bilgisayar başında çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve yaşla birlikte ortaya çıkan yıpranmalar bu artışta önemli rol oynuyor.
 

10.10.2026 00:20:00
Murat Çorbacı
 
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?
Omuzdaki arıza nasıl sinyal veriyor?

Ceket giymekte zorlanmak, yüksek bir rafa uzanamamak, gece ağrıdan uyanmak ya da saç tararken omuzda güçsüzlük hissetmek ise çoğu zaman günlük yorgunluğa veya yaşlanmaya bağlanıyor. Ancak çoğu zaman önemsenmeyen bu yakınmalar, omuzdaki tendon yırtıklarından sıkışma sendromlarına kadar uzanan çeşitli sorunların ilk habercisi olabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Abdullah Yener İnce, erken dönemde fark edilen omuz problemlerinin büyük bölümünde fizik tedavi, egzersiz programları, aktivite düzenlemeleri ve gerekli durumlarda uygulanan enjeksiyon tedavileri gibi konservatif yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirterek, "Şikayetlerin uzun süre göz ardı edilmesi ise hareket kaybına, yaşam kalitesinde belirgin düşüşe ve bazı hastalarda cerrahi tedavi gereksinimine yol açabiliyor" dedi. Dr. İnce, omuzlarımızda ihmale gelmez 6 kritik sinyali anlattı.

1. Gece ağrıyla uyanmak

Omuz hastalıklarının en tipik belirtilerinden biri gece ağrısıdır. Özellikle ağrıyan omzun üzerine yatamamak veya ağrı nedeniyle sık sık uyanmak, tendon yırtıkları ve omuz sıkışma sendromunun erken belirtileri arasında yer alabilir. Araştırmalar, omuz tendon yırtığı bulunan kişilerde gece ağrısının en sık görülen yakınmalardan biri olduğunu göstermektedir. Gece uykusunu bozacak düzeye ulaşan ağrıların ihmal edilmemesi gerekir.

2. Saçı tararken ya da eli sırta götürürüken zorlanmak

Günlük yaşamda basit görünen bu hareketlerde zorlanmak, omuz hareket açıklığının azaldığını gösterebilir. Özellikle donuk omuz hastalığında kolu arkaya götürmek, baş üzerine kaldırmak veya dışa çevirmek giderek zorlaşır. Hastalar çoğu zaman bu durumu yaşlanmanın doğal sonucu sanırken, erken dönemde müdahale hareket kaybının ilerlemesini önleyebilir.

3. Yüksek raflara uzanamamak

Kolun baş seviyesinin üzerine kaldırılması sırasında oluşan ağrı veya güçsüzlük, omuz sıkışma sendromunun önemli belirtilerinden biridir. Özellikle mutfakta üst raflara uzanırken ya da perde asma gibi hareketlerde ortaya çıkan ağrı, omuz tendonlarının kemik yapılar arasında sıkıştığını düşündürebilir. Tedavi edilmediğinde tendonlarda kalıcı hasar gelişebilir.

4. Kolda güç kaybı yaşamak

Çaydanlık kaldırırken, alışveriş poşeti taşırken veya kapı açarken bile güçsüzlük hissediyorsanız omuz kasları ve tendonları etkilenmiş olabilir. Özellikle rotator manşet adı verilen tendon grubundaki yırtıklar, ağrıdan çok güç kaybıyla kendini gösterebilir. Hastalar sıklıkla "Kolumda kuvvet kalmadı" veya "Eşyaları eskisi gibi kaldıramıyorum" şeklinde yakınırlar.

5. Omuzdan tıklama ve takılma seslerinin gelmesi

Her ses hastalık anlamına gelmez. Ancak ağrı ile birlikte hissedilen takılma, sürtünme veya çıtlama sesleri omuz eklemindeki yapısal sorunlara işaret edebilir. Özellikle eklem kıkırdağındaki aşınmalar, tendon problemleri veya omuz çevresindeki dokuların hareket sırasında sürtünmesi bu şikayetlere yol açabilir. Seslere ağrı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa değerlendirilmesi önemlidir.

6. Aylardır geçmeyen ağrınız varsa

İlaç, dinlenme veya basit egzersizlere rağmen devam eden omuz ağrıları mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bilimsel çalışmalar, uzun süre devam eden omuz ağrılarında erken tanı ve tedavinin hem yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride cerrahi gereksinimini azaltabildiğini göstermektedir. Özellikle üç aydan uzun süren ağrılar ihmal edilmemelidir. 

Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol kararı verildi

09.10.2026 22:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
Fon soruşturmasında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler hakkında yürütülen adli işlemler tamamlandı.

Soruşturma kapsamında Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanırken, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.