logo
30 TEMMUZ 2026

Buğdayın atası 'siyez'de hasat dönemi başladı

Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde, geçmişi 12 bin yıl öncesine dayanan ve "Hitit buğdayı" olarak bilinen coğrafi işaretli siyez buğdayının hasadına başlandı

30.07.2026 15:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Buğdayın atası 'siyez'de hasat dönemi başladı
Buğdayın atası 'siyez'de hasat dönemi başladı
Kastamonu'nun İhsangazi ilçesinde yaklaşık 15 bin dekar alanda ekilen siyez buğdayında hasat dönemi başladı. Bölgede "kabulca" veya "kaplıca" olarak da adlandırılan siyez buğdayı için çiftçiler tarlalarda yoğun mesai harcıyor. Coğrafi işaretle tescillenen siyez buğdayı, hasat edildikten sonra çiftçiler tarafından katma değerli ürünlere dönüştürülerek Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Buğdayın atası olarak bilinen ve 12 bin yıllık geçmişe sahip siyez, İhsangazi ilçesinin yanı sıra, Seydiler ve Devrekani ilçelerinde de üretiliyor. İlaçsız ve gübresiz yetiştirilen siyez, son yıllarda yurt dışından da yoğun talep görüyor.

"12 bin yıllık siyez ürününü en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz"

İhsangazi ilçesinde isyez üretimi yapan çiftçi Sabahattin Ciğerci, "Yaklaşık 30 yıl devlet memurluğu yaptıktan sonra emekli olunca siyez ürünleri ekmeye başladım. Oğlumla birlikte siyez yetiştiriciliği yapıyoruz. 12 bin yıllık siyez ürününü en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Siyezi Ekim ayında ektik, Temmuz ya da Ağustos ayı gibi de hasadını yapıyoruz. Şu anda tarlamızdaki ürünleri biçerdövere biçtiriyoruz. Hasadını yaptıktan sonra siyez ürünümüzü sellektör makinesinden geçirdikten sonra değirmenimizde işliyoruz. Değirmenizi temizledikten sonra da siyezi un, erişte, makarna gibi her türlü katma değerli ürün haline getiriyoruz" şeklinde konuştu.

"Siyez ürünlerine yönelik yoğun talep alıyoruz"

Siyez üreticisi genç çiftçi Yasin Ciğerci ise 12 bin yıllık geçmişe sahip siyez buğdayının ana vatanı İhsangazi ilçesinin olduğunu belirterek, "Geçen yılın Ekim ayında siyez buğdayımızı toprakla buluşturmuştuk. Uğraşlar sonucunda hasadımıza başladık. Siyezin hasadını yaptıktan sonra 12 bin yıllık siyez buğdayımızı değirmenimize götürüp siyez unu ve siyez bulguru haline getireceğiz. Siyez buğdayımıza talep çok fazla. Bizler de siyez buğdayımızdan katma değerli ürünler yapıyoruz. Siyez unu, siyez bulguru, siyez eriştesi, siyez makarnası, siyez galettesi, siyez gevreğine yoğun bir ilgi var. Siyezi herkese tüketmesini tavsiye ediyoruz. Türkiye'nin en çok aranan ürünü olarak siyezin İhsangazi ilçemizde en iyi şekilde yetiştiriyoruz" dedi.

Gözaltındaki Sinem Dedetaş'tan açıklama: 'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'

Gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sosyal medya hesabından ilk açıklamasını yaptı. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Dedetaş, "Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi" dedi

30.07.2026 15:55:00
Haber Merkezi
 
Gözaltındaki Sinem Dedetaş'tan açıklama: 'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'
Gözaltındaki Sinem Dedetaş'tan açıklama: 'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'
Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarının işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı.
Gözaltında bulunan Sinem Dedetaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek destek mesajları için teşekkür etti.

'Olmayı hak ettiğim yer nezarethane değildi'
Dedetaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar'ın sokaklarında.Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek almak moral veriyor. En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle."

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi

30.07.2026 15:20:00
AA
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
 Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2027 hac kurasında ismi çıkan adayların kesin kayıt işlemlerinin bugün itibarıyla başladığını bildirdi.

Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında yer alan bilgiye göre, ​hacı adayları, işlemleri 18 Ağustos'a kadar e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek.

Boş kalan kontenjanların doldurulması işlemleri ise kura sırası gözetilerek 24 Ağustos-1 Eylül'de gerçekleştirilecek.

Hac ibadeti için kesin kayıt hakkı elde edip kayıt süresince kaydını yapmayanlara ek kayıt süresinde, belgelendirilebilir mücbir sebepler ile Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünün onayı olmadıkça kesin kayıt hakkı verilmeyecek.

Aynı yılda kayıt yaptırmayanlara ise gelecek yıllarda kesin kayıt hakkı tanınmayacak.

Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti

Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan eski genel sekreter Önder Sav, eşi, çocukları ve damadıyla birlikte partiden istifa etti. CHP yönetimini tüzüğü ve üyelerin iradesini yok saymakla suçlayan Sav, siyasi yaşamını Özgür Özel’in genel başkanlığındaki YENİ Parti’de sürdüreceğini açıkladı

30.07.2026 13:40:00
Haber Merkezi
 
Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti
Yaklaşık 70 yıllık CHP üyeliğini noktalayan Önder Sav CHP'den istifa etti
Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Sekreteri Önder Sav, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında CHP'den istifa ettiğini açıkladı.

Yaklaşık 70 yıldır üyesi olduğu CHP'den ayrılan Sav, siyasi yaşamını Özgür Özel'in genel başkanı olduğu YENİ Parti'de sürdüreceğini duyurdu. CHP'nin mevcut yönetimine sert eleştiriler yönelten Sav, parti yönetiminin tüzüğü ve üyelerin iradesini yok saydığını savundu.

Basın toplantısında konuşan Sav, 16 yıl sonra ilk kez aynı kürsüde kamuoyunun karşısına çıktığını belirterek, "Milletvekilliğini bıraktığım 2011'den bu yana 15 yıl sonra ilk kez bu kürsüde sizlerle beraber oluyorum. Hem mutluluğu hem heyecanı içindeyim" dedi.

CHP'de son dönemde hızlı gelişmeler yaşandığını ifade eden Sav, partiye ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmak istediğini söyledi.

Ankara 36. İdare Mahkemesi'nin 21 Mayıs 2026 tarihinde verdiği "mutlak butlan" kararına değinen Sav, kararın CHP'deki tartışmaları derinleştirdiğini savundu.

Sav, "Hukukun değil, hukuksuzluğun egemen olduğu, hukukun üstünlüğünün çiğnendiği bir dönemi yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Parti Meclisi üyelerinin önemli bir bölümünün istifa ettiğini belirten Sav, CHP Tüzüğü'ne göre Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu'nun görevinin sona ermiş olması gerektiğini ileri sürdü.

Sav, buna rağmen mevcut yönetimin görevine devam ettiğini belirterek, "Beş kişi de kalsa göreve devam ederiz anlayışıyla mevcut Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu, sanki hukuki geçerliliğini taşıyormuş gibi görev yapmaya devam etti" dedi.

"KURULTAY TALEPLERİ REDDEDİLDİ"
CHP'de 45 gün içerisinde kurultay yapılması gerektiğini ancak bu sürenin aşıldığını öne süren Sav, 5 Kasım 2023 tarihli kurultay delegelerinin yarıdan fazlasının olağanüstü kurultay çağrısı yaptığını söyledi.

Sav, delegelerin genel başkan, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu seçimlerinin yenilenmesini istediğini, mevcut yönetimin ise ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek bu talebi reddettiğini belirtti.

Mutlak butlan kararının parti içi hukuku zedelediğini savunan Sav, mahkeme kararının ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale anlamına geldiğini ileri sürdü.

Sav, "Mahkemenin kararı, ana muhalefet partisinin iç işlerine müdahale etmiş, parti içi hukuku zedelemiş ve üyelerin tercihlerini yok saymıştır" dedi.

Mevcut yönetimin hukuki tartışmalara rağmen görevini sürdürdüğünü belirten Sav, CHP üyelerinin önemli bölümünün bu yönetim anlayışını içine sindiremediğini öne sürdü.

"CHP KURULUŞ FELSEFESİNDEN UZAKLAŞTI"
CHP yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Sav, partinin Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten, hukuk devleti anlayışından ve hukukun üstünlüğünden uzaklaştığını savundu.

Sav, şunları söyledi: "Eğri oturup doğru konuşalım. Bugünkü yöneticilerin yönetimindeki parti, Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ve Kuvâ-yı Milliye'nin devamı olarak 103 yıl önce kurulmuş CHP değildir. Maalesef genleriyle oynanmış, başkalaştırılmış bir partidir.

Binayı ve parti amblemini haksız olarak kullanan kiracılar, elbette uygun ve yakın bir zamanda o binayı tahliye edeceklerdir.

Birkaç gün önce partiden istifa eden, geçmiş dönemlerde senatörlük ve milletvekilliği yapmış 281 değerli arkadaşımızın kamuoyuna açıkladıkları istifa gerekçelerine de katıldığımı belirtmek isterim.

AİLESİYLE BİRLİKTE İSTİFA ETTİ
Açıkladığım nedenlerle; eşim Çiğdem Sav, iki evladım ve damadımla birlikte, derin üzüntü ve tarifsiz bir acı içinde Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün tarif edip kurduğu rejimin ve devrimlerin sahipliğini yapan, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik hukuk devleti ilkelerine bağlı gerçek CHP'de yeniden buluşmak ümidiyle..."

Önder Sav, eski CHP Milletvekili ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erol Çevikçe'nin de istifa ettiğini paylaştı. Çevikçi'nin rahatzılığı nedeniyle basın açıklamasına katılamadığını söyledi.

Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı

Çanakkale'nin Ayvacık ve Bayramiç ilçelerindeki orman yangınları kontrol altına alındı

30.07.2026 11:47:00
İHA
 
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ve Bayramiç'teki orman yangınları kontrol altına alındı
Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyü yakınlarında dün saat 15.00 sıralarında çıkan yangın bugün 10.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Dün Bayramiç Barajı yakınlarındaki ormanda, saat 18.00 sıralarında çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle geniş bir alana yayıldı.

Yangın havadan ve karadan yapılan müdahalenin ardından saat 22.30 sıralarında kontrol altına alındı.

Bölgelerde soğutma çalışmaları devam ediyor.

Güvenpark’ta gazilerin hak arayışı 17. gününde

Türkiye'nin dört bir yanından Ankara'ya gelen er şehit yakınları ve gazilerin Güvenpark'taki oturma eylemi yarım ayı geride bıraktı. Rütbeli personel ile aralarındaki özlük hakları uçurumunun kapatılmasını isteyen vatan evlatları, talepleri karşılanmazsa açlık grevine başlayacaklarını duyurdu

29.07.2026 23:00:00
Haber Merkezi
 
Güvenpark’ta gazilerin hak arayışı 17. gününde
Güvenpark’ta gazilerin hak arayışı 17. gününde
Türkiye'nin 81 ilinden seslerini duyurmak için başkente gelen er şehit yakınları ve gazilerin Ankara Güvenpark'ta başlattığı oturma eylemi bugün 17. gününe girdi. 13 Temmuz'da "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla meydanlara inen yüzlerce gazi ve şehit ailesi, özlük haklarında adalet sağlanana kadar alanı terk etmeyeceklerini vurguluyor.

"Aynı çatışmada kopan bacağın rütbesi olmaz"

Eylemin öncülüğünü üstlenen Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Güvenpark'ta yaptığı açıklamada rütbeli personel ile er statüsündeki gaziler arasında çok ciddi bir maaş ve sosyal hak uçurumu olduğunu belirtti.

Çerçioğlu, hükümete seslenerek şu ifadeleri kullandı:

"Bizler bu vatan için göğsümüzü siper ettik. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında kopan bacağın, kaybedilen gözün rütbesi olmaz. Ancak iş maaş ve özlük haklarına gelince er statüsündeki gazilerimiz üvey evlat muamelesi görüyor. Emsal aylık düzenlemesi yapılana, haklarımız rütbeli gazilerle eşitlenene kadar buradan ayrılmayacağız. Eğer sesimiz duyulmazsa, çok yakında açlık grevine başlayacağız."

Gaziler, mevcut maaşların enflasyon karşısında eridiğini, protez desteklerinin yetersiz kaldığını ve ücretsiz sağlık hizmeti ile kira yardımı gibi en temel sosyal haklarda bile ayrımcılığa uğradıklarını dile getiriyor.

Muhalefetten Güvenpark'a ziyaret akını

Güvenpark'taki direniş, siyasetin de ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Eylemin başından bu yana çok sayıda siyasi parti lideri ve milletvekili alanı ziyaret ederek gazilere destek verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün ikinci kez gazileri parkta ziyaret ederek taleplerini dinledi. İYİ Parti TBMM grubuna talimat verdiğini ve mağduriyetin giderilmesi için acilen bir kanun teklifi hazırlayacaklarını açıkladı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da eylemin 13. gününde Güvenpark'a gitmişti. Arıkan, "Vatan için bedel ödeyenlerin hak mücadelesinde yanlarındayız" diyerek hükümeti adım atmaya çağırmıştı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da eylem alanını ziyaret ederek Meclis kürsüsünden bu konunun takipçisi olacaklarının sözünü vermişti.

Gözler Meclis'e çevrildi

Ankara'nın kavurucu sıcağına rağmen Güvenpark'ta bekleyişini sürdüren gaziler ve şehit yakınları, yetkililerden somut bir adım bekliyor. Meclis'in tatile girmeden önce er gazilerin özlük haklarını düzenleyen bir kanun teklifini gündeme alması için baskılar artarken, gaziler "Söz değil, icraat bekliyoruz" diyerek kararlılık mesajı veriyor.

'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'

Meltem TV’de Ebru Çanak’ın sunduğu Sümen6 programına konuk olan Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, ana dil hakları tartışmalarına ilişkin net mesajlar verdi. Batum, ana dilin konuşulmasının bir hak olduğunu kabul ederken, ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmaya yol açacağını savundu. Geçmişteki dil yasaklarının bugün ülkeyi bölmek için fırsat haline getirilmesini “korkunç” olarak nitelendiren Batum, dünyada bu yaklaşımın aksi bir örnek bulunmadığını vurguladı

29.07.2026 19:30:00
Eyüp Kabil
 
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
'Geçmiş yasakları bölücülük için kullanıyorlar'
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, Meltem TV ekranlarında yayınlanan Sümen6 programında, 'Terörsüz Türkiye' ve Türkiye'nin güncel siyasi ve toplumsal tartışmalarını değerlendirirken ana dil meselesine özel bir yer ayırdı. Programda Ebru Çanak'ın moderatörlüğünde, Bağımsız Türkiye Partisi Başdanışmanı Harun Kayacı ve Yeniçağ gazetesi yazarı Fatih Ergin'in de yer aldığı tartışmada Batum, anayasa hukuku perspektifinden açıklamalarda bulundu.

Batum, konuşmasının ilgili bölümünde ana dil konusunu şu şekilde özetledi: "Ana dil bir haktır ve konuşulabilir. Ancak ana dilde eğitimle insanları ayrıştırmak mümkün değildir." Bu ifadeyle, bireylerin kendi ana dillerini günlük yaşamda kullanma ve öğrenme hakkını temel bir hak olarak kabul ettiğini ortaya koydu. Buna karşılık, eğitim sisteminin ana dil üzerinden yapılandırılmasının toplumsal bütünlüğü zedeleyebileceği uyarısında bulundu.

Batum, geçmiş dönemlerde uygulanan dil yasaklarına da değindi. Bu yasakların tarihsel bir hata olduğunu dolaylı olarak kabul ederken, aynı yasakların bugün siyasi amaçlarla yeniden gündeme getirilmesini eleştirerek, "Geçmişteki yasakları bugün ülkeyi bölmek için bir fırsat olarak kullanmak korkunçtur" ifadesini kullandı. Batum'a göre, geçmişte yaşanan kısıtlamalar, bugün bazı çevreler tarafından Türkiye'nin üniter yapısını zayıflatmak ve ayrışmayı derinleştirmek amacıyla araçsallaştırılıyor.

"Dünyada bunun aksi bir örnek yok"

Batum, görüşlerini uluslararası karşılaştırmalarla da destekledi. "Dünyada bunun aksi bir örnek yoktur" diyerek, hiçbir ülkede ana dilde eğitimin toplumsal ayrışmayı önleyen veya birliği güçlendiren bir model olarak başarıyla uygulanmadığını savundu. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin anayasal düzeni ve ulusal bütünlüğü açısından risk taşıdığının altını çizdi.

Programda Batum'un bu sözleri, aynı yayın içinde ele alınan diğer konularla da bağlantılıydı. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dilinin Türkçe olduğu vurgusu, PKK'nın Lozan öncesi düzen ve Sevr benzeri bir yapıya dönme hedefi iddiaları ve "eşit yurttaşlık" söylemlerinin ardında ayrılıkçı talepler bulunduğu yönündeki değerlendirmeleri, ana dil tartışmasına hukuki ve siyasi bir çerçeve kazandırdı. Batum, mevcut sürecin hukuki bir zemin üzerine oturmadığını, "ısmarlama" ve belirsiz bir yapı taşıdığını da dile getirdi.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un bu açıklamaları, Türkiye'de dil, kimlik ve eğitim politikaları etrafında süregelen tartışmalara anayasa hukuku eksenli bir katkı olarak kayda geçti.

Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı

Türkiye'nin gözde turizm ve doğa merkezleri Antalya ve Muğla, peş peşe çıkan orman yangınlarıyla sarsılıyor. Kaş'ta iki gündür sarp arazide süren yangınla mücadele zor şartlarda devam ederken, Fethiye'deki alevler söndürüldü; son olarak Seydikemer'de ziraat alanında başlayıp ormana sıçrayan yangın nedeniyle ilçe devlet hastanesi tahliye edilerek Fethiye-Antalya kara yolu trafiğe kapatıldı

29.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Seydikemer’de hastane ve evler boşaltıldı
Muğla'nın Seydikemer ilçesi Bayır Mahallesi yakınlarında ziraat alanında başlayan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle hızla ormanlık alana sıçradı. Alevlerin yerleşim yerlerini ve kamu binalarını tehdit etmesi üzerine bölgede acil durum alarmı verildi.

Yangın bölgesine yakın mesafede bulunan Seydikemer Devlet Hastanesi'nin yoğun bakım ve palyatif bakım bölümleri tedbir amacıyla tamamen boşaltıldı. Ayrıca alevlerin tehdit ettiği 43 haneden 65 vatandaş tahliye edilirken, bölgedeki 3 boş evin yandığı bildirildi.

Yangının neden olduğu yoğun duman ve güvenlik riskleri sebebiyle Fethiye-Seydikemer-Antalya kara yolu sivil araç trafiğine geçici olarak kapatıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın "orman dışı alandan sıçradı" olarak duyurduğu yangına; 5 uçak, 18 helikopter, 93 arazöz, 3 TOMA ve toplam 835 personelle havadan ve karadan yoğun şekilde müdahale ediliyor.



Kaş'ta arazi şartları çalışmaları güçleştiriyor

Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Üzümlü Mahallesi'nde dün sabaha karşı başlayan orman yangını ise ikinci gününde de etkisini sürdürüyor. Yangının sarp, eğimli ve kayalık bir arazi yapısında yayılması kara ekiplerinin müdahalesini büyük ölçüde zorlaştırıyor.

Gece boyunca sarp kayalıklarda yangın işçileriyle yürütülen karadan mücadeleye, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden havadan destek vermeye başladı. Antalya genelinde son iki günde çıkan diğer yangınlardan Demre ve Kumluca'daki alevler ise ekiplerin hızlı müdahalesiyle kontrol altına alınarak soğutma çalışmalarına geçildi.

Fethiye'den sevindirici haber geldi

Muğla'nın Fethiye ilçesi Çiftlik Mahallesi'ndeki ormanlık alanda çıkan yangın ise yüreklere su serpti. Şiddetli rüzgarın etkisiyle büyüyen ve yerleşim alan sınırlarına dayanan alevler, Orman Genel Müdürlüğü ekiplerinin çok sayıda arazöz, uçak ve helikopterle gerçekleştirdiği yoğun koordineli operasyon sayesinde tamamen söndürüldü. Bölgede geniş çaplı soğutma çalışmaları yürütülüyor.

Meteoroloji ve Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgedeki şiddetli rüzgar ve düşük nem oranına karşı vatandaşları ve ekipleri yeni risklere karşı teyakkuzda olmaya çağırdı.

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi

Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi. 4 anlaşmanın ardından törenin sona erdiğinin açıklanması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, beşinci anlaşmayı hatırlatarak sürece müdahale etti. Kriz, Kalkınma Yolu Anlaşmasını Irak Ulaştırma Bakanı'nın imzalamaması nedeniyle yaşandı

29.07.2026 13:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Türkiye ile Irak arasında gerçekleştirilen resmi temaslarda imza töreni beklenmedik bir krizle gölgelendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin ortak basın toplantısı öncesinde düzenlenen imza töreninde dikkat çeken bir protokol krizi yaşandı.
Dört anlaşmanın imzalanmasının ardından sunucu tarafından törenin sona erdiğinin ilan edilmesi üzerine Erdoğan, "Bir yanlışlık olmasın, 5 anlaşma değil miydi?" diyerek sürece müdahale etti. Bu uyarının ardından törende kısa süreli bir belirsizlik yaşandı.

Krizin nedeni Kalkınma Yolu Anlaşması çıktı
Yaşanan aksaklığın, Kalkınma Yolu Anlaşmasının Irak Ulaştırma Bakanı Vehb el-Haseni tarafından henüz imzalanmamış olmasından kaynaklandığı anlaşıldı.
Kameralara yansıyan görüntülerde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydinin, Iraklı bakana anlaşmayı neden imzalamadığını sorduğu ve tepki gösterdiği görüldü.

İki lider dakikalarca görüştü
Yaşanan gelişmenin ardından Erdoğan ile ez-Zeydi arasında protokol alanında birkaç dakika süren değerlendirme gerçekleştirildi. Bu sırada kameralar, bakanların bulunduğu bölüme çevrildi.
Görüşmenin ardından program planlandığı şekilde devam etti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ortak basın toplantısındaki konuşmasını yaptı.

Anlaşma basın toplantısından sonra imzalandı
İmza töreninde tamamlanamayan Kalkınma Yolu Anlaşması, ortak basın toplantısının ardından iki ülkenin ulaştırma bakanları tarafından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı ez-Zeydi'nin huzurunda imzalanarak resmiyet kazandı.

Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Hayat Tabloları, 2023-2025 verilerine göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl oldu. Bir önceki döneme göre artış gösteren yaşam süresi kadınlarda 81,1 yıl, erkeklerde ise 75,9 yıl olarak hesaplandı

29.07.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
Türkiye'de beklenen yaşam süresi konusunda TÜİK rakamları açıkladı
TÜİK, Hayat Tabloları, 2023-2025 istatistiklerini yayımladı.
Buna göre, Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi 78,5 yıl olarak hesaplandı. Bu süre, 2022-2024 döneminde 78,1 yıl olarak açıklanmıştı.
Cinsiyete göre değerlendirildiğinde, erkeklerde beklenen yaşam süresi 75,9 yıl, kadınlarda ise 81,1 yıl oldu. Böylece kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşaması bekleniyor.

Yaş ilerledikçe beklenen yaşam süreleri
Verilere göre, 15 yaşındaki bir kişinin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 62,1 yıl, kadınlarda ise 67,3 yıl olarak belirlendi.
30 yaşındaki bir kişi için ortalama kalan yaşam süresi 50,3 yıl olurken, erkeklerde 47,8 yıl, kadınlarda 52,7 yıl olarak kayıtlara geçti. Bu yaş grubunda kadınlarla erkekler arasındaki fark 4,9 yıl oldu.
50 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl olarak hesaplandı. Erkeklerde bu süre 29 yıl, kadınlarda ise 33,4 yıl olarak tespit edildi.
65 yaşındaki bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 18,4 yıl olarak açıklandı. Erkeklerin 16,7 yıl, kadınların ise 20 yıl daha yaşaması beklenirken, kadınların bu yaş grubunda erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşadığı görüldü.

Eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresi artıyor
TÜİK verilerine göre, eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresi de uzuyor.
Her yaş grubunda, düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin beklenen yaşam süresinin daha kısa olduğu, eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte yaşam süresinin de yükseldiği belirlendi.
Cinsiyet bazında yapılan değerlendirmede de benzer sonuçlar ortaya çıktı. 30 yaşındaki erkeklerde, ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim mezunları arasında beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl olurken, kadınlarda bu fark 4,6 yıl olarak hesaplandı.

Sağlıklı yaşam süresi doğuşta 58 yıl
"Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı" olarak tanımlanan sağlıklı yaşam süresi, doğuşta ortalama 58 yıl olarak kaydedildi.
Bu süre erkeklerde 59,1 yıl, kadınlarda ise 56,9 yıl olarak hesaplandı. Verilere göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresi kadınlardan ortalama 2,2 yıl daha uzun oldu.

Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı

Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde, Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı dışındaki tüm sahillerde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girmek yasaklandı

29.07.2026 12:03:00
İHA
 
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kandıra'da birçok plajda denize girmek yasaklandı
Kocaeli Valiliği, Kandıra Kaymakamlığı'nın aldığı karar doğrultusunda olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle ilçedeki birçok plajda denize girmenin yasaklandığını duyurdu.

Yapılan açıklamaya göre, bugün Kovanağzı, Kumcağız, Kerpe, Seyrek, Bağırganlı ve Miço Kadınlar Plajı haricindeki tüm sahillerde denize girmek yasaklandı.

Yetkililer, vatandaşların can güvenliği açısından yalnızca cankurtaran hizmeti verilen ve yasak bulunmayan plajlarda, mantar dubalarla belirlenen güvenli alanlar içerisinde denize girmeleri gerektiğini belirterek, alınan tedbirlere uyulmasını istedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.