logo
26 AĞUSTOS 2026

BTP MYK üyelerinden Edirne çıkarması: Teşkilatlanma çalışmaları hız kazandı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri Erdem Çelik ve Nurettin Mutlu, Edirne İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek il genelinde geniş kapsamlı saha ve teşkilatlanma çalışmaları gerçekleştirdi

26.08.2026 12:19:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP MYK üyelerinden Edirne çıkarması: Teşkilatlanma çalışmaları hız kazandı
BTP MYK üyelerinden Edirne çıkarması: Teşkilatlanma çalışmaları hız kazandı
BTP Edirne İl Başkanlığı ve beraberindeki MYK heyeti, il genelinde yürütülen teşkilat çalışmalarını güçlendirmek üzere yoğun bir program düzenledi. MYK Üyeleri Erdem Çelik ve Nurettin Mutlu'nun katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde, Edirne merkez ve ilçelerinde atılacak adımlar masaya yatırıldı.






Meriç ve Uzunköprü'de Yeni Adımlar

Heyetin Edirne temasları kapsamında ilk duraklarından biri Meriç ilçesi oldu. Meriç İlçe Başkanı Hüseyin Yelek ve ilçe teşkilatı ile bir araya gelen MYK üyeleri, geniş katılımlı bir teşkilat toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, önümüzdeki süreçte yapılması planlanan kongreler ve ilçe başkanlığı binasının açılışı konuları detaylı bir şekilde değerlendirildi.

Ziyaretlerin bir diğer önemli ayağını ise Uzunköprü ilçesinde kurulması planlanan teşkilat çalışmaları oluşturdu. İl Yönetim Kurulu Üyesi ve teşkilat mensubu Muammer Gemici ile üyelerin katılımıyla düzenlenen toplantıda, Uzunköprü'de BTP teşkilatının resmi olarak kurulması için gerekli saha ve hazırlık çalışmalarına resmen başlandığı duyuruldu.






Havsa'da Sahada Çalışmaları Başlatıldı

Edirne programı kapsamında Havsa ilçesini de ziyaret eden BTP heyeti, buradaki teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Havsa'da yürütülecek faaliyetlerin planlandığı ziyarette, ilçe teşkilatının sahadaki çalışmalarına hız verileceği belirtildi.

BTP Edirne İl Başkanlığı, il genelinde yürütülen bu stratejik ziyaretlerin ve teşkilatlanma hamlelerinin artarak devam edeceğini, Edirne'nin tüm ilçelerinde partinin vizyonunu ve çözümlerini vatandaşlarla buluşturacaklarını vurguladı.

Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor

Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor

26.08.2026 00:48:00
Yaşar Cebesoy
 
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Kültürel şok kentlerde toplumsal gerilimi tırmandırıyor
Savaşlar, ekonomik krizler ve küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle hız kazanan uluslararası göç hareketleri, hedef ülkelerde ve büyük kentlerde uyum krizlerini beraberinde getiriyor.

Göç eden topluluklar ile ev sahibi toplum arasında yaşanan "kültürel şok", gündelik yaşam pratiklerinden kamusal alan kullanımına kadar pek çok noktada toplumsal gerilimin artmasına yol açıyor.







Sosyologlar ve göç uzmanları, dil bariyeri ve yaşam tarzı farklılıklarından doğan uyum sorunlarının doğru entegrasyon politikalarıyla yönetilememesi durumunda, kentlerde paralel toplumların oluşabileceği konusunda uyarıyor.

"Kültürel şok, yalnızca yeni gelenlerin değil; alıştığı sosyal çevrenin ve kuralların değiştiğini gören yerel halkın da yaşadığı iki yönlü bir uyumsuzluk sürecidir."







Kültürel şok nedir?

Sosyolojide bireyin veya grupların alıştığı sosyal normlardan, dil ortamından ve kültürel sembollerden aniden uzaklaşarak farklı bir değerler dizisiyle karşılaşması olarak tanımlanan kültürel şok, göç alan kentlerde iki farklı boyutta hissediliyor:

Dil engelinin yarattığı iletişim kopukluğu, sosyal soyutlanma, dışlanma korkusu ve güvenli alan arayışıyla kendi içine kapanma eğilimi.

Yerleşik yaşam düzeninin, komşuluk ilişkilerinin ve kamusal alan normlarının değiştiği algısı; buna bağlı olarak gelişen kimlik kaybı ve güvenlik kaygıları.







Toplumsal gerilimi besleyen temel etkenler

Saha araştırmaları ve uzman değerlendirmeleri, kent merkezlerinde ve mahalle ölçeğinde yaşanan sürtüşmelerin ana sebeplerini şu başlıklar altında topluyor:

Ortak bir dilin kurulamaması, gündelik hayattaki basit etkileşimlerin dahi yanlış anlaşılmasına ve karşılıklı güvensizliğe zemin hazırlıyor.







Komşuluk ilişkileri, gürültü standartları, eğlence biçimleri ve kamusal mekanların kullanımı konusundaki alışkanlık farklılıkları mahalle ölçeğinde huzursuzluk yaratıyor.

Ev kiralarındaki değişimler, iş gücü piyasasındaki rekabet ve kamusal hizmetlere erişim konularındaki algılar toplumsal tepkileri artırabiliyor.







Entegrasyon mekanizmalarının yetersiz kaldığı durumlarda göçmen grupların belirli bölgelerde kümelenmesi, toplumlar arasındaki temas noktalarını tamamen yok ediyor.

Uzmanlar, kültürel şok ve uyum krizlerinin aşılması için yalnızca güvenlik merkezli yaklaşımın yeterli olmadığını; zorunlu dil eğitimi, kamusal kural uyum programları ve yerel halkı da kapsayan sosyal entegrasyon projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli

Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor

26.08.2026 00:36:00
Yaşar Cebesoy
 
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Milli Eğitim siyaset üstü bir devlet vizyonuna dönüşmeli
Türkiye'de her iktidar değişikliği ve hatta her bakan değişimiyle sil baştan yenilenen eğitim müfredatı ile sınav sistemleri, eğitim camiasını ve velileri yormaya devam ediyor.

Eğitim uzmanları, akademisyenler, öğretmen örgütleri ve veli dernekleri; eğitim sisteminin sürdürülebilir bir başarıya ulaşması için politikaların siyasi iktidar değişimlerinden tamamen arındırılması gerektiği yönündeki ortak çağrılarını büyütüyor.

Hazırlanan analizler ve uzman raporları, eğitimde başarıya giden yolun kişilere veya dönemsel politikalara bağlı olmayan, "siyaset üstü bir devlet vizyonu" oluşturmaktan geçtiğini ortaya koyuyor.







Ortak görüş

Bir ülkenin geleceğini inşa eden eğitim, 4-5 yıllık seçim periyotlarına ya da dönemsel siyasi vizyonlara kurban edilemez. Eğitim müfredatı kişilere değil, anayasal güvence altındaki bağımsız bir kurulun uzun vadeli stratejisine bağlı olmalıdır.







Sık Değişen Sistemler Eğitimde İstikrarı Zedeliyor

Eğitim camiasının en çok dikkat çektiği konuların başında, liseye ve üniversiteye giriş sistemlerinde sıkça yapılan köklü değişiklikler geliyor.

Müfredatta yapılan aralıksız güncellemeler, bir yandan öğretmenlerin uyum sürecini zorlaştırırken diğer yandan öğrencilerin motivasyonunu ve ailelerin geleceğe yönelik planlamalarını olumsuz etkiliyor.

Saha araştırmaları ve uzman görüşleri, sürekli değişen kuralların eğitimde nitelik kaybına yol açtığına ve mevcut yapının uzun vadede sürdürülemez olduğuna işaret ediyor.







Siyaset Üstü Eğitim Modeli İçin Temel Öneriler

Eğitimcilerin ve uzmanların çözüm için öne çıkardığı temel maddeler şu şekilde sıralanıyor:

Bağımsız "Ulusal Eğitim Üst Kurulu" Kurulması: Ölçme, değerlendirme ve müfredat belirleme yetkisinin; günlük siyasi tartışmalardan uzak, akademisyenler, öğretmenler ve pedagoglardan oluşan anayasal bir özerk kurula devredilmesi.







50 Yıllık Ulusal Eğitim Stratejisi: Hükümetler değişse dahi uygulanması zorunlu olan, yasal güvenceye bağlanmış ve dönemsel müdahalelerden korunmuş uzun vadeli bir eğitim hedefleri belgesinin oluşturulması.

Sınav Sistemlerinde İstikrar Güvencesi: Liselere ve üniversitelere giriş sistemlerinin en az 10 yıl boyunca hiçbir şekilde değiştirilmeyeceğine dair yasal bir moratoryum uygulanması.







Bilimsel ve Gelecek Odaklı Müfredat: Eğitim içeriğinin dönemsel ideolojik yönelimlere göre değil; küresel bilimsel standartlar, yapay zekâ, dijitalleşme ve eleştirel düşünme yetkinlikleri doğrultusunda şekillendirilmesi.

Gelişmiş ülkelerdeki başarılı eğitim sistemleri incelendiğinde, ortak paydanın "siyasi müdahalelerden arındırılmış istikrarlı yapılar" olduğu vurgulanıyor. Türkiye'de de benzer bir reformun hayata geçirilmesi durumunda, hem eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanacağı hem de uluslararası başarı sıralamalarında kalıcı bir artış yakalanacağı öngörülüyor.

Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama

Uluslararası suçlulukla mücadelede sınırların ötesine geçen en etkili adli iş birliği aracı "Kırmızı Bülten"dir (Red Notice)

25.08.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası hukukun en ağır yakalama mekanizması: Kırmızı bültenle arama
Uluslararası Suç Polisi Teşkilatı (INTERPOL) bünyesinde yürütülen bu mekanizma, sınır ötesine kaçan şüpheli veya hükümlülerin dünya genelinde tespit edilmesini, yakalanmasını ve iade edilmesini hedefleyen uluslararası bir talep bildirisidir.






Kırmızı Bülten Şunları İfade Eder:

Uluslararası Tutuklama Tutanağı Değildir: Kırmızı bülten bizzat bir uluslararası tutuklama kararı sayılmaz. İlgili üye ülkenin adli makamları tarafından verilmiş yerel bir tutuklama veya mahkumiyet kararına dayanan "küresel bir duyuru" niteliğindedir.

Geçici Gözaltı Talebidir: Bülten yayınlandığında, taraf ülkelerin kolluk kuvvetleri aranan kişiyi gördükleri yerde tespit edip geçici olarak gözaltına alma ve iade sürecini başlatma yetkisine sahip olur.

Egemenlik İlkesi Geçerlidir: Bir ülkenin kırmızı bülten çıkaran kişiyi kendi topraklarında yakalayıp tutuklaması tamamen o ülkenin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere olan taraf durumuna bağlıdır.






Yayınlanma Süreci ve Hukuki Şartlar

Bir devlet, hakkında kesinleşmiş ceza bulunan veya ağır bir suçtan aranan bir şahsın yurt dışına kaçtığını tespit ettiğinde Ulusal Merkez Büro (NCB) aracılığıyla INTERPOL Genel Sekreterliğine başvurur.

Bültenin onaylanması için şu şartların sağlanması zorunludur:

• Suçun Niteliği: İşlenen suçun ağır bir adli suç (cinayet, terör, uyuşturucu ticareti, insan kaçakçılığı, nitelikli dolandırıcılık vb.) olması gerekir. Önemsiz veya hafif suçlar için kırmızı bülten çıkarılamaz.

• Hukuki Dayanak: Talebe eklenmiş geçerli bir yerel tutuklama müzekkeresi veya kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmalıdır.

• Anayasal Sınırlar (Madde 3): INTERPOL Tüzüğü'nün 3. maddesi uyarınca; siyasi, askeri, dini veya ırki nitelikteki talepler kesinlikle reddedilir.






Diğer INTERPOL Bülten Türleri

INTERPOL, farklı durumlara özel renk kodlarıyla bültenler düzenler:

Kırmızı: Aranan kişilerin yerinin tespiti ve iade amacıyla yakalanması
Sarı: Kayıp kişilerin (özellikle çocukların) bulunması
Mavi: Şüpheli kişilerin kimlik veya faaliyetleri hakkında ek bilgi toplanması
Siyah: Kimliği tespit edilemeyen cesetlerin teşhis edilmesi
Yeşil: Sabıkalı suçluların yeni ülkelerde suç işleme riskine karşı uyarı yapılması
Turuncu: Kamu güvenliğine açık ve yakın tehdit oluşturan durum/materyal uyarısı






Kırmızı bülten, uluslararası adaletin kaçış alanlarını kapatan ve suçluların iade sürecini başlatmak için kullanılan en kritik iş birliği mekanizmasıdır.

Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?

Öğrencilerin her gün vücut ağırlıklarının belirgin bir yüzdesini oluşturan ağır sırt çantalarını taşıması, gelişme çağındaki kas-iskelet sistemi üzerinde ciddi ve kalıcı olumsuz etkiler bırakmaktadır

25.08.2026 12:54:00
Hasan Gündoğdu
 
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Öğrencilerin çantalarının ideal ağırlığı ne kadar olmalıdır?
Uzmanlar, ideal çanta ağırlığının çocuğun toplam vücut ağırlığının %10 ila %15'ini geçmemesi gerektiğini belirtmektedir.






Ağır Çanta Taşımanın Sağlığa Zararları

Omurga Biyomekaniğinin Bozulması: Vücut, sırtındaki aşırı ağırlığı dengelemek için öne doğru eğilme eğilimi gösterir. Bu durum, boyun ve bel omurlarına binen yükü katlayarak duruş bozukluklarına (postür bozukluğu) yol açar.

Kronik Kas ve Eklem Ağrıları: Sırt, omuz ve bel kaslarının sürekli gergin kalması, genç yaşta kronik kas spazmlarına ve sertliklere neden olur.

Omurga Deformasyonları: Gelişim çağındaki kemik yapısı esnek olduğundan, ağır ve tek taraflı çanta kullanımı skolyöz (omurga eğriliği) ve kifoz ( kamburluk) gibi rahatsızlıkları tetikleyebilir veya mevcut eğrilikleri artırabilir.








Sinir Sıkışmaları ve Dolaşım Problemleri: Aşırı ağır ve dar askılı çantalar, omuz bölgesinden geçen sinirler ve kan damarları üzerinde baskı oluşturarak kollarda uyuşma, karıncalanma ve güç kaybına yol açabilir.

Erken Yorgunluk ve Akademik Odak Sıkıntısı: Fiziksel yükün getirdiği kronik yorgunluk, çocuğun gün içindeki enerjisini tüketerek derse olan dikkatini ve genel okul performansını olumsuz etkiler.






Çözüm İçin Yapılması Gerekenler

Ebeveynler ve Öğrenciler İçin

Doğru Çanta Seçimi: Çanta çift askılı, arkası destekli ve omuz pedleri geniş olan modellerden seçilmelidir.

Dengeli Yerleşim: En ağır kitaplar sırta en yakın bölmeye konulmalı, hafif malzemeler öne yerleştirilmelidir. Çanta askıları ayarlanarak tabanının bel hizasından aşağı düşmesi engellenmelidir.

Günlük Temizlik: Çanta her akşam kontrol edilmeli, ertesi gün kullanılmayacak gereksiz materyal ve araç-gereçler çıkarılmalıdır.






Okul Yönetimleri ve Eğitim Sistemi İçin

Kişisel Dolap Uygulaması: Okullarda kilitli öğrenci dolaplarının yaygınlaştırılması, ders kitaplarının okulda bırakılmasına olanak tanır.

Dijital Materyal Dönüşümü: Ağır basılı kaynaklar yerine derslerde e-kitap ve dijital materyal kullanımının artırılması fiziksel yükü önemli ölçüde azaltır.

Ders Programı Düzenlemesi: Günlük ders programları hazırlanırken aynı gün içinde çok sayıda farklı ders yerine blok ders uygulamalarına ağırlık verilmesi, taşınan kitap sayısını azaltır.

Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu

Antalya'da kendilerini başkomiser olarak tanıtarak bir vatandaşı, kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığı yönünde korkutan şüpheliler, 13 milyon 500 bin lira değerindeki ziynet eşyası ve parayı dolandırdı. Olayla ilgili düzenlenen operasyonda 5 şüpheli yakalanırken, 3'ü tutuklandı

25.08.2026 12:42:00
İHA
 
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Antalya'da 13,5 milyon liralık dolandırıcılık operasyonu
Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne müracaat eden A.L. isimli vatandaş, tanımadığı kişiler tarafından telefonla arandığını belirtti. Şüphelilerin kendilerini başkomiser olarak tanıttığını ve kimliğinin terör örgütü tarafından kullanıldığını söylediğini ifade eden A.L., baskı ve yönlendirmeler sonucunda toplam 13 milyon 500 bin TL değerindeki ziynet eşyası ile parasını şüphelilere verdiğini beyan etti.






İhbar üzerine çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, yürütülen araştırmalar sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti. Şüphelilerin yakalanması amacıyla Antalya merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan adli makamlara sevk edilen 5 şüpheliden 3'ü tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Antalya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, suç ve suçlularla mücadelenin yasaların verdiği yetki ve sorumluluk bilinciyle hız kesmeden ve aynı kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.






Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu

24.08.2026 13:50:00 / Güncelleme: 24.08.2026 13:53:51
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, aynı gün İstanbul'un Zeytinburnu ve Silivri ilçelerinde düzenlenen iki düğüne katılarak BTP camiasının mutluluğuna ortak oldu
"İlk düğün gençlik kolları üyesinin…"

Önce BTP İstanbul Gençlik Kolları üyesi Mustafa Civelek ile Fatma Kalka'nın Zeytinburnu'ndaki düğününe katılan Hüseyin Baş, genç çifti tebrik ederek mutluluklar diledi. Baş, çifte düğün hediyelerini de takdim etti.






"Düğün bizim düğünümüz"

BTP Lideri Hüseyin Baş daha sonra Silivri'de düzenlenen düğüne geçti. Karabük İl Başkanı Latif Danakol'un kızı Kübra Danakol ile BTP Silivri İlçe Başkanı Bilal Akdeniz'in kardeşi Murat Akdeniz'in düğününe katılan Baş, genç çiftin nikâhında şahitlik yaptı.






Nikâh töreninde konuşan BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, düğünün BTP camiası açısından taşıdığı anlamı vurgulayarak genç çifte mutluluk dileklerini iletti.
Baş, konuşmasında merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın nikâh törenlerinde yaptığı duayı da hatırlatarak şöyle dedi;
"Düğün bizim düğünümüz. Dolayısıyla düğünümüze hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bu emaneti takdim ederken kıymetli babamın her nikâh merasiminde tekrar ettiği o güzel duasını tekrar ediyorum. Allah bu kardeşlerimize iki cihan saadeti nasip eylesin. Vatana, millete, devlete ve dine hadim ve hadime evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin."
Baş, evlilik cüzdanını ise "Yuvayı dişi kuş kurar" anlayışıyla gelin Kübra Danakol'a takdim etti.






Halay ve horonla devam etti

Nikâh töreninin ardından düğüne katılanlarla bir araya gelen BTP Lideri Hüseyin Baş, davetlilerle birlikte halay çekti ve horon tepti.






Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı

Bolu'da polis ve jandarma ekiplerinin 1 haftada gerçekleştirdiği trafik denetimlerinde 30 bin 523 araç kontrol edilirken, kuralları ihlal eden bin 771 sürücüye ceza uygulandı

24.08.2026 12:18:00
İHA
 
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
Bolu'da 1 haftada bin 771 sürücüye ceza yağdı
İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri ile İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı trafik timleri, kent genelinde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerini sürdürdü.






Ekipler tarafından 17-23 Ağustos tarihleri arasında il merkezi ve bağlantı yollarında bin 509 trafik uygulaması gerçekleştirildi. Uygulamalarda toplam 30 bin 523 araç kontrol edildi. 






Denetimlerde trafik kurallarını ihlal ettiği, evraklarında eksiklik bulunduğu veya sürüş kurallarına uymadığı tespit edilen bin 771 sürücüye idari para cezası kesildi. Ekiplerin kent genelindeki trafik denetimlerinin devam edeceği belirtildi.

Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

Diyarbakır'da dün gece 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı

24.08.2026 11:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı
Diyarbakır'da dün gece saatlerinde 12 katlı plazada çıkan yangının bilançosu gün ağarınca ortaya çıktı. Yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelen plaza dron ile görüntülendi.






Olay, gece saatlerinde Kayapınar ilçesi Talaytepe Mahallesi'nde bulunan 12 katlı plazanın dış cephesinde meydana geldi. Plazadan çıkan yangını gören vatandaşlar durumu 112 acil sağlık, itfaiye ve polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale etmeye başladı. Dış cephede çıkan yangın, bir anda bütün binayı sardı. İçeride mahsur kalan bir kişi itfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaklaşık 1 saat süren yangın, itfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesi sonucu kontrol altına alındı. Yangında 3'ü itfaiye eri olmak üzere 8 kişi dumandan etkilendi.







Hasarın boyutu büyük

Sabah saatlerine kadar süren soğutma çalışmaları tamamlanırken, yangının neden olduğu hasar ise gün ağarınca daha net ortaya çıktı. Plazanın bir bölümü, yangın nedeni ile kullanılamaz hale gelirken, vatandaşlar polis kontrolü ile iş yerlerine girip kişisel eşyalarını almaya başladı. Güvenlik güçleri de yangın yerinde olay yeri inceleme çalışması gerçekleştirdi.







Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme sürüyor.

Ankara'da acı olay!

Ankara'da köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

21.08.2026 16:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ankara'da acı olay!
Ankara'da acı olay!
Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde köpekten kaçarken yere düşüp kafasını vuran 15 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.






Olay, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan İvedik Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Elektromekanik isimli firmada çalışan 15 yaşındaki Berat Yücel, malzeme almak için gittiği sırada bir Alman Kurdu cinsi köpeğin üzerine doğru koşmasıyla panikledi. Köpekten uzaklaşmaya çalışan Yücel, bir süre sonra fenalaşarak yere düştü ve kafasını yere çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Bilinci kapalı halde bulunan Yücel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yücel, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Köpeğin, Yücel'e saldırı anı çevredeki bir fabrikanın güvenlik kamerasına yansıdı.







Köpeğin sahibi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Köpeğin sahibi Ü.Y. gözaltına alınırken, Alman Kurdu cinsi köpek ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne teslim edildi. Şüpheli hakkında "taksirle öldürme" ve "hayvanı tehlike oluşturacak şekilde serbest bırakma" suçlarından işlem başlatıldığı öğrenildi. Yücel'in ölümüne ilişkin gözaltına alınan köpeğin sahibi Ü.Y.'nin, yapılan işlemlerin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.







Olayın yaşandığı yerde otomobil tamirciliği yapan Cihat Öztürk, bu köpeği gören tüm çocukların korktuğunu belirterek, "Köpek, gördüğü her kişiye koşup gidiyordu zaten. Herkese koşan bir köpekti. Çocukların hepsi bunu gördüğü zaman kaçıyor. Benim de 18 yaşında bir çocuğum var. Köpek gördüğü zaman kaçabildiği kadar kaçıyor. Çok üzüldük" dedi.

Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı

Aydın-Muğla kara yolunda sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı

21.08.2026 13:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda can pazarı
Aydın-Muğla kara yolunda bugün sabah saatlerinde peş peşe meydana gelen 2 ayrı trafik kazası nedeniyle kara yolunda adeta can pazarı yaşandı. Sabah saatlerinde Kırsal Savrandere Mahallesi yakınlarında meydana gelen kaza nedeniyle tıkanan yolda duran bir tırın altına giren otomobil sürücüsü ile yolcu olarak araçta bulunan kızı ağır yaralandı.






Kaza, sabah saatlerinde Muğla-Aydın kara yolu Hallaçlar köyü ile Savrandere köyü arasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çine istikametinden Aydın istikametine seyir halinde olan 09 C 3896 plakalı dorseyi çeken Ahmet T. yönetimindeki 09 C 0670 plakalı tır, yaklaşık 3-4 kilometre önünde meydana gelen başka bir kaza nedeniyle yol tıkandığı için durdu. Bu sırada aynı istikamete seyir halinde olan Yüksel Can yönetimindeki 09 ASF 378 plakalı otomobil, önündeki tıra arkadan çarptı.







"Baba ve kızını kurtarmak için herkes seferber oldu"

Kaza sonrası otomobil sürücüsü Yüksel Can ile araçta yolcu olarak bulunan kızı Tuğçe Can, otomobilde sıkıştı. Kaza ihbarının ardından kazanın hemen birkaç kilometre ilerisinde başka bir kaza nedeniyle bulunan itfaiye ekipleri, ihbarla birlikte saniyeler içinde diğer kazaya yetişti. Bu sırada Çine 112 Acil Servis'te çalışıp mesailerini tamamlayarak Aydın'a dönmekte olan sağlık görevlileri de kazazede baba ve kızına ilk müdahale yaptı. Sıkıştıkları araçtan çıkarılan baba ve kızı olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








"Durumları ağır olan baba-kız birbirini sordu"

Kazadan sonra ilk olarak araçtan çıkarılan Tuğçe Can, kendi durumuna aldırış etmeden çevresindekilere babasının durumunu sordu. Aynı şekilde başından ağır yaralanan baba da kendi acısını unutup çevresindekilere kızının durumunu sordu. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılan baba ve kızın durumunun ağır olduğu öğrenildi.







Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.