logo
13 EKİM 2026

Celsus Kütüphanesi: Efes'in taşlara kazınmış bilgelik tapınağı

Efes'in kalbinde, antik dünyanın bilgelik ve estetik harikası Celsus Kütüphanesi yükseliyor. Geçmişin ihtişamını bugüne taşıyan bu büyüleyici yapı, taşlara kazınmış bir tarihin sessiz tanığı

05.07.2025 14:00:00
Eyüp Kabil
 
Celsus Kütüphanesi: Efes'in taşlara kazınmış bilgelik tapınağı
Celsus Kütüphanesi: Efes'in taşlara kazınmış bilgelik tapınağı
Türkiye'nin batısında, Aydın'a bağlı Selçuk ilçesi sınırları içinde yer alan antik Efes kentinde, ziyaretçileri büyüleyen görkemli bir yapı yükselir: Celsus Kütüphanesi. Antik Roma döneminden günümüze ulaşan bu muhteşem yapı, sadece bir kütüphane olmanın ötesinde, dönemin mimari ustalığını, kültürel zenginliğini ve bilime verilen önemi gözler önüne seren eşsiz bir anıttır.

TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN BİR ARMAĞAN

Celsus Kütüphanesi, M.S. 110-135 yılları arasında, dönemin Efes Valisi Tiberius Julius Celsus Polemaeanus anısına, oğlu Tiberius Julius Aquila tarafından inşa ettirilmiştir. Celsus, Efes'in zengin ve saygın bir vatandaşıydı ve bilime, kültüre olan düşkünlüğüyle biliniyordu.

Kütüphane, onun bu değerlere olan bağlılığının bir yansıması olarak hem bir anıt mezar hem de bir bilgi merkezi olarak işlev görmüştür. Celsus'un lahti, kütüphanenin batı duvarının altındaki özel bir odada bulunmaktadır.

CEPHESİNDEKİ ZARİF SÜTUNLARIN DANSI

Kütüphanenin en çarpıcı özelliği, hiç şüphesiz iki katlı, zarif sütunlarla bezenmiş anıtsal cephesidir. Korint ve İon düzenindeki sütunlar, ustaca işlenmiş nişler ve heykellerle süslenmiştir. Bu heykellerin orijinalde bilgeliği (Sophia), erdemi (Arete), bilgiyi (Episteme) ve muhakemeyi (Ennoia) temsil ettiği düşünülmektedir.

Cephenin katmanlı yapısı ve ışık-gölge oyunları, yapıya derinlik ve dinamizm katarken, antik Roma mimarisinin ihtişamını gözler önüne serer. Günümüzde ayakta kalan bu etkileyici cephe, kütüphanenin restore edilmiş halidir ve orijinal görkeminin bir yansımasıdır.

ANTİK DÜNYANIN BİLGİ MERKEZİ

Celsus Kütüphanesi, yapıldığı dönemde İskenderiye ve Bergama kütüphanelerinden sonra antik dünyanın en büyük üçüncü kütüphanesi olma özelliğini taşıyordu. Tahminlere göre 12.000 ila 15.000 rulo el yazması papirüs ve parşömeni barındırıyordu. Bu el yazmaları, dönemin bilim, felsefe, edebiyat ve tarih bilgisinin önemli bir kısmını oluşturmaktaydı.

Kütüphanenin iç duvarlarında, nemden ve böceklerden korunmak amacıyla çift katlı bir yapı bulunuyordu. Okuma odaları ve galeriler, dönemin aydınları ve öğrencileri için önemli birer toplanma ve çalışma alanıydı.

YIKIMDAN YENİDEN DOĞUŞA

Maalesef Celsus Kütüphanesi, M.S. 3. yüzyıldaki bir depremle ve M.S. 270'lerdeki Got akınlarıyla büyük zarar görmüş, bir kısmı yangınla tahrip olmuştur. Cephesi ise ayakta kalmayı başarmış ancak zamanla toprak altında kalmıştır. Yapı, 20. yüzyılda Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen kapsamlı kazı ve restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden ayağa kaldırılmıştır. Bu titiz çalışmalar, kütüphanenin bugünkü etkileyici görünümüne kavuşmasını sağlamıştır.

EFES'İ ZİYARET EDERKEN CELSUS KÜTÜPHANESİ

Bugün Efes Antik Kenti'ni ziyaret eden herkesin mutlaka görmesi gereken yerlerin başında Celsus Kütüphanesi gelir. Kütüphanenin görkemli cephesi önünde çekilen fotoğraflar, Efes deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Yapının zarafeti ve taşıdığı tarihsel derinlik, ziyaretçilere antik dünyanın entelektüel atmosferini soluma fırsatı sunar.

Celsus Kütüphanesi, Efes'in sadece bir harabeden ibaret olmadığını, aynı zamanda binlerce yıl öncesinin bilgiye olan susuzluğunu ve estetik anlayışını yansıtan canlı bir miras olduğunu hatırlatır. Bu yapı, geçmişle bağ kurmak ve insanlığın bilgi arayışındaki sonsuz yolculuğuna tanıklık etmek için mükemmel bir fırsattır.

Tükenmişliği 4 adımla önleyin


 
Sabahları uyanmak istemiyor, kendinizi bitkin, yetersiz ve sürekli duvara çarpıyormuş gibi hissediyorsanız tükenmişlik sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz. Peki bu durumda ne yapılabilir?
 

13.10.2026 08:44:00
Murat Çorbacı
 
Tükenmişliği 4 adımla önleyin
Tükenmişliği 4 adımla önleyin

Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak, özellikle son yıllarda iş ile yaşam sınırlarının silikleşmesi, artan iş yükü, işyerinde kendini güvende hissetmemek ve sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromuna zemin hazırlayabildiğini belirterek, "Şüphesiz kurumların da bazı düzenlemeleri mutlaka yapmaları gerekir. Ancak bireysel olarak günlük yaşantınızda yapabileceğiniz bazı değişiklikler de, tükenmişliğin fiziksel ve ruhsal açıdan daha ciddi boyutlara ulaşmasını önlemeye katkı sağlayabilir. Gerekli önlemler alınmadığında ise tükenmişlik; hafıza ve uyku sorunlarından mide-bağırsak şikayetlerine, kalp ve damar sağlığından bağışıklık sisteminin zayıflamasına dek çeşitli fiziksel ve ruhsal sorunlarla ilişkili olabilmektedir" dedi. Günümüzde tükenmişliğin sıklıkla depresyonla karıştırıldığını, bu durumun da gereksiz ve artan antidepresan kullanımına yol açabildiğini belirten Dr. Sarıkavak, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında yaptığı açıklamada, tükenmişlik sendromuna karşı kişisel olarak alınabilecek 4 etkili önlemi anlattı.

Size iyi gelen uğraşlar edinin

Bireylerin iş saatleri dışında tamamen farklı bir kimliğe bürünebilmeleri hayati önem taşır. Düzenli yürüyüş, bütçe gerektirmeyen el sanatları veya okuma grupları gibi hobiler zihni yeniler. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında gönüllü sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmak, tükenmişlikte sıklıkla kaybolan 'kişisel başarı ve işe yarama' hissini güçlü bir şekilde onararak kişiye doğal bir psikolojik kalkan sağlar.

Ekran maruziyetini sınırlayın

Modern çağın en sinsi tehlikelerinden biri olan 'dijital yorgunluk', yoğun ekran maruziyetiyle birlikte beynin sürekli alarm halinde kalmasına neden olabilir. Bu durum uyku hijyenini bozarak strese karşı bedeni koruyan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayabilir. Sağlıklı kalmak için ekran maruziyetini özellikle akşam saatlerinde sınırlamak ve biyolojik uyku ritmini tavizsiz bir şekilde korumak, bedenin stres yükünü azaltmak açısından kritik rol oynar.

Stresi yönetmeyi öğrenin

Tükenmişliğe karşı, farkındalık (mindfulness) temelli stres azaltma uygulamaları, beynin korku ve stres tepkilerini azaltarak duygusal tükenmeyi kısa vadede hafifletmeye ve kişinin 'anda kalmasına' yardımcı olabilir. Ancak kalıcı bir iyileşme sağlamak için psikoterapi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.

İş stresini eve taşımayın

Tükenmişlik, tıpkı bulaşıcı bir hastalık gibi iş yerinden aile yaşamına sıçrama ve eşlerin veya çocukların psikolojisini bozma potansiyeline sahiptir. Araştırmalar, stresini eve taşıyan kişilerin eşlerinde de benzer tükenmişlik ve performans düşüşleri görüldüğünü kanıtlamaktadır. Eve girmeden önce zihinsel bir bariyer oluşturmak, evde iş konuşmamak ve aile içi iletişimde 'işten psikolojik olarak kopabilmeyi' başarmak, hem bireyi hem de ailenin bütünlüğünü korur. 

Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin can verdiği, 27 kişinin ise yaralandığı tur otobüsü faciasına ilişkin gözaltına alınan 3 şoförün jandarmadaki ilk ifadeleri ortaya çıktı. Faciaya davetiye çıkaran dehşet anlarını anlatan otobüs sürücüsü, kavşağı kaçırdığı için otoyolda geri manevra yapmaya çalıştığını itiraf etti

12.10.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Şoförlerin ifadeleri ortaya çıktı
Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan feci kazanın ardından başlatılan adli soruşturma derinleşerek devam ediyor.

Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 3 cumhuriyet savcısının titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında, hastanedeki tedavileri tamamlanan otobüs sürücüsü M.A., yedek şoför M.Y. ve tır (çekici) sürücüsü H.K. gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.

Güvenlik kameralarına da yansıyan otoyoldaki tehlikeli geri manevra anlarının ardından, şüphelilerin jandarma komutanlığındaki ifadelerinde verdikleri detaylar kan dondurdu.

"Yolcular uyarınca emniyet şeridine girmeye çalıştım"

Bursa'dan Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki kaplıcalara gitmek üzere yola çıkan ve direksiyonu Balıkesir'in Susurluk ilçesinde devralan ana şoför M.A., ifadesinde hatasını itiraf etti. Otoyolda sapağı kaçırdığını belirten sürücü, şu sözlerle kendini savundu:

"Seyir halindeyken yolcular dönmemiz gereken kavşağı kaçırdığımızı söyledi. Bunun üzerine panikledim ve yolu uzatmamak adına geri manevra yaparak emniyet şeridine girmeye çalıştım. Tam bu sırada arkadan gelen tır hızla çarptı. Her şey bir anda oldu."

Yedek şoför: "Kavşağın kaçtığını fark edip ayağa kalktım, ön koltuklara savruldum"

Aynı zamanda tur otobüsünün sahibi de olan yedek şoför M.Y., kaza anında direksiyon başında olmadığını, kazanın tamamen bir anlık dikkatsizlik ve hatalı karar sonucu yaşandığını belirtti:

"Kaza anında arka sıralardaki yolcu koltuklarından birinde oturuyordum. Sürücü arkadaşımın kavşağı kaçırdığını fark ettim ve ne olduğunu sormak için ayağa kalkıp ön tarafa doğru ilerlemeye başladım. Tam o esnada çok büyük bir çarpışma hissettim ve şiddetli darbeyle ön koltukların olduğu bölüme doğru savruldum."

Tır sürücüsü: "Sola manevra yapacak alanım kalmadı"

Otoyolda kendi şeridinde normal seyir hızıyla ilerlediğini iddia eden tır sürücüsü H.K. ise kazadan kaçmasının mümkün olmadığını savundu. Önünde aniden geri gelen devasa bir otobüsle karşılaştığını belirten H.K., ifadesinde şunları söyledi:

"Kendi şeridimde nizami bir şekilde ilerliyordum. Önümdeki tur otobüsünün geri geri geldiğini son anda fark edebildim. Çarpmamak için hemen sola manevra yapmaya çalıştım ancak otoyol trafiğinde ve o mesafe içinde sola kaçacak alanım, manevra yapacak vaktim kalmadı. Kurtaramayarak otobüse arkadan çarptım."

Faciadan kurtulan yolcu ihmali gözler önüne serdi

Kazada 75 yaşındaki eşi Mümine Eryılmaz'ı kaybeden ve kendisi de yaralı olarak Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi'nde tedavi gören 76 yaşındaki Süleyman Eryılmaz, şoförün ifadesini doğrular nitelikte açıklamalarda bulundu. Gözyaşları içinde o dehşet anlarını anlatan Eryılmaz, "Akhisar'a geldiğimizde dönmemiz gereken yolu geçtiğimizi anladık. Şoför, yanındaki diğer görevliye 'yanlış yola gittin' diyerek sitem etti ve aracı sağa çekip geri geri gelmeye başladı. Yol uzamasın diye böyle bir risk aldılar. O sırada arkadan gelen tır büyük bir gürültüyle vurdu, sonrasını hatırlamıyorum" diyerek yaşanan büyük ihmali gözler önüne serdi.

Tur şirketinden "bireysel hata" açıklaması

Kazanın ardından kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine My World Turizm şirketinden de yazılı bir savunma geldi. Firma yönetimi, söz konusu otobüsün ve sürücüsünün kaza öncesindeki son 5 gün boyunca istirahatte olduğunu ve herhangi bir taşımacılık faaliyetinde kullanılmadığını iddia ederek şunları kaydetti:

"Araç ve şoförümüz kaza öncesinde beş gün boyunca dinlendirilmiştir. Kazanın maalesef tamamen sürücünün o anki bireysel hatasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Konuyla ilgili tüm dijital kayıtlar ve belgeler devletimizin adli birimlerine teslim edilmiştir."

Gözaltındaki 3 şoförün Akhisar Adliyesi'ndeki yargılanma süreçleri devam ederken, hastanede tedavisi süren 13 yaralının durumunun yakından takip edildiği bildirildi.

İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç

İktidar blokunun açık destek verdiği adayın İstanbul 2 No’lu Barosu seçimlerini 6 oy farkla kaybetmesi hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Tüm dikkatler şimdi 68 binden fazla avukatın sandık başına gideceği, ittifakların ve güçlü grupların yarışacağı tarihi İstanbul Barosu seçimlerine çevrildi

12.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
İstanbul 2 No’lu Baro’da sürpriz sonuç
Türkiye genelindeki barolarda ekim ayı itibarıyla genel kurul ve seçim hareketliliği en üst seviyeye ulaştı. Kamuoyunun yakından takip ettiği hukuk dünyasındaki ilk kritik yarış, İstanbul 2 No'lu Barosu'nda yaşandı.

AK Parti ve MHP çevrelerinin desteklediği adayın seçimi kaybetmesiyle sonuçlanan bu gelişmenin ardından, gözler savunma mesleğinin amiral gemisi olarak nitelendirilen İstanbul Barosu seçimlerine dikildi.


2 No'lu Baro'da 6 oy farkla sürpriz sonuç


"Çoklu baro" düzenlemesinin ardından kurulan İstanbul 2 No'lu Barosu, 11 Ekim 2026 Pazar günü 4. Olağan Genel Kurulu kapsamında sandık başına gitti. Seçimde, iktidar kanadının açık desteğini arkasına alan Ali Kasım Tuna ile bağımsız İslami çevrelerin ve Milli Görüş kökenli avukatların adayı Rıza Saka yarıştı.

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in adaylık toplantısına katıldığı, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un destek verdiği ve listesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in avukatı Abdullah Adır'ın da yer aldığı Ali Kasım Tuna 1016 oyda kaldı. Geçmişte AK Parti bünyesinde de siyaset yapmış olan Rıza Saka ise 1022 oy alarak sadece 6 oy farkla baro başkanlığına seçildi.

Seçimin ardından Rıza Saka'yı destekleyen grubun galibiyeti salonda "tekbirlerle" kutlaması dikkat çekerken, kaybeden aday Ali Kasım Tuna, 31 oyun geçersiz sayıldığını belirterek İlçe Seçim Kurulu'na resmi itirazda bulunduklarını ve yasal sürecin devam ettiğini duyurdu.


Gözler İstanbul Barosu'nda


2 No'lu Baro'daki bu çekişmeli başlangıç, gözleri doğrudan asıl büyük yarışın yaşanacağı İstanbul Barosu seçimlerine çevirdi. 68 bin 220 kayıtlı avukatıyla dünyanın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu, yeni başkanını ve kurullarını belirlemek üzere 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde sandık başına gidecek.

10-11 Ekim tarihlerindeki ilk toplantıda yasal çoğunluk sağlanamadığı için genel kurul ve oy verme işlemleri kesin olarak bu tarihlerde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.


Adaylar ve kurulan büyük ittifaklar


İstanbul Barosu'nda bu yılki seçimler, geçmiş yıllara kıyasla çok daha stratejik ortaklıklara ve ittifaklara sahne oluyor. Sandığa yansıyacak dengeleri değiştirebilecek güncel adaylık tablosu şu şekilde şekillendi:

• Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu (Değişim İçin Avukatlar): 2024 yılındaki seçimleri 7 bin 197 oyla kazanan mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, grubunun adayı olarak ikinci dönem için yeniden yarışıyor.

• Prof. Dr. Ümit Kocasakal (Cumhuriyetçi Güç Birliği): Seçim sürecinin en büyük ittifaklarından biri Kocasakal ismi etrafında kuruldu. Eski baro başkanlarından Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Önce Avukat Grubu, İstanbul Milliyetçi Avukatlar Grubu (İMAG) ve bazı Çağdaş Avukatlar Grubu bileşenlerinin ortak adayı oldu.

• Hasan Kılıç (Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu & Yükseliş Hareketi): Geçtiğimiz seçimlerde kıl payı kaybeden Hasan Kılıç, bu kez Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi'nin tek bir çatı altında birleşmesiyle çok daha güçlü bir konsolidasyonla yarışa giriyor.

• Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu (Avukat Hakları Grubu / Önce İlke Muhalefeti): Cumhuriyetçi cephede aday çatlağı tartışmalarına yol açan bir diğer hamle olarak, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu da adaylar arasında yer alıyor.

• Dr. Atakan Adem Selanik (Cumhuriyet Avukatları): Seçim pusulasında yer alacak bir diğer kanat olan Cumhuriyet Avukatları grubu, başkan adayı olarak Dr. Atakan Adem Selanik ile yola çıktıklarını ilan etti.

• Arife Gökkaya Dinç (Bağımsız Avukatlar): Muhafazakar ve bağımsız hukukçuları bünyesinde barındıran grup ise bu seçimlerde kadın aday Arife Gökkaya Dinç ile temsil edilecek.

2 No'lu Baro'daki kırılmanın ardından, ana baroda hükümet politikalarına muhalif grupların ve milliyetçi-ulusalcı ittifakların nasıl bir performans sergileyeceği, 25 Ekim akşamı sandıkların açılmasıyla netlik kazanacak.

Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi

Çanakkale'de geçirdiği kalp krizi sonucu anjiyo olan ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ hastanesine kontrole geldi

12.10.2026 14:13:00 / Güncelleme: 12.10.2026 14:16:11
İHA
 
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Cem Yılmaz kalp krizinin ardından tedavi gördüğü hastaneye geldi
Ünlü komedyen Cem Yılmaz, Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos Pazar günü kalp krizi geçirdi. Ayvacık Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalesinin ardından Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'ne sevk edilerek burada anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada balon ve stent işlemi yapıldı. Operasyon sonrası sağlık durumu iyi olan Cem Yılmaz, 2 günlük takip süresini doldurdu.

Durumu stabil olan Cem Yılmaz, şikayeti olmadığı için ilaçları yazılarak 31 Ağustos günü saat 19.30 sıralarında taburcu oldu.



Cem Yılmaz Çanakkale'ye kontrole geldi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, kontrol için ÇOMÜ hastaneye geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden hastane önünde çektiği fotoğrafı paylaşan Cem Yılmaz, hastane ve doktoru Prof. Dr. Ercan Akşit'i etiketledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı

11.10.2026 22:33:00
Haber Merkezi
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, son 8 ayda uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmalarda 32 bin 882 kişinin tutuklandığını açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Şubat-Eylül döneminde 81 ilde yürütülen uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç örgütlerine yönelik soruşturmaların bilançosunu açıkladı.

8 ayda 81 ilde 7 bin 818 operasyon gerçekleştirildiğini kaydeden Gürlek, milyarlarca liralık suç varlığına el konulduğunu belirtti.

Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini tehdit eden uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve yeni nesil suç örgütlerine karşı mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi. 

32 BİN 882 BİN KİŞİ TUTUKLANDI

Şubat-Eylül 2026 döneminde yürütülen adli soruşturmalar kapsamında ⁠7 bin 818 operasyon gerçekleştirildi. ⁠70 bin 853 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, 32 bin 882 şüpheli tutuklandı, 15 bin 826 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

MİLYARLARCA LİRALIK SUÇ VARLIĞINA EL KONULDU

Suç örgütlerinin yalnızca faaliyetlerine değil, finansal kaynaklarına ve malvarlıklarına da müdahale edildi. Mali incelemelerde ayrıca 2,54 trilyon TL, 9,08 milyar dolar ve 3,49 milyon euroluk işlem hacmi tespit edildi.

Soruşturmalar neticesinde, piyasa değeri 30 milyar TL'yi aşan uyuşturucu madde ele geçirildi. ⁠1,4 milyar TL, 17 milyon euro ve 1,7 milyon doların üzerinde nakit para ele geçirildi.

⁠9 bin 30 taşınmaz, bin 556 araç ve 22 deniz taşıtına el konuldu. ⁠803 şirket ve işletmeye adli işlem gerçekleştirildi. ⁠38 bin 58 banka ve kripto hesabı hakkında dondurma, bloke konuldu. 28 bin 245 yasa dışı bahis-kumar sitesi ve yeni nesil suç örgütü hesaplarına yönelik erişim engeli getirildi.

Bakan Gürlek, suç ve suçluyla mücadelenin aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği mesajını verdi.

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu

DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için DEM Parti’nin oylarına ihtiyaç duyması halinde, eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitimin önünü açacak anayasal düzenlemeler için verilecek söze göre “duruma bakılabileceğini” söyledi

11.10.2026 19:07:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu
DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmalarda partisinin tutumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın adaylık sürecinde DEM Parti'nin oylarına ihtiyaç duyması halinde nasıl bir tavır alacakları sorulan Çandar, yeni anayasa kapsamında eşit vatandaşlık ve ana dilde eğitim konularında verilecek sözlerin belirleyici olabileceğini ifade etti.

Çandar, DEM Parti açısından Anayasa'nın 42. ve 66. maddelerinin önem taşıdığını belirterek, ana dilde eğitimin önündeki engelleri kaldıracak bir anayasa değişikliği sözü verilmesi halinde konunun değerlendirilebileceğini söyledi. Çandar, "Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma" ifadelerini kullandı.

ÖCALAN'IN STATÜSÜ İÇİN SOMUT ADIM ÇAĞRISI
Çandar, Abdullah Öcalan'ın statüsüne ilişkin tartışmaların da somutlaşması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Öcalan'ın bir statüyle rol üstlenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu konunun sürecin ilerleyişi açısından önem taşıdığını söyledi. Öcalan'ın süreçte üstleneceği rolün belirginleşmesi gerektiğini savunan Çandar, silah bırakma ve demokratik siyasete geçiş başlıklarının hayata geçirilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Çandar'a göre, sürecin ilerlemesi kapsamında eski PKK mensuplarının Türkiye'ye dönüşü ve örgüt üyeliği nedeniyle cezaevinde bulunanların yasal düzenlemelerden yararlanması gibi konuların da ele alınması gerekiyor.

ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINDA 42. VE 66. MADDE VURGUSU
Erdoğan'ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olması için Meclis'te bir oylama yapılması ihtimalinde DEM Parti'nin destek verip vermeyeceği sorusunu yanıtlayan Çandar, öncelikle Erdoğan'ın adaylık ve seçim sürecinde DEM Parti oylarına ihtiyaç duyup duymayacağının netleşmesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Erdoğan'ın hem adaylık sürecinde hem de seçimi kazanmak için DEM Parti'nin desteğine ihtiyaç duyması halinde yeni anayasa başlığının önem kazanacağını belirtti. DEM Parti açısından vatandaşlık tanımı ile ana dilde eğitim konularının temel başlıklar olduğunu kaydetti.

Çandar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yani hiç o noktaya geldiği zaman iki şeyin cevabını bulmamız lazım. Bir, Erdoğan aritmetik olarak DEM Parti'ye ihtiyaç duyacak mı? Duymayacaksa sorun yok. O zaman zaten o aritmetikle seçim kararı alınabilir. Ama seçilmesi için Kürt oyuna ihtiyaç duyacak. Yine DEM Parti'ye ihtiyacı var demektir. Aritmetik için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyar, seçim için de DEM Parti'ye ihtiyaç duyarsa, Erdoğan'ın en kuvvetle vurguladığı meclise açış konuşmasına bir hafta önce de iki şey çok ön plana çıktı konuşmasına. Bir süreç, "terörist Türkiye" diyor bundan dönüş yok, çok önemsiyor. İki, yeni anayasa diyor. Yeni anayasada bizim için, DEM Parti için 42. ve 66. maddeler, vatandaşlık tanımı, Kürtleri tamamıyla dışlayan ve Kürtlerin eşit vatandaşlığını yok eden bir anlamda vatandaşlık tanımı ve Kürtçeye ana dilde eğitim yani Kürtçe yazması gerekmiyor. Ana dilde eğitimin önünü tıkayan engelleri kaldıran bir anayasa değişikliği sözü verirse dediğim gibi 42. ve 66. maddeler o zaman bakılır duruma"

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor

Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor. Çocuk hesaplarında bağımlılığa yol açan sonsuz kaydırma ve art arta gösterim olmayacak

11.10.2026 18:05:00 / Güncelleme: 11.10.2026 18:40:23
Haber Merkezi
 
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
 Sosyal medyanın kuralları 1 Kasım'da değişiyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı'nın çocukları sosyal medyanın zararlarından korumak için hazırladığı yönetmelik sıkı tedbirler öngörüyor
Sosyal ağlarda çocukların korunmasına yönelik devrim niteliğindeki düzenleme yürürlüğe giriyor. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan "Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlanarak ilan edildi.

Yönetmelikle birlikte sosyal ağ sağlayıcılarının sunduğu hizmetlere erişimde yaş doğrulaması, 15 yaşını doldurmuş çocuklara yönelik özel hizmet modelleri ve ebeveyn denetim mekanizmalarına ilişkin esaslar netleşti.

Yeni düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcıları, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunamayacak. Hesap açılış talepleri sırasında yaş doğrulaması yapılacak ve 15 yaşın altında kaldığı tespit edilen çocukların üyelik talepleri doğrudan reddedilecek.

DOĞRULAMA E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK
Sosyal ağlarda yaş beyanındaki manipülasyonların önüne geçmek amacıyla yaş doğrulama süreçleri e-Devlet Kapısı entegrasyonuyla yürütülecek. Kullanıcılar hesap oluştururken e-Devlet üzerinden üretilecek "yaş doğrulama belirteci" ile yaşlarını kanıtlayacak. Kimlik tespiti yerine yalnızca yaş eşiğinin doğrulanmasını sağlayacak bu yöntemde kişisel verilerin korunması esas alınacak.

15-18 YAŞ ARASINA "KORUMALI HESAP" DÖNEMİ
15 yaşını doldurmuş çocuk kullanıcılar için ise "ayrıştırılmış hizmet" modeli uygulanacak. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişimlerini korumayı hedefleyen bu model kapsamında şu tedbirler varsayılan olarak devreye girecek:

Gizli profil: Çocuklara ait hesaplar varsayılan olarak gizli tutulacak.

Kısıtlı iletişim: Çocuklar yalnızca takip ettikleri hesaplardan doğrudan mesaj alabilecek.

Canlı yayın ve reklam yasağı: Çocuk hesaplarından canlı yayın açılmasına ve kişiselleştirilmiş reklam gösterilmesine izin verilmeyecek.

Listeler gizlenecek: Diğer kullanıcılar, çocuk hesaplarının takipçi ve takip edilen listelerini göremeyecek.

EBEVEYNLERE TAM KONTROL YETKİSİ
Yönetmelik, sosyal platformlara ebeveyn denetim araçları sunma zorunluluğu da getiriyor. Anne ve babalar, çocuklarının hesap ayarlarını uzaktan kontrol edebilecek, günlük kullanım sürelerine sınır koyabilecek ve uygulama içi ücretli işlemleri onaya bağlayabilecek.

MEVCUT HESAPLAR İÇİN 31 MART 2027 SON TARİH
1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek olan yönetmelik kapsamında platformlara uyum süreci tanındı. Sosyal ağ sağlayıcılarının, mevcut kullanıcıların yaş doğrulama işlemlerini 31 Mart 2027 tarihine kadar tamamlaması gerekecek. Bu tarihe kadar yaşının 15'in altında olduğu belirlenen ya da doğrulama yapmayan kullanıcıların hesapları tamamen kapatılacak.

Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"

Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi

11.10.2026 17:37:00
İhlas Haber Ajansı
 
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Özgür Özel Bursa'da çiftçilere seslendi: "Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız, Bursalı çiftçilerin yüzü gülecek"
Bursa'da çiftçilere hitap eden Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak" dedi.
Bursa'da çiftçilerle bir araya gelen Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tarım sektöründe üretim maliyetlerinin arttığını söyledi. Üzüm fiyatları ile mazot maliyetlerini karşılaştıran Özel, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını savundu. Özel, "Geçen yıl mazotun 50 lira, bu yıl ise 98 lira iken Çağrışan karası üzümünün hasat maliyeti kilogram başına yaklaşık 12 liraya tekabül ediyor. Taşıma ve diğer giderler de hesaba katıldığında üreticinin maliyeti 25 lirayı buluyor. Toplamda 25 lira maliyeti olan üzümü çiftçiden 25 liraya almaya kalkıyorlar. O yüzden burada geçinmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız"
Tarımda yeni bir destekleme modeline ihtiyaç olduğunu savunan Özel, sözleşmeli üretimin kamu güvencesiyle yürütülmesi gerektiğini söyledi. Özel, "Devletin soğuk hava deposuyla, lisanslı alım anlaşmalarıyla ürünlerin alınması, depolanması, ihracatı, tahsilatı, size ödenmesiyle, kasa satacağını bildiğiniz ürünü, nerede üreteceğinizi bildiğiniz için ipoteğe karşılık değil, gelecek seneki ürününün karşılığında sana işletme sermayesi sağlayan düşük faizli, gerektiğinde sıfır faizli kredilerin olduğu alım garantili yeni tarım dönemi başlatmak durumundayız" dedi. Başkan Özel konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şu anda dünyanın en mühim konularından bir tanesi veri güvenliği ve gıda güvenliğidir. Bütün dünya veri güvenliğine, yani ortadaki bilginin güvende tutulmasına ve gıda güvenliğine çalışıyor. Türkiye gıda güvenliği açısından ketin ürettiği için, toprağının verimini kendi yapacağı için, kullanılacak kimyasal ya da bitkisel bir takım yardımcı elementlerin üretimi denetimi kendinde olacağı için, pazarlamasını kendi yapacağı için gıda güvenliği konusunda özgüveni en yüksek ülkelerden biri olmayı başardı. Bütün dünyanın en çok peşinde koşacağı ürünleri üreten büyükte olmaya. Finlandiya'da böyle bir şey üretebilir misin' Finlandiya'daki ürünü, doğru yatırımla oradaki cep telefonunu Bursa'da üretirsin. Ama Allah vergisi bu güzel inciri, bu güzel üzümü, kokulu kavunları, kokulu mercimeği, şeftaliyi, kestanenizi bu dünyanın başka yerinde üretmek mümkün değil. Bunlar stratejik ürünler. Bu ürünlerin sahibi olan bu şehirlere doğru destekleme yapıldığında, doğru yönlendirme yapıldığında çok büyük imkanlar var."

"Tarım toprakları heba edilmeyecek"
Yeni Parti'nin genel başkanı olarak tarladan geldiğini belirten Özel, "Ben pamuk tarlasından geliyorum. Ben 12 yaşında traktörün üzerinde iş yapmaktan geliyorum. Ben akşam damda hayvanın pisliğini temizlemekten geliyorum. Ben süt sağmaktan geliyorum. Ben tarlada alın teri döken insanların emini biliyorum. Size ant olsun ki yüzünüzü güldüreceğim. Allah'ın izniyle Bursa'dan tarım bakanı çıkaracağız. Bursa'daki çiftçilerin hepsinin yüzünü güldüreceğiz. Bursa sanayide hak ettiği yere gelecek. Bursa'nın emekçisi hak ettiği emeğinin karşılığını alacak. Bursa'nın sanayisini öncelerken tarımı geride bırakılmayacak. Tarım toprakları heba edilmeyecek. Bursa çiftçisinin emeği sömürülmeyecek. Bursa'nın yüzü gülecek. Köyünüze bugün ana muhalefet partisinin genel başkanı lideri olarak geldim. İnşallah bir daha geldiğimizde iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. En güzel günler de elimizde olacak" dedi.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i köylerinde ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Çağrışan Mahalle Muhtarı Ahmet Gün ise, "Bu sene mal satmakta sıkıntı yaşıyoruz. İnşallah zeytin böyle olmaz. Ancak perşembenin gelişi, çarşambadan belli olur. Manisa'da zeytinciler de isyan etti. Zor bir sene geçiriyoruz" diye konuştu.
Mudanya Belediyesi tarafından bağ evinin yıkıldığını Özgür Özel'e şikayet eden bir vatandaş ise, sadece kendisi değiş bir çok kişinin elektrik, su ve diğer bütün kayıtların olmasına rağmen yıkımla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel'e Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir eşlik ederken çok sayıda vatandaş karşıladı.İHA

Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'ndan sigara satışında T.C. kimlik tartışmalarına yanıt: 18 yaş altını korumayı amaçlayan yeni kanun taslağında kişisel veriler esas alınacak, sosyal alanlardaki sigara mağduriyetleri için de adımlar atılacak

11.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
 Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı
Sigara satışında TC kimlik numarası isteneceği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı bulurken, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu konuya ilişkin açıklama yaptı. Sosyal medya hesabı üzerinden sigara nedeniyle tahrip olmuş bir akciğer görseli paylaşan Bakan Memişoğlu, vatandaşların endişelenmemesi gerektiğini ifade etti.

"ÖNCELİĞİMİZ 18 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR"
Soru işaretlerini anladıklarını belirten Memişoğlu, temel amaçlarının 18 yaş altındaki çocuklara tütün ürünü satışını engellemek olduğunu dile getirdi. Bakan Memişoğlu, mahremiyeti gözeten ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan elektronik sistemler dâhil tüm seçeneklerin masada olduğunu aktardı.

YENİ KANUN TASLAĞI YOLDA
Tütünle mücadelenin ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, kişisel verilerin korunması ilkesi çerçevesinde yeni bir kanun taslağı ve mevzuat çalışması yürütüldüğünü açıkladı. Sigara içmeyen vatandaşların temiz hava hakkını korumak için sosyal alanlardaki düzenlemelerin de süreceği vurgulandı.

Memişoğlu'nun paylaşımı şöyle:

"Bu gördüğümüz tablo, önlenebilir bir yıkımdır. Tütün ürünlerinin bedenimizde bıraktığı tahribat sadece bireysel bir tercih değil, toplum olarak taşıdığımız ortak bir yüktür.

Açıklamalarımız üzerindeki soru işaretlerini anlıyorum. Vatandaşlarımız müsterih olsun; önceliğimiz 18 yaş altındaki çocuklarımıza yaş doğrulaması yaparak tütün ürünü satışını önlemek ve onları tütünün zararlı etkilerinden korumaktır. Bu doğrultuda, mahremiyeti gözeten, kişisel verileri koruyan ve uygulama kolaylığı sağlayan elektronik sistemler dahil bütün seçenekleri değerlendiriyor, yeni kanun taslağımızı ve mevzuatımızı da bu çerçevede ele alıyoruz.

Sigara içmeyen milyonlarca vatandaşımızın haklı hassasiyetini ve temiz hava hakkını çok iyi biliyoruz; sosyal alanlarda yaşanan mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Amacımız, başta evlatlarımız olmak üzere toplumumuzu tütünün yıkıcı etkilerinden korumaktır. Hep birlikte daha sağlıklı, daha rahat nefes alabilen bir Türkiye'yi inşa etmektir.

Unutmayalım; tütünle mücadele hepimizin mücadelesidir."

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?

Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22’si tutuklandı

11.10.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE’YE NASIL GİRDİ?
Kahramanmaraş merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı. Ev ve iş yerlerinde dijital materyaller, yasaklı yayınlar, ruhsatsız silahlar ve mühimmat ele geçirildi. Türkiye'nin yıllardır mücadele ettiği DEAŞ yapılanması, sınır güvenliği ve örgütün ülke içindeki bağlantılarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.

Türkiye'de terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonlar sürüyor. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 6 Ekim'de Kahramanmaraş merkezli olarak İstanbul, Ankara, Konya, Zonguldak, Adana, Hatay ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 39 şüpheliden 22'si tutuklandı, 17'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

EV VE İŞ YERLERİNDEN SİLAH VE DOKÜMAN ÇIKTI



Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 117 dijital materyal, 117 yasaklı yayın ve doküman, 2 kurusıkı tabanca, 3 ruhsatsız tabanca, 9 av tüfeği, 6 tabanca şarjörü, 317 fişek, 78 kurusıkı tabanca fişeği, 201 av tüfeği fişeği ve 6 kesici alet ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında şüphelilerin örgütle bağlantılarının ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. Ancak ele geçirilen materyallerin niteliği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ayrıntıları, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşecek.

BUGÜNE KADAR KAÇ DEAŞ ŞÜPHELİSİ YAKALANDI?



Türkiye'de DEAŞ'la mücadele kapsamında yıllardır çok sayıda operasyon düzenleniyor. Ancak bugüne kadar yakalanan bütün şüphelileri kapsayan, güncel ve tek bir resmî toplam sayı kamuya açık kaynaklarda doğrulanamıyor.

Bununla birlikte, açıklanan operasyon rakamları mücadelenin boyutunu ortaya koyuyor. İçişleri Bakanlığı, 13 Nisan 2026'da 56 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 525 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Bakanlığa göre şüphelilerin bir bölümünün geçmişte DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttüğü, bir bölümünün de örgüte finansal destek sağladığı tespit edildi. Yakalananlardan 88'i geri gönderme merkezlerine teslim edildi.

Bu rakamlar, yalnızca tek bir operasyon dalgasına ait. Dolayısıyla farklı tarihlerdeki operasyonların sonuçlarıyla birleştirilmeden, Türkiye'de bugüne kadar yakalanan toplam DEAŞ mensubu sayısı olarak sunulmamalı.

DEAŞ MİLİTANLARI TÜRKİYE'YE NASIL GİRDİ?

DEAŞ'ın Türkiye'deki varlığı, Suriye'de iç savaşın derinleştiği ve örgütün Irak ile Suriye'de geniş alanları kontrol ettiği yıllarda sınır aşan bir güvenlik sorununa dönüştü. Yabancı terörist savaşçılar, çatışma bölgelerine ulaşmak için farklı ülkelerden seyahat ederken Türkiye'yi bir geçiş güzergâhı olarak kullanmaya çalıştı. Türkiye'den bazı kişilerin de Suriye'ye geçerek örgüte katıldığı güvenlik soruşturmalarına yansıdı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, yabancı terörist savaşçıların ülkeye girişini önlemek amacıyla giriş yasakları uygulandığını, havalimanları ve otobüs terminallerinde risk analiz birimleri kurulduğunu ve yasa dışı yollarla ülkeye giren, terör örgütleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen yabancıların tespit edilerek sınır dışı edildiğini bildiriyor. Bakanlık, 2011'den bu yana on binlerce kişiye giriş yasağı konulduğunu belirtiyor.

Sınır güvenliğinin yanı sıra örgütün insan devşirme, propaganda, finansman ve ülke içindeki bağlantıları da mücadelenin önemli başlıkları arasında bulunuyor. İnternet ve sosyal medya üzerinden propaganda, kişiler arası bağlantılar ve yasa dışı finansal ağlar, güvenlik birimlerinin takip ettiği alanlar arasında yer alıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.