logo
04 AĞUSTOS 2026

Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak


 
 
Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki 12 bin yıllık Çayönü Tepesi'nde ilk kez 1965'te start alan ve daha sonra durdurulan kazı çalışmalarına 50 yıl sonra batı bölümünde yeniden başlandı.

04.08.2026 13:45:00
AA
 
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak
Çayönü, insanlık tarihine ışık tutacak

Dünya uygarlık tarihine ışık tutan Çayönü Tepesi, göçebelikten yerleşik yaşama, avcılık ve toplayıcılıktan üreticiliğe geçilip tarıma ilk başlanılan yerler arasında bulunuyor. Ergani Ovası'nda, Dicle Nehri'nin kenarında, milattan önce 10 binden başlayan yerleşim evreleri bulunan ve 1963'te yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen Çayönü'nde ilk kazılar, Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından 1964'te başlatılmıştı.
Sadece bölge değil dünya uygarlık tarihi için de büyük önem taşıyan, Çayönü'ndeki kazı çalışmalarıyla kesintisiz yaşamın tüm aşama ve detayları ortaya çıkarılıyor.
Dünya uygarlık tarihine ışık tutan, tarıma geçiş ile hayvanların evcilleştirilmesinin bütün aşama ve detaylarına ulaşılan Diyarbakır'ın Çayönü Tepesi'nde bu yıl 29 kişilik ekiple kazı ve araştırma çalışmaları yürütülüyor.

İlginç veriler ortaya çıkıyor

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, daha önce yerleşmenin doğu kesiminde kazı çalışmalarına başladıklarını, doğu kesiminde Neolitik yerleşmenin farklı evrelerini belirlediklerini, buradaki kazılara bu sene itibarıyla ara verdiklerini söyledi. Önceki yıllarda Çayönü Tepesi'nin doğu bölümünde kazı çalışması yürütüldüğünü anlatan Sarıaltun, şunları kaydetti: "Bu yıl yerleşmenin batı alanında kazıları yoğunlaştırdık. Geçen yıllarda doğu alanda kazılarımızı yapmıştık. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun bir şekilde çalışmıştık. O alanda bulduğumuz konutlar, işlik evleri, atölyeler, birbirinin üzerine binmiş dönemler tanımladıktan sonra yaklaşık 50 yıl sonra Çayönü Tepesi'nde batı alanında da kazılara dönmemiz gerektiğini düşündük."

Konutlar var!

Doğu bölümünde günümüzden 11 bin yıl önceki dolguları açığa çıkardıklarını anlatan Sarıaltun, dolgularda yoğun bir şekilde konut yapılarının olduğunu anlattı.
Sarıaltun, şöyle devam etti: "Normal insanların yaşam alanları var. Bu yaşam alanlarının yanında ocakları, işlikleri, atölyeleri var. Dolayısıyla biz o dönemin günlük yaşamını anlamak için önemli verilere sahip olduk. Bununla beraber, çanak çömleksiz Neolitik höyüğün üzerinde milattan önce 7 binlerde, 6 bin 800'lerde yerleşmiş bir çanak çömlekli Neolitik yerleşmeyi tespit ettik. Konut alanlarını açığa çıkarınca karşımıza şu sorular çıktı. Batı alanındaki konutlarla ne farkı var, ayrı ayrı bir mahalle mi var, ayrı bir topluluğun kültürel yapısı mı var, ayrı bir kültürel zincir mi var? Bunu anlamamızın bir tek yolu vardı. Yaklaşık 50 yıl sonra ilk defa batı alanındaki konut alanlarına geri döndük. Doğu ve batı alanındaki konutların arasındaki farkı ortaya koymak istedik."
Batı bölümündeki mimariyi de ortaya çıkarmak istediklerini belirten Sarıaltun, bu alandaki mimariyi anlayarak yerleşmenin stratejisini ve dokusunu anlamaya çalıştıklarını dile getirdi.

Turizme kazandırılacak

Eylül ayına kadar kazı planlamasının olduğunu dile getiren Sarıaltun, bölgeyi turizme kazandırmak istediklerini vurguladı. Sarıaltun, "Hedefimiz Çayönü'nü ören yeri yapmak, gezi güzergahlarını oluşturmak, ziyaretçilerin daha nitelikli ve iyi koşullarda tabelalarıyla bilgi panolarıyla interaktif gezi güzergahlarıyla alanı daha iyi tanımalarını sağlamak" dedi.

Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı

Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi

04.08.2026 14:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testi pozitif çıktı
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının Etimesgut Belediyesine yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, hakkında yapılan ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca Etimesgut Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında yapılan ihbarlar üzerine uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik kan, idrar ve saç örnekleri alındı. Yapılan incelemeler sonucunda Beşikçioğlu'nun esrar testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Öte yandan, Beşikçioğlu'nun 2014 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede esrar kullandığını kabul ettiği ve "esrar içtiğim için pişmanım, bir daha kullanmayacağım" şeklinde beyanda bulunduğu öğrenildi.

Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza


 
 
MHP lideri Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan kanun teklifini imzaladı. Yasanın içeriği ise resmi kanallar yoluyla henüz kamuoyu ile paylaşılmadı. 
 

04.08.2026 14:26:00 / Güncelleme: 04.08.2026 14:44:30
HABER MERKEZİ/AA
 
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza
 Bahçeli'den 'çerçeve yasa'ya imza

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında yapılacak "çerçeve yasa" teklifine imza verdi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, AK Parti Grup Başkanlığına gelerek, MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ve kendisinin imzalarını teslim etti.

Gün içerisinde, diğer MHP milletvekillerinin de kanun teklifine imza atması bekleniyor.

Yeni Parti'nin kuşkuları var

Öte yandan Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, dün Meclis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "AK Parti'nin veya Cumhur İttifakı'nın bu çerçeve yasayı nasıl getireceğini bilmiyoruz. Ama olması gereken eğer ana muhalefetin veya diğer partilerin de katkısı alınmak isteniyorsa, onun Meclis usullerine uygun bir şekilde uygun yöntemlerle yapılması gerekir. Ama şu ana kadar o ciddiyeti ve nezaketi görmüş değiliz" dedi.
Emir, süreçlerin daha katılımcı, şeffaf ve açık olması gerektiğini her defasında vurguladıklarını belirtti.

Taslak muhalefete gösterilmedi

Taslağın üzerinde çalışacak, konuşacak, katkı verecek bir sürecin kendilerine tanınmadığını dile getiren Emir, şunları söylemişti: "Görmediğimiz bir yasa taslağına açıktan, bırakın altına imza atmayı, destek olup olmamayı söylememiz akla aykırıdır. Böyle bir şeyi elbette ki yapamayız. Sadece çerçeve terör yasasını getirelim ama diğer yanıyla demokratikleşme, adalet bir kenarda kalsın, kayyum uygulamaları aynen devam etsin, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamaya devam etsinler, onlar birilerini bir şekilde siyasete sokmaya çalışırken veya affetmeye çalışırken aynı zamanda seçilmiş belediye başkanları tutukluluk adı altında fiilen cezaevinde tutulmaya devam edilsin. Elbette ki bu bütün vicdanları kanatacaktır."

AK Parti'den görüşme talebi gelmedi

Emir, bir gazetecinin "AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in çerçeve yasa teklifiyle görüşme talebini net olarak geri çevirdiniz yani?" ifadeleri üzerine, "Biz görüşme talebini geri çevirmedik. Böyle bir görüşme talebi olması gerektiği gibi gelmediği için olması gerektiği gibi isteğin oluşmasını bekleriz" cevabını verdi.

AK Parti yarın toplanıyor
 
Öte yandan AK Parti, yarın TBMM'de yapacağı kapalı grup toplantısında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak. Bilgilendirmeyi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala yapacak.

Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı


 
Katıldığı bir programdaki açıklamaları nedeniyle hakkında "müstehcenlik" suçundan soruşturma başlatılan Bennu Gerede gözaltına alındı.
 

04.08.2026 12:03:00
Haber Merkezi/AA
 
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı
Bennu Gerede 'müstehcenlik' suçundan gözaltına alındı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı programda kullandığı ifadeler nedeniyle Bennu Gerede hakkında müstehcenlik suçundan resen soruşturma başlattı. Bunun üzerine harekete geçen polis ekipleri, Gerede'yi gözaltına aldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, fotoğrafçı Bennu Gerede hakkında, sosyal medya üzerinden yayın yapan bir programda boynunda taşıdığı ve "vibratör" olarak tanımladığı kolyeyi teşhir etmesi ve yaptığı müstehcen açıklamalar sebebiyle 'müstehcenlik' suçundan soruşturma başlatıldı. Gerede, hakkında gözaltı talimatı verildi.

Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı

İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik "rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

04.08.2026 10:26:00
AA
 
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
Menderes Belediye Başkanı gözaltına alındı
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Menderes Belediyesinde çıkar sağlamak amacıyla yapı kullanım izni verildiği, inşaat ruhsatı ve imar durumu değişikliği gibi konularda usulsüzlük yapıldığı, "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarının örgütlü şekilde işlendiği tespit edildi.

Bilirkişi heyetinin raporu, saha araştırmaları ve fiziki ile dijital incelemelerin ardından savcılık 16 şüpheli hakkında yakalama kararı verdi.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sabah saatlerinde Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Belediye Başkan Yardımcısı M.T, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü İ.Y, Plan Proje Müdürü D.P, Yapı Kontrol Müdürü Ö.Y, eski Plan Proje Müdür Vekili Y.U, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili H.Y., belediye meclis üyesi E.P., belediye personeli Ö.C.K. ve A.B.Y. ile İ.P, M.P. ve A.P. gözaltına alındı.

Adreslerinde bulunamayan Belediye Başkan Yardımcısı R.S, belediye meclis üyesi F.H. ile eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.D'nin yakalanmalarına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Zanlılar ifade işlemleri için İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."

Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı

15 Temmuz hain darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast girişiminde bulunan ekipte yer alan ve Afyonkarahisar'da yakalanan ihraç yüzbaşı terörist Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık yaptığı iddiasıyla tutuklanan Ö.A., ifadesinde, Karatepe'yi inşaatlarda amelelik yapan gariban birisi olarak tanıdığını söyleyerek, "Kendisini Salih Usta olarak biliyordum, gariban biriydi ve Ramazan aylarında ona erzak yardımı yapıyordum" dedi

03.08.2026 15:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
Hain yüzbaşıya yardımdan tutuklanan şahsın ifadesi ortaya çıktı
FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla'nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve kırmızı bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu yakalandı.

Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile polis tarafından gözaltına alınan ve geçtiğimiz hafta sonu sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanan Ö.A., ifadesinde olaya dair her şeyi anlattı.

"Aramızda bir samimiyet oluştu, birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur"

Karatepe'yi teyzesinin oğlu S.G., vasıtasıyla inşaatlarda amelelik yaparken tanıdığını söyleyen Ö.A., "Bu kişiyi Salih usta olarak tanıdım. Zaman içerisinde Salih Usta'yı yani günlük ücret karşılığı amelelik yapması için iş yerimde ve inşaatlarda çalıştırdım. Salih Usta diye tanıdığım Burkay'ın yalnız yaşadığını ve gariban biri olduğunu kendi anlatımlarından ve tavırlarından anladım. Ramazan ayında kendisine erzak yardımında bulunuyordum, Kurban Bayramında da kendisine et yardımında bulunuyordum. Bunları Yarenler Mahallesinde bulunan evine götürüyordum. Bu nedenle aramızda bir samimiyet oluştu. Birkaç defa da kendisi ile Hıdırlık mevkiinde alkol almışlığımız olmuştur" dedi.

"Kendisine iş yerinde kullanılmayan telefonu ve hattı verdim"

Ö.A., Karatepe ile yakalandığı hücre evine kendisinin akşam saatlerinde götürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:

"Salih usta olarak tanıdığım Burkay beni kayıtlı numarasından farklı bir yabancı numaradan arayarak ev sahibi ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, bu nedenle yeni bir ev aradığını söyledi. Ben Salih Usta'yı İmaret Caminin önünden aldım, sonra bir yemek yedik. Yemek yediğimiz sırada İnaz Deprem Konutlarından ev bulduğunu bana söyledi ve kendisine oraya bırakmamı istedi. Ben de kendisini İnaz Deprem evlerine bıraktım. İnaz Deprem Konutlarına geldiğimizde oranın boş olduğunu, kimselerin oturmadığını, hatta pencerelerin kırık olduğunu gördüm. Sadece bir tane çekyat vardı. Ben Salih Usta'ya 'elektrik, su olmadan nasıl yaşayacaksın'' diye sorduğumda 'Ben burada 3-4 gün geçici olarak kalacağım, buradan manzara izleyeceğim' dedi. Bende telefon olup olmadığını sordu. Ben de iş yerinde kullanılmayan cep telefonunu ve içerisinde takılı olan GSM hattını kendisine verdim. Orada bulunduğum esnada beraber viski içtik. Ardından onun yanından ayrılıp evime geçtim."

"İnternette gezinirken fotoğrafını gördüm ama kendisi 'bu ben değilim' diyerek inkar etti"

Ö.A., şahsın fotoğrafını internette gezinirken gördüğünü ve bunun üzeri ile kendisiyle irtibata geçtiğini belirterek, "Evimde oturduğum sırada cep telefonumda internette geziniyordum. Bir internet sitesinde Salih Usta olarak tanıdığım kişinin fotoğrafını gördüm, emin olamadım. Hemen Salih ustayı arayarak fotoğraftaki kişinin o olup olmadığını sorduğumda 'yok öyle bir şey, 3-4 gün önce dönerci bir çocuk da arayarak o da öyle bir şey söyledi ancak resimdeki kişi ben değilim' dedi. Kısa bir süre sonra Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları evime geldi, bana Burkay Karatepe'yi tanıyıp tanımadığımı sordular. Bana fotoğraf gösterebileceklerini söyleyince ben de 'gösterin' dedim. Fotoğraf gösterdiklerinde ben 'bu Salih Usta' dedim. Bana bu kişinin Cumhurbaşkanına suikasttan arandığını söylediler. Ben de Salih Usta olarak tanıdığım ancak ismini sonradan Burkay Karatepe olarak öğrendiğim şahsın kaldığı ikameti polislere söyledim. Polislerde bu şahsı yakaladılar" diye konuştu.

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara depremine ilişkin değerlendirmesinde iki farklı olasılığı gündeme getirdi

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara depremine ilişkin değerlendirmesinde iki farklı olasılığı gündeme getirdi. Anadolu Levhası'nın İzmit ve Şarköy çevresindeki sıkışmanın 7'den büyük bir deprem oluşturabileceğini belirtti

03.08.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara depremine ilişkin değerlendirmesinde iki farklı olasılığı gündeme getirdi
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara depremine ilişkin değerlendirmesinde iki farklı olasılığı gündeme getirdi
Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara depremine ilişkin değerlendirmesinde iki farklı olasılığı gündeme getirdi. Anadolu Levhası'nın İzmit ve Şarköy çevresindeki sıkışmanın 7'den büyük bir deprem oluşturabileceğini belirtti.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara depremi senaryolarına ilişkin yaptığı yeni değerlendirmede, Kuzey Anadolu Fayı (KAF) üzerindeki farklı dinamiklere dikkat çekti.
Daha önce "Ana Marmara Fayı'nın Röntgeni M6+ fısıldıyor" değerlendirmesinde bulunan Bektaş, bu kez "Marmara, KAF'nın rahatladığı yer mi?" sorusunu gündeme taşıdı.

'İzmit ve Şarköy çevresindeki sıkışma M7+ deprem oluşturabilir'
Prof. Dr. Bektaş, Anadolu Levhası'nın batıya doğru ilerlerken doğuda İzmit, batıda ise Şarköy çevresindeki dar ve sürtünmeli fay kesimlerinde sıkıştığını belirtti.
Bektaş, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Anadolu Levhası batıya ilerlerken doğuda İzmit, batıda Şarköy çevresinde dar ve sürtünmeli fay kesimlerinde sıkışır. Bu engelleri aşabilmesi için büyük enerji biriktirip büyük bir kırılma (M7+) oluşturması gerekebilir."

'Enerji M6+ depremlerle boşalabilir' uyarısı
Marmara Denizi'nin orta kesimindeki fayın daha geniş, daha zayıf ve daha kaygan bir ortamdan geçtiğini ifade eden Bektaş, bu nedenle farklı bir senaryonun da mümkün olabileceğini dile getirdi. Bektaş, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu nedenle levha hareketi tek bir büyük kırılma yerine, enerjiyi M6+ büyüklüğündeki daha küçük depremler ve sürünme (creep) ile boşaltabilir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.