logo
12 TEMMUZ 2026

BTP Kütahya Teşkilatı Yoncalı’da halkın nabzını tuttu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kütahya İl Teşkilatı, Yoncalı Kaplıcaları’nda vatandaşlar ve esnafla bir araya gelerek partisinin çözüm önerilerini paylaştı. Ziyaret sırasında halkın ekonomik darboğazdan duyduğu derin kaygı ve BTP projelerine olan yoğun ilgi dikkat çekti

12.07.2026 10:44:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Kütahya Teşkilatı Yoncalı’da halkın nabzını tuttu
BTP Kütahya Teşkilatı Yoncalı’da halkın nabzını tuttu
"Halk, Siyasetten Beklentisini Kaybetmiş Durumda"
 
BTP Kütahya İl Başkanı Recep Göl, İl Başkan Yardımcısı Erdoğan Çay ve Aslanapa İlçe Başkanı Süleyman Şenocak'ın katılımıyla gerçekleştirilen Yoncalı saha çalışmasında, bölge esnafı ve tatilcilerle birebir temas kuruldu. Ziyaret sırasında, Genel Başkan Hüseyin Baş'ın vizyonu ve BTP'nin "Milli Ekonomi Modeli" eksenli projeleri vatandaşlara detaylıca aktarıldı.







Saha çalışmalarında gözlemlerini paylaşan İl Başkanı Recep Göl, mevcut siyasi iklimin halktan uzaklaştığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
 
"Vatandaşlarımızın siyasete ve genel politikaya karşı ciddi bir ümitsizlik içinde olduğunu görüyoruz. Mevcut siyasetin halkın gerçek gündemi olan geçim sıkıntısıyla örtüşmediği, toplumda büyük bir kırılma yarattığı aşikâr."







"Esnafın Siftahı Bile Yok"
 
Yoncalı'da turizm sezonunun en canlı olması gereken dönemde bile esnafın büyük bir durgunluk yaşadığı gözlendi. Esnaf, artan maliyetler karşısında dükkan giderlerini dahi karşılayamaz hale geldiklerini belirterek, "Bu yaz aylarında en temel satışlar olan dondurma satışlarında bile büyük bir düşüş var. Ticaretin durma noktasına geldiği bir süreçten geçiyoruz" diyerek durumun vahametini ortaya koydu.







Vatandaşlardan BTP'ye Tam Destek
 
Yapılan görüşmelerde vatandaşların büyük çoğunluğunun, Genel Başkan Hüseyin Baş'ı sosyal medya ve Meltem TV üzerinden yakından takip ettiği ve projelerine hakim olduğu gözlemlendi.
 
Halkın genel beklentisi ise ekonomik gidişata artık bir "dur" denilmesi yönünde. Saha çalışması esnasında birçok vatandaş, BTP'nin çözüm odaklı projelerinin bir an önce uygulamaya konulması temennisinde bulunarak, "Artık bu gidişata son verecek bir irade bekliyoruz. BTP'nin projeleri, şu an ülkemizin yaşadığı bu ekonomik darboğazdan çıkışın tek anahtarı" değerlendirmesinde bulundu.







BTP Kütahya İl Teşkilatı, saha çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini ve milletin gerçek gündemini çözümleriyle birlikte her platformda dile getireceklerini vurguladı.

Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu

Antalya'da yüzde 55 nem oranıyla birlikte termometreler 38 dereceyi gösterince tatilciler Konyaaltı Sahili'ne akın etti

11.07.2026 16:56:00
İHA
 
Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu
Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Antalya kent merkezinde hava sıcaklığı 30 derece olarak ölçüldü. Nem oranının yüzde 55 seviyelerine çıkmasıyla birlikte hissedilen sıcaklık daha da arttı.






Termometrelerin 38 dereceyi gösterdiği kentte, yüksek nemin etkisiyle birlikte sıcak havadan bunalan vatandaşlar, serinlemek için dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'ni tercih etti. Deniz suyu sıcaklığının 29 dereceyi bulduğu sahilde yoğunluk oluşurken, vatandaşların bir bölümü denize girerek serinlemeye çalıştı.








Kimi vatandaşlar sahil bandındaki çim alanlarda piknik yapıp gölgelik bölgelerde dinlenirken, bazıları ise son dönemlerde ilgi gören ayakta kürek sörfü (SUP) yaparak denizin ve güneşli havanın tadını çıkardı.








"Isparta'dan yüzmek için geldik"

Arkadaşlarıyla birlikte Isparta'dan Antalya'ya denize girmek için gelen Tolunay Şenbaş, kente sık sık geldiklerini belirterek, "Isparta'dan geldik. Antalya'ya sık sık geliyoruz, on numara şehir bence. Bu yüzden sürekli geliyoruz, hafta sonu yüzmeye geliyoruz. Deniz çok güzeldi, tam yüzmelikti. Antalya'yı çok seviyoruz, cennet bence" dedi. Şenbaş'ın arkadaşı Melih Doğan ise, "Isparta'dan yüzmek için geldik, Antalya'yı seviyoruz. Sürekli geliyoruz" ifadelerini kullandı.




















Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu

"Tık odaklı" haberciliğin ve sosyal medya algoritmalarının yarattığı yankı odaları, toplumsal fay hatlarını derinleştirirken; Barışçıl İletişim kavramı, yapay kutuplaşmalara karşı en güçlü panzehir olarak yeniden masaya yatırılıyor

05.07.2026 00:43:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu
Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu
Dijitalleşmenin zirve yaptığı, dezenformasyonun ve nefret söyleminin saniyeler içinde milyonlara ulaştığı 2026 dünyasında, medyanın toplumsal huzuru korumadaki rolü hayati bir kırılma noktasında. İletişim bilimciler ve sosyologlar, medyanın yalnızca bir "bilgi aktarıcısı" olmadığını, kullandığı dil ve kurguladığı çerçeveyle toplumsal barışı inşa etme ya da tamamen dinamitleme gücüne sahip olduğunu vurguluyor.

"Tık odaklı" haberciliğin ve sosyal medya algoritmalarının yarattığı yankı odaları, toplumsal fay hatlarını derinleştirirken; Barışçıl İletişim kavramı, yapay kutuplaşmalara karşı en güçlü panzehir olarak yeniden masaya yatırılıyor.







1. "Savaş Haberciliğinden "Barışçıl İletişim"e Geçiş

Geleneksel ve dijital medya, doğası gereği genellikle çatışmayı, dramı ve sansasyonel olayları ön plana çıkarma eğilimindedir. Ancak bu durum, toplumda "kronik bir güvensizlik ve düşmanlık" algısı yaratıyor.

Barışçıl iletişim yaklaşımı, medyanın şu temel sorumlulukları üstlenmesini zorunlu kılıyor:

Çatışmayı Değil, Çözümü Çerçevelemek: Olayları sadece "kazananlar ve kaybedenler" veya "biz ve onlar" ikilemiyle vermek yerine, tarafların altındaki temel ihtiyaçları ve ortak zeminleri görünür kılmak.

Şiddeti Sıradanlaştırmamak: Şiddet görsellerinin ve dilinin dramatikleştirilerek sunulması, toplumda empati duygusunu köreltirken, suça ve nefret söylemine karşı duyarsızlaşmaya yol açıyor.







2. Sosyal Medya Algoritmaları ve Toplumsal Kırılganlık

2026 yılı itibarıyla bireylerin haber tüketim alışkanlıkları büyük oranda yapay zekâ tabanlı algoritmalara bağımlı hale geldi. Bu algoritmalar, kullanıcıların öfke, korku ve nefret gibi ekstrem duygularını tetikleyen içerikleri daha fazla öne çıkarıyor.







Doğrulama (Fact-Checking) Sorumluluğu: Geleneksel gazeteciliğin kurumsal refleksleri, sosyal medyanın hız yarışı karşısında aşınıyor. Medya kuruluşlarının, toplumsal infial yaratma potansiyeli yüksek haberlerde "hız" yerine "doğruluk ve sağduyu" ilkelerini işletmesi toplumsal huzurun ilk kalkanıdır.






3. Dilin Gücü: Kelimeler Silaha Dönüşebilir

Kullanılan tek bir sıfat, haber başlığındaki manipülatif bir vurgu, mikro düzeyde komşuluk ilişkilerinden makro düzeyde etnik ve dini grupların bir arada yaşama kültürüne kadar her şeyi etkileyebilir. Medya; göçmenler, dezavantajlı gruplar veya siyasi fikri farklı olan kesimler hakkında haber yaparken "ötekileştirici" ve "kriminalize edici" dilden kaçınmakla yükümlüdür.







Gazetecilik Etiğinde Yeni Yol Haritası

Barışçıl iletişim, gerçekleri gizlemek ya da pembe bir tablo çizmek demek değildir. Aksine; gerçeği tüm boyutlarıyla, önyargılardan arındırarak ve toplumsal maliyetini hesaba katarak sunmaktır. Medyanın toplumsal huzurdaki sorumluluğu, olayların sadece "yangınını" göstermek değil, o yangının nasıl söndürülebileceğine dair yapıcı kamusal tartışmalara alan açmaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.