logo
24 HAZİRAN 2026

BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"

Partisinin Ankara'da gerçekleşen il başkanları toplantısına katılan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, yaptığı konuşmada, "Trump, 'NATO kağıttan kaplanmış' diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!" dedi

06.04.2026 15:07:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:12:47
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"
BTP lideri Hüseyin Baş gündemi değerlendirdi: "ABD kağıttan imparatorlukmuş"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisinin il başkanları toplantısına katıldı. Ankara'da yapılan toplantının başında Türkiye genelinde başlatılan üye kampanyasında dereceye girenlere plaket verildi. Hüseyin Baş programda yaptığı konuşmada ise sıcak gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı.






BTP liderinin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor"

Dünyada Amerika'nın karizması çiziliyor. Fark ediyoruz değil mi? Mesela Amerika süper güçtü. Sizce süper güç mü? Hiç de süper bir güç değilmiş. Amerika'nın en üst düzey teknolojiye sahip uçağı F35'ler sürekli düşüyor. Bunun biri düşüyorsa hepsi düşer. Dolayısıyla o süper güç ne oldu?

NATO'nun varlık amacı nedir?

Amerika'nın başındaki Trump NATO'ya, 'Kağıttan kaplanmış. Biz NATO'ya her cephede yardım ettik. Onlar bu savaşta bizim yanımızda yer almadı' diyor. Şimdi ey Trump; birincisi NATO bir saldırı örgütlenmesi değildir, bir savunma örgütüdür. NATO'nun varlık amacı Amerika kafayı kırınca bir yere saldırdı diye hepsinin hurra oraya saldırması değildir. Sonra NATO kurulduğundan beri NATO ülkelerinden ABD haricinde dünyada savaş çıkarmış bir tane ülke var mı? Yok. ABD dünyada huzursuzluk çıkarıp, başka ülkelerin güçlerini sömürerek o huzursuzluğu çözdüğünü gösterip ondan sonra dünyadaki huzursuzluğun çözümü bende diyor. Halbuki huzursuzluğun kaynağı kendisinde.






"Yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkıldı"

Buradan hareketle NATO'nun katılmadığı İran Savaşı'nda ABD diğer savaşlarda olduğu gibi başarılı olamamış. Günler geçmiş, geceler gündüzleri kovalamış, rüya bitmiş, dünya uyanmış. Böyle olunca bunu kendine yediremeyen Trump, "NATO kağıttan kaplanmış" diyor. Hayır, ABD kağıttan imparatorlukmuş. O kağıttan, yeşil kağıttan olan imparatorluk milli paralarla ticaretle yıkılmış. İran petrolünü satarken, 'Artık bu petrol Amerikan dolarıyla satılmayacak' diyor. Şimdi bu dünyanın değiştiği nokta, kırıldığı nokta!  Venezuela'da devlet başkanı Maduro'nun bir gece operasyonuyla yatağından alınması olayı da buydu. Venezuela Çin'e petrol satıyor ve Çin'e petrol satarken Amerikan dolarıyla satmıyor. Yoksa bu ülkeler, 'ABD dolarıyla bunu satalım Amerika'nın saltanatına, hegemonyasına hizmet edelim' deseler Suud'un, BAE'nin, Kuveyt'in yaşadığı hayatın kralını yaşardı.






"Amerika'ya diz çökerttiren proje"

Bu ülkeler bir seçim yaptılar ve 'Ya gelecek nesillerin hürriyeti ya da hem bu nesillerin, hem gelecek nesillerin mahkumiyeti' dediler ve hürriyeti seçtiler. Dünyayı değiştirmemiz lazım dediler ve Amerikan dolarına kafa tuttular. Nasıl tuttular sorusunun cevabını hepiniz biliyorsunuz. Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın Milli Ekonomi Modeli'nde ortaya koyduğu, 'Milli paralarla ticaret yani ülkeler birbirleriyle ticaret yaparken Amerikan dolarını alışveriş unsuru olarak kullanmasın. Öyle olduğu zaman her bir ticaretten Amerika para kazanıyor. Kendi milli paralarını kullansınlar. Böylelikle bir ülkeye bütün dünya hizmet etmiş olmaz. Her ülke kendisine hizmet eder' fikri işte bu dönüşümün temeli oldu. Bugün İran'ın yaptığı mücadele de temelde bu mücadele ve Amerika'ya diz çökerttiren mücadele de bu oldu.

"Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün"

Trump öyle bir hata yaptı ki şu an önüne bir kağıt konsa, 'Tarih 27 Şubat... Hamaney yaşıyor. İran'la hiç savaşa girilmemiş' dense hemen imzayı atar kaçar. Ama öyle bir noktaya geldi ki şimdi diyor, "Yenildiğimizi kabul edip gitsek bir façamız çizilecek. İki, ya bölgede İran'ın hakimiyeti artacak. Biz bu bölgedeki ülkeleri yıllarca sömürdük. Şimdi ne diyeceğiz bunlara?" diyor. Ben şimdi size buradan söyleyeyim, kayıtlara da geçsin diye söylüyorum. Bu Trump 2026'nın sonunu göremez. Nasıl göremez? Bunu ben bilmem ama göremez. Bak göremez!  Şimdi sırtını Trump'a dayayıp millete zulmedenler düşünsün, mesela Netanyahu! Çünkü o değiştiğinde senin de denklemin değişiyor Netanyahu.






"Bu dünyaya adaleti Türk getirecek"

Trump 'Grönland'ı alacağım' dedi ya şimdi hiç konuşmuyor oraları. Grönland'ı alacağım, Panama'yı alacağım, Hürmüz'ü alacağım... Üçünü istedi ama birini alamadı daha. Bu emperyalizmle mücadeledir. Bu sömürüyle mücadeledir. Ben bunu Amerika olduğu için konuşmuyorum, imanımdan konuşuyorum. Benim atam Atatürk burayı emperyalizmle mücadele ederek var etti. Gidin 1915'in Çanakkale'sine öyle bir destan ortaya koydu ki; İngiliz'in sömürgeciliğinin yenilebileceği yüzlerce yıl sonra sadece ve sadece Atatürk'ün savaşıyla ortaya çıktı. Gandhi yıllar sonra, 'Biz Atatürk'ü tanımadan önce İngilizleri tanrı zannediyorduk' dedi. Atatürk öyle bir adamdı ve o başarısını insanlığına borçlu, adaletine borçlu, sömürgeye karşı durmasına borçlu. Bu dünyaya adaleti birisi getirecekse yine o adaleti Türk getirecek. Başka yolu yok.

"Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar"

Türk demişken bir de açılım süreci var ülkemizde. Türk deyince niye açılım geliyorsa aklımıza! Türk sorunu mu var yoksa ülkede? Terör elebaşından bir barış elçisi çıkarmaya çalışıyorlar. O terörist elebaşı bizim Kürt köylerimizi bastı, Kürt çocuklarımızı, bebeklerimizi öldürdü. Ona bebek katili deniyor. Çünkü o bizim Şırnak'ta, Hakkari'de, Diyarbakır'da, Lice'de köylerimizi basıp bebeklerimizi öldürdü. Onun bebek katili olmasının sebebi Kürt kardeşimizin bebeğini öldürmesi. Terörü nerede yaptı? Yine o bölgede yaptı. Dolayısıyla bize yakışan bırak ona sahip çıkmayı, onu bir barış elçisi, bir muhatap görmeyi lanet olsun ona deyip yüzüne bile bakmamaktır. Ama toplumu kandırıyorlar, dönüştürüyorlar. Genç nesillerimizin adeta beyinlerini yıkıyorlar.

"Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun"

Şimdiye kadar hiç kimse 'Ben oyum, buyum' demedi. Böyle bir ayrım yok. Kimse birbirinden ayrı asla düşünmedi bugüne kadar. Bunların oluşturduğu suni hikaye şimdi başka bir şeye dönüşüyor gibi. Halbuki yine gidin bizim arkadaşlarımıza Güneydoğu'da gezin; hepsi vatanına, milletine, devletine bağlı, dört dörtlük bizim kardeşimiz insanlar. Bizi rahatsız eden onların adına konuşup, onlardan olmayanlar. Onlardan olmayanlar onların adına konuşuyor. Onların böyle bir derdi yok.  Aynı ayrışmayı Sünni – Şii konusunda da yapmak istiyorlar. Bir Müslümana dinsiz dersen sen dinsiz olursun. Bu kadar basit ölçüler varken niye bu kavga yapılıyor? İşte bu da Amerika'nın ve siyonizmin topraklarımızda oynadığı oyun. Bunun başka bir izahı yok. Bizi bir şekilde bölecekler. Bizi birbirimize çarptırmaya çalışacaklar, kavga ettirmeye çalışacaklar. Şiisi de sünnisi de müslümandır kardeşim.

"BTP olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız"

Türk'ün aslı nedir bilir misiniz? Türk'ün aslı Anadolu'nun İslam'ı, Hacı Bektaş'ın İslamıdır. Osmanlı'nın bütün ocakları yeniçerisi dahil Bektaşilikten gelir. Yeniçeri, ne diye yemin eder? Der ki, "Ey Süfyani, ey Muaviye'nin soyu, sen bir taraf, ben bir taraf." Yani o Muaviye'yi ve Süfyaniliği, Ebu Süfyan'ın soyunu düşman olarak bellemiş bir devletin torunlarıyız biz. Bunu ben söylemiyorum. Bunu Osmanlı söylüyor, atalarımız söylüyor. Sonra bu cumhuriyet nerede kurulmuş? Ebedi liderimiz, Prof. Dr. Haydar Baş yıllarca anlattı. Cumhuriyetin kurulma kararı nerede verildi? Hacı Bektaş'ın dergahında verildi. Cemalettin Efendiyle 3 gün kapanıp istişareler yapıyorlar, konuşuyorlar ve sonunda cumhuriyetin ilanı kararını orada veriyor. Bektaşilik nedir dersen Bektaşilik de Ali'nin yanında olmaktır. Bu kadar. Şimdi buradan kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Biz Bağımsız Türkiye Partilerler olarak toplumu bölmeye çalışan bütün sosyal mühendisliklerin karşısında olacağız ve toplumu birleştirmek için ne gerekiyorsa onu hayata geçireceğiz."

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.