1942 yılında Cassius Clay ismiyle ABD'de dünyaya geldi. 1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston'u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirdiğini ve İslam'a geçtiğini açıkladı. Muhammed Ali ismini aldı.
Müslüman olduktan sonra Muhmmed Ali için hayat daha da zor olmaya başladı. Sadece rakipleriyle değil karşısına çıkarılan büyük zorluklarla da dövüştü.
Müslümanlığını gizleme yoluna gitmedi. Tam tersine imanını tüm dünyaya haykırdı. Gördüğü yanlışlar karşısında gücün yanında yer alarak sessiz durmadı. Zulmün karşısına geçti. Tepki almaktan hatta öldürülmekten korkmadı. Dünyalık kaygılar beslemedi. Tam bir Müslüman tavrı sergiledi.
"Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım" diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı. Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. Üniversitelerde İslam'ı anlattı. 1970'te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü.
Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştı. 1960 Roma Olimpiyatları'ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, altın madalyasını Ohio Nehri'ne atmıştı. Tam 36 sene sonra yani 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya kendisine verildi.
11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demişti:
"Beni asıl inciten, 'İslam' ve 'Müslüman' adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım."
Efsane boksör Muhammed Ali, Hollywood Bulvarı'nda adının yıldız içindeki mermere yazılacağı fikrini "Ben Peygamber ismi taşıyorum, adımı yerlere yazdırmam" diyerek reddetmişti. Hollywood Bulvarı'nda duvarda adı yazan tek kişi Muhammed Ali'dir.
Hak yolda dava sahibi olmak büyük bedeller ister. Bu dava uğruna yeri gelir aç kalır insan, yeri gelir yalnız kalır. Fakat hiçbir zorluk gerçek dava sahibini yolundan alı koyamaz.
Gerçek dava sahipleri parayla satın alınamaz. Ne kadar baskı yapılırsa yapılsın asla susturulamaz. Gerçek dava sahipleri her zaman azınlıktır. Sayılarının az olması onları davalarından vazgeçiremez.
Bu yolda yürüyenler her zaman haklıdır. Haklı ise her zaman güçlüdür. Gerçek dava sahipleri asıl gücünü işte buradan alır. Hiçbir zaman onların başı öne eğilmez. Utanacakları, yüz kızartıcı suçları yoktur. Kimseye eyvallahları olmamıştır. Çünkü hiçbir beşerden herhangi bir beklenti içinde değildirler.
Onların tek beklentisi âlemlerin rabbi olan Allah'ın rızasıdır.
Onlara düşmanlık besleyenler kendi kaybeder. Yoluna taş koyanlar kendi yoluna taş koymuştur. Onlara atılan iftiralar döner dolaşır atan kişiyi bulur. Hak yolda dava sahibi olanların koruyucusu Allah'tır.
O yüzden derim ki, bu yolda herkes vurduğunu deviren birer Muhammed Ali'dir.
Müslüman olduktan sonra Muhmmed Ali için hayat daha da zor olmaya başladı. Sadece rakipleriyle değil karşısına çıkarılan büyük zorluklarla da dövüştü.
Müslümanlığını gizleme yoluna gitmedi. Tam tersine imanını tüm dünyaya haykırdı. Gördüğü yanlışlar karşısında gücün yanında yer alarak sessiz durmadı. Zulmün karşısına geçti. Tepki almaktan hatta öldürülmekten korkmadı. Dünyalık kaygılar beslemedi. Tam bir Müslüman tavrı sergiledi.
"Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım" diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı. Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. Üniversitelerde İslam'ı anlattı. 1970'te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü.
Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştı. 1960 Roma Olimpiyatları'ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, altın madalyasını Ohio Nehri'ne atmıştı. Tam 36 sene sonra yani 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya kendisine verildi.
11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demişti:
"Beni asıl inciten, 'İslam' ve 'Müslüman' adının bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım."
Efsane boksör Muhammed Ali, Hollywood Bulvarı'nda adının yıldız içindeki mermere yazılacağı fikrini "Ben Peygamber ismi taşıyorum, adımı yerlere yazdırmam" diyerek reddetmişti. Hollywood Bulvarı'nda duvarda adı yazan tek kişi Muhammed Ali'dir.
Hak yolda dava sahibi olmak büyük bedeller ister. Bu dava uğruna yeri gelir aç kalır insan, yeri gelir yalnız kalır. Fakat hiçbir zorluk gerçek dava sahibini yolundan alı koyamaz.
Gerçek dava sahipleri parayla satın alınamaz. Ne kadar baskı yapılırsa yapılsın asla susturulamaz. Gerçek dava sahipleri her zaman azınlıktır. Sayılarının az olması onları davalarından vazgeçiremez.
Bu yolda yürüyenler her zaman haklıdır. Haklı ise her zaman güçlüdür. Gerçek dava sahipleri asıl gücünü işte buradan alır. Hiçbir zaman onların başı öne eğilmez. Utanacakları, yüz kızartıcı suçları yoktur. Kimseye eyvallahları olmamıştır. Çünkü hiçbir beşerden herhangi bir beklenti içinde değildirler.
Onların tek beklentisi âlemlerin rabbi olan Allah'ın rızasıdır.
Onlara düşmanlık besleyenler kendi kaybeder. Yoluna taş koyanlar kendi yoluna taş koymuştur. Onlara atılan iftiralar döner dolaşır atan kişiyi bulur. Hak yolda dava sahibi olanların koruyucusu Allah'tır.
O yüzden derim ki, bu yolda herkes vurduğunu deviren birer Muhammed Ali'dir.
Eyüp Kabil / diğer yazıları
- Yıkık duvar / 14.04.2026
- Kötü kopya / 06.07.2023
- Asrın ahlaksızlığı / 18.02.2023
- İmar affını ‘kader’ çıkarmadı / 11.02.2023
- EYT’liler ilk maaşı ne zaman alır? / 04.02.2023
- Altılı Masa artık yok! / 28.01.2023
- Avantajları kaybeden seçimi kaybeder / 21.01.2023
- Basit bir ekonomi dersi! / 15.07.2022
- Hz. Ali'yi sevmek / 12.07.2022
- Teşekkürler… / 10.07.2022
- Kötü kopya / 06.07.2023
- Asrın ahlaksızlığı / 18.02.2023
- İmar affını ‘kader’ çıkarmadı / 11.02.2023
- EYT’liler ilk maaşı ne zaman alır? / 04.02.2023
- Altılı Masa artık yok! / 28.01.2023
- Avantajları kaybeden seçimi kaybeder / 21.01.2023
- Basit bir ekonomi dersi! / 15.07.2022
- Hz. Ali'yi sevmek / 12.07.2022
- Teşekkürler… / 10.07.2022



























































