logo
28 EYLÜL 2026

BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"

Partisinin Ankara'da gerçekleşen il başkanları toplantısına katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, yaptığı konuşmada, "Trump, 'NATO kağıttan kaplanmış' diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!" dedi

06.04.2026 15:07:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:12:47
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"
BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisinin il başkanları toplantısına katıldı. Ankara'da yapılan toplantının başında Türkiye genelinde başlatılan üye kampanyasında dereceye girenlere plaket verildi. Hüseyin Baş programda yaptığı konuşmada ise sıcak gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.






BTP liderinin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor"

Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor. Fark ediyoruz değil mi? Mesela Amerika süper güçtü. Sizce süper güç mü? Hiç de süper bir güç değilmiş. Amerika'nın en üst düzey teknolojiye sahip uçağı F35'ler sürekli düşüyor. Bunun biri düşüyorsa hepsi düşer. Dolayısıyla o süper güç ne oldu?

NATO'nun varlık amacı nedir?

Amerika'nın başındaki Trump NATO'ya, 'Kağıttan kaplanmış. Biz NATO'ya her cephede yardım ettik. Onlar bu savaşta bizim yanımızda yer almadı' diyor. Şimdi ey Trump; birincisi NATO bir saldırı örgütlenmesi değildir, bir savunma örgütüdür. NATO'nun varlık amacı Amerika kafayı kırınca bir yere saldırdı diye hepsinin hurra oraya saldırması değildir. Sonra NATO kurulduğundan beri NATO ülkelerinden ABD haricinde dünyada savaş çıkarmış bir tane ülke var mı? Yok. ABD dünyada huzursuzluk çıkarıp, başka ülkelerin güçlerini sömürerek o huzursuzluğu çözdüğünü gösterip ondan sonra dünyadaki huzursuzluğun çözümü bende diyor. Halbuki huzursuzluğun kaynağı kendisinde.






"Yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı"

Buradan hareketle NATO'nun katılmadığı İran Savaşı'nda ABD diğer savaşlarda olduğu gibi başarılı olamamış. Günler geçmiş, geceler gündüzleri kovalamış, rüya bitmiş, dünya uyanmış. Böyle olunca bunu kendine yediremeyen Trump, "NATO kağıttan kaplanmış" diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkılmış. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!  Venezuela'da devlet başkanı Maduro'nun bir gece operasyonuyla yatağından alınması olayı da buydu. Venezuela Çin'e petrol satıyor ve Çin'e petrol satarken Amerikan dolarıyla satmıyor. Yoksa bu ülkeler, 'ABD dolarıyla bunu satalım Amerika'nın saltanatına, hegemonyasına hizmet edelim' deseler Suud'un, BAE'nin, Kuveyt'in yaşadığı hayatın kralını yaşardı.






"Amerika'ya diz çökerttiren proje"

Bu ülkeler bir seçim yaptılar ve 'Ya gelecek nesillerin hürriyeti ya da hem bu nesillerin, hem gelecek nesillerin mahkumiyeti' dediler ve hürriyeti seçtiler. Dünyayı değiştirmemiz lazım dediler ve Amerikan dolarına kafa tuttular. Nasıl tuttular sorusunun cevabını hepiniz biliyorsunuz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya koyduğu, 'Milli paralarla ticaret yani ülkeler birbirleriyle ticaret yaparken Amerikan dolarını alışveriş unsuru olarak kullanmasın. Öyle olduğu zaman her bir ticaretten Amerika para kazanıyor. Kendi milli paralarını kullansınlar. Böylelikle bir ülkeye bütün dünya hizmet etmiş olmaz. Her ülke kendisine hizmet eder' fikri işte bu dönüşümün temeli oldu. Bugün İran'ın yaptığı mücadele de temelde bu mücadele ve Amerika'ya diz çökerttiren mücadele de bu oldu.

"Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün"

Trump öyle bir hata yaptı ki şu an önüne bir kağıt konsa, 'Tarih 27 Şubat... Hamaney yaşıyor. İran'la hiç savaşa girilmemiş' dense hemen imzayı atar kaçar. Ama öyle bir noktaya geldi ki şimdi diyor, "Yenildiğimizi kabul edip gitsek bir façamız çizilecek. İki, ya bölgede İran'ın hakimiyeti artacak. Biz bu bölgedeki ülkeleri yıllarca sömürdük. Şimdi ne diyeceğiz bunlara?" diyor. Ben şimdi size buradan söyleyeyim, kayıtlara da geçsin diye söylüyorum. Bu Trump 2026'nın sonunu göremez. Nasıl göremez? Bunu ben bilmem ama göremez. Bak göremez!  Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün, mesela Netanyahu! Çünkü o değiştiğinde senin de denklemin değişiyor Netanyahu.






"Bu dünyaya adaleti Türk getirecek"

Trump 'Grönland'ı alacağım' dedi ya şimdi hiç konuşmuyor oraları. Grönland'ı alacağım, Panama'yı alacağım, Hürmüz'ü alacağım... Üçünü istedi ama birini alamadı daha. Bu emperyalizmle mücadeledir. Bu sömürüyle mücadeledir. Ben bunu Amerika olduğu için konuşmuyorum, imanımdan konuşuyorum. Benim atam Atatürk burayı emperyalizmle mücadele ederek var etti. Gidin 1915'in Çanakkale'sine öyle bir destan ortaya koydu ki; İngiliz'in sömürgeciliğinin yenilebileceği yüzlerce yıl sonra sadece ve sadece Atatürk'ün savaşıyla ortaya çıktı. Gandhi yıllar sonra, 'Biz Atatürk'ü tanımadan önce İngilizleri tanrı zannediyorduk' dedi. Atatürk öyle bir adamdı ve o başarısını insanlığına borçlu, adaletine borçlu, sömürgeye karşı durmasına borçlu. Bu dünyaya adaleti birisi getirecekse yine o adaleti Türk getirecek. Başka yolu yok.

"Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar"

Türk demişken bir de açılım süreci var ülkemizde. Türk deyince niye açılım geliyorsa aklımıza! Türk sorunu mu var yoksa ülkede? Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar. O terörist elebaşı bizim Kürt köylerimizi bastı, Kürt çocuklarımızı, bebeklerimizi öldürdü. Ona bebek katili deniyor. Çünkü o bizim Şırnak'ta, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Lice'de köylerimizi basıp bebeklerimizi öldürdü. Onun bebek katili olmasının sebebi Kürt kardeşimizin bebeğini öldürmesi. Terörü nerede yaptı? Yine o bölgede yaptı. Dolayısıyla bize yakışan bırak ona sahip çıkmayı, onu bir barış elçisi, bir muhatap görmeyi lanet olsun ona deyip yüzüne bile bakmamaktır. Ama toplumu kandırıyorlar, dönüştürüyorlar. Genç nesillerimizin adeta beyinlerini yıkıyorlar.

"Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun"

Şimdiye kadar hiç kimse 'Ben oyum, buyum' demedi. Böyle bir ayrım yok. Kimse birbirinden ayrı asla düşünmedi bugüne kadar. Bunların oluşturduğu suni hikaye şimdi başka bir şeye dönüşüyor gibi. Halbuki yine gidin bizim arkadaşlarımıza Güneydoğu'da gezin; hepsi vatanına, milletine, devletine bağlı, dört dörtlük bizim kardeşimiz insanlar. Bizi rahatsız eden onların adına konuşup, onlardan olmayanlar. Onlardan olmayanlar onların adına konuşuyor. Onların böyle bir derdi yok.  Aynı ayrışmayı Sünni – Şii konusunda da yapmak istiyorlar. Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun. Bu kadar basit ölçüler varken niye bu kavga yapılıyor? İşte bu da Amerika'nın ve siyonizmin topraklarımızda oynadığı oyun. Bunun başka bir izahı yok. Bizi bir şekilde bölecekler. Bizi birbirimize çarptırmaya çalışacaklar, kavga ettirmeye çalışacaklar. Şiisi de sünnisi de müslümandır kardeşim.

"BTP olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız"

Türk'ün aslı nedir bilir misiniz? Türk'ün aslı Anadolu'nun İslam'ı, Hacı Bektaş'ın İslamıdır. Osmanlı'nın bütün ocakları yeniçerisi dahil Bektaşilikten gelir. Yeniçeri, ne diye yemin eder? Der ki, "Ey Süfyani, ey Muaviye'nin soyu, sen bir taraf, ben bir taraf." Yani o Muaviye'yi ve Süfyaniliği, Ebu Süfyan'ın soyunu düşman olarak bellemiş bir devletin torunlarıyız biz. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Osmanlı söylüyor, atalarımız söylüyor. Sonra bu cumhuriyet nerede kurulmuş? Ebedi liderimiz, Prof. Dr. Haydar Baş yıllarca anlattı. Cumhuriyetin kurulma kararı nerede verildi? Hacı Bektaş'ın dergahında verildi. Cemalettin Efendiyle 3 gün kapanıp istişareler yapıyorlar, konuşuyorlar ve sonunda cumhuriyetin ilanı kararını orada veriyor. Bektaşilik nedir dersen Bektaşilik de Ali'nin yanında olmaktır. Bu kadar. Şimdi buradan kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Biz Bağımsız Türkiye Partilerler olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız ve toplumu birleştirmek için ne gerekiyorsa onu hayata geçireceğiz."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.