logo
12 EKİM 2026

BTP lideri Hüseyin Baş: Terörsüz Türkiye Projesi başka bir amaç için perde mi?

Hüseyin Baş, "Terörsüz Türkiye deniyor, silahların bırakılması deniyor. Bundan kim rahatsız olur? Türkiye'de terör olmamasından hiç kimse rahatsız olmaz. Endişe şu; bu bir amaç için bir gölge mi acaba,  bir perde mi acaba? Bunu dile getiren herkes de bu maksatla dile getiriyor. Çıkıyorlar, 'Siz Türkiye'de terör olmamasını istemiyor musunuz?' diyorlar. Türkiye'de terörün olmasını sizden önce biz istemiyoruz. Bu konuda millilikle ilgili siz bizi yargılayacak konumda olamazsınız ama kalkıyorsunuz yargılamaya çalışıyorsunuz. Bu tamamen konuyu saptırma" dedi.

07.07.2025 13:00:00 / Güncelleme: 07.07.2025 13:20:21
Haber Merkezi
 
BTP lideri Hüseyin Baş: Terörsüz Türkiye Projesi başka bir amaç için perde mi?
BTP lideri Hüseyin Baş: Terörsüz Türkiye Projesi başka bir amaç için perde mi?
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Meltem TV'de Çağdaş Bayraktar'ın sunduğu Aydın Sohbetleri programına konuk oldu.

BTP lideri programda açılım süreci, yeni anayasa ve ekonomiye ilişkin değerlendirmeler yaptı.



Türkiye'nin ekonomik şartlarında en düşük emekli aylığının 40 bin lira olması gerektiğini ifade eden BTP lideri 'Terörsüz Türkiye Süreci'yle ilgili olarak da toplumda bunun başka bir amaç için bir perde mi olduğu yönünde endişe olduğunu söyledi.

Hüseyin Baş şunları söyledi;

"Terörsüz Türkiye Projesi başka bir amaç için perde mi?"

Terörsüz Türkiye deniyor, silahların bırakılması deniyor. Bundan kim rahatsız olur? Türkiye'de terör olmamasından hiç kimse rahatsız olmaz. Endişe şu; bu bir amaç için bir gölge mi acaba,  bir perde mi acaba? Bunu dile getiren herkes de bu maksatla dile getiriyor. Çıkıyorlar, 'Siz Türkiye'de terör olmamasını istemiyor musunuz?' diyorlar. Türkiye'de terörün olmasını sizden önce biz istemiyoruz. Ne demek yani? Bu konuda millilikle ilgili siz bizi yargılayacak konumda olamazsınız ama kalkıyorsunuz yargılamaya çalışıyorsunuz. Böyle bir şey olmaz. Bu tamamen konuyu saptırma.

'BOP'un hedefinde 23 İslam ülkesi var ama herkes 22 der kendini saymaz'

Küresel takvimi herkes biliyor. Nedir bu? Büyük Orta Doğu Projesi... Bu zaten yıllardır bu bölgede konuşuluyor ve ABD George Bush döneminde bunu deklarasyon olarak dünyaya tanıttı. Bu proje 22 İslam ülkesinin sınırlarının ve rejimlerinin değişmesi olarak tarif edilir. Aslında deklarasyon 23 İslam ülkesidir ancak bütün İslam ülkeleri bunu 22 İslam ülkesi olarak söyler. Hiç kimse kendini bu sınır içine koymaz, herkes diğerlerini sınır zanneder. Orta Doğu'da sınırların değişmesi, yönetimlerin değişmesi gibi düşünceler Amerika'da, küresel güçlerde, emperyalist güçlerde mevcut. Biz bunu biliyoruz. Dolayısıyla bu olmayacak olsa bile, bu bir hayal bile olsa sizin buna önlem almanız gerekiyor. Buna su taşımanız değil buna giden suyu, su kaynaklarını kesmeniz gerekiyor. Terörü engellemek nedir? Terörün finansmanını engellemektir. Bütün terörle mücadele uzmanları bugüne kadar Türkiye'de anlattılar bunu. Bunu da ilk defa benden duymuyor insanlar. Terörün finansmanını engelle, terörün insan kaynağını engelli. Şimdi eğer siz 'Terörsüz Türkiye' diyorsanız gidin terörün finansmanını engelleyin, terörün insan kaynağını engelleyin. Yoksa bu işin teröristle oturularak çözülebilecek bir şey olduğuna ben inanmıyorum.

"Yeni anayasaya karşı çıkanlar da cezalandırılacak mı?"

Bu bakış açılarını bir suçlama olarak yöneltiyorlar. Farkındaysanız Türkiye'deki bu hukuki süreçlerin sertleşmesi de 'Terörsüz Türkiye' söylemlerinden hemen sonraya denk gelen süreçler. O dönemde gazeteci kılıklı insanlar, 'Sürece karşı çıkanlar cezalandırılacak' dediler ve haklı da çıktılar, sürece karşı çıkanlar cezalandırıldı. Şimdi şunu düşünüyorum. Yeni anayasa deniyor. Acaba yeni anayasaya karşı çıkanlar da cezalandırılacak mı?

"Anayasayı neden değişmek istiyorsunuz ve yerine ne koyacaksınız?"

Anayasanın birçok maddesi zaten değiştirildi. Neyi değişmek istiyorsunuz? O kadar değiştiniz, değiştiniz, değişmeyen ne kaldı? Ben bunu hep şöyle örneklendiririm. Bugün kırtasiyede kira sözleşmesi satılır ya gidip anayasa taslak metni satılmış olsa değiştirilmeyen maddeler kalır orada zaten. Nedir? Barınma, gıda, eğitim, sağlık gibi devletin yükümlülükleri, hizmetleri. Şimdi o zaman anayasa konusunda iki soruyu hükümete sormamız lazım; Neden değişmek istiyorsunuz ve yerine ne koyacaksınız? İki soru da kapalı. Hatta yeni süreçte bunu sormak cezalandırılma sebebi olabilir tırnak içinde. Bunların cevabı yok. Şimdi böyle olmaz. Eğer siz 'Terörist Türkiye' deyip üstüne bir de 'Yeni Anayasa' dediğiniz zaman bunlarla ilgili soruları da kapatırsanız bunun adı demokrasi olmaz.

"Anayasa ona uymak istemeyeni kısıtlar"

Anayasadan rahatsız olanlar yüzde kaç? Televizyonlara çıkan hükümet yetkilileri dışında ben hiç duymadım. Anayasayla ilgili kimin niye bir derdi olsun? Anayasa insanların hayatında bir engel değil ki bilakis rahatlık. Anayasayı değişelim diyen İnsanların birçoğu da anayasayı okumamıştır. O yüzden 'Neyi değişmek istiyorsunuz' dediğinizde cevap alamıyorsunuz. Anayasa beni zorlamaz. Anayasa kimi zorlar? Yöneticiyi zorlar. Yöneticiyi kısıtladığı şeyler vardır;  Şunu yapmak zorundasın,  bunu hayata geçirmek zorundasın, bunu yerine getirmek zorundasın, şunu yapamazsın, insanların hürriyetini kısıtlayamazsın, insanların seyahat hürriyetini kısıtlayamazsın, basını kısıtlayamazsın, gösteri hakkını kısıtlayamazsın gibi. Değil mi? Bunlar kısıtlamak isteyen insan için kısıtlayıcı şeyler çünkü bunları yapmak istiyor ve anayasaya göre yapamıyor. Ama siz anayasadan rahatsız olur bunu değişirseniz bunları yapabilir hale gelebilirsiniz. Şu söylenir; darbe anayasası antidemokratik. Evet. Peki askeri bir anayasanın antidemokratik, sivil bir anayasanın demokratik olacağı ile ilgili bir kural, kaide var mı? Yok. Yani sivil bir anayasa daha antidemokratik olabilir.

"Bir emeklinin geçinebileceği para bugün Türkiye'de en az 40 bin liradır"

Bir emeklinin geçinebileceği para bugün Türkiye'de en az 40 bin liradır. Bu hayali bir rakam değildir ve bunun bugünkü karşılığı geçmişte verilmiştir emekliye. Bu paraların ödenmesi lazım. Diyeceksiniz ki nasıl ödenecek? O maden yasalarını çıkarmayacaksınız,  o firmalara o peşkeşler olmayacak, o garantili geçişler işte taahhütlü bilmem neler yapılmayacak. Bunun yerine emekli, işçi, memur desteklenecek. En önemli adımlardan biri tarım ve çiftçi, hayvancı. Çiftçi ve hayvancı desteklenecek. Ne ihtiyaçları varsa karşılanacak.

"Türkiye'nin ihtiyacı olan şey satın alma gücünün yükselmesi"

Biz ucuz bir şeyler yemeye çalışıyoruz halbuki biz pahalı bir şeyleri satın alabilmeyi konuşmamız lazım. Benim ekonomik perspektifim bir şeylerin ucuz olması değil. Pahalı olabilir. Çiftçi kazanır, üretici kazanır ama ben onu satın alabilirim. Buna ne denir? Satın alma gücünün yükselmesi. Türkiye'nin ihtiyacı olan şey satın alma gücünün yükselmesi. Bunu bir üretici grubunu ezerek, ithalatçıyı ezerek, ihracatçıyı ezerek elde etmek doğru değil. Bunu tüketiciyi güçlendirerek elde etmek doğru yöntemdir. Tüketici eğer rahatlıkla istediği mamule, istediği ürüne ulaşabilir duruma gelirse ekonomideki çarklar dönmeye başlayacak. Biz ekonomiyi çarkları döndürmeden nefes aldırmaya çalışıyoruz.

"Mehmet Şimşek'in yöntemleriyle bu konuları çözme ihtimali yok"

Ben bu hürriyeti nasıl elde ederim? Memur, emekli, işçi bu sınıflar yeterli miktarda parasını alabilirse bu enflasyonu yükseltmeyecek. Eski bir bakan geçenlerde 'Eğer biz fazla verirsek 5 bin liralık kira 15 bin olur' dedi. 5 bin liralık kira olduğunu zannediyorlar. Halktan o kadar kopulmuş ki ne piyasadan,  ne ekonomiden, ne vatandaşın halinden hiç haberi olmayan yöneticiler bu durumu çözmeye çalışıyor. Çözmeleri mümkün değil. Sayın Mehmet Şimşek'in kendi yöntemleriyle bu konuları çözme ihtimali zaten yok. Kendi cenabından bile, yandaş gazetelerden bile bayağı bir artık hedefe konulan bir durumda çünkü gerçekten millet isyan ediyor bu duruma."

Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, burs ve öğrenim kredisi başvurularının başladığını duyurdu

12.10.2026 10:36:00 / Güncelleme: 12.10.2026 10:41:19
İhlas Haber Ajansı
 
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) burs ve öğrenim kredisi başvuruları başladı. Gençlik ve Spor Başkanı Osman Aşkın Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "GSB Burs ve Öğrenim Kredisi başvuruları an itibarıyla başladı.

Başvurularınızı e-Devlet sistemi üzerinden 16 Ekim saat 23.59'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. Tüm imkânlarımızla daima yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için DEM Parti’nin oylarına ihtiyaç duyması halinde, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önünü açacak anayasal düzenlemeler için verilecek söze göre “duruma bakılabileceğini” söyledi

11.10.2026 19:07:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin oylarına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir tavır alacakları sorulan Çandar, yeni anayasa kapsamında eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitim konularında verilecek sözlerin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Çandar, DEM Parti açısından Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerinin önem taşıdığını belirterek, ana dilde eğitimin önündeki engelleri kaldıracak bir anayasa değişikliği sözü verilmesi halinde konunun değerlendirilebileceğini söyledi. Çandar, "Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma" ifadelerini kullandı.

ÖCALAN'IN STATÜSÜ İÇİN SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Çandar, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaların da somutlaşması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın bir statüyle rol üstlenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu konunun sürecin ilerleyişi açısından önem taşıdığını söyledi. Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün belirginleşmesi gerektiğini savunan Çandar, silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş başlıklarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Çandar'a göre, sürecin ilerlemesi kapsamında eski PKK mensuplarının Türkiye'ye dönüşü ve örgüt üyeliği nedeniyle cezaevinde bulunanların yasal düzenlemelerden yararlanması gibi konuların da ele alınması gerekiyor.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINDA 42. VE 66. MADDE VURGUSU
Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis'te bir oylama yapılması ihtimalinde DEM Parti'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Çandar, öncelikle Erdoğan'ın adaylık ve seçim sürecinde DEM Parti oylarına ihtiyaç duyup duymayacağının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimi kazanmak için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa başlığının önem kazanacağını belirtti. DEM Parti açısından vatandaşlık tanımı ile ana dilde eğitim konularının temel başlıklar olduğunu kaydetti.

Çandar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yani hiç o noktaya geldiği zaman iki şeyin cevabını bulmamız lazım. Bir, Erdoğan aritmetik olarak DEM Parti'ye ihtiyaç duyacak mı? Duymayacaksa sorun yok. O zaman zaten o aritmetikle seçim kararı alınabilir. Ama seçilmesi için Kürt oyuna ihtiyaç duyacak. Yine DEM Parti'ye ihtiyacı var demektir. Aritmetik için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyar, seçim için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyarsa, Erdoğan'ın en kuvvetle vurguladığı meclise açış konuşmasına bir hafta önce de iki şey çok ön plana çıktı konuşmasına. Bir süreç, "terörist Türkiye" diyor bundan dönüş yok, çok önemsiyor. İki, yeni anayasa diyor. Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma"

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi

11.10.2026 17:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi.
Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız"
Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin' Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var."

"Tarım toprakları heba edilmeyecek"
Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu.
Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.İHA

Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti

Manisa'nın Akhisar ilçesi İstanbul Orhangazi-İzmir otoyolunda tır ile yolcu otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen kazada 11 kişi öldü 27 kişi de yaralandı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, kazada yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri hastanede ziyaret ederek sağlık durumları hakkında bilgi aldı

11.10.2026 17:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Manisa Valisi Özkan kazada yaralananları ziyaret etti
Kaza İstanbul - Orhangazi - İzmir otoyolunun İzmir istikameti Manisa'nın Akhisar ilçesi Ballıca Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 16 AED 124 plakalı My World Tur otobüsü ile 78 YD 559 plakalı tır çarpıştı. Kazanın etkisiyle yolcu otobüsü yan devrilirken tır ise yoldan çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı ekipler ile ambulans ve otoyol jandarma trafik ekipleri sevk edildi. Kazada 11 kişi hayatını kaybederken 27 kişi de yaralandı. Yaralılar ise çevredeki hastanelere kaldırılırdı.

Vali Özkan yaralıları ziyaret etti

Öte yandan Vali Özkan, kazanın ardından Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıları ziyaret ederek durumları ve tedavi süreçleri hakkında bilgi aldı.

MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı

Kahramanmaraş'ta MHP'li milletvekili ve il başkanının bulunduğu konvoyda meydana gelen trafik kazasında ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi yaralandı

11.10.2026 17:14:00
İhlas Haber Ajansı
 
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
MHP'li milletvekili ve il başkanının konvoyunda kaza: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Afşin-Göksun kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç ile MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Mansur Metehan'ın ilçedeki ziyaretleri dolayısıyla yola çıkan konvoyda trafik kazası meydana geldi. Kazada ilk belirlemelere göre 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi yaralandı.

Kazada yaralananlar arasında Milletvekili Zuhal Karakoç ve şoförünün de bulunduğu öğrenildi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.

İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul'un dört ilçesinde uyuşturucu ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirildi, 4 şüpheli yakalandı

10.10.2026 12:29:00
İHA
 
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul'da 57 kilo 300 gram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında 9 Ekim'de Büyükçekmece, Başakşehir, Fatih ve Beylikdüzü ilçelerinde belirlenen 2 ikamet ve 2 araca operasyon düzenledi.

Adreslerde yapılan aramalarda 57 kilo 300 gram skunk ele geçirilirken, 4 şüpheli gözaltına alındı.

Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün adliyeye sevk edildi.

150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ

İstanbul’da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı

10.10.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
150 MİLYON LİRALIK PARA TRAFİĞİ DEŞİFRE EDİLDİ
İstanbul'da yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 150 milyon liralık suç geliri iddiasıyla 12 şüpheli yakalandı. Para el değiştirmeden düzenlenen operasyonda milyonlarca liralık mal varlığına el konuldu. Peki, kamuoyunda tartışılan trilyonluk fon işlemleri ve yüksek tutarlı para hareketlerine ilişkin iddialar ne aşamada?

İstanbul'da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında yasa dışı bahis ve dolandırıcılık ağına operasyon düzenledi. Emniyet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre, yaklaşık 150 milyon liralık suç geliriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen para hareketleri mercek altına alındı.

Soruşturmada, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edildiği öne sürülen paranın Arnavutköy'de faaliyet gösteren bir kuyumcuya ait banka hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Para transferleriyle bağlantılı 378 bin 350 doların elden teslim alınacağı tespit edilince ekipler harekete geçti.

PARA EL DEĞİŞTİRMEDEN OPERASYON

Dolarların el değiştireceği sırada başlatılan operasyonun ilk aşamasında bir şüpheli yakalandı. Soruşturmanın genişletilmesiyle para transferlerine aracılık ettikleri ve suç gelirlerinin aktarımında kullanılmak üzere banka hesapları temin ettikleri öne sürülen 11 kişi daha gözaltına alındı.

Operasyon kapsamında suç gelirleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 daire, 11 araç ve 3 motosiklete el konuldu. Şüphelilerin banka hesapları ve dijital materyalleri de incelemeye alındı.

Toplam 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin suçluluğu ise yargılama sonucunda belirlenecek.

KÜÇÜK PARA TRAFİĞİNE OPERASYON VAR, BÜYÜK İDDİALARIN HESABI NE OLDU?

Yasa dışı bahis ve dolandırıcılıkla mücadele kapsamında yapılan operasyon, suç gelirlerinin izinin sürülmesinin ve para hareketlerinin incelenmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak kamuoyunda tartışılan yüksek tutarlı fon işlemleri ve milyarlarca liraya ulaşan para trafiği iddiaları da yanıt bekliyor. Bu dosyalardaki işlemlerin kimler tarafından gerçekleştirildiği, para hareketlerinin nasıl oluştuğu ve varsa hukuka aykırılıkların hangi aşamada bulunduğu konusunda şeffaf bilgilendirme yapılması gerekiyor.

150 milyon liralık olduğu belirtilen bir para trafiğine yönelik operasyon düzenlenmesi, elbette suçla mücadele açısından önemli. Peki kamuoyuna yansıyan çok daha büyük tutarlı fon iddiaları hangi aşamada?

Burada mesele, bir soruşturmayla diğerini karşı karşıya getirmek değil; hukukun her dosyada aynı titizlikle uygulanıp uygulanmadığını sorgulamak. Suç gelirlerinin kaynağı araştırılıyorsa, yüksek tutarlı finansal işlemlere ilişkin iddialar da somut deliller üzerinden incelenmeli.

VATANDAŞIN BEKLENTİSİ: HER DOSYADA AYNI HASSASİYET

Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş, bir yandan yüksek fiyatlar ve borçlarla mücadele ederken diğer yandan büyük para hareketlerine ilişkin iddiaların aydınlatılmasını bekliyor. Kamuoyunun güveni, yalnızca operasyon haberleriyle değil, soruşturmaların sonuçlarının açıklanması ve hukuka aykırılık tespit edilirse sorumluların hesap vermesiyle güçlenir.

Asıl ölçü, operasyonun kaç kişiyi kapsadığı değil; suç iddialarının ne kadarının delillerle aydınlatıldığı ve hukukun herkes için eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.

Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!

Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi

10.10.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Fon soruşturmasında Ağırel ve Saymaz’a ev hapsi!
Başsavcılığın itirazı üzerine iki gazeteci hakkındaki adli kontrol kararı ağırlaştırıldı. İmza atma şartıyla serbest bırakılan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için bu kez ev hapsi kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturmasında gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz hakkında uygulanan adli kontrol tedbiri ağırlaştırıldı.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınan Ağırel ve Saymaz hakkında, nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

BAŞSAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının söz konusu karara itiraz etmesi üzerine dosyayı değerlendiren nöbetçi 4. Sulh Ceza Hâkimliği, iki gazeteci hakkında da ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Böylece Ağırel ve Saymaz hakkında daha önce verilen imza atma yükümlülüğünün yerini ev hapsi tedbiri aldı.

Soruşturmaya ilişkin yargı süreci devam ederken, ev hapsi kararının gerekçesine ve dosyanın bundan sonraki aşamalarına ilişkin ayrıntılar ayrıca önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.