logo
20 TEMMUZ 2026

Buzdan hükümdar tahtı ilgi çekiyor

Kış mevsiminin uzun sürdüğü ve sert geçtiği Erzurum'da, akademisyen ile öğrencilerin Selçuklu ve Osmanlı hükümdarlarının tahtından esinlenerek yaptığı dev buzdan taht, ilgi görüyor
 

08.12.2019 18:40:00
 
Buzdan hükümdar tahtı ilgi çekiyor
Buzdan hükümdar tahtı ilgi çekiyor
Kentte bir süredir etkili olan soğuk havayı fırsat bilen Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Heykel Bölümü akademisyen ve öğrencilerinin tasarladığı buzdan taht, bir haftalık çalışmayla tamamlandı.
Üniversitenin Merkez Yemekhanesi'nin önünde sergilenen ve 2 metre yüksekliğiyle dikkati çeken buz çalışmasında, çift başlı kartal sembolü ve geleneksel Türk motifleri de işlendi.
Öğrenciler ve vatandaşlar, buzdan yapılan ihtişamlı tahta büyük ilgi göstererek, hatıra fotoğrafı çektirdi.
GSF Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bulat, çalışmanın üniversite kampüsünde, kış memleketinin farkındalığının oluşturulması amacıyla yapıldığını söyledi.
Sanatsal çalışmaları kışın da yürüttüklerini ifade eden Bulat, "Kış mevsimine yönelik sanatsal aktivite yapılması amaçlandı. Kökenimizin ve üniversitemizin sembolü olan çift başlı kartal sembolü buza aktarıldı. Üniversite öğrencilerimiz buzdan tahtla fotoğraf çektiriyor. Selçuklu ve Osmanlı hükümdarlarının kullandığı tahtın benzeri biraz modernize edilerek geleceğe taşındı" dedi.
Üniversite öğrencilerinden Rabiya Karataş da Erzurum'da bu tür sanatsal faaliyetlerin yapılması gerektiğini belirterek, "Buzdan tahta yapılan çift başlı kartal motifi ve tahtın alt kısımdaki motifler çok güzel görünüyor. Yapanların emeğine sağlık. Öğrenciler tarafından ilgi görüyor. Özellikle şehir dışından gelen ve burada okuyan öğrenciler tarafından çok büyük ilgi görüyor" diye konuştu. AA
 

Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu

İstanbul merkezli 12 ilde düzenlenen dev "köstebek" operasyonunda, devletin gizli POLNET ve gümrük sistemlerindeki bilgileri rüşvet karşılığı suç örgütlerine sızdıran, aralarında polis ve komiserlerin de bulunduğu 27'si aktif kamu görevlisi 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İşte 5.4 milyar liralık rüşvet trafiğinin detayları...

20.07.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Emniyette büyük ‘köstebek’ operasyonu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen devasa bir yolsuzluk ve casusluk soruşturması, emniyet ve kamu kurumları içerisine sızan "köstebek" ağını çökertti.

Devletin en mahrem sistemlerindeki gizli bilgileri rüşvet karşılığında silahlı suç örgütlerine servis ettiği tespit edilen şüphelilere yönelik 12 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan 50 şüpheliden 27'sinin aktif kamu görevlisi olduğu öğrenildi.

POLNET ekranını çetelere açmışlar

Yürütülen titiz teknik ve fiziki takip neticesinde, suç örgütü üyelerinin kamu görevlilerine WhatsApp üzerinden "POLNET ekranından sorgulayabilir misin?" şeklinde mesajlar gönderdiği saptandı.

Köstebek olarak nitelendirilen kamu görevlilerinin rüşvet karşılığında, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün POLNET sistemine girerek kişilerin suç kayıtlarını; aranma, yakalama ve Kırmızı Bülten durumlarını; araç sorgulama geçmişlerini ve gümrük sistemleri üzerinden giriş-çıkış ve geçiş bilgilerini usulsüzce sorgulayıp çetelere aktardığı belgelendi.



27 aktif kamu görevlisi ifşa oldu

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla harekete geçen emniyet güçleri; İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, Balıkesir ve Kayseri'de önceden belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.

Gözaltı kararı verilen kamu görevlilerinin listesi ise yapının vahametini gözler önüne serdi. Şüpheliler arasında; 1 komiser, 10 polis memuru, 15 gümrük muhafaza memuru, 2 denetimli serbestlik memuru ve 1 zabıt kâtibi bulunuyor. Ayrıca suç ağının koordinasyonunda rol oynadığı belirtilen 2 avukat ile 21 sivil şüpheli de operasyonun hedefi oldu.

5.4 milyar liralık dev rüşvet trafiği

Soruşturmanın en çarpıcı ayaklarından birini ise işin mali boyutu oluşturdu. MASAK raporları, HTS kayıtları, dijital materyaller ve sistem log kayıtlarının incelenmesi sonucunda, suç ağları ile köstebek kamu görevlileri arasında dönen rüşvet çarkının büyüklüğü ortaya çıkarıldı. İlk belirlemelere göre, sistemdeki gizli bilgilerin sızdırılması karşılığında tam 5.4 milyar liralık bir rüşvet trafiğinin yürütüldüğü tespit edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilerek sürdürülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Yetkililer, dijital incelemelerin ardından sızıntının boyutunun ve rüşvet trafiğinin daha da netleşeceğini bildirdi.

Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan derneğin eski Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadesine ulaşıldı

 

20.07.2026 13:51:00
Anadolu Ajansı
 
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı
Ahbap Derneği soruşturmasında 2 şüphelinin ifadesine ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde alınan ifadesinde şüpheli Hüseyin Küçük, net tarihini hatırlamadığını, Ahbap Derneği Yönetim Kurulu'nda yer aldığını ve Mayıs 2024'ten sonra da ayrıldığını söyledi.

Derneğin 2022 ile Mayıs 2024 arasında saymanlık görevini yürüttüğünü belirten Küçük, bu süreçte derneğe yapılan bağışların amacına uygun şekilde harcanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için çalıştığını öne sürdü.

Küçük, deprem döneminde bazı günler 50-60 sözleşme düzenleyip imzaladıklarını, yüzlerce alım işlemi gerçekleştirdiklerini anlatarak, alımların piyasa rayicinin altında olduğunu iddia etti. Küçük, denetimlerde de bu malzemelerin deprem bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığının ortaya konulduğunu savundu.

Ahbap Derneğinin topladığı yardım miktarına ilişkin Küçük, "Bildiğim kadarıyla 4 milyar TL civarında para toplandı. Bu para, depremin ilk gününden itibaren bölgeden gelen ihtiyaçlar çerçevesinde ve özellikle bölgedeki AFAD yetkililerinin, vali ve kaymakamların bize ilettiği ihtiyaç skalasına uygun olarak harcanmış ve deprem bölgesine ulaştırılmıştır." beyanında bulundu.

Küçük, derneğin faaliyetlerinin denetlendiğini öne sürerek, "Hem İstanbul Valiliği hem de İçişleri Bakanlığı tarafından bu süreçleri doğru ve düzgün yaptığımıza dair dernek incelenmiş ve raporlanmıştır. En son 2025 senesinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri incelemelerini yapmış, benim dernek yönetiminden ayrıldığım 2024 Mayıs ayı da dahil olmak üzere herhangi bir suistimal ve problem görmemişlerdir." ifadelerini kullandı.

Derneğe yönelik denetim sürecinde herhangi bir yönlendirmesinin bulunmadığını savunan Küçük, depremin ilk günlerinde Ahbap Derneğinin yoğun kamuoyu baskısıyla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle yönetim kurulu olarak tedirginlik yaşadıklarını ve sürecin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için derneğin denetlenmesi gerektiğini düşündüklerini ifade etti.

"Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim"

Derneğin harcamalarının doğru şekilde denetlenmesi amacıyla Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından anlık denetim yapılmasını talep ettiklerini belirten Küçük, "Bu denetim tabii ki o dönemde çok detaylı bir denetim değildi. Biz gelen paranın doğru harcandığı denetlensin diye kendimiz istedik. Bir de uluslararası denetim olsun istedik. İsmini şu an hatırlamadığım bir şirket de denetime geldi. Bu gelen denetim elemanlarıyla önceden bir tanışıklığımız yoktur." ifadelerini kullandı.

Küçük, çek görüntülerinin telefonunda bulunmasına ilişkin ifadesinde şunları söyledi:

"Biz Ahbap Derneği yönetiminden ayrıldıktan sonra Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi adına Haluk Levent çek çıkartmış. Bu çekler bir sürü kendi ticari alacak verecek meselelerinde kullanılmış. Tabii ben hem avukat olmam hem Ahbap Derneği eski yönetim üyesi olmam ve Haluk Levent'i tanıyan biri olmam sebebiyle o dönemde bu çekleri Haluk Levent'ten alan bazı şahıslar benim numarama bir şekilde ulaşarak, çeklerin ödenmesi alınmayınca çeklerin görüntüsünü bana atarlardı. Ben de bu çeklerle ilgili bir bilgimin olmadığını söylerdim."

Çeklerin alacaklısıyla veya tarafıyla yan yana gelmediğini iddia eden Küçük, "Bu çeklerin bankadan alınıp başka şahıslara dağıtıldığını duyunca çok sinirlendim, hem Haluk Levent'e hem de cirosu olan Yeliz Kaya ile çok esaslı kavgalar ettim. Sadece ve sadece bu olayı doğru bulmadığım için bu tepkiyi gösterdim. Telefonumda bulunan çeklerin bir kısmı, daha sonra bu çekler ödenince Yeliz Kaya tarafından 'Abi bu çekleri toparlıyoruz.' diye bana göndermiş olabilir. Çeklerin kesildiği ve alındığı tarihte ben Ahbap Derneğinde bulunmuyordum." beyanında bulundu.

Küçük, görev yaptığı dönemde Ahbap Derneği Yönetim Kurulunun toplumda saygınlığı bulunan, alanlarında başarılı isimlerden oluştuğunu savunarak, şunları kaydetti:

"2024 Mayıs ayına kadar Yönetim Kurulunun herhangi bir usulsüzlüğe izin vermesi mümkün değildir. Ekonomik durumları iyi, saygınlıkları üst düzey insanlardır. Zaten dosya kapsamında iddia edilen usulsüzlüklerin tamamı 2024 yılı tarihinden sonradır. Yeni Yönetim Kurulundaki kişilerin hepsi Ahbap çalışanlarından oluşturulmuştur. Daha doğrusu biz Yönetim Kurulundan gönderilerek kendisine 'hayır' diyemeyecek çalışanlardan oluşan bir Yönetim Kurulu oluşturmuştur. Olayın aslı budur. İş ve işleyişten anlayan biz deneyimli kişileri uzaklaştırıp, iş ve işleyişten uzak kendi kişisel işlerine hizmet edecek bir dernek yapısı oluşturduktan sonra, derneği kullanarak her türlü çek, senet, gayrimenkul işlerine girmiş ve birçok insanı mağdur etmiştir."

Fatih Eke'nin ifadesi

Şüpheli Fatih Eke de ifadesinde, bir dönem kripto borsası ile pay alım satımıyla ilgilendiğini belirterek, 2023 yılının sonlarına doğru reklam amacıyla kurduğu "Nigella Chain" isimli ekosistemi, Haluk Levent'in satın almak istemesi üzerine 2025 yılının başında kendisine sattığını söyledi.

Haluk Levent'in bu coinin ismini "HLK" olarak değiştirdiğini belirten Eke, "Bu satış ile ilgili Haluk Levent bana çekler verdi. Bu çeklerin de tamamının karşılığını alamadım. Bu konu ile ilgili dava açıldı ve Haluk Levent bu konudan dolayı ceza da almıştı. Bu coinler Türk borsasında yoktu. Zaten Türkiye dışına ve içine de transferi mümkün değildi. Bu işler için ücreti mukabilinde yazılımcı olarak çalışanlarım vardı. Ancak herhangi bir ortağım yoktu. Haluk Levent'e sattıktan sonra bu kripto işleri ile herhangi bir uğraş içerisinde bulunmadım." ifadelerini kullandı.

Şüpheli Eke, Haluk Levent ile coin satışı nedeniyle ticari ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda Yeliz Kaya aracılığıyla hesaplarına miktarını hatırlamadığı tutarlarda para gönderildiğini öne sürerek, kalan ödemenin çek karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını ancak bu tutarın yalnızca bir kısmını tahsil edebildiğini, geri kalanını ise halen alamadığını kaydetti.

Söz konusu satış için toplam 7 milyon dolar karşılığında anlaştıklarını öne süren Eke, kendisine yaklaşık 3 milyon dolar tutarında çek verildiğini, kalan 4 milyon doların ise yaklaşık 1 milyon dolarlık kısmının nakit ve banka hesabı üzerinden gönderildiğini ifade etti.

Eke, ifadesinde şunları söyledi:

"(Haluk Levent) Benim Ahbap Derneği için Hatay Samandağ'da bir okul yapmamı istemişti. Adı da Nigella Sörf Merkezi idi. Projeyi satın alınca 1,5 milyon dolar da okul için bu satış hesabında kendisi (Haluk Levent) düşüş yaptı. Geriye kalan 1,5 milyon dolar da yazılımcı ve diğer teknik tarafa borcum vardı. Bunları ödeyeceğini söyledi ama ödemedi. Ben kullandığım çeklerden ödenmeyen kısmını, kullandığım kişiler benden tahsil etmek istedi. Bu nedenle zor durumda kaldım. Bana küçük küçük paralar gönderiyordu. Bu sebepten dolayı işlerim zarar gördü. Ayrıca okul projesi de parası benden kesilmiş olmasına rağmen atıl kaldı. Ben okulun yapılmamasını öne sürerek parasını istediğimde de 250 bin dolar civarında ödeme yaptı. 'Üstünü de istemiyorum yeter ki bana vermiş olduğun çekleri öde.' dedim."

Eke, kendi hesabından Yeliz Kaya'ya gönderilen paraların, Haluk Levent'in kendi şirketinin reklam yüzü olması nedeniyle Levent'in talimatıyla Kaya'nın hesabına aktarıldığını öne sürdü.

Şüpheli Fatih Eke, "Haluk Levent ile aramızda bir ticari ilişki gerçekleşmiştir ve bu ticari ilişkiden kaynaklı da mağdur olmuşumdur. Benim Ahbap Derneği ile herhangi bir bağlantım yoktur. Suçsuzum ve mağdurum." beyanında bulundu. 

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de tören düzenlendi

 


20.07.2026 13:50:00
Anadolu Ajansı
 
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü İzmir'de törenle kutlandı

Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen törene, İzmir Vali Yardımcısı Nusret Şahin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Gökhan Çelik, Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkan Vekili Albay Ali Ercan Şahin, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ve gaziler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Başkonsolosluğu, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilciliği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile Kıbrıs Türk Kültür Derneği tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.

KKTC İzmir Başkonsolos Vekili Alpbuğra Bahadır Gültekin, 20 Temmuz'un Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin en şanlı sayfası olduğunu vurguladı.

Gültekin, "20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı zulme, tecride ve yok edilme tehlikesine karşı Mehmetçik ile Mücahit'in kol kola, omuz omuza yazdığı destansı bir özgürlük mücadelesinin mihenk taşıdır." dedi.

Türkiye'nin garantörlük hakkını kullanarak adaya müdahalede bulunduğu hatırlatan Gültekin, "Pladini Plajı'na azimle karaya ayak basan, Gönyeli semalarından çelik bir iradeyle süzülen ve Atak Tepe'de canı pahasına geçit vermez bir duvar ören Türk askeri, Kıbrıs'ın kaderini o gün yeniden çizmiştir. Anavatan Türkiye her dönemde olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türk halkının güvenliği, refahı ve uluslararası toplumda hak ettiği yeri alabilmesi için çabalarını sürdürmektedir." ifadelerini kullandı.

"Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum"

İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü tarafından yıl dönümü kapsamında "Kıbrıs Şafakta Parlayan Hürriyet Sergisi" ziyarete açıldı.

Gazilerin de yer aldığı protokol üyeleri, Kıbrıs Barış Harekatı'nı anlatan resimleri inceledi.

Kıbrıs Gazisi Hüseyin Özçelik, resimleri gördükçe o günü tekrar yaşadığını, gururlu olduğunu belirtti.

Gazilerden Ahmet Dilşeker de Kıbrıs'a tüm insanlığa barış getirmek için gittiklerini belirterek, "Bugünleri gördüğüm için çok mutluyum. O kadar çok gururluyum ki anlatamam. Aynı 52 yıl önce olduğu gibi o duygularla şimdi buradayım." diye konuştu.

Harekatta astsubay olarak görev yapan gazilerden Recep Arslan ise dizinde şehit olan çavuşu unutamadığını anlatarak, "Dizimde son nefesini verdi. O, hep gözümün önünde ne zaman hatırlasam gözlerim yaşarır. Allah rahmet eylesin. Kıbrıs'a 3 kez gittim. Her gidişimde Kıbrıs'ı devletleşmiş olarak gördüm. Zaman geçtikçe Kıbrıs bir devlet oldu. Ondan da gurur duydum." ifadelerini kullandı.

Tüketici hakem heyetlerine ilk 6 ayda 481 bin 613 başvuru yapıldı

Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında yaklaşık 8,5 milyar lira değerinde 481 bin 613 başvuru yapılırken, bunların 455 bin 500'ü sonuçlandırıldı

20.07.2026 12:00:00
AA
 
Tüketici hakem heyetlerine ilk 6 ayda 481 bin 613 başvuru yapıldı
Tüketici hakem heyetlerine ilk 6 ayda 481 bin 613 başvuru yapıldı
Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı.

Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne olanak sağlayan tüketici hakem heyetlerinin, yargının iş yükünü de önemli ölçüde azalttığı kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır."

Açıklamada, tüketicilerin, e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği belirtilerek, 6 ayda yapılan başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirildiğine ve elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiğine dikkat çekildi.

Heyetlere en fazla başvuru İstanbul'da yapıldı
Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında en fazla başvuru yapılan ilk 5 ilin, 126 bin 319 ile İstanbul, 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile Antalya olduğu bildirilen açıklamada, an az başvurunun ise 305 ile Ardahan'dan geldiği aktarıldı.

Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı ifade edildi.

Hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 35'inin ayıplı mal, yüzde 29'unun da ayıplı hizmet şikayetlerine yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı:

"Ürün bazında bakıldığında, en çok şikayete konu olan ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu. Bununla birlikte, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranlarıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmelere) ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu."

En fazla başvuru perakende ticaret sektörüne yönelik gerçekleşti
Sektörel bazda bakıldığında da en çok başvurunun 249 bin 240 ve 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne ilişkin uyuşmazlıklara yönelik olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak 'https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi' adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir."

TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir" ifadesini kullandı
 

20.07.2026 10:44:00
AA
 
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür
TBMM Başkanı Kurtulmuş: Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının garantörüdür
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir" ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'nın, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğünü ve onurlu varoluş mücadelesini tarihe nakşeden bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Uluslararası hukuktan doğan meşru hakların kararlılıkla savunulduğu bu tarihi harekat, Ada'da barış ve istikrarın tesisine vesile olmuş, Kıbrıs Türk halkının geleceğini güvence altına almıştır. Bugün de Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki haklı davasını kararlılıkla desteklemeyi sürdürüyoruz. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve Kıbrıs Adası'nda barış ve huzurun garantörüdür. Bu sorumluluğumuz sonsuza dek devam edecektir. Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde, aziz şehitlerimizi ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş'ı rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle yad ediyor, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nı gönülden tebrik ediyorum."

İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı

İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

20.07.2026 09:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı
İstanbul'da çete operasyonu: 37 gözaltı
İstanbul'da organize suç örgütüne yönelik yapılan operasyonda aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışmalarda çetelere karşı yeni bir operasyon başlattı.



İstanbul başta olmak üzere ülke genelinde ve uluslararası alanda faaliyet gösteren, liderliğini yurtdışında bulunan bir şüphelinin yaptığı organize silahlı suç örgütüne yönelik daha önce yürütülen operasyonda yakalanan 2 şüpheliye ait dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde suç içerikli yazışmalar tespit edilmiş, bu kapsamda 19 Şubat tarihinde bir operasyon gerçekleştirilmişti. O tarihte yapılan operasyonu genişleten polis, yeni deliller ve belgeler ışığında bu sabah geniş çaplı bir operasyon daha gerçekleştirdi.

Devam eden soruşturmada elde edilen HTS, MASAK, log kayıtları ve diğer deliller doğrultusunda; suç örgütüyle bağlantısı bulunan şüphelilerin yakalanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında gümrük muhafaza memuru, zabıt katibi, denetimli serbestlik memuru, avukat ve polis gibi kamu görevlilerin de bulunduğu 37 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ait sekiz ilkokulu daha kapatmasını kınayarak, kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğunu belirtti ve Atina'yı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı

19.07.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli'den Yunanistan'a tepki: Batı Trakya'da Türk azınlık okullarının kapatılması Lozan Antlaşması'nın ihlalidir
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığına ait sekiz ilkokulu daha kapatmasını kınayarak, kararın Lozan Barış Antlaşması'nın ihlali olduğunu belirtti ve Atina'yı uluslararası yükümlülüklerine uymaya çağırdı.

Keçeli, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Yunanistan'ın, öğrenci sayısının yetersizliği bahanesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı'na ait sekiz ilkokulu kapatma kararını kınıyoruz. Bu son kararla birlikte Azınlık ilkokullarının sayısı 76'ya düşürülmüştür. İskeçe 1'inci Türk Azınlık İlkokulu'nda birinci sınıfa kayıtlarda yeni engellerin çıkarılması da Batı Trakya Türk Azınlığı'nın eğitim haklarının aşındırılmasına yönelik sistematik uygulamaların bir diğer örneğidir. Bu baskıcı karar ve uygulamalar, Lozan Barış Antlaşması hükümlerinin ihlali niteliğindedir.

Batı Trakya Türk Azınlığı'yla ilgili hak ihlallerini tespit eden uluslararası mahkeme kararlarını ve başlıca Avrupa kurumlarının tavsiyelerini uygulamaktan kaçınan Yunanistan'ı bir kez daha azınlık ve temel insan haklarına ilişkin ahdi yükümlülükleri doğrultusunda hareket etmeye davet ediyoruz. Türkiye, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın hak ve hukuk mücadelesini kararlılıkla desteklemeye devam edecektir."

İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'a ziyaret

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti

19.07.2026 20:40:00
Haber Merkezi
 
İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'a ziyaret
İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman'a ziyaret
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı'nın 52'nci yıl dönümü dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu ve beraberindeki heyet ile görüştü.

Erhürman, ziyaretten memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Dervişoğlu da Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde, KKTC'de bulunmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi.

Konuk heyet ziyarette Erhürman'a hediye verdi.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009'da hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü açıkladı

19.07.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Gürlek'ten Muhsin Yazıcıoğlu açıklaması
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Paylaşımında Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma, milletimizin vicdanında derin iz bırakmış dosyalardan biridir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 27 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 19'u tutuklanmış, 8'i hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer 2 şüpheli ise cezaevinde tutuklu bulunmaktadır. Dosyada FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir. Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ'nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir. Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinden görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.

Bahçeli'den Kıbrıs Barış Harekatı mesajı: Türk askeri barışın sigortası

Bahçeli, Türk askerinin Kıbrıs'ta barış ikliminin sigortası olduğunu vurguladı

19.07.2026 18:00:00
AA
 
Bahçeli'den Kıbrıs Barış Harekatı mesajı: Türk askeri barışın sigortası
Bahçeli'den Kıbrıs Barış Harekatı mesajı: Türk askeri barışın sigortası
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kıbrıs'ta Türk askerinin varlığını tartışmaya açanların, Türk halkının maruz bırakıldığı katliamları bilinçli olarak hasıraltı ettiğini söyledi.
Bahçeli, "Türk askerinin Ada'daki mevcudiyeti, yeni saldırıların önünü kesen caydırıcılığın, Kıbrıs Türkü'nün güvenliğinin ve Doğu Akdeniz'deki barış ikliminin yegane sigortasıdır" ifadesini kullandı.

Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Akdeniz'in bağrına Türk milletinin irade mührünü vuran aziz şehitleri rahmet ve minnetle, kahraman gazileri şükran ve hürmetle andığını belirtti.

20 Temmuz 1974'ün Türk milletinin barış arzusunu boyun eğiş zannedenlere karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kudretini, Kurtuluş Harbi'nden sonra bir kez daha yedi cihana gösterdiği tarihi bir safha olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"20 Temmuz 1974, Kıbrıs Türkü'nü yurdundan söküp atmayı, Ada'yı köhne Enosis masallarıyla Yunanistan'a bağlamayı ve Doğu Akdeniz'deki Türk varlığını tasfiye etmeyi amaçlayan kanlı hesabın paramparça edildiği milli bir hüküm günüdür. O gün Türk askeri, Rum-Yunan zihniyetinin asırlık ilhak saplantısını tarihin karanlık sayfalarına hapsetmiş, miadı dolmuş Enosis hülyasını ve yayılmacı emellerini Akdeniz'in sularına gömmüştür."

Devlet Bahçeli, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Anadolu'nun güneydeki emniyet hattı, Doğu Akdeniz'deki milli hak ve menfaatlerin kilit noktası, şehit kanlarıyla vatan kılınan bir Türk yurdu, mazinin emaneti ve milli varlığın devamlılığı olduğunu vurguladı.

"Ankara ile Lefkoşa'nın kaderi birbirinden ayrılamayacağı gibi, Kıbrıs Türkü'nün güvenliğiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin asayişi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğiyle Türk milletinin Akdeniz'deki itibarı da birbirinden kopartılamaz." değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kıbrıs Türkü, Ada'nın asli sahibidir. Lala Mustafa Paşa'nın serdarlığında yürütülen Osmanlı Devleti Kıbrıs Seferi'nin, on bir aylık muhasaranın ardından 1 Ağustos 1571'de Mağusa'nın fethiyle tamamlandığı ve Türk varlığının Ada'da kök saldığı günden bugüne Kıbrıs Türkü, kendi kaderini tayin etme iradesine sahip egemen bir halk, büyük Türk milletinin koparılamaz ve vazgeçilemez bir parçasıdır.

Bu tarihi hakikat, asırlar boyunca süren kuşatmaların, kanlı saldırıların, yokluk ve yoksunlukların içinden geçerek, vatanını ve bayrağını canından aziz bilen, şehadet mertebesine ve Resul-i Ekrem'in komşuluğuna erişme niyazıyla cepheye koşan bahadırların yazdığı destanlarla tahkim edilmiş ve bugüne kadar taşınmıştır. Helenist yayılmacılığın Kıbrıs Türkü'nün canına, malına, namusuna ve milli kimliğine kastettiği yıllarda, köyler kuşatılmış, ocaklar söndürülmek istenmiş, kadın ve çocuk demeden siviller hedef alınmış, Ada'da Türk milleti soykırıma uğratılmıştır."

Bahçeli, böylesi bir vahametin içinden doğan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın dağınık milli iradeden müşterek bir ülkü doğuran, ülküyü askeri disiplin ile birleştiren, Ada'da Türk milletinin çaresizlik dehlizlerinde kaybolmasını önleyen, bağımsızlık ve hürriyet sevdasını mücadeleyle yüreklerde diri tutan milli bir mukavemet karargahı olduğuna işaret etti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.