logo
08 AĞUSTOS 2026

BTP kurmayları Kayseri Develi’de sahadaydı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve Kayseri İl Teşkilatı, Kayseri’nin Develi ilçesinde kapsamlı bir saha programı gerçekleştirdi. İlçe merkezi ve köyleri kapsayan ziyaretlerde, çiftçi, besici ve esnafın yaşadığı ekonomik sorunlar yerinde dinlendi; çözüm önerileri istişare edildi

10.02.2026 13:42:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP kurmayları Kayseri Develi’de sahadaydı
BTP kurmayları Kayseri Develi’de sahadaydı
Programa, Rüştü Karataş (BTP MYK Üyesi ve Kayseri İl Başkanı), Bayram Güzel ve Kayseri İl Teşkilatı yöneticileri katıldı. Heyet, Develi ilçe merkezi başta olmak üzere köylerde vatandaşlarla bir araya geldi.






Köy odalarında tarım ve hayvancılık masaya yatırıldı

Ziyaretlerin önemli bir bölümünü köy odalarında gerçekleştirilen toplantılar oluşturdu. Çiftçi ve besiciler, artan girdi maliyetleri, mazot ve gübre fiyatları, yem giderleri ve ürün alım fiyatlarındaki belirsizlikten duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

Develi ve çevre köylerde öne çıkan temel sorunlar şu başlıklarda toplandı:

• Mazot, gübre ve yem fiyatlarının üretici gelirinin çok üzerine çıkması
• Tarımda öngörülebilir alım fiyatlarının olmaması
• Hayvancılıkta küçük ve orta ölçekli işletmelerin ayakta kalmakta zorlanması
• Sulama maliyetleri ve suya erişim sorunları
• Genç nüfusun köyden kente göç etmek zorunda kalması

Çiftçiler, mevcut sistemde ürettikçe kazanan değil, borçlanan bir yapının oluştuğunu ifade etti. Görüşmelerde, üreticinin desteklenmediği bir tarım politikasının sürdürülebilir olmadığı yönündeki ortak kanaat dikkat çekti.






"Üretici güçlü olmadan ekonomi güçlü olmaz"

BTP heyeti, köy ziyaretlerinde yaptığı değerlendirmelerde, tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik değil, stratejik bir alan olduğunu vurguladı. Görüşmelerde, çözümün kısa vadeli desteklerden ziyade üretimi merkeze alan yapısal bir ekonomi anlayışından geçtiği ifade edildi.

Bu kapsamda, Milli Ekonomi Modeli çerçevesinde; üreticinin girdi maliyetleri karşısında korunması, planlı üretim ve devletin yönlendirici rolünün güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Heyet, BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın üretim, paylaşım ve refah temelli ekonomi yaklaşımının sahadaki sorunlara doğrudan karşılık verdiğini ifade etti.






Esnaf ziyaretlerinde ortak dert: Ayakta kalma mücadelesi

Program kapsamında Develi ilçe merkezinde esnaf ziyaretleri de gerçekleştirildi. Küçük esnaf; kira giderleri, enerji maliyetleri, vergi yükü ve düşen alım gücü nedeniyle ciddi bir sıkışmışlık yaşadıklarını dile getirdi.

Özellikle gıda, kasap, fırın ve küçük işletmelerde; artan maliyetlerin fiyatlara yansıtılamadığı, vatandaşın alım gücünün düşmesiyle satışların azaldığı ifade edildi. Esnaf, "Kazandığımızı yeniden dükkâna koyamıyoruz" sözleriyle durumu özetledi.






Develi'de geniş katılımlı teşkilat toplantısı

Ziyaret programı kapsamında Develi'de geniş katılımlı bir teşkilat toplantısı da düzenlendi. İl ve ilçe yöneticileriyle yapılan toplantıda, saha gözlemleri değerlendirildi; Develi'nin tarım, hayvancılık ve esnaf yapısına uygun çözüm önerileri ele alındı.

Toplantıda, BTP'nin sahaya dayalı siyaset anlayışı vurgulanırken, vatandaşla temasın yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığı ifade edildi. Teşkilat mensupları, önümüzdeki dönemde köy ve ilçe ziyaretlerinin artırılacağını belirtti.

Sahadan net mesaj: Üretim olmadan refah olmaz

Kayseri Develi'de yapılan ziyaretlerde ortaya çıkan ortak tablo; üreticinin, besicinin ve küçük esnafın ciddi bir geçim baskısı altında olduğuydu. Görüşmelerde dile getirilen sorunlar, tarım ve yerel ekonominin desteklenmediği bir yapının uzun vadede toplumsal maliyet ürettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

BTP heyeti, sahadan alınan notların raporlanarak genel merkeze iletileceğini ve çözüm odaklı çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

Amasya'da vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor

05.08.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
 
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'da vatandaşlar 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor
Amasya'nın Taşova ilçesinde vatandaşlar, arazilerinin kıyısından geçip Yeşilırmak Nehri'ne akan derenin üzerine 20 yıldır baraj inşa edilmesini bekliyor. Yukarı Baraklı ve Özbaraklı köylüleri, yıllardır büyükşehirlere göç veren bölgedeki durumun baraj sayesinde tersine döneceğine inanıyor.






Baraklı Şelalesi'nin de bulunduğu bölgede inşa edilecek barajın 20 yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Yukarı Baraklı Köyü Muhtarı Osman Yıldız, "Yetkililer bize 2006 yılında baraj yapılacağını söylemişti. Tüm aşamalar geçildi. ÇED raporu hazırlandı. Fakat henüz faaliyete geçip kazmayı vuramadık. Baraj olmadığından dolayı suyumuz boşa gitmektedir" dedi. Önceden belde olan iki komşu köyün toplam arazisinin 8 bin dönüm olduğunu anlatan Yıldız, "Çevremizde de su ihtiyacı olan komşu köyler var. Eğer baraj yapılsaydı komşu köylerin içme suyu ihtiyacı da karşılanabilir" diye konuştu.








"Baraj yapıldığı an köye geri dönüşler başlayacak"

Birçok arkadaşının büyükşehirlerden köye dönüş planı yaptığına değinen Özbaraklı köyünden Hasan Ünkan, "Büyük şehirlerde yaşamak çok sıkıntılı hale geldi. Nüfus yoğunluğu var. Köylerde ise hayvancılık artıyor. Sulama sıkıntısından dolayı köyümüze geri dönüş yapamıyoruz. Baraj yapıldığı an geri dönüşler başlayacak. Köyler canlanacak" dedi. Köylerinin etrafında geniş ormanlar bulunduğunu vurgulayan Ünkan, "Orman yangınlarının arttığı günümüzde burada baraj olması muhtemel yangın tedbirleri açısından çok önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.







Yıllardır barajın inşa edilmesini beklediklerini söyleyen Yukarı Baraklı Derneği Başkanı Ömer Evci ise, dereye yakın arazilerde elektrik pompaları kullanılarak sulama yapılan sebze ve meyve üretiminde barajın etkisiyle artış olacağına inandığını belirtti.








Ev hanımı Nevin Ünkan ile kahveci İsmail Kılıç da yetkililerden baraj konusunda destek beklediklerini söyledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.