logo
28 EYLÜL 2026

CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı.
Gürer, "Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı aldığı, esnafın ayakta kalamadığı bir sistem sürdürülebilir değil" dedi.

14.04.2026 12:09:00 / Güncelleme: 14.04.2026 12:17:49
Haber Merkezi
 
CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı
CHP Niğde Milletvekili Gürer, pazarda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Pazarda fiyat artışları, üretim maliyetleri, işgaliye ücretleri ve nakliye giderleri gündeme gelirken; vatandaş, esnaf ve üretici yaşadığı sorunları tek tek anlattı
"BİBER UÇTU, VATANDAŞ PAZARA BAKIP GEÇİYOR"

Pazarı gezen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat artışlarının dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.
Gürer,"Pazarı geziyoruz. Kıl biber hâlâ 100 lira. Geçen yıl 50 liraydı. Esas tuhaf olan Kapya biberi; yazın tarlada 3 liradan üretici satamadı. Kapya biber şu anda 120 lira. Dolma biber 100 lira. Biber bu yıl uçtu. Taze kabak 50 lira. Geçen yıl bu taze kabak da 25 liraydı. Ama girdi maliyetleri de çok katladı. Biz konuştuğumuzda pazarcı esnafı diyor ki ben de bu fiyatta bunu satmak istemiyorum ama nakliye biniyor" dedi.
Gürer, ürünlerin büyük bölümünün şehir dışından geldiğini belirterek, "Bunların hepsi Antalya'dan, Mersin'den, Adana'dan geliyor ve şu ürün yola çıktığı anda fiyatı 10 lira kiloda biniyor. Öyle olunca mazota gelen her artış nakliyeyi artırıyor. Tezgaha gelinceye kadar ürünün fiyatı patlıyor. Ama üretici de kazanamıyor. Çünkü üreticide gübre artmış, ilacı artmış" diye konuştu.






"ÜRETEN DE DERTLİ, SATAN DA ALAN DA"

Pazarda sadece ürün fiyatlarının değil, satış maliyetlerinin de arttığını belirten  Ömer Fethi Gürer, poşet fiyatlarının dahi ciddi maliyet oluşturduğunu söyledi:
"Bir poşet  125 lira. Kilo poşet 125. Tanesi 50 kuruşa geliyor. Öyle olunca poşet var. Yer işgaliye parası var. Nakliye var. Farklı giderlerle tezgahta ürün fiyatı artıyor"dedi.
Gürer, esnafın satış yapabilmek için mücadele ettiğini ifade ederek, "Esnaf arkadaş diyor ki ben burada aldığım ürünü olduğu fiyatla döndürerek tezgah açık kalsın diye uğraşıyorum diyor. Şimdi üreten dertli, satan dertli, alan dertli. Sistemsel olarak ortadaki sorunu çözmesi gerekenlerse bunlara bakmayınca vatandaş daha çok mağduriyet yaşıyor" şeklinde konuştu.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım politikalarının değişmesi gerektiğini belirterek, "Pazarları her yerde gezdiğimizde vatandaş fiyattan şikayet ediyor ama girdi maliyetleri çok arttı. Hele önümüzdeki sezonda ürünün fiyatı gübre 40 lira olursa, üre gübre 33 lira olursa daha da artacağı görülüyor. Onun için de biz hem pazarcı esnafımızı dinliyoruz hem hemşehrilerimizi dinliyoruz. Her kesimi sorumlu kılan bir tarım politikası mutlaka değişmeli. Üretenin kazanamadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı, satanın dert yandığı, bir poşetin 50 kuruş olduğu, nakliyenin katladığı yerde problemler artıyor"dedi.






ÜRETİCİ: "GÜBRE ALAMADIK, NASIL ÜRETİM YAPACAĞIM?"

Pazarda konuşan üreticiler artan maliyetlere dikkat çekti: "Gübre alamadık hala. Mazot da alamadık. Mazot alımı. Bir torba gübre alamadım nasıl üretim yapacağım?" Gürer: "Gübre pahalı, tohum da pahalandı. Fide de pahalandı. Sulama suyunun elektrik parası pahalı. Mazot pahalı. Üretici nasıl üreteceğini düşünüyor" dedi.

ESNAF: "İŞGALİYE VE MASRAFLAR BİZİ BİTİRDİ"

Pazarcı esnafı ise artan işgaliye ücretlerinden ve masraflardan şekayet ederek, "Belediye bize danışmadan işgal parasını günübirlik alırdı her zaman. Şimdi seneliğe çevirmiş. Bizden senelik, açıp açmadığımız olsun ne zaman olursa olsun yer parası işgal harcı 3.250, çevre temizliğine 9.750 lira para çıkarmışlar. Bize sorma yok, danışma yok, fikir alma yok. E-Devletlerimize yansıtmışlar borçları. Bunu iki taksit ödeyeceksiniz diyor. Bu 13.000 liranın 3.250 lirası açtığımız yerin işgal parası, 9.750'si çevre temizlik parası diyor. Açsın açmasın diyor, bunu sen ödeyeceksin diyor. Ben niye açmadığım yerin parasını ödeyeyim?" diye sordu.






"PARA KAZANMIYORUZ, TEZGAH AÇIK KALSIN DİYE SATIYORUZ"

Esnaf, nakliye ve maliyetlerin kazancı ortadan kaldırdığını belirterek, "Antalya'dan gelen örneğin şu biber şimdi 150 lira köy biberi. Biz 10 lira üstüne koyup satıyoruz. Para kazanmıyoruz. 10 lira nakliye masrafı var bu malın" diye konuştu.
Pazarcı esnafı, "Biz mecburiyetten şu domatesin yerinde 90 lira, 100 lira. Biz 100 liraya, 80 liraya hâlâ domates satıyoruz. Para kazanmak için değil, kendimizi kandırıyoruz" dedi.






"VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜYOR"

Pazarda vatandaşların alım gücünün düştüğü de belirten Ömer Fethi Gürer, "Marul geçen yıl 35 liraydı. Bu yıl 70 lira. %100 artmış. Nakliye fiyatı da 10 lirayı geçmiş durumda. Pazarında tadı tuzu kaçmış. Vatandaşlar da pazara gelen sayısı düşmüş. Gezerken yoğunluk yaşanan pazar yerinde müşteride sınırlı geliyor. Vatandaş gelirine göre alım gücü tükenmiş" dedi.






Esnaf, satışların düştüğünü belirtti:
"Poşet 70 liraydı, 120 lira oldu. Üstüne işgaliye parası, nakliye. Biz üstüne 10-15 lira masraf koyuyoruz. Bir aydır, iki aydır hiç para kazanamıyoruz."






"İRAN'DA SAVAŞ VAR, ÜRETİM VAR; BİZDE ÜRETİM SORUNU VAR"

Pazarcı esnafı yaşanan durumu şu sözlerle özetledi:

"İran'da savaş var, karpuz üretip bize gönderiyor. Bizim burada savaş yok ama üretimde sorun var."






Pazar ziyaretinin ardından değerlendirmede bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticiden esnafa, esnaftan vatandaşa kadar herkesin zor durumda olduğunu belirterek, tarım politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.