logo
13 TEMMUZ 2026

"Canımızı emanet ettiğimiz polisimiz, geçim derdi ve stres kıskacında sahipsiz bırakılamaz!"

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Bolu İl Teşkilatı, kentteki sivil toplum kuruluşlarına yönelik gerçekleştirdiği saha programında Türkiye’nin en can alıcı yaralarından birine parmak bastı

13.07.2026 12:44:00 / Güncelleme: 13.07.2026 15:39:39
Hasan Gündoğdu
 
"Canımızı emanet ettiğimiz polisimiz, geçim derdi ve stres kıskacında sahipsiz bırakılamaz!"
"Canımızı emanet ettiğimiz polisimiz, geçim derdi ve stres kıskacında sahipsiz bırakılamaz!"
Bolu Emniyet ve Güvenlik Hizmetlerini Geliştirme ve Destekleme Derneği'ne yapılan ziyarette emniyet teşkilatının içine itildiği ağır şartları gündeme getiren BTP heyeti, can güvenliğimizi sağlayan polislerin geçim sıkıntısı ve psikolojik baskılar altında ezilmesine tepki gösterdi. Heyet, bu ağır tablonun tek kurtuluş formülünün Bağımsız Türkiye Partisi ve dünyaca ünlü Milli  Ekonomi Modeli (MEM) olduğunu vurguladı.






"Polislerimizin Maruz Kaldığı Ekonomik ve Psikolojik Baskıyı Sıfırlayacağız"
 
BTP Bolu heyeti, Dernek Başkanı Sayın Aydoğan Tekin ile Köroğlu Beton tesislerinde bir araya geldiği görüşmede, emniyet personelinin uzun mesai saatleri, liyakat eksiklikleri ve son dönemde Türkiye genelinde artan psikolojik/ekonomik yıpranmışlıklarını masaya yatırdı. 
 
Milli Ekonomi Modeli'nin sosyal devlet politikaları ve kaynağı olan "Senyoraj Geliri, Yer Altı Madenleri, Milli Para gibi unsurlarını devreye sokarak kamu personeline hak ettiği refahı doğrudan sağlayacağını belirten heyet, şu sarsıcı açıklamayı yaptı:
 
"Gecesi gündüzü olmadan, kendi canı pahasına bizlerin canını ve namusunu emanet ettiğimiz emniyet mensuplarımız, bugün maalesef geçim sıkıntısı, ağır çalışma şartları ve düzensiz mesai kıskacında çok ağır bedeller ödüyor. Kendi güvenliğinden, yarınından endişe eden bir polisin huzurla görev yapması beklenemez. BTP iktidarında, Milli Ekonomi Modeli ile polislerimizin maaş ve özlük haklarını, maruz kaldıkları yüksek risk oranına yakışır bir seviyeye getireceğiz. Emniyet teşkilatımızdaki ekonomik tabanlı stres faktörlerini tamamen sıfırlayacağız. Onların refahını ve mesleki huzurunu tam güvenceye almak lütuf değil, devletin asli görevidir. MEM'in 'Sosyal Devlet' sütunu, güvenliğimizi sağlayan her bir memurumuzun arkasındaki en büyük mali kalkan olacaktır."






"Engellilik Bir Yardım Değil, Anayasal Hak Meselesidir"
 
Günün bir diğer önemli durağı olan Birimiz Hepimiz Hepimiz Birimiz Engelli Derneği ziyaretinde de ekonomik krizin vurduğu bir diğer kesim olan engelli vatandaşların sorunları konuşuldu. Dernek Başkanı Satılmış Akman ve üyelerle görüşen BTP temsilcileri, derinleşen ekonomik kriz ortamında en büyük darbeyi engelli bireylerin aldığına dikkat çekti.
 
BTP yetkilileri, "Mevcut sistem engelli bireyleri maalesef 'sosyal yardım alan pasif nesneler' olarak görerek yoksulluğa mahkum ediyor. MEM ekseninde engelli maaşlarını insanca yaşanacak seviyelere çıkaracağız. 'Sosyal Devlet' projelerimiz kapsamında engelli vatandaşlarımızın istihdamını kota zorunluluğundan çıkarıp, devlet eliyle kalıcı iş alanları sağlayarak onları ekonominin asli unsuru haline getireceğiz" diyerek yapısal çözüm yollarını aktardı.






Yoğun Program İl Divanı ile Taçlandı
 
Program akşam saatlerinde düzenlenen BTP Bolu İl Divan Toplantısı ile son buldu. Halkın ve STK temsilcilerinin BTP çözümlerine gösterdiği yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten il yönetimi, Genel Başkan Hüseyin Baş liderliğinde Türkiye'yi bu ekonomik ve sosyal cinnet sarmalından kurtaracak tek partinin BTP olduğunu, Bolu'nun her sokağında Milli Ekonomi Modeli'ni haykırmaya devam edeceklerini ifade etti.

Gazeteciliğin tarihi ve toplumsal önemi

İnsanoğlunun çevresinde olup biteni öğrenme ve bunu başkalarına aktarma arzusu, insanlık tarihi kadar eskidir

13.07.2026 00:16:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Gazeteciliğin tarihi ve toplumsal önemi
Gazeteciliğin tarihi ve toplumsal önemi
İnsanoğlunun çevresinde olup biteni öğrenme ve bunu başkalarına aktarma arzusu, insanlık tarihi kadar eskidir.

Ancak bu arzunun kurumsal, etik ve profesyonel bir mesleğe dönüşmesi, yüzyıllar süren bir mücadelenin ve teknolojik devrimin sonucudur.

Günümüzde "Dördüncü Kuvvet" olarak adlandırılan gazetecilik, demokrasilerin işlemesi ve toplumların doğru bilgiye ulaşması için hayati bir organ vazifesi görüyor.







Antik Çağ'dan Matbaaya: İlk Adımlar

Gazeteciliğin kökleri, Antik Roma'ya kadar uzanır. M.Ö. 59 yılında Julius Caesar'ın emriyle taş veya metal levhalara kazınarak forumlara asılan Acta Diurna (Günlük İşler), tarihin ilk düzenli haber bülteni kabul edilir.

Bu levhalarda siyasi gelişmeler, askeri zaferler, gladyatör dövüşlerinin sonuçları ve hatta önemli ölüm ilanları yer alırdı. Çin'de ise Tang Hanedanlığı döneminde (M.S. 618-907) saray haberlerini bürokratlara iletmek amacıyla Kaiyuan Za Bao adlı el yazması bültenler saray tarafından dağıtılıyordu.

Ancak haberciliğin kaderi, 1450'lerin ortasında Johannes Gutenberg'in hareketli parçalı matbaayı icat etmesiyle kökten değişti. Bilginin çoğaltılabilir ve ucuz hale gelmesi, haberin kitlelere yayılmasının önünü açtı.







Modern Gazetelerin Doğuşu ve Basın Özgürlüğü Mücadelesi

Düzenli yayınlanan ilk gazete, 1605 yılında Strasbourg'da Johann Carolus tarafından basılan Relation aller Fürnemmen und gedenckwürdigen Historien oldu. İngiltere'de 1702'de çıkan The Daily Courant ise ilk başarılı günlük gazete olarak tarihe geçti.

Bu dönemde gazeteler, kralların ve hükümetlerin sıkı sansürleriyle karşılaştı. Gazetecilik tarihi, aynı zamanda bir basın özgürlüğü ve sansürle mücadele tarihidir.

18. yüzyılda Aydınlanma Çağı ile birlikte gazeteler, sadece haber veren değil, fikir tartışmalarının yürütüldüğü, monarşilerin sorgulandığı siyasi arenalara dönüştü. Amerika ve Fransız devrimlerinde gazetelerin kitleleri harekete geçirmedeki rolü büyüktü.







Telgraftan Dijital Çağa: Teknolojik Dönüşüm

Endüstriyel matbaaların gelişmesi ve telgrafın icadı, habercilikte hız devrimi yarattı. Telgraf sayesinde aylar süren kıtalararası haber akışı dakikalara indi.

20. yüzyılda radyo ve televizyonun hayatımıza girmesi, haberi sesli ve görüntülü olarak evlerin içine taşıdı. Canlı yayınlar, insanlığın küresel olaylara eş zamanlı tanıklık etmesini sağladı.

Bugün ise internet, yapay zeka ve sosyal medya ağları ile "Dijital Gazetecilik" çağını yaşıyoruz. Her bireyin potansiyel bir içerik üreticisi olduğu bu yeni ekosistemde, haber saniyeler içinde milyonlara ulaşıyor. Ancak bu hız, beraberinde ciddi bir dezenformasyon (yalan haber) sorununu da getiriyor.







Gazeteciliğin Hayati Önemi: Neden İhtiyacımız Var?

Gazetecilik, sadece olayları aktaran bir kronikçi değildir. Güçlü demokratik toplumların inşasında üstlendiği kritik roller şunlardır:

Denetleme ve Hesap Sorulabilirlik: Gazetecilik, kamu adına güç odaklarını (siyaset, sermaye, kurumlar) denetler. Yolsuzlukları, adaletsizlikleri ve hak ihlallerini gün yüzüne çıkararak şeffaflığı sağlar. Bu yönüyle yasama, yürütme ve yargıdan sonra "Dördüncü Kuvvet" olarak anılır.







Kamuoyunu Bilgilendirme: Sağlıklı bir demokrasi, doğru bilgilendirilmiş seçmenlere dayanır. Vatandaşların sandığa giderken veya toplumsal olaylar karşısında tutum alırken doğru, tarafsız ve doğrulanmış bilgiye ihtiyacı vardır.

Toplumsal Hafıza ve Farkındalık: Gazeteciler, tarihin ilk taslağını yazar. Azınlıkların, dezavantajlı grupların veya sesini duyuramayanların sesi olarak toplumsal vicdanı ayakta tutarlar.







Dezenformasyonla Mücadele: Bilgi kirliliğinin ve yapay zeka tarafından üretilen sahte içeriklerin zirve yaptığı günümüzde, geleneksel gazetecilik refleksleri olan "teyit etme", "kaynak doğrulama" ve "etik filtreleme" hiç olmadığı kadar değer kazanmıştır.

Özetle; gazetecilik biçim değiştirse, kağıttan ekranlara taşınsa da üstlendiği misyon değişmemiştir. Gerçeğin manipüle edilmeye çalışıldığı her dönemde, bağımsız ve etik gazetecilik toplumların en önemli güvencesi olmaya devam edecektir.

Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi

Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Mehmet Demirbaş memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi

12.07.2026 15:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de şehit olan uzman çavuş Samsun'da toprağa verildi
Eskişehir'de meydana gelen silahlı çatışmada şehit olan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş (45) memleketi Samsun'un Terme ilçesinde toprağa verildi.






Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde 2017 yılından bu yana görev yapan Uzman Jandarma Sekizinci Kademeli Çavuş Mehmet Demirbaş, Mihalıççık ilçesine bağlı Narlı Mahallesi'nde dün akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edilen İbrahim Günsel'in tüfekle açtığı ateş sonucu ağır yaralanarak, kaldırıldığı Mihalıççık Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.








Şehidin naaşı, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı'nda dün düzenlenen törenin ardından askeri uçakla gece saatlerinde Samsun Çarşamba Havaalanına getirildi, buradan da Terme ilçesine götürüldü. Hayatlarını kaybeden Süriye ve Mustafa çiftinin 4 çocuğundan biri olan şehidin Türk bayrağına sarılı naaşı, helallik alındıktan sonra cenaze töreninin düzenleneceği Sakarlı Mahallesi Merkez Camii'ne getirildi. Burada şehidin eşi Mürüvvet ve ailesi gözyaşı döktü. 2 çocuk babası Şehit Mehmet Demirbaş öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından aynı mahallede toprağa verildi.






Cenaze törenine Samsun Valisi Orhan Tavlı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun milletvekilleri, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu

Antalya'da yüzde 55 nem oranıyla birlikte termometreler 38 dereceyi gösterince tatilciler Konyaaltı Sahili'ne akın etti

11.07.2026 16:56:00
İHA
 
Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu
Antalya'da termometreler 38 dereceyi gösterdi: Sahiller doldu
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Antalya kent merkezinde hava sıcaklığı 30 derece olarak ölçüldü. Nem oranının yüzde 55 seviyelerine çıkmasıyla birlikte hissedilen sıcaklık daha da arttı.






Termometrelerin 38 dereceyi gösterdiği kentte, yüksek nemin etkisiyle birlikte sıcak havadan bunalan vatandaşlar, serinlemek için dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili'ni tercih etti. Deniz suyu sıcaklığının 29 dereceyi bulduğu sahilde yoğunluk oluşurken, vatandaşların bir bölümü denize girerek serinlemeye çalıştı.








Kimi vatandaşlar sahil bandındaki çim alanlarda piknik yapıp gölgelik bölgelerde dinlenirken, bazıları ise son dönemlerde ilgi gören ayakta kürek sörfü (SUP) yaparak denizin ve güneşli havanın tadını çıkardı.








"Isparta'dan yüzmek için geldik"

Arkadaşlarıyla birlikte Isparta'dan Antalya'ya denize girmek için gelen Tolunay Şenbaş, kente sık sık geldiklerini belirterek, "Isparta'dan geldik. Antalya'ya sık sık geliyoruz, on numara şehir bence. Bu yüzden sürekli geliyoruz, hafta sonu yüzmeye geliyoruz. Deniz çok güzeldi, tam yüzmelikti. Antalya'yı çok seviyoruz, cennet bence" dedi. Şenbaş'ın arkadaşı Melih Doğan ise, "Isparta'dan yüzmek için geldik, Antalya'yı seviyoruz. Sürekli geliyoruz" ifadelerini kullandı.




















Aksaray'da feci kaza: 3 ölü

Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi yaşamını yitirdi

10.07.2026 14:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.






Kaza sabah saat 07.45 sıralarında Aksaray - Konya kara yolu Yenikent beldesi kavşağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya'dan Aksaray istikametine seyreden Adem Gündüz (55) idaresindeki 50 AEG 167 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole takla attı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara müdahale ederken, araçta yolcu olarak bulunan anne Çiğdem Gündüz (52) ve oğlu Emircan Gündüz'ün (25) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan araç sürücüsü Adem Gündüz ile araçta bulunan diğer oğlu Bedirhan Gündüz (18) ise ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı.

Burada tedavi altına alınan yaralılardan baba Adem Gündüz de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından anne ve oğlun cenazeleri otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

BTP 2026 Gençlik Kampı tamamlandı

Bağımsız Türkiye Partisinin 2026 Yaz Gençlik Kampı sona erdi. Bu yıl Afyonkarahisar’da düzenlenen ve ülke genelinde yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı kampta seminerler, teşkilat toplantıları, yarışmalar ve gençlik şöleni düzenlendi. 3 gün süren ve renkli görüntülere sahne olan kamp, BTP lideri Hüseyin Baş’ın kapanış konuşmasıyla sona erdi

06.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
BTP 2026 Gençlik Kampı tamamlandı
BTP 2026 Gençlik Kampı tamamlandı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Geleneksel Yaz Gençlik Kampını bu yıl da Afyonkarahisar'da gerçekleştirdi.

BTP Gençlik Kampına Türkiye'nin dört bir yanından binlerce kişi katıldı.

İlk ziyaret Kocatepe'ye

Kamp, BTP liderinin gençlerle birlikte Mustafa Kemal Atatürk'ün Büyük Taarruzu başlattığı Kocatepe'yi ziyaretiyle başladı.

BTP'liler Kocatepe'de Atatürk ve milli mücadele kahramanları için dua etti.

Hüseyin Baş burada yaptığı açıklamada; "Buradan 26 Ağustos'ta başlatılan taarruz aslında Yunan'a karşı başlatılan bir taarruz değil bütün emperyalist güçlere karşı bir taarruzdur. Çünkü bütün emperyalist güçler o sembol ülke Yunanistan'ın arkasında. Yunanın şöyle özel bir durumu da var; Yunan bütün Avrupa'nın kültür atası olarak kabul edilir. Dolayısıyla Yunanistan'ın galip gelmesi demek bütün batı ve Hristiyan gibi bir algıya da sebep olduğu için bütün dünya arkasında. Atatürk ve yüce Türk milleti, Türk ordusu sadece o küçük bir Yunan ile mücadele etmedi. Buradan başlayan harekat bütün emperyalizmin bağrına bir hançer saplama operasyonudur ve başarıya ulaşmış bir operasyondur" dedi.






"Atamıza söz verdik"

Kampın en coşkulu anlarından biri de BTP liderinin otele gelişiydi.

Gençler Hüseyin Baş'ı sloganlar ve meşalelerle karşıladı.

Kampın başında kısa bir selamlama konuşması yapan Hüseyin Baş, "2026 yılı Bağımsız Türkiye Partisi Geleneksel Gençlik Yaz Kampı'nı açıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Buraya gelmeden önce biz gençlerle birlikte 26 Ağustos 1922 günü Atatürk'ün Büyük Taarruz'u başlattığı Kocatepe'deydik. Orada gençlerimizle Kocatepe'yi gezdik. Oradan inerken şu sözü verip indik; Atamıza ve tarihimize olan bağlılığımızı, onlara olan minnet borcumuzu, kanımızın son damlasına ve son nefesimize kadar ödemek için mücadele etmek üzere söz verdik ve bağımsız Türkiye hayalini hep birlikte gerçekleştirmek için bir kez daha yemin ettik. Hayırlı uğurlu olsun. Hepinizi tebrik ediyorum" İfadelerini kullandı.






Üye kampanyasında dereceye girenlere plaket verildi

Seminer, eğlence ve yarışların düzenlendiği kampta yapılan teşkilat toplantısında da parti faaliyetleri değerlendirildi.

Bu kapsamda gündem 6 aydır devam eden üye seferberliğiydi.

BTP, Yargıtay verilerine üye sayısını bu yılın ilk 6 ayında yüzde 263,49 artırarak tüm partiler arasında en yüksek oransal büyümeyi gerçekleştirdi. BTP'nin üye sayısı Yargıtay verilerine göre 14 bin 450'den 6 ay içerisinde 52 bin 525'e yükseldi.

Toplantıda üye çalışmalarında başarı gösteren teşkilat mensuplarına plaketleri verildi.

Türkiye genelinde dereceye girenler plaketlerini BTP lideri Hüseyin Baş'ın elinden aldı.






Penaltı ve halat çekme yarışında kıyasıya mücadele…

BTP Gençlik Kampının ikinci günü de renkli etkinliklere sahne oldu.

Çocuklar için düzenlenen etkinlikle başlayan 2. Gün programı penaltı turnuvası ve halat çekme yarışıyla devam etti.

Büyük çekişmelere sahne olan yarışları BTP lideri Hüseyin Baş da izledi, kendisi de penaltı atışı yaptı.

Birinci olan takıma ve yarışmacılara kupa ve madalyalarını BTP lideri takdim etti.






Satranç ve bilgi yarışması da düzenlendi

Satranç turnuvasının da düzenlendiği BTP kampı, akşam saatlerinde bilgi yarışmasıyla devam etti. Yarışma kıyasıya bir rekabete sahne oldu.

Gençler şölende kıyasıya eğlendi

Kampın 2. Gününün en coşkulu anı düzenlenen gençlik şöleniydi.

Türkiye'nin dört bir yanından gelen gençler şarkı, türkü ve marşlarla coşup eğlendi.






Kapanış konuşmasını BTP lideri yaptı

BTP Afyon kampı, 3. gününde BTP lideri Hüseyin Baş'ın yaptığı kapanış konuşmasıyla sona erdi.
Hüseyin Baş konuşmasında şu mesajları verdi:






"Bu kamplar sıradan organizasyonlar değildir"

"Bu kamplar sıradan organizasyonlar değildir. Bu kamplar, bundan tam 25 yıl önce ebedi Liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş tarafından başlatılmış büyük bir geleneğin devamıdır.

Bu kamplar, sadece eğlenmek için yapılan buluşmalar değildir. Burada dostluklar kurulur.

Burada kardeşlikler güçlenir. Burada yarının kadroları yetişir. Burada fikirler üretilir. Burada Türkiye'nin meseleleri konuşulur. Burada gelecek planlanır. Bir gün bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olacak insanların birbirini tanıdığı, birbirine inandığı ve birlikte yol yürümeyi öğrendiği bir mekteptir burası. İşte bu yüzden BTP gençlik kampları bizim için çok değerlidir.






"Sorun çok ama çözümsüz değiliz!"

Kıymetli gençler, Ülkemizde çok ama çok sorun var, iç karartıcı tablolarla dolu bir sürecin içindeyiz. Sorun çok ama çözümsüz değiliz! Çünkü biz bu milletin potansiyeline inanıyoruz.
Biz Türk gençliğine inanıyoruz. Biz bu toprakların yeniden ayağa kalkacağına inanıyoruz.

Çünkü bu millet büyük bir millettir. Çünkü bu millet tarih boyunca bütün zorlukları aşmayı başarmıştır. Ve inanıyorum ki bu salonda bulunan gençler, yarının daha güçlü Türkiye'sini inşa edecek kadrolardır. Sizler yalnızca bir siyasi partinin gençleri değilsiniz. Sizler bir medeniyet yürüyüşünün temsilcilerisiniz. Sizler bir bağımsızlık idealinin temsilcilerisiniz. Çünkü siz Mustafa Kemal'in askerlerisiniz, Prof. Dr. Haydar Baş'ın evlatlarısınız. Çünkü siz Bağımsız Türkiye gençliğisiniz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.