logo
24 TEMMUZ 2026

Büyük parti projesi olan partidir

25.01.2011 00:00:00
 
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, BTP dışında siyasi partilerin Türkiye'nin kalkınmasını hangi kaynaklara göre yapacağını izah etmediğine işaret ederek, "Büyük parti, kendine ait milli projesi olan partidir" dedi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, siyasi ve ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'deki siyaset anlayışına dikkat çeken BTP Genel Başkanı, ülkemizde siyaset yapanların, 'ülkeyi idare edeceğim' diyenlerin Merhum Mustafa Kemal Atatürk ve birkaç lider dışında Türkiye'nin nasıl kalkınacağının esaslarını ortaya koyamadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Baş, "Türkiye'nin kalkınmasını hangi kaynaklara göre yapacağını izah etmemişlerdir" dedi. "Büyük parti, kendine ait milli projesi olan partidir" diyen Prof. Dr. Baş, iktidara talip olanların icazet almak için önce ABD'ye gittiğine işaret ederek, şunları söyledi: "İcazet almak için 'pırr' ABD'ye, 'pırr' Avrupa'ya gidiyorlar. Biz de bunların arkasına takılıyoruz. Niye? Sülük var bunların arkasında, seni sömürecek! Haberin olsun! Bu vatan bizimdir, bizim kalacaktır. Hiçbir ortağımız yoktur. Bu millet bunun ortağıdır."

'Projelerimizi çalıyorlar'

Dünya iktisat doktrinine giren Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile diğer tüm partilerden farklı olduklarını ifade eden BTP Genel Başkanı, başta vatandaşlık maaşı olmak üzere MEM'de yer alan diğer sosyal devlet projelerinin taklit edildiğini söyledi. "Bizi idare eden arkadaşlar, bu işi bilmiyorlar" şeklinde konuşan BTP Lideri, sözlerine şöyle devam etti: "Neden bilmiyorlar? Araştırmadılar, hiç yorulmadılar. Şu milletin karnını nasıl doyuracağım diye bir adım atmadılar. Ne yaptılar? Haydar Hoca onu dedi, ben de 'yaparım' dediler. 'Haydar Hoca, ben bunu yaparım' dedi ama oturduğu yerde bunu söylemedi. Bir kitap yazarak bunu söyledi. Yetmedi, MEM'in nasıl uygulanacağını da ayrı bir kitap yazarak ortaya koydu. Şimdi herbirimizin bir partisi var. Elimizi vicdanımıza koyalım, ekonomide Haydar Hoca'dan başka bir sayfa yazısı olan bir Genel Başkan var mı? Yoksa, onların kapısında niye inat ediyoruz. Biz kendimizin hasmı mıyız?"

Türkiye hazine üstünde

Batılı kaynaklara göre, Türkiye'nin 3 katrilyon dolarlık maden rezervi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Baş, bu muazzam kaynağın hükümet tarafından yabancı şirketlere verildiğini belirtti. BTP Genel Başkanı, bu konuda şunları söyledi: "Sadece Gümüşhane'nin altında 20 trilyon dolarlık altın rezervi var. Bunu işlediğinizde 40 trilyon dolar gelir demektir. Sadece buradaki kaynak Türkiye'yi 100 yıl bakar. Onun için Türkiye'yi 100 yıl bakabilecek iradeyi iktidara taşıyacağız. Bu millet böylece sıkıntıdan, borçtan kurtulacak. Bundan dolayı ABD'ye ve Avrupa Birliği'ne ihtiyacımız yoktur diyorum."

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı

Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Akay Ünal, bu yıl hasadın iklim şartları nedeniyle yaklaşık 10 gün geciktiğini, ancak doğal afet yaşanmaması sayesinde rekolte beklentisinin yüksek olduğunu söyledi

24.07.2026 12:51:00
İHA
 
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Manisa'da yaş üzüm hasadı başladı
Türkiye'nin çekirdeksiz üzüm üretim üssü Manisa'da 2026 yılı yaş üzüm hasadı başladı. Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen erkenci sofralık üzüm çeşidi Spil Karasında ilk hasat gerçekleştirilirken, üreticiler verimli bir sezon beklentisi taşıyor.

1930 yılından bu yana bağcılık alanında araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdüren Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen Spil Karası üzüm çeşidinde hasat başladı. Enstitü Müdürü Akay Ünal, Spil Karası'nın isminin üreticilerin katıldığı anket sonucunda belirlendiğini hatırlatarak, çeşidin bölgenin en erkenci ve kaliteli sofralık üzümlerinden biri olduğunu ifade etti.

Yaş üzüm sezonunun resmen açıldığını belirten Ünal, bu yıl bağlarda doğal afet kaynaklı önemli bir zarar yaşanmamasının üreticiler açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Bağcılık Araştırma Enstitüsü olarak yeni üzüm çeşitleri geliştirme çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini belirten Ünal, "Bulunduğumuz parsel kurumumuzun melez parselidir. Özellikle erkenci çeşitlerde hasadımıza başlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 13 bin fert üzerinde yeni çeşit geliştirme çalışmalarımız devam ediyor. Mevcut çeşitlerden daha üstün özelliklere sahip olanları geniş parsellerimize aktararak değerlendirmeye alıyoruz. Hasadın başlamasıyla birlikte bizim için de yeni sezon açılmış oldu" dedi.

Son 10 yılda 14 yeni üzüm çeşidini tescil ederek Türk tarımına kazandırdıklarını vurgulayan Ünal, "Yeni çeşitlerimizle bu katkıyı artırmayı hedefliyoruz. Amacımız üreticimizin daha kaliteli ürünle daha fazla gelir elde etmesini sağlamak" diye konuştu.

"Hasatta yaklaşık 10 günlük gecikme yaşandı"

Bu yıl ilkbahar dönemindeki iklim şartlarının hasat takvimini etkilediğini dile getiren Ünal, bazı üzüm çeşitlerinde gecikmenin daha da arttığını söyledi.

Hasadın geçen yıllara göre yaklaşık 10 gün gecikmeli başladığını belirten Ünal, "Bazı çeşitlere göre bu süre 15 güne kadar çıkabiliyor. Şu anda henüz ismi bile verilmemiş yeni üzüm çeşitlerinin hasadını yaparak sezonu açmış bulunuyoruz. Buna rağmen rekolteyi olumsuz etkileyecek ölçüde herhangi bir doğal afet yaşanmadı. Bu nedenle verimli ve bereketli bir sezon bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı

24.07.2026 12:46:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:49:13
İhlas Haber Ajansı
 
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları açıklandı
ÖSYM KPSS-2026/1 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yönelik merkezi yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

ÖSYM'den yapılan duyuruya göre, 9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında tercihleri alınan KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri tamamlandı.

Adaylar, yerleştirme sonuçlarına 24 Temmuz 2026 saat 11.45'ten itibaren T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle ÖSYM'nin sonuç sistemi üzerinden erişebilecek. Sonuçlara ilişkin sayısal bilgiler de ÖSYM tarafından yayımlandı.

Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı

İstanbul Beşiktaş'ta, Çarşı taraftar oluşumu "Deplasman Kartalları" grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı'ya yolda yürüdüğü sırada silahlı saldırı düzenlendi. Yaralanan Uluhanlı hastaneye kaldırılırken, 7 şüpheli gözaltına alındı. Saldırıda kullanılan motosikletin Kağıthane'de bir sitenin otoparkında üzeri örtülü halde bulunduğu öğrenildi

24.07.2026 12:27:00
İHA
 
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Beşiktaş taraftar grubu "Çarşı"nın eski tribün liderine silahlı saldırı: 7 gözaltı
Olay, 10 Temmuz Cuma günü Beşiktaş Gayrettepe Mahallesi'nde saat 21.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beşiktaş taraftar oluşumu Çarşı'nın "Deplasman Kartalları" adı verilen grubunun eski tribün lideri Kemal Ulhanlı, sokakta yürüdüğü esnada motosikletli iki kişi tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sonucu Ulhanlı, 5 yerinden yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan Uluhanlı, ambulansla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesine kaldırıldı. Uluhanlı'nın hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Olay yerinde çalışmalarını sürdüren ekipler 3 adet boş kovan bulurken, ekiplerin ifadesine başvurduğu E.K. (15) silah seslerini duyduktan sonra siyah kıyafetli ve maskeli bir kişinin koşarak uzaklaştığını gördüğünü ifade etti.

Saldırıda kullanılan motosiklet bir sitenin otoparkında üzeri örtülü şekilde bulundu

Olayla ilgili çalışma başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ile Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri, saldırıda kullanılan 34 FVP 162 plakalı motosikletin Kağıthane Yahya Kemal Mahallesi'ndeki bir sitenin otoparkında üzeri örtülmüş şekilde saklandığını tespit etti. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin motosiklet üzerinde yaptığı çalışmalarda Hamza T.'nin (19) parmak izi bulundu. Yürütülen çalışmalarda Hamza T.'nin motosikleti kullandığı, silahı ise Onur T.'nin ateşlediği belirlendi.

Şüphelilerin silahlı saldırının ardından ikinci bir motosiklet ve kiralık otomobille hareket ettiği belirlendi. Eren K.'nin (24) şüphelilerle birlikte hareket ederek diğer motosikleti kullandığı, Derya Ö.'nün (23), Nuran Ö. (25) tarafından kiralanan otomobille şüphelilerle birlikte saldırıda kullanılan motosikleti almaya gittiği tespit edildi. Öte yandan Abdulsamet K.'nin (22) motosikleti terk edildiği yerden aldığı, Eray Ç.'nin (23) ise motosikleti Mustafa K.'ye (26) verdiği tespit edildi.

7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

Cinayet Büro Amirliği ekipleri 15 Temmuz'da operasyon için düğmeye bastı. Operasyonda Eray Ç., Derya Ö., Nuran Ö., Eren K., Abdulsamet K., Mustafa K. ve Hamza T. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden Mustafa K. ile Hamza T.'nin ifadelerinde, saldırıda silahı Onur T.'nin ateşlediği, motosikletin Hamza T. tarafından kullanıldığını ve saldırıyı organize edenin Fuat U. (25) olduğunu söyledikleri öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Kemal Ulhanlı'nın toplam 4 suç kaydının bulunduğu öğrenildi.

Ayrıca silahı ateşleyen Onur T.'nin 'kasten yaralama', 'kasten öldürmeye teşebbüs', 'mala zarar verme' ve 'ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından toplamda 23 suç kaydı olduğu öğrenilirken, Fuat U.'nun ise 'ateşli silahlar kanununa muhalefet', 'motosiklet hırsızlığı' ve 'uyuşturucu madde kullanmak' suçlarından toplam 6 suç kaydı olduğu tespit edildi. Tutuklanan şüphelilerden Abdulsamet K.'nin 7, Eray Ç.'nin 3, Eren K.'nin 6,, Mustafa K.'nin toplam 2 ve Hamza T.'nin 4 suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Saldırıyı gerçekleştiren Onur T. ile olayın azmettiricisi olduğu değerlendirilen Fuat U.'nun yakalanmasına yönelik ekiplerin çalışmaları sürüyor.

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek

24.07.2026 12:12:00 / Güncelleme: 24.07.2026 12:17:13
Haber Merkezi
 
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek
Özgür Özel ve 90 milletvekilinin CHP'den istifasıyla Meclis aritmetiği büyük oranda değişecek.

CHP'de bir dönem sona erdi.

Mutlak butlan kararı sonrası yönetim krizinin yaşandığı CHP'de Özgür Özel ve arkadaşları istifa etti.

Özel dahil 91 milletvekilinin imzasıyla Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesi hazırlandı.

Bu istifalarla birlikte Meclis'te sandalye dağılımı da değişecek.

Özel ve ekibinin istifa dilekçeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. Milletvekillerinin istifası Meclis Başkanlık Divanı incelemesi sonrası işleme konuluyor.

İstifalar kabul edildiğinde Meclis'teki sandalye dağılımında büyük bir değişim yaşanacak.

Meclis'te en fazla sandalye 277 milletvekili ile AK Parti'de bulunuyor.

AK Parti'yi takip eden CHP'nin 135 milletvekili bulunuyordu. Bu milletvekillerinden 91'inin istifasıyla bu sayı 44'e geriledi.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte Meclis'te en fazla sandalyesi bulunan ikinci parti Yeni Parti olacak.

Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi

24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Leman Gölü kıyısındaki Lozan kentinde imzalanan barış antlaşması, yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını noktalamadı; Osmanlı İmparatorluğu'nun enkazı üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki "tapu senedi" oldu. Lozan Barış Antlaşması, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde sahada zaferden zafere koşan Türk milletinin diplomasideki en büyük zaferidir

24.07.2026 11:29:00 / Güncelleme: 24.07.2026 14:30:44
Hasan Gündoğdu
 
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Mudanya’dan Lozan’a Türkiye’nin bağımsızlık mimarisi: Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi
Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesi ve ardından gelen Mudanya Ateşkes Antlaşması, Batılı devletleri Ankara hükûmetiyle masaya oturmaya zorladı. Konferans, 20 Kasım 1922'de başladı. Türkiye'yi İsmet Paşa (İnönü) başkanlığındaki heyet temsil ediyordu.

Ankara'nın diplomatik heyete verdiği iki ana kırmızı çizgi vardı:

* Kapitülasyonların kesin olarak kaldırılması
* Ermeni yurdu iddialarının reddedilmesi ve tam bağımsızlıktan taviz verilmemesi.

Ancak emperyalist güçlerin Osmanlı dönemi ayrıcalıklarını koruma arzusu, görüşmeleri tıkadı. Özellikle ekonomik bağımsızlık, Osmanlı borçları ve kapitülasyonlar konularındaki çetin tartışmalar nedeniyle 4 Şubat 1923'te konferans kesintiye uğradı. İsmet Paşa'nın "Çok kan döktük, çok acı çektik; her medeni millet gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz" çıkışı bu döneme damga vurdu.

Görüşmelere verilen iki aylık arada Türkiye ekonomisine yön vermek adına İzmir İktisat Kongresi toplandı. Nisanda yeniden başlayan müzakereler, Türk tarafının kararlı duruşu sayesinde 24 Temmuz 1923'te tarihi bir zaferle sonuçlandı.

Türkiye masadan ne kazandı?

Lozan, Sevr Antlaşması ile yapılmak istenen paylaşım planını tamamen tarihe gömdü. Türkiye'nin diplomatik masada elde ettiği kritik kazanımlar:

Ekonomik tam bağımsızlık ve borçlar

Kapitülasyonlar kaldırıldı: Osmanlı'nın belini büken ve yabancı devletlere verilen tüm adli, mali ve ticari ayrıcalıklara son verildi.

Osmanlı borçları: Borçlar, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında makul oranlarda paylaştırıldı. Türkiye kendi payına düşeni Türk Lirası ve Fransız Frangı üzerinden taksitlendirerek ödedi.

Düyun-u Umumiye: Yabancıların Osmanlı gelirlerine el koyduğu idare tamamen feshedildi.

Sınırlar ve toprak bütünlüğü

Suriye ve Yunanistan sınırı: Batı sınırı Meriç Nehri olarak belirlendi. Savaş tazminatı olarak Yunanistan'dan Karaağaç alındı.

Ege Adaları: Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları Türkiye'de kaldı.

İstanbul'un tahliyesi: İtilaf Devletleri'nin işgal altındaki İstanbul'u antlaşmanın onayından kısa süre sonra tamamen boşaltması kararlaştırıldı.

Hukuki ve toplumsal egemenlik

Azınlıklar meselesi: Gayrimüslimler dışındaki tüm unsurlar Türk vatandaşı sayıldı. Böylece yabancı devletlerin "azınlık hakları" bahanesiyle iç işlerimize karışmasının önüne geçildi.

Nüfus mübadelesi: İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler hariç tutularak Türkiye ve Yunanistan arasında zorunlu nüfus değişimi kararlaştırıldı.

Çözümü sonraya bırakılan çetrefilli başlıklar

Lozan bir zafer antlaşması olsa da dönemin jeopolitik şartları gereği bazı maddeler geçici çözümlere kavuşturuldu:

Boğazlar statüsü: Boğazlar bölgesi silahsızlandırıldı ve yönetimi başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakıldı. (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tamamen Türkiye lehiyle çözüldü).

Musul sorunu: İngiltere ile yürütülen sınır görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için konu konferanstan sonraya bırakıldı.

Hatay sınırı: 1921 Ankara Antlaşması sınırı korundu, Hatay sınır dışında kaldı. (1939'da Anavatana katıldı).

Bir Cumhuriyetin hukuki temeli

Lozan Barış Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanıp geçerliliğini ve hukuki meşruiyetini günümüzde de koruyan tek barış antlaşmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını uluslararası hukuk nezdinde tescilleyen antlaşma, ilan edilecek olan yeni Cumhuriyet'in de sarsılmaz temeli olmuştur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin tapu senetidir.

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı

24.07.2026 09:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan güvenlik korucusu tutuklandı

Doku soruşturması kapsamında Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 2'sinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Tunceli'de sağlık kontrolünden geçirilen güvenlik korucusu Fatih Özmen ile iş insanı O.Y. adliyeye sevk edildi.

Savcılık sorgusu tamamlanan Fatih Özmen sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince "kasten öldürme" ve "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi" suçlarından tutuklanırken, iş insanı O.Y. hakkında yurt dışına çıkış yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Diğer şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi

23.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi
MHP lideri Devlet Bahçeli "Yeni parti hazineden pay almalıdır. 1 milyar 815 milyon liradan pay aktarılması etik olanıdır" dedi.

Özgür Özel ve arkadaşlarının CHP'den ayrılarak kuracağı yeni parti için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den sürpriz bir açıklama geldi.

Bahçeli "CHP içinden yeni bir parti çıkıyor. Yeni partiye milletvekili sayısı oranından hazine yardımından pay aktarılmalıdır" dedi.

AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'

Anayasa Mahkemesi, Sivas Katliamı davasında önemli bir karara imza attı. AYM, katliamda hayatını kaybeden isimlerin ailelerine tazminat ödenmesine hükmetti

23.07.2026 13:58:00
Haber Merkezi
 
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
AYM'den Sivas Katliamı kararı: 'Tazminat ödensin'
Sivas Madımak Oteli'nde 2 Temmuz 1993'te 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylar üzerine başlatılan yargısal sürecin "etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunulmuştu.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, başvuruyu bugünkü gündem toplantısında görüştü. Yüksek Mahkeme, ölenlerin yakınlarının yaptığı bireysel başvuruda oy birliğiyle, "yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine" karar verdi. Başvuruculara manevi tazminat ödenecek. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.

Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı

Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı bulunan Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde olumsuz hava ve deniz şartları nedeniyle denize girişler tamamen yasaklandı

23.07.2026 12:44:00
İHA
 
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya'nın 3 ilçesinde denize girişler yasaklandı
Sakarya çevresinde etkili olan olumsuz hava şartları, yüksek dalga ve ölümcül risk taşıyan rip akıntısı tehlikesi üzerine sahil ilçelerinde kırmızı alarm verildi.

Sabah saatlerinde Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerinde kaymakamlıklar tarafından peş peşe yasak kararları duyuruldu.

Can güvenliğinin sağlanması amacıyla sahillerde önlemler arttırıldı.

Bölgede görev yapan sahil güvenlik, cankurtaran ve zabıta ekipleri sahil şeridindeki denetimlerini artırarak vatandaşları sudan çıkardı ve denize girmemeleri yönünde uyarılarda bulundu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.